.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
15 Kasım 2009 Pazar

Güneşli Günler

http://eksibesiktas.blogspot.com/search/label/Purplepurple 'Ben demiştim demeyi sevmem'. Sevilmeyen doğal olarak 'denmiş olunanlar' gerçekleştiğinde yaşattığı sıkıntılar. Tribün liderleri neden protestolara yön vermiyor dendiğinde, Denizlispor maçından 1 hafta önce; o zaman tribüne adam sokarlar, kavga çıkarırlar demiştim. Oldu. Denizlispor maçından hemen sonra da yukarıdaki yazıyı yazdım. Konuyla direkt ilgili kısım şurası: Hatta ne olur? Bundan 1 hafta önce yazmıştım. Tribünün amigoları gözaltına alınır. İlk fırsatta stada girişleri yasaklanır. Çünkü ertesi hafta tribünde Emniyet müdürü ve vali ile kolkola maç izleyecek olan başkandır. Tribün liderleriniN gözaltına alınma sürecinde adı sanı geçmeyen tek grup Erdem Fora ve ekibi. Yine o yazıdan: Bu işin sonu nereye varır demiştim.. Karşı tarafta bekleyen boğazlı kazaklı, siyah ceketli, kirli sakallı.. ama en fenası pis bakışlı adamlar var. Maç önceleri etrafında 15-20 kişi toplamadan gezinmeyi kendine hakaret gören adamlar. Adları hep adi işlere, çek-senet işlerine, cinayetlere karışmış adamlar. Çarşı'nın a'sını değiştireceğiz diyen, Gündoğdu marşı söylenmeyecek diyen adamlar. Yönetimden yol alıp çoluk çocuk demeden insanlara saldıran, kapalı tribüne kara günleri yaşatanlar. Bu adamlar tabi ki sözlükte, blogda, forumlarda yazılanlar sayesinde almayacak o tribünü. Ama olur da, söylemeye çekiniyorum, o kapalı tribünü bu adamlar alırsa, sete çıktıkları an bozkurtla selamlayacaklar adamlarını. Herhangi bir maçın herhangi bir dakikasında en şoven sloganlar yükselecek kapalıdan. Bağırın diye tükürükler saçılacak, sevmedikleri insanlar tonla sopa yiyecek. İşte o gün Kapalı tribün bitmiş olacak. Biz ise geçmişe dönüp, Alen'ler yönetimden nemalanıyordu, o yüzden Demirören'i protesto etmiyorlardı mı diyeceğiz bilmem. İnşallah ben demiştim olmaz. O kadar da olmaz. Olmasın. Bir kaç gün sonra yurtdışına çıkıyorum. Siftahımı Fenerbahçe maçını kaçırarak yapacağım. Muhtemel ki, 3-4 sene hasret kalacağım güzel semtin güzel stadına. Hatırımda kalan son görüntünün tadı güzel; Wolfsburg maçında o adama ne yapması ve nasıl yapması gerektiğini söyleyişimiz ve özellikle Kasımpaşa maçındaki birlik ve inadına isyan hali. Kasımpaşa maçının da yalancı zafer olduğunu söyleyenlere inat, çok güzel hatırlayacağım o günü; o tribünün son isyanının o maç olması korkusuyla. Bu takımın sahibi taraftardır. Bu takım her şeyden önce semt takımıdır. Başkanların, futbolcuların, yöneticilerin, hocaların varlığı da, söyledikleri de gelir geçer. Ama tribün kültürünün mirası bu takım yaşadığı sürece bizi ve bu takımı bağlar. Beşiktaş'ın kapalısı da, ona sevgiyle bakan eski açığı, yeni açığı, numaralısı da kolay kolay yem olacak bir kültüre sahip değil. Sıkıntılı günlerde en çok yaptığım şeydir; 3 gün sonrasını düşünüp, her şeyin bitmiş olacağını hayal etmek. Kelime manasıyla 'kapalı' havaları, yağmuru seviyor olsam da; belki 5 ay, belki 2 sene sonrası yine güzel, güneşli günler var Şeref Bey Stadı'nda. Allah, Şeytan, Kartal.. neye inanıyorsanız yardımcınız olsun.

2 Yorum:

Yolun açık olsun purplepurple. Her şey gönlüne göre olsun. Umuyorum ve diliyorum ki birkaç sene sonra döndüğünde, Beşiktaş tribünlerini eski günlerdeki güzelliği ile bulursun.

Çocuklar inanın..Buna inanmayı çok istiyorum.

Ege

Pamukk dedi ki...

başkan diyo ki bu takımın sahibi benim sttirin gidin benimle baş edemezsiniz

Yorum Gönder

Ara