.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
9 Kasım 2009 Pazartesi

Seçimlerin Futbol Takımına Etkisi

5-4-1 dizilimi ve oyun stratejisi bir gerçeği ortaya koydu; Trabzon'da 1 puan almak Mustafa Denizli için yeterli idi. Bunu maç sonrası demeçlerinden de anlıyoruz. Tamam, önce durdur - sonra vur diye de düşünmüş olabilir - ki öyle oldu - ama içinde bulunduğu ruh halinden "vurmayı" temel hedef belirlemediğini görüyoruz. Peki Trabzon'dan alınacak 1 puanın bize ne katkısı olabilirdi? Mustafa Denizli fena hale hesap kitap adamı ama artık yaptığı hesaplar kitabın sadece 1 sayfasıyla ilintili olabiliyor. Sonraki sayfayı gören, bilen, duyan, hesaplayan, planlayan kimse yok. Sayfaların sonunda ne olduğu belli de, ne zaman o sayfaya geleceğimiz belli değil. Beşiktaş takımı şu içinde bulunduğu konumda Trabzon'a 1 puan için gitmez. Gidiyorsa bunu sadece puan cetveli ve takımın psikolojik durumuyla açıklayamayız. Beşiktaş seçimleri yaklaşıyor. Bu seçimlere girerken takımın iyi durumda olması Yıldırım Demirören'in kozlarından biri olacaktır. Bunun Mustafa Denizli ile paylaşılmış olmaması mümkün değil. Denizli'nin maç sonu demeçlerinde ısrarla üzerinde durduğu "rahat değiliz" mesajının sadece taraftara gittiğini kim söyleyebilir. Kapalı kapılar ardında, Ümraniye'de yönetici/futbolcu ilişkilerinin ne boyutta geliştiğini bilebiliyor muyuz? Hele ki ülkemizdeki yönetici profili "parasını verir alırım" mantığında ise. Düşünün parasını verip aldığınız oyuncu oynamıyor. "Oynasana lan it!" denmediği ne malum. Yöneticilik elden gidiyor, başkanlık sıkıntıda... Neymiş, Bobo'nun morali bozukmuş. Ümraniye'de futbolculara işkence ediliyor deseler şaşırmam. Bakın takım stratejisi bunu ortaya koymuyor mu zaten? Mustafa Denizli'ye kalsa 3 günde istifa eder. 5-4-1, 3-4-3 gibi uçuk taktiklerin başka açıklaması yok zaten. Hoca sona yaklaştığının farkında. Çırpınıyor, ne varsa deniyor. Anlamlı veya değil. 5-4-1 nedir Allah aşkına? Uzun vadeli düşünen bir hoca böyle değişiklikler yapar mı? Hesap belli. Mustafa Denizli'nin istifa etmemesi. Etse biliniyor ki Yıldırım Demirören'in içine düştüğü kaos daha da artacak. Denizli nasıl istifa etmez? Büyüklere yenilmez, küçükleri kör topal yenerse. Bunun sağlamasını İnönü'de yapacağız. Açık açık yazıyorum; Mustafa Denizli ve Yıldırım Demirören ikilisi İnönü'de Fenerbahçe'ye yenilmemek üzerine bir strateji izleyecekler. Göreceksiniz! Çünkü kaybettiklerinde gerçekten kaybedecekleri, kazandıklarında elde edeceklerinden daha fazla. Bu riski almayacaklar. Halbuki geride olan bir takım liderle kendi evinde oynuyorsa, o maçı kazanmak için oynar değil mi? Göreceğiz...

41 Yorum:

Cherubim dedi ki...

Daum da puan durumundaki avantajıyla bir puana tav oynayacağı için muhtemelen iki hocanın da hayır demeyeceği skor çıkar tabeladan. Trabzonspor maçında attığımız gollere sevinmemiştim kredi sağlıyor diye teknik direktör müsveddesi ile tüpçüye. Guiza umarım her zamanki gibi tıkar bize bir tane de gitmesi gerekenler giderler. O stadın ve taraftarın bir Fener yenilgisi daha kaldıracağını sanmıyorum bu atmosferde..

oynadıgımız futbolun amına koyum..

ne zaman goze normal gelen bır futbol oynayacak bu takım. hoş da demıyorum, göze batmasın yeter. futboldan soguttu denızlı benı.
bu sene de boyle sampıyon olacaksak, sampıyonlugun da amına koyum.

zubi dedi ki...

5-4-1 olsa iyi bi ara 5-5 oynadık gibi geldi bana=)Ama tabi anlamak ne mümkün.

Çok yaşa Denizli! Ancak Hikmet Karaman'ı şaşırtırsın bu dizilişlerle. İnönü'de de bu mantıkla kendi kuyularını kazarlar.

t2 dedi ki...

Aklımdayken yazayım ;

Sezon başında gerçek rakibimiz fenerbahçe deyince ; hayır galatasaradır , fener şişirilmedir diyen sevgili Jessie ...

Bu konuya da bir ara değinirsen çok Seviniceğim !

t2 dedi ki...

THOMAS DOLL GELİR DERTLER BİTER KANAATİNDEYİM ...

Bellamy. dedi ki...

Mustafa Denizli kaybetse yolcuydu bu maç sonunda. %90 olarak olacaktı bu, gerek takımın tamamen farklı bir dizilişle çıkması, gerek tribünde not tutan Ali Gültiken, gerek maç sonunda 'rahat değiliz' açıklaması bunları gösteriyor.

Jessie söylediğine katılmıyorum. Demirören bugüne kadar üstündeki baskıyı teknik direktör değiştirerek insanların odağını başka yere çevirerek attı. Aynı şeyi yine yapacak muhtemelen ve kongreye daha iyisini getirebilecek biri varsa getirsin dedirtecek birisiyle anlaşacak. Şu anki tek çıkış yolu bu çünkü. Daha iyi bir teknik direktör adayıyla gelen başkanın altında ezilmek istemeyecek ki Celal Kolot, ben gelirsem Mustafa Denizli gidecek gibisindenbir açıklama yapmıştı.

Fbahçe ve ManU maçları Denizli için sadece ilerideki yorum programlarında bu takımı kötü yerde bırakmadım deme olanağı yaratacak. Bu futbolla da mucize olmadıkça ne fb'yi ne manu'yu yeneriz. Şimdiden güle güle Mustafa Denizli.

Jessie dedi ki...

ben demirören'in seçime mustafa denizli'nin teknik direktörlüğü altında gireceğini düşünüyorum. aksi olsa, denizli'yi göndereyim kredi sağlayayım dese bunu zaten yapardı. ama bunu yaptığında da ulan her teknik direktör hatalı, bir sen mi doğrusun deneceği için bu işe soyunmuyor.

bu saatten sonra seçime kadar td değişikliği olmaz.

kimse td istifa demiyor ki zaten. başkan istifa diyor.

Pamukk dedi ki...

olur da fbyi yenersek kredi kazanıcaklarını düşünürler. fbliler de bu krediyi kazandırmak için demirören kalsında sürünsünler die bu maçı verirler mi. işim gücüm komplo teorisi.

Bellamy. dedi ki...

@Pamuk

Fbahçe yönetimi gerçekten akıllıca davranıyor. Protestolardan sonra Beşiktaş yönetimi tarafında durmaları tamamen politik ve kabullenmeliyiz ki oldukça başarılı. Verirler mi verirler valla!

@Jessie

Aday olan bütün başkanların argümanı teknik direktör değişikliği olacak. Kimse paradan, özellikle kulübün Demirören'e olan borcundan bahsetmeyecek. O yüzden karşılarına aynı güçte çıkabilmek için Demirören de ya teknik direktör vaadi yapacak, ya da zaten yapmış olarak girecek. Mustafa Denizli'nin bu takımı artık toparlayabileceğine inanmıyorum, nasıl bir politika izlerlerse izlesinler.

Jessie dedi ki...

yaw seçimden önce bu kozu oynar mı sence demirören? diyelim fenerbahçeye yenildik. denizli görevden alındı. seçime 2 ay kala bu riske kimse girmez. seçim biter sonra gerekirse vedalaşılır.

seçimden 2 ay önce td değişikliği demirören'in elini zayıflatır. diyelim thomas doll'u getirdin. camia rahatladı. 2 ay sonra tomas doll'un hangi durumda olacağı meçhul.

eğer beşiktaş yönetimi "aslında bu takım uçar ama denizli uçuramıyor" diye düşünüyorsa gönderirlerdi adamı.

ama biliyorlar zayıf bir takımız. sorun sadece td değil. o zaman o kozu oynamazlar bence.

@pamukkkkk

feneri yenersek sadece kredi kazanırlar. 1 hafta sonra yine aynı risk ortaya çıkar.

ama yenilirsek ortada risk misk kalmaz her şey biter.

trabzon maçı ortada işte. galip gelmesi gereken maça 5-4-1 başladı.

fikir vermiyor mu?

mustafa denizli kendini veya beşiktaş'ı düşünmüyor artık. tamamen seçime odaklandılar. çok açık.

yenilmeyelim. fenere yenilmeyelim.

tek düşünceleri bu.

Socrates dedi ki...

fenerle 10 milyar kere oynasak 10 milyar kerede takımımın yenmesi isterim. şartlar ne olursa olsun. ama hayatımda ilk defa bir maç için işallah kaybederiz diyorum. kazanırsak eğer yd yok takım toparlandı yok devre arasında takviye diyerek uyutacak milleti. hiç istemememe rağmen serdar başka bi fener maçıyla gitmişti, umarım yd de fener maçıyla gider. (fener takımı yd gitmesin diyerek maça asılmayacaklarından korkarım)

Bellamy. dedi ki...

Kendileri göndermiş gibi değil de Mustafa Denizli istifa ederse
(ettirilirse) böyle bir sorun da kalmaz. Ertuğrul Sağlam gibi kendi kendisine yol vermesini çok rahat sağlayabilir Demirören.

Gelecek adam da Thomas Doll gibi tartışılacak bir adam asla olmaz. Herkesin çenesini kapattırabilecek birisi getirilir, böyle biri kim olur bilmiyorum ama taraftarın kalbinde olan birisi olabilir Lucescu gibi, ya da kongreye kadar Metin&Ali&Feyyaz gibi bir düzenle gidilebilir. Ya da dediğin gibi belki de Denizli'nin kalması için gereken her şey yapılır, bana çok riskli geliyor Demirören açısından açıkçası bu düzeni bozmamak.

Pamukk dedi ki...

jessie, evet 1 hafta sonra yine aynı risk var o risk seçime kadar hep var. ama günü,anı kurtarmaya çalışıyolar. aşağıdaki akatlardaki foto işte, kafalar bu kadar çalışıyor.

Jessie dedi ki...

o yüzden mevcut çizgiyi korumak isteyecekler zaten. yenilme. puan farkını kapatmaya çalışıp risk alacağına, yenilme. sadece yenilme.

yenmek için risk alacağına yenilme. hocam, sakın ha yenilmeyin fenere içeride. maazallah seçim sonuçlarını etkilersiniz.

araya sıkıştırabilirseniz 1 tane atın. dakika 60 olmuş yüklenmeyin hocam. fener araya sıkıştıtırsa bi tane bu maç son maçımız olur hocam.

net değil mi?

trabzon maçını yendik. bu maç herşeyin belli olacağı maç oldu.

trabzona yenilseydik, yine bu maç herşeyin belirleyicisi olacaktı.

trabzonda hangi zihniyet ve hangi hedef doğrultusunda oynadık?

resim benim kafamda çok net.

fenerbahçe maçını "merakla" bekliyorum.

RuFF dedi ki...

@Pamuk

Şu oyun tarzı ile bu takımın Fb yi yenme şansı var mı sence?
5-4-1 gibi bir oyun tarzı ile oynarsak bir 6 kasım faciası gibi faciada biz yaşayabiliriz.
Bu sefer karşı tarafın forvetinde de umut la gökhan olmayacak.

Bellamy. dedi ki...

Benim resmim de şöyle :)

Sivas maçından sonra Denizli'nin bırakacağını düşünüyorum kendi isteğiyle. Yoruldum diyecek, olmuyor diyecek, bir şeyler diyecek ve gidecek.

Böylece Manu ve Fb maçlarının vebali Denizli'nin üstüne kalacak.(Mucize yaratamazsa) Cska maçına ve devrenin 3 maçına yeni birisi getirilip ümitle bakılması sağlanacak.

Bakalım, kongreye kadar göreceğiz Demirören'in planını...

Jessie dedi ki...

demirören'in bir planı olabileceğinden şüpheliyim :)

Pamukk dedi ki...

@ruff
rafet sen misin? :p

bu oyun tarzıyla sıradan halı saha takımını bile yenemeyiz. ben saçma bi komplo teorisi kurdum sadece.

kırlangıç dedi ki...

yeter artık.

yorumları okuyorum hala sırf demirören gitsin diye takımın yenilmesini isteyenler var. ne galatasaray ne fenerbahçe doğru düzgün top oynamıyor. karşısına doğru düzgün bir aday çıkarsa yıldırım demirören gidecek zaten. takımı sabote etmeyi bırakın ne olur. fenerbahçeyi yenersek ciddi anlamda şampiyonluk potasına gireriz. fenerbahçe maçınana da önce 1 puan için çıkmak gerekir. takıma kaç sene sonra çifte kupa kazandırmış hocaya yapmadığınız kalmadı. farkında değildiniz sanırım takım 6 sene sonra şampiyon oldu. şu an oluşturan havada başka hoca olsa çoktan istifa etmişti. mustafa denizli bugün istifa etse haftaya kalmaz milli takımın başında ama adam istifa etmiyor bir düşünün neden?

biradam dedi ki...

mustafa denizli'nin biz taraftarlar gibi olaya bakmasını beklemek biraz hayalcilik değil mi.adam trabzon'a yenmek için gitmiştir ama o da biliyor ki bu şartlarda trabzon deplasmanında baskı kuramayacağını ve savunma yapması gerektiğini. takım kaptığı toplarla hızlı çıkabilseydi belkide çok ilginç bir sonuç ortaya çıkacaktı.çıkamadı hızla ileriye ama ernst'in şutu geldi. fenerbahçe maçına gelirsek evet kaybedersek çok kötü olur ama beraberlik iyidir. bu sadece istifa edip etmeme olayı değil puan durumuna bakarsak böyle diyor. çünkü diğer maçları kazanabiliriz o zaman en kötü ihtimalle 7 puan farkla bitiririz.kaldı ki fenerbahçe eskişehir ve trabzon deplasmanlarına gidecek eh birinden puan kaybetse bile biz kazanırsak (fikstüre bakınca bursa dışında zor maç yok) 5 e inecek.bu takım için yeterli değil midir?sizi bilmem ama bnm için yeterli ve sanırım mustafa denizli için de yeterli olur.

Jessie dedi ki...

kendi evinde rakibini yenemeyeceksin, yenememeyi bırak yenmek için oynamayacaksın, yenmek için oynamayı bırak 5-4-1 gibi abidik gubidik taktiklerle oynayacaksın sonra da fenerin gittiği deplasmanlardan medet umacaksın. vay halimize

Noat Samisa dedi ki...

Beşiktaş'ın galibiyete oynuyor görünmesi için mutlaka sahada olması gereken isimler: Ernst, İsmail, (Holosko yokken) Nihat, Bobo. Bu dört isimden bir tanesi dışarı alırsanız birkaç pozisyon üretme şekli iptal oluyor. Bitik Tello, henüz 90 dakika sahada kalamayan Tabata, batan-çıkan ördek Serdar, ön stoper Nobre de isimleri atak yapan ama sahadaki varlıkları bu sezon işe yaramayan isimler. Taktik gereği Fink ve takımın güçlü yanı, savunmacılar kalır geriye. Şu ortamda ne yapılması gerekir ki takım galibiyet için sahaya çıkıyor görünsün?

Ben Beşiktaş'ın böyle bir şansı olduğunu düşünmüyorum. 5-4-1 savunma şablonu değildir, hiçbir şablonun böyle bir sıfatı yoktur. Takımın dizilişi değil oyun karakteri algıyı, ortaya çıkanı belirler. Bunu da belirleyen oyunculardır. İsmail ile bu düzende sol taraf çalışır, sağda Kaş ile en fazla rakibi kitlersiniz. Aynı kadroyu 4-4-2 dizelim, ne farkeder ki? Denizli'nin takımı sıfıra yakın hücum planı ile sahaya sürdüğü 2 deplasman var. Biri geçen sene Fenerbahçe ve ikincisi son Trabzon deplasmanı. FB'ye karşı oyunu 2 aşamalı düşündü, kırmızı kart planı bozdu. Son TS deplasmanında eksikler nedeniyle ara çözüm buldu, -en iyimser haliyle- oyunu yine 2 aşamalı düşündü ve bu kez her şey istediği gibi gitti. Daha doğrusu defalarca çöp muamelesi yaptığı Hakan her şeyi Denizli'nin istediği gibi sonlandırdı. Hafta içi Wolfsburg maçına çıkan kadro ile de Trabzon deplasmanına giden kadroyla da isteseniz dahi baskın oyun oynayamazsınız. Mecburen 1 puan üzerine gidecek, sınırlı imkanlar ile fazlasını bekleyeceksiniz. Eğer bu maç 32. hafta oynanmış olsa Denizli ''dahi'' olmuştu, şimdi ancak polyanna olur. Fenerbahçe maçında da sahaya doğru kadro çıkar ise ben oyuncuların karekterine güvenirim. Beşiktaş'ın şifreleri zaten belli, geçen sezon şampiyonluk yolunda hiçbir maçı aman aman baskın oynamadı bu takım, her kazandığı maçta orta sahada en az 2 savunma karekterli oyuncusu oldu.

Beşiktaş'ın arkamıza yaslanıp güzel top oynadıgını gorebılmek ıcın sahada olması gerekenler;

kaleci farketmez, ismail,ferrari,sivok,farketmez,
ernst

geriye kalıyor 5. işte o 5 kişinin alınması gerekıyor. bu kadro ıle anca bu kadar olur.

Gogo dedi ki...

herkes mustafa denizliye atip tutuyor soylenenlerin bazilarinin dogruluk payi da vardir takimin cok defansif oynamasi vb. elestiriler...
ilk devrenin sonuna kadar durum boyle gidicek sampionluk dogru strateji belirleme olayidir...ligin altinci haftasinda besiktasin ligdeki siralamasi 12 ve ligin iki sirasiyla puan farki 24`tur bugun ise 11dir siralamadaki yeri 2.liktir ...
Besiktas ligdeki hamlesini ligin ilk yarisinin sonunda yapacaktir...
istedigimiz goze hos gelen futbol ligin 2.yarisinda oynayacaktir su anda takimimiz tunelin ucundaki isigi gormeye calismaktadir...

Jessie dedi ki...

@noat samisa sana bir noktada katılıyor, diğer noktada katılmıyorum. dizilişlerin savunma veya hücum sıfatı yoktur bu tamam. ama 5-4-1 farklı. siz dış beklerinizle rakibin ön kanatlarını eşleştirirseniz oyunu kendi ceza sahanız çevresinde kabul edersiniz ve hücum edemezsiniz. kabul 4-5-1 hücum edip 4-3-3 le savunma yapabilirsiniz ama 5-4-1 ayrı. dünya üzerindeki sistemlerden tek ayrık sistem belki de. 5-4-1 ile hücum edilemez. hücum ediliyorsa o 5-4-1 değil 3-6-1 olur zaten onu da ayrıyeten konuşuruz. 5-4-1 ile barcelona bile hücum edemez. zira bu ekstrem bir dizilişt,r.

ayrıca ben salt bir 5-4-1 eleştirisi yapmıyorum. 5-4-1 çalışılmış, ezberlenmiş ve bir plan doğrultusunda uygulanmış bir şey olsa amenna. ama bu artık biraz farklı.

fenerbahçe maçında 5-4-1 olmayacak. ama trabzondaki 5-4-1'in esintileri olacak. felsefe anlamında. "aman yenilmeyeyim" felsefesi. ve bence yenilmeyeceğiz evet. çok bet bir maç olacak. izlerken sıkılacağız. 0-0 a oynayın derim.

lakerda dedi ki...

Mustafa Denizli maçtan sonra kazanmamıza yönelik bir taktikti mealinden birşey sarfetmişti. Yani maç sonu açıklamalarından beraberlik için geldik diye birşey çıkarmadım ben. Ha tabi gerçekten mi öyle düşünüyor, yoksa bizi mi kandırıyor orasını bilemeyiz inanıp inanmamak size kalmış.

Yıldırım Demirören'in Mustafa Denizli'yi bırakacağına kesinlikle inanmıyorum. İyice içinden çıkılmaz bir kaosa sürükler kendini ve takımı. Zaten Mustafa Hoca sezon sonu şampiyon olsak bile bırakacak. Yeni yönetim gelirse akıbeti ne olur bilemem ama Demirören Denizli ile sezon sonuna kadar devam eder düşüncesindeyim.

Jessie dedi ki...

o zaman mustafa denizli ernst'in şutunu da planlamış. cezasahasına girmeden kazanmayı planladıysa...:)

Pamukk dedi ki...

sıkıcı sinir bozucu maçlara devam!

ian dedi ki...

halâ neden dizilişteki rakamlar tartışılıyor anlamıyorum. lucescu'nun taktiğini bir değişken ile uygulamaya çalıştık gibi geldi bana. kolay geliyor bize biraz galiba, 4-4-2 attacking'ler, passing style:direct'ler. hafta içindeki kepazeliklerin ardından, ne beliyorduk ki trabzon deplasmanında. "büyük takım böylemi oynar" ('-mi' birleşik) diyenlere saygı duymakla beraber, içimden de birşey derim de neyse şimdi. aslında başlık herşeyi anlatıyor. beşiktaş'ın başkanını değiştirebilecek olanlar değiştirsin şu başkanı da bir önümüzü görelim artık. hakikaten yeter.

Tabi ki fenerbahçe maçına yenilmemek üzere çıkmalıyız.Geçen seneki lig maçında kendi sahamızdayız,total futbol oynayalım,ileride basalım,hücum oynayalım gazıyla çıktık adamlar pas manyağı yaptı,madara etti bizi 2 hafta sonra ise topun arkasına geçerek oynadık.4'lük yaptık feneri.
Bu kadro yapısıyla fenere karşı oyunun kontorlünü ele almaya çalışmak intihar olur.Bunu söylemek beni üzüyor ama fenere karşı anadolu takımı gibi oynamalıyız ancak bu şekilde oynarsak bi şansımızın olacağını düşünüyorum.Bekir ve Önder de bize bir iyilik yaparsa kazanma şansımız olur.

ian dedi ki...

yel değirmenleriyle savaşmaya devam, biraz don kişot'luk yapalım (!). en üstteki başlık olduğu için buraya..

yemen ekşioğlu'nun bu haftaki yazısından alıntıdır:
-----------------------------------
Trabzon`dan çok kötü bir futbola rağmen alınan sonuç, Fenerbahçe maçına yansıması, ligin kaderini değiştirebilir.

Skor açısından haftayı Beşiktaş çok kârlı kapattı. Oyun olarak olumsuz bir yansıma olsa da, Trabzon’dan alınan 2 farklı galibiyet dışında futbol özkaynak düzeninde U-14’ler Pendik’i 5-0, U-15’ler Pendik’i 4-0, U-16 Sakarya’da Sakarya’yı 3-0, U-17 Beykoz’u 5-1, U-18 Bozüyük’ü Bozüyük’te 2-1, A2 takımı ise Kartal’ı Ömer Faruk’un golüyle 1-0 mağlup etti, hepsi de gruplarında liderlik koltuğuna oturmayı başardı. Haberiniz var mı... Hepsinden daha önemlisi çeyrek finale kalan U-17 Ulusal Takımımız’ın sahada oynayan 3 tane (Furkan, Orhan ve Sezer), kulübede ise Sercan’la milli takımımızı temsil ettiklerini, U-19 Milli Takımımız’da geleceğin yıldızı olarak gösterilen Erkan Kaş’ın, harikalar yarattığını, Avrupa Şampiyonası’na giden U-16 Milli Takımı’nda Serhat ve Ömer Faruk’un olduğunu biliyor musunuz?

Transfer değil altyapı!
Bütün bunları neden söyledim... Temmuz ayında transfer hovardalığı yapan Beşiktaş’ın menacerler tarafından istila edilmesinden bu çocuklara bakamamasıdır.
-----------------------------------

kma dedi ki...

Arkadaşlar konuyla alakalı değil ama basketbol şubeyle ilgili bi post açın lütfen..
biraz önce kaan kural şu anki görüntüyle beşiktaş ligin açık ara en iyi takımı dedi. 4 de 4 gidiyoruz. bu hafta da efes maçımız var.

Kara dedi ki...

Eğer kongre üyeleri ligdeki iyi duruma ya da bir fb galibiyetine göre oy vereceklerse yazıklar olsun..

yd gitti diyelim
yeni gelen başkan artık kim olursa olsun mustafa denizli ile çalışmaz bence
peki hangi hocayı getirir
benim kanaatim yabancı hoca gelecek gibi.

Cipher dedi ki...

Ben Feneri yenebileceğimizi düşünüyorum, öncelikle bu takımla baskın futbol oynayabilmemiz için en az 2 ayağında top tutabilen gerektiğinde durarak oynayabilen oyuncuya ihtiyacımız var. Elimizde şu an bunu yapabilen tek oyuncu 35'lik Yusuf ne yazık ki, onun için oyunu kabullenip öncelikle rakibi güçlü yerimiz orta sahada tutmamız gerek. Geçen seneki kupa maçında Denizli ligdeki maçtan ders alıp orta göbeği 3 mc li sistemle oynatmıştı, Ernst, Cisse, Tello, orta sahada çok rahat top kapıyorduk. Aynı sistemi Tello yerine İsmail'i kullanarak oynarsak, ilk golü de atma becerisi gösterirsek kaybetmemiz çok zor. Rakibi oynatmadığımızda ister istemez bir iki deneme sonunda pozisyon üretmeye başlıyoruz. Galatasaray maçında da böyle oldu ama golü atamadık ne yazık ki.
Bir de Trabzon maçından sonra oyuncuların birlikte Hakan'a koşması falan güzel şeylerdi bunlar takımı o maçta itecektir. Denizli'nin de o maçta kendi topuğuna sıkacağını düşünümüyorum, onun da derbi galibiyetine ihtiyacı var giderken mağrur olabilmesi için.

Yd'nin gitmesi çok önemli ama bu takımın bu sene şampiyon olması da bir o kadar önemli, diğer iki büyük takım bu kadar harcama yapmış, geçen seneki şampiyonluktan sonra şanslıydınız yakıştırmaları yapılmış, lig başında beri de bunlar devam ettirilmiş, 3. büyüksünüz yakıştırmaları tavan yapmış, eğer böyle bir dönemi şampiyonlukla sonlandırırsak bu takımın çehresi çok değişir.

alper dedi ki...

o gitsin bu gitsin diye yenilmemizi isteyen arkadaşların olduğunu görmek üzücü.

8 kişi ile çıksak bu fener maçına yine yeneceğiz.o kadar eminim.spaletti nin 4-6-0 ından ne farkı var 5-4-1 in.sadece takımdaki oyuncuların teknik kapasiteleri hızlı çıkmaya ve pas yapmaya uygun değil diye sahaya çıkılan formatı tu kaka ilan etmek bence yanlış.savunma futbolunu hücüm futbolundan 100 kat daha fazla seven biri olarak ben bu dizilişten memnunum.sadece bireysel kaliteyi arrtırmak lazım.ve o bireysel kalite arttırımı içinde bobo ve nihatın takımda olması lazım,ve bu yeterlidir TSL için diye düşünmekteyim.

bu arada gerçekten denizlinin trabazonda veya önümüzdeki fener maçında taktik tahtasında ders anlatırken oyunculara sakın yenilmeyin hücumu hiç düşünmeyin dediğini mi sanıyor bazı arkadaşlar acaba.ekrem dağ ile 40 metrelik pas atıp hücuma çıkamazsınız zaten.

yuki the zorba dedi ki...

"Hadi kaybedelim de gitsin Demiroren" hikayesi senelerdir başımızda zaten. Sanki kongre dinamiklerinde böyle bir şey varmış gibi. Bu adama küfür edildi hala orada oturuyor. Fener'e kaybedince istifa edeceğini ya da kongrede lehine oy kullanacak 2000-3000 kemik oyun yon mü degistirecegini düşünüyorsunuz? Beşiktaş kaybederse sadece Besiktas kaybedecek. Dört bes yıldır olduğu gibi, kaybettiğimizde Demiroren de orada öylece oturacak, emin olun...

Jessie dedi ki...

şartlar değişiyor ama. daha önceki x maçla bu maç bir değil artık.

TheRasco dedi ki...

Ahahaha

1-Klose
2-Riquelme (bölemi yazılıyo lam)
3-Carew

Bizim basın bi yerden işareti almış gene.
Hadi hayırlısı...

Eser Gokulu dedi ki...

Noat’a katılmakla beraber, geçen seneki Kadıköy deplasmanı da kağıt üzerinde fazlasıyla defansif bir kadroydu; Trabzon’da Ernst’in yakaladığı şut pozisyonunun çok daha müsait ve kaleye yakın olanını Cisse yakalamış ama üstten auta yollamıştı, keza aynı şekilde o gün orta sahada görev yapan Sivok 6pastan topu ağlara göndermiş ofsayt gerekçesi ile sayılmamıştı(halbuki topa hareketlenmese Delgado golü yazmıştı) hem de bunlar duran top öncesi ya da sonrası oluşan pozisyonlar değildi. O yüzden kağıt üzerine değil de oyunculara yüklenen sorumluluk ve görevleri göz önüne alarak bir kadro değerlendirmesi yapmakta yarar var.

Mesela Denizli, Fener maçına;

İbo.T Sivok Ferrari İso
…İnceman Ernst Fink
..Ekrem.Bobo.Yusuf

Şeklinde çıksın, Sivas deplasmanına kadar sırtımda taşırım.

Bu takımın en etkili hücum silahı; Ernst Fink ve Uğur(Ekrem) üçlüsüdür. Rakip atakları ve pas trafiğini kesmek, dönen topları toplamak ve topun bizde kalmasını sağlayıp, atak tazelemek hücuma katkının ağababasıdır.

Rijkaard bilmiyor mu Elano Keita Arda 3'lüsünü aynda sahaya sürmeyi ? Topuz Cristian Emre Wederson karşısına Elano serpiştirir, Arda Baros Keita'dan da mahrum kalmayayım dersen kaleye şut atamadan maç tamamlarsın. Halbuki Denizli'nin geçen yıl eleştirilen Kadıköy kadrosu, 10 kişi kalmasına rağmen tüm stada maç bitsin diye dua ettiriyordu.

Rijkaard son 3 maçtır Beşiktaş'tan çok daha defansif bir orta saha ile çıkmasına rağmen kimseler tarafından defansif oynamakla ya da korkaklıkla eleştirilmiyor. 3 maçtır (Sivas-Bükreş-D.bakır) Topal-Sarp-Barış üçlüsü ile çıkıyorlar ve 9 puan topladılar. Sadece bu hafta Sarp kart cezalısı olduğu için oynayamadı ama Rijkaard fırsat bu fırsat deyip Elano'yu orta 3lüye kaktırmak yerine gitti Ayhan'ı sürüp 3 orta sahayı bozmadı. Hatta Diyarbakır maçında Barış oyundan atılınca bile Linderoth'u alarak 3 savaşkan orta sahaya devam etti. Tüm bunlardan dolayı Rijkaard'ın aklı başına geldi diyebiliyorum ama aynı şeyleri Denizli için söyleyemiyorum. Öyle ki şu sakatlar iyileştiğinde Nihat-Nobre-Bobo'dan 2'si + Tabata(Yusuf) + Tellolu kadroyu göreceğimizi adım gibi biliyorum.

* Bu takımın 1 numaralı kanayan yarası Sanlı Kaptan ve maç önü yorumlarıdır.

Pamukk dedi ki...

eserin kadrosunda kaleyi de hakanı koysun lütfen.
kale hakan
forvet bobo
bu maçta 2 2 daha 4 derim ısrarla

Yorum Gönder

Ara