.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Haziran 2010 Cumartesi

Arjantin 1 - 0 Nijerya

I. Maç Öncesi
shelbyl: Bu maçı izleyecek birçok insanın gözünde iki önemi vardır zannımca: Maradona'nın ilk sınavı olması ve Messi'nin "adam olsa Arjantin'i de ihya eder ehue" ithamlarına cevap verme şansı. Bunun yanısıra, Arjantin sempatizanı birçok Türkiyeli futbol seyircisi de mevcut benim internet ortamında gözlemlediğim kadarıyla.
Açıkçası Arjantin'in bu açılış maçında şansı da yaver gitti diyebiliriz, çünkü Nijerya'nın en önemli silahı Obi Mikel sakatlığa kurban gitti. Fakat bu Nijerya'nın hafife alınacak bir kadrosu olduğu anlamına gelmez: Kumaşı iyi Martins, Nijerya'nın Milla'sı olma hedefindeki Kanu, Taiwo, Utaka, Odemwingie... Tabii Arjantin'in hücum gücü bunu fazlasıyla kontra edecek nitelikte, buraya isim yazmaya bile gerek görmüyorum.
Benim tahminim, iki adet daha çok hücum güçleriyle ön plana çıkan takımın mücadelesinin, kupanın şu ana kadarki temposu en yüksek mücadelesine yol vereceği. Gol sayısını Enyeama ve Pozo belirler. (Bu arada Pozo ismine itirazım var benim. Arjantin takımının kalecisinin uzun ve karizmatik bir ismi olur hocam: Abbondanzieri, Goycochea, Cavallero falana alıştık biz. Pozo ne?)
II. Maç Sonrası
shelbyl: Beklediğim kadar yüksek tempolu olmasa da, arada "Ooo" dedirten bir maç oldu, güzel oldu. Nijerya'nın kupadaki misyonu, bir takıma patlayıp onu mat etmek olacak sanırım. Eğer bu Kore olursa ilerlerler, yoksa Yunanistan ile prestij maçında şov yaparlar. Arjantin ise ayaklarını yere sağlam basmaya çalışıyor, ki bence böyle bir Arjantin 2006 model Arjantin'den çok daha başarılı olacaktır. (ekleme: şampiyonluk değil tabii burada başarı dediğimiz) Messi'nin her ne kadar bitiricilik eksikliği olsa da, "etkisiz oynuyor" eleştirilerine şimdilik yanıt verdiğini söyleyebiliriz.
Oyunculara gelirsek: Enyeama öngördüğüm gibi maçın skorunu belirleyen adam oldu, kritik kurtarışlara imza attı. Eğer tüm Nijeryalı kalecilerin İsrail'de olmasının özel bir sebebi yoksa, seneye başka bir ligde izleyebiliriz kendisini. Taiwo'nun o şutu girse kahraman olurdu, girmedi, üstüne üstlük pozisyon sonrası sakatlandı da. Odemwingie tam bir Afrikalı forvet; yetenekli lakin bencil ve kontrolsüz. Kaita Gaziantepspor'a ya da Gençlerbirliği'ne transfer olacak fizik ve kalitede, seneye Türkiye'de görürsek şaşırmayalım.
Jonas futbolu bıraktıktan sonra iş bulamazsa WWE kendisini seve seve kabul edecektir. Lakabı da "El Toro Argentino" olur. O da aslında averaj bir takımda iş yapacak bir sağ bek, Newcastle küme düştüğünde peşine düşülebilirmiş, gerçi bilmediğim başka bir sebebi de olabilir bunun.
Neticede güzel maçtı.
8 Haziran 2010 Salı

20 Yıl Önce...

20 yıl önce bugün, ilkokul 4. sınıfın son günüydü, eve gelmiştim, Dünya Kupası başlamak üzereydi, 4 yıl önce dünyanın zirvesinde bıraktığımız Diego Armando Maradona ve arkadaşları geri dönüyordu, Milano'da son şampiyon olarak yeni Dünya Kupası'na başlangıç komutunu vereceklerdi.
Karşılarında ise, nedir, nerededir bilmediğimiz bir Kamerun takımı vardı. Arjantin dağıtacaktı besbelli...
Kamerun fantastik oynadı. Makanaky ve Kana Biyik atıldı. François Omam-Biyik maçın tek golünü attı. Arjantin'i 1-0 yendi. Bir fitili ateşledi. Çeyrek finalde İngiltere'ye kaybettiler, yendikleri Arjantin final oynadı.
94'te Nijerya, 2002'de Senegal, 2006'da Gana meşaleyi devam ettirdi. Afrika ateşi sonunda Dünya Kupası'nı Afrika'ya taşıdı.
Böylelikle Ekşi Beşiktaş'ta Dünya Kupası'nın ateşini yakalım! Bir ay "Büyük Beşiktaş'ın Büyük Başkanı"ndan, altı teknik direktör adayından, saçma futbol gündeminden uzaklaşıp, Dünya Kupası'na bakalım...
Cuma olsun, şov başlasın madem...
not: "Böylelikle" diye başlayan paragrafta yer alan bir kelime vurgulanmak istenen Dünya Kupası olgusunun önüne geçmesi sebebiyle değiştirilmiştir, alıcınızın ayarlarıyla oynamayınız.
25 Aralık 2009 Cuma

Arjantin'de Futbol Sert Oynanır


- Biraz teknik özelliklerinden bahseder misin?

"Bu soru bana çok sık soruluyor. Sağ ayağın mı güçlü, solun nasıl gibi... Forvet oyuncusu gole dönük oynar. Golü sağıyla, soluyla ya da kafasıyla atmış, hiç fark etmez. Önemli olan golü atmasıdır. Bunun dışında iyi bir presçi olduğumu söyleyebilirim. Houseman, Ferdinand ve Hakan karışımı futbol oynadığımı söylüyor. Hakan'ı tanımıyorum. Ferdinand'ın ise birkaç maçını televizyondan seyrettim. Çok güçlü ve agresif bir yapıya sahip. Ben de sert oynamayı severim. Arjantin'de futbol sert oynanır. Biri size dirsek attığında kaçarsanız bir daha top alamazsınız."

Kaynak:Spor&Spor dergisi Temmuz 1993 Röportaj:Gökhan Emeç

edit: Arkadaşlar kaynakları copy paste yaparken röportajın web üzerindeki kaynağını verememiş olduğumu şu anda farkettim. Bunu da PcLion'un yorumuyla farkettim. Röportajın tamamı web üzerinde http://mayislar.blogspot.com/2008/09/eski-roportajlar-1-osvaldo-nartallo_9675.html adresindedir. Beceriksizliğimden kaynaklanan bu hata için Mayıslar blogundan ve tüm okuyuculardan özür dilerim.

Ara