.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Ersun Yanal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ersun Yanal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Şubat 2010 Çarşamba

Günah Çıkarma (İyi Anlamda)

Tamam, Beşiktaş bloguyuz; ama Milli Futbol Takımı hakkında da kelam etmek gerekir. sporx'in haberine göre Guus Hiddink ile anlaşma sağlanmış, Ümit Milli Futbol Takımı'nın başına Raşit Çetiner geçecek, altyapı sorumluluğu da Ersun Yanal'a verilecekmiş.
Bu bence mükemmel bir iştir. Çalıştırdığı her milli takıma çağ atlatan Hiddink, İspanya ile birlikte (kısa süren Real Madrid ve Betis maceraları) kovulduğu tek ülke olan Türkiye'ye geri dönmüştür, yarım bıraktığı hesabı görecektir belki de. Bu Hiddink ki peşinden kimler koştu, Chelsea elini ayağını öptü...
Raşit Çetiner. Ümit Milli Takımı zamanında başarıdan başarıya koşturmuş, tam 3 defa üst üste eleme gruplarında 1. yapmış (2004'te Portekiz'i, İngiltere'yi hem orada hem burada yendi o takım), sonra da birkaç başarısız sonuç üzerine o çalkantılı zamanlarda istifa et(tiril)miş bir teknik adam. Şimdi kariyeri boyunca en iyi yaptığı işi tekrar yapmak üzere göreve geliyor.
Ersun Yanal. Şurada neden var olmadığını tüm ayrıntıları ile anlattığım bir "düşüş efsanesi"ne tutulmuş; Milli Takım'ın anlayışını değiştirmeye çalışırken anlayışsızlık kurbanı olmuş, bilgisayardan yararlanması sebebiyle adı CM'ciye çıkarılmış; bence baskıdan uzak olduğu ve kafası rahat bırakıldığı sürece yaptığı işi çok iyi yapacak bir adam, belki de en rahat olarak çalışacağı göreve getiriliyor.
Bu; işlerin doğru yapıldığı, total anlamda Türkiye futbolunun başarılı olduğu, Milli Takım'ın ahbaplar kulübü haline gelmemiş zamanlarına bir geri dönüştür, bu bağlamda da çok doğru bir iştir. Geleceğe umutla bakabiliriz sanırım.
27 Ocak 2009 Salı

Trabzonspor

Gelen haberlere göre Trabzonspor Norveç'ten bir Brezilya'lıyla anlaşmış; Alanzinho. İlk bilgiler oyuncunun Yattara'nın sol kanattaki versiyonu olduğu şeklinde. Ama savunma yönü ve fizik gücü Yattara'dan da zayıf. Bu transfer kafamdaki bir şeyi de netleştirdi; Alanzinho'nun 11'e girmesiyle birlikte Trabzonspor da 4-4-2'den 4-3-3'e geçiş yapan takımlardan biri olacak.
Sylva Serkan-Song-Egemen-Cale Selçuk-Hüseyin-Colman Yattara-Gökhan-Alanzinho
Ben bu tabloda çok iyi kurgulanmış bir takım görüyorum. Trabzon bu transferle Barcelona vari bir takım oluyor. Barcelona temel olarak Messi ve Henry'i bire bir bırakacak şekilde topu çevirip kanatlardan adam eksilten bir oyun anlayışına sahip. Temel hücum felsefeleri bu. Top çok hızlı bir şekilde dönecek, bazen kanat değiştirecek ve öndeki Messi sağ bekle birebir kalacak. Zaten her maç 30 defa birebir kaldığını görüyoruz. 20'sinde geçse her maç 5-6 oluyor kafadan sırf Messi. Ama bizim Holosko onun onda biri kadar birebir kalmıyor. O da elbette topun dolaşma kalitesiyle alakalı. Şimdi gelelim Trabzon'a. Yattara da ligimizin Messi'si sonuçta. Alanzinho'yu bilmiyoruz ama o da Henry'si olursa vay rakiplerin haline. Yattara'yı bir çizgiye, Alanzinho'yu diğer çizgiye attığın zaman bu oyunculara oyun alanı vermek istemeyecek her takım sahayı enlemesine genişletmek zorunda kalacak. o genişleyen alanda 4 savunmacı savunma yapmaya yetmeyeceği için otomatik olarak sağ ve sol önde oynayan oyunculara da ekstra bir yük binecek. İşte bu nedenle, Yattara'nın sol kanat versiyonunu bulmak bence inanılmaz bir karardır. Sağ çizgiye ayağını dokunan Yattara ile sol çizgiye dokunan Alanzinho'nun yarattığı açıklığı Colman gibi Selçuk gibi değerlendirebilecek oyuncular da cabası. İşte yazının konusu tam da orası. İleri üçlünün bu güzelliğinden daha da fazlası Colman, Selçuk, Hüseyin üçlüsünde bulunabilir. Hep söylüyorum o üç oyuncunun birbirini tamamlayıcı nitelikte olması gerekir diye. Hüseyin düz bir ön libero. Ama sert, mücadeleci, inatçı Selçuk oyunun iki yönüne de katkı yapabilen ama bunu çok üst düzeyde yapmayan bir ortasaha oyuncusu Colman asli karakteri hücumcu olan ama savunmada gayretiyle ayakta durmaya çalışan bir profil. İşte bu üçü bir araya geldiğinde bir anlam ifade ediyor. Hüseyin-Hasan Üçüncü ikilisinden uzun vadede verim almak tam da bu nedenle mümkün değildi. Gelelim Beşiktaş'a. Hüseyin'in daha iyisi var bizde. Tomas Sivok Selçuk'un daha iyisi maalesef yok bizde. Selçuk'un Vestel'den sonraki dönemde geldiği noktaya bakın, Uğur İnceman'ınkine bakın. Buradan kulüp, teknik direktör gibi çok şey söyleyebilirim... Colman ve Delgado. Colman son Fenerbahçe maçında anormal mücadele etti. Geldiğinde topa ayağını sokmayan, koşarken rakibe çarpıp düşen yandan yemiş Delgado'ydu. Buradan da teknik direktör yorumu yapabilirim çok rahat. Netcede Ömer bu tip oyunlar her zaman sıkıntılı olmuştur. Trabzonspor ligin rakibine zorluk yaşatan takımlarından biri. 6 ayda nereye gittiler, biz nereye...
28 Mayıs 2008 Çarşamba

Trabzonspor Geliyor

Ersun Yanal Türkiye'de en çok inandığım teknik direktör. Belki de inandığım tek teknik direktör. Trabzon'daki geçmiş sezonu hiç ciddiye almamak lazım. Ama bence bu sene çok farklı olacak. İddialı gelebilir ama önümüzdeki sezon Trabzon'un Beşiktaş'ı altına alarak ilk üç içinde yer alacağını düşünüyorum.

Şu ana kadar aldıkları isimler;

Germinal Beerschot'tan Arjantinli Colman,
Gençlerbirliği Oftaş Spor'dan Giray,
Dardanelspor'dan İsmail ile Buğra,
Unterhaching’den
Ceyhun Gülselam,
Dinamo Zagreb'den Hrvoje Cale,
Bursaspor’dan Egemen,
Manisa'dan Burak ve Selçuk.

Burada iki önemli isim var. Selçuk ve Egemen. Colman ve Cale'yi tanımıyorum. Zaten kadroda İbrahima Yattara, Ayman Abdelaziz, Ferhat, Serkan gibi önemli oyuncular vardı. Diğer transferler de kadro derinliği sağlanması açısından oldukça olumlu. Transfer de bitmiş değil zaten.

Bu yılın, geçmiş yıllardan farklı olacağına inanıyorum.

Ara