.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
10 Mayıs 2009 Pazar

Genel Bir Bakış

Her şampiyonluğun bir hikayesi vardır. Bu hikaye Barcelona örneğinde olduğu gibi "Herkesi, hepsini yendi eze eze şampiyon oldu" olmayabilir. İlla şampiyonluk hikayeleri böyle olmaz. Beşiktaş örneğinde olduğu gibi, hiçbir rakibini yenemedi, hiçbir maçta iyi futbol oynamadı ve hiçbir maçta rahat galibiyet alamadığı sezonda şampiyon oldu denebilir. Her şeye önce şunu kabulle başlayayım; O takım bu takım değil ama o taraftar bu taraftar. Yıllardır öyle bir itici güçle, içeride dışarıda mücadele edildi ki bunun 6-7 senede bir meyvesini vermemesi imkansızdı. Bu sene de biraz bu gerçekleşiyor. Bu sene şampiyonluğu birinci sırada hak eden bir takım varsa Sivasspor'dur, kabul edelim. Tello müthiş oyuncu, Ernst öyle, Sivok şöyle, Holosko muazzam diyor ve hala Sivas'la şampiyonluk mücadelesi veriyorsak önce rakibin bir hakkını vereceğiz. Dün bizim maçla Sivas maçını dönüşümlü olarak izledim. Orada açık söyleyeyim, şampiyonluğu daha çok hak eden bir takım gördüm. Bu, benim görüşümdür başkasını bilemem. Şampiyonluk ve asitsiz kola yaklaşımına bir başka yerden bakıştır benimkisi. Fener, Galatasaray'ı yendi diye değil, "iyi" olmadığı için yapılan bir serzeniştir bu. Bakın bazı gerçekleri göz ardı etmeyelim. Son haftalarda olan bitenler gerçek anlamda bu ligin kalitesindeki düşüklüğü ortaya koydu. Haftalarca Galatasaray ve Fenerbahçe kötü olduğu için oradasınız diyenlere karşı durdum ama son haftalarda yaşananlar beni değil, onları haklı çıkardı. Oynanan oyun, puan durumu, her şey buna işaret ediyor. Toraman-Sivok ve Cisse-Ernst ayrılmasınlarmış. Ayrılmadıkları zaman Beşiktaş'ın aman aman top oynadığını gören var mı? Dün Beşiktaş oyuna hakim mi oldu? Ankaraspor'un herhangi bir atağı golle sonuçlansaydı o maçın döneceğine olan inancınız ne olurdu? Sanırım bazılarıyla farklı maçları izliyorum. Skor 1-1'ken Toraman'ın tesadüf golü olmasaydı Beşiktaş bu maçı almak için oynuyor, ölümüne mücadele ediyor diye düşüneniniz var mıydı? İleride iyi-kötü Bobo yalnızları oynuyor, Ekrem ve Üzülmez'in çıkışları faydasız. Ernst top kaybı üzerine top kaybı yapıyor. Tüm bunların üzerine Toraman'ın golü geliyor ve her şey toz pembe. Rekabetin üst seviyede değil alt seviyede yaşandığının göstergesidir bunlar. 1 gol gelmez ve her şey rezildir, o gol gelirse her şey mükemmeldir, 'şampiyon olacağız bu sene' dir. Evet şampiyon olacağız bu sene ama ben ona da tam olarak inanmış değilim. En olmadık yerde en olmadık hatayı yapabilecek bir teknik heyete ve futbolcu kadrosuna sahibiz. 30 maçın hiçbir yerinde rahat bir oyun izleyememişsek bunun aksi hikayedir. Taraftar inanmak ister, "o takım bu takım / o sene bu sene" der. Ama ben üzülürüm gerçekten "o takım bu takım" olduğunda bu hakkımı bu sene kullanacağım için. Hayır, o takım bu takım değil. Kesinlikle değil. 2003'te şampiyonluğa gidişimize bakın, bu maçın 70. dakikasındaki futbolcuların tavırlarına bakın. Biz şampiyonluğa gitmiyoruz, şampiyonluk bize geliyor. Asıl şampiyon olması gerekenler değil, taraftar şampiyon oluyor. Geçen hafta yazdığımız, söylediğimiz şeyler daha çok uzaklara gitmemişken bugün aksini söylemek biraz fazla tutarsızlık olur. Umarım bu şampiyonluk, takımda ve yönetimde bulunan hataların üzerine örtmez. Unutmayalım bu sene, anormal bir seneydi. Seneye Galatasaray ve Fenerbahçe böyle olmayacak. Bizim 7 senede 1 şampiyon olmaya değil, 7 senenin 7'sinde de yarışın içinde olabilmemiz lazım.

9 Yorum:

Baris dedi ki...

Gs ile ilgili anket konusu ve bu konu zamanlama ve içerik açılarından yönetimdeki bazı işgüzarlarının yaptığı patavatsız açıklamaları andırıyor. Demirören yeni yönetim kurulunu oluştururken bu blogdan transfer yapabilir.

Jessie dedi ki...

blogumuzda demirören'in yönetim kurulundan bir arkadaşvar zaten...

gökhan dedi ki...

"Bu sene şampiyonluğu birinci sırada hak eden bir takım varsa Sivasspor'dur, kabul edelim. Tello müthiş oyuncu, Ernst öyle, Sivok şöyle, Holosko muazzam diyor ve hala Sivas'la şampiyonluk mücadelesi veriyorsak önce rakibin bir hakkını vereceğiz."

katılmıyorum. ispanya ligine bakalım mesela. geçen haftaya kadar barcelona ile madrid başa baş gittiler. bu iki takımın güç dengelerinin yakın olduğunu, oynadıkları futbolun benzer olduğunu söylemek abes. illa ki iyi futbol oynayan, rakiplerini ezen arayı açacak diye bir kural yok. eninde sonunda sadece rakibimiz olan takımla oynamıyoruz. 2003 yılını da ele alabiliriz ayrıca. 33. haftaya kadar başabaş gittik gs ile. o maçı kazara kaybetsek yine gidebilirdi şampiyonluk.

ayrıca gs, fb seneye böyle olmazlar, bir daha böyle şans gelmez elimize lafına da katılmıyorum. 3-4 yıldır lig böyle. gs 3 yıldır süperiz diyor, avrupa da kupa kaldırcaz diyor ama son 3 sezonda şampiyon oldukları yılı çıkar, 60 puan dahi yapamamışlar.

mükemmel değiliz tabi. ama takımın hırsı, mücadelesi, isteği beni mutlu ediyor. herkesin isteksiz dediği bobo gollerden sonra çıldırıyorsa, cisse gideceğini bile bile canını dişine takıyorsa şampiyonluk bize geliyor demek futbolcuların emeğine saygısızlıktır.

Jessie dedi ki...

ben böyle bir hırs, böyle bir istek göremiyorum. bu benim görüşümdür.

beşiktaş takımı yenince çok mutlu oluyor bu tamam. galibiyet sevinçleri falan herşey ok. ama hırs dediğin zaman mücadele dediğin zaman yani o hırsın sahaya yansıması dediğin zaman burada çok olumlu konuşmak mümkün değil bana göre.

ayrıca toraman o golü atmasaydı maçı döndürebileceğimize de inancım yoktu.

sivas yeniliyor ama 50 tane gol kaçırıyor. biz 5 pozisyona girip 4ünü atıyoruz. bu mudur şampiyonluğa giden takım?

bir takımın şampiyonluğa gitmesi için iyi oynaması veya galip gelmesi gerekir.

biz ne iyi oynuyoruz ne de istikrarlı bir grafiğimiz var.

geçen hafta fenerbahçe karşısında ezildiysek bunun bir anlamı olmalı. zira hepimiz biliyoruz fener bizi o halde yakalasa neler oluyor...

t2 dedi ki...

hırs mücadele gol sevinci takım olabilme aynı anda aynı şeyleri hissedebilme ayakta kalma kondisyon taraftar İnönü ... şampiyonluğun kilit kelimeleri bunlar ve ayrıca her şamppiyonluk hakedilir . Ya şampiyonluk gelir ya da biz ona gideriz . sonuç ... keyifli ...

T. Egemen Gul dedi ki...

Jessie ne yazsa tersi cikiyor, neye inansa tam tersi oluyor.. O yüzden ben boyle bir baslik atip boyle seyler yazmana cok sevindim Jessie. Sanırım sampiyonluk onunde bir engel daha kalkmis oldu boylece.

Saka bir yana (son zamanlarda cok yazar oldum bunu) Baris'in ironi kokan yorumu cuk diye oturmus..

gökhan dedi ki...

sadece kendi takımımıza bakıp değerlendirme yapmakta olmaz. fb, ankaraspor bunlar oynadıkları futbol itibarı ile bize hafiften ters gelen takımlar. pas yapan, orta sahada kalabalık olan takımlara karşı bizim gibi salaş, telaşlı takımların iş yapması biraz zor. bunu da göz önüne almak lazım.

ayrıca ankara maçını örnek gösterene bende trabzon yada bursa maçlarını örnek gösterebilirim. baskı var pozisyon var ama gol yok. bunlar futbolun içinde var. sivas can havliyle saldırırken pozisyon buldu diye şampiyonluğu onlar haketti demek bizimkilere haksızlık. sivasın koca sezon ne oynadığını da biliyoruz az çok.

iyi oyuna gelirsek, 2003 yılından beri iyi oynayan, istikrarlı bir takım göremiyorum ki ligimizde.

shelbyl dedi ki...

"Tarih tekerrurden ibarettir" diye dememisler bosuna. Jessie 27 Nisan 2009'da "Kalan Maclar" diye bir yazi yazmisti. Ona da "Ne kadar pesimistsin, bu zamanda boyle yazi yazilir mi yahu?" demislerdi. Yazida "5'te 5 yapalim, ne cikarsa bahtimiza" dediginden "Ne yani, 5'te 5 yapsak da sampiyon olamayiz mi demeye calisiyorsun?" diye elestiriler geldiydi. Ben de "Jessie'nin yaptigi `siz butun maclarinizi kazanin, biz sizi gene de basarili sayariz; digerlerine degil kendi isinize bakin` telkini `kesin sampiyonuz bu sene, olamazsak sictik` bakis acisindan daha optimistiktir." diye gorus bildirdiydim.

Simdi elimizde bu yazi var. Jessie diyor ki "Yeterince motive degil oyuncular, 3 hafta kaldi, daha da mucadele etmeleri lazim, Sivasspor'un saha ici mucadelesi daha fazla, kazadan korunalim, cok ucmayalim." Benzer bir "daha iyi mucadele" telkininde bulunuyor; tum ipleri "sampiyonluk" muessesesine baglamiyor. Ama tabii ki gene ayni suclamalar.

Bu yaziyi Beautiful Freak'in "Neden Sampiyonluk?" yazisiyla beraber okuyun; aradaki paralellikleri bulun, sentezinizi yapin. Her "sampiyonluga" laf edeni de patavatsizlikla suclamayin.

okka dedi ki...

son 3 hafta kala 2 puan öndeysek artık iyi oyun aramamız ,birer birer şu kötü oynadı bu pas hatası yaptı dememiz yanlış olur.Birinci giderken son metrelerde lastiği patlayan bisikletçi gibi bisikletimiz sırtımıza alıp ipi göğüslememiz lazım gelir bence.İte kaka o veya bu şekilde şampiyon olunca,hele ki bu takım 7 yıldır şamp olamayan rakiplerince aşşağılnan bjk ise her şey unutulur.Haketsek de haketmesek de bu işi bitirmemiz lazım artık.

Yorum Gönder

Ara