.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Sakatlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakatlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Nisan 2013 Salı

Gündem - 23/04/2013

1.


Mesela Dentinho?

2. "[Bugünkü antrenmana] tedavilerine devam edilen; İsmail Köybaşı, Uğur Boral, İbrahim Toraman, Almeida ve Fernandes katılmadı. Oğuzhan takımla birlikte çalışırken Necip Uysal takımdan ayrı koşu yaptı."

3. U-13 futbol takımımız, Volkswagen Junior Master Cup'ta şampiyon olarak Brezilya'daki dünya şampiyonasına katılmaya hak kazanmış. 
4 Şubat 2013 Pazartesi

Sakatlık rezaleti

Şu post'u ne zamandır yazmayı planlıyorum, bir türlü denk getiremedim. Lakin ben denk getiremedikçe de sağlık ekibi midir, kondisyoner midir, artık kimse mesuliyet sahibi, malzeme vermeye devam etti sağ olsun. Mesele şu: Beşiktaşlı futbolcuların sağlığından sorumlu insanlar berbat bir iş çıkarıyorlar, ve de kimseye de hesap vermiyorlar. Bu konuda ciddi bir kulüp içi soruşturma yapılmalı, ve hatta bu insanların istifası istenmeli.

Öncelikle çapraz bağların kopma meselesi. Bu sakatlığın sebebi, dizin ani bir harekete maruz kalması. Yani ya bacak sabit dururken dize bir darbe gelecek, ya da ani yavaşlama, ters düşme falan gibi bir eylem oluşacak. O yüzden futbol, basketbol, Amerikan futbolu, kayak, tenis gibi sporlarda rastlanıyor. Burası tamam.

Şimdi bakıyorum, oyuncuların sürekli zıplayarak ve hız değişimleri yaşayarak dizlerinin üzerine ekstra darbe bindirdikleri NBA'de bu sene 3 tane diz bağı sakatlığı var. NFL gibi oyuncuların sürekli ama sürekli darbe aldıkları, anlık patlamalarla oynanan bir ligde takım başına 2.5 diz sakatlığı düşüyor. (Bu sporda takım kadroları 70-80 kişiden oluşur ve aktif olarak görev alan 50-55 oyuncu vardır, onu da hesaba katın)

Bizim kulübe geliyoruz: Son iki senede verdiğimiz bağ sakatlıkları listesine bak: İsmail Köybaşı, Ersan Gülüm, Uğur Boral, Mustafa Pektemek, Tomas Sivok, Bebe... 6 tane sakatlık. Bizim yoğunluğumuzda mücadele veren diğer takımlara bakıyoruz, Trabzonspor'da Onur, Barış ve Vittek, Galatasaray'da Ujfalusi'den başka bağ sakatlığı yaşayan oyuncu bilmiyorum, Google'da bilmiyor. Trabzonspor'un da rakamı ortalamanın üstünde, ama Beşiktaş gibi şaka bir durumda değiller.

Gelelim ikinci meseleye: Nükseden sakatlıklar Yukarıda 6 demiştim, ama İsmail ve Ersan'ın aynı yerden ikinci kez sakatlanmalarını düşünürsek sayı 8'e çıkıyor. Bunun yanısıra Hugo Almeida da sakatlık dönüşü oynadığı maçın 17. dakikasında yeniden sakatlandı daha yeni. Gene diğer sporlarda oyuncuların iyileşip iyileşmediklerini anlamaları için seksen tane test yapılır, bizimkiler bir bakıp "iyisin sen ya, oynarsın koçum" diyorlar herhalde.

Hayır bazen de oyuncu kiralıyoruz, adam merhaba demeyi öğrenemeden sakatlanıyor. Bebe, Edu, Dentinho...

Beşiktaş'ın kulüp doktoru İsmail Başöz, bu konuda hesap vermeli. Sorunun hangi aşamadan kaynaklandığı tespit edilmeli. Isınma ve maç sonrası programında bir sorun mu var? Zemin mi kötü? Kontroller mi yetersiz? Oyunculara aşırı yükleme mi yapılıyor? Nedir bunun sebebi?

Beşiktaş şu noktada profesyonel tıbbı bırakıp benim kırık çıkıktan anlayan anneannemle anlaşsa daha fit olacak durumda. Bu rezil bir durum. Bu konunun 1 yılı aşkın süredir kanıksanmış olması, akla ya kapasitesiz yöneticiliği, ya da başka başka ilişkileri getirir.

Fikret Orman acilen bu konuda bir şeyler yapmalı. Bu iş böyle gitmez. 3 hafta sonra bir oyuncu için daha "seninleyiz" tişörtü yaptırmayalım. İş tişört giymekten çok giymemekte şu noktada.

21 Aralık 2010 Salı

Sakatlık Mevzusu

(Futboldaki sakatlıklar ile basketboldaki sakatlıkların durumu çok farklıdır, fakat burada irdelemek istediğim bir yaklaşım, o yüzden bu seneki Celtics'in hikayesini anlatayım. İsteyen doğrudan ikinci kısma geçebilir.)

Kısım I: Yaşlı Celtics'in Başarısı


Celtics'in kadrosu bir çok yaşlı oyuncu dolu: Paul Pierce, Ray Allen, Kevin Garnett, iki tane O'Neal. Bunların en küçüğü 32, en büyüğü 38 yaşında; ve normal sezonu 82 maç olan, ortalama 2 günde bir maç yapılan, maçların her biri 48 dakika olan ve de sürekli koşma ve mücadele gerektiren bir ligde oynuyorlar. Hal böyleyken, daha sezon başlamadan koç Doc "Bu sene sakatlık yaşayacağız, kadroyu en iyi şekilde değerlendirmemiz lazım" diyordu. Bu ilk 5 adamlarının birkaçının maç kaçıracağı belliydi, ve o yüzden de bol alternatifli bir kadro oluşturulmalı, idman programları ona göre şekillenmeliydi. Rajon Rondo'nun yarı sarkastik bir açıklaması vardır: "Antrenman yapmadan maç kazanıyoruz, bu çok güzel bir his" tadında. Nitekim takım Atlanta maçına çıkarken 15 kişilik kadrosunda sadece 8 kişi sağlamdı. Gene de çıktılar ve maçı aldılar. Bütün bu eksiklere karşın 13 maç üst üste galibiyet ile sezonun seri rekorunu kırmış haldeler.

Yukarıdaki paragrafta iki önemli faktör var:

1. Sakatlıkların beklenmesi: Celtics takımı sakatlıkların olacağını biliyordu, ve bu yüzden alternatif rotasyon planları çizmişti. Marquis Daniels gibi 2 ve 3 numara oynayan bir adam yeri geldi 1 numara oynadı. Öyle ki, bu yaşlılar sakatlanırken Rondo ve West'in bonus sakatlıklarına karşın takımın ana dişlisi bozulmadı. Semih'in omuz sakatlığının yanısıra kasığında da çekme olunca, o ana kadar özellikle maç bazında dinlendirilen Shaq çıktı ve oynadı.

2. Sakatlığa adaptasyon ve profesyonellik: Celtics'in yaşlılarının en ufak bir kasık şişmesinde dahi idman yükü hafifletiliyor. El bileği kırılan Delonte West hala daha idmanlara katılıp şut çalışması vs. yapıyor, kemik stimülanı kullanıyor kendi isteğiyle. Diz bağları koptuğu için ameliyat olan Perkins, her gün ekstra idman yapıyor ki takıma daha erken katılsın, ve de bu süreyi en optimum değerlendirmek için günde yüzlerce serbest atış çalışıyor. Ray Allen ve Kevin Garnett'in vücudunda 1 gram yağ yok desem abartmış olmam, çünkü bu isimler besinlerinden spor salonu ritmlerine dikkatli davranıyorlar, 35 yaşında profesyonel sporcu olarak mevkinin en iyisi olmanın şartı bu çünkü. Glen Davis bütün yazını vücut çalışarak ve de gelişimine dair izlenimlerini Twitter'da vs. paylaşarak geçirdi.

Kısım II: Yaşlı Beşiktaş'ın Başarısızlığı

Peki bu hikayenin Beşiktaş ile alakası nerede? Öncelikle sakatlıkların beklenmesi konusunda benim sorularım var. Ben Beşiktaş teknik heyetinden ve hatta taraftarından bu sakatlık beklentisi ile ilgili bir yorumlama duymadım. Ve hatta sezon başında Schuster'e "neyin rotasyonu bu yahu, n'olacak 3-5 maç fazla oynanacaksa" tarzında eleştiriler dahi vardı. Takımın yaş ortalamasını ve de geçmiş sakatlık tarihini pek de ciddiye almadık. Rotasyon elemanı olarak son anda kadroya dahil edilen iki isim yaşlı ve taze sakat Aurelio ile Fatih idi. Ernst istisnasız her maç oynadı, çoğunda 90 dakika sahada kaldı, en sonunda onun da vücudu attı.

Futbolcu sakatlandığında siz durumu "şanssızlık" diye de niteleyebilirsiniz, "hasar beklenti raporu"nuz hazırsa, ona göre ne yapacağınızı da bilirsiniz. Biz sene başında kadro şişkinliğinden dolayı sakatlığı şans olara kgördük, ve hala da öyle görmeye devam ediyoruz. "Sivok sakatlandı, ohh, dondur sözleşmeyi." "Holosko 4 ay yok mu, ohh yırttık, dondur sözleşmeyi." Bu bir tavır göstergesidir.

Takımda ilk yarı boyunca sakatlanmayan isimlere bakalım: İbrahim Üzülmez, Hilbert, Ersan. Bu kadar. Şimdi baktığında İbrahim Üzülmez zaten profesyonel yaşayan, vücudunun sağlamlığı 100 metreden belli bir adam. Sen bu adamın sakatlanmayacağı öngörüsüyle plan yaparsın ve tutar. Peki ya diğerleri? Hepsi mi şanssızlık? 

Bir Ekrem Dağ vardı hatırlar mısınız? Ekim ayının sonunda kulüp doktoru "Bir haftaya daha ihtiyacı var" demişti, ilk yarı bitti kendisi hala yok. Bu gecikmenin sebepleri irdeleniyor mu? 

Bu sakatlık mevzusunun altında yatan bir de motivasyon durumu var. Kronik problemli Ferrari'nin ısınma esnasında sakatlanması garip değil midir? 

Teknik heyete geçelim. Antrenör Cascallana'nın zamanında, hem Fenerbahçe'de hem de Beşiktaş'ta fazlasıyla kasık sakatlığı olması sadece bir tesadüf mü? Bakın, tesadüf olabilir zira regresyon analizi yapmıyorum burada, ama kulübün ikinci bir görüş alma inisiyatifi var mıdır acaba? Sivok'un düşük tempolu bir pas çalışması sırasında sol iç bağlarını yırtıp 6 ay sahalardan uzak kalması sık rastlanan bir durum mu mesela? Beşiktaş'ın idman ve diyet programı var mıdır? Bu program, oyuncuların sakatlık geçmişi ve de yaş durumları göz önüne alınarak mı hazırlanmıştır? Türkiye futbolcusunun çelimsiz olmasının sebepleri ve bunun eksileri üzerinde durulmakta mıdır?

Sonuç: Çayıra Kayıra?

Bu yazıda olumlu ve olumsuz yargı belirtmiyorum. Sadece iki desteklediğim takımın yaşadığı benzer durumları karşılaştırıyor ve de akllıma beliren soruları soruyorum. 

Beşiktaş sakatlık sorununu ağır hasarla atlatırken, Celtics'in bu dönemi hasarsız geçmesinin püf noktası nedir? Kevin Garnett gibi 32 yaşında diz ameliyatı geçiren bir adamı tekrar gençmiş gibi oynatan etken nedir? Celtics'te motivasyon olarak 10 tane Kevin Garnett varken, Beşiktaş'ta neden bir adet İbrahim Üzülmez vardır?

Beşiktaş teknik heyetinin sakatlık konusunda bir beklentisi var mıdır? Devre arasında aldığımız üç yabancıdan bir tek Avrupa'da oynatabilir durumda olduğumuz Fernandes'in 3 aylık bir baldır sakatlığından taze çıkmış olduğunu biliyor muyuz mesela? Bu durum değerlendirilmiş midir?

Sakatlanma potansiyeli yüksek oyuncularımızı takasta kullanma alternatifimiz var mı, yoksa tek planımız "dondur sözleşmeyi sakatlanırsa hocam" mı?

Bu soruların cevabını bu blogda bulmamız imkansız, ama bu soruları sormak/sordurmak/akla getirmek lazım ki ikinci yarıya, en azından taraftar olarak, mental düzeyde hazırlıklı olalım.

Ara