.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Daniel Gonzalez Guiza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Daniel Gonzalez Guiza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Şubat 2010 Salı

Taraftar Profili

(Hafif dağınıktır, kusura bakmayın.)
Hep derler ya "Beşiktaş taraftarı maç seyretmeyi bilmiyor, ancak kendi şovunu yapıyor; halbuki bakın Fenerbahçe seyircisine öyle mi, aldı mı tesir altına alıyor" diye popüler basında? Dün o tesirin görüldüğü gündür. Guiza ağladı, taraftarın yoğun desteği altında Fenerbahçe iki gol yiyerek mağlup oldu.
Lafı "Futbolcu ağlatılır mı be?" tadında Türk tipi duygusallığa getirmeyeceğim. Guiza'nın psikolojisinin bozuk olduğu 1 km'den belli oluyor; o konuda bir şey yapmayanlar daha suçludur taraftardan. Maksat Fenerbahçe taraftarını eleştirmek de değil, maksat taraftar profili konusunda "tek doğru" olmadığının bir kanıtını daha şu sayfalara dökmek.
Ben bu "örnek taraftar" modeline hep tilt olmuşumdur. Taraftar dediğinin katkısı a) itici güç olmaktan b) hakemi baskı altına alabilmekten ibarettir. Onun haricinde takım iyi oynadıkça, başarılı oldukça o da stada gidip kulübüne para kazandırarak ekonomik döngüyü sağlar. Şimdi Türkiye'de zaten hakemler genel anlamda 3 büyüklere meyilliler, ki taraftar -yeterince- baskı yaratabilse büyük takım taraftarları iki haftada bir hakeme sövüyor olmazlar. İtici güç kısmına gelirsek, o stadda gürültü olması vs. futbolcuya gaz verir, maça ısındırır, ortam sağlar vs. Beğenilme içgüdüsü, alışkanlık vs. gibi sebepleri var bunun. Ama "şu tezahürat takımı kötü etkiliyor, şu tezahürat takıma gaz veriyor" gibi birebir analizlere gerek yok, futbolcu röportajları da bunun kanıtı.
Şimdi hal böyleyken, taraftar profili üzerinden "şöyle olmalı, böyle olmalı" diye ahkam kesilmemeli. Buyrun mesela, o örnek Fenerbahçe taraftarı bugün Guiza'yı -ve de dolayısıyla takım psikolojisini- ne hale getirdi. Beşiktaş taraftarı iki hafta önce protesto etti maç 4-1 kazanıldı, iki haftadır protesto etmiyor 5 puan kaybedildi. Trabzonspor taraftarı 61. dakika şovuyla oyun soğutup maç kaybettirdi zamanında. Galatasaray taraftarı tribün yıkıyordu az daha.
Son tahlilde dediğim şu: Örnek taraftar diye bir şey yok. Gidersin, istediğin gibi desteklersin, istediğin gibi bağırırsın, istediğin tezahürata katılır istemediğine katılmazsın; en nihayetinde sen futboldan zevk almak isteyen bir bireysin, ötesi de yok bunun. purplepurple'ın aşağıdaki yazısına yaptığım yorumda da dediğim gibi, kullan hasse-i selimeni, yeter o kadarı.

Ara