.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
8 Şubat 2009 Pazar

Wishful Thinking

Bunun tam açıklaması bu, evet... Şampiyonluğu kazanacağını düşünmek, istemek ve en sonunda ise inanmak sadece bununla açıklanabilir: "Wishful Thinking" (düşünceyi istekler doğrultusunda şekillendirmek)... Ecnebilerin güzel söz gruplarından... Bizde buna benzeyen temenni etmek var, ama o kendisini keskin şekilde ayırıyor bundan tabii... Örneğin, derseniz ki bu sene %40 zam alacağım, o yüzden gideyim şunu şunu yapayım; bu muhtemelen "Wishful Thinking" dediğimiz kavrama tekabülk edecektir... Nitekim Türkiye şartlarında %40 zam almak herkesin başına gelen bir durum değil! Hayata dair planlarınızı bu doğrultuda yapmaya başladığınız noktada siz kendinizi "whishful thinking"e kaptırdınız demektir... Temenni etmek ise ihtimallerin tam olarak farkında olunan noktadadır... %40 zam almanı temenni ediyorum dediğinizde, bilirsiniz ki bu iş zor... Aynı şekilde, takımınız üç pas yapmaktan acizken, herkesi eze eze şampiyon olacağınızı düşünüyorsanız, yine aynı noktadasınız demektir... Bunu da en iyi açıklayacak şey "Wishful Thinking"... Tabii bu olmadan hayat yaşanılır bir yer olmaktan çıkar, düşünsenize, her şeye objektif ya da karamsar baksanız, nasıl aşık olur, nasıl inatçı şekilde mutluluğu kovalar ve nasıl olur da yaşamaya devam edebilirsiniz? Neyse konumuz Beşiktaş... Ve ben kendi adıma Beşiktaş adına olumlu şekilde düşünme yetimi kaybetmeye başlıyorum, artık olumlu düşüncelerden geçtim, Beşiktaş ile ilgili hayal bile kuramıyorum... Şu anda tek isteğim, kupada Fenerbahçe'yle eşleşip, içerde ve dışarda gerçek anlamda bir heyecan yaşayarak sezonu kapatmak... Çünkü sezonun son kilometrelerine sarkmış derbilere heyecan ve iddia taşıyabileceğimize inanmıyorum, dahası örneğin Fenerbahçe'nin de o maça Şampiyonluk iddiasıyla çıkacağını düşünmüyorum... O tatsız maçlardansa, keyifli bir kupa eşleşmesiyle yürümek, ona bel bağlamak bugün Denizli'ye ve Demirören'e nasıl daha çekici geliyorsa, bana da o kadar çekici geliyor...

1 Yorum:

shelbyl dedi ki...

Ben Turkiye'de sezonun ortasinda hoca degistirip de sampiyon olan takim bilmiyorum. Benim derdim iyi futbol izlemek, Besiktasimla eskiden oldugu gibi heyecanlanmak. Wishful thinking'i siktir et, wishful watching bile kalmadi amina koyayim. Sabahin 8'inde uyanip bu oyunu izliyorsam ben ohooo.

Yorum Gönder

Ara