.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
18 Kasım 2009 Çarşamba

Dört Koldan Demirören

Beşiktaş kulübünün iyi yönetilmediği açık. Bunu hala yazanı dövüyorlar zaten. Ben başka bir şeyden söz edeceğim. Denizlispor maçındaki hadiseleri hepimiz biliyoruz. Bunlarla ilgili bir açıklama geldi mi? Hayır. Bugün Beşiktaş camiasında ve medyada edinilen kanı, taraftar döven kitlenin yönetim yönlendirmesiyle bu işi yaptığı şeklinde. Normalde medya ilişkileri iyi, çözüm üretme noktasında etkili bir yönetim kuruluna sahip olsak, o gün "bu kişilerin üzerine gideceğiz" denirdi. Ben Denizlispor maçındaki hadiselerin birebir yönetim kuruluyla bağlantılı olduğunu düşünmüyorum. Belli bir sayıda bilet verilip tribünde protesto edilmesini engelleyin denmiştir. Ama gidin o adamlara saldırın, dövün dendiğini sanmıyorum. Öyle bir şey denmişse zaten bu ahmakça bir hareket olur. Tahmin ediyorum ki, görevlendirilen şahıslar insiyatif aldılar ve saldırıda bulundular. Çünkü kendilerine tebliğ edilen görevi yerine getiremediklerini düşündüler. Neyse, bu ayrı konu. Ben bir Beşiktaş taraftarıyım ve beni Yıldırım Demirören'in dövdürdüğünü düşünüyorum. Yıldırım Demirören de bunu yalanlamıyor. İşte yönetimin beceriksizliği, yönetememezliğinin en güzel örneğidir bu. Bugün en dandik ürün üreticisi bile medyada nasıl yer aldığını, algının nasıl olduğunu takip edip ona göre strateji belirlerken bizim yönetimimizin buna karşı hiç bir şey yapmaması zaten durumu ortaya koyuyor. Efes maçında Akatlar'da olanları düşünün. Belki de yönetimle alakası yoktu olanların. Tamamen güvenlik teşkilatlarının aldıkları, uyguladıkları kararlardı. Peki yönetimimiz bununla ilgili bir açıklama yaptı mı? "Bunlar salon güvenlikleri için uygulanmaktadır ve uygulanacaktır" şeklinde bir yazı gördük mü? Bir özür gördük mü? Bunları da göremedik. Salon kapısında Yıldırım Demirören aleyhine yapılan tezahüratları görünce kız arkadaşım dayanamadı "Bunlar da her şeyden Demirören'i protesto ediyorlar" dedi. Haklıydı. Spor salonunun girişinde yığılma olmuş "Yeter Demirören" , hakem hata yapmış "Federasyonu Temizlesene"... Zaten bu durum, ne kötü yönetildiğimizin kanıtı değil mi? Bu adamın yanında iletişim uzmanları falan yok mu anlayamıyorum? Akıl veren, strateji belirleyen ve bir yol haritası çizen... Bugün Yıldırım Demirören çıkıp "Benim işim bu kulüpten nemalananlardı, Beşiktaş taraftarıyla meselem yok" diyip belli bir kitlenin desteğini alabilecekken neden yapmıyor? Neden tribünün tamamıyla dalaşma yolunu seçiyor? Bu yolun yol olmadığını, seçimi bile kaybetmesine yol açacak stratejik hatalar içinde olduğunu kimse söylemiyor mu? Fenerbahçe maçında olacakları düşünün. Fenerbahçe ofsayttan gol atmış olsun. "Federasyonu Temizlesene" Tabata 55'te oyundan çıksın "Gaziantep'e Başkan Olsana" Beşiktaş yenilsin "Yeter Yıldırım Demirören" Yıldırım Demirören her koldan sıkışmış durumda. Kendisiyle ilgili olan / olmayan her şeyin hesabı artık kendisinden sorulur hale gelmiş. Bir nevi Sabri Sarıoğlu / Gökhan Zan sendromu diyebiliriz. Ama bu kişi, bir kulübün başkanı. Yanında danışmanları falan var. Öyle olması gerekiyor. Gerekmiyor mu bilemiyorum ki...

8 Yorum:

123golyetmez dedi ki...

En yakınındaki adamın biri sosyetinin hızlı çocuğu, golften kafasını kaldırmaz, kısaca "Sisi"... Bir diğeri malum nalbur dükkanı sahibi, bildiğin esnaf amca... Bir diğeri devletten emekli olmuş, başkanın vereceği 3-5 kuruşun ve yurt dışı seyahatlerinin peşine düşmüş bir isim...

İletişim uzmanı mı? Kurumsal iletişimci mi? :)) Başkan bu kavramların açılımını biliyor mu sanıyorsun?

RuFF dedi ki...

Burada bahsettiğimiz kişi sadece babasının parası ile bir yerlere gelen bir adam.Okuduğu üniversite bile "parayı veren diploma alır" mantığı ile yürütülen bir kurum.
Aşağıda Y.D i çok güzel analiz etmiş bir yazı koyuyorum.TD de bir arkadaşın yazısıdır.

Burda şimdi biz bu adama yüzsüz diyoruz,istila etme diyoruz,Beşiktaş'ı mahvettin falan diyoruz.

Aslında yanlış yapıyoruz.Böyle şeyler demek bu adamı ciddiye almaktır.

Demirören bunları beceremez.Demirören Yüzsüz olmayı beceremez.İstila edemez.Beşiktaş'ı mahvedemez.Çünkü beceriksizdir.

Demirören hakkında düşündüklerimi yazamıyorum bile.O kadar beceriksiz zavallı bir insan.

Mesela Demirören'e kötü niyetli diyenler var.Kesinlikle yanlış, çünkü kötü niyetli olmayı beceremez.O zaman iyi niyetli mi? Hayır, çünkü onu da beceremez.

O zaman ne diye sorarsanız, o bir eşya,bir nesneden farksızdır.Örneğin bir vazo, bir süpürge gibi.Ama vazo ve süpürge herhangibir işe yarayabilir.Bunun yararı yok zararı var.Acaba zararı var diyerek adamı abartmış olabilirmiyim diye düşünüyorum.



İşte bu adam böyle bir adam...

Jokond dedi ki...

iletişim danışmanı? yahu adam iletişim kuramıyor doğru düzgün. danışmanıyla nasıl iletişim kuracak?

Deniz dedi ki...

Hımm... 2004'teki seçimdeki başkan adaylarından Erol Kaynar'ın listesinde olan Gülnaz Arsel'e Erol Kaynar "stratejistimiz olacak, basın ilişkileri ondan sorumlu olacak" demişti. Sonra 2007 seçimlerinde miydi, Gülnaz Arsel YD'nin listeden yönetim kuruluna girdi. Colin Kazım transferinde imza atılmamışken "imzalattık, aldık" dedi, gitti Fenerbahçe aldı, kadının istifası istendi sonra YD tarafından. İstifa etti.

(Şimdi aklıma geldi de, Mehmet Topuz transferinde de imza atılmadan bizim başkan bizzat "aldık, kendisi beşiktaşlıyım dediyse beşiktaşlıdır, hayırlı uğurlu olsun" dedi ama sonrasında gelen rezilliğin ardından Gülnaz Arsel'den yapmasını istediği eylemi aklından bile geçirmemiştir)

Strateji, danışman, ilişki falan dediniz ya, aklıma geldi yazayım dedim :)

Deniz dedi ki...

Bu arada, istifa etmesinin sebebi Kazım muhabbeti değildi, ama o konu sonrası yönetimce istifası istendi diye hatırlıyorum. Asıl istifasını başka sebeplerden dolayı istemişlerdi.

cesc dedi ki...

İletişim danışmanı mı?

Kulübü Yıldırım Demirören ve iki yönetici! idare ediyor şeklinde bi açıklaması vardı yöetimden ayrılan bi yönetici!.

t2 dedi ki...

Ben böyle zihniyetin içine iletişiyim !!!

helldoradotcom dedi ki...

bence "... yeeteer!" tezahurati skora endekslenmemeli... 10-0 yenip de tarihe bile gecsek ".. giren cikan baskan'a!.." diye cigirilmali, erkin koray'dan "..boyle gelmis boyle gidecek.." soylenmelidir... YD sponsorlugunda alinacak her galibiyet aslinde maglubiyettir dusturuyla hareket edilmelidir.

Yorum Gönder

Ara