14 Temmuz 2009 Salı

Sensiz Geçen Günlerin...

3 yorum:

  1. bu sloganın en içten atıldığı maçı hatırlıyorum. rize maçındaki talihsiz bıçaklama olayından sonra aldığımız cezalar, devre arası falan derken, uzun süredir inönüde maç izleyememiştik. tam bu dönemde akatlar spor salonu tamamlanmıştı ve basketbol takımımız (el aminli, vardalı kadro) çok iyi gidiyordu. akatlarda ülkerle oynuyorduk ve yanlış hatırlamıyorsam kazanırsak lider oluyorduk -kazandık da-. hayatımda ilk defa beşiktaş'ın bir basketbol maçında dışarda kalan insanlar görmüştüm. içerisi tıklım tıklım, dışarısı buz gibi ama salon yanıyor, nem, ter kokusu etrafı sarmış, ama öyle bir atmosfer var ki, anlatılmaz. daha ilk maç olduğu için, çarşı da acemiydi akatlarda, pota arkasına yerleşmemişti henüz. inönüden alışkanlık, tam kapalı üste denk gelen yere konuşlanmıştı akatlarda. maç başlamadan hemen önce, dışarıdan salona giren sırılsıklam adamlar "yağmurlu bir günde"yi patlattı önce, sonra da tüm salonda gök gürültüsü gibi "sensiz geçen günlerin..." sesleri duyuldu. "ben de..." dedim içimden, "...ben de koyayım!"

    YanıtlaSil

Küfür eden, diğer yorumculara saldırganlık yapan, İnsanlara kişisel saldırıda bulunan, fikre değil, fikir sahibine odaklanan, kavga eden, diğer takımlar ve camialar hakkında bel altı yorumlar yapan ve amacı blogu sabote etmek olanlar kendilerine lütfen başka yer arasınlar.

Burası onun yeri değil.

Burası Ekşi Beşiktaş.