.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
7 Mayıs 2009 Perşembe

Kaleye Geçmek İsteyen Oyuncu

Kaleciniz oyundan atılmış, oyuncu değiştirme hakkınız kalmamış. Birinin kaleye geçmesi geçiyor ve siz eldivenleri almak için hareketleniyorsunuz. Bu aslında çok değişik bir psikoloji olmalı. Zira bence bir futbolcunun kaleye geçme isteğinden çok, oyunda kalıp mücadele etme isteği olmalı. Çünkü neticede futbolcu topla büyür topla yetişir, topa sahip olmak veya topun peşinden koşmak ister. Kaleci ise bekler. Topa sahip olma süresi bile belli sınırlarla çizilmiştir. Şimdi Trabzon Kaplanı veya Kadıköy Panter'ine giydirecek değilim. Ama ne yalan söyleyeyim Pancu eldivenleri istediğinde "ah be Pancu daha 5 dakika önce girdin oyuna, tüm takım o kadar yorgunken sen neden savaşmayı bırakıp kaleye geçmek istiyorsun" dedim. Neticede kaleye geçmeyi istemek biraz da kaçış bana kalırsa. Kalede ne yaparsan yap suçsuzsun, kaleci değilsin neticede... Büyük futbolcular kaleye geçmek isteyenler midir, yoksa oyunda kalmak isteyenler midir ben tam bilemedim...

21 Yorum:

yuki the zorba dedi ki...

O değil de, kaleye geçenden hayır gelmedi bir daha...

scugnizzi dedi ki...

bilica italya da oynarken shevchenko'nun penaltısını kurtarmış. aynı zamanda petric de kurtarmıştı basel'de oynarken.

conju dedi ki...

hahaha gördüğüm en güzel 'o değil de..' kullanımı. genelde o değil de diyip bambaşka bir konuya giriş yaparlar ya, 'o kardeşim o! sen mi karar verecen o mu' diyesim gelir.

kaleye geçmek isteyen büyük futbolcudur denmez, ama cesurdur o kesin. ben geçeyim diyip yumurtlarsanız madara olursunuz. o adam ön safa atlarken bunun bilincindedir tabi. sonunda başarılı olursa tüm övgüleri de hakeder cesaretinin altını doldurduğu zaman.

sahada kalıp savaşman gerek de farklı (mantıklı) bir bakış tabi. yine de kaçan adam gözüyle bakmak insafsızlık. dediğim gibi, herkesin mırın kırın edebileceği noktada taşaklarını topun önüne serecek adama saygı duyarım. bir şekilde takım için savaşma noktasına bağlayabiliriz çünkü bunu.

Adsız dedi ki...

Katılmıyorum şahsen..
Futbolcu o an kaçmayı düşünemez. Üzerinde Beşiktaş arması varsa, düşünmemeli de.

Jessie dedi ki...

ama bir şekilde, o maçta cansiperane oynayan toraman değil de pancu / bobo falan hatırlanır...

scugnizzi dedi ki...

bir de tam tersi bir örnek var, entry yazmıştım, buraya da kopyalayayım, "15 mayıs 2005 tarihinde oynanan manchester city-middlesbrough karşılaşmasının ikinci yarısında, oyun 1-1 devam ederken, oyundan bir orta saha oyuncusu olan amerikalı claudio reyna'yı çıkararak, yerine yedek kaleci nicky weaver'ı sokan ve kaleci david james'i de hücum hattına yerleştiren, psycho lakabını gerçekten hakeden ingiliz teknik adam. maçtan sonra yaptığı açıklamada, james'ten forvet oyuncusu olarak yararlanabileceğini maçtan bir gece önce akıl ettiğini, uzun boyunun avantajı ile faydalı olacağına inandığını söylemiştir."

conju dedi ki...

ben o maçta ibrahim akın'ın koray'ın golündeki sevincini hatırlıyorum en çok :)

rbaggio dedi ki...

10 kişi kalmış bi takımın skoru korumak için savunma yapması icab eder.

bobo forvet, kaleye geçmesi cahizdir.

T. Egemen Gul dedi ki...

Ben küçükken bizim takım 5 kişi kaldiginda geçmiştim kaleye.

Arkadaşım Nedim'in annesi çağırmıştı, Nejla teyze kulakları çınlasın.

O an aklımdaki tek şey Tuğsan'ın şutlarında ellerimin pişip pişmeyecegiydi. Yemedim gol. Ama kazanmadık da. Çünkü karşı taraf, bize ne oğluum adamın gitti çamuruna yatmış ve 6 kişi oynamaya devam etmişti.

Bu da böyle bi anımdır işte.

:)

voodoo girl dedi ki...

ben de bu mevzuyu kaçış değil de cesaret olarak görüyorum ya.. o alandaki yeteneğine takımdaki diğer futbolculara göre daha fazla güvenmiş olabilir, böyle bir durumda ortaya atılmak da kolay iş değil. nihayetinde takımdaki herkes "banane olum ben topun peşinden koşucam bekleyemem" dese ne olacak?

delgado dedi ki...

pancu isminin geçtiği bir muhabbette akıllara neredeyse sadece "kadıköy panteri"nin gelmesini sindiremiyorum.

keşke kaleye başkası geçseydi de öyle kazansaydık maçı (bu da kıllısını istemek oluyoer sanırım, napim ama). yok sonraki sezon 1 numara verilmeler, muhabbetlerde espri olarak kullanmalar adamı iyice şebekleştirmeler. cık.

delgado dedi ki...

ben de kaleye geçmeyi büyük bir cesaret örneği olarak görmüyorum. özgüven yüksek seviyede olmalı tabi, kaleye geçmek için az biraz cesur da olacaksın ama o kadar da değil işte. bu durumun kaleye geçecek oyuncuya getireceği büyük bir rahatlık söz konusu, bu hepsinden büyük bi etkendir işte.

baggio'ya katılıyorum.Tek farkla galip durumdasın ve son 10 dakikaya girerken kalecin atılmış.Eğer oyuncu değişikliği hakkın olsa ilk olarak bobo'yu çıkarırdın zaten.Bobo'nun partneri de buraktı sanırım o maçta.O saatten sonra da defansı geride tutmak ve hızlı kontralarla etkili olmak için burak'ın forvette kalması daha mantıklıydı.

krasotkin dedi ki...

bu açıdan bakmamıştım olaya. ilginç bir noktaya değinmiş jessie. yalnız benim görüşüm boboyu olmasa bile pancuyu tekzip eder nitelikte. pancu oyuna sonradan girmiş olsa bile, cordobanın peşinde koşmasını hatırlıyorum da, "hacı ver eldivenleri, ben gol yemem korkma. mahalle maçlarında kaleye ben geçerdim hep rahat ol" gibi anlamlara gebe bir heyecan içindeydi. yani bunu mücadeleden kaçmanın aksine, görev bilinci olduğunu düşünüyorum.

trabzon maçına gelecek olursak, bobo için aynı şeyleri söyleyemiyorum. ama aksini de söyleyemiyorum. şu da bir gerçek ki, pancu da olduğu gibi bobo da oyuna sonradan dahil olmuş, golünü attıktan sonra kaleye geçmişti.

üzerinde konuşmaya değer bir psikoloji.

shelbyl dedi ki...

Kimse bahsetmemis de, Pancu zaten gencliginde kalecilik yapmisti; hatta millet kaleye gecmek icin parmak kaldirmisken Riza Hoca israrla "Pancu Pancu" diyordu, o da gecti netekim.

Ben halisaha maclarinda kaleye isteyerek gecen adam olarak bu yaziya katilmiyorum, arz ederim.

Jessie dedi ki...

ben oyunda kendimi iyi hissediyorsam asla kaleye geçmem. hani futbolcularda bir trip vardır ya oyundan alınırken.. hani; bunlar dururken beni mi çıkartıyorsun tribi.

mesela bence takımın en kötü oyuncusunun geçmesi gerekir. elbet mevkiler üstü konuşuyorum. stoper geçmez elbet de, felsefesinden bahsediyorum.

zaten pancu bobo dan bağımsız da düşünmek lazım bunu

shelbyl dedi ki...

O kaleye elbet birisi gececek. Kale de, muhtemelen rakip takimin forvetleri tarafindan bombalanacak.

Skoru korumaya odaklanmis bir takimda, kaleye gececek adam muhtemelen forvet olur; ki o karari vermek buyuk bir guven isidir. Tuncay Cek Cumhuriyeti macinda kaleye gecip seksen tane dua etmisken ben o adami gonulsuzlukle, mucadeleden kacmakla suclayamam. Hele Tuncay gibi bir delifisegi hic suclayamam.

Ayrica ben takimdaki diger elemanlardan daha iyi kalecilik yapacagimi dusunuyorsam, takima faydam icin kaleye gecerim. Buna da salt "mucadeleden kacmak" denmez, sorumluluk almak denir.

Ki zaten cok fazla degisken de yok. Kaleye gecen adam forvet olacak, bu belliyken 3-4 kisiden piyango vuran adama "Kacti!" demek ayiptir, gunahtir.

Jessie dedi ki...

bunu pancu, bobo, tuncay diye değerlendirmesek?

diyelim ki rakip te 10 kişi. yani senin illa forveti kaleye geçirme gereğin yok.

benim tek dediğim, insanlara büyük cesaret örneği olarak gelen bu hareketin aslında bazen veya belkide kaçan futbolcuların da sığınabileceği bir limandır.

bobo, tuncay, pancu kaçtı demiyorum. sadece bu ihtimal var diyorum.

shelbyl dedi ki...

Bak su noktada aslinda olay dugumleniyor.

Diyelim ki, senin dedigin gibi skorun empoze ettigi sabitler yok.

Kaleye gecen adam (x) o dakikaya kadar iyi oynamissa, zaten kacti gozuyle bakmazsin olaya. "Cok kostu yoruldu" dersin. "Ne mucadele verdi aslanim, geldi bir de kaleye gecti" dersin. Ama o dakikaya kadar iyi oynamis x'in kactigini dusunmek ayip olur.

X o dakikaya kadar kotu oynamis olsun, takima katkisi olmuyor olsun. Eh, zaten akli basinda bir teknik direktor onu kaleye gecirir.

Diyelim takimda birden fazla kotu oynayan olsun. Takim zaten maglup olsun. 3 oyuncu degisikligi hakki da kullanilmis olmak zorunda. Ozetle hersey berbat. Bu durumda kotu oynayanlardan biri kaleye gecerse. iste o zaman "Ahanda kacti" derim. O kadar ama. Bu case'i de arasan cok nadir bulursun futbol tarihinde.

O yuzden maclarda kaleye gecenler hep Tuncay, Pancu falan oluyor. Bu adamlar da, bence, kacmiyorlar.

gregor samsa dedi ki...

sunderland ya da southamton premier league'deyken kadrosuna yedek kaleci almıyordu.
bir ortasaha oyuncusu aynı zamanda kalecilik de yapabildiği için o hem yedek kaleci hem de ortasaha oyuncusu oluyordu.

van damme dedi ki...

ben uzun sure mac yapmamissam hali sahada 15 dakika sonra hemen kaleye geciyorum. kosamiyorum, surda durim diye. ama 1. lig de kim kaleye gecerse cesaret ornegidir. ben hali saha da on gol yesem kalede aman derim gecerim. ama pancu da bobo da maclarin iyi bitmis olmasi bir ihtimaldi. bu adamlar kalede 2-3 tane cok komik gol yeseler - ki cok rahat yiyebilirlerdi - tum sene boyunca alay edilirlerdi. dusunsenize pancu bacak arasi bir gol yiyor fener macinda. her ne kadar kaleci degil diye savunulmaya calisilsa da, biri cikar baska adam mi yoktu bu o kadar isteyip pancu kaleye gecti, der.

Yorum Gönder

Ara