.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

allan mcgregor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
allan mcgregor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Şubat 2013 Pazartesi

Allan McGregor




Samet Aybaba bugün basınla olan konuşmasında '' Gaziantepsor maçına Cenk ile başlayacaktım , böylece ordan boşalan kontenjana Escude'yi yerleştirecektim, olmadı. Sakatlığı düzelirse Sivasspor maçında Cenk oynayacak'' dedi. Gaziantepspor maçında yenen golden sonra top kendisine her geldiğinde ıslıklandı . Futbolcu ıslıklamanın piskolojik etkilerini de gözeterek haksız bir tepki olduğunu düşünenlerdenim ama bu ayrı bir tartışmanın konusu.

Sezon başında haftalarca Ospina'nın peşinden koşan yönetimin, stepnede tuttuğu McGregor'u alması , feda sloganıyla girilen sezonda şaşırılacak bir hamle değildi. Zira elinde hem kurtarışlarıyla hem de yedikleriyle manşet olan fantastik bir yerli kaleci varken ne olursa olsun kale ''sağlama'' alınmalıydı.

Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Sezonun son çeyreğine girmek üzere olduğumuz şu günlerde Beşiktaş , hangi ekonomik koşullar söz konusu olursa olsun,  lig sonuncusu Akhisar Belediye'den daha fazla gol yeme lüksüne sahip bir takım değil.  Elazığspor, Karabükspor ve Gençlerbirliği ile birlikte ligin en fazla gol yiyen takımında haliyle gözler direk olarak kaleciye çevriliyor. Bugün kaybedilen tüm puanların sorumlusu olarak McGregor'u göstermek en hafif tabirle insafsızlık, ancak kaleyi bulan şutların gol olma istatistiğinde zirvede yer alan bir kalecinin ne kadar ''iyi'' olduğu ivedilikle tartışılması gereken bir meseledir.

Glasgow Rangers kariyeri hakkında bir fikrim yok. İskoç milli takımının da dünya futbolunda yeri olduğunu söylemek çok güç. Bu yüzden McGregor'u değerlendirmek için elimizdeki tek veri , ligde oynadığı maçlarda gösterdiği performans.

Majör liglerin maçlarını ve Süper Lig maçlarını istikrarlı bir şekilde izlerim. Zirve mücadelesinde olan tüm takımların kalecisi ''çok iyi'' olmak zorundadır. Çeşitli sebeplerden dolayı takımının hücum oyuncusundan ya da savunma oyuncusundan feda edip, yerine daha alternatif bir ismi monte edebilirsin. Ekonomik koşullar, sakatlıklar ve daha bir sürü sebebi olabilir bunun. Fakat şampiyonluk hedefinde olan bir takımın kalecisinin idare eder olması kabul edilebilir değildir.  Bugün Süper Lig'de ilk 4'te yer alması beklenen Beşiktaş- Galatasaray- Fenerbahçe- Trabzonspor'un 1. kalecilerini düşünelim. Önyargısız bir yaklaşımla McGregor'u kaçıncı sıraya koyuyorsunuz ?   Beşiktaş'ın Akhisar Belediyespor'dan daha fazla gol yemesine sebebiyet veren etmenlerin en tepesinde bu kalite sıralaması geliyor. Yanıltıcı olma ihtimali bulunsa bile kaleyi bulan şutların %37'sinin gol olma istatistiği tümüyle tesadüf değildir. Şanssızlığı veya defansif hataları öne sürerek bu istatistiklere bir nebze açıklama getirilebilir ama bu noktada McGregor'un formsuz olduğunu söylemek çok güç. Çünkü yeterliliği bu kadarına müsaade eden bir kaleciyi yapamadıklarıyla eleştirmek insafsızlık olur.

Bugün McGregor'ı savunan kişilerin , medyaya karşı savunma refleksiyle hareket ettiğini düşünüyorum.  Takımı ve sporcusunu her koşulda savunmak adına oldukça romantik bir yaklaşım olsa da , takıma poizitif bir katkısı olmadığı için daha reel argümanlar üzerinden konuşmak lazım. Yeteneğini gösterir kurtarışları, maçın seyrine direk etki eden  hareketleri gibi. Kariyeri boyunca Rangers'a hizmet etmiş, vefakar bir kaleci olması , McGregor'un yeterliliği tartışmasında önemsiz bir detaydan ibaret.

Ortada olan performansını ve yaşı itibariyle çıkabileceği maksimum seviyeyi de düşünürsek; McGregor yeni sezon yapılanmasında , yabancı kontenjanı da gözetilerek çok daha yetenekli ve vasıflı bir  kaleciyle değiştirilmesi gereken ilk yabancı oyuncumuzdur diye düşünüyorum.

Ara