Başkan' ın Uçağı
Sevgili Başkanımızın uçağı bir kez daha transfer için havalanmış durumda. Bu transfer sezonunda 75-80 kez havalandı sanki bu uçak. Bu uçak dizel mi? 100km' de kaç lt yakıt tüketmektedir? Otomatik vites midir bu uçak? Yoksa taraftarımızın uçağın kanatlarına yolladığı dualar ve pozitif sinerji yeterli midir uçması için? Camiadaki bu transfer çılgınlığı bitmek bilmedikçe bu uçak daha çok havalanır. Yarın "Robinho yetmez, orta sahanın kuzey yamacına hafif kavruk 4 ciğerli bir adam lazım" diye duyarsak şaşmayalım. Artık kabuk değiştirdik, yeni Fenerbahçe, hatta küçük Real Madrid biziz. Ne de olsa futbolun en büyük gerçeği "bas parayı al kupayı" sözüdür. Takım olmakmış, uzun vadeli yapılanmaymış, kadro istikrarıymış bunlar ne ki?
Istanbul'dan kalktı uçak,
Bu transfer ne olacak?
Kavruk yıldız gelmez ise,
Büyük Başkan tefe konacak.
Aboneyiz Abone

Sene 1992, Türkiye’ nin teröre kurban verdiği yıllardan biri… Yapılan seçimlerle yerel yönetimler Tansu Hanım’ a armağan edilmiş, Tanju Çolak kaçak Mercedes’ ten hüküm giymiş, Somali’ ye askeri birlik göndermişiz, Çekiç Güç’ ün görev süresi uzatılmış, Susurluk' un ölüm mangaları kan kusturuyor, Bosna Savaşı başlamış... Tek tek saydığımızda neredeyse tek bir güzel toplumsal olay bile yok. Metallica’ nın ilk İnönü konserine de daha 1 yıl var...
Tüm bunlara rağmen bir Beşiktaşlıya sorsanız, belki de hatırladığı en güzel zamanlardır takımın fırtına gibi estiği, namağlup şampiyon olduğu, Gordon Milne’ in yedek kulübesinden çıkmadan eli yanağında maç izlediği Seba başkanlığındaki bu yıllar. İşte o yıl “Abone” şarkısıyla ortalığı adeta kasıp kavuran, Kayahan’ ın damadı zurnacı Tayfun ve “Bebeto” Burak Kut’ la birlikte ilk popçulardan olan Yonca Evcimik, Karakartal’ ın yükselen trendiyle Türk Magazin basınının eşsiz zekası birleşince soluğu Fulya’ da alıvermiş. Ne de olsa İstanbul’ un göbeği, iki adım yer… Yanına yüksel bel kesimli pantolonları, macerayı seven adam saç kesimleriyle, Kadir’ li Ulvi’ li, Zeki’ li Şifo’ lu efsane kadroyu da almış ve bu unutulmaz pozu vermiş… Şimdi kalkıp “atla gel Ümraniye’ ye be Yoncimik” desek yine gelir misin? Dokunabilir misin sözleşmesi dondurulmuş Fink' in göz yaşlarına?
Yabancı Sayısı Sorununda Progresif Çözümler
Yabancı sayısı nedeniyle yeni transfer yapmakta zorlanan ve hangi oyuncusunu göndereceğine bir türlü karar veremeyen Siyah Beyazlı camiada sorunun çözümüne yönelik enteresan uygulamalar birbiri ardına gündeme geliyor.
Sivok Donduruldu
Bu uygulamaların ilk kurbanı, takımın Çek stoperi Sivok olurken, kendisine Mecidiyeköy Uğur Center' daki Algida dolabında güçlükle yer açılabildi. Aslan Maxlarla ilk etapta uyum sorunu yaşadığı gözlenen Sivok, Magnumlardan da oldukça tedirgin gözüktü. Başkan Demirören' e "başkanım üşüyorum" mesajı gönderen futbolcunun zor durumda olduğu gözlendi.*
Holosko' da Yüz Nakli
Bir diğer çözüm de Slovak forvet Holosko için gündemde. Estetik operasyonla yüzü eski Ankaragüçlü Yılmaz' a benzetilen Holosko' nun bu yöntemle Türk statüsünde oynatılabileceği sızan haberler arasında.
Bobo Çikolata Oluyor
Karakartal' ın Brezilya golcüsüne ise çikolata formülü getiriliyor. Ünlü bir çikolata şirketinin sponsorluğunda geliştirilecek çözüme göre Bobo, bir devre Beşiktaş' tan oynarken diğer devre karşı takıma geçecek ve ilk 10-15 dakikada atacağı goller, maça henüz iki takım da ısınamadığından sayılmayacak.
Sinan Engin Şokta
Bu çözüm tartışmaları camianın gündemini meşgul ederken, bir grup haşarı taraftarın kulübün eski menajeri Sinan Engin' i gece apar topar alıp kale arkasında "gol atınca şişip dans edip sevinen plastik adam" olarak dikmesinin ünlü menajeri adeta küplere bindirdiği de sızan haber arasında. Bu duruma Engin' in yakın çevresine "oldu olacak Ferrari' yi de garaja çekelim" şeklinde espri yapmasının neden olduğu iddia edildi.
* şaka bir yana, geçmiş olsun Tomas Sivok
Makus Tarih ve Giuseppe Bergomi
Beşiktaş' ı ne ara ve neden sevmeye başladım hatırlamıyorum. Hatta şu
an bile neden sevdiğimi bilmiyorum. Gerçi sevme işini kim mantık dahilinde
açıklayabiliyorsa onun sevgisinden de şüphe ederim. Her neyse, bu garip
sevgi öyle bir şey ki bir süre sonra ona dair şeyleri de sevebiliyor insan
saçma bir şekilde. Mesela normalde yüzlerini görmeye dayanamadığım
Sinan Engin ya da Yıldırım Demirören' i bile bir süre sonra aklıma
Beşiktaş' ı getirdiği için sevmeye başladım. Bu gidişle yakında Fenerbahçe
ve Galatasaray' ı da sevmeye başlayabilirim sanırım.
Karakartal' ın Avrupa' daki makus talihi de yukarıdaki hastalıklı durumdan
nasibini almış gibi duruyor nazarımda. Hatırladığım en eski Avrupa Kupası
maçlarımız Atletico Madrid, Dinamo Zagreb ve Inter maçlarımız. Feyyaz' ın
Zagreb' e gol attıktan sonra kapalı önündeki göbek dansıvari sevinci,
San Siro' da bulduğumuz ama sonra yenecek golleri düşünüp de
sevinemediğimiz gol, o maçta Ulvi' ye formasını veren Bergomi, Bergomi' nin
formasını, yeğeni olan arkadaşıma veren Ulvi, atari salonunda street
fighter oynarken formayı unutup kaybeden arkadaşım aklımda kalan
ilk hatıralar gibi. Uzun yıllar Avrupa mücadelelerimizi "çok güçlü takımlarla
oynanıp öyle veya böyle elenmemizle sonuçlanan garip iki maç" olarak
kabul etmiştim. "Engin! düştü kalktı (arka planda gooool efekti)...",
"Litmanen, Litmanen, Litmanen... Eyvah eyvah Litmanen" ler mi istersin
Malmö' lere, Auxerre' lere 2-0 dan verilen turlar mı... Gittiğim bazı konserler
ve bir kaç özel anı dışında hayatımın en güzel zamanları arasında
sayabileceğim Barcelona, Chelsea gibi maçları belki de bu kadar unutulmaz
kılan duyguyu da bu çocukluk sendromuna borçluyduk. Çünkü bu
galibiyetler inanılmazdı, olacak iş değildi... Sert ve bozuk zeminde sert ve
garip "Doğu Bloğu" takımlardan verkaçlar eşliğinde yenen gol sonrası seyircinin
2 sn sonra gelen gol sesiydi bizim klasiğimiz. Maçın son anında
dünyanın en komik ironilerinden biri gibi köşede gözüken Peruzzi
görüntüsünü bir Beşiktaş' lıya açıklama gereği bile duymazsınız, çünkü
herkes her şeyin farkındadır. Olması gereken budur.
Bundan bi kaç yıl önce basketbol takımımız gruplarda 10 da 10 yaparak
ULEB Kupası' nda sekizli final oynama hakkını kazandığında ve bizim
oraya gittiğimizde, 10 gün önce 20 sayı farkla yendiğimiz Galatasaray' a
karşı bütün maç 10-12 sayı geri gittikten sonra son dakikada maçta ilk
kez öne geçmemiz ve GS son hücumu kullanmadan sonra bir abimin
bana dönüp "biz bu maç için buraya kadar geldiysek ve harbi Beşiktaşlıysak
bu son basket girer maç da biter" demesi ve o ana kadar 7 de 0 la
oynayan Cüneyt Erden' in üçlüğü şlak diye sokması bana ne kadar
sıradan geliyorsa eminim sizin için de öyledir.
İçinizi kararttığımın farkındayım, hatta "hiç mi güzel zamanlar olmadı" sanki
diyenler de vardır tabii ki ama kabul etmek lazım ki bu makus kader de
bizim bir özelliğimiz. Kaleci topa sert vurup, defans adamının sırtına
çarpıp gol yiyorsan durup düşüneceksin bir kere. Kendimizle barışık
olmamız gerektiği gibi Beşiktaş' la da barışık olmamız lazım. Schustermiş,
Plzen maçıymış, defans kötüymüş kafaları çok da takmamak lazım.
Takas Güncesi ve Global Hedefler
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldık...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...11 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...12 yıl önce
-
-