Sponsorluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sponsorluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ağustos 2013 Salı
Vodafone ile sponsorluk anlaşması imzalandı
"Şirketimiz ile Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. arasında 2014/2015 sezonundan başlamak üzere forma göğüs reklamı (ana sponsorluk) için 3+2 yıllık toplam 29 milyon Amerikan Doları tutarında anlaşma yapılmıştır. Ayrıca, hakim ortağımız Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği ile Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. arasında sözleşme tarihinden itibaren başlamak üzere; reklam hakları, stadyum isim hakkı sponsorluğu ve stadyum teknoloji alt yapı yatırımı için 10+5 yıllık toplam 116 Milyon Amerikan Doları tutarında anlaşma yapılmıştır."
Anlaşmanın iyi mi kötü mü olduğunu anlamak için, emsallerine bakmak lazım. Mesela şu habere göre, Türk Telekom Galatasaray'a yıllık 15 milyon dolar veriyor tüm sponsorluklar için ve 10 yıllık anlaşma imzalanmış. Bizimki ile süre ve miktar olarak hemen hemen aynı. Fenerbahçe de sponsorluklardan 11 milyon dolar gelir elde ediyor senelik. Kendi açımızdan bakarsak, Toyota ile göğüs reklamı için yıllık 3 milyon dolarlık bir anlaşmamız var idi, neredeyse iki katına çıkarılmış oluyor bu miktar. Bu da çok ciddi bir iyileşme.
Vodafone ile anlaşmanın şartları çok iyi denebilir buna göre, hele ki Fenerbahçe ve Galatasaray'ın hedef kitlesinin Beşiktaş'ınkinden daha geniş olduğunu da düşünürsek.
Beşiktaş'ın marka değeri açısından oldukça başarılı bir hamle olduğunu düşünüyorum. Hayırlısı olsun.
Etiketler:semioticus,Shelbyl,Sponsorluk,Vodafone | 84
Yorum
26 Haziran 2012 Salı
Sponsor Denen Nane
Ben, Beşiktaş'ın son dönemdeki gündemlerinden ziyadesiyle sıkılmış durumdayım. Çoğu bizi, yani taraftarı ilgilendirmeyen bir dolu muhabbet. Görünen o ki, yönetim kademesinde bundan rahatsız olan kimse de yok.
Beşiktaş'ın nerede oynayacağı konuşuluyor son 1 aydır. İşin içine Beşiktaş yönetimi, Galatasaray yönetimi, Fenerbahçe yönetimi, Beşiktaş taraftarı, Galatasaray taraftarı, Gençlik spor bilmem nesi, hükümet de girdi. Çok organize şekilde paslaşıyorlar, biz de ne oluyor diye izliyoruz. Bir şey olduğu yok, İspanya gibi hücum etmeden yan pas yapıyorlar. Beşiktaş başkanı, Galatasaray başkanı ve stadın sahibi kimse, bir araya gelirler. Olur mu, olmaz mı, 1 saat içinde belli olur. 1 saatte belli olacak konuyu çeke çeke Türk dizisi kıvamına getirdiler. Ondan sonra da taraftar birbirine girince, "ama çok ayıp!" diyorlar. Bu mudur yöneticilik?
Şu sponsor meselesinin anlatılış biçimi sizi hiç rahatsız etmedi mi? Beşiktaş'ın Milangaz'ın ayağına kapandığı, "Ne olur sponsorum ol, bana para ver!" diye diz çökmüş olduğu bir resim. Milangaz, önünde diz çökmüş Beşiktaş'a bakıp sadaka versem mi, vermesem mi diye düşünüyor... Ergin Ataman zaten başka bir alem. Ona göre Medicana'nın dövizleriyle Milangaz'ın dövizleri arasında kur farkı var. Biri verince oluyor, diğeri verince olmuyor. Bunu da en başından beri en rezil üslupla yapıyor.
Eleştirilen "Beşiktaş'ı küçülteceğiz" söylemi vardı ya, şu sponsorluk süreci kadar Beşiktaş'ı küçülten bir süreç olmadı son dönemde. Gözünüzü seveyim, Beşiktaş markasını sol elinize alın, Milangaz markasını sağ elinize alın. Hangisi ağır bastı? Beşiktaş'ın Milangaz'a sponsorluk dilenmesi kadar abzürt bir durum olabilir mi? Lakin bunlar yaşandı. Koskoca Beşiktaş medyanın da etkisiyle Milangaz'ın önünde diz çökmüş pozisyonda resimlendi. Biri de çıkıp "sponsor elimizin kiridir; biri gider, biri gelir" diyemedi. Elbette bu cümlelerle söylemeyecek, o ayrı. Sponsor nedir yahu? Samimiyetle soruyorum; Nedir? Sana ismini vereceği, reklamını yapacağı, bilinirliğini arttıracağı, ekonomik olarak vergi avantajı sağlayacağı ve karşılığında ücretini ödeyeceği bir sistem. Ekonomik temeli olan bir sözleşme, en nihayetinde. Sponsorluğun gönül işi veya takım sevdasıyla ilintili olduğunu düşünenler mi var aramızda?
Tüm bu örneklerden çıkan bir sonuç var. Türk sporunda bize içten içe öğretilen bir şey var; Para, para, para. "Paran yoksa öl" sloganı en yalın haliyle her gün önümüze konuyor. Sen Beşiktaş'sın yahu. Orada sabit olan Beşiktaş. Değerli olan Beşiktaş. Beşiktaş fotoğraf çektirirken arkadan kafasını uzatan; sponsorlar... Oysa bize anlatılan; Paralı başkanlar, sponsorlar, paranın ve gücün hükümranlığı... Tamam da kardeşim, bu bir gerçeklik zaten. Hayatımızın gerçekliği, kabul etsek de etmesek de. İyi de, spor bu anlamda hayatla bire bir örtüşen bir alan değil ki. Zaten sporu o yüzden seviyoruz biz. Güçsüzün güçlüyü yenme ihtimali ve buna tanıklık etmek sporun en kutsal anlarından biri değil mi? Bizi Beşiktaş'ın hangi stadyumda oynayacağı pazarlıklarında neden faktör haline getiriyorsunuz? 3 siyah ceketli bir yerde buluşup çözsenize şu işi.
Beşiktaş'ın adının arkasına hangi sponsor isminin geleceği taraftarı neden ilgilendirsin beyler? Bunu neden bize tartıştırıyorsunuz. Neden sponsorla yatıp, sponsorla kalkan basketbol takımı koçuna iki laf edemiyorsunuz? Ben merak ediyorum mesela, bu sağlık kuruluşları durdular durdular da, neden birden sponsorluk işine girdiler; Medicana, Medikal Park, Acıbadem... Bunu yazan yok! Yahu biri bana cevaplasın, sponsor denen nane, neden bu kadar kutsanıyor? Beşiktaş'ın adının yanında kimsiniz ulan siz?
Ben bu kadar para dileneceksem, paranın altında bu kadar ezileceksem, kusura bakmayın da, neden sporla ilgileneyim, işime bakarım 3 kuruş daha fazla kazanıp hayatımı kurtarma derdine düşerim...
Beşiktaş'ın nerede oynayacağı konuşuluyor son 1 aydır. İşin içine Beşiktaş yönetimi, Galatasaray yönetimi, Fenerbahçe yönetimi, Beşiktaş taraftarı, Galatasaray taraftarı, Gençlik spor bilmem nesi, hükümet de girdi. Çok organize şekilde paslaşıyorlar, biz de ne oluyor diye izliyoruz. Bir şey olduğu yok, İspanya gibi hücum etmeden yan pas yapıyorlar. Beşiktaş başkanı, Galatasaray başkanı ve stadın sahibi kimse, bir araya gelirler. Olur mu, olmaz mı, 1 saat içinde belli olur. 1 saatte belli olacak konuyu çeke çeke Türk dizisi kıvamına getirdiler. Ondan sonra da taraftar birbirine girince, "ama çok ayıp!" diyorlar. Bu mudur yöneticilik?
Şu sponsor meselesinin anlatılış biçimi sizi hiç rahatsız etmedi mi? Beşiktaş'ın Milangaz'ın ayağına kapandığı, "Ne olur sponsorum ol, bana para ver!" diye diz çökmüş olduğu bir resim. Milangaz, önünde diz çökmüş Beşiktaş'a bakıp sadaka versem mi, vermesem mi diye düşünüyor... Ergin Ataman zaten başka bir alem. Ona göre Medicana'nın dövizleriyle Milangaz'ın dövizleri arasında kur farkı var. Biri verince oluyor, diğeri verince olmuyor. Bunu da en başından beri en rezil üslupla yapıyor.
Eleştirilen "Beşiktaş'ı küçülteceğiz" söylemi vardı ya, şu sponsorluk süreci kadar Beşiktaş'ı küçülten bir süreç olmadı son dönemde. Gözünüzü seveyim, Beşiktaş markasını sol elinize alın, Milangaz markasını sağ elinize alın. Hangisi ağır bastı? Beşiktaş'ın Milangaz'a sponsorluk dilenmesi kadar abzürt bir durum olabilir mi? Lakin bunlar yaşandı. Koskoca Beşiktaş medyanın da etkisiyle Milangaz'ın önünde diz çökmüş pozisyonda resimlendi. Biri de çıkıp "sponsor elimizin kiridir; biri gider, biri gelir" diyemedi. Elbette bu cümlelerle söylemeyecek, o ayrı. Sponsor nedir yahu? Samimiyetle soruyorum; Nedir? Sana ismini vereceği, reklamını yapacağı, bilinirliğini arttıracağı, ekonomik olarak vergi avantajı sağlayacağı ve karşılığında ücretini ödeyeceği bir sistem. Ekonomik temeli olan bir sözleşme, en nihayetinde. Sponsorluğun gönül işi veya takım sevdasıyla ilintili olduğunu düşünenler mi var aramızda?
Tüm bu örneklerden çıkan bir sonuç var. Türk sporunda bize içten içe öğretilen bir şey var; Para, para, para. "Paran yoksa öl" sloganı en yalın haliyle her gün önümüze konuyor. Sen Beşiktaş'sın yahu. Orada sabit olan Beşiktaş. Değerli olan Beşiktaş. Beşiktaş fotoğraf çektirirken arkadan kafasını uzatan; sponsorlar... Oysa bize anlatılan; Paralı başkanlar, sponsorlar, paranın ve gücün hükümranlığı... Tamam da kardeşim, bu bir gerçeklik zaten. Hayatımızın gerçekliği, kabul etsek de etmesek de. İyi de, spor bu anlamda hayatla bire bir örtüşen bir alan değil ki. Zaten sporu o yüzden seviyoruz biz. Güçsüzün güçlüyü yenme ihtimali ve buna tanıklık etmek sporun en kutsal anlarından biri değil mi? Bizi Beşiktaş'ın hangi stadyumda oynayacağı pazarlıklarında neden faktör haline getiriyorsunuz? 3 siyah ceketli bir yerde buluşup çözsenize şu işi.
Beşiktaş'ın adının arkasına hangi sponsor isminin geleceği taraftarı neden ilgilendirsin beyler? Bunu neden bize tartıştırıyorsunuz. Neden sponsorla yatıp, sponsorla kalkan basketbol takımı koçuna iki laf edemiyorsunuz? Ben merak ediyorum mesela, bu sağlık kuruluşları durdular durdular da, neden birden sponsorluk işine girdiler; Medicana, Medikal Park, Acıbadem... Bunu yazan yok! Yahu biri bana cevaplasın, sponsor denen nane, neden bu kadar kutsanıyor? Beşiktaş'ın adının yanında kimsiniz ulan siz?
Ben bu kadar para dileneceksem, paranın altında bu kadar ezileceksem, kusura bakmayın da, neden sporla ilgileneyim, işime bakarım 3 kuruş daha fazla kazanıp hayatımı kurtarma derdine düşerim...
Etiketler:Gürcan Ulusoy,Sponsorluk | 10
Yorum
29 Haziran 2011 Çarşamba
Toyota Hayırlı Olsun

Yeni göğüs reklamı sponsorumuz Toyota olmuş. Henüz maddi ayrıntılara ulaşamadım lakin ortada bir yıllık 6 milyon dolar rivayeti var ki, Fenerbahçe'nin yıllık 3.7 milyon dolar aldığı piyasada ciddi büyük bir iş başarılmış demektir. (Toyota bizde o kadar marka değeri nereden gördü, onu merak ediyorum gerçi)
Benim bu anlaşmadan sonra ilk etapta beklentilerim şöyle:
- İki sene önce Adidas'ın jenerik forma dizaynını "Baba Hakkı'nın kazağının deseni" diye yutturmaya çalışanlar, Toyota'nın logosundaki halkaları açıklamaya çalışmasınlar, facia olur.
- Ferrari ile yollarımızı ayıralım, Quaresma'ya Q7 demeyi bırakalım. Kötü laf esprisi çekemem.
- Bobo gitti Bebe geldi, Tabata gitti Toyota geldi. Yeni nesil duyumcular artık işi Dan Brownluğa bağlayacaklar demektir, hazırlıklı olmak lazım.
- Toyota'nın ciddi bir sayıda arabası, frenlerinde sorun olduğu için geri çağrılmıştı yakın geçmişte. Aynısı bizim başımıza da gelmesin.
Etiketler:semioticus,Shelbyl,Sponsorluk,Toyota | 20
Yorum
17 Temmuz 2009 Cuma
Türk Telekom Kapalı'da...
İnönü'de hummalı bir çalışma var. Kapalı'nın alamet-i farikası, yılların siyah beyaza boyalı çatısının sahaya bakan yüzünün önemli bir kısmı Mavi Beyaz'a boyanmakta. Diğer kısmı ise Beşiktaş'ın göbeğine şampiyonluk haftasında GS Mobile reklamı koyduran (ve sonra doğal olarak kaldırmak zorunda kalan) Avea tarafından kapatılmış...
Bu işin bir oluru, bir de olmazı var. Bu olmazına örnek... Eğer bu kulüpte her seyin bir karşılığı bir fiyatı varsa, bunun karşılığı Telekom'un verdiği üç kuruş degildir. Ziyadesiyle çirkin ve zevksiz olmuş, tebrik etmeli...
Etiketler:Sponsorluk,Türk Telekom,Yuki The Zorba | 11
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-