.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
26 Şubat 2018 Pazartesi

Karne: Beşiktaş 3 - 1 Fenerbahçe

Goller: Domagoj Vida (49'), Ricardo Quaresma (77', 90')
En iyi üç: Gary Medel, Ricardo Quaresma, Alvaro Negredo
En kötü üç: Vagner Love, Fabri, Ryan Babel

Karne:

Şenol Güneş 8.2
Beşiktaş 8.1
Fenerbahçe 3.7
Cüneyt Çakır 4.2

Fabri 6.5
Dusko Tosic 7.3
Domagoj Vida (63')7.5
Adriano 7.7
Gökhan Gönül 7.4
Gary Medel 9.3
Atiba Hutchinson 7.2
Tolgay Arslan 8.3
Ryan Babel (85')6.6
Ricardo Quaresma 9.0
Vagner Love (75')5.8

Alvaro Negredo (63') 8.6
Caner Erkin (75') 6.8
Necip Uysal (85') 6.7

Takım Ortalaması 7.5

Anket: 47 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.

92 Yorum:

turkkant dedi ki...

Bunca yıldır Beşiktaş'ı izlerim, iç sahada iki rakibine karşı bu kadar baskın bir oyun ben hiç anımsamıyorum. Özellikle iki maçın da ikinci yarılarında rakipler kafası kesilmiş ördeğe döndüler.

Hocanın bu maç özelinde değil, iki sene içinde Beşiktaş'ı getirdiği bu seviye takdir edilmesi gerek. İlk şampiyon olduğumuz sene iki iç derbi maçını da kazansak da bu kadar baskın oyun yoktu derbilerde. (Örneğin 3-2'lik ilk Fener maçında biz daha reaktif taraftık).

Üç vasat orta saha ile başlaması bence doğru bir başlangıç değildi. Ama tabi ne yapabilirdi, ona da emin olamıyorum, eldeki iki ofansif orta saha da yoktu. Nedgreo-Love başlasa, hamle şansını kaybedecek...

4-4-2'ye dönüş çok yerinde oldu, rakibin bek sıkıntısı da (hem kart aldılar, hem de biri ters ayaklı) feneri psikolojik geriye yasladı, bekleri hiç hücumu düşünmediler tedirginlikten.

Quaresma Beşiktaş kariyerindeki en klas maçını oynadı. O kadar domine oyuna rağmen, sonuçta gol atamıyorsan sonuç gelmiyor, ve santraforlarımız maalesef ikisi de o anlamda şu ana kadar hayal kırıklığı.

Deplasman derbisinde erken gol atmak çoğunlukla aleyhte sonuçlanıyor. Takım psikolojik geriye yaslanıyor, halbuki maçı çevirecek uzun zaman var, maç illa ki dönüyor, bu sefer oyunu oturtamıyorsun, Fener'e gol avantaj değil, dezavantaj getirdi bence.

Bundan sonra ne olur? İişimiz çok zor. 2 hafta önce bu fikstürden çıkmamızın iki yolu var. Rakipler Kasımpaşa yenilgisi gibi sürpriz puan kaybedecekler. İkincisi, deplasmanlarda ve büyük maçlarda Quaresması, Love'u, Oğuzhan'ı, Talisca'sı her biri birer maçı alacak... Quaresma bir maç aldı, diğerleri de birer maçı almalı...



YSY dedi ki...

Bu arada 10 senedir beklenen Q7 nın fenere atacağı gol bugün gerçekleşmiş oldu :) işin enteresanı adam iki tane attı. Artık futbolu rahatlıkla bırakabilir:)

tibet kutman dedi ki...

@YSY
Ayy hadi inşallah :)

Bu memleketin suyunu içmiş, havasını solumuş her futbolsever gibi, bir zamanlar ben de bu oyunla ilgili herşeyi bildiğimi sanırdım. O günlerden kalma bir alışkanlıkla az daha “maçtan önce 2-0 alırız diyerek sonucu önceden nasıl da tahmin ettim” diye kasım kasım kasılacaktım ki bir başka arkadaş “3 atarız demiştim” diye yazınca tüm hevesim kursağımda kalıverdi. Neyse, sağlık olsun. Biz kazanalım da, varsın en doğru tahmini başkaları yapsın.

Güneşin keçi burcundan çıkmasını dört gözle bekliyordum. Çünkü bu durumun yol açtığı inatçılık trendinin canlı varlıkları olduğu kadar cansız nesneleri de derinden etkilediğine dair ciddi iddialar vardı. Ben yine de, ilim ve irfan sahibi bazı futbol otoritelerinin “ağbiciğim, bazen de topun canı isteyecek, eğer istemezse ne yapsan gol olmaz” biçimindeki tespitlerine kuşkuyla bakar, bunlar ya bunadılar ya da söyleyecek sözleri kalmayınca böyle metafizik yorumlara başvuruyorlar galiba derdim. Şimdi düşünüyorum da bu üstatlar o kadar da işkembeden atmıyorlarmış galiba. Misal bizim Q7’nin yıllardır ne trivelalarını, ne şutlarını gördük, ya direkten döndüler ya birilerinin başına/kıçına çarpıp yön değiştirdiler ya da az farkla auta çıktılar. O toplar gol olmadıkça bizim oğlan da inatla denemeye devam etti. Dışkısını azimle yapanın betonu mutlaka deleceğine dair vecizeyi Portekizliler de biliyor galiba derdim onun bu ısrarı karşısında. Kariyerinin ilk FB maçında direkleri zangır zangır sallayıp dışarı giden o meşum toptan bu yana böyle nice fırsatı heba edip nice küfürler yedi bizden. Saymakla bitmez. Ama bu maçta attığı goller şu dar zamanımızda ilaç gibi geldi. Eğer güneş keçi burcunu gerçekten de terkettiyse bu gollerin arkası gelecektir. Bir de malum güneş bu duruma uyum sağlarsa kim tutabilir ki bizi. Düşünsenize her maç öncesi sloganımız olan “vurduğun gol olsun” temennisinin genellikle doğru çıkan bir tahmine dönüştüğünü... Vallaha dadından yinmez.

@ignotum kalemine kuvvet valla ikidir iyi gülümsetiyorsun.

@turkkant

Hocam stadyum nihayet cansız bir nesne tabii ama bence çok büyük etkisi var derbilerde yarattığımız ortamlarda. Stadın açılış maçında Bursa'ya karşı televizyondan izlerken bile belli olmuştu nasıl bir baskı unsuru olacağı. Güldür güldür akustik nazar değmesin.

Bu arada tekrar izlerken fark ettim; son dakikalarda Valbuena'nın Quaresma'ya yaptığı faul çalınmayınca gidip gene kırmızı kart almaya çalışmış fevri beyimiz ama Çakır sarı ile geçiştirmiş. Orada kırmızı çıksa maç muhtemelen 2-1 biterdi ama saçma sapan şeyler de yaşanabilirdi. Adam hayatının en iyi maçını oynarken bile ateşle oynamadan edemiyor ahah.

turgay dedi ki...

bu maçtan çıkardıklarımı sıralamak istiyorum;

-sezon başında özellikle medel transferinden sonra sürekli söylediğim bu takımın maç içinde veya maç öncesi planda bir çok formatı oynayabilecek oyunculara sahip olduğuydu. dün akşam 3 tane 6 numara ile 4-3-2-1 başlayıp takımın golü yedikten sonra 4-4-2ye dönmesi, bir ara gökhan gönülün tamamen hücum beki olup 3-5-2ye dönmesi ve maçı 4-4-1-1 ile bitirmesini gördükten sonra hocanın aslında zorunluluk durumlarında çok da güzel taktiğiyle oynayabildiğini gördük. bir maç içinde 4 kez format değiştirip rakibi bunaltabiliyorken neden bu zamana kadar sabit 11 ve sabit formatla oynadık anlayabilmiş değilim. hocanın mecbur kalmadıkça bu işlere girmemesi aslında onun hakkında fikir verebiliyor. hoca umarım elindeki kadronun değerini ve kabiliyetini bu son dönemde kavrar. bu maçın halüsünasyon olmamasını diliyorum.

-maç topiğine de yazdım. Q7 en dominant hedef maçını oynadı. net maçı aldı. kendini attıramadı ama attığı gollerle bize müthiş bir 3 puan ve özgüven aşıladı. love'ın bizim forvetimiz olmadığı ve karakter olarak da sorunlu olduğunu da kanıtladı bu maç. çıkarkenki tavrını ben asla kabul etmiyorum. direk küfürler (narcos sağolsun) ile maçtan çıkmasını kabul edemem. hiçbişey oynamadan kalkıp da artistlik peşinde koşmasını cezalandırmalı hoca. umarım bunu da yapar.

-fabri ne yaptı öyle anlayabilen var mı? o nasıl hatalı çıkıştır, o nasıl topu oyuna sokamamaktır. inanamıyorum resmen yaptıklarına. sanırım eşi hamile olması nedeniyle sıkıntılı günler geçiriyor. kafa orada. yoksa bu kadar saçma sapan işlerde ben mantık bulamıyorum. fernandao aptal bir forvet olmasa fabriyi geçip boş kaleye atabilirdi golü.

-medel sen allahın bir lütfusun. şili kartelinin en sağlam adamı.

-bu maçın en önemli unsuru da tüm maçlarımızı kazanırsak ilk iki de bitiyoruz sezonu. artık ipleri elimize aldık. bu çok önemli. o kaybetmiş bu kazanmış bakmadan yola devam etmek çok önemli. artık hoca da üzerine düşeni yapmalı. inatlarından vazgeçip mecbur kalmayı beklemeden formatta değişiklikler yapabilmeli. kulübün borcu arşa çıkmışken şampiyonlar ligi seviyesinden düşmemeliyiz. herkesin eline sağlık.

Zaitsev dedi ki...

* Şenol hoca şu an kozda mecburcu olmak durumunu yaşıyor. Eli iyiyken o kadar saçma ve gereksiz tercihler yaptı ki ligde, eli zordayken akılcı işler yapmak zorunda kalıyor. Ezberin bir kısmını bozup işe yarayacak işler yapmaya çalışıyor.

* Negredo büyük adamsın. Bu kadar haksızlığa rağmen giriyorsun, küsmüyorsun, üstüne 2 asist yapıyorsun. hatta 2ciyi zorla yapıyorsun. Son golde Q7ye zorla o koşuyu yaptırıyor.

* Q7 çok istekliydi. Topu da ona bu sefer iyi+hızlı aktardı takım. Takım hızlı oynadığı zaman bu adamla ilgili şikayetlerimiz azalıyor. Bu hızlı oyunu sürekli oynamamız lazım. Bunun içinde istek, motivasyon gerekli. Bayern maçı kafaları temizlemiş gibi gözüküyor.

* Medel son zamanların en iyi transferi oldu. Saygılar sunuyorum :) bir 10 cm de uzun olsaydı tam olacaktı aslında..

* Vida'nun golü, Alexis'in golünü aklıma getirdi. O da şampiyonluğun önünü açan goldü.

* Başakşehir'i yenersek ligde psikolojik olarak şampiyon oluruz. O maçta akılcı bir kadro gerekli.

* Bir de ilahi bir durum var. Talisca'nın bu maç cezalı olması, Ozzy/Tolgay'dan birinin 18de olmaması da elimize güçlendiren olaylar.

* İlk yarı Cüneyt maçı yine katletti aslında ama işin suyunu çıkarınca ekip olarak 2ci yarı operasyona devam edemediler. Yediğimiz gol, verilmeyen penaltı. Fernandao'nun, Joseph'in kart görmemesi. Tolgay'ın kendini yere atmayıp Joseph'in üstüne gitmesi de ayarını bozdu biraz :)

Şenol Hoca beni de şaşırttı .

Bu kadroyla geriden oyun kuramayacağımızı anlamak için Altınordu'da altyapı eğitimi almaya gerek yok . Hani baştan tedbir alınmalıydı zaten lakin Tosiç'in sol beke , Medel'in stopere , Adri'nin öne geçişi beklenmedik derecede iyi bir hamle .

Lakin burada yine bir yanlış anlaşılmaya müsait bir durum var :

Ben Beşiktaş'ın etken değil edilgen bir takım olduğunu düşünüyorum . Beşiktaş'ın oyunu ele alması bana her zaman rakibin baskı uygulama derecesiyle orantılı gibi geliyor . Bu maç özelinde bizim yaptığımız değişikliklerden çok Fener'in geri yaslanması oyunun bize geçmesinde etkili oldu mesela . Konuyu podcast'te daha iyi açıklarım diye ümit ediyorum .

Basar dedi ki...

Bu yıl iç sahada Leipzig, 1 devre Monaco, 1 Devre Porto, gs ve fener maçlarında oldukça baskındık. Özellikle derbilerde aşırı baskın oynadık. Sürekli eleştiriyorum ama bu taktire şayan bir oyun anlayışı. Bu performansın yarısını göstersek zaten ligde bize dayanabilecek takım yok. İkinci yarı başında da yazmıştım bu takımın 17/17 pootansiyeli var fakat hoca onu kullanmak istemiyor.

Dün gece çok şükür tekrardan hoca bunu hatırladı, kendini inkar eden oyun anlayışını bıraktı ve sürekli yazdığım 15/16 sezonuna döndü. Bunu yaparken maalesef hala Negredo takıntısına devam ediyor. Bu takımın 1. forveti Negredo. Dün gece de bunu 1 kere daha gösterdi. Bayern deplasmanında da fb derbisinde de, Anadolu maçlarında da baskın oyun ve oyun zekası için Negredo. Adam gerçek profesyonel.

Bir paragraf da Quaresma'ya... Dün orta sayısına bakın, neredeyse orta yapmadı. İlk golde bile korneri Gökhan'a çıkarttı. Pas isabeti %90'a çıktı, 5 şut pası attı. Hayatının topunu oynadı ve bize maçı aldıran adam oldu. Keşke hep böyle oynasa. Biz onun varlığına değil, Beşiktaş'ı takmayan ve oyun yapımızı bozan oyun anlayışına karşıyız. Dünkü gibi oynarsa (ki yine gitti adama kırmızı kartlık faul yaptı, CL'de veya Kadıköy'de olsak direk kırmızı karttı) bize net bir şekilde şampiyonluğu getirir. Tekrar altını çiziyorum biz Quaresma'nın bu şekilde oynamamasına kızıyoruz.

Bu hafta Trabzon'u da yenersek ilk 2 potasında kalırız.

hayalet dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
hayalet dedi ki...

Trabzonspor'u yenmek bu maçı daha anlamlı kılar. Belediye ile gs maçlarından çıkacak 4 puan CL için yeterli olacaktır. Tabi bunları söylerken saçma puan kayıpları olmamalı. Bu dominant futbol bizi mental olarak güçlendirdi diye düşünüyorum. 30-40 dk şu seviyede oynasak yeterli.

GeceGezgini dedi ki...

Maçı Fb'li bir arkadaşla izliyorduk. Kadroyu ve özellikle görünce hayatta gol atamayız dedim ve FB golünün bu kadar erken gelmesine sevindim o yüzden. Çünkü gol gelmeseydi bu dizilişimiz 60.dk'ya kadar devam ederdi. O dakikalarda ilk golü yeseydik de kaosa gidebilirdik. O yüzden @Övünç'ün bahsettiği "edilgen" etiketine katılıyorum. Ancak bu tanımı Aykut' un takımı geri çekmesi sebebiyle bizim iyi oynamamıza bağlamıyorum, bizim galibiyete %100 ihtiyacımız olduğu ve golü erken yediğimiz için yaptığımız hamlelere bağlıyorum.

Şenol Güneş gerçekten yüzümü gülümsetti golden sonraki taktik diziliş hamleleriyle. Ve 2-3 maç önceki postta da söylemiştim, omurgamız; pepe-medel , Tolgay(Atiba) - Oğuzhan(Medel), Talisca - Negredo olmak zorunda. Medel herkesin kafasında bundan sonraki senelerde Atiba yerine orta sahayı emanet edeceğimiz adam olarak kuruyor ama ben buna katılmıyorum maalesef. Oyun kurma işinde arkası dönükken ve baskı yerken çok iyi bir adam değil Medel, 6 numara alan kontrolünü yapıp Atiba gibi çakılı da oynayamıyor (Tolgay ve Atiba bunu çok daha iyi kotarıyor mesela). O yüzden ya 8 numarada yamyam gibi basıcak, box to box kasacak. Ya da Pique&Mascherano ikilisi gibi Pepe-Medel ikilimiz olacak. Ayağı düzgün ve oyun kuran defans olacak, baskı yapan bir takımın defans çizgisini orta sahaya çıkarmaya yarayan bir defans olacak vs.vs.

Öpüyorum.

YSY dedi ki...

Yorumlardan anlaşılan dünkü ikinci yarı herkesi tatmin etmiş ama göz ardı edilen bir olay var. Talisca yoktu oyunda ve biz daha dinamik ve baskılı oynadık. Şimdi haftaya muhtemelen dönecek ve o zaman daha doğru tespit yapma şansımız olur diye düşünüyorum.

Bir ara sormuştum ama cevap alamamıştım. Bu taliscanın pozisyonunda negredo oynasa nasıl olur? Uçta love kalsın.

planck dedi ki...

YSY, hoca forvet arkası elemanının ortasahadan top alıp dribling yapmasını istiyor. Negredo bunun için çok yavaş. Ortasaha çizgisi üzerinde basmaya başlayan rakiplerde işe yaramaz ancak full gömülen rakiplere olabilir.

Övünç, edilgen olduğumuzu düşünmüyorum. Rakip yamyam gibi önde basınca ve pas futbolu oynatmayınca bunu edilgen takım olarak algılamak yanlış. Sonuçta bir maç ediliyor, rakip senin stratejini bozduğu zaman edilgen oluyorsun ama bu senin edilgen bir oyun anlayışın olduğunu göstermez. Mcity Lpool maçında Lpool da deliler gibi bastı citynin tüm senkronu bozuldu, şimdi city edilgen takım mı?
Hem hiç bir takım fenerin ilk 20dk baskısını 90dkya yayamaz.

İlk yarıda formasyon değişikliğinden sonra bile takımı beğenmedim. Q7 hariç kimse sorumluluk almak istemedi. İkinci yarı gol erken gelince takım da ona ayak uydurdu biz oynadıkça fenerin psikolojisi çöktü aynı gs maçı gibi. Fakat yine de az pozisyona girdik. Gs maçında kaçırdıklarımıza sayıldı goller herhalde. Loveu da hiç görmedim sahada. Genel yorumlara katılıyorum, dün ne kadar iyi sonuçlanmış olursa olsun bunun sürdürülebilirliğinden emin değilim. Ama en azından takım taraftarı tekrar arkasına aldı, bayern gelip bi 5 daha atsa bile alkışlarla uğurlanıp moral bozmadan lige devam edebiliriz.

YSY dedi ki...

@planck

E tamam işte. Talisca nın da negredo dan daha hızlı olduğunu söyleyemeyiz heralde. Çevre görüşü oyun IQ su da çok daha iyi. Daha servisçi. Dripling konusunda dün ve gs maçında örneklerini gördük. Daha fazla defansa yardıma da gelir. Bilmiyorum bence talisca nın yerine denense iyi netice verebilir.

Hocam yanlışın var bence. Negredo taliscaya göre çok ağır. Oyun zekası taliscadan 10 gömlek üstün orası ayrı. Belki o bölgede zekâsıyla fark yaratabilir. Yine de ligin en ateşli zamanlarında Şenol hocanin mecbur kalmadıkça bunu deneyeceğini sanmam.

(nasıl olacak bilmem) ama önümüzdeki 3 lig maçından 3 galibiyet çıkartırsak sonra 4 tane daha çıkartır gs deplasmanına 65 puanla çıkabiliriz. o raddeden sonra her şey olur.

fenerle kupa maçına bu maçta oynamayan pepe talisca oğuzhan 11 başlayıp 60 65 gibi çıksınlar yerlerine fatih larin/töre medel girsin. beklerde necip caner, pepenin yanında vida, ilerde taliscanın yanında love pektemek lens oynasın. orta sahada da oğuzhanın yanında keşke iyileşmiş olsa veli oynasa ama mecburen tolgayla atibadan biri oynar bence atiba oynasın tolgay trabzon maçına kalsın.

trabzon deplasmanını almamız şartoğluşart. fabri pepe gökhan adriano medel tolgay oğuzhan talisca q7 babel negredo şeklinde çıkar dosta güven düşmana korku hatta kobra salarız. fener kupa maçında pektemek bile olsa göze batan ofansif oyuncu olursa babeli kesip 11e girebilir.

Zaitsev dedi ki...

Oyuncuları mevkileri olmayan bölgelerde oynatmak fantezidir. Talisca'dan forvet, Negredo'dan 10 numara olmaz. 70den sonra mecbur kalır 20 dakika oynarsın ama maça başlanmaz böyle. Ya Negredo-Love çift forvet oynar ya da Negredo-Talisca önlü arkalı oynayabilir.

Negredo varken Talisca'nın daha etkili oynadığı 2ci yarının ilk maçlarında görüldü. Maçlara Negredo-Talisca ile başlayıp 65-70 civarı Love değişikliği bizim için daha etkili bir plan olacaktır.

@gecegezgini

yorumlarına kesinlikle katılıyorum medel benim de favori oyuncularımdan ama atibanın ikamesi değil çünkü alan kontrolü ve takımı kendine göre pozisyon aldırma işini yapıyor çok kilit bir iş ve sırf bu yüzden atibanın tek ikamesi bence tolgay. medel ile oğuzhan ikame olabilir fakat özellikle lig maçlarında medeli stoperde değerlendirmek orta sahayı yarım kişi fazla oynamak gibi oluyor o yüzden pepe medel tolgay oğuzhan talisca negredo bence de bu sezon için en ideal omurgamız.

Basar dedi ki...

Medel stoper ile ön libero arası bir şey, adeta pozisyon 5,5 numara pozisyonu. :) nasıl oluyor diye sormayın öyle. Baskı kuran takım için stoperde oynaması +1 orta saha avantajı gibi oluyor, 4-5-1 değilde 3-6-1 gibi oynuyoruz. Lakin stoper için boyu kısa kalabiliyor (hoş dün çizgide golü çıkartarak maçı getirdi)

Orta sahada da Porto deplasman maçı oyun tutma, tempoyu lehimize çevirme ve dikine oynama yönü var. Gece gezgininin yazdığı gibi burada da sırtı dönük ön libero oynamaya çok yatkın değil. Zaten hocanın bu sene sık sık yerini değiştirdiği oyuncu Medel. Geçen hafta pozisyonunun değişmesi gol yememize sebebiyet verirken (Vida'nın da anlamsız alan boşaltmasıyla) bu hafta maçı getiren en önemli hamle oldu.

Edilgen olduğumuz fikrine katılmıyorum. İstediğimiz zaman topu biz ele alıyoruz. Zaten topla oynama sürelerinde de bu gözüküyor. Fener'in geri yaslanması konusunda yaslayanın biz olduğumuzu ve ilk parakgrafta yazdığım gibi Medel'in 5,5 numara oynamasının buna etken olduğunu düşünüyorum. Bu sene Bayern ve Bursa maçları haricinde pek edilgen kalmadık. Özellikle CL'de oynadığımız maçlar ve iki iç saha derbisi (hatta golleri atamadığımız aslında o maçı da 3-1 kazanabileceğimiz Trabzon maçı da dahil) edilgenliğin anti tezi. Anadolu maçlarında da çoğunlukla baskınız ama topu çok yavaş döndürdüğümüz, tempo yapamadığımız ve yan orta stratejisinden vazgeçmediğimiz için etki alamıyoruz.

Not 1: Hoca dün gece maçı basketbol koçu gibi yönetti. Sürekli taktik arayışa gitti. Keşke hep bu konsantrasyon ve cesarette olsa.

Not 2: Love net yanlış transfer. ve maalesef hocanın Negredo takıntısı var. Dün Demba'nın attığı golü görünce keşke onu alsaymışız demeden edemiyor insan. Bariz şekilde Love'dan daha faydalı olurdu. Afrası tafrası da ayrı...

GeceGezgini dedi ki...

Bu arada maçın ana veya gizli kahramanları adında ismi pek geçmese de Babel de enteresan işler yaptı bence. Sol açıktayken değil ama, ikinci forvet veya forvet arkası oynadığı dönemlerde. Hem kafa toplarını toplamaya başladık Babel oraya geçince, hem de maçı staddan izleyenler daha net görmüştür, sürekli defansın arkasına koşu fake i atıp rakip defansı kaleye itti, sonra geri gelip top aldı ve bizim takımı 3. bölgede çoğalttı. Başlarda biraz bocaladı, hala creativity konusunda ciddi sorunları var, çevre kontrolü de zayıf ancak dün maçı getiren ilk kıvılcım bu pozisyonların değişimiyle ve Babel'in oraya geçmesiyle oldu.

Tolgay için de ayrı bir parantez, adam resmen büyük maç topçusu. Napoli, Lpool ve bu maç en net aklımda kalanlar. Adama gazı verirsen, bir şekilde Avrupa alt yapısıyla Türk romantizmi ve hırsını birleştiriip başka boyuta atlıyor. Hiç kırılgan değil. Göz bebeğimiz Ozzy ise *uygun şartlar sağlanırsa büyük maç küçük maç seçmeden bunu yapabiliyor; bkz Hırvatistan maçı. O yüzden lütfen geçen senenin son 6 haftasındaki kurguya; Tolgay&Ozzy e dönelim, arkaya Pepe&Medel'i önlerine de Negredo&Talisca' yı koyalım ve arkamıza yaslanıp maçları izleyelim.

Sevgiler.

yilmaz dedi ki...

puan hesabı yapmak için hala çok erken. Öyle saçma salak puan kayıpları yaptık ki, bir sonraki maçta da 90 dakika debelenip 1-1 beraberlikle ayrılmayacağımızın garantisi yok.

Bizi şampiyon yapacak en kestirme yol, ne olursa olsun Seyrantepeye 1 maçlık puan farkı ile gitmek. Başakşehir'i yenmemiz gerekiyor ama yenemesek de onların puan kaybı yaşayabileceklerini düşünüyorum. Ben ısrarla bu sene GS'nin şampiyon olacağını düşünüyorum. Şu andaki puan farkı, bunu tersine çevirmemiz için yeterli, yeterki daha fazla açılmasın fark.

Büyük maçlarda zorlandığı söylenilen Şenol Güneş'in ligde çıktığı 11 derbide 6 galibiyet 3 beraberlik 2 yenilgisi var. bu yenilgilerin de nasıl alındığı ortada zaten.
Bu hafta Trabzon'da sezonun en önemli maçına çıkacağız. Rıza hoca bizi çok zorlayacaktır. Zaten istatistiksel olarak Şenol hocaya karşı kendi evindeki maçlarda üstünlüğü dikkat çekiyor. 9 macta 5 galibiyet 2 beraberlik 2 yenilgisi var. Şifonun da benzer istatistikleri vardı ve konyayla 1 puanı aldı yine. Trabzon'u çok iyi analiz edip mutlaka kazanmalıyız. Burak Yılmaz'ın cezalı olması maçı ilginç bir hale soktu yalnız. Trabzonspor istisnasız bütün hücumlarında Burak'ın koşularını arayan bir takım olduğu için set hücumuna döndüklerinde ne yapacakları meçhul. Başakşehir maçında organize olmakta güçlük çektikleri barizdi. Rıza hoca maçı gerip sert faullerle oyunu cirkinlestirmeye çalışacaktır. Hiç rakiple hakemle münakaşaya girmeden sakin kalıp oyunumuza odaklanırsak trabzon'unda iyi oyuncuları olduğu için maçın bir anda istediğimiz şekle girebileceğini düşünüyorum. Galibiyetin anahtarı kesinlikle rıza hocanın negatif futbol anlayışına karşı sabırla mücadele etmekte geçiyor.

Sorun orada zaten ? Biz istediğimiz zaman mı alıyoruz ? %60 topla oynayıp 1.20 xg ile bir kaç defa maç bitirmişliğimiz var .

Hani yerin çektiği ne malum belki gök itiyor diyen dangalak gibi görünmek amacında değilim ama durumu doğru analiz etmek anlamında söylüyorum .

Bugün Mehmet Demirkol , Beşiktaş'ın golcü sorunu var dedi . Bakıyorum standart goller kaçıyor . Burak bu kaçanlardan 3-4 tanesini tek maçta kaçırıyor . Beşiktaş'ın bulduğu pozisyonların kalitesi düşük . Kalite düşükse gole dönüşme oranı da düşer . Ha mevzubahis kilit açacak gol atmaksa bu forvet kadar takımdaki bütün yetenekli oyuncuların problemi .

Fikren Beşiktaş'ı baskın hissettirmek ve topu Beşiktaş'a vermek sana puan getiriyorsa istediğimiz zaman topu alıyoruz düşüncesi çelişkili bir hale geliyor . Senin Beşiktaş'a karşı başka bir çaren olmayabilir ama eldeki tek çare ile Beşiktaş'ı 150 tane anlamsız orta yapmaya itebiliyorsan bu senin oyunda istediğini yaptırdığın anlamına geliyor. Bu da benim gözümde edilgenlik oluyor .

Hocam bu sezon özellikle Kayseri ve yeni Malatyaspor maçlarında çok çaresiz kaldık. Gerçi Kayseri maçında da oguzhan ve cenk çok net pozisyonları harcamıştı. Bu iki maçta şampiyonlar ligi maçlarımızın dönüşünde oynandı. Onun dışında deplasmanda puan kaybettiğimiz sivas, konya ve Bursa maçlarında formda bir golcümüz olsa çok rahat galibiyet alabilirdik. Bu kadar yaşlı bir takımla bu kadar az rotasyon yapan hocanın da kabahati büyük elbette. Özellikle gol atamiyor diye, oyuna olan katkısını görmezden gelip sezonun büyük kısmında negredoya yaptığı muamele kabul edilemez. Şahsi fikrim Gomez ve aboubakar'dan sonra biraz hayal kırıklığı yaşadı hoca. Sonra çocuk gibi küstü negredoya. Fenerbahçeye karşı Beşiktaş formasıyla en iyi maçını çıkaran negredoyu artık görmezden gelmeyip ilk 11e monte edeceğini düşünüyorum.
Ayrıca pozisyon bulmakta zorlansak bile rakiplerimizin topu tamamen bize bırakması hoşuma gidiyor. Büyük takım topa sahip olur diye düşünüyorum. Peşinden koşuyorsa yeterince büyük değildir.

planck dedi ki...

övünç, ligde beşiktaşa karşı oynayanlar gs fb dahil savunma hattını geri çekip daha defansif oynamaya çalışmıyorlar mı? daha sahaya çıkmadan edilgen olan onlar olmuş oluyor. çünkü biliyorlar ki açık alan verirlerse oyunda hiç tutunamazlar. bize topu bırakmak zorunda kalıyorlar. savunma yaparken de bizi en etkisiz olabileceğimiz yolları kullandırmaya zorluyorlar. sadece buraya bakarak edilgeniz dersen haksızlık olur zira karşı takım zaten maça edilgenliği kabul edip çıkıyor.

turkkant dedi ki...

@Övünç

Bence esas sorun edilgenlik değil, tam tersine sürekli "oyunun hakimi benim" anlayışında oynuyoruz. Edilgenlikten benim anladığım rakibi iyi kabul edip, ona göre bir oyun stratejisi kurmak. Örneğin, Aykut Kocaman Başakşehir maçında edilgenliğin müthiş başarılı bir örneğini verdi.

Beşiktaş'ın esas sorunu etken oyunu pozisyon zenginliğe ile birleştirememesi.

@Shelby

Stat kesinlikle bir faktör, ama ben yıllarca İnönü'nün oyunculara avantaj değil, panik yaptığı nice Fener derbisi izlemiş biri olarak, bu seviye baskın oyun Beşiktaş'ın hiçbir döneminde görmedim. Lucescu ile GS'yi 1-0 yendiğimiz maçta bile defansif bir anlayışla çıkmıştık. Belki Schuster'ın takımının mantalitesi buydu, ama o da uygulamada sınıfta kaldı.

Bu iki derbide de Talisca yoktu ve oyun olarak rakipleri ezdik. Beşiktaş iki sene önce, Talisca yerine Sosa'msı bir oyuncu bulsaydı, muhtemelen bu iki senede bambaşka Oğuzhan (ve belki de Tolgay) izleyecektik.



@planck

Oradaki çelişkiden bahsediyorum ben . Adamın başka bir planı yok seni durdurmak için . Tek bir plan var . Onu uyguluyor ve başarılı oluyor . Tek plana karşı birden fazla başarısız oluyorsan senin planın işlemiyor demektir.Rakiplerin artık senin etken olduğunu zannetiğin oyuna seni yönlendiriyorlar . Aynı hücum sistemiyle , aynı tempoyla bunu yapamazsın . Dikine mesafe kat etmen , adam eksiltmen gerekiyor . Ezberi bozmak lazım . O zaman edilgenlikten etkenliğe geçersin .

Sen adamı zorluyor musun yoksa adam seni zorladığına mı inandırıyor ? Burada bir açmaz var işte .

Medel'in geriden oyun kurma kalitesini arttırması bu maçta bir nüans yarattı mesela . Tahmin edilebilirliğimiz azaldığı zaman edilgenlikten etkenliğe geçişimiz hızlanacak .

Kuzeyfo dedi ki...

@ Ovunc

Ben Cenk daha takimdayken soylemistim. Bu takimin gol sorunu var. Istatistiklere bakin cok cok cok net gorursunuz.

Burak bizim golculerin kacirdigi golleri kaciriyor olabilir ama bizimkilerin atamadigi golleri de atiyor. Burak'in kacirdigi goller olcu olmaz.

Son paragrafa da hic katilmiyorum. Bir ilk 11 kurarken en cok bonservis/maasi kime veriyorsun? Forvete. Neden? Kilit acsin diye. "Kalitesi yuksek pozisyonu" belli bir standartta gol yapmak Besiktas'ta forvet olmak icin yetmez.

Diger "yetenekli oyunculara" da bakalim. Talisca, Quaresma, Babel gol katkisi veriyor ama santrforlardan beklenen katkiyi alamadigimiz cok acik. Bir de Oguzhan/Tolgay var tabi.

Basar dedi ki...

@turkkant'tan çok enterean bir tespit gelmiş. Perşembe Talisca'lı oyun ile kıyaslama yapabiliriz aslında.

Bu düşünceye çok yakın olmak ile birlikte Avrupa maçlarında Talisca ile etki sağladık. (Monaco maçında da oynamadığı halde sağladık)

@Övünç bence edilgenlikten öte topu dolaştırma, tempo gibi konularda sıkıntımız vardı. Quaresma aynı quaresma, 50 orta yapmaması veya ayağına top isteyi eveleyip gevelemesi ve 3 kişiyi geçmeye çalışması taktik disiplin ile bağlantılı, Beşiktaş'ı oraya itmek ile alakalı değil pek. Avrupa maçlarına bak, orada da orta yapmıyor. Dün Avrupa maçlarında yapmadığı şeyi de yaptı, sürekli kanat değiştirdi.

beagle dedi ki...

Ben Övünç gibi edilgen/reaktif/hatta tesadüfi bir oyun üstünlüğü elde ettiğimizi düşünüyorum.

Perşembe iyi bir 11 gormedikce umutlanamiyorum. Tek umudum Q-Negredo isbirliginin oturması.

Bir de Vidanin eksiğimiz olan yilda 5-6 ekstra golü atacak kapasitesi var.

Oguzhani 10a atmadan rotasyonla Medel ve Tolgayi daha aktif kullanip, Atibadan biraz vazgecersek işler düzelebilir. Ha takim buna alışır mi? Mecburlar. Adam 35 oldu.

@beagle

abi perşembe iyi 11le işimiz olmamalı necipli pektemekli 11 ne bileyim töreli larinli bir maç görmek istiyorum. fener maçında oynamayan pepe oğuzhan talisca 55-65 dk oynayıp form arttırabilir bunlar dışında minimum as oyuncuyla oynamamız gerek.

beagle dedi ki...

Eljif Elmasli İsveç'ten gelme Kilit li FB u21 i, 3 iyi oyuncusu taze kiraya gönderilmiş U21imiz 3-1 yendi...
Mertcan bayagi hizli, Alpay gayet iyi savunmaci. Gözümüz mutlaka dışarıda olmasin.

truant dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Basar dedi ki...

Etken edilgen filan iyi de ligde kartlar yeniden dagitildi... her maçı kazanırsak şampiyonuz! Trabzonu yenersek oluruz da!!!

beagle dedi ki...

Biz galibiyet oranini zar zor %50 üzerine çıkarabilmişken Gsnin gayet iyi bir galibiyet orani ile (65%) bizden sadece 3 puan ileride olması, artik Ndiayesiz Selçuk ve Donka bağlı merkezleri, Gomisin maçta Senkop demonstrasyonu. Uefadan gel bakayim şöyle çağrısı.
Rakipler de iyu degil işte. Topu topu bir 4-5 maçlık seriye ve biraz makul kadrolara ihtiyacimiz var. Negredo'yu fikslesek kalani hallolacak gibi.

esat armagan dedi ki...

@basar
lig tarihindeki en uzun kazanma serisi 60 yıl önce yapılmış (13 maçlık seriyle bizim tarafımızdan). bu kadar çetin bir ligde bunun tekrarlanma olasılığı çok çok düşük. puan kaydeceğiz illa ki ama doğru maçlarda kaybedelim(derbidelerde yenilmeyelim mesela).
__

12 maçta 8g4b gerçekçi hedeftir demiştim. Belki dünkü performans sonrası 9g3b yapabiliriz ama ötesi çok zor. son 10 yılda 41 puan üstü alamamışız bir devrede, ki 20-25 bantları bile vardı yanlış hatırlamıyorsam. üzgünüm ama gerçekçi hedef 68-71 civarıdır.

Trabzon'u hoca saçmalamazsa yenebilecek kalitedeyiz, şüpheniz olmasın. Tek olay Sosa-Onazi-Okay pas bağlantısı olabildiğice zorlamak. Ondan sonra başı kesik tavuk gibi oynacaklardır. Hakeme veya taraftara aldanmaksak alırız(eğer şu aradaki saçma maçta bir sorun olmazsa).

Şu an için ligde bana görünen en zor karşılaşma bayern sonrası oynanacak başakşehir maçı. o hafta derbi olduğunu da belirteyim.

"adamların" bugün yine izledim maçlarının bir kısmını, bize ters bir yapıda oynuyorlar bence. öncelikle en önden başlayan sürekli olan bir baskıları var. hücumda ise önde çoğalıp aralara oynuyorlar. yüksek top, uzaktan şut falan ekstraları da var. bizim o pas bağlantılarını kesmek için gerçekten eforlu oynamamız lazım(yerleşimleri trabzondan çok daha iyi çünkü).
zayıf noktaları ise,ironik şekilde savunma çok iyi oturduğu için, özellikle ortadan topu sürüp gelen oyuncular. sorun şu ki: Talisca o eforu göstermeyebilir (bir de sertlik kısmı da şüpheli Emre karşısında) ama ona diğer ihtiyacımız da var.

hoca bence dünkü yarattığı dizilişle (yani Talisca 11'de değil- Tosic solda Visca'ya karşı- Adriano önde-Babel serbest) o maçı çözebilir ama kesinlikle Atiba yerine Oğuzhan'ı koyarak. Tolgay yerine Medel, arkada Vida-Pepe olabilir belki form durumuna göre.

yayını kaçırdım bugün ya :/ konuşulurken bir yandan yazması zevkli oluyordu

sports guy dedi ki...

Galatasaray son 7 deplasmaninda 6 maglubiyet almis durumda. Bunu toparlamadiklari surece problem devam edecektir.

Biz su an deli bir dort maclik fiksturdeyiz ligde, genclerbirligi'ni de katiyorum buna. Bu fiksturu bire bir Galatasaray da yasayacak, ama tersten olacak. Bizim deplasmanlari onlar iceride oynayacak yani.

Iki seyi gorecegiz bu dortlu fiksturde, acaba Besiktas da bu sene rezalet olan deplasman karnesine ragmen bu zorlu iki deplasmandan galibiyetler cikarabilecek mi?

Ve galatasaray bu deli ic saha formunu trabzon ve basaksehir gibi takimlara karsi da devam ettirebilecek mi?

Basaksehir maci sonrasi fiksturumuz yokus asagi ve CL de olmayacak o saatten sonra, son 8 macta sirf bu sebeple minimum puan kaybi bekliyorum. Takim son vitese takacaktir o ara.

Trabzon gencler basaksehir ucgeninden 4 puan bile bizi yarista tutar. 6 puan cikarirsak sampiyonluk konusmaya baslariz.

Basar dedi ki...

Burak, Mehmet ve Övünç...

Podcastlarinizi canlı izleyemeyip sonradan takip edenler de var. Bizi de unutmayın :)

turgay dedi ki...

bursa ve konya deplasmanlarında elimize geçen fırsatları değerlendirseydik şimdi liderdik. leblebici diye aldığımız oyuncunun aslında doğru tercih olmadığını bir kez daha anlıyoruz. love bizim oyunumuzun oyuncusu değil maalesef.

YSY dedi ki...

@esat armağan

Başakşehiri yenmenin formülünü aykut iki hafta önce verdi. Zaten ilk devredeki maçtada 2-0 dan 2-2 ye getirmişlerdi maçı. Önde basacaksın abi tek çare o.

Artık ligde her türlü pis işin döneceği haftalara geldik. Bugün kupada Akhisar GS maçı var. Ligde de Başakşehir, GS ve Beşiktaş Akhisar deplasmanına gidecek. GS Akhisar arasındaki maçlar düşünülürse kupada gsyi eleyip ligde içerdeki maçı kaybetmeleri olasi. Bize karşı da ölümüne oynarlar. Çok dikkatli gözlerle izlicem bu maçları.

@basar

Unutmak ne mümkün , bizi sizler var ettiniz :D

fidddas dedi ki...

evdeki bütün maçları kazanmak kesinlikle şart,
gençler, alanya, göztepe, malatya, kayseri ve sivas ile sırasıyla oynayacağız. bu 6 maçta hiçbir şekilde fire vermemek gerekiyor. ancak burada göz korkutan maç kayseri. alanya göztepe yumuşak takımlar, sivas son maç oraya kalmayabilir belki. gençler ve malatya maçları ise ilk devredeki akhisar maçı benzeri olacak bu kez en azından becerikli olmamız gerekiyor.
trabzon, başakşehir, akhisar, galatasaray ve osmanlı ile de sırasıyla deplasmanda oynayacağız.
osmanlı maçı yine şampiyonluğumuzu ilan etme maçımız olabilir. zaten bize son zamanlarda zorluk çıkarmıyorlar o maça kadar düşmeleri de olası.
kalan 4 maçta en fazla 3 ideali 2 beraberlik hakkımız var. (evdeki maçları kazandığımızı düşününce).

başakşehir ve galatasaray ile beraberlik yeter deyip yine infial yaratayım :)

daha önce yazdığımda da şimdi yazarken de hep rakiplerin performanslarını göz önüne alıyorum. eski maçlara bakıyorum. takımların psikolojilerine bakıyorum.

biz bu sene kötüyüz ama rakipler bizden çok daha kötü. biraz iyi olan başakşehir ama o da sürekli sürpriz kayıp yapıyor. dolayısıyla biz beraberlik ile puan kaybedebiliriz ama onlar bizden fazla kaybedecekler.

mesel galatsaray fener maçına kadar karabük ve konya oynayacak ve muhtemelen 4 er tane atacak. benimle bununla moralim bozulmuyor mesele. biz konyayla beraber kaldık ama deplasmanda ayrıca son dönemde moda olduğu üzere anadolu takım camialaro bir şekilde bizimle kavgalılar. bu da maçların psikolojik havasını onlar açısında fener ve galatsaray maçlarına göre hem taraftar hem de oyuncu bazında çok değiştiriyor. yani diğer takımlar ile aynı şartlarda oynamıyoruz. bizim maçlarda sürekli taliscanın, negredonun oğuzhanın bileğine basılıyor diğer maçlarda bu daha az oluyor.

yani galatarasay bursaya 5 attı ama galatarasay aşağı yukarı 1-2 sezonda bir evde veya dışarıda bursaya 4-5 atar zaten. ama biz atamayız. belki evde olur ama deplasmanda olmaz.
bunun hepsini oyunla açıklamak o kadar doğru değil. geçen yıl maçta savaş çıktı, 0-2 aldık geldik. biz 5 atsak deplasmanda bursa yakarlar :)

Basar dedi ki...

Ben GS'den çekinmiyorum, bizim ne yapacağımız daha önemli.

GS'nin deplasman performansı çok kötü ve 1 maç fazladan deplasman maçları var diğer 3 takıma göre. İç sahasında 5 maçı var, 3'ü biz, City ve Trabzon ile... Bu maçlarda da puan bırakacaktır.

Bizim için ilk hedef City maçında önceki iki maçı almak olmalı, gerekirse City ile beraberliğe kilitleriz maçı. Ondan sonrasına da bakarız artık.

sports guy dedi ki...

Sene sonuna kadar 3 puan aldigimizda sasiracagim tek mac basaksehir. Digerlerinde her sey olur, trabzon deplasmani da cok zor olacak, keza GS deplasmani da ozellikle bu sezon ozelinde.

Ama abdullah avci senol hocaya 2016'nin sevgililer gununden beri oyun anlaminda net ustunluk kuruyor. Gercekten, basaksehir ile oynadigimiz son 360 dakikanin kacinda oyun ustunlugunu aldik bilmiyorum. 60 dakikadan fazla oldugunu sanmam.

Bu sene inonude de 80 dakika rezalet bir futbol oynayip kerim'in golu sonrasi uyanarak dengeyi kurabilmistik.

Basaksehir'e karsi "ilk golu" attigimiz son mac 2015'in agustos'unda mario gomez'in ayagindan gelmisti diyeyim, sanirim yeterli bu kadari..

fidddas dedi ki...

yukarıya devamla ;
4 büyüklerden beşiktaş harici anadoluya deplasmna yasağı gelen başka takım oldu mu?
ben hatırlamıyorum.
bilen varsa aydınlatırsa sevinirim.

dün akşamda konuşuldu bu mevzular. hadi diğer iki istanbul takımını geçtim ama kalan lig takımları ile kavgalı olmak deplasman maçlarının ortamını çok geriyor. evet çok iyi bir oyun oynasak bu tip etkenler bu kadar önemli olmayabilir ama hem oyunu oturtmayıp hem de yabancı madde altında korner atınca ya da bileğe sürekli basılınca işler iyi gitmiyor.

mesela evdeki gençler maçı... ümit özat takımı maça yine savaş havasında çıkaracak. çünkü bu sene onun için en önemli şeylerden birisi Şenol Hocaya bir şekilde çelme takmak. evde oynuyoruz diye hakem o kadar görmezlikten gelemez ama bu gergin hava dış etkenler yardım etmiyorsa Beşiktaş'ın başarılı olabileceği bir ortam değil. bundan planlı bir şekilde sıyrılmak gerekiyor.

fenerbahçe sürekli ortam geriyor ama özellikle içerideki maçlarda dışarıdan destek alıp bu gerginliği lehine çeviriyor.

bu arada diğer önemli nokta 3 sarı kart meselesi ;
caner, medel, adriano, tolgay, oğuzhan, quaresma sınırda.

bu kartları iyi yönetmek gerekiyor. fener maçına çıkarken olduğu gibi saçma sapan sarılar ile eksik kalmamak açısından planlı şekilde eritmek lazım.

trabzon maçında bu 6 kişiden 3 gençler maçında dinlenecek gibi takılsınlar :).
kalanlar başakşehir maçında da alanya maçında dinlenecek şekilde ayarlanabilir.



Basar dedi ki...

Birde sanıyorum biz hiç düşmeye oynayan bir takım ile (sadece Alanya, o da sona doğru değil) maç yapmayacağız. Göztepe, Sivas, Malatya, Akhisar, Kayseri hepsi 30 puan üstü... Ligin ortasında kalan takımla ikinci yarıda maç yapmak düşmeye oynayan ile maç yapmaya göre ilk golü bulmak açısından daha kolay olacaktır diye düşünüyorum.

@Övünç şu etken/edilgen konusunda yorum yazamadım, ben ona yanıyorum :) Şaka bir yana dinleyince ne demek istediğini anladım. Eğer kızmayacaksan bir yorumum var: Konunun çoğunluğuna tamamen katılırken, topu bize bilerek bırakıyorlar kısmına şiddetle karşı çıkıyorum. Kimse kimseye topu çokta strateji dahilinde vermez, her zaman riske açıktır zira. Bu, tamamen güç ve bazı maçlarda (gs ve fener iç saha maçları) konsantrasyon farkından oluyor.

Evet verimsiziz, bunu zaten sene başından beri konuşuyoruz. Bu da daha önce konuştuğumuz gibi tempo yapmamak, kendimize ihanet edercesine pas değil orta oyunu oynamak (orta yapmaya itmiyorlar bizi, bu bir zorunluluk değil tercih olarak kullanıldı çoğu maçta), hızlı top çevirmemek, ayağa top beklemek gibi yanlış hücum stratejilerinin ve taktik disipsizliğin sonucu oluştu. Q'nun farkını zaten yazmaya bile gerek yok.

Bir de senin ve Mehmet'in "aslında iyi oynuyoruz gözüküyor ama GS maçındaki gibi pozisyona girmemişiz", "3 atmasaydık daha iyi anlatırdık" yorumlarınıza. Burada da itirazım var. fener bu ülkede deplasmanda en az gol yiyen takımı, bizim maça gelene kadar 11 deplasmanda 8 gol yiyen takım. Böyle bir takıma pozisyon zenginliği elde etmen çok zor. Ona rağmen yeteri kadar pozisyon bulduk. Çalışılmış korner organizasyonumuz da vardı, yerden kanattan adam gibi de denemelerimiz vardı. Daha ne istediğimizi anlayamıyorum. Hele gs maçı ile kıyaslanması çok yanlış çünkü gs deplasmanda oynadığı 11 maçta 20 gol yemiş (8 ile 20). Onlara karşı daha fazla pozisyon bulmamız çok doğal çünkü defansif organizasyonları dandik.

Ulan iyi ki canlı yayına katılmıyor diyenler parmak kaldırsın? :)

beagle dedi ki...

Firat Aydunus su anda en iyi hakem aslında. Su "Firat Beşiktaşlı" stresini yense, Ali P.'nin bize yaptiklarini düşünüp de emekli olmadan tek ihtiyacımız olan adil maç orramini bize saglasa ne güzel olurdu...

turkkant dedi ki...

Bence önümüzdeki 2 maç çok çok kritik. Bu iki maçtan 6 puan alırsan moral motivasyon olarak inanç çok artar. Deplasman fobisini biraz olsun yenmiş oluruz. Alamazsak, gene GS maçı sonrası Sivas yenilgisi etkisi yaratır. Ne yapıp edip moral üstünlüğü için Trabzon'u yenmeliyiz.

Benim şu an için birinci şampiyonluk adayım Galatasasay, temel sebebi Terim'in ligde son düzlükleri defalarca oynamış olması ve büyük maçlarının hepsini içeride oynayacak olmaları. Fernando'nun da gelişi büyük güç katacaktır. GS derbisine geride gidersek bence işimiz çok zor olur, bir şekilde puan puan eşit dahi olup, beraberliğin bize yarayacağı şekilde gidersek o zaman işin rengi değişir.

Fenerbahçe'nin hep yarışta olacağını ama son düzlükte tökezleyeceğini düşünüyorum. Başakşehir ise üç büyük arasında final haftalarında tost olur gibime geliyor. Bin seyirciyle, üç büyük de yarışın içindeyken aralardan sıyrılırlarsa inanılmazı başarırlar. Ama benim için Başakşehir şampiyonluğu mucizedir.

Başakşehir-Beşiktaş, FB-GS maçlarının sonrası mesele biraz daha netleşir.

@Basar

Hocam benim söylediğim durum istemli veya istemsiz bir durum değil . Olay doğaçlama biçimde da öyle gelişiyor .

Buna yaşlı takımın tempoyu arttırma ve düşürme süresini ayarlaması da diyebilirsin , rakibin önlemi de diyebilirsin .

Mesela dün Başakşehir de benzer bir problem yaşadı . Rakip konsantre ve senin 1. planını işlemez hale getirince bir alternatif yok . Bu durumda edilgensin . Planın işlemez hale gelmiş ve oyun rakibin istediği gibi oynanıyor . Dediğin gibi bu bir risk . Konsantrasyonunu kaybedersen bir anda skor dezavantajına düşersin buna da kabul .

Amavelakin Beşiktaş bir süredir skor avantajı elde ettiği anlarda da oyunu kontrol edemiyor mesela . Halbuki en iyi yaptığı işlerden biri 1-0'ı çok iyi oynamaktı .

Madem isteyerek alıyoruz topu neden kontrolü kaybediyoruz ? 30 dkaika civarında kontrolü kaybettiğimiz maçlar var . Benim itirazım buna zaten . Bazen gününde olmassın anlaşılabilir ama sık tekrara giren şeyler bir problemin habercisi .

turkkant dedi ki...

@Övünç, Shelby, Cochise

Ben sizi bazen anlamıyorum :-) Az pozisyona girmişiz maçın özetini izleyince, Aykut kötü antrenör, Fener kötü takım olduğundan kazanmışız... Ya, 20-30 senedir izlediğiniz iç saha Fener derbilerini gözünüzün önüne getirin, bundan çok daha kötü Fener takımları da geldi, hiç bu kadar baskın oynayabildin mi? Üstelik rakip gol atmış, penaltın verilmemiş, Bayern'den 5 yiyip gelmişsin, hafta içinden kalan yorgunluk var, çıkıp ikinci yarı üç tane atmışsın... Bu çok olağanüstü bir durum, ben size söyleyeyim, bu yılki iki iç saha derbimizdeki bu dominasyonu önümüzdeki yıllarda çok zor izlersiniz, kolay değil senden daha pahalı kurulmuş takımları bu kadar Anadolu takımı haline getirmek. Ben bunun olağanüstü bir başarı olduğunu düşünüyorum.

Negredo övgüsü de bence biraz abartılı oluyor, tamam anlıyorum, oyuncuya yönelik fazla basit ve aşırı eleştirilere entellektüel bir refleksle daha geniş bakma durumu oluşuyor :), ama verdiği iki pas da, net gol pası değil. Hani muaazzam bir pas verir kaleciyle karşı karşıya bırakır anlarım da, öyle bir durum yok, ikisi de iyi paslardı, ama asiste dönüştüren Quaresma'nın olmayacak vuruşlarıydı. İkinci gol mesela o açı normalde gol açısı değil. İlki zaten karşısında adam var.

Negredo ile ilgili eleştirim benim Talisca ile olanın aynısı. Her pozisyonun asli bir görevi vardır. 10 numara önce asist üzerinden değerlendirilir, 8 numara geçiş oyunuyla, santrafor golle, kaleci gol kurtarmasıyla. Bu öncelikleri görevinde iyiyse, üstüne büyük takımda sadece o yetmez, mutlaka, ön alan presidir, ekstra goldür vb. birşeyleri olmalı bu büyük takım oyuncusunun. Ama asli özelliği olmazsa olmazdır, en güçlü özelliği bu olmalıdır. 4-2-3-1 sisteminde 3 asistli 10 numara olmayacağı gibi (Talisca), 5 gollü Beşiktaş santraforu da olmaz. Olursa böyle tüm sene o neden olmuyor, bu neden oturmadı diye birbirimizi yeriz.

Negredo neden mi olmuyor, Soldado neden olmuyorsa ondan, bizim Türkiye futbol iklimine uygun oyuncular değil. 33 yaş ve fiziği bu fiziksel mücadele ortamında iş yapamıyor.

Wagner Love konusunda da, Vida konusunda da taraftar aşırı aceleci. Çoğu oyuncunun takımın oyununa alışması aylar alıyor. Ben Vida'nın eleştirilerin aksine iyi ve büyük takım stoperi olduğunu, ayağının vasat olmasının da dünyanın sonu olmadığını düşünüyorum. Faydalı ve iyi bir transfer. Love'a da biraz daha zaman lazım. Hala Negredo mu Love mu, hangisi ideal santraforumuz ben henüz karar veremedim.


esat armagan dedi ki...

@ysy
Haklısın, o maçları unutmuşum. Agresif baskı kilidi açacaktır.

@fidddas
Sınırdakilerin 4-5 tanesi ts maçında kart görse çok iyi olur. gençleri bir şekilde atlatırız evde, özellikle medel ve oğuzhan’a başakşehir maçında kesin ihtiyacımız var.

sports guy dedi ki...

@Turkkant

Bir de soyle yaklas olaya o zaman, negredo ve talisca beraber oynarken gol atmasi gerekenin Talisca, gol disi sorumluluklari yuklenenin de Negredo oldugunu dusun.

Istatistik ters cikiyor ama gol sorunu cikmiyor. Love negredo'nun gol disi katkilarini yapmiyor ama henuz golu de yok ortada dogruduzgun.

Eger amac basarili olup maci almaksa negredo talisca ikilisinin uyumu daha kuvvetli, ben olaya oyle bakmayi tercih ediyorum.

Bizim sorunumuz gol atmak degil bence, deplasmanda kolay gol yemek. Gecen sene 9 mac gol yemeden bitirmisken deplasmanda bu sene o sayi 2 ve daha onunde basaksehir trabzon ve gs gibi gol yesen surpriz olmayacak deplasmanlar var.

Ozellikle one gectigin deplasmanlarda puan kaybi yasamak heves kirici. Bunu yiktigimiz an zaten kolay puan kaybi yasanmaz ligin kalaninda CL de fiksturden dusunce.

Besiktas iceride vurur kirir golunu atar bir sekilde. Tek atamadigimiz takim akhisar oldu zaten ki onda da penalti kacti absurt suruyle olay oldu. O yuzden ic sahayi geciyorum, onemli olan deplasmanda takim savunmasini iyi oturtmak.

Buyuk takim besiktas haldir huldur olmali diyoruz da deplasmanda gerekirse 1-0i da oldurmeyi bilmemiz lazim. Yani lazimdi en azindan :) basaksehir ve trabzon deplasmanlarinda bunu yapabilmek normalde bile zorken su halimizle yapabilir miyiz mechul.

@turkkant

Bu 2 gündür tartıştığımız etken edilgen mevzusu zaten . Ben Fenerbahçe'nin çekildiğini düşünüyorum , sen BJK'nın ittiğini düşünüyorsun .

Benim argümanım Beşiktaş'ın pozitif istatistiklerinin sezon ortalmasında seyrederken , FB'nin ise ilk 30 dakikadan sonra standart deplasman performansının çok çok altında bir oyun ortaya koyduğu gerçeği .

Zaten subjektif bir konu . Zira işin içinde bir sürü değişken var. Bayern maçı olsun , Beşiktaş'ın ligdeki durumu olsun , FB ile gerginlik , İç saha maçı olması vsvs uzar gider .

Sen beni ikna edemezsin , ben de seni ikna edemem . Kısır bir tartışma döngüsüne girmeyelim :)

beagle dedi ki...

Negredoyla ilgili 2 lafimdan ilkini @sportsguy söylemiş. Ikisi de birbirinin eksiklerini kapattiklarindan paket olarak iyiler. Ayrildiklarinda ikisi de yetersizler.
Yani Taliscayi oynatiyorsan Negredo'yu koyacaksin.

Tersi ise tam geçerli değil. Negredo 10 maçlık sürede ikisi son dakika puan golü ile 5(6) gol attı. Sayilmayanla da FBye ve Gsye golü ve 3 asisti var. Kupayi katarsaniz leblebici falan dersiniz neredeyse.

Kişisel görüşüm kapasitesinin sezonda 15-20 gol olduğu ancak yanindakilere etkisi, acayip güçlü olmasi ile dogru kullanimda büyük silah olabileceğidir. Ama arkasinda Ozzy vb ile olmaz o iş. Paraya kıyıp 13-15 golden aşağı atmayacak destek forvet oyuncusu ile oynatacaksin. Kramaric mesela.





Basar dedi ki...

Ecnebilerin deyimiyle, Let's agree to disagree... fenerin bildiğin içinden geçtik. Her zaman olmaz, misal perşembe çok farklı olur.

perşembe de dışından geçeriz

emruli dedi ki...

@turkkant

Yazının büyük çoğunluğuna imza atarım. Ellerine sağlık. Kalan kısmına tam katılmıyorum ama yine ellerine sağlık tabi :)

- Talisca oyuncu özellikleriyle 10 numara değil, oynadığı bölge ve ondan beklenenden 10 numaralik değil. Bariz ikinci forvet. Negredo yapısında bir forvet varken 10 numaraya çok gerek kalmıyor sanki. Bir de zamanın Selçuk-Melo (ozellikle ilk sene) ikilisine benzer 6-8 ikilisini kurabilsek tadından yenmez.

- Beşiktaş savunma yapabilse cok iyi bir kontra takımı olur ama ne hocanın ne takımın genlerine bu uymuyor. Zaten buna yılda birkaç kez dışında ihtiyaç da kalmıyor. Mesela Trabzon maçında iyi kapanabilecegimizi bilsem Lens, Love, Vida ile çıkardım. Ama mevcut oyun yapımızda Negredo birinci seçenek olmak zorunda. Negredo'nun da artık gole odaklanması lazım.

- Eskisi kadar Avrupa futbolunu takip edemiyorum ama seyredebildigim maçlarda Vida bana tam savunmaya cekilen, iyi kapanan takım stoperi olarak gelirdi. Bugune kadarki performansı da görüşümü pekiştirdi. Kendini geriye cok fazla atıyor, oyun kuramıyor. Oynamak istediğimiz oyuna çok uygun değil bence. Hele de Pepe ile oynarken.

cochise dedi ki...

@basar
kesinlikle katılmanı isteriz; farklı görüş her zaman iyidir. Ben bu arada pozisyon bulamamamızda Fener'in oyun anlayışını etkisini söyledim diye hatırlıyorum. Zira herifler değil 1-1; 2-1'ken bile çıkmıyorlardı doğru dürüst. Evet kolay değil böyle takıma pozisyon. Ama diğer taraftan 30. dakikadan itibaren ve özellikle 2. yarıdaki müthiş baskımızın 65'ten sonra azaldığını; Sıradan bir kaleci vuruşunun Negredo tarafından fırsata (pozisyon bile değil) dönüştürüldüğünü; ardından da Q7 tarafından şapkadan tavşanla gole dönüştürüldüğünü hatırlamak gerekir. Çok daha üstün bir oyun oynamamıza rağmen işin aslı bu maçı bireysel yetenek aldı. Ama sorun değil tabii. Şimdi bunları rotasyonlu bir kadroyla tekrar yenersek yaşadığımız psikolojik üstünlükle bambaşka bir son dönemeç izleyebiliriz.

@turkkant
Oyundaki domine etme konusuna net katılıyorum. Ama bu dominasyonun pozisyona yansımadığını ifade etmek istedim ben. Abi olsa dükkan senin ama hakikatten pek pozisyon yok. Goller de pozisyonla gelmedi. İlk golümüz bağırıyordu geleceğim diye. Ona da tamam. Yani pozisyon bulamasan da o baskı genelde gol getirir. Ha az pozisyonda fener’in inanılmaz defansif oyununu da yadsımıyorum. Ama öyle ya da böyle şapkadan tavşanla yendik. Diğer taraftan Fenerbahçe için bu oyun hezimet midir dersen evet 2. yarı onlar için hezimettir.

Perşembe gerçekten şeklen önemsiz gibi ama bunları rotasyonlu bir kadroyla tekrar parçalarsak ki o güce sahibiz bir rakibi tamamen demoralize etmiş oluruz.

cochise dedi ki...

@disko
gözümüz aradı seni; bir daha eksik bırakma :)

cochise dedi ki...

Vida ve Love konusunda ise;
Vida tam bizim ihtiyacımız olmasa bile uzun yıllar 11'imizde oynayacak kalitede bir stoper gibi görünüyor. Bir kaç hatayla gemi yakmak anlamsız. Gelecek sezonun başında daha istediğimiz kıvama gelebilir. Pepe'nin de iyice yaşlanacağı düşünülürse orta vadeli geleceğimizi Vida-Medel ya da epey bir sınıf atlarsa Mitroviç-Vida'dan kurabiliriz.

Love içinse tam tersini düşünüyorum. Tam bir panik transferi. Elbette katkı vereceği maçlar olacak ama fiyat/faydada sınıfta kalacak bence. Misal Bayren maçında beğenmiştim; ama Türkiye'de hiç bir zaman küçük takım gibi oynamayacağız. Bize ligde ancak Gomez dönemi Cenk katkısı verebilir. İyi de bir katkı modelidir bu. Ama rolün bu şekilde olduğu kabullenilirse.

Maçla ilgili çok konuşulduğu için fazla şey yazmak istemedim ama Tolgay'a bir parantez açmak isterim. Bu adamın fizik ve yetenekleri; ve oyun aklı iyi takımın 6 numarası. Onun TR liginde fark yaratacağı pozisyon bu. Ayağı diye daha önde oynatılması hem ona hem takıma zarar veriyor. Oysa tek 6 oynadığında pozisyonunun bu ülkedeki en iyi temsilcisi olabilir.

@cochise

abi biraz rahatsızdım uyuyordum dün canlı katılamadım bugün izledim tam da benim yorum yapacağım konular olmuş ya maçı gizli 3-3-3-1le çevirdik resmen.

bir sefere beni de konuk alın :)

barcelona, city gibi kadro kalitesi iyi takımların kendi liglerinde kadro kalitesi daha düşük takımlarla karşılaşınca daha az fire verme mevzusu hakkında: 3-4 büyük ligdeki büyük takımlar avrupada da ligde de çıktıkları maçların %95inde maça favori çıkıyorlar. bizim lig gibi daha küçük liglerdeki takımlar için bu %75 ancak oluyor. takımın konfigürasyonunu avrupadaki 8-10 maça göre ayarlayınca ligdeki rakibin kapandığı maçlarda zorluk oluyor veya da rakip açık oynarken şu kapalı oynarken bu oynasın diyecek şekilde ikişer oyuncu gerekiyor kimi mevkilere.

3lü defans mevzu: 3lü oynanan tek oyun 3-5-2 değil, kanatlarda adriano ve gökhan yamulur diye düşünüp 3lüden vazgeçmeye gerek yok. oyunu sahte 3lü oynayarak, gizli 3-3-3-1 oynayarak, adeta kripto sabetaycı taktikle çevirdik :D. sürekli dediğim gibi DL DC DR - DMC DMC (bu stoper oynayan Medel görünümünde gizli kripto DMC) DMC - AMR AMC AML - SC dizilişi sonucu getirdi

şaka bir yana medel stoper olunca otomatikman benim devamlı sayıkladığım oyuna geliyoruz. tosic de bunu diklemeye allah allah diyerek çıkma ve dik pas vererek yapardı ama tabi o bu kadar yapamazdı. ikisi birden olunca opsiyon arttı. tosicle 3,75-2,25-3-1 medelle 3,25-2,75-3-1 oluyor gibi diyelim.

orta saha ikilisinde de oğuzhan olmayacaksa direk çift forvet çıkılabilir (taliscayı for all intents and purposes dörtte üç forvet sayıyorum yani 4-2-3-1 yerine 4-2-2,25-1,75 oluyor stoperde medel de varsa 3,25-2,75-2,25-1,75 mi etti kafalar yandı iyice)

sonuç olarak benim bu ara ideal 11im daha önce de defaatle belirttiğim gibi fabri - adriano pepe gg - ouzan medel tolgay - babel talisca q7 - negredo.

bu arada tolgay atibanın ikamesi gayet olur arkası dönük yüzü dönük poposu dönük yanı dönük her türlü top alır verir ekonomiye can verir.

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Basar dedi ki...

Sabah kalktığımda düşündüğüm bazı konuları @disko yazmış. Maçtan bu yana acaba 3-6-1 (buna 3-4-3 veya 3-3-3-1 de diyebilirsiniz) oyun düzeni bizim için daha mı doğru olur diye düşünüyorum.

Bu sistemde Medel biraz daha 5,5 numara pozisyonuna kayar. Tolgay 6, Ozzy 8, Talisca da 10,5 numara oynayabilir.

Özellikle iç saha maçlarında hiçbir şekilde 4 defans adamına ihtiyaç yok. 3 defanstan 2si çakılı olacağı için ara ara kontra verebiliriz ama kalecimiz de daha ziyade kontraya karşılı etkili bir kaleci (Tolga ile biteriz bu sistemde)

Kendi kendime bir diziliş mi uydurdum bilemiyorum ama bana mantıklı geldi. Sizin de fikrinizi merak ediyorum.

Diğer yorum da silinmiş ama sabah okumuştum. Bu tip hezeyanlara gerek yok, zaten biz şampiyon olmamak için elimizden geleni ardımıza koymadık. Ayrıca geçenlerde de yazmıştım, bence biz genel dünya doğrularını bırakıp giderek oryantalleşen bir yapıya doğru kayıyoruz.

Kadro bütünlüğü, fayda/maliyet analizini bırakıp (Feda sezonu, 15-16 sezonu ve hatta 16-17 sezonu) kendimizi çok fazla pazarlamaya kaptırdığımızı düşünüyorum. Ayrıca hava atmaya da bayıldığımız için taraftarımızın da yaşadığımız kan, ter ve gözyaşı dolu yılları unutmaya eğilimi çok fazla.

Halbuki Beşiktaş demek böbürlenmek değil mücadele etmek demektir (veya biz Seba dönemi çocukları olduğumuz için böyle kodlanmışız, kupa şampiyonluğu sonrası uçakta çıt çıkartmayan bir yapıdan bahsediyoruz. Kazanınca 10.000, kaybedince 20.000 kişiye oynayan yapıdan bahsediyoruz) Bizim kalıcı başarıya; her sene ligi ilk 2'de bitirmeye ve CL'de 2.-3. sıra ile UEFA'da çeyrek-yarı seviyesinde kök salmaya ihtiyacımız var. Bunu kökleştirmeden 'come to Beşiktaş' kısa vadeli sosyal medya kampanyasından öteye zaten gidemeyecek.

Telmih dedi ki...

Ligde 23 maç geride kaldı. Negredo bu maçlarda aldığı 884 dakikada 5 gol 4 asist yapmış. 10 maç süresi dahi almamış ancak nerdeyde 90 dk başına 1 skor katkısı yapmış . Forma giydigi 23 maçın 10 tanesinde 25 dakikadan daha az süre almış. Geldikten sonra 2 mac üst üste 11 çıktığı yok nerdeyse ancak Alanya'dan gelen Love Konya, Bayern, Fb maçlarının hapsine 11 çıkmış. Negredo elbette üst seviye bir bitirici değil. Ancak şunu sorgulamamız gerek: Bu adama kulüp, teknik adam ve oyuncular gerekli desteği verdi mi? Destegi gectim köstek olundu resmen. Imzayi attığı gün Bülent Ulgen'in marifetini hatırlıyoruz :) Hocanın henüz 1 hafta önce takımı Alanya'da ipten almasına rağmen 60.dkda 3-0 önde olduğumuz Goztepe maçında dahi dalga geçercesine son 5 dakikada oyuna almaları, Q'nun göz göre göre bomboş pozisyonlarda defalarca pas atmaması vs. uzar gider.

GeceGezgini dedi ki...

@Basar; abi bahsettiğin diziliş mantıklı. Omurga çok sağlam oluyor böyle olunca ve topu mis gibi ileri taşıyabiliriz, kaybettiğimiz topları çok hızlı toplarız

İp gibi düzgün ve çelik gibi sağlam omurgamız ; Fabri(1) - Pepe(2) - Medel(5,5) - Tolgay(6) - Ozzy(8) - Talisca(10,5) - Negredo(11 veya 9)

Medel şu anki kadroda ve dizilişte 6 numara değil; 5,5(süpürücü stoper, süpürücü orta saha) veya 8 numara oynarsa iş yapar. Şu ana kadar bu şekilde gözlemledim en azından ben de senin gibi.

@Basar

3-5-2 veya 3-6-1 demekten imtina etmemin sebebi 3 stoper ile oynayıp bütün kanatları da olduğu gibi kanat beklerine bırakmalı tarz bir 3lü defans olmaması, bu yüzden 3-3-3-1 diyorum fakat dediğin gibi 3-4-3 de denebilir hatta 3-3-4 de denebilir 3-3-2-2 de denebilir.

tek stoper, inverse (iç bek mi denir türkçeye çevrilecek olsa) oynayabilecek pas kapasitesinde de iki bek önünde 5,5 numara medel (bu 5,5 tabirini sevdim) ve 2 tane teknik orta saha (ozzy tolgay) ile betonarme oyun oynanır.

diğer yorumlarına da katılıyorum kısaca maaş bütçesini kötü ihtimale (CL yerine AL geliri) göre ayarlayıp hedefi her sene 20 takım puanı toplamak (CL ikinci tur / çeyrek final veya AL çeyrek / yarı final) şeklinde kurarsak uzun vadede zaten her tura seribaşı katılır CL kurasına insan sken ikinci torbadan gireriz. bu şekilde kök salarsak kimse yerimizden oynatamaz.

@Turkkant

Yani Ovunc'un de dediği gibi bazı konular futbola bakış farklılığından, o yüzden let's agree to disagree (ki sene başından beri Şenol Hoca konusundaki fikrim 10 kere değişti, değişir de yeni data elde ettikçe) ama şu iki şeyi söylemem lâzım:

- Sene başında da, hatta bizzat Galatasaray maçından sonra da oynadığımız oyuna dair benzer eleştirileri yaparken (ben GS maçını da kadro kalitesiyle & Cenk'in o piyango golü sayesinde aldığımızı düşünmüştüm, öyle ahım şahım bir oyun planıyla/ilk 11'le çıkmadık o maça) defe konulmuştum. Geldiğimiz nokta ortada. Galibiyetin psikolojik unsurları/önemi başkadır, ki zaten derbi maçında şansın yanında olması da gerekir; fakat Şenol Hoca'nın sahaya çıkardığı ilk 11 kafasının hâlâ karışık olduğunu gösteriyor. Doğruyu 25. dakikada görmesi de sene başından beri nadiren şahit olduğumuz bir durum ama takımın bütün dengesini bozan değişiklikler, karşıda hamleni okuyacak bir teknik direktör varken tırtlar. Ha, belki de bundan sonra böyle olacak, kafadan ŞL çıkınca hoca kendine geldi vs. O zaman da övgülerimi dizerim yani.

- Negredo konusu entelektüellik falan değil. Bu adama sular seller gibi ihtiyacımız var mevcut kadroda (seneye böyle olmayabilir, o ayrı) 2. golde verdiği gol pası değil diyorsun ama o noktada kaleye yürümeyip de kısa mesafe kat eden etkili, sert ve kavisli pas verebilecek forvet Türkiye'de yok. Quaresma golü şapkadan çıkarmış olabilir ama orada orta yapsa/tekrar Negredo'yu görse de tehlikeli pozisyon olacaktı. Rakibi düzensiz yakaladık orada. Öyle önemsiz bir pas değil bu. 3. golde de Quaresma'yı zorla koşturuyor o bölgeye, Fevri Reis biraz daha erken uyansa çok daha tehlikeli pozisyon olacak.

@Basar

"bence biz genel dünya doğrularını bırakıp giderek oryantalleşen bir yapıya doğru kayıyoruz."

Bu önemli bir cümle. Bu sene değil ama seneye daha çok konuşmak zorunda kalacağız bunu gibime geliyor.

@GeceGezgini @Basar

biz en iyisi vatsap grubu kuralim :P

sports guy dedi ki...

Lens'in satin alma opsiyonunun zorunlu oldugunu soyledigimde cok karsi cikan olmustu bu mecrada..

:)

Dün gece, artık bu blogda pek görünmeyen bir arkadaşa selam sarkıtmak amacıyla yazdığım ama içerik olarak kurgusal zırvadan ibaret olduğu için sonradan sildiğim yorumumu, mizahi unsurlarından ziyade distopik özelliğine takılarak değerlendirmiş olanlardan veya eğer varsa sanki birilerini hedef almışım gibi algılayanlardan özür dilerim. Komplo teorilerine soğuk bakan biri olarak orada yazdıklarım benim düşüncelerimi yansıtmamaktadır.

turgay dedi ki...

Kupa başlığı açmama totemine saygı duyuyorum :)

Yarın akşam biraz daha az yıpranan oyuncularla oynamak lazım. Bu arada gerek burada gerekse de başka mecralarda sürekli olarak dile getirdiğim hiçbir işe yaramayan Metin Albayrak’ın yaptığı açıklamalardan sonra ortalığı nasıl karıştırdığı ortadayken acil olarak istifa ettirilmesi gerektiğini ve bundan yararlanılarak da izleme komitesinin tamamen değiştirilmesi gerektiğini söylemek istiyorum. Mali durumumuz ortadayken daha akılcı transferlere ihtiyacımız var.

beagle dedi ki...

@Basar, Semioticus
Beşiktaş Başkanı anlamında "hizlandirilmis Aziz Yıldırım" riski görüyorum (kongrede eleştiri yapanların neredeyse dayak yemesi). Ülke anlaminda ise ohalin olağan hal olarak devamiyla gerilemekteyiz.

Beşiktaş'tan devam edersek, konuyu Love transferi üzerinden inceleyebiliriz. Ağır bir forvet beğenmez olarak umutlanmaya calistimsa da, kulubeden kontra dakikalarinda kullanmayacaksak, takima yarar değil zarar vereceği baştan belliydi. Transfer sevdalısı grubu geçersek aşağı yukarı herkes bunu biliyordu.

Bir teknik direktörün Gomezi ideal olarak oynattığı, Negredo ve Abubakar'ı beğenmediği pozisyona Love'ı isteyebilecegini düşünemiyorum. Bu başkanın ben beğendim işi. Bir de twitterda "kasaryaza"nin Love floodu gibi videolardan , menejer kasetlerinden adam seçme işi. Şu geçen haftalarda Pektemek'in bile bizde ilk 11 için Love'dan daha uygun olduğunu gördük. Larin de fiyasko çıkarsa Cenk parasının çoğu çarçur oldu gitti işte.
Keşke olanak olsa, Larin ile Furkan Yaman'ı kiyaslamali teknik ve fizik testlere sokabilsek. Bedava gonderdigimiz Genc Milli gol kralımız, Kanada'dan gelen büyük umuttan gerçekten aşağı mı? Yoksa siyaha boyasaydik ilk 11de 10 maç denemeden birakmaz miydik?

sports guy dedi ki...

@beagle

Hocam Cenk parasinin cogu carcur oldu gitti iste demek isin baya bir suyunu cikarmak olmus yalniz :) Love bonservisi bildigimiz kadariyla 3 milyon, Larin bonservisi ise 1.5 milyon euro civari.

Sen Cenk'ten bonuslar dahil olmadan kemiksiz 22 milyon euro aldin yahu biraz sakin :)

BJK4EVER dedi ki...

Kupa macinin 11'i ve rotasyonu hakkinda fikir uretmek cok zor. Tamamen en iyi oyunculardan kurulu takimla ciksak da bu kabul edilebilir, yedek agirlikli ciksak da kabul edilebilir, cok zor bir ikilem.

BurkayJK dedi ki...

Kupa maçında acayip bir rotasyon beklemiyorum. Bence Tosic, Caner, Oğuzhan, Lens ve Negredo sahada olur. Necip, Pektemek veya Larin falan beklemiyorum. Adriano, Atiba ve Quaresma dinlendirilmeli. (Gönül'ü de ekleyebiliriz fakat en yakın alternatifi Adriano)

Ligdeki galibiyetten sonra bariz bir Vodafone Park faktörü oluştu diyebiliriz. Rakipler çıkılması güç bir saha olduğunun farkında. Rotasyonlu kadro da en kötü berabere kalır. Muhtemelen ilk yenilgimiz Bayern Munih'e olacak ama hayırlısı.

Bu sezon iki derbide de skora etki eden hakem hataları vardı ve oyun anlamında eze eze yendik. Kupa maçında da yenersek çok güzel bir hafta olur. Fenerbahçe ile eğlenmesi bir başka. :)

Basar dedi ki...

Burkay geçen sene kupa maçında ali cengiz ile fener bizi yenmişti. Bizi ali cengiz yapmadan uzunca bir sure daha yenemezler orada. Bayern'in de yenecegini sanmıyorum.

BurkayJK dedi ki...

Zaten bu sebepten dolayı o maçı saymıyorum ve takımı hala namağlup görüyorum. :) Yanılmıyorsam hazırlık maçlarında dahi mağlubiyetimiz yok. Ayrıca bana göre lig ve Avrupa maçları esastır. Kıytırık bir kupa maçında hakem desteği olmadan yenseler bile pek önemsemem.

Sahasında en uzun süre yenilmeyen takım 47 maçla Fenerbahçe sanırım. Biz şu ana kadar 30 lig maçı yaptık ve yeni rekoru ele geçirmemiz olası görünüyor.

Bayern ciddi bir rotasyon yapmazsa ilk Avrupa maçı mağlubiyetimiz gelir.

beagle dedi ki...

@sportsguy
Avukatım finans hesaplarında hukuktan daha iddialıyım. Destekli konuşurum genelde ama tabi hafıza-i beşer nisyan olayı hepimizde olur arada.

Açıklanan bonservisler
--- Love 3.75 M
--- Larin 1.85
Toplam 5.6M Euro. (Menejerlik ücretleri vb ile min 6 belki çok daha fazladır.)

Maaşlar
--- Love 2 yılda 3.8M Euro- Opsiyonu tam bilmiyorum. opsiyon çalışırsa 5.7M Euro
--- Larin (Sıkı dur) 4.5 yılda 7.15M Euro

--- Maaşlarda %20 stopaj ödüyoruz.(ödememiz lazım. borca işler de ödemeyizi bilmem)

İyimser yaklaşık bedeller 19M Euro!!!

Larin patlarsa dediğimden bu hesap maaşları içeriyor. Pedro, Miloseviç, Veli Feda sezonu Quaresma gibi oyunculara yıllarca boşa maaş ödediğimizi düşünürsen bu kötü rüya, çok kolay gerçek olabiliyor.

Bir de Cenki bedava zannediyor herkes, Gaziantep'ten Milyon dolar seviyesinde alacağı bıraktırıldı, Antepe açıktan sus payı para verildi(geçen Başkan 500 Bin E dedi mesela) Maaşı o zaman için imkansız yılda 1.8M euro falandı. 4 sezon tamamladı. O işler karışık ama maasa gömülüyle beraber 3-4 M Euro civarında bir maliyeti oldu. Yoksa Ozzy 500e oynarken, Cenk 1.8 alacak durumda değildi.

Umarım açıklayabilmişimdir :)

emruli dedi ki...

Merhaba;

Tek seferlik bonservis bedeliyle yıllık ücreti aynı hesaplamaya bu kadar olumsuz bir şekilde yansıtmak doğru değil bence. Love'in atacağı goller (yani umarım atar) bize ligde, şampiyonlar liginde puan ve dolayısıyla para da kazandirabilir. Hatta yine dolaylı olarak şampiyonluk, sponsor, TV, stat ve forma gelirlerine katkı da sağlayabilir. Bugün için fazla olumsuz bir analiz olmuş bence.

Muhteşem scout ekibimizi genc oyunculardaki başarısını düşündüğümde Larin sadece gider kalemi olarak kalabilir :) Ona itiraz edemem.

sports guy dedi ki...

@beagle.

Hocam o hesaplamalari boyle yapmak futbolda buyuk sacmalik ya cok afedersin de :)

Cunku bu durumda Cenk takimda kaldiginda alacagi zamli konrtrati da hesap etmen lazim, malum sozlesmesi seneye bitecekti ve bizde kalmak icin minimum 2.5 milyon euroluk kontrat alacakti.

Bu durumda 4 yillik ekstra 10 milyon euro daha eklemen lazim cenk'ten kurtuldugumuz icin, o da 32 milyon euro yapar.

Futbolda hesaplar boyle yapilmiyor yani. Cenk'ten aldigin 22 milyon euronun hala 16si harcayabilmen icin duruyor bu yil icin. Gider baska yerden maas yuku bosaltir bu bonservis potansiyeliyle adam eklersin.

Onemli olan senin maas esnekligin ve ne kadar bonservis harcayabildigin.

O anlamda Cenk parasinin 4/5 civari hala kasada. Kalani onemli degil.

Zaitsev dedi ki...

@ beagle

Hocam Ozzy ve Cenk 2014-2015te sözleşme imzalamışlar. Ozzy yenilemiş daha doğrusu. İlk sene ücretleri hariç aradaki fark yıllık 100-150 bin avro. İlk seneki fark da Cenk'in Antep'te bıraktığı alacağı olabilir.

Cenk'in o zamanki gösterdiği lig performansı ve tecrübesi Ozzy'den büyük olduğunu düşünürsek aradaki 100-150 bin avro da makul. Biri 500bine öteki 1.5 milyona oynama durumları yok.

Ayrıca 2si de maç başı 10ar bin avro alıyorlar ayrıca. yaklaşık 300-350 bin avro daha eklendiği zaman Cenk'in maaşı 1.9-2 milyon avroya Oğuzhan'ın ki de 1.8 milyon avroya yaklaşıyor.

Love muhtemelen net 1.9 alacak. Maç başı filan yok. Q7de net para alıyor.

Cenk'e önümüzdeki sene kontrat verilecekti. Bu kadar pohpohlandığı için bu muhtemelen en az 3 milyon avrodan 4-5 senelik bir kontrat olacaktı. Bunları da hesaba katmak lazım.

Larin şu an balon gibi duruyor ama belli olmaz. İşin fiziksel sertlik boyutunu halledebilirse takipçiliği ve bitiriciliği ile iş görür.

Cenk'in satışını da 22 değil 23 küsur olarak düşünmeliyiz. Genelde oyuncu satış bedelinin %5'ini satan takım yetiştiren takımlara dağıtır. Biz Marcelo ve Cenk transferlerinde bunu da alan takıma gazlamış bulunmaktayız.

beagle dedi ki...

@Sports
Sen istesen de istemesen de Finansal risk boyutu öyle hesaplanır.
Futbol romantiği arkadaşlarıma göre Delgado 25, Q 50 milyona falan satılmıştı şimdiye nerede o paralar? Maaş ederi 500 bin euro olan Veli'nin askerleriydik milyon eurocuklar maaşında helaldi. Nerede Veli ne oldu o paralar? Del bosque'ye hiç para vermeyeceğiz diyen yönetici nerede? Sebep olduğu katmerli borçları yüklendi mi? Nihat Kahveci'den haşırt to the blackboard olan bütçeye bakarsan saçmalık neredeymiş görürsün. Ha bi de 1.7 MİLYON TL BORÇ'a bakıcaz anlamak için...

@Zaitsev
Konu Cenkten gelen paranın Love ve Larin transferleri ile riske edildiğiydi.

Benim hesabım finansal risk 19 Milyon Euro. 100-200 kim kimden fazla değil. Larin denen adamda 11M Euro yatıyor ( 7.15M Euro garanti kontrat (+1.5M Stopaj) + 1.8 M E Bonservis)
verdikten sonra daha 1 dk oynatmadık. Bu sezon için alacağı ücret brüt 1 milyon E civarında. Belli ki oynamadan alacak.

Amma uzadı konu ya. Buradan devam edelim 11M Euro risk yatırdığımız adam niye 1 dk bile oynamaz? Bedava gönderdiğimiz Furkan'dan iyi mi?

sports guy dedi ki...

Abi sen finansal risk boyutunu hesapliyorsun, ben gercek hesaptan bahsediyorum. Biz larin icin 1.5 odedik Love icin 3. Bitti yani :)

Her sene oyuncunun maasini tekrar oduyorsun, bu adamlara zank diye 4 yillik maasi tek seferde odemiyorsun. Dedigim gibi eger hesabi boyle yapiyorsan Cenk'in maasini da bu hesaplamaya katman gerekir, cunku kadroda yillik minimum 2.5 milyon euroluk "maas acigi" da olusmus oluyor.

beagle dedi ki...

Bonservisler 4.5 değil 5.6. Bitmemiş yani :)
Cenk'ten gelen bütçenin kullanımı eleştirisini Cenk'in maaşına niye bağlıyoruz bilmiyorum ama cevap lazımsa Pektemeki kulübeden ilk alternatif oynatır, koyardım Muhammed Öztürkü 3. alternatife. Senelik 200 bin'e biterdi. 2.3M cebe kalırdı. Olmadı ama böyle. Abuklaştı konu.

Başlangıç noktası şuydu, Başkan transferleri sportif Direktörlük, uzun vadeli plan vb olmadan yapıyor. Devre arası taraftar golcü bekler diye Love'a bayağı para gömdü. Larin ise hiç anlaşılmadık derecede pahalı bir kontratla geldi. Ne oluyor orada diyoruz.
Sana 5.6 M Euro Bonservis, 3.5M Euro net maaş bütçesi verseydik Love veya Larin'den daha uygun bir adam bulamaz mıydın mesela? Teoride 19M'u net maaş ve bonservise istediğin gibi de yayabilirsin. (6 ay kiralık sonra zorunlu adım modeli) Yani 19M Euro ile nasıl bir forvet alırdın?

sports guy dedi ki...

Ya ben kulubun transfer politikasini onayladigimi iddia etmiyorum ki? Larin bence de gereksiz transfer mesela.

Cenk'ten gelen maasi niye kullaniyoruz? Cunku cenk satilmamis olsaydi onun maasi da bu finansal risk analizine dahildi. Satildigi icin cikarilmis oluyor.

Ayristigimiz nokta su, an itibariyle kulubun kasasinda hala cenk transferinden gelen ve bonservis icin ayirabilecegin 16 milyon euro kusur para var. Ha bunu kullanir mi kullanmaz mi onu bilemem, ama bu para uefa kritelerine gore de kullanilabilecek sekilde mevcut.

Butun ingiliz takimlari "net spend" geyigi yapar mesela, biz bu hususta cenk'ten dolayi hala baya bir artidayiz, demeye calistigim bundan ibaret.

Yani "cenk'ten gelen parayi carcur ettik" lafina karsiyim ben. Oyle bir sey olmadi. Ha su ana kadar az olan kullanim seklini begendin mi diye sorarsan soruyu, cevabim benim de hayir olur. Bu kadar basit :)

beagle dedi ki...

Agreed to disagree.
O kontratlari imzaladigin an vadeli olarak harcadin 19M Euro'yu. Senelik transfer bütçesi hakkin acildi konusu ayrı birşey.
Belki Larin iyidir,paraya dönüşür. Karşı çıktığın önermem şartlı idi. Şart gerçekleşirse gitti 19M'nun çoğu.

Yorum Gönder

Ara