.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Eylül 2008 Cuma

Beşiktaş Ulan !


Müthiş iki kaypaklık vardır, onlara uğramadan meramımı anlatmak istiyorum. O kaypaklıklardan; ne "ya sev ya terket" demek kastım ne de "eleştirin ama yapıcı eleştirin arkadaşım" demek. Tek merakım, tek kafamı kemiren soru ne bu ihtiras ne bu huzursuzluk be arkadaş. Ne bu sürekli ilerideki muhtemel mağlubiyetleri, başarısızlıkları önceden gösteren, uyaran adam rolüne bürünerek en iyi taraftar benim pozları. Neymiş efendim Beşiktaş kanser ediyormuş beyefendileri. Bunca yıldır Beşiktaşlıyım, o kadar çalkantıya rağmen Beşiktaş'ın kanserojen bir etkisine rastlamadım ben. Hala ve hala hayatımdaki en büyük mutluluklardan biri o siyah beyaz formayı giyen adamların sahaya çıkmalarını beklemek ve onları sahada görmek. Ama demek yetmiyor ki bu, bir de bu adamlardan illa hem galibiyet hem de üçüncü haftadaki oyunlarıyla şampiyonluk müjdesi isteniyor. Ha gören de sanar şampiyon olmazlarsa ölcekler hastalığına yakalanmışlar. Açıkcası arkadaşlar Yıldırım Demirören döneminde her türlü dibi görmüş bir taraftar olarak bundan sonra hiçbişey bana koymaz. O yüzden yok ileride şu olcak, takım böyle kötü, oyun şöyle demenin hiç bir mantıklı sonucu olamaz huzur bozmaktan başka. Eninde sonunda, son bilmem kaç yıl olduğu gibi şampiyon olmaz Beşiktaş, var mı ötesi?Var mı şu an yapılacak herhangi bir müdahale ile bunları değiştirmenin yolu? Azıcık arkanıza yaslanın, sadece Beşiktaş'ı izlemek için maçları izleyin. Maçtan sonra internette hangi aforizmalara koşacağınızı düşünerek ya da ertesi gün arkadaşınıza ne söyleyeceğinizi düşünerek değil.

2 Yorum:

Anonymous dedi ki...

ne bu?
"okuyucu sana söylüyorum jessie sen anla" yazısı mı?

jessie şampiyon odaklı olmadığından ve takımı hem izleyip hem de kanser oluyoruz demediğinden, dışarıda kalıyor benin açımdan..

Yorum Gönder

Ara