.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
14 Ocak 2010 Perşembe

Dersimiz Muhasebe - Bölüm 1

Efendim, Beşiktaş'ın borcu, ekonomik durumu vs. üzerine seksen tane spekülasyon var, lakin en güzeli İMKB'de yayınlanmış tablolara bakıp durumu incelemek olacaktır. Blog bünyemizde ekonomist ve denetçiler mevcut olduğundan bu işi yapabilecek altyapımız var, o zaman yapalım dedik.
Öncelikle ilgilenen varsa şu link'ten BJKAŞ'nin son yayınlanmış konsolide tablosunu indirsin. Buradaki analiz metin bazlı olacak, excel dosyası koyup gösterme şansımız yok. Bir de yazı çok uzun olacağı için en az iki bölümde yayınlamaya karar verdim: İlk bölüm genel muhasebe bilgileri olacak, sonraki bölümlerde tablodaki birimleri daha ayrıntılı inceleyeceğiz.
Kısım I - Genel Bilgi
Efendim, muhasebenin temel kuralı: Aktif ile pasif dengede olmalıdır. Aktif kalemine bir girdinin mutlaka ya aktif ya da pasif kaleminde de bir karşılığı vardır. Bir şirketin 5 milyon lirası varsa (aktif), bu para gökten zembille inmemiştir, ya kredi/borç alınmıştır, ya da özsermayeden (hissedar payından) geliyordur (pasif). Diyelim mal sattınız ve nakit ile ödeme yapıldı: aktifte nakitiniz artar, fakat mal kaleminin değeri düşer. Diyelim borç aldınız, aktifte nakitiniz artar, ama pasifte de borcunuz artar vs.
Şimdi tablomuza gelelim: Varlıklar ve kaynaklar diye iki bölüm var, aktif ve pasifin farklı bir isimlendirmesi. İlk önce varlıklar: Dönen varlıklar, kısa vadede (genelde 1 yıl) paraya çevrilmesi ya da kullanılması beklenen varlıkların incelendiği kalemdir. Süresi itibariyle çekler, alacaklar vs. bu kaleme girer. Duran varlıklar ise daha uzun süredeki aktifleri tanımlar, bunların içine bina, arazi gibi fiziki olan, ya da telif hakkı, ar-ge gibi fiziki olmayan birimler de girer.
Kaynaklar kısmına geçelim. Yükümlülükler denilen kalem de tıpkı varlıklar gibi, kısa vadeli ve uzun vadeli şekilde ikiye ayrılmakta. Aldığınız kredinin süresine göre kısa vadeli ya da uzun vadeli bir yükümlülük almış olabilirsiniz.
Özkaynaklar ise, terminolojiye uzak bir insanın mantıkla anlamını çıkartamayacağı bir kalem. Özkaynak, bir kurumun idamesi esnasında, sahiplerinin ya da ortaklarının sağladığı kaynaklardır. Diğer bir deyişle, ödenmiş sermaye (hisse senetlerinin nominal değeri), bilanço tarihinde işletmeye yapılmış olan sermaye yatırımları, geçmiş yılların kâr/zararı (dağıtılmamış kâr), hisse senedinin asıl değerinden fazla satılmasıyla elde edilen kâr (sermaye fazlası) gibi kalemleri içinde barındırır. Esas vahim olduğumuz kalem özkaynaklar. Şöyle diyeyim, muhasebe derslerinde "Borç/Özkaynaklar oranı sermaye bazlı sektörlerde 2'den büyük olabilir, ama normalde 0.5-1 arası değerler tercih edilir" diye öğrettiler. Bizim bu oranımız -17, diğer bir deyişle hesaplanamaz durumda. Bu tür bir orana bankalar vs. gider zira işletmesinde inanılmaz bir nakit döngüsü vardır ve bu tüm borçlarını kapatacak niteliktedir. Bizim öyle bir durumumuz da yok. Hisse geri alımı gerçekleşmiş mi, oran nasıl buraya gelmiş, daha detaylı bir inceleme ister; onu da bir sonraki yazıya bırakalım.
İlk izlenim: Durum vahim.

13 Yorum:

threepoint dedi ki...

shelbyl bana bir pas atmış. yuki üstadım varken topa girmek bana düşmez tabi ama kendisi bu aralar çok meşgul, ben ise bilmukabele bu saatte geldim işten. dostlar o sevdiğimin raporları ne zor çıkıyor bilemezsiniz...

şimdi bize dönelim, Beşiktaşımız'a. Beşiktaş'ı çalıştığım şirket denetlemiyor, evdeki bilgisayarda excel yok bu yüzden açamadım raporu kim denetliyor bilmiyorum. shelbyl'in açıklamarı temel bilgi olarak herkese yararlı olacak açıklamalar, bir açın bakın rapora. pasif tarafta dönem karı ve net dönem karı yazar, bir bakın bakalım kaçmış bizimki. Bir de dönen varlıklar ile uzun ve kısa vadeli borçları bir karşılaştırın, dedim ya raporu açmadım ama çok net olarak tahmin edebiliyorum. bizim özkaynaklar neye göre klase edilir hiç ama hiç bilemiyorum. Y.D.'nin harcadıklarını nereye sınıflandırdılar kim bilir... futbolcular asset kısmına giriyor mu bilmem, ama girer diye tahmin ediyorum, eğer öyleyse, maliyet esasından ötürü Tabata'nın bizim bilançodaki değeri 8*2.1459 milyon TL olacaktır ederi. goodwill yani şerefiyemiz ne durumda bilmiyorum. acaip iştahlandım ama raporu açamıyorum, Şeref Bey şerefiyemizin durumunu görse ne derdi kim bilir...

hayyam dedi ki...

Bu durumu daha iyi anlatmak icin YD nin klup baskani oldugu andaki tablolarla bugunu karsilastirilmali. Bu karsilastirmada o gunku Borc/Ozkaynak oranini, kisa vadeli borclarin pasif kaleminin yuzde kacina hitap ettigini, net isletme sermayesini, gecmis donem karlarini ve zararlarini gosterebilirseniz o zaman klubun nereden nereye geldigi daha iyi anlasilabilir.

@threepoint
Bilanconun soyledigine gore gecmis yillarla beraber toplam zarar TL 56,5 mio, serefiye ise TL 0.

Sadece 3-5 dakika baktim ve Ozkaynaklarin ve kisa vadeli borclar ve alacaklar iliskisini gordukten sonra incelemeyi dahi dusunemedim...

shelbyl dedi ki...

@hayyam

O da yapilacak, sag ol soyledigin icin. Sadece su kadarini diyeyim: Elimizde 2004 Agustos ayinda hazirlanmis tablo var. Borc/Ozkaynaklar orani 2.1. Kulubun 44 milyon lira ozkaynagi mevcut. Kisa vadeli borc ve alacak farki -15 milyon. Daglar kadar fark var arada bugunle. Artik ozkaynak itibariyle "iflas esigi"ndeyiz. Daha borc odeme, sermaye verimliligi, nakit akisina falan bakmadim, korkuyorum bakmaya.

Deniz dedi ki...

Sanırım itimat ymm denetliyor şirketi.

jahro dedi ki...

demirören e muhabesedeb önce mantık dersi verilmeli. hatta direkt mantık da değil mantığa giriş verilmeli.burdan bişey kaparsa en azından basit bi ( toplama-çıkarma) muhasebe yeteneği kazanır.

Sercan dedi ki...

Başkanlık seçimi ile ilgili bir başlık açılsa hoş olmaz mı?

twenty_one dedi ki...

Demirören'in çocukluğundan beri hedefi Beşiktaş başkanlığıymış. Onun içinde Serdar Bilgili'nin ufacık kızına küfür ettirtecek karekterde biri. Onun için kulübün mali durumunun, sportif başarının, kulübün itibarının iflas etmesinin bir önemi yok ki. Tek istediği o koltukta olabilmek. Kulüp batsa da onun umurunda değil ki. Beşiktaş'ı sadece yüreğiyle sevenler kurtarabilir, parasıyla sevenler değil...

Pamukk dedi ki...

durum vahim, kurtuluş yok, çünkü kocakafa yine seçilcek

Gökhan dedi ki...

ilk olarak raporlara bakmaya üşenerek bu yorumu yazacağımı söyleyeyim :)

ayrıca shelbyl in dediği borç/özkaynaklar oranındaki normalden çok farklı durumun borçların fazlalığından mı yoksa özkaynakların azlığından mı kaynaklandığını da bilmiyorum raporlara bakmadığım için ama - çıktığına göre özkaynaklarımız 0'ın altında olmalı gibi sanki ?

sadece 3 aylık muhasebe bilgime dayanarak söylüyorum,demirören in kulübe kendi cebinden verdiği paranın özkaynaklarımızı arttırması gerekmez mi(owner's investment olarak),bu durumda özkaynakların(bu da heralde owner's equity oluyor) - olabilmesi için çok çok büyük zararda olmamız gerekiyor diye düşünüyorum ben,yani öyle mi oluyor?

bir de şerefiye nedir ya,ilk kez duyuyorum,nasıl muhasebe dersi veriyorlar bize :)

bir de son bir şey daha sormak istiyorum,gerçi tam olarak doğru mu hatırlıyorum ondan da emin değilim ama yazıda da belirtildiği gibi balance sheet in eşit çıkması lazım ve sanki bu yüzden tabata,sivok,zapo gibi transferlerin normalden yüksek maliyetle gösterildiği söyleniyordu,hatta delgado nun bonservisinin ülker den 5 milyon €'dan yüksek bir bedelle alınması da bu sebeple oldu deniliyordu ve sanırım geçen sezon bu delgado nun bonservisi ile ilgili de bir yazı vardı,benim anlamadığım da atıyorum 3 milyon € verdiğimiz tabata ya 8 milyon € vermiş gibi göstermenin neyi değiştirdiği,yani 3 yerine 8 dersek kayıtlara da öyle geçer heralde,ee bu durumda da hem cash ya da accounts receiavable miz 3 yerine 8 milyon € azalır hem de asset imiz 3 yerine 8 milyon € artar,yani yine eşit bir durum çıkar,yani fazla göstermek neye yarar bunu anlamadım.

muhasebe ile ilgili de blog a gereksiz şeyler yazıyorum ama yardımcı olsanız çok sevinirim,düşünüyorum düşünüyorum olayı bir türlü çözemedim :)

Gökhan dedi ki...

bi de tabi tabata ya verdiğimiz para accounts receivable olursa o kısım azalmaz,artar olacaktı,o kadarını da biliyorum yani :)

BJK4EVER dedi ki...

Tabata'ya verdigimiz paranin accountants receivable (alacakli) ile alakasi yok. Tamamen bilanconun pasif tarafindaki accounts payable 8 milyon euro ile artar, veya nakite bagli ordaki inis aktif taraftaki nakiti indirir. Tabii bir oyuncunun degeri nasil tanimlanir bilmiyorum, olsa olsa aktif tarafindaki financial asset olur herhalde?

Gökhan dedi ki...

@ BJK4EVER

gece gece yazınca onu bile yanlış yazmışım,receivable değil payable olacaktı tabi.

threepoint dedi ki...

gökhan seni roy'a söyleyeceğim, A/R ve A/P karıştırılır mı yaa.

şerefiye yi goodwill olarak duymuş olabilirsin, bir de tekdüzen hesap planı bilgideki muhasebeye benzemez pek :)

Yorum Gönder

Ara