.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Beşiktaş Çarşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş Çarşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Nisan 2009 Pazartesi

Yangın Yandı!

Karikatüristlerin "Türkiye'de herşey güzel olsa biz işsiz kalırız" şeklinde meşhur bir geyiği vardır, sıkça da malzeme yaparlar bunu karikatürlerinde. İşte bu geyik heralde Beşiktaş'ı yazanlar için de geçerli. Ne yaparız Beşiktaş süt liman olsa değil mi? Tam sahada herşey düzelme yoluna girmişken, sene başından beri süren sistem şu mu olsun, bu mu olsun, tartışmaları sona ermeye başlamışken bir de baktık ki ana haber bültenlerine dahi çıkmayı başarmışız. Cumartesi günü maçtan önce yaşananlar herkesin malumu. Futbolcuları motive etmek için düşünülen bir organizasyon aslında Türkiye şartlarında çok da şaşırtıcı olmayacak bir biçimde kötü sonla bitti ne yazık ki. Bu organizasyondaki sıkıntıları daha günler öncesinden görmek çok zor değildi, ki T2 mahlaslı arkadaşımız Tunç da bu sıkıntıları blogunda belirtmişti ve neredeyse öngördüğü çoğu şey gerçekleşti. İşte bu noktada heskesçe ve tarafımca kabul edilmiş Türk Polisi hakkındaki genel düşüncelerden değil de taraftardan ve geniş kitleleri hareket ettirme yetisi olan, tribünlerde "abi" diye hitap edilen abilerden başlayarak hareket etmek gerekiyor. Zira geçen sene başarısız olan İBB maçındaki organizasyonun ardından futbolcular ve teknik kadroyla taraftarın arasının nasıl açıldığını iyi analiz etmiş olsalardı bu organizasyonu ya daha dikkatli düzenlerlerdi ya da hiç yapmazlardı. Fakat işte olan oldu ve maçtan sonra yönetim kurulu ile teknik direktörün açıklamaları ile bir kez daha aralarına kara kedi girdi. Hemen şunu da araya sıkıştırmak istiyorum, bu tip organizasyonlara şahsen çok sıcak bakmıyorum. Bu ve bunun gibi daha birçok fikir Beşiktaş taraftarlarınca internette saatlerce tartışılıyor ve aralarından bazıları gerçekleştirilmek üzere organize ediliyor, bazıları da gerçekleşemeyecek derecede absürd olduğundan havada kalıyor. Ama bu organizasyonlardaki en rahatsız edici nokta, aslen bu gibi fikirlerin 19 yaşındaki arkadaşlarımızın "hadi büyüklüğümüzü herkese gösterelim" kaynaklı gereksiz büyüklük gösterisi hevesinden çıkıyor oluşudur benim açımdan. Birlik olmak, çabuk örgütlenmek, ortak bir organizasyona gönül koymak güzel şeyler ama bir Cumartesi gecesi trafiği maçla alakası olmayan insanlara eziyet haline getirmeye, futbolcuları ısınmaya geç çıkartmaya ve onları maçtan önce yoğun dumana maruz bırakmaya kadar varacak bir organizasyonun hesabı daha iyi yapılmalıydı muhakkak. Yine demeçlere gelecek olursak, maçtan sonra yönetimin açıklamaları biraz siyaset kokuyordu ne yazık ki. Şu ortamda zaten TFF, MHK, Lig Tv gibi organlarla arası açık olan Beşiktaş kulübü yeni bir cephe açmak istememiş anlaşılan. Gerçi Türk Polis Teşkilatı gibi iflah olmaz hale gelmiş bir kurumu Beşiktaş yönetiminin herhangi bir çıkışı pek etkilemezdi ya zaten... Mustafa Denizli'nin maç sonu röportajında bu konuyla ilgili söylediklerinin ise dikkatli bakıldığında tatlı dilli bir sitemden başka birşey olmadığı anlaşılır taraftarlarca. Ne diyelim, herşeye rağmen asıl konumuza odaklanmaktan başka bir çaremiz yok. Taraftarlar son 8 hafta asıl gücünü tribünde göstersin, sonra zaten sokaklara taşmak için geçerli bir bahaneleri olacak.

Ara