.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Markus Merk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Markus Merk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2013 Pazartesi

Beşiktaş Sahipsiz Değildir

Bu senenin başında bu bloga yeni bir başlangıç yapmaya karar vermiştik. Karne ve Maç Raporu fikirleri böyle doğdu. Gürcan bloga yeni bir dizayn getirdi. Beşiktaşla ilgili haberleri daha sık vermeye çalışıyorduk yaz döneminde vs. Bunların hepsinin temel motviasyon kaynağı ise, Beşiktaş'ın yaptığı yeni başlangıca ayak uydurmaktı bir yerde. Demirören ile, şike davaları yitirdiğimiz heyecanı geri kazanmıştık. Takımın başına ne konuştuğunu bilen, en azından bir planı olduğu belli olan birileri gelmişti. Yönetim açılmış yüzlerce davayı olabilecek en az hasarla bitiriyordu vs. Takım da olumlu sinyaller veriyordu, geleceğe dair bir umut vardı.

Önce Galatasaray maçı oldu. Sahaya giren 30 kişiye spor müsabakalarından men cezası verildi, fakat akıllarda güvenlik şirketinin yetersizliği, bu cezanın caydırıcılığı vs. ile ilgili sorular kaldı. Bilic'e, kendisi aksi yönde ifade vermesine karşın, 3 maç ceza verildi ki cezanın adil olduğuna bir tek Beşiktaşlı inanmadı. Ondan sonra takım çalkalandı, taraftarlar demoralize oldu vs.

Gene de toparlanıyorduk, devre arasını bekliyorduk. Bu sefer de dün oldu, göz göre göre etik bir cinayet işlendi. Donk'un pozisyonunda açık bir kural hatası yapıldı. Bu konuda eski hakemler hemfikirken, aksi yönde iki görüş sıcağı sıcağına Zekeriya Alp nam MHK Başkanı'ndan ve de yayıncı kuruluşun hakemi Merk'ten geldi. Sahaya bir taraftar elini kolunu sallayarak girdi, Beşiktaşlı bir futbolcuya saldırdı. Saldırganı tekmeleyen ve bütün maç kıyıldıktan sonra duruma tepki gösteren Beşiktaşlı futbolcular kırmızı kart gördükten sonra maç devam etti.

Galatasaray maçında taraftarlar sahaya girince maç tehir edilmiş, sonrasında Galatasaray'a hükmen galibiyet verilmişti. Haklı bir karardı. Dünkü maçta ise hem kural hatası yaşandı, hem de bir taraftar sahaya girip, 50 metre hiçbir kovalayanı olmadan koşup Beşiktaşlı futbolcuya direkt olarak saldırdı. Bundan sonra Kasımpaşa'nın galibiyeti tescil edilirse, Beşiktaş'a karşı nasıl bir tutum alındığı çok açık belli olacaktır.

Seçim döneminden beri, diğer bir deyişle desteklediği aday seçimi kaybettiğinden beri, başkanlık yaptığı dönemde kulübü şikeye bulaşmış ve ceza almış bir federasyon başkanının sahip olduğu gazetede Beşiktaşlı yönetici ve teknik personel aleyhinde asılsız haberler çıkmakta. Şu cümlenin kuruluyor olması bile utanç meselesi aslında da, memleketin normali bu.

Beşiktaş bu oyunu temiz oynamaya çalıştıkça, enkaza dönüştürülmüş kulüp küllerinden doğmaya çalıştıkça birileri tepesine basıyor, kirli oyunu oynamaya devam etmeye zorluyor. Maçları oynayacağımız stad konusunda katakulliler dönüyor. İnönü Stadı inşaatı konusunda sular bulandırılıyor. Bu taraftar 2004'ü unutmadı daha, ısrarla o dönem hatırlatılmaya çalışılıyor.

Eğer bugün, Beşiktaş'ın haklarına sahip çıkılmayacaksa, başka hiçbir zaman çıkılamaz. Bugün başkanın açıklamalarından sonra Federasyon ve MHK kulağının üstüne yatarsa, bu ülkede temiz futbol adına yeşerttiğimiz umut da bitmiş demektir. O umudu kovalamak için, Beşiktaş'a en sıkı sarılınacak gün bugündür.

Biraz bırakın da saha içini, teknik heyeti, transfer hatalarını falan konuşalım. Form düşüklüğünü, alınabilecek oyuncuları, getirilecek açılımları konuşalım. Futbolu futbol terimleri ile konuşalım.

Beşiktaş'ın oyununu konuşalım, Beşiktaş üzerine oynanan oyunları değil.

Beşiktaş sahipsiz değildir. Yaraları deşmeyin. Evdeki hesap çarşıya uymaz.

Ara