.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
6 Ekim 2009 Salı

Teşekkürler Başkan!

Yaptıkların ve bıraktığın miras için ne kadar teşekkür etsek azdır!

26 Yorum:

alper dedi ki...

Hakket büyük başkandı be.Özlüyoruz.Al gel Hüsnü Güreli'yi yak puronu yine.

selo dedi ki...

klübün bütün yapısını bozan.
saygınlığını kaybettiren.
para için 101.yıldaki şampiyonluğu satan.serdar bilgili yazıklar olsun.klübün kapısının önünden mümkünse bir daha geçme!

purplepurple dedi ki...

tathar, ironi değil mi?

sy dedi ki...

post'un her harfine katılmakla beraber; bu adamın hangi başkandan sonra, kimin koltuğuna oturduğunu da hatırlatmak istedim.
güzel günler göreceğiz!

tathar dedi ki...

@purplepurple
ee yani, ironinin şahı hemde.

selo dedi ki...

ah serdar ahh yaktın bu klübü.

Jokond dedi ki...

Allahtan kinayeymiş, bir an gerçekten özlendi sandım çok korktum.

purplepurple dedi ki...

ya ben de bir an korktum. sonra tathar'ı düşündüm, evet kinaye bu dedim. biraz gönlümü rahatlatmak biraz da tamamen yanlış anlayacaklara da erken uyarı olsun dedim. ilk post kafa karıştırıyor netekim :)

tathar dedi ki...

gerçek olsaydı attın beni blogtan :))

purplepurple dedi ki...

attın mı, atın mı? abi iki türlü de ben nötrüm o konuda, atabilemem sanırım. ama ibne fenerli jessie'ye söylerim, ya muhalefet var burda derim. iyi kulis yaparsam seni de atar o zaman belki. (jessie de bu espriye kızıyo mudur bilmem. renk de vermiyor. gerçi renk vermez tabi, sarı-laci çıkacak renk ehe. sustum)

tathar dedi ki...

atın beni olacaktı.

tathar dedi ki...

post yazarken ki dikkatim ne yazık ki yorum yaparken kaçıyor :))

Jessie dedi ki...

bu kulüp için "pembe kazaklı" da olurum, "ibne fenerli" de forzabeşiktaş'ın dediği gibi "ezik" te :)

tathar dedi ki...

adamımsın jessie :)

alper dedi ki...

Burada yazılan yorumlara göre birileri çıkıp Bilgili ile Demirören arasında olmayan farkları da bir yazıversin hele.İlginç hakket ya.Demirören konusunda mutabık olanlar Bilgili konusunda da mutabık olmak zorundalar mı acaba?Beşiktaşlılık bunu mu gerektiriyor zira.Demek ki herkesin başkanı kendine göre iyimiş yada kötüymüş..theotheo yu daha iyi anlamaya başladım şimdi.

purplepurple dedi ki...

kim bilgili hakkında mutabık olunmak zorunda dedi? yazılmayan şeyler daha başka post'a bile gerek kalmadan, yazılmış gibi gösteriliyor. çok enteresan yahu.

AQ-47 dedi ki...

Bilgilinin 2004 yılında kapalıya loca yaptırma gibi bir girişimi vardı, ondan dolayı tepki almıştı, öyle hatırlıyorum. Taraftar grupları orası kalbimizdir loca olamaz falan diye protesto etmişlerdi. Sonra Demirören gelince tekrar eski haline getirildi, yanlış hatırlıyorsam düzeltin. Geçenlerde bu blogda galiba, birileri yazmıştı, parası olanlar daha mı az beşiktaşlı diye...Son 6 senedir doğru dürüst başarı hatta futbol olmayınca meydan biraz da taraftara hatta çarşıya kaldı. Basında, internet ortamlarında falan BJK taraftarı şöyle, çarşı böyle, sosyal duyarlılıklar, mizahi iğneli tezahüratlar falan...Sportif başarı olmayınca bunlar konuşulur oldu ve sanırım taraftar grubu kendisini sahadaki oyunun parçası olmaktan çıkarıp tek sahibi, varoluş nedeni falan sanmaya başladı. Şimdi, bir an için samimi olalım, Beşiktaş doğru dürüst takım kurduğunda, iyi futbol oynadığında rakibini yenmek için taraftara ihtiyaç duymuş mudur? Bunun cevabı hayır, ancak Liverpool vb. kapasitesini aşan takımlarda taraftar gerçekten etkili olmuştur. Peki GS ya da FB'nin taraftar grupları bizimki kadar yaratıcı ateşleyici mi? Yine hayır...Peki bu adamlar son bir kaç yılda Avrupalı rakipleriyle çoğu maç kafa kafaya oynamadılar mı? Demek ki takım iyi futbol oynuyorsa itici güç biraz hikaye kalıyor. Hakemi baskı altına alma derseniz onu zaten yapamıyoruz, asıl taraftar etkinliği sanırım bu olmalı...Bir de tersten düşünelim, takım kötüyken taraftar kıçını yırtsa maç aldırabilmiş midir Beşiktaş'a? Öyle olsa tepe taklak gittiğimiz seneler olur muydu? Saçma sapan takımlara puan verir miydik? Diyelim taraftar iteliyor, peki o zaman neden çatır çatır kırmızıları çekiyor, karşı takımlara penaltıları veriyor hakemler İnönü'de? Demek ki bizim taraftar bu açıdan da etkisiz. Objektif düşününce erman Toroğlu'na maalesef hak verebiliriz, taraftar kendini eğlendiriyor...Dolayısıyla, kendi kendine dövüşen ya da eğlenen taraftar yerine aam gibi maç izleyecekler için belki de kapalı üst localarla doldurulabilir, kombine satılırken de kapalı alt için konuşalım, kişiye özel kartlar basılıp buranın ailelere, bayanlara öncelikli satılması sağlanabilir...Kale arkası da isteyenin olsun...En son gittiğim maçta bir sürü haplanmış adam gelip gidip bağırsanıza, tezahürat yapsanıza gibisinden rahatsız etti, üstelik de öndeydik, üstelik takım da bok gibi top oynuyordu...Bu nedir ya? Bu nedir? Takımı seyretmek ızdırap, taraftarın bir bölümü daha da ızdırap...

purplepurple dedi ki...

bilgili'nin yaptığı localar kapalı tribünde aynı şekilde, kılına dokunulmamış halde duruyor. kapalıdan sadece ve sadece canlı yayın odası yıkıldı, numaralıya taşındı.

maça gelmeyen birinin basın gazına gelip, localar yıkıldı! demesini anlarım da, kardeşim maça gelip, o tribünleri gören biri locaların yıkılmadığını nasıl anlamaz ki?

AQ-47 dedi ki...

@ purple
Yanlış anlaşılmışım, 2004 yılından önce İnönü'ye gitmem mümkün değildi, şimdi de ancak iş dolayısıyla İstanbul'a gittiğimde maça gidebiliyorum, dolayısıyla ancak TVden takip edebiliyordum...:) Zaten yanlışım varsa düzeltin demiştim, ancak yazımın ana fikri locanın yıkılma meselesi değil...

erdem dedi ki...

yıldırım demirören tarihin tartışmasız en başarısız adamı ama en azından takımını serdar bilgili gibi satıp gitmez. zaten demirören'i yönetime alıp başımıza musallat eden de o.

algon dedi ki...

Ben o donemde olaylarin icyuzunu mu o kadar bilmiyordum, yanlislarimi da duzeltin; ama ben Serdar Bilgili'yi begenirdim ve gitmesine de uzulmustum.

Bildigim kadariyla 4 dil bilen, fotograf sergileri bulunan entellektuel ve zeki bir adamdir. Ha bunun yoneticilikle alakasi yoktur; tipki magazinde sikca yer almasinin alakasi olmadigi gibi. Yine de yaptigi isi bilen bir adam izlenimi veriyordu bana. Demiroren gibi bos konusmalarini hatirlamiyorum.

Besiktas'i birakmasini ise Yildirim Demiroren'in hazirladigi komplolara baglamislardi o donem. Ailesinin tehdit edildigi soylentileri cikmisti; ki Fenerbahce macinda edilen kufurler de bu soylentileri dogrular nitelikte. Taraftar destegini arkasina alamamasi normal; cunku rantlari engellemeye calistigini hatirliyorum.

Carsi'yi kanli canli ilk kez Adana'da yuzlerce insana kaynak yapip polisle durduk yere kavga cikartirken gormustum. Bir suru insan disarida kalmisti. Goz goze gelmistim elemanin biriyle; gozleri kanli, kafasi bin dunyaydi (cektigi sey kesinlikle esrardan filan ote birseydi). Acikcasi bu profilin gucunun azaltilmasi da bana absurd gelmiyordu. Demiroren Carsi'yi da arkasina alinca Bilgili erimisti tabi.

Bilgili'yi soyle elestirirdim sadece; bana samimi gozukmuyordu. "Ahlak, mahlak" diyerek Nouma'ya yol gosterirken, Sinan Engin'i kulube almak, bahisci Sergen'le ugrasmak biraz tezat olusturuyordu. Bir arkadasim demisti "Bilgili'de tam GS baskani olacak profil var" diye. Yine de Bilgili'yi Demiroren'e binlerce kez tercih ederim.

Yeter Demiroren

alper dedi ki...

Bilgili'nin gitmesinin veya gönderilmesinin tek nedeni benim şahsi kanaatimce ''çarşı'' denilen şeyin rantının kesilmesidir.Ki verilen o rantlar yüzünden hala daha ''çarşıdan'' YETER sesi bir türlü tam anlamıyla yükselememektedir.

BJKTV de alen konuşurda program yaparda jessie,raul gonzales,yuki the zorba neden konuşmaz program yapmaz biri bana anlatabilir mi??

tathar dedi ki...

çoğunluk yanlış anlamış açıklayayım; bence Serdar Bilgili Beşiktaşımın başına gelmiş en büyük felakettir.

Utku Önsel dedi ki...

Ben kulübün içini sizin kadar iyi bilmiyorum tabi ama Bilgili bence eğer Demirören ile karşılaştırıyorsak kat be kat daha iyi bir başkandı. Sponsorluk anlaşmaları ve formalarda bile Demirören'e göre ne akdar çok vizyon sahibi olduğunu görebiliriz. (ufak ayrıntılar bize birşeyler anlatır sanırım)

Ama tabi anlamadığım bilmediğim ve tam oalrak neler yaşandığını hiçbir zaman öğrenemeyeceğim 101.sene olayları! İşte burada Bilgili neler yaptı? hataları nelerdi? tehdit mi edildi.? Takımdan mafyayı uzaklaştıramadı mı? Bunları bilmiyorum ve inanın birçok Beşiktaşlının Bilgili'ye neden bu kadar tepkili olduğunu anlamıyorum.
Demirören'in saçma sapan açıklamalarını, beceriksiz hamlelerini görmektense Bilgili'yi takımın başında görmeyi tercih ederim tabiki!

Ve gelinen son nokta sanırım bu takım için bir dip nokta gözüküyor. Bu zıplamak için iyidir ama dipten çıkamamak da varki asıl korkutan nokta bu!!

Utku Önsel dedi ki...

Ben kulübün içini sizin kadar iyi bilmiyorum tabi ama Bilgili bence eğer Demirören ile karşılaştırıyorsak kat be kat daha iyi bir başkandı. Sponsorluk anlaşmaları ve formalarda bile Demirören'e göre ne akdar çok vizyon sahibi olduğunu görebiliriz. (ufak ayrıntılar bize birşeyler anlatır sanırım)

Ama tabi anlamadığım bilmediğim ve tam oalrak neler yaşandığını hiçbir zaman öğrenemeyeceğim 101.sene olayları! İşte burada Bilgili neler yaptı? hataları nelerdi? tehdit mi edildi.? Takımdan mafyayı uzaklaştıramadı mı? Bunları bilmiyorum ve inanın birçok Beşiktaşlının Bilgili'ye neden bu kadar tepkili olduğunu anlamıyorum.
Demirören'in saçma sapan açıklamalarını, beceriksiz hamlelerini görmektense Bilgili'yi takımın başında görmeyi tercih ederim tabiki!

Ve gelinen son nokta sanırım bu takım için bir dip nokta gözüküyor. Bu zıplamak için iyidir ama dipten çıkamamak da varki asıl korkutan nokta bu!!

alper dedi ki...

yahu şu bilgiliye sallayanlar eteklerindeki taşları dökseler de biz de öğrensek neymiş dertleri?

Yorum Gönder

Ara