Nefret İmparatorluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nefret İmparatorluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mayıs 2011 Pazartesi
Şampiyon
Sporseverliğin gereğidir şampiyon olanı kutlamak. Zira siz tebrik etmez, saygı duymaz iseniz, şampiyon olduğunuzda da saygı duyan ve tebrik eden bir rakip bulamazsınız. Bu bağlamda Fenerbahçe'nin şampiyonluğuna saygı duymayı, bu mücadelenin, bu yarışın bir parçası olarak görürüm.
Diğer yanım, bir çokları gibi karışık. Giderek de karışık hale geliyor. Fenerbahçe'nin şampiyonluk tshirtleri "Biz bize yeteriz..." sloganıyla dizayn edilmiş. Gökhan Gönül'ün "1/4 > 1/3" temalı tweetleri ve açıklamaları dünden hafızalarımıza kaydettiğimiz bilgiler... Yani Fenerbahçe kutlanmamayı ve saygı duyulmamayı tercih ediyor. Tekrar etmenin lüzumu yok, Nefret İmparatorluğu yazısından bugüne değişen tek şey, duvarların daha da yükseltilmesi oldu.
Benim eşim Fenerbahçeli. Kendisi futbolla ve sporla ortalama bir kadından daha fazla haşır-neşir değildir. Benim izlediğim, izlettiğim maçlarla son 7-8 ayda ortalamanın biraz dışına çıktı. Bu bağlamda, onun Fenerbahçe'yi, Beşiktaş'ı öğrenmesine canlı şahitlik etmenin heyecanını duyuyorum.
Arkadaş ortamında, televizyonda, sanal mecralarda yoğun bir bilgi bombardımanı altında yaşıyoruz. Biz istemesek de bu bilgiler üzerimize üzerimize geliyor. Bunun dışında kalmak çok kolay olmadığı gibi, ister istemez bu bilgilerle de şekilleniyoruz.
Dün eşim Sadri Şener'i dinlerken Fenerbahçe dışında kalan tüm takımlardan nefret ettiğini ifade etti. O an ona söylemedim ama imparatorluğun kapısından böylece içeri girmiş oldu. Son derece safiyane duygularla futbolu takip eden bir kadın, Fenerbahçe'den 10 tane oyuncu saymakta zorlanacak bir kadın, 1 senenin sonunda nefret imparatorluğu'nun üyesi haline geliyorsa, orada Fenerbahçelilikten başka şeyler konuşmak gerekir.
Önce şunun kabulüyle başlayalım; Nefret imparatorluğunun surları sadece içeriden örülmüyor. Her televizyonu açtığında Fenerbahçe, Beşiktaş maçı izlerken Fenerbahçe, Trabzon başkanının ağzında Fenerbahçe. Arkadaş ortamında aynı şekilde...
Açık fikrimi söyleyeyim. Eşimin Fenerbahçe'yi gerçekten sevdiğini düşünmüyorum. Bunu zaten kendisi dile getirmez. Ancak anlarsın aslında ne zaman ne düşündüğünü... Ama net olarak ifade ediyor ve ifade etmese de anlarsın ki, başkalarının Fenerbahçe üzerine kurdukları cümlelerden nefret ediyor.
Gökhan Gönül'e, Fenerbahçe yönetimine daha barışçı, daha kucaklayıcı olmaları konusunda eleştiri getirebiliriz. Lakin, kabul edelim ki bu konuda bizim de üzerimize düşen görevler var.
Bu durumdan ben memnunum, surları yükseltiyorum. Fenerbahçe memnun, o da iki kat çıkıyor.
Olan denize atılan Fenerlilere oluyor. Zira o surlar, o Fenerlilerin denize atılmalarına mani olmuyor. Bilakis, nedeni oluyor...
Duvarları örenler suçlu. Dışarıdan destek verenler suçlu. Adamları denize atanlar suçlu. Orada şampiyonluk kutlayanlar suçlu...
78. kanal olmayaydı iyiydi de...
Diğer yanım, bir çokları gibi karışık. Giderek de karışık hale geliyor. Fenerbahçe'nin şampiyonluk tshirtleri "Biz bize yeteriz..." sloganıyla dizayn edilmiş. Gökhan Gönül'ün "1/4 > 1/3" temalı tweetleri ve açıklamaları dünden hafızalarımıza kaydettiğimiz bilgiler... Yani Fenerbahçe kutlanmamayı ve saygı duyulmamayı tercih ediyor. Tekrar etmenin lüzumu yok, Nefret İmparatorluğu yazısından bugüne değişen tek şey, duvarların daha da yükseltilmesi oldu.
Benim eşim Fenerbahçeli. Kendisi futbolla ve sporla ortalama bir kadından daha fazla haşır-neşir değildir. Benim izlediğim, izlettiğim maçlarla son 7-8 ayda ortalamanın biraz dışına çıktı. Bu bağlamda, onun Fenerbahçe'yi, Beşiktaş'ı öğrenmesine canlı şahitlik etmenin heyecanını duyuyorum.
Arkadaş ortamında, televizyonda, sanal mecralarda yoğun bir bilgi bombardımanı altında yaşıyoruz. Biz istemesek de bu bilgiler üzerimize üzerimize geliyor. Bunun dışında kalmak çok kolay olmadığı gibi, ister istemez bu bilgilerle de şekilleniyoruz.
Dün eşim Sadri Şener'i dinlerken Fenerbahçe dışında kalan tüm takımlardan nefret ettiğini ifade etti. O an ona söylemedim ama imparatorluğun kapısından böylece içeri girmiş oldu. Son derece safiyane duygularla futbolu takip eden bir kadın, Fenerbahçe'den 10 tane oyuncu saymakta zorlanacak bir kadın, 1 senenin sonunda nefret imparatorluğu'nun üyesi haline geliyorsa, orada Fenerbahçelilikten başka şeyler konuşmak gerekir.
Önce şunun kabulüyle başlayalım; Nefret imparatorluğunun surları sadece içeriden örülmüyor. Her televizyonu açtığında Fenerbahçe, Beşiktaş maçı izlerken Fenerbahçe, Trabzon başkanının ağzında Fenerbahçe. Arkadaş ortamında aynı şekilde...
Açık fikrimi söyleyeyim. Eşimin Fenerbahçe'yi gerçekten sevdiğini düşünmüyorum. Bunu zaten kendisi dile getirmez. Ancak anlarsın aslında ne zaman ne düşündüğünü... Ama net olarak ifade ediyor ve ifade etmese de anlarsın ki, başkalarının Fenerbahçe üzerine kurdukları cümlelerden nefret ediyor.
Gökhan Gönül'e, Fenerbahçe yönetimine daha barışçı, daha kucaklayıcı olmaları konusunda eleştiri getirebiliriz. Lakin, kabul edelim ki bu konuda bizim de üzerimize düşen görevler var.
Bu durumdan ben memnunum, surları yükseltiyorum. Fenerbahçe memnun, o da iki kat çıkıyor.
Olan denize atılan Fenerlilere oluyor. Zira o surlar, o Fenerlilerin denize atılmalarına mani olmuyor. Bilakis, nedeni oluyor...
Duvarları örenler suçlu. Dışarıdan destek verenler suçlu. Adamları denize atanlar suçlu. Orada şampiyonluk kutlayanlar suçlu...
78. kanal olmayaydı iyiydi de...
Etiketler:Gürcan Ulusoy,Nefret İmparatorluğu | 49
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-