.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
18 Mayıs 2009 Pazartesi

Anket

Son günlerde futbolculara dağıttığı primlerle gündeme gelen bir isim var; Mübariz Mansimov. Şu an için Beşiktaş başkan adayı olması tüzüğe göre mümkün değil. Üyelikten sonra belli bir süre geçmesi gerekiyor. Demirören'le son dönem yakınlığı nedeniyle önümüzdeki dönem - en azından başkan adayı olana kadar - yönetimde yer alması mümkün. Görünen tabloda Yıldırım Demirören'den sonra Beşiktaş başkanı olması en muhtemel kişi de Mübariz Mansimov. Mansimov, Azeri bir iş adamı. Denizcilik üzerine çalışıyor. Ofisi de bildiğim kadarıyla İstanbul'da. Yıldırım Demirören'e olan borcu ödeyebilecek nadir kişilerden biri olması ise onu diğerlerinden ayırıyor. Bu bağlamda Mansimov ve Beşiktaş'ın bir Porto, bir Lyon olmasa da, yeni bir Shakthar Donetsk projesi olması oldukça mümkün. En azından bugünden görünen tablo bu. Ankette karşısına ise bir başka Beşiktaş'ın başkanını koydum. Oysa tek bir Beşiktaş var. Biz hangisini isteriz, bunu merak ettim. Takım şampiyonluğa gidiyor, bu ne alaka demeyin. Bu da önemlidir, o da önemlidir...

47 Yorum:

Bu anketi yapan insan mal mı?
Besiktaslı arkadaslarim bu tarz seyler yaptiginiz zaman komik oluyorsunuz. Ibrahim Altinsay tek basina mi yonetim olusturacak. Mansimov tek başına mı yonetim oluşturacak. Bu adamlar sadece birer isim. Hepsi o kadar. Gonul ister tabi Ibrahim Bey olsun. Fakat cok sacma. Insanın aklından zoru olması lazım boyle bir anket yapmak icin. Aptalca.

Jessie dedi ki...

bu bir zihniyetin anketidir. mansimov'un oluşturacağı yönetim zihniyetiyle altınsay'ın oluşturacağı yönetim aynı kişilerden oluşmayacağına göre burada problem yok.

bu kişiler işte, sadece birer isim değiller. tam anlamıyla birer semboller.

ian dedi ki...

abramoviç tarzı değil, seba tarzı başkan istiyoruz..

Anketi yapan insan mal mı biraz agir kacmis. Ama ilk basta bunu dusundum. Kusura bakma cesi.

shelbyl dedi ki...

Kasarli Yumurta, biraz agir kacmis demen bile agir be, adama deli, aptal; aklina ne geldiyse demissin.

Bu anket iki adam adayliga gidiyor, hangisi baskan olsun anketi degildir. Bu anket, ne tarz bir baskan sizi memnun eder anketidir. Buradaki isimler sembolik anlatimdir.

Yorum yaparken iki dusunup bir yazmak sart.

Jessie dedi ki...

ayrıca bu başlık altında mübariz mansimov da konuşulmayı hak ediyor bence. beğeniriz beğenmeyiz ama bir anlayışın insanı neticede.

baksanıza futbolcuya prim dağıtıyor. hentbolcular düzenli beslenemedikleri için antrenmanda bayılıyorlar, ortada basketbol branşı kalmadı. voleybol ortada. sonra bir başkan adayı çıkıp futbol takımına prim veriyor.

ve bu adam demirören'in tek ciddi rakibi konumunda.

ve biz, bunu konuşmayacağız.

altınsay başkan olmayı ister, istemez. ister olur/olamaz. hiç mühim değil. ben şahıs olarak çizgimi ortaya koyarım.

bugün feridun düzağaç'ın yazılarından ötürü hangi şekillerde tehdit edildiğini duyuyor, biliyoruz.

biz bu insanlara nasıl destek vereceğiz? nasıl var olduğumuzu hissettireceğiz? altınsay'ların değerini nasıl olacak ta ortaya koyacağız?

bir fikri olan varsa onu ortaya koyalım.

paranın değil aklın hükümranlığı için nasıl bir irade ortaya koyacağız. hepsi bu

Jessie dedi ki...

anket abzürt geliyor olabilir. unutmayalım 2004 te en az bunun kadar abzürt bir seçim yapıldı ve evet en abzürt aday kazandı. seçim vaadleri de okan buruk, bjk tv ve kapalının kalbini geri verme projesiydi. adam her dediğini yaptı, yalan yok.

Starks dedi ki...

Besiktasli Altinsy tarzi bir baskan sever. Bunu cok defa soylemis biri olarak yine de burada Mansimov'a cevap hakki gelir ve onu da kullanmak bana dustu.

Mansimov'un cok parasi olmasi ve kupaya prim vermesi tek basina Mansimov'un Demiroren ile ayni kefeye konulmasini gerektirmemeli.

Bu adami yeterince tanimiyoruz, sadece cok basarili bir isadami oldugunu biliyoruz. Baskan olup, Altinsay ve onun gibi kaliteli kisileri onemli gorevlere getirip, kompleks yaratmadan ozgurluk tanir, kendisi geri planda kalip bir koordinator gibi kalirsa basarili olamaz diye birsey yok. Bu tip kisilikler tabiiki genelde geri planda kalmak istemez, ancak yine de bir kisiyi tanimadan onyargiyla karar vermek dogru degil.

Buradaki sorun, Besiktas'i ne kadar sevse de, yonetim isini ne derece dogru yapsa da, Besiktas kulturunu bir Altinsay gibi ozumsemis olmasi ve anlamasi mumkun degil. Yanindaki isimleri de dogru secmezse iste o zaman buyuk sikinti yaratir. Sov amacli degil gercekten Besiktas'i seviyor ve katkida bulunmak istiyorsa yonetimde bulunmasinin sakincasi yok. Para vermesi onemli degil, dis iliskilerde, yabanci transferinde baglantilari ile faydali olabilir.

Jessie dedi ki...

beşiktaş amatör branşlarında yerle bir olmuşken, sporcular aylardır para alamazken, idmanlarda düşüp bayılanlar olurken ve tüm bu sporcular her maç canla başla mücadele ederken onları yok sayıp futbolculara prim vermesi -kimse darılmasın- beşiktaş'ı değil iktidarı seviyor olduğunun kanıtıdır. mansimov için muhtemelen beşiktaş'la fenerbahçe'nin tek farkı birinin sıcak paraya ihtiyacı olmasıdır.

beşiktaş'a fayda sağlamak istiyorsan git tesis yap, alt yapıya para harca, istersen sülalenin adını ver ama geriye bir değer bırak. çıkıp ronaldinho'yu almakla, prim mrim vermekle beşiktaş'ı büyütemiyorsunuz.

bence.

Jokond dedi ki...

şahsi fikrimce hem zamanlama hem de içerik açısından faydasız bir anket. O isimler üzerinden gitmek gerekmiyor. Sezon bitsin olaya daha global açıdan bakarız.

Jessie dedi ki...

bakalım bakalım o zaman

simplextablosu dedi ki...

peki neden illa iki kutup yapıp onları çarpıştırıyoruz?
İbrahim Altınsay'ın futbol şubesi sorumlusu olduğu bir Mansimov yönetimi olsa olmaz mı? Bunu şunun için söylüyorum, Ali Kulaksızoğlu ismini hatırlayın. 2007 Genel kurulunda önce Yıldırım Demirören'e karşı adaylığını açıklamış sonrasında şu gerekçeyle vaz geçmişti

"biz, dünyada bir ilk olacak gerekçeyle çekiliyoruz. herkes, kaybetme korkusuyla girdiği bir yarıştan çekilirken, biz kazanma ihtimalimiz doğduğu için genel kurula katılmama kararı aldık"..

Saçma gelebilir ama nedeni çok basitti. Ali Kulaksızoğlu'nun ve yönetim kurulunun maddi imkanları Yıldırım Demirören'le karşılaştırılamayacak kadar kısıtlıydı ve başkanlığı kazanması durumunda altına gireceği borç yükünü kaldıramayacaktı. Peki Parası olsaydı fena mı olurdu? Hiç birşey olmasa 2 adayın yarıştığı demokratik bir genel kurul seyrederdik. Ama işte kutuplar birbirinden çok uzaktı.

İbrahim Altınsay ve Mansimov'u karşılaştırırken herkesin aklına doğal olarak önce para geliyor. Mansimov zengin Altınsay fakir ama gururlu genç. Şimdi başta söylediğimi tekrarlayayım, bu ikisini neden birlikte düşünemiyoruz?

Çok mu şey istiyorum? İstemek hakkım değil mi?

not: birde bir Tuncay Özilhan vardı nooldu ona?

yuki the zorba dedi ki...

Mübariz'le bire bir tanışmış insanların ne kadar etkilendiklerini biliyorum... Karanlık, aydınlık olayına girmeyeceğim ama başkanlık için benim aklımdaki adam olmaması çok iyi bir Beşiktaşlı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Ama bugün gördüğümüz gibi "İyi Beşiktaşlı" olmak yönetme gücünü anlatmıyor. Başarılı bir iş adamı olmak ve mafya olarak anılmak da da Futbol Kulübü başkanlığı için geçerli bir referans sunmuyor... O yüzden ancak Mansimov başkan olursa yapacaklarını görürüz ve o zaman değerlendiririz. Eğer başkan olur da, ikinci adam olarak, icraatçi olarak Altınsay'ı getirirse mesela; canımı yesin, Serdar Bilgili'nin bize attığı kazığı atmadığı sürece kalbimizde özel bir yerde olur...

Öte yandan ben ankete tabii ki Altınsay yönünde oy veriyorum. Mansimov'u üstte yazdığım paragraftaki kadar tanıyorum. Altınsay ise kaybedilmiş maç sonrası Taksim'e yaptığım yürüyüşte benimle sohbet başlatmış sıcak bir Beşiktaşlı... Başka türlü bir adam. Ona benzeyenini bulmak çok zor. Futbola, ama futbolun o en güzel haline ve Beşiktaş'a aşık, üstelik başarılı bir yönetici ve takdire şayan bir insan... Böyle kaç adam var ki ortada? İstanbul için belediye başkanı seçerken, idealojileri geride bırakırsak; insanların yarısı dürüst adamı, yarısı icraatçi adamı seçti. Altınsay hem insan profili olarak gıpta ile bakılacak yerde hem icraatçi, daha ne olsun...

Jessie dedi ki...

mansimov takıma prim vermek dışında, demirören'e olan borcu ödeyeceği iddiası dışında beşiktaş için ne söyleyebilmiş ki başkanlığında altınsay'a görev vermek istesin?

ayrıca mansimov kendi parasını neden altınsay'a yönettirsin? ve yine ayrıca futbolu altınsay yönetecekse başkanın cebinden para vermesine mi ihtiyaç olacaktır? olacaksa altınsay'ın orada ne işi vardır? zapo'yu 500.000 euro değil de 4,5 milyon euroya alır, ne olacak, parasıyla değil mi.

yuki the zorba dedi ki...

Jessie, iyi veya kötü; sana örnek olarak Galliani ve Berlusconi'yi verebiliriz o zaman... Mansimov'u kimse tanımıyor şu anda, ne bir Demirören ne de Süleyman Seba kendisi... Ama Beşiktaş Başkanlığı büyük bir koltuk. O koltukta oturup, kulübü Demirören boyunduruğundan kurtardıktan sonra, eğer adamı daha da büyük daha da güçlü kılacaksa tabii ki Altınsay'la da çalışır, Sinan Engin'le de. O adamın kendi tasarrufudur. Zamanında Kolot'un ağzına lafı tıkadığı için, imajını benim gözümde biraz yukarıya çekti kendisi...

Altınsay iyi bir yöneticidir, neden görev vermesin?? Ayrıca Demirören'e olan borcu ödeyeceği iddiası bizzat kendisi tarafından yalanlanmıştır. Biz farazi konuşuyoruz burada...

Başkası ne demiş bilmiyorum ama, ben para verirse demedim; "başkan olursa" dedim... Demirören'e borcu ödemek, parasını Altınsay'a yönettirmek demek değil ki!

Ayrıca, bu kulüp Demirören'e borcunu zamanla kendisi ödeyerek de kalkınabilir. Şampiyonlar Ligi'ne çıktığın anda 15 Mil. Euro'ya yakın garanti para cebine girecek, Sivasspor mucize yaratmazsa...

Farazi konuşuyoruz tabii, Mansimov Beşiktaşlıyım dedi, Başkan olacağım demedi henüz...

theotheo dedi ki...

altınsay'ın iyi bir yönetici olduğunu kim biliyor? iki tane yazı yazdı diye adam dünyanın en büyük yöneticisi mi oldu.

başarılar ortada.

takım tiganayla sonuna kadar kovaladı, ertugrul sağlamla kovaladı, şimdi denizliyle şampiyon oluyor.

takımın maaş politikası belli, sezonun en değerli adamı tello 900 bine oynuyor.

bu dönemde gelmiş 3 tane türkiye kupası var, hadi en kralı gelsin alsın bakalım, kolay mı bu işler.

sportif faaliyetler dışındaki başarılar açık seçik ortada.

hala ne tartışılıyor, bu takım efsane(!) başkan seba zamanında avrupada final mi oynuyordu, basketbol takımı eurolig şampiyonumu oluyordu allahaşkına.

bi yerden duyuyorsunuz yok açlıktan bilmemne olmuşta falan filan. hepsi yalan dolan işler.

takımın yapılanması belli, oturdu artık, gelirler belli. mansimov gelecekmiş. ulan adam 100 milyon borcu çıkarıp ödeyecek sanki, demirören bu işi rayına koydu zaten fulya yeni stad tıkır tıkır ödeyecek, gereksiz borçları.

hele altınsay gibi enteller danteller uzak dursun bu takımdan, bu işler lig tv de iki premier lig maçına yorum yapmaklar olmuyor, geçiceksiniz bu boş işleri.

pancurtaran dedi ki...

bu son moda ibrahim altınsay bizde 2 yıl falan yoneticilik yapmadımı benmi yanlıs hatırlıyorum.yok dogru hatırlıyorumda bu senelerde su anda sutunlarında yazdıgı gibi parlak gencleri bulup oynatıp yurtdısına sattıgımız(yerli veya yabancı) hicbir futbolcu hatırlamıyorum.kendilerinin fikret ormanla birlikte 2004 kongresindeki adayları şu an itibariyle tam 3 yıldır takım calıstırmayan santini degilmiydi?sevgili arkadaslar biz bu adamı denedik zaten.denenmisi bir kez daha denemeye gerek var mı?

gökhan dedi ki...

sporu seven(anlamayacak ama) bir başkan gelsin. altınsay da futbolun başına geçsin.

altınsay insan olarak başkanlık için hayalimiz ama yönetici olarak daha başarılı olur gibime geliyor.

son olarak altınsay iyi bir yöneticimi bilmiyorum ama vizyonu yeter. tabi demirören gibi bir adamdan sonra onun vizyonu bazılarına ağır gelebilir.

Jessie dedi ki...

theotheo. demirören başarısız dendiğinde neden hemen seba başarılı mıydı diyorsun? o dönemin şartlarıyla bugünün şartları bir mi hem? kimse gelsin bugünün beşiktaş'ını seba yönetsin demiyor zaten. dese bile sembolik bir başkanlık yapsın denebilir.

bunlar ayrı konular.

basket takımı küme düşebilir, her şey olabilir ama beşiktaş takımı oyuncusunun maaşını ödeme konusunda sıkıntı yaşayamaz. bu kadar utanç verici bir durum yoktur. o cocuklar para alamıyorlarsa neden oynuyorlar allah aşkına vücut geliştirmek için mi?

takım oturdu, gelirler belli diyorsun. nereye oturdu? hangi takım? zapo delgado cisse gidecek sezon sonu. nasıl oturdu takım? zapo'yu sezon başında 4,5 milyon euro ya almadın mı? 450.000 euroya teplice'ye satarsan öpüp başına koy.

bu takım mı oturdu evet oturdu. denizli her işi bana bırakın dedi diye oturmuş oldu. bugün denizlinin sağlık problemi çıktı. görevden ayrıldı. ne oldu senin oturmuş takıma? futbol şubesinde bu işten anlayan kimler var? transferleri hangi birim yönetiyor? udinese kulübüyle pazarlığa hala başkan mı gidiyor? neresi oturdu?

theotheo dedi ki...

zapo kötü oyuncu mu?

cisse gitmeyecek. anlaşıldı.

delgado gidebilir, burada bir sorun yok.

herşeyi çok küçümsüyorsunuz. öncelikle biz kendimize bakalım ulan ben kimim kariyerim ne, bu yöneticilere atıyorum sallıyorum. önce buna bakalım. biz kimiz ak.

kenan öner diye küçümsediğiniz adamın bi özgeçmişine bakın nerelerde genel müdürlük yapmış.

levent erdoğan'a bakın, ertunç a bakın, hepsine bakın. ne kadar başarılı adamlar, onları eleştirme hakkını nerden buluyoruz.

yazı yazmak kolay beyler, feridun düzağaç yazıyor, ibrahim altınsay yazıyor, bu onların iyi olduğu anlamına gelmez, romantik olmayalım.

bu iş oluyor, herşeyiyle takım sonunda düzlüğe çıkıyor, yapılan transferler yavaş yavaş nokta oluyor. bunlar bir günde olmaz, düşe kalka oldu işte nedir bu kin yahu.

20 sene sora takm double'a gidiyor, bundan sonra da double'lar bizi bekliyor, göreceksiniz. bu takıma bu yönetime sahip çıkın.

Jessie dedi ki...

allah aşkına theo, başkanın senin fulya'nın açılışında elindeki kağıtları karıştırdı diye konuşma yapmadan kürsüden indi. sen buna başarılı yönetici mi diyorsun? ben başarılı yönetici olamam belki ama başarılı yöneticinin nasıl olması gerektiğini bilirim. bunların hiçbiri değil.

burada spor yöneticiliğinden bahsediyoruz. çok farklı bir olay.

adam çıkmış teşvik primi olabilir diyor. ve ben onun yöneticiliğe saygı duyacağım... bilmem

theotheo dedi ki...

ben senin için demedim zaten jessie genel olarak diyorum.

18-19 yaşında adamlar basıyo yöneticilere küfrü, istifayı falan filan.

sözlükte radioheadbanger'ın bi yazısı vardı, diyorki, hayata tek itirazı baba ben bakkala gitmicem olan adam diyor. hesap o hesap. bu adamlar yılların yöneticilerine, beşiktaş sevdalısı adamları devirmeye çalışıyorlar, bu olmaz yanlıştır. herkes beşiktaş'ın iyiliği için çalışıyor. ortada gerçekten yüz kızartıcı bir suç varsa, kanıtlanmışssa o zaman zaten yapacak birşey yoktur. istifa edilir.

şimdi bakıyorsun, hani yerine düşünülen isimlere bak, mansimov muş, altınsay mış falan filan, çok iyilerdir belki. ama sayın demirören ve ekibinin şu zamana kadar yaptıklarını silip atmaya değermi?

her sene beşiktaş şampiyon olamaz arkadaşlar, biz oynarken diğerleri armut toplamıyor. demirören başkanlığında geçen 5 sene de 3 türkiye 1 süper kupa ve inşallah 1 de lig şampiyonluğu iyidir.

bunun yanında fulya dahada iyidir, inönü daha da iyidir. takımı mafyalardan temizlemek çok çok daha iyidir.

bunların hepsini üstüste koyun. bir kez daha düşünün.

conju dedi ki...

biz kupayı alalım, şampiyon galatasaray olsun demek iyi değildir.

del bosque'yi göndermek, sonra da basın yüzünden gönderdik, hata yaptık demek iyi değildir. o adama 7-8 milyon euro vermiş olmak iyi değildir. del bosque'yi göndermenin kendi hatası olduğunu kabul edip ona rağmen ona verilen parayı beşiktaş'ın hesabına yazmak, hiç iyi değildir.

aldığın kupayı paldır küldür federasyon başkanının, hem de haluk ulusoy'un babasına götürmek iyi değildir.

bunca senede bunca teknik direktör kovmuş olmak daha fenası yüze yakın futbolcu transfer etmiş olmak, rezalettir.

beşiktaş'ı, babasının malıymış gibi, ligden çekerim demiş olmak, terbiyesizliktir.

üslubu yüzünden, tribündeki hareketleri yüzünden yıllardır taraftarı utandırmış olması, iyi değildir.

ibrahim altınsay'ı işaretledim tabi. asıl olarak da o zihniyeti bu kulübün başında görmek isteriz mantığıyla. ama o zihniyete o kadar aşığım ki, beni küme düşürse de eyvallah der susarım.

theotheo dedi ki...

arsenal'in jeffers, reyes transferlerinde kaç milyon parayı çöpe attığını biliyormusunuz?

wenger'i kovsunlar, yönetim istifa etsin.

herkes hata yapacaktır, demirören'in hareketlerini konuşmak kimsenin haddi değildir. başkaları gibi bu takıma mafyaları sokmamıştır.

beşiktaş sevgisi çok büyük bir adamdır, hatalar yapılmıştır, ama bu hatalar asla beşiktaş'ın büyüklüğüne bir zarar vermemiştir veremez de.

beşiktaş'ın büyüklüğüne seba zarar veremedikten sonra bırakın demiröreni, feridun düzğaç gelse bile zarar veremez.

ben beşiktaşlılığımla her zaman gurur duyuyorum, beşiktaş'ın başında böyle bir başkan olması da benim gurur kaynaklarımdan bir tanesidir. kimse insanların hareketlerinden yola çıkarak ona bok atmasın. elinizde yüz kızartıcı bir belge bulursanız zaten hepimiz evet öyleymiş deriz.

ama del bosque ye 8 milyon tazminat ödendi diye, bir başkanı silmek hatadır. bu kadar basit değil.

arsen wenger ve arsenal yönetimiyle beşiktaş yönetimini karşılaştırmak biraz abes olmuş. wenger kaç senedir bu klübün başında? 2 oyuncuda klübü zarar ettirmiş wengerin transfer politikası sayesinde acaba arsenal kaç milyon euro kar etmiş?

neyse konu zaten wenger değil. mansimovu pek tanımam. hakkında bi kaç gazete yazısı dışında pek bi bilgim yok. ibrahim altınsayı işaretledim ama bu belki biraz benim önyargımdan kaynaklandı. sanki mansimov abramovichin farklı bir türevi de klübü kendi malı gibi yönetecekmiş gibi bi düşünce oluştu ben de. doğrudur yanlıştır açıkcası ben de değilim. sadece bi sezgi...

Jessie dedi ki...

ben de yolda görsem tanımam. ama bir para babası için yapılacak en kolay iş neyse onu yapıyor. bu bile bir fikir verir.

mansimov, tansimov önemli değil. eğer gerçekten iyi bir yöneticiyse futbolcuya prim vermekten öte beşiktaş kulübüne bir profesyonel futbolcu tarama ekibi kazandırır ve kendisi finanse eder. bir salon yaptırır adını verir. beşiktaş'a başkan olmanın yolu buralardan geçiyor olmalı. yoksa at 2 milyon euro ortaya. 3545 e mesaj atsın prim öyle yatsın istiyorsa. kolay işler bunlar

Yensen yenilsen de fenerlilerle fena makara geçiyorlar :)

shelbyl dedi ki...

Theotheo,

"takımın maaş politikası belli, sezonun en değerli adamı tello 900 bine oynuyor." demissin. Sezonun en degersiz adami Delgado kac paraya oynuyor? (Delgado en degersiz degildir, ama Tello en degerliyse Delgado da en degersizdir)

"bi yerden duyuyorsunuz yok açlıktan bilmemne olmuşta falan filan. hepsi yalan dolan işler." Eee, niye resmi agizdan yalanlanmiyorlar madem yalan dolan isler?

5 senede kazanilmis 3 Turkiye kupasini one surup Seba'ya laf atman ise garip bir durum. Bakalim Seba ne yapmis ilk 5 senesinde?

2 lig sampiyonlugu, iki Turkiye kupasi, Sampiyon Kulupler Kupasi'nda (oyle ya da boyle) ceyrek final.

Bizim Demiroren'i elestirdigimiz alanlar bambaska, ama gelip sportif basariyi one sureceksen orada da Seba takar, onu diyorum.

Ben hicbir zaman Demiroren'in Besiktas sevgisini sorgulamam. Yoneticilik becerisini sorgularim. Sen bu ikisi arasindaki cizgiyi net cekememissin theotheo.

delgado dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
halil dedi ki...

demirören ne olursa olsun kesinlikle gitmelidir yeni başkan mansimov olur inşallah..

shelbyl dedi ki...

Kirk yillik libosum, boyle Ermeni soykirimi savunusu gormedim.

Levent Erdogan Besiktasli degildir, iddia ediyorum. Fenerbahce karsisinda farka giderken somurtup oturan, her aciklamasi Besiktas'in zararina olan bir asbaskan istemiyorum ben. Isterse BM Genel Sekreterligi yapmis olsun.

delgado dedi ki...

ermeni soykırımının gerçekleşmiş olduğunu "abi osmanlı o kadar savaş yapmış kaç asırlık tarihinde, bi tek bu savaş sırasında mı tehcir yasası çıkarılmış şimdi" diyerek savunan bi arkadaşım vardı. theotheo'yu da ona benzettim şimdi, arsenal-jeffers/reyes örneğinden daha abuk bir örnek göremeyiz şu blog semalarında.

hoş, demirören zaten 50 futbolcu ve 4 teknik adamla arsenal'ın şu anki kadro değerinden fazla para harcamış oldu neredeyse.

kim nerde ne yapmışsa yapmış, özgeçmişinden banane. dersen ki bu benim için çok önemli, altınsay'ı da araştır bi zahmet, mahallede yöneticilik yapmadı bu adam. ama her şeyden önce, savunduğun veya karşı çıktığın insanların fikirlerine-vizyonlarına bir bak.

"Beşiktaş`ın iki asbaşkanından Ertunç Soğancıoğlu `Bu sezon maçlarımızı İnönü`de oynayacağız. Taraftarlar kombinelerini alsın` derken Levent Erdoğan yanıt verdi: `Kombine satmak için öyle söylüyorlar. İzin çıkarsa stadı hemen yıkacağız`"

banane artık bu adamlar her ne etmişse her ne yapmışsa. bunun gibi yüzlerce örnek hali hazırda var zaten.

ben 17 yaşındayım, ve oturduğum yerden birçok kez demirören istifa diye bağırdım, önemli olan bu değil. bu eylemi 40 yaşında biri yapsa da sen ona aynı şeyleri söylersin, yaş-maş-görmüşlük geçirmişlik önemli değil bu yüzden, ben de her olayı farklı açıdan ele almaya çalışıp değişik çıkarımlar yapmaya çalışıyorum, neticesinde bi adamın beşiktaş'ın koltuğundan istifa etmesi benim tam olarak neyime yarayabilir ki? o adamın şirketi benim en büyük rakibim mi, hayır. burada herkes kendi değerlerine önem vererek kendi düşüncelerini söylüyor, her fikre saygı duymak, kendi fikrini de mantıklı argümanlarla-düzgün bir üslupla savunmak lazım.

not:üstekki silinmiş gözüken yorum benimdi, ufak bi kayma olmuş da.

theotheo dedi ki...

@delgado

hayatta en büyük itirazının "baba ben bakkala gitmicem" olduğu bir dönemde, demiröreni istifaya davet ediyorsan, bunun ne kadar ciddiyetsiz ne kadar altı doldurulmamış bir söylem olduğu çok açık ortadadır.

türk insanının en büyük sorunu had bilmemek, haddini aşmaktır, her konuda böyle. 17 yaşında demirören istifa ha, iyiymiş.

theotheo dedi ki...

bu şey gibi işte blogda herkese sallıyoruz ya nası konuştu ahahaha ahmet çakar ziya şengül.

siz de çıktınız, haliniz ilkokul çocuklarından beterdi, ben öyle gördüm en azından. bu ayıp değil.

ama o işi yapan insanları aşağılamak ayıp. bu sorun da had bilmeme sorunu, yazık.

Jokond dedi ki...

theotheo, bak buna çok kızdım işte. arkadaş 17 yaşında diye haddini mi bilecek? her genci her yerde sen küçüksün, toysun diye susturacağınıza avaz avaz bağırmaları için elinizden geleni yapmanız gerekir. ayıp gerçekten çok ayıp...

theotheo dedi ki...

jokond bunun toysun'la alakası yok.

herkes haddini bilecek. gelsin bakalım o bi 30 yaşına en azından, bi iş yaşamı görsün, bu işler bu kadar kolay değil.

adamlar orda kaç milyon dolarlık şeyi yönetiyorlar, bir bok bilmeden istifa dememek lazım. bunu yaşı ilerledikçe öğrenecektir.

ama yaşı ilerleyipte öğrenemeyenlere ne demeli onu bilmiyorum.

T. Egemen Gul dedi ki...

Neyse, bence mevcut yönetim başarısızdır. Üstelik hem sportif açıdan hem de maddi açıdan.. Demirören istifa etsin mi diye bir soru sormuştun geçenlerde?

Cevap veriyorum: Şampiyonluktan sonra istifa etsin. Yazın ortasında. Takımı karıştırmadan, etkilemeden. Bir daha da donmesin. Kongrelere gidip oy bile kullanmasın. Biz de buyuk baskan diye alkışlayalım, kabul ediyoruz.

Lütfen, şu 2 soruma cevap almak istiyorum.. Gelip yazıp soru görünce kaçıyorsun, geriliyor ortam.

1)Sence Demirören yönetimi başarılı mıdır? Başarılıysa bunu söylemendeki etken nedir?

2)Sence Demirören bütün yönetimi değiştirir ve kendi başkanlığını korursa da başarılı olabilecek midir? Olmazsa bunun sebepleri sence neler olur?

theotheo dedi ki...

sportif açıdan başarısız değildir, seba'dan alınan enkaz yüzünden takım şampiyonluklarda geri kalmıştır, burada kimse hataya düşmesin.

ben kimsenin sorusundan kaçmam, senin gibi boş zamanlarımda mafya yalamacılığı yapmıyorum merak etme.

demirören çalıştığı ekipten gayet memnun, görev dağılımları gayet iyi görünüyor, tekrar aynı ekiple başkan olacaktır.

T. Egemen Gul dedi ki...

Sorularıma verdiğin cevaplar için teşekkür ediyorum, hakaretin için ise hiçbir şey demiyorum.

delgado dedi ki...

seba'dan mı enkaz aldı? 4 sezon bilgili oturdu o koltukta seba'dan sonra.

belki yaşım gereği derin mevzularda tecrübem olmayabilir, ama demirören'in şu ana kadar kulübü kötü yönettiğini ve genel anlamda saçmaladığını düşünmemi engelleyemiyor bu. demirören şu an kaç milyon eurolarla oynuyor, oynadı bilmiyorum ama, onun yönettiği şeyin en azından bir "kulüp" olduğunu biliyorum, bir kulübün de nasıl yönetilmemesi gerektiğini de biliyorum, hatta ondan öğrendim desem yeridir. en azından bir şeyler öğrenmeme yardımcı oluyor, zaten kemale erdiğimde bu konuları senle tartışabiliyor olacağımdan inanılmaz mutluyum theo.

Gökhan dedi ki...

ibrahim altınsay gibi bir adam bir çok beşiktaşlının hayalindedir ama bu hayalden öteye de gitmeyecek bence yöneticilik bile yapmaz bu saatten sonra.
mansimov ne yapar ne eder aklından ne geçiyor bilemeyiz ama sadece çok para harcayarak beşiktaş ın başarılara ulaşacak olması olabilecek en iyi şey değildir.
demirören için söylenebilecek çok fazla birşey yok bence.gerçi böyle bir cümle için bence bile demezdim taa ki bu blogda theotheo yu görene kadar.

shelbyl dedi ki...

Theotheo,

Kimsenin sorusundan kacmam demissin ya, tekrar sorayim ben o zaman:

Theotheo,

"takımın maaş politikası belli, sezonun en değerli adamı tello 900 bine oynuyor." demissin. Sezonun en degersiz adami Delgado kac paraya oynuyor? (Delgado en degersiz degildir, ama Tello en degerliyse Delgado da en degersizdir)

"bi yerden duyuyorsunuz yok açlıktan bilmemne olmuşta falan filan. hepsi yalan dolan işler." Eee, niye resmi agizdan yalanlanmiyorlar madem yalan dolan isler?

5 senede kazanilmis 3 Turkiye kupasini one surup Seba'ya laf atmissin. "bu dönemde gelmiş 3 tane türkiye kupası var, hadi en kralı gelsin alsın bakalım, kolay mı bu işler." demissin. Seba ilk 5 senesinde 2 sampiyonluk, 2 turkiye kupasi, bir ceyrek final gormus. O ne ayak peki?

delgado dedi ki...

"2 şampiyonluk ve 1 çeyrek finali, 1 türkiye kupasına değişeceğimi kim söyledi? bana göre bir türkiye kupası, ekşi beşiktaş'ta on theotheo gücündedir, 5 namağlüp şampiyonluktur."

sinan engin

T. Egemen Gul dedi ki...

Ankete cevap vermek açısından yazıyorum sadece; Ibrahim Altınsay'dan da Mansimov'dan da başkan olmaz. Ama içinden birini seç dersen Mansimsay derim :)

eksibesiktas dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

Beşiktaşlı profiliyle birebir örtüşeni İbrahim Altınsay'dır zaten. Şahıs bazında asla başkan olmayacak ama yöneticilik vasfıyla yeniden kulüpte yer alacaktır.

Beşiktaş başkanı sözünü yememeli, gs şampiyon olsun dememeliydi. Bunlar olmasaydı Demirören'e bu kadar karşı durmazdım zira öncelik sportif başarı değil Beşiktaşlı duruşudur. Bu yüzden de Demirören şampiyonluk halinde görevi bırakmalı yahut yeniden adaylığını koymamalıdır.

libertyfighter dedi ki...

bu altınsay kadar overrated bir adam görmedim ömrümde. bir sezon yeni açıkta maç izleyerek internet taraftarı edinilebiliyormuş. Beşiktaş taraftarının seba'nın geleceği olarak koyduğu adam buysa hakikaten üzülüyorum takımın geleceği adına. Bu adamın yorumladığı premier lig maçlarını izlerseniz dediğimi daha iyi anlayacaksınız. Futbol bilgisi konusunda diplerde gezen, herhangi bir internet takip eden adamdan daha iyi yazı yazamayan bu şahsiyet bir zihniyetin temsilcisi olarak önümüze konuyor. Şahsen az paraya istikrarlı başarı düşüncesine inanan bir insan olarak bu adamın klüpten uzak durması en büyük dileğim.

Yorum Gönder

Ara