.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
16 Mart 2009 Pazartesi

Büyük Takım Olma, Büyük Oyuncu Olma Ve Baskıyı Kaldırma Hadisesi

Şu ana kadar ne olduysa oldu, ne hatalar yapıldıysa yapıldı, ne puanlar kaybedildiyse kaybedildi, bir zaman makinemiz olmadığına göre gereken dersleri çıkarmaktan başka bir katkı getirmeyecek bize 24 haftanın özeti. Şimdi en zor, en ağır, en psikolojiye oynayacak, en sert 10 final maçımıza çıkma zamanı. Artık zor maç kazanma zamanı, artık büyük takım olma zamanı. Yukarıda da belirttiğim gibi öyle ya da böyle çok meşakatli yollardan geçerek son 10 haftalık periyoda oldukça önemli bir konumda geldi bu takım. Diğer dört rakibinin oynadığı futbol, kadrosal sorunlar, inanç, mücadele gibi durumlarını da baz aldığımızda Beşiktaş'ın şampiyonluk için son yıllarda hiç olmadığı kadar ön plana çıktığını görüyoruz bu sefer. Hem başındaki hocanın bu yolları defalara katetmiş tecrübede olması, hem 2003 şampiyonluğundan sonra yakalanan en iyi kadronun kurulması ile şu 10 haftaya sanki bu sefer olacak bu iş inancı içinde giriyoruz, burası tamam. Ancak sorularda var kafalara takılan!! Çok açık bir tablo varsa Beşiktaş adına şu son 3-4 sezonda net bir şekilde ortaya çıkan ve artık kronikleşmiş bir sorun haline gelen, o da büyük maçların kazanılamaması durumudur. Sadece Fenerbahçe, Galatasaray ya da Trabzonspor değil, bu sene ligde kalburüstündeki Sivasspor'u Ankaraspor'u Kayserispor'u da yenebilmiş değiliz. İşin açıkçası kendi göbeğimizi kendimiz keseceğimiz maçlarda bir türlü gerekli ahengi, sakinliği ve ritmi yakalayamıyoruz. Fenerbahçe'nin tam tersi bir tablo çıkıyor burda bizim adımıza. Tabii ki bunun kadro yapısı ve oyuncularla direk alakası var.Beşiktaş formasıyla şampiyonluk yaşamış, bu tecrübeyi edinmiş tek oyuncunun İbrahim Üzülmez olduğu bir kadrodan bahsediyoruz. Belki her oyuncumuz ligdeki çoğu maçta bir Alex'ten bir R.Carlos'tan bir Lugano'dan, Lincoln'den Kewell'dan çok daha fazla mücadele ediyor ancak gelin görün ki o büyük maçların atmosferinde, gerginliğinde bu saydığım oyuncularda olup bizim futbolcularımızda eksik kalan tecrübe, ve bu maçlardan defterler doldurmuş olma durumu, ya da winner özelliği malesef eksik kalıyor. Son dört sezondur krtik maçların büyük bir bölümünden mağlup ayrılmanın en büyük temeli burda yatıyor şahsi fikrim. Ancak hemen enseyi karartmak gibi bir durumumuz da yok, bir kere bu sene takımın başında winner bir hoca var. Çok tartışılır, çok eleştirilir bunlar ayrı konu ancak Beşiktaş'ın bugün liderlik hesapları yapmaya başladığı bu noktada ben aslan payını, en zor anlarda sakin kalan Mustafa Denizli'ye vermek durumundayım.Ve bu senenin geçen sezonlardan farklı olacağına dair en büyük inancım da yine bu tarz maçlara bir ömür vermiş Mustafa Denizli'nin bu takımın direksiyonunda olmasıdır. 24 hafta iyi oynadık, kötü oynadık, battık, çıktık ama her maç deli gibi mücadele ettik. Ama bu son 10 maç öyle maçlar ki kimse deli gibi mücadeleyi hatırlamaz iki ay sonra. O yüzden artık büyük takım olmalı, büyük oynamalı, büyük maç kazanmalıyız. Sivas güzel bir başlangıç olacaktır bu yolda...

8 Yorum:

kaba şimşek dedi ki...

zaten geçtiğimiz sezonların da son haftalarına potada girmiştik. bu sezonun onlardan tek farkı teknik direktör. haliyle de iş ona bakıyor. yapar yapamaz ayrı ama ilk defa yarışta fener ve galatasaray yok (en azından şimdilik). bu avantajı değerlendiririz diyorum. trabzon galatasaray maçında colman'ın attığı golden sonra bu gol bizi şampiyon yapar demiştim. zira galatasaray maçına, onların puan farkıyla üstünde olduğumuz bir sıralama ile çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. bu işi o maça bırakamayız. öyle bir lüksümüz olduğunu sanmıyorum ben.

not: anketinizi kınıyorum! serdar özkan'ın olduğu ama ibrahim üzülmez'in "diğer" sınıfında ele alındığı anketi cevaplamam ben! sorumlular kimse hemen düzeltsin. çok ciddi olarak da o golün üzülmez ya da toraman'a ait olmasını istiyorum. sezon başında yaşananlar sonrası mittiş bir şey olur kanaatindeyim. hatta asisti biri yapsın, golü diğeri atsın.

raul gonzalez dedi ki...

kabacım,fenerbahçe'nin yarışın dışında kaldığına ya da kalacağına katılıyorum ancak g.saray için bu söz konusu değil benim fikrim. fenerle aynı puanda olması mühim değil, galatasaray verdiği görüntü ile bizi sezon sonuna kadar rahatsız edecek ekiplerden biri gözüküyor. fener de şampiyon olamayacak ama büyük maç performansları şampiyonu belirlemede önemli olacak sanki..

kaba şimşek dedi ki...

ben yarıştan koptu demedim. puan olarak altımızda kalmaları için dünkü maç önemliydi onu kast ettim. yoksa benim tahminim, son iki haftaya galatasaray'la ilk ikide gireceğimiz yönünde. ama biz puan olarak muhakkak onların önünde olmalıyız. kesinlikle kazanmamız gereken büyük maçlarda performansımız iyi olmuyor malesef.

raul gonzalez dedi ki...

ayrıca iki ibo'nun işbirliğiyle gelecek olan şampiyonluk golü fikrini pek sevdim, süpermiş:)

Geçen senelere göre en büyük avantajımız orta sahamız diye düşünüyorum.

tathar dedi ki...

kabacım seni buralarda görmek negzel daha sık bekleriz.

kaba şimşek dedi ki...

şampiyonluğa koştuğumuz, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu şu günlerde, bu güzel yapılanmanızdaki bazı yanlış adamları ayıklarsanız neden daha çok gelmeyelim efendim ahahaha. yanlış adamları isim isim saymama gerek yok diye düşünüyorum. onlar kendilerini bilirler. dijitürk bebeleri sizi! ahahahaha

shelbyl dedi ki...

Ibrahim Uzulmez bir tane sampiyonluk golu atti yahu, baskasina gerek yok, keza kendisi 40 yasina kadar oynama iddiasinda, kalir, sembol isim olur; sol bek olmak isteyen cocuklara (var mi boyle birileri?) ornek gosterilir falan..

Ibrahim Toraman'a yakisir ama bak hakikaten (spirit'ten bunun uzerine bomba aciklamalar bekliyorum.)

Yorum Gönder

Ara