.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
20 Eylül 2009 Pazar

Bugün Bayram

Merhaba tüm Beşiktaşlılar ve hâlâ Beşiktaşlı kalanlar. Bugün bayram, neşe doluyor insan! Eminim ki hepiniz erkenden kalktınız, giydiniz en güzel giysileri (Beşiktaş forması) ve elinizde kır çiçekleri ile annelerinizi hiç üzmediniz. Tabii ki biz Ekşi Beşiktaş ekibi de boş durmadık ve sizlere içinde birbirinden renkli konukların ve skeçlerin olduğu bir bayram programı hazırladık.

Programı hazırlarken bazı çekincelerimiz olmadı değil. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde (şu günler yaklaşık 365 güne denk geliyor), camiamızın içinde bulunduğu hassas durumu görmezden gelemezdik. Gerçi ben anlamıyorum, 22 adamın bir topun peşinden koşmasından insanlar ne anlıyor da bu kadar dert, sinir sahibi oluyor? Tıpkı kooperatif kolu başkanımız spirit’in de söylediği gibi, iktidar bizi, biz de bu bloğu 3 F ile uyutuyoruz. Fado, Fiesta ve Futbol. (Kusura bakma fitneci, F deyince bir an heyecanlanman gözümden kaçmadı.) Şu ana kadar işin Fado ve Fiesta kısmını pek göremediyseniz de, şu saatten sonra futbolla pek işimiz kalmadığına göre, sıra onlara geldi. (Bu arada Fado ne bilmiyorum gerçekten.)

Henüz ligin altıncı haftasına geldiğimizde, attığımız havlu sayesinde artık bu sene rahatlıkla “futbol kitlelerin afyonudur” diyerek gezebiliriz ortalarda ve endüstriyel futbolun karşısında adeta bir don kişotmuşçasına dikilebiliriz. Niyet ne idi, akıbet ne oldu? Zaten çok gülünce “çok güldük, şimdi ağlayacağız” derler bilirsiniz. Biz geçen sene yeterince güldük demek ki, şimdi ağlama vakti. Kendi adıma son yılların en güvendiğim kadrosu, fare doğurdu maalesef. Tabii diğer takımlar kötü sezon geçirdiğinde motivasyon sorunu bahane edilir, Beşiktaş kötü olduğunda ise kadro kalitesi sorgulanır, ayrı konu ancak ben hala bu kadrodaki isimlere toz konduramıyorum. En çok da, Ferrari, Sivok ve Ernst gibi isimlere üzülüyorum.

Her neyse. Aslında olabilecek en güzel senaryo da gerçekleşti diyebiliriz. Hem geçen sene çifte kupalı şampiyonluğun coşkusu yaşandı hem de bu sene Demirören’in tekrar seçilmemesi için umutlandıracak kadar kötü bir başlangıç yapıldı. (Polyanna yaşasaydı, benimle gurur duyardı eminim.) Naçizane görüşüm, şu an için teknik direktör ya da futbolcu bazında şu gitsin, bu gelsin demenin pek anlamı yok. Gitmesi gereken kişinin önünde bir kongre var. O kongrede doğru dürüst bir aday çıkmazsa ya da hep öteki Beşiktaş (aslında gerçek Beşiktaş) diye övmekten yorulduğumuz isimler yine sadece gazetelerden, televizyonlardan yol yordam göstermeye çalışırsa, vay bizim halimize.

Şimdilik programımıza Kid Loco’dan Relaxin' With Cherry ile devam ediyoruz. Önce biraz rahatlamak adına… Herkese iyi bayramlar, fadolar, fiestalar efendim.

7 Yorum:

Pamukk dedi ki...

çok üzülüyorum ben de Ernst'e. kayserililerin vakit geçirmesinden kendini kaybetti gitti olembeyi itekliyodu.
maç sonu tribünler Fabian ERnst sesiyle inlerken O üzüntü ve sinirinden tepki vermeyip koşar adım soyunma odasına gitti.
:((((

biri leri dedi ki...

Fado Portekize ozgu bir muzik turu, bizdeki arabeske karsilik geliyor denebilir

delgado dedi ki...

ernst'e ben de çok üzüldüm, ama eğer dün gece sahada ernst'in olmadığı bir beşiktaş'a ernst'e üzüldüğümden çok daha fazla üzülürdüm, acırdım.

iyi bayramlar herkese.

Pamukk dedi ki...

bu takım bizim takımımız. sahip çıkıp destek olmaktan bbaşka napıcaz ki.. sağımdaki solumdaki kendi futboolcusuna küfreden herkesten nefret ediyorum.

ezikjakoben dedi ki...

sevgili beautiful freak, al sana fado:
http://www.youtube.com/watch?v=Efqjn_zAlxA
ayrıca dün yenilmiş olsak da taraftar kime opera bestelemesi gerektiğini öğrenmiş oldu. (tüpçü için opera) bu da bişeydir.

Adam dedi ki...

Bir zamanlar bir Beşiktaş vardı. Metin, Ali, Feyyaz'lı. Sonra Rıza vardı, Şifo Mehmet vardı. Fenerbahçe'li olduğum halde o takımı keyifle izlerdim. Hatta Sarı Fırtına Metin posteri vardı odamda. Kolej takımı gibiydi Beşiktaş kelimenin tam anlamıyla. Belli bir sistemi, oyun disiplini vardı takımın. O zamanlar Beşiktaş "Ekol" idi. Ne olduysa Seba'dan sonra, koca kulüp basiretsiz insanların elinde oyuncak oldu. Beşiktaş adına üzülüyorum doğrusu. Bilgili, Demirören gibi adamların vizyonsuzluğunun eseridir yaşadıkları. Tez vakitte toparlanırlar inşallah.
Hepinizin mübarek ramazan bayramı kutlu olsun.

damacana dedi ki...

valla şimdi bilgili iyiydi muhabbeti yapmak gibi olmasın, ama serdar bilgili'nin kurumsallaşma adına yaptıklarını, mali anlamda ortaya koyduğu tabloyu görüp de demirörenle kıyaslamak yanlış olur kanaatindeyim. hiçbir zaman demirören gibi bol keseden sallamamış, 20 bin kişilik inönüden demirören'in 30 bin iken alamadığı geliri elde etmiş, kendi dinamikleriyle ayakta duran modern bir kulüp yapısı inşa etmeye çalışmış, ancak yöneticiye dayalı düzen sevdalıları tarafından o korkunç 2004 senesi bahane edilerek postalanmıştır.hataları elbette olmuştur, ama hata yapmak başka, başkanlık makamına yakışmamak başka şeydir. bu dakikadan sonra adnan polat'ı kıskanmama yol açtığı için demirören istifa...

Yorum Gönder

Ara