.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
6 Mayıs 2009 Çarşamba

Herkesin Tuttuğu Kendine

Herkesin tuttuğu kendine ulan! Ben Beşiktaş'lıyım. Geberene kadar da öyleyim. Şimdi çıkıp Beşiktaş'lı olmak şöyle özel böyle güzel demem, diyemem. Başka takım taraftarları için de kendi takımları öyle acaiptir, onlar da kendilerini öyle özel hissediyordur, okuyup okuyup siktir lan demesinler. Ne dedik, herkesin tuttuğu kendine. Biz son senelerde tüp ve tüpçü tutuyoruz mesela. Mavi mavi silindirler. Sinirler yıprandı abi, kolay mı? Bizim Beşiktaş'ımız hayal gibi hala. Kendi kendimize bi acaip romantiklik inşa ettik. Birisi vurdukça yerden parmak sallıyoruz tehditkar tehditkar. Bi kalkabilsek, ah bi kalkabilsek. Vuran da sağdan soldan başkası değil ha, yarısı siyahtır yani. Diğer yarısını göstermeden çakıyorlar zaten. Bizim parmak hala sallanıyor. Ulan bir kalksam feriştahınızı... Neyse.. Semt bizim aşk bizim yazıyor duvarda, omzumda bir kartal duruyor. İbne sakallı bizi kazıklamadıysa ömrümün sonuna kadar da duracak orda. İnönü'de seyrettiğim ilk maçın bileti (kapalı üst hemde şşş) hala cüzdanımda. Kenarları biraz yırtıldı ama olsun, daha dayanır. Sık kullanılanlarda Forzabesiktas yerli yerinde. Ne başka gazetenin spor sayfasına bakarım ne başka spor sitesine. Bana sorsan alayı totoro. Formamı inatla bütün halısahalarda giyiyorum. yıkayamasam da gene giyiyorum. Başka bişey bilmem. Futbol deyince Beşiktaş forması abi. Daha ne olsun. Beşiktaş kaybederse üzülüyorum ama çok. Çok üzülüyorum. Ufakken ağlardım, artık ağlamıyorum. O gece geçsin istiyorum hemen. Ertesi gün ne internet ne televizyon ne başka bişey. Beşiktaş'ı en sevdiğim zaman temmuz ayı. Her temmuz ayında tekrar tekrar aşık oluyorum. Her temmuz ayında öyle özlemiş oluyorum ki ismini gördüğüm yerde gözlerim parlıyor. Her temmuz ayında yurt dışında tribünsüz yemyeşil bir sahada bembeyaz formalarla hazırlık maçına çıkan takımı gördüğüm an mahvoluyorum işte. Mutluluk nedir o an anlıyorum. Ben de takımın başında çıkıyorum o sahaya. Simsiyah kramponlarımla hazırlık pasları atıyorum santrada. Hakemin düdüğünü bekliyorum deli gibi. Başlamak üzere işte, işte Beşiktaş yahu sahada. Manyaklık ulan resmen. Temmuz ayında sikten bir sıcakta bir hazırlık maçı o. Ben niye o sahadayım? Niye kalbim patır kütür atıyor? Küçücük bir güzel pas ile niye başımda bulutlar dolaşmaya başlıyor. Soruyorum söylüyor, sevdasının yanından geçtiğim Mehmet Işıklar, "benim adım optik başkan, on bin tane deplasmana gittim" Biri çıkıp yalan demiyor. O bize orada yer tutuyor, burada da yol gösteriyor. Kazan'da buluyorum kendimi marş söylerken. Maça 3 saat var. Herkes Beşiktaş'lı. Bu ne büyük lütuf yarabbim. Bütün birahane Beşiktaş formalı insan dolu. Ben daha ne isteyeyim. Herkes gülüyor, herkes mutlu, herkes bir arada. O kazan insanın başını döndürüyor. Bir bakıyoruz Baba Hakkı Süleyman Seba'nın alnını öpüyor, bizim kalbimiz yerinden fırlıyor. Dolmabahçe yolundan stadyuma yürürken bir bakıyoruz takım otobüsü geliyor, bizim kalbimiz yerinden fırlıyor. O camdan bize bakan üç beş futbolcu üstlerine alınıyor ya, alınsınlar ilişmeyin. Biz o renklere haykırıyoruz onu anlasınlar o yeter. Aslolan hayattır, hayat da Beşiktaş! Bu hayatta Beşiktaş hakikaten. Başkasında ne olur bilmem. Başkası olur mu onu da bilmem. Ama en azından ben bir tane gördüm, onda da her yer siyah beyaz. Canım, kanım, aşkım Beşiktaş. Not: Sözlükte yazmıştım, Beautiful Freak görmüş beğenmiş, Allahın izni Peygamberin kavliyle bu entryi bloğumuza istedi. Bende dedimi gençler birbirini görmüş beğenmiş, bize bu saatten sonra copy paste etmek düşer.

9 Yorum:

Adsız dedi ki...

Canımsın Beşiktaş. Nefesimsin. Güneşimsin.
Hayatta Beşiktaş.

tathar dedi ki...

helal kardeşime :)

Bellamy. dedi ki...

içim bi hoş, kafam bi güzel oldu. üç hece sekiz harf, gerisi boş.

Aguila Negra dedi ki...

üstüne kelam edilmez bir yazı, eline sağlık

yuki the zorba dedi ki...

Harika olmuş... Başlık sansasyonel :) Programda kullanalım!

Bu yorum yazar tarafından silindi.

Yazı çok başarılı da insanın gözü ister istemez ayrı yazılmayan -de'lere falan takılıyor. Bir de şu sloganın aslı "aslolan hayattır, hayat da beşiktaş". Maalesef her yerde buradaki gibi yazılıyor. kemikleri sızlıyordur Nazım'ın. Evet, takıntılıyım.

simplextablosu dedi ki...

-de'leri bilmem ama sloganı düzelttim. doğrusu neyse yazalım. -de'ler içinde şu şu dersen onlarıda düzeltirim. Nazım'ın kemikleri ise şu sloganın yanlış yazılışı yüzünden sızlamaz merak etme. Ona gelene kadar daha çok şey var.

T. Egemen Gul dedi ki...

Temmuz'u ben de seviyorum Beşiktaş'la beraber. :)

Yorum Gönder

Ara