.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.

13 Eylül 2009 Pazar

Rüştü Reçber, Matteo Ferrari ve Tomas Sivok

Beşiktaş'ın Savunması İyi Mi? Düne kadar Beşiktaş için kullanılan ve kabul gören bir kalıp vardı; Beşiktaş'in savunması iyi. Biz de biraz da duygusallıkla inandık ve kabul ettik. Lakin hayatın gerçekleri bize bazı şeyleri çok geçmeden hatırlattı. Zaten hatırlatmasa futbol futbol olmaz, zar atıp oynanan bir oyun olurdu. Zapotocny'nin gönderiliş ve Ferrari'nin takıma katılış sürecini, oyuncu maliyetlerini, kalitelerini çokça konuştuk zaten. Bugün itibariyle Zapotocny'nin Ferrari'den daha iyi bir oyuncu olduğunu söyleyen, ima eden kimse kalmamıştır diye düşünüyorum. Yanına da Tomas Sivok gibi Çek Milli seviyesinde bir oyuncu koyduğunuz zaman orayı kapatmış oluyorsunuz. Ligin kalitesi oranında da -bugünkü gibi- en iyi tandeme ulaşmış oluyorsunuz. Ama ülkemizde futbolun algılanış biçimi, futbolun doğasının oldukça dışında. Örneğin birileri çıkıp dünkü maç için, "Milan Baros oldukça etkiliydi" diyebiliyor. Hatırlarsınız, biz Fink iyi oynadı, Alex'i iyi savundu dediğimizde "ama Alex 2 gol attı" denebiliyordu. Sanki Alex savunması sadece Fink'e ait bir görevmiş gibi. Futbolu bir bütün olarak algılamadığınız zaman bu tip hataları yaparsınız. Baros gol attığı için onu savunan Tomas Sivok'a kötü dersiniz. Karşınızda da futboldan anlamayan bir kitle varsa bunu bir güzel yedirirsiniz. "1"-4-3-3 Kaleci ise diğer on oyuncudan farklı bir özellik taşıyor. Zira hiç bir taktik dizilimde kalecinin adı geçmiyor. 1-4-3-1-2 yazanı görmedim. Yani oyunun taktiksel yönüne etkisi oldukça sınırlı. Taktik tahtasında adı bile geçmiyor. Onun görevi ve sınırları çok net. Ancak ne komik, onun yaptığı veya yapmadığı hatalar diğer oyuncuları direkt olarak etkiliyor. Beşiktaş'ın yediği ilk iki golde savunmanın belirgin bir hatası olmamasına rağmen bir gazetemizin fotoğraf altı yazısına "Tomas Sivok vatandaşı Milan Baros'la atışmak dışında bir şey yapamadı" cümlesini yazdırabiliyor. Büyük düşünürümüz Haşmet Babaoğlu'nun ilk gol yorumu da ilginç; "Matteo Ferrari'ye baktım, İtalya'ya dönmek ister gibiydi." Esasında olayın düğümlendiği yer belli. Eğer kalende iyi bir kaleci yoksa, savunma anlayışın ne kadar iyi olursa olsun direnemiyor, oyunu tutamıyorsun. Bu mümkün değil. 12 kişi oynayıp Rüştü'nün hatalarını kapatma işini de birine vermen gerekiyor. İşin acı bir tarafı da var açıkçası. Rüştü'nün ne durumda olduğunu zaten 1 senedir Beşiktaş maçlarını izleyen herkes görüyordu. Geçtiğimiz sene kaybettiğimiz 4-2'lik Galatasaray maçını hatırlayalım. Sektirdiği top Servet'in vuruşuyla ağlarımıza gidip maçın başında yenik duruma düşmüştük. Bugün hepimiz biliyoruz ki 1000 defa Galatasaray-Fenerbahçe deplasmanına gitsek 1000 defa bizi yakacak bir kaleciyle karşı karşıyayız. Bu bir değil, iki değil. Yarın oynasak "üç değil" diyeceğiz. Zaten üçü beşi de geçti. Benim anlamadığım şu, Rüştü'nün bu durumu ortadayken bunun çözümü için neden gerekli adımlar atılamıyor, neden illa bu geçişleri çok sert şekillerde yaşamak zorunda kalıyoruz. Yarın 2 maçta daha hata yapsa Rüştü birden istenmeyen adam ilan edilmeyecek mi? Elbette edilecek. Edilecekse bunu önlemenin yolu Rüştü'yi değil Hakan'ı kaleye koymaktır. Hakan Rüştü'den bile iyi değilse Hakan'ı da gönderip bir adet "kaleci" almaktır. Bugün 0 bonservisle alabileceğiniz onlarca kaleci var. Leo Franco da bunlardan biri. Bir Leo Franco getirmek çok ciddi bir transfer başarısı olmasından öte Avrupa futbol piyasası için "sıradan" bir transferdir. Bu "sıradan" transferi de planlayamamak, işte o çok enteresan. Bakın yabancı kısıtlaması vs gibi detaylara girmeye gerek yok. Rüştü futbolu bıraktığında yerine konacak isim kim? Bunun bile planlanmış olması gerekmez mi? Rüştü Reçber Olsa Olsa Tomas Zapotocny'nin Takım Arkadaşı Olabilir... Bugün Tomas Zapotocny'i gönderip Matteo Ferrari'yi getirerek hiç şüphesiz ortaya bir hedef koymuş olduk. Bu hedef Şampiyonlar Ligi üçüncülüğü de olamaz, kimse kusura bakmasın. Ben Ferrari transferini hiç bir şekilde eleştirmedim çünkü Ferrari, Zapotocny'den çok daha iyi oyuncuydu ve Beşiktaş'ın hedefleri olacak idiyse o transfer gerçekleşecekti. Rüştü'nün 100 küsür maçlık A Milli takım kariyerine, kişisel gelişimine saygı duyduğumu belirterek; stoperleri Matteo Ferrari ve Tomas Sivok olan takımın kalecisi Rüştü Reçber olmaz diyorum... Olmadığını da futbolun gerçekleri tüm yalınlığıyla ortaya koyuyor zaten.

15 Yorum:

en formda zamanında bile akıl almaz hatalar yapabiliyoken, zaten fiziksel artıları ile kalecilik yapan biriyken, sakatlıktan çıkar çıkmaz oynamasının doğal sonucuydu dün akşam. zorla yeniliyoruz şu maçlarda resmen.

Sertug Ozgur dedi ki...

Dünkü maçtan sonra ya Rüştü bu golü nasıl yer diyen Beşiktaşlı veya futbolsever var mıdır? Rüştü bu.

Jessie çok güzel değinmiş. Bence Zapotocny'li defansın arkasında bile oynamaz ama asıl demek istediği şu: Sen o kadar mali külfete girip Ferrari'yi alıyorsun haklı olarak, hatta savunma yönü iyi olan bek arayışına girip Kaş'ı getiriyorsun ama kalede RÜştü..Yıllardır her Rüştü hatasında babamı hatırlarım, oğlum Rijkaard nasıl gülüyordu Rüştü'ye der durur.

Sakatlıktan yeni çıkmasından ziyade Rüştü'nün sorununun psikolojik olduğunu düşünüyorum. Sorunlu bir kişilik dediğim anlaşılmasın, maçlara konsantre olamadığını düşünüyorum, kendine aşırı güveni acaip 'free' takılmasına neden oluyor, komik durumlara düşüyor.

Kısacası ortalama 5 maçta bir komik hatalar yapan Rüştü'nün balonu dün de patladı. Bu ne ilk ne de son olacak..

gökhan dedi ki...

olay dönüp dolaşıp yabancı sınırına geliyor. türk statüsünde olupta beşiktaşta oynayabilecek bir kaleci var mı? yok maalesef. hepside rüştü gibi ne yapacağı belli olmayan adamlar. belki birtek serdar kulbilge var, ama onuda tribün pek sevmiyor

yabancı kaleci ise şu anda mümkün değil. herkes farkındaki beşiktaşın en büyük sorunlarından biri yerli oyunculardaki kalite düşüklüğü. sen birde kalkıp yabancı kontenajanını kaleciden yana kullanırsan işin içinden çıkamazsın.

bende memnun değilim rüştüden ama çıkış yolu bulamıyorum.

serkan dedi ki...

Yazıya tamamen katılıyorum, hele ki işin planlama kısmına..muhtemelen Korcan'ı hazırlıyordur oraya zafer hoca?!?

ancak şunu belirtmek istiyorum, ilk gol bence çok büyük oradan Yusuf'un hatası.
Belli ki Yusuf'a maçtan önce duran toplarda Mustafa Sarp'ı alması tembihlenmiş.
Daha maçın ilk köşe atışında, bu kadar konsantrasyon eksikliği nasıl oluyor, Yusuf neden "kaçan" Mustafa'yı kovalamıyor inanılır gibi değil. Resmen altın tepside bir vuruş sundu Yusuf Mustafa'ya..

Rüştü'nün kariyerine saygım sonsuz, düne kadar da hep savundum kendisini ve açıkcası rahatsız değildim kaledeki varlığından (geçen sezon iyice ayyuka çıkan önemli maçlar öncesi sakatlanma meselesi dışında) ama artık bu işin sonuna geldiğimiz aşikar..

Tek korkum ManU maçında Hakan'ın kaleye geçip Metalist ve Liverpool ve hatta Marsilya şanssılıkları ile benzer bir performans sergilemesi..

İşte o zaman tam bir kaleci kaosu yaşarız...Bu maçta Hakan'ın oynamasına karşı değilim ama içimde böyle bir korku var..

Gökhan dedi ki...

serkan ın sözünü ettiği korku bende de var.
türk bir kaleci alternatifi olarak da s.liege deki sinan bolat düşünülebilir.

Ze1903 dedi ki...

Benim malesef ne Rüştü'ye nede Hakan'a güvenim var.Hakanın ilerde en fazla yeni bir rüştü olacağını düşünüyorum.Eğer hakan üzerine bir planımız varsa birkaç sene sonra kendimizi samiyende hakan'ın yediği hatalı goller sonucu mağlup şekilde bulacağımıza eminim

Adsız dedi ki...

Ben cidden şunu merak ediyorum.

Manisalı Ufuk Ceylan niye alınmadı? Bu konuda bilgisi olan varsa ve beni aydınlatırsa sevinirim.

Kalten dedi ki...

Ben de Ufuk Ceylan'ı yazacaktım, GS'ye gidince Elano ve Keita'yı almalarından daha çok üzüldüm.. Bari Sezer'i devre arası vs. alsak..

Sinan Bolat tam CM'lik nokta transfer olurdu aslında, ama benim tanıdığım Y.D. Diyarbakır'ın kalecisi Espinoza'yı Fink + 4 Milyon EUR vererek transfer eder sezon sonu :)

sozcelyk dedi ki...

buraya yazanların aklına hakan diye bi kalecimizin olduğu hiç mi gelmedi ?

takım olarak yemiş olduğumuz 8 ve 4 golün faturası herkes tarafından neden sadece hakana kesildi ?

tsl 2009 2010sezonunda 4 maçta sadece 1 gol yiyen takımın kalecisi volkan ünlü müydü ?


liverpool ve metalist bozgunlarından önce beşiktaşımızın bütün maçlarında ilk 11 oynayan ve gerçekten çok iyi maçlar çıkaran kalecimiz hakan değil miydi ? ya o performansıyla milli takıma seçilen kimdi ?


bütün her şey o liverpool ve metalist maçlarının ardından gelişti , müthiş bi kamuoyu baskısı ve rüştünün sakatlığının düzelmesi hakanın bir nevi sonunu hazırladı , her kaleye geçtiğinde devamlı ıslıkladık onu , bağrımıza basmadık , ibb maçından sonra mustafa denizliye '' yeter hocam kendimi bir türlü sevdiremedim burama kadar geldi artık başka klübe gitmek istiyorum'' demesi de bundandır.


bi sözüm de reçber için..

euro 2008 de klose den yediği o kafa golünden sonra gözlerinde problem olduğuna dair yazılar çıkmıştı , ya bi siktirin gidin diyodum ama artık inanıyorum arkadaş bu adamın gözleri hasarlı.. ya hipermetrop ya tavuk karası ya katarakt ama bişey var bunun gözlerde , yediği golleri eski gs kalecisi hayrettin olsa yemez.



matteo ferrari ve tomas sivok türkiyenin en iyi ikilisi , tartışanın alnını karışlarım , gs maçı dahil hatasız oynadılar , belki barosun attığı ilk golde neden topa hamle yapmadılar diyebilirsiniz ama düşündükleri şey bence '' eşşek değil ya bu topu da alır bırakmaz, biz yavaştan hücuma çıkalım '' dır..

Deniz dedi ki...

yabancı kontenjanı falan anlamam. beşiktaş'ın 2-3 senesini (belki fazlasını) götürebilecek Vedran Runje gibi bir kalecisi vardı, adam ilk yarıdaki alışma devresini geçirdikten sonra ikinci yarıdaki performansı ile bizi şampiyonluk potasına soktu, türkiye kupasını aldırdı ama elbirliğiyle gönderdi tribün ve yönetim.

Ben kalecide yabancıdan yanayım, çok parlak bir Türk kaleci olmadıktan sonra. Hakan'ın çok parlak bir kaleci olduğunu düşünmüyorum, ama yine de Rüştü'den iyidir.

Bu takımdan gönderildiğine yandığım iki kaleci: Mattias Asper ve Vedran Runje.

ian dedi ki...

runje kendi isteği ile ayrıldı diye hatırlıyorum. tigana getirmişti onu, tigana gidince o da gitmek istemişti. zaten tribün tepkisi vardı runje'nin üstünde. performansı yükselince azalmıştı tepkiler ama ilk hatada yine ıslıklayacktı tribün onu. düşünüyorum da beşiktaş'ta futbol oynamak zor iş hakkaten.

kveldsmork dedi ki...

hakan oynamalıydı ve hakkıydı da.en azından sezon başından beri ısınmış bir adam yerine neden maç eksiği olan bir kaleci geçer kaleye?hakana nasıl açıklama yapıldı ya da yapıldı mı?hakanın üzerine gidilerek kalburüstü bir kaleci yapılabilir.refleksleri gayet iyi olan bir kaleci.sabredebilsek...fener volkanı az kalsın şutluyordu.imdatlarına rüştüyü alarak yetiştik.volkana sabrederek bugüne getirdiler.benim kanaatimce hakan daha iyi bir kaleci haline gelebilir.ama hakanı inandırmak lazım.ama bizim tribünler ve teknik kadro bunu yapmıyor malesef.

okka dedi ki...

sene başında yazmıştım, bu takımda kaleci sıkınıtısı var diye.rüştü de hakan da saateli bomba.

dologala dedi ki...

vallahi süper yazı olmuş, dediklerinin her kelimesine harfiyen katılıyorum. sadece skor konusmayı başarabilen insanlar defansa laf ediyorlar. 3 gol yediğimiz maçta yaptığımız tek hata vardı oda kewell'ın arka direkte kafa vurmasıydı . rüştücüm orada da kaleyi ne güzel açıyor allahım , kaleyi tutsa gol

bide şunu demek istiyorum her hafta sinan enginin transferlere laf etmesi uyuzuma gitmeye başlamıştır.futboldan anlamıyor bide boş boş konusuyor (higuain diatta gordon ve daha niceleri senin o yaptıgın adamların maliyetlerini toplasak ne kadar ediyor acaba )

menderes mete dedi ki...

Bu gidişle her mevkiye yabancı isteriz.Rüştü'yü iyi kaleci yaban özellikleği hızıydı ve artık genç değil.Yanılmıyorsam 1-2 yıl önce süperligde takım çalıştıran hocalarla yapılan bir ankette Hakan açık ara en iyi kaleci seçilmişti.Ben şahsen onun iyi bir kaleci olduğunu düşünüyorum.Bugün BARCA'nın kalesini koruyan VALDEZ çok mu iyi bir kaleci?? Ben yabancı kaleciye karşıyım..

Yorum Gönder

Ara