.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
13 Haziran 2008 Cuma

Bobo Gitti

Demirören'in İsviçre'de Dinamo Kiev yöneticileriyle 10 milyon Euro bonservis bedelinde anlaştığı söyleniyor. Olay Bobo'yu ikna etmeye kalmış. Aynı Nuri'nin durumu. Enteresandır hep ikna etmeye çalışan bizim yönetim oluyor. Satarken sen ikna ediyorsun, alırken yine sen ikna ediyorsun. Ne biçim işse bu.

Ha, Bobo ne zaman gitti derseniz, Belediye maçından çok önce derim. Sezon ortasında bu karar verildi. Sadece o günün şartlarında üzerinde ciddi baskı hisseden yönetimin cesareti yoktu yapamadılar. Şimdi yapıyorlar. Bu iş bitti artık. O takım veya bu takım farketmez, Sağlam'ın da "Bobo'yu satmak gibi bir planımız yok" lafları sadece inanılırlıklarını zedeler başka bir anlamı olmaz. Zaten ne inanınırlıkları varsa... Asbaşkan açıklama yapıyor, Fotomaç kadar inandırıcılığı yok. Adam söylerken inanmıyor, haberci yazarken inanmıyor, okuyan da okurken inanmıyor. İt ürür kervan yürür salak sulak işler işte... O adama mı kızacaksın, ona oy verene mi kızacaksın, üç transfer için, Beşiktaş TV gibi popülist vaadlere kanan, Okan Buruk'lar, Mustafa Doğan'lar için Demirören'e destek veren tribününe mi kızacaksın....

Kim ne derse desin; Yıldırım Demirören'in Beşiktaş'ın başkanı olması, kapalının kalbini geri vereceğim beyanatıyla gerçekleşmiştir.

Allah aşkına bu tribün şimdi kimi protesto ediyor? Kim yarattı peki bu canavarı biri bana anlatsın...

Bunu da ayrıca işleriz...

Ara