.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
30 Nisan 2017 Pazar

Karne: M. Başakşehir 3 - 1 Beşiktaş


Goller: Demba Ba (87')
En iyi üç: Demba Ba, Tolgay Arslan, Adriano Correia
En kötü üç: Cenk Tosun, Ricardo Quaresma, Anderson Talisca

Canlı Karne:

Şenol Güneş2.9
Beşiktaş2.7
M. Başakşehir7.8
Cüneyt Çakır3.5


Fabricio Agosto3.5
Dusko Tosic3.5
Marcelo Guedes3.2
Adriano Correia5.1
Gökhan Gönül4.6
Atiba Hutchinson (45')3.5
Oğuzhan Özyakup3.9
Anderson Talisca2.8
Ryan Babel (56')3.4
Ricardo Quaresma2.4
Cenk Tosun (78')1.7


Tolgay Arslan (45')5.5
Vincent Aboubakar (56')4.8
Demba Ba (78')6.8


Takım Ortalaması3.9

Anket: 27 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.


61 Yorum:

QuaresmA dedi ki...

Önceki postu ağzım açık okudum gerçekten. En sağlıklı futbol muhabbetlerinin döndüğü bu ortamda bile, takım oyununun bu derece yüksek seviyede olduğu günümüz futbolunda hala habire her kaybedilen puandan veya maçtan sonra birkaç günah keçisi aranması komik. Takım halinde de, her bir birey halinde de berbat oynadığımız bir maçtı bu.

Günah keçisi seçimleri doğru olsa içim yanmayacak. Belli bir algoritma var, hiç sektirmiyor.

Takım son haftalardaki standart oyununu oynadı ama yetmedi . Çünkü Başakşehir tıpkı Lyon gibi bizi ezberimizin dışına itmesini bildi . Lyon atletizmle yaptı Başakşehir organizasyon ve taktik disiplinle yaptı .

Hocanın 2.5 defanslı sisteminin organize bir takıma karşı işlemesi mümkün değil . Ha kısmet bugün ilk golü bir şekilde biz atsak plan çalışıyormuş kandırmaccasına da düşebilirdik ama 2 Başakşehir maçı eksiklerimizi yüzümüze sert şekilde vursa da bu kadar organize 2. bir takım olmaması zaten bizi bulunduğumuz konumda tutuyor .

Şenol Hoca'nın en büyük promlemlerinden biri hep " ben oyunumu oynarım " mantalitesinde olması . Oyun sağlam gözüktüğü için bunu deme hakkı var ama bazı şablonlara karşı çok zorlanıyoruz .

Başakşehir ilk maçta ne yaptıysa aynısını yaptı ve yine bizi domine etmeyi başardı . Buna önlem almak gerekiyordu artık . Aynı mantaliteye aynı cevabı verip farklı bir sonuç bekledik . Bu naçtan gereken dersler çıkar umarım .

nathan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
EC dedi ki...

Evet bizi cozmusler. Senol Gunes ise ilk mactan ders almadan ayni taktik ve dizilisle cikti.
ayni hatayi tekrar tekrar yapip farkli sonuc beklemek anlamsiz.

Tel Tel dokulduk ve ilk 30 dk da bocaladik ve ayakta kalamadik..

macin basinda bu sekilde hizli geleceklerini tahmin edip onden hazirlanip, rakibin hizini kestikten sonra biz hamleler yapabilirdik...
7 puan ondeydik ve saldirmasi gereken onlardi. kalkanlarimizi dik tutabilir ve 30 dakikada teslim olmazdik.

mac 1 -0 iken direkten donen.. 2ci yedigimiz ise ofsayt..

Cuneyt Cakir Besiktas lehine bir tane duduk calmadi.. #DoubleStandardCakir oldugunu unutturtmadi bize.

iyi olan sey bu bastibacak haftaya Derbi de ufleyemeyecek.. Buyuk ihtimal Bulent Yildirim ufler..

futbolun orospulugunu ve hakemi etki altina almayi IBFK bizden daha fazla becerdi. Atiba sakatlandiginda Senol Gunes de teslim olmus ve onumuzdeki maci dusunur hale gelmisti...

Saglik olsun..

her maci kazanacak halimiz yoktu..

Bu mac IBFK yi ikinci olarak CL elemelerine goturur ve elenir geri gelirler.. bizde direk katilan olarak tum payi paylasmadan aliriz... yenildigimize sevinen SARISIN lara ise aciyorum.. CL sanslarini kaybettiler!

Bu macin acisi, mantikla birlestirirsek enerjimizi ve hirsimizi kendi sahamizda Sikebahce den cikaririz...

bazen ileri sicramak icin bir adim geri atmak gerekir.. Adana macindan dersleri cikarmamisiz.. Bu ders olur ve ciddiye alip diger maclarimizi kazanir ve Sampiyon Olur bu takim..

o nedenle iste tam bu yuzden..

#SAMPIYONBESIKTAS

deme zamani simdidir..

planck dedi ki...

bu maç ne sadece hocaya yazar ne de 4-5 oyuncuya. o takım otobüsüne binip yılda milyon liralar alan herkese yazar. hocanın taktik noksanlıklarına bir yere kadar katılıyorum ama bu maç özelinde kafa olarak sahaya böyle çıkan bir oyuncu grubu ile istediğin taktiği yap yine de olmaz.ts maçındaki konstrasyon ile oynasak, ki maçtan önce herkesin beklentisinin yüksek olmasındaki neden takımı böyle beklememizdi, aynı bu taktik ile yine yenerdik. taktik sıkıntılar bizim canımızı avrupada yakar, tr liginde öyle organize ve yetenkli adamların bir arada olduğu bir takım yaratmak çok zor. biliç güzellemesi yapan arkadaşlara da bu yüzden katılmıyorum. evet organize ve sıkı rakiplere karşı biliçin takımı daha iyi duruyordu sahada ama bu bize kaç tane derbi kazandırdı? cezasahasına otobüsü çeken takımlara karşı nasıl debelendiğimizi şampiyonluğu kaçırdığımızı hemen unuttuk sanırım. istiyorsunuz ki takım hem hücum pres yapsın rakibi ısırsın direk oynasın hem otobüs hem de otobüs çeken takımları sağlı sollu ataklarla oyunu genişleterek pas organizasyonları ile 3lesin 4lesin. öyle bir kadro kuracak bütçe yok arkadaşlar, bayern değiliz. hoca inleri oynatmıyor, ben geldiği zaman çok sevinmiştim ama gördüm ki defansif olarak beklediğimin çok aşağısında ofansif olarak da biliç takımına daha uygun zira kısa pas oyunlarında vasatı aşan bir oyuncu değil driplingi yok adamın olayı uzun paslar ama rakibin bekleri kısa değilse o zaman düşenleri toplamak için veli atiba olcayın aynı anda sahada olması lazım. böyle eforlu oynayabilecek oyuncular olmadığı için inleri kullanamıyoruz. ancak rakip defans ileri çıktığında defans arkasına çizgilerden kaçacak lens vari oyuncumuz olsa gökhan yine iş yapardı özellikle lyon maçlarında. fakat kenar forvetlerimiz de böyle oyuncular değiller. yani açıkcası kadro mühendisliği sorunlarımız taktik sorunlarımızdan önce geliyor bana göre. ve biliçi zamanında savunmuş olmama rağmen şimdi biliç oyunlarını özleyen arkadaşları 2014 ve 2015 sezonlarının son 6-7 haftasındaki maç özetlerini izlemeye davet ediyorum.

YSY dedi ki...

@planck

Evet haklısın. Burada esas sıkıntı kafa olarak hazır olmamanın yanında ibb nenin ne oynayacağı belliyken buna bir çözüm bulamamak. Ya hiç cevap veremedik. Bu adamlarla yıllardır maç yapıyoruz her maç aynı terane. Avcı tr liginin bug ını bulmuş, rakip ağır ağır top çevirirken şok preslerle takımlar çıkamadan top kaybı yaşamalarını sağlıyor çünkü tr de hiçbir takımda o presi kırabilecek bir yetenek yok hız yok. He biz yapabilirdik belki ama ya konsatrasyon yada gerçekten yetenek eksikliğinden yapamadık. En azından 2-0 oldu baktın gidiyor maç oraya necipi falan alabilirdi.

Her sene yanı oyuna cevap veremiyoruz. İbb maçları kasımpaşa maçları akhisar maçları hep aynı takımlara aynı puanları ver. Abone olduk. Büyük takım olmak istiyorsak bu tip maçlarıda aşabilmeliyiz. Ne diyeyim büyük takım olma yolunda kazanılmış bir tecrübe olmuştur inşallah. Bu arada iyikide böyle yenildik. Öyle tek farklı skor falan olsaydı yine millet kendini kandıracaktı ki vodafone daki maçta aynı böyle 20 dk da paket oluyordu.

YSY dedi ki...

Bu arada demba ba ya...Adamım ilk şutunu soktu direk. Kalite işte. Gözlerimiz paslanmış.

turkkant dedi ki...

Şenol Güneş'in en büyük hatası bence önem derecesi yüksek maçlarda -Talisca'nın formu yüzünden- alternatif sistemlerle oynama stratejisinden vazgeçmesi.

Ş. Ligi maçlarında Talisca-Oğuzhan-Atiba ile çıkmadı, çıksa zaten grup sonuncusu olurduk. Atiba-İnler, Atiba-Tolgay-Necip gibi daha sert orta sahalarla denge oyuncuları oynadı. Sonra Talisca form tuttu, golleri sıralamaya başladı ve hoca bu sistemi her takıma karşı oynayabileceğini düşündü. Lyon maçları penaltılara gitmiş olabilir, ama oyun olarak yenildik; keza Trabzon maçında yine çok açık verdik; Başakehir maçına daha kalabalık orta saha ile çıkıp Abubakaar'ı tek bıraksak muhtemelen en azından bir beraberliği cebimize koyardık. Hoca Başakşehir'in oyununu fazla hafife almış, Başakşehir de cezayı kesti.

Şimdi Fener maçı da benzer bir maç, artık dönüşü olmayan yola girdik, hayırlısı bakalım...

turgay dedi ki...

Başakşehiri hafife almasından çok kendi oyununun en iyisi ve sorunsuz olduğuna inanıyor. Yoksa hangi akla hizmet her maç seni mat eden antrenöre böyle oynanır aklım almıyor. Kaybettiğimiz maçlar ve oyun olarak zorlandığımız maçlar hep oyun planı bizi bozmak üzere kurulu sahaya çıkan takımlardı. Biz oyunu okuyamayan ya da rakibe çalışmayan antrenör grubuna sahibiz. Bu takımın antrenörü Çalışkan olsaydı şuan zaten en az 10 puan önde olurduk en yakın rakibimize çünkü bizi yenecek takım bence bu ligde yok. Ama hocan rakibe çalışmaz hocan transferde insiyatif almaz hocan maç içinde hamle yapamaz ise bu halimize şükretmek lazım. Evet Şenol Güneş bu takıma ivme kazandırmıştır ama böyle Çalışkan hocalara karşı her zaman kaybedecektir. Çünkü bu devirde tembel hocalar rakibine çalışmayan rakibine hocasına saygı göstermeyen hocalar kaybetmeye mahkumdur. Ben çok kızgın ve üzgünüm çünkü bu takım çok daha farkla önde olabilirdi.

ne hikmetse hapoel beer sheva karşısına bile , atiba -necip- tolgay üçlüsü ile çıkan hoca, başakşehir'i hafife alıyor . peki , hadi 3-0 oldu , tamam , bi sakin ol , rahatla ve 0-0 gibi oyna , ne atarsan senin lehine . o da yok. tek planı , "at topu quaresma'ya " olan takım mı olur. utandım maçı izlerken . duran top kazanınca , bizimkilerin gözleri parlıyor. başka plan yok ki . iyi bir orta gelse de gol atsak. beşiktaş'ta maçın gidişi , tosic'in uzun oynamasından belli olur . lütfen, top bizim stoperlerdeyken , özellikle ilk yarı , atiba -oğuzhan'ın pozisyon alışlara bir bakın. o eleştirilen fernandez, kalçayı rakibe dayayıp, yüzü kendi kalesine dönük halde alıp topu dönüyordu. hadi top rakipdeyken takım savunmasındaki sıkıntı zafiyet yarattı , peki top senin stoperindeyken neredesin ey ortasaha ?

işin kötüsü , fener'e de çok kötü koz verdik . saraçoğlundaki fener-başakşehir maçını hatırlarsak , başakşehir'i önde basarak yenmişlerdi . biz de önde basınca , topu hızlı ileri aktarıp direk gole gidecek bir takım da değiliz. cenk 'le hiç değiliz. yani bize önde basmanın maliyeti ne , var mı ? özellikle büyük takımlar için. fener bu maçları kazanmasını da bilir yani . öyle cezasahasında ,dün adebayor'un ilk yarıda, pes oynar gibi dolaşmasına da izin vermez. çok zor maç .vodafone arena'da hangi zorlu maçı kazandık bu yıl ?

@ turgay

aynen katılıyorum .şampiyon olsak bile ben oyun olarak ileri gideceğimizi düşünmüyorum .

Benim anlamadığım şu Başakşehir i ve yapabileceklerini hesaplamadan "çıkin oynayın oyununuzu." Ne demek..bu seviye de oynayan herhangi bir takıma böyle hazırlık yakışır mi???
Şenol Güneş in kazanması gereken maçları kazanamama problemi sıktı artik.eee arkadaş sen şampiyonluk maçına takımi ve kendini böyle hazırlar isen tartışılırsin. .

beagle dedi ki...

Atletik oyuncu ihtiyacimiz,
rotasyonu bu kadar kismamiz gerektiği, ileri 3lumuzden hatta yedeklerinden bir halt olmayacagi,
iyi oynamiyoruz tespiti yapan Besiktaslilara dalmayip düşünmek gerektiği haftanin cikarimlari olsun. Ben dahil çoğumuz bogaz kutlaması planlarina ve gelecek yıl hesabina dalmistik. Ayildik.
Fenere karşı ölümüne oynamak zorunluluğu da bu haftanin kârıdır.

YSY dedi ki...

Şenol hocanın yıkıcı olmadan eleştirilmesi taraftarıyım. Evet takımın başında kalmalıdır, karkıları çoktur olmayada devam edecektir, şuanda şu havada bu hocadan iyisini bulmamız da biraz zor ama kendini geliştirmeye açıkta olmalı. Hele hadi hoca hataya düştü yanındaki tamer tuna ne yapar ? Belki hocayı eleştirirken yanındakilere de bir göz atmak lazım ?

He yönetiminde hocanın başarısında veya başarısızlığında tuzu oluyor. Misal adama transferleri geçiktirmek gibi misal atletik stoper istiyorum derken gidip mitrovici almak gibi veya ersan geri gelirken burası rehabilitasyon merkezi mi diye laf söyletmek gibi vs..

He şurası kesin haftaya fener maçı herkes pür dikkat kesilir. O açıdan belki hayırlıda oldu. Antalya başaka yatmazsa muhtemel puan kaybedebilir başak

hasta ti dedi ki...

olmaz canim olmaz, 3'lu ortasaha gobek oynuyor adamlar. 2 kisiyle orda nasil olcak. top kapan oyuncumuz yok. necipte artik atiba gibi oynamaya basladi, pasarasi yapmaya calisiyor, oda olmuyor. tek caremiz talisca'ya oguzhan'la pas hedefi koymak, amcam bak mac basi oguzhan'la 20-30 pas yap sonra hersey serbest tamammi amcam dicen.
oguzhan'i sol onde oynatmak istemis bilic, keske kabul etseymis, gobekte olmuyor, buyuk maclarda ufalmasi aslinda zaten fiziken ufak olmasindan. yani hic buyumicek, bosuna beklemeyelim.
gobekteki uclu pas sayisini arttirirsa, babel'de zaten girer aralarina-zeki oyuncu, birde ilerde forvetle oynamaya baslarsak:) canavar gibi takimiz.

turkkant dedi ki...

Geçen M. Demirkol çok güzel bir benzetme yaptı: Beşiktaş ön tarafı demir bir ayağın üzerine oturan kristal vazo gibi, değerli ve kırılgan, diye. Bu kadar ofansif bir kadronun bir arada oynaması için yüksek konsantrasyon ve yüksek ciddiyet gerekiyor. Takım dar alanda oynamadığında mesafeler açıldığında Oğuzhan-Talisca vb. gibi oyuncular yok oluyor. Neden sert değiller demek, kristale neden düştün mü kırılıyorsun demek gibi bir şey.

Ş. Güneş'in yapmaya çalıştığını seneler önce Schuster yaptığında ne oldu gördük. Takım 20. hafta havlu attı. 34 yaşında keyfekeder Quaresma ile filan bu işleri yapmak öyle zor ki -değerini bilin. Bırakır giderse seneye nal toplarız.

Ş. Güneş'i beğenmeyen arkadaşlar bir zahmet, 3-4-5-6-7 sezon öncenin 30. hafta kasetlerini bulup bir izlesinler ne oynuyormuşuz, ne durumdaymışız, kimler oynuyormuş, neler söyleniyormuş, o zaman Ş. Güneş'e şükrederler.

Benzer saçmalığı Lucescu'da yaptık, adamın arkasına teneke takıp kovaladık, sınraki 10 yıl Beşiktaş ne hale geldi ortada.

Beşiktaş ne kadro kalitesiyle, ne finansal durumuyla rakipleriyle arayı açtı. At başı gidiyoruz. 1-2 fazladan değerli oyuncumuz vardır o kadar. Ş. Ligi'ni çıkarın gelirlerkafa kafaya. Onlar çok hata yapıyor, ama bizim de seneler boyu biriken öyle bir borç yükümüz var ki, sportif başarı olmadan Fener'in bütçesiyle rekabet etmemiz zor.

Her şeyi bir arada şu ana kadar Ş. Güneş'in takıntılı ciddiyeti tuttu, o bir giderse un ufak oluruz.

carlito dedi ki...

@turkkant ağzına sağlık birader.. bu blogu çok seviyorum ama bazen beni deli edenler olmuyor değil.. içimden geçenleri yazmışsın.. bazılarının aklıyla hareket etsek 10 yıl önce 8 yediğimiz günlere dönmemiz işten bile olmaz!

turgay dedi ki...

Öncelikle Şenol Güneş'e şükretmem. Elinde bu ligi her türlü domine edecek bir kadro buldu geçen yıl. Gerek gomez transferi ve bence daha da önemlisi Veli ve Tolgay'ın sakatlığı sonrası mecbur bırakılan atiba-Oğuzhan-sosa orta sahası bu lige yetti. Bilice bok atıyoruz ama sağlam bir yapı kurup gitti adam bir zahmet bu kadroyu işlesin Şenol Güneş. Veli ve tolgayı kaybetmese neler yaşayacaktık kim bilir geçen sezon.

Lucescu bu ligde rakip oyuncunun krampon numarasına dahi bilecek kadar rakibe çalışan bir antrenördü. Bunu ben değil Tümer Metin söyledi zamanında. Şenol Güneş ve ekibi rakip çalışmadığı gibi kendi defolarını da kapatma derdinde değil. Evet takıma emekleri vardır ama rakibe çalışmamaya devam ederlerse böyle çalışan rakipler karşısında hiçbişey üretemeyiz.

Sezon başı mobese kameralarına bile geniş kadro diyen Şenol hoca sezon ortasında sadece 2 tane kanat oyuncusunun takımda kalmasına izin verecek kadar vizyonu dar bir antrenör. Bunun yanında kendisine sunulan transferlere hayır istemiyorum diyemeyecek ve oyuncu portföyü olmayan da antrenör. Bize vizyonu geniş çekirdek bir oyun planı olan ama bunu rakibe göre esnetecek kapasitede hoca lazım. Şenol Güneş 65yaşından sonra local olarak bize ancak şuanki vizyonu verebilir.

beagle dedi ki...

@Turkkant
Bir destek eklemesinde bulunayım.
Rakiplerin maçları ile bizimkini izlerken en bariz önemli fark kimin ne yapacağı konusundaki taktiksel karara bir seviye daha üstte uymamız. Basit göstergesi taç atışları. Beşiktaş'ta taç atışını o kanadın beki kullanır. Diğer oyuncular niyetlense de bırakıyorlar. GS FB yenik duruma düşmüşlerse bu tip işler feci karışıyor.

Burada hakkını vereyim. Beşiktaş için yetersiz ve cesaretsiz bulduğum Biliç her topu eline alana kenardan fiziken bile müdahelede bulunarak bu taç disiplinini oturtmuştu. Şenol Hoca bu disiplini ve fazlasını daha ofansif bir kadroda yürütebildiği için değerli.

Yaşlı takımımızın da doğal olarak pili bitti. Bu durumun suçlusu hocadan çok faydasız transferleri yapandır. Aras, İnler, Abubakar, Mitroviç çok ciddi bir bütçedir. Maaşlar, bonservisler, komisyonlar, vergiler derken 15-20 milyon Euro arasında. Yeterli katkıyı verebilselerdi hocanın çok özel taktik üretmesine gerek kalmaz, 6-8 puan fazlamız olurdu.

@türkkant

%100 katılıyorum .

Beşiktaş bir oyun takımı değil bir oyuncu takımı lakin bunun sebebi Şenol Hoca hiç değil . Şu takımı ligde çalışan herhangi bir antranöre versek temiz 15 puan aşşağıda olurdu . Değerini bilmek gerekiyor .

Bazı tuhaf takıntıları olduğu bir gerçek ama tartışmasız ligin ve ülkenin en iyisi .

Herkes şampiyonluk tedirginliğinde doğal olarak hocanın finallerdeki başarısız geçmişi de bu tedirginliğin ana sebebi ama geçen sene Serdar Kurtuluş'la , İsmail'le , Tolga'yla şampiyon olan da kendisi . Biraz sakin olmak gerek .

ozan dedi ki...

Birde su Tolgay-Veli olsa hoca Oguzhani oynatmazdi geyigi de bitse de kurtulsak. Belki Tolgayla baslardi ama oyle yada boyle Oguzhana donerdi. Senol Gunes hocaliga Besiktasta baslamis gibi Tsde Bursada hangi orta sahalar ile oynadigini gormemezlikten gelip Veli oynardi demek ayri sallamak oluyor.



Basar dedi ki...

Beyler her hafta hocayı övüyoruz zaten, 1 hafta da yerme hakkımız olsun. Tartışmasız şekilde bu kadro başkasında olsaydı çok daha az puan toplamıştık ama aynı derecede tartışmasız olan hocanın tutucu şekilde 11'inin olması ve bunu hiçbir koşulda değiştirmemesi.

Bazı oyuncularda tükenmişlik sendromu var, hoca bu psikolojiyi okuyamamış. Quaresma artık tel tel dökülüyor, burada 5 dakika Aras'ı düşünmedi bile (bu kadar berbat mı anlayamadık bile)

Puana ihtiyacı olan Başakşehir'di, Kadıköy'deki fener maçı gibi maçı kilitleyebilirdi ama bunu düşünmedi. Cengiz sağdan yardırırken (ilk maçta da yardırdı, hafta içi fener maçında da) quaresma efendi de Gökhan'ın hiç yardımına gelmezken buraya önlem almadı (quaresma çok çok çok kötü bir futbolcu) 3-0 olunda Babel ile kanat değiştirdi. Orta sahaya 2-0'da önlem alabilirdi (evet Atiba'yı değiştirebilirdi) Bunları yapmadığı için bu maçı hocaya yazabiliriz. Bunu da yazmak kötü bir şey değil, hocayı asmıyorum, gitmesini istemiyorum vb.

Basar dedi ki...

Bu arada, bu takım Biliç'in kurduğu takım filan değil, sadece kafanızdaki takıntıdan öyle yazıyorsunuz. Şenol Güneş Biliç'in kadrosunu filan işlemiyor, bas baya bambaşka bir kadro ile oynuyor.

Başakşehir maçı ilk 11'inden (ki bu resmi ilk 11'imiz) 8'i 2 sene evvel bu takımda değildi, 6'sı geçen yıl bu takımda değildi. İnanmayan saysın. Sadece 3 kişi Biliç'in takım kadrosundaydı ki Biliç, bu 3lüden Cenk ve Oğuzhan'ı minimumda oynatıyordu.

Rica ediyorum zekamızla dalga geçmeyin!

hayalet dedi ki...

Haftaya Antalya asılacaktır maça. Adamlar yanıyor adeta, formdalar. Belediye muhakkak puan kaybedecektir diye düşünüyorum. Zaten birde Trabzon deplasmanları var. Ben bu 5 haftada 10 puan yapabileceklerini düşünüyorum. 2. likleri bile gidebilir. Bu arada biz bu 5 maçtan 77 ile şampiyon oluruz diye düşünüyorum. Haftaya fb maçında sakin kalırsak yeterli. Zaten adamların futbol oynamaya mecali yok.

BJK4EVER dedi ki...

Orta saha kurgusu elestirilmis de, ben pek katilamiyorum buna.
Ilk yaridaki maclarda Atiba-Inler'i denedik, ama olmadigini gorduk. Oguzhan one kayinca kendi oyununu oynayamiyor, o oynayamayinca takim organizasyonu tamamen dagiliyor. Talisca da kanada gecince performansi dusuyor, olmuyor. Hoca'nin ilk 11'deki hatasi bence rakibi bozacak ve zorlayacak Aboubakar yerine Cenk'le baslamasiydi. Hatta Cenk-Aboubakar-Quaresma yapsa bile olurdu, ama Cenk'in bu tur maclarda kayboldugu artik o kadar net ki, inanamadim.

Ama bence hocanin gelecek sene gelistirmesi gereken 2 kritik nokta var, bu mac ozelinde de yazacagim;

1 Oyuncu takintilari. Sene basinda Tolga-Fabri seciminde bu takintiyi gorduk, bir sekilde caydi. Simdi de G.Inler ve Aras'ta var bu takinti. Acikcasi Aras 3. lig topcusu olsa bile rotasyonda yer alirdi. Bu adamin hangi takimlarda oynadigini biliyoruz, hazirlik maclarinda da izledik. Oyle bitik, salmis bir goruntusu kesinlikle yoktu. 1 dakika bile oynayamayacak kadar kotu diyemezsin bana. Gokhan keza oyle; ikinci yarida neredeyse hic sure alamadi. Hoca sildi mi siliyor ve bu tur silmeler genel olarak hep bizim aleyhimize oluyor.

2 Rotasyon. Ilk yarida o kadar fazla rotasyon yaptik ki takimin sablonu oturmadi. Ikinci yarida da rotasyonu o kadar az yaptik ki oyuncularin resmen pestili cikti. Bu isin ortasi olmali arkadaslar. Oyuncularin uzerindeki yorgunluk cok net gozuktu dun. Bu yorgunluk hem mental hem fiziksel ustelik hafta yorgunlugu falan degil (mac yapmadik aksine rakip yapti), bildigin sezon yorgunlugu. Ozellikle Adriano, Atiba ve Quaresma'da bu yorgunluk cok net. Tamam, hem Frei hem Olcay'in gitmesi yonetimin hatasi, kabul. Ama Aras ve Omer'i ikinci yarida 10 dakika bile oynatmayan hoca da bu arkadaslar. Omer ilk yarida oynadigi maclarda katki sagladi, Aras'in da cv'si belli. En azindan ic sahadaki kolay maclarda gayet guzel oynayabilirlerdi. Zaten yasli bir kadromuz var, seneye 1 sene daha yaslanacaklar. Rotasyonu oturtamazsak yine sezon sonu patlariz. Su anda geride kalan 5 maci nasil cikartacagiz onu bile bilemiyorum acikcasi, ozellikle FB , Osmanli ve Bursa gibi yuksek efor gerektirecek maclar varken.

Barreto dedi ki...

@türkkant, @övünç ve @basar'ın yorumları birbirini gauet iyi tamamlıyor, aynen katılıyorum. Erken şampiyonluk havası, 3.yıldız, 7 puan fark derken ayağımız yere basmıyordu. Şimdi işin ciddiyeti tekrar ortaya çıktı. Takım normal ritmine dönecektir. Şampiyon olursak biraz 2009'a benzeyecek.

YSY dedi ki...

Artık şu fener maçı postu açılsın ya :) kadro yazıcam ok se şenol hocaya mail atacağım :)

Zaitsev dedi ki...

Bu sene biraz fazla çekirge modundaydık İBB bastı tokatı.
2 senedir belli ki bizim 6-7 maçta bir tokat yememiz gerekiyor. Bu tarz tokatlar takım ve hoca üzerinde kalibrasyon etkisi gösteriyor. Hoca Biliç'in son dönemi gibi rotasyonu iyicene daralttı. Biliç 70te Necip, 75-80de Oğuzhan ve 85te Cenk'i oyuna sokardı sırasını bile değiştirmeden.
Nasılsa geleneksel olarak ilk yarıları çöpe atıyoruz o zaman alternatif oyuncuları oynatmak lazım ilk 11de.

İnler Atiba ortada verim vermedi. Diğer alternatifleri de çok denemedik. Atiba necip daha sert bir 2li oluyorlar. Necip inler bazı maçlarda denenebilir. İnler Taliscanın bölgesinde bile lokal olarak oynayabilir.

nathan dedi ki...

Öncelikle Şenol Güneş'i eleştirenleri deli olacak kadar eleştirenleri anlayamıyorum. Basar demiş bu sezonki kadroda Biliç esintisi yok diye. İyi de bu zamana kadar transfer edilen hangi oyuncu için Şenol Güneş istedi diyebiliyoruz. Ya da özeti, kadroda dokunuşu olmayan bir teknik direktörün oyuncuların bireysel halleriyle oynattığı oyun bu şekil disiplinli ve bir şablonu olan takımlar karşısında erirse biz kimi eleştireceğiz. Eleştiri bir kültür. Kötünün iyisi demek başka, olması gereken başka, ideali başka. Eleştirileri isimler üzerinden yorumlarsanız bu farklılıkları asla göremezsiniz. Bu postlardaki en sert yorumda bile Şenol Güneş istifa ifadesini görmedim mesela.

Tekrar yazayım. Dediğim gibi bu bir teknik tercih beğenirim ya da beğenmem, ama Tolgay ve İnler'in yeterine oynatılmaması tesadüf değil çünkü bu adamlar bir makinenin dişlileri olabilir. Bu arkadaşlardan bireysel verim almaya çalışıldı ve bazen başarıldı bazen de başarılamadı, bunun sonucunda out oldular. İşte taraftarın çözmesi gereken konu da bu. Oğuzhan arkasında defansif orta sahalar oynayınca ileride sıkışıyormuş. Ortanın ortası 8 numara verdiler yine yapamadı. Defansif özellik zaten yok gibi. Bakın tekrar başa dönüyoruz. Oğuzhan'ın yapacağı iki hareket atacağı 5 pas bazen yaptığı goller nedeniyle hep oynasın diyorsanız mevcut durumdaki gibi bireysel oyunu seçmişsiniz demektir. Bunun lamı cimi yok.

Eh zaten ben buna "tercih" diyorum. Takımın teknik yönetimi bunu seçmiş, taraftarın büyük çoğunluğu da onaylamış. Yani olmuş bitmiş. Ama arkasından başka mecralara yani belirli taktik formasyonlara, maçına göre şablonlara ya da her ne maçı olursa olsun sahaya belirli bir kimlik yansıtmaya filan girmeyin bi zahmet. Malum renklerimiz siyah-beyaz. Bazen arası olmuyor.

Yoksa biz şampiyonlukla zaten çok mutluyuz.

beagle dedi ki...

Bu maçla birlikte Fabri'yi de atlamamak lazım. Birkaç haftadır sağına gelen topları yemekte acayip bir trend gösteriyor.

clutch dedi ki...

Sadece bir yenilgi aldığımız gerçeğini unutuyoruz bazen. Ya arkadaş bu takım 34 te 34 mü yapıcak ben anlamıyorum bu işi. İmrenerek izlediğimiz avrupanın dev takımları da sene içerisinde böyle kötü maçlar yaşıyolar, yakın zamanda bayern evinde mainzi yenemedi ya leş mainz takımıyla 1-1 berabere kaldı adamlar, ne bileyim barcelona gidip deportivo gibi leş bi takıma 2-0 yenilip belki de şampiyonluğu bıraktı orda. Biz kaybedince sadece şampiyonluğu erteledik biraz o kadar.

Bariz bir şekilde bu maç için yeterince konsantrasyon sağlanamamış, 50 maç oynadığın sezonda 3-5 maç kredisi var takımın, şu maçtan sonra ne quaresmayı gömmek ne şenol hocayı yetersiz bulmak bana mantıklı gelmiyor. Beğenirsiniz beğenmezsiniz de quaresmanın bu sene 11 asisti var ligin en çok asist yapan 2.oyuncusu ben bi futbolsever olarak sadece buna bile saygı duyarım bırak beşiktaşlılığımı. Bir kısmımızın yetersiz bulduğu şenol güneşle de tarihimizde 3.defa üst üste şampiyonluğa gidiyoruz, bir daha yazayım tarihimizde 3.defa olucak bu durum bu sene şampiyon olursak. Birçoğumuz da muhtemelen ilk defa yaşayacak bu hissi. Kimsenin beşiktaşlılığından şüphem yok ama biraz da bulunduğumuz durumun tadını çıkarın be abiler :)

yilmaz dedi ki...

Şu başakşehir güzellemelerini bitiremedik ya, şu abdullah avcıyı kibirli kibirli konuşturduk ya, şu gümüşdağ "Beşiktaş bizim kardeş takımımız" dedi ya, hepimize hella olsun. Son iki senede yapılanların tümüne gölge düşürdük. Yazıklar olsun. Şimdi Beşiktaş şampiyon olsa bile bu kara leke duracak hep bi tarafında o kupanın. Şimdi "GS-FB kötü o yüzden siz şampiyon oldunuz" diyen ağzı büzüklere söyleyecek söz kalmıyor.

Türkiye ligindeki tüm stoperler orta-alt zeka seviyesinde, istinasız. Buna bizim takımdakiler de dahil. Yani bu defans oyuncularını alt etmenin yolu üzerlerine gitmek. 3 tane verkaç yapınca dördüncüsü garanti gol. Bunu defalarca test ettik. Araya atılan toplarda en sıkışık anlarda bile goller attık. Halen daha bunun yerine, ceza sahasındaki tek oyuncuya orta yapıyoruz. Bunu niye yapıyoruz aklım almıyor. Bunu Q7 de yapıyor, gg' de yapıyor, Babel de yapıyor, Tosic! bile yapıyor. Başakşehir maçının ilk yarısında 3 kez göbekten verkaçlarla, araya atılan toplarla geldik. 3'ü de net pozisyon oldu. Halen daha akıllanmayıp ikinci yarıda topu aya gönderme denemeleri yaptık.

Rakibin iki stoperi de emanet. Ne pozisyon almayı biliyorlar ne hamleleri yeterli. Biz dan dun orta yapıyoruz. Artık bunun oyuncu tercihi olmadığını düşünmeye başladım. Belli ki hocanın talebi bu. Yoksa 60. dakikada ikinci oyuncu değişikliğini yapmasına rağmen Quaresma'nın sahada kalmasının başka bir izahati yok. Maçtaki ofsayt sayımızın 0 olması bile bir anlam ifade ediyor.

Bakıyorum, Babel ya da Quaresma, Cengiz kadar iyi oyuncular değil mi? Niye bu adamlar bu kadar ceza sahasının dışında kalıyor. E O da kanat bizimkiler de. Cengiz'in oynadığı en üst düzey maç Beşiktaş maçıyken bizimkiler avrupa finali filan oynadı. Onlar bilmiyorlar mı ceza sahasına girmeden gol atılmayacağını?

planck dedi ki...

Neyse hala aklı selim insanların da olduğunu görmek güzel. Memleket herkesin beyinleri mi yaktı acaba diye merak ediyordum.
Bu sene oynanan daha çok bireysel yeteneklerle sonuç almaya dayanan oyunu teknik ekip seçmedi. Geçen seneki şampiyon kadro korunsaydı veya gidenlerin yerine ikameleri alınsaydı geçen seneki oyunun gelişmiş formatını görürdük. Ama yönetimin nasıl transfer yaptığı malum. Alakasız oyuncuları alıp herşeyi hocaya yıkıyorlar. Adam sıfırdan böyle bir takım yarattı, seneye ne olacak allah kerim.
Ozzynin oynayıp tolgay ve inlerin oturmalarının sebeplerini çok yazdık çizdik. Tolgay da inler de oynadıkları birçok zaman eleştri aldılar bu blogda. Hocanın oynamayı seçtiği tek şey pas oyunu ve topa sahip olmak. Bu oyun için de ozzy, tolgay ve özellikle inlerden çok daha değerli bir oyuncu. Tolgay kaç kere defanstan çıkarken top kaptırdı ilk yarı. İnler de atibayla pişti oldu oyun içinde. ayrıca dikine uzun oynama hevesi ve dönen topları alacak bir kadro yapısında olmamamız yüzünden ilk yarı birçok maçta topa hükmedemedik. Geçen sene de oluyodu bu işler, hoca kerimi oynat artık diye yırtınıyodu millet sonra eleman çıkıp saçmalıyordu. Ama iki hafta sonra aynı muhabbet tekrar başlıyordu.

fidddas dedi ki...

bizim gibi atak oynamaya kurulmuş takımların herhangi bir maçı ciddiye almadığı zaman nasıl duruma düşeceğini gördük.
herkes erken şampiyonluk havasına girmişti, blog yorumcuları olarak biz bile bir sonraki sezonun planlamasına girmiştik.
herkes maçı hafife aldı. puan farkı, başakşehirin cezaları falan derken rahat kazanacağımızı düşündük, anlaşılan hoca ve takımda böyle düşünmüş ki erken uyarı almış olduk.
hocanın takımı iyi hazırlamaması, orta saha ve kanatları dağılması derken sonuç normal oldu. ayrıca aboubakarı oynatmamış olması çok büyük bir hataydı bence.
kişisel olarak özellikle başakşehire ve özellikle bu şekilde sürklase olarak yenilmek beni de çok sinirlendirdi.
ama sonuçta bu bir mağlubiyet ve 7 puan farkı bugünler için yapmıştık diye düşünmek gerekiyor.

bu aşamadan sonra fenerbahçe maçı bizim aşırı motivasyon ile oynamamız anlamına geliyor ki bize aşırı motivasyon yaramıyor. ve fenerbahçe bu tip maçları sinir harbine çevirmeyi iyi beceriyor. bize ise sinir harbi yaramıyor, çünkü oynayarak puan alan bir takımız.
hocanın cenk tercihini ciddi ciddi gözden geçirmesi ve mutlaka aboubakar ile başlaması gerekiyor. Bu saatten sonra tosic-mitrocic değişikliği hariç diğer oyuncular sakat değilse ikinci yarı oynadığımız 11 in değişmesi bence doğru olmaz. mehmet topalın olmadığı fener ortahası ile şenerin olmadığı sağ kanadı ele geçirmemiz gerekiyor. Oynarsa Sow(her maç atar bize) ve Lens kanatlarını tıkamak ve erken gol bulmak gerekiyor.
Ama fener maçı beraber bitse bile (yenilgi moral bozucu olur) sonraki bursa, kasımpaşa, antep ve osmanlı maçları başakehire göre daha kolay maçlar.

Osmanlı maçına kalmamalı zaten şampiyonluk. başakşehirin antalya ve trabzon deplasmanları puan kaybetmesi olası maçları, gençler, adana, kayseri maçlarında puan kaybedeceklerini sanmam. çünkü zaten ligden düşenler 2 hafta içerisinde netleşecektir.

QuaresmA dedi ki...

"Tolgay ve Gökhan İnler denendi, olmadı" demek işin kolayına kaçmak. Ne yazık ki Şenol Hoca da bu konuda işin kolayına kaçtı. Çünkü öyle pek de fazla denenmedi bu ikisi. Tolgay dediğin ilk geldiği dönem Oğuzhan'ın, hatta Atiba'nın da önünde değerlendirilen bir oyuncuydu. Ağır sakatlığı birşeyleri götürdü ama o ilk geldiği dönemdeki futbol aklını da yitirmedi ya? Tamam arada sırada kullanılıyor ama daha fazla değerlendirilmeyi hak ediyor. Gökhan İnler de takımın en tecrübeli oyuncularından biri. Atiba ile sahada pişti oluyorsa oyununa ayar çekebilecek düzeyde bir oyuncu. Atiba da öyle. Yani bir müddet birlikte oynamaları birbirlerinin oyunlarına göre kendi oyunlarına ayar çekmelerini sağlar. Ama hiç kullanılmadı. Bu düzeyde bir oyuncu hiç kullanılmayacak kadar zayıf olabilir mi? Onda da işin kolayına kaçıldı. Atiba-Oğuzhan, önlerinde Talisca oynat geç. Şampiyonlar Ligi maçı mı? Oğuzhan'ı kes, Tolgay başlasın. Yani bu anlayış bana çok basit geliyor.

Oğzuhan'ın yeni kontratını yüksek buluyorum ama piyasa şartları böyle. İnşallah 2.5 milyon Euro'luk oynar. Ama bu derece daraltılmış rotasyon anlayışıyla 2.5 milyonluk oynayamayacaktır. Oğuzhan'dan tam verim alabilmek için zaman zaman alternatifi Tolgay'ı oynatarak Oğuzhan'a da kesik atmak gerekiyor.

şimdi sezon başlangıcını hatırlarsak , oğuzhan'ın sakatlıktan bir türlü dönememesi , cl'de parlayan tolgay , hoca'nın tolgay'dan memnun olduğu için ozzy'i önde oynatması , önde oynattığı maçlarda bile memnun olmayıp oyundan alması.. ve burada başlayan homurtular. mealen şöyleydi "ozzy'siz olmaz , ozzy gözardı edilemez , hoca ne olursa olsun ozzy-atiba ile başlamalı " ve meşhur 6-8-10 numara tartuşmaları. hatta devre arası tolgay'ı satmayı düşünenler bile vardı . herhalde ozzy tahtını sağlama alsın , oynayamasa bile klübeye bakınca herkes "necip mi oynasın abi "desin diye . ozzy 'e meftun kişilere bakın , diğer ortasahalara karşı (inler-tolgay) çok acımasız olduklarını göreceksiniz. yani bi ozzy lobisi var. hoca g.inler ve tolgay 'a şans falan vermedi ,özellikle tolgay da şansını hiç kötü kullanmadı . tolgay'ın çok top kabı yaptığını söyleyenler ,ozzy'nin kayıplarının sayıyorlar mı aceba ? ben bugün için bu arkadaşların uçmalarını tabi beklemiyorum.bu adamlar aylarca yedek oturtuldular ve bunlar necip gibi kader mahkumu yedek değiller. bu durumdaki her oyuncu geriye gider

sanırım geçen yıl ki takıma biliç'in takımı derken , özellikle hızlı tek paslarla çabuk hucuma çıkma anlamında tamamen biliç döneminin planıydı denmek isteniyor. yani takım gomez ve q7'nin de katılımıyla o işleri yaptığında ben en azından "ne takım yapmış şenol hoca" demedim. çünkü biliç döneminden ismail-olcay-töre-ozzy-sosa 'nın yaptığı, alışık olduğumuz şeylerdi. özellikle gomez, üzerine cilayı çekti . peki bu yıl hoca'nın q7 dışında hücum planı geliştirememesi problem değil mi ? talisca'yı hiç mi sosa'nı yaptıklarının birazını yapabilmesi için eğip bükemez . hadi onu yapamadı, babel var elinde yahu , babel gibi adamın olduğu tarafın hucumda yokları oynaması nasıl açıklanabilir. q7'yi hiç dinlendirmedi adam yahu . o kadar bağımlı . ziraat kupasında atiba oynamazken , q7 oynadı. aras'ı sildi . kerim-olcay ikisini birden devre arsında gönderdi. bu takımı yanlız şenol hoca şampiyon yapar sözlerine falan da gülüyorum . yapmayın arkadaşlar ya. iki bekin gönül-adriano , caner var bu takımda . elinde inler-tolgay var , yedek oturtuyorsun . yıllık 6 milyon ödediğin adamı yedek oturtuyorsun .demirkol güzel gazlıyor da , bu arada da formsuz diyor .

merak ediyorum , hoca'mız , adana maçında, gol atmasına rağmen silik bulduğu abou için söylediği gibi , maçtan sonra cenk için de birkaç kelime söyledi mi ?

QuaresmA dedi ki...

@ hidayet nurügengi

Oğuzhan konusunda taraftarın taraflı baktığı konusunda haklısın. Keşke Oğuzhan abarttıkları kadar olsaydı. Kötü topçu mu? Hayır, oldukça iyi topçu ama eksik defosu da çok. Ve bu eksik defosu çok kritik noktalarda bizi frenliyor. Lyon'a karşı 2 maç dökülmesi tesadüf değil.

Bu 6-8-10 tartışmaları kadar saçma birşey olamaz. Oğuzhan'ın yetenekleri tipik 10 numara yetenek setlerine sahip. Discount Mesut Özil. Yani oynaması gereken yer orası ama beyefendi ben 10 numara oynayamıyorum diyor. Bu yetenek setleriyle o mevkide oynayamıyorsa bu kendi hatasıdır. Ceza sahasına 30 metre uzakta oyna, sonra ben ofansif oyuncuyum, ben maestroyum diye gez. Hadi be oradan!

Gelelim 8 mevzusuna. Oğuzhan bu mevkide ısrarcı olduğundan dolayı özellikle bu sene biraz defans yapmayı öğrendi ama yine de hamurunda olmadığından bu konuda çok iyi olduğu söylenemez. Tolgay bence defansif olarak daha iyi.

Bu özelliklerdeki bir oyuncuyu ortasahanın göbeğine koymak takıma handikap yaratıyor. Kaldı ki defansif açıdan bu derece zayıf bir oyuncunun ofansif katkıları tartışmalı. Eğer böyle oynayacaksa ofansif oyununun Pirlo, Xavi benzeri olması lazım ki takım onu taşıyabilsin. Bunlar gibi oynasın demiyorum, oyunkuruculuk etkisinin bu oyuncuların takımlarına olan etkileri benzeri bir etki yapması lazım diyorum. Öyle mi? Değil. Kaldı ki mesela Pirlo'yu Marchisio, Vidal, Pogba falan taşıyordu. Sırf Oğuzhan rahat rahat maestroluk yapsın diye elimizdeki tüm defansif ortasahaları oynatacak durumumuz da yok.

QuaresmA dedi ki...

Bununla beraber ortada Oğzuhan - Atiba'nın oynaması, önlerinde Talisca'nın oynamasının destekçisiyim ama kendini geliştirmesi gereken konularında Oğuzhan'ın kendini geliştirmemekte inat etmesi sinir bozucu.

Eğer Oğuzhan 10 oynamayı eline yüzüne bulaştrmıyor olsaydı ortasahada şöyle birşey yapabilirdik:

----- Tolgay - Atiba ----
Talisca - Ozzy - Babel/Q7
-------- Forvet ---------

Kağıt üstünde hem ofansif olarak, hem de defansif olarak şu anki şablonumuzdan daha iyi bu ama elimiz kolumuz bağlanıyor Oğuzhan'ın 10 numarada yapamaması yüzünden. Yapamaması da kendi hatası.

Zaitsev dedi ki...

Geçen sene önde Sosa ve Gomez rakibi yıprattığı ve topla gelen rakibi takip ettikleri için Oğuzhan-Atiba'nın bu tarz defoları ortaya pek çıkmıyordu. Bu 2li'nin bu sene defansif açıdan sorun yaşamasının sebebi öndeki Cenk-Talisca'nın rakibi yıpratmaması ve takip etmeden bırakmasıdır. İBB'nin attığı 2ci golün başlangıcı bile yeterince açıklayıcıdır.

Lyon maçlarına bakarsak adamlar Talisca neredeyse oradan yüklendiler. Başlangıçta ortadaydı orayı yıprattılar. Hoca önlem aldı, sağ kanada aldı Talisca'yı. Bu sefer GG sorun yaşamaya başladı.

Oğuzhan'ı en çok eleştirenlerden biriyimdir ama ortadaki sorunun başlangıcı Cenk-Talisca'nın defansif olarak umursamazlığıdır.

Bu arada Oğuzhan 10 numara oynar niye oynamasın ama 10 numara olmak hücumda karmaşanın içinde kalmak demektir. Daha fazla pas hatası yapma ihtimali demektir. Daha fazla temasa, prese maruz kalmaktır. Oğuzhan Defansın önünde bile kayboluyor preste. Bakınız İBB maçı. Top stoperlerimizde patladı Tolgay girene kadar.

Q7deki özgüvenin, cesaretin yarısı onda olsa 10 numara oynar ve şu anda istediği büyük takım transferini yapıyor olurdu. Ama Oğuzhan kendini sıkmak istemiyor. Arkadan topla geleyim rahat rahat diyor.

beagle dedi ki...

@Zaitsev
Geçen sene merkezde Sosa ve Gomez artı kanatlarda Olcay ve Töre'nin savunma katkisi vardi.
Şu anda sadece Talisca, savunma zaafina rağmen gol katkisi ile ile çekilir. Diğer bütün adamlar problem. Yetersiz Gol katkisi ve savunma da yapmiyorlar. Atiba, Oguzhan ve beklerin sırtına binmiş gidiyorlar.

Oguzhan gelismiyor mu? Geçen sene 9 bu sene de 4 lig golü var. Koşu ortalamasi 11-12kmye dayandi.
Boşa kosuyor deniyor. Sen orta saha ve geride eksik adamla kal, pas kanalları açık olsun da bak ağır stoperlere kaç tane atiyorlar.
0.5 e aldigimiz adam 14M değer görmüş, 12.5 da su anda.

Atiba'dan sonra vereceksin yanina bir katil, izleyeceksin Oguzhani. Ha bir zahmet top oynayan santrafor, kosabilen kanat da koyarsan Oguzhan sefasi 3-5 sampiyonluk daha getirir Beşiktaşa.

Abuyla, Quaresmayla, Babelle, Cenkle bu kadar beyler. Problem bu doküntülerde. Canları çıkan Oguzhan ve Atiba'da değil.

fidddas dedi ki...

ajax 21 yas ve alti 7 oyuncuyla lyona 3 atti. digerleri de 23-24 yaslarindalar.
sadece schonne var yasi buyuk olan.

"Beşiktaş neden bir Ajax olamadı?" adlı bir kapsamlı bir yazı olsa keşke. Finalin adı da Celta-Ajax olursa tadından yenmez.

Zaitsev dedi ki...

@ beagle

Geçen sene Töre 2ci yarı neredeyse hiç oynamadı. Töreyi geçelim. Babelde Olcay kadar olmasa da destek veriyor defansif olarak. Q7 de sakatlanıncaya kadar geçen seneye göre daha fazla destek veriyor defansa. Olay dediğim gibi Talisca ve Cenkte bitiyor. Bunu da Şenol hoca görecek bir zahmet ve en azından zor maçlara ona göre çıkacak.

iBB maçında stoperler pas atacak adam ararken Oğuzhan pas kanalı olamıyorsa, top almıyorsa bu onun suçudur. Değeri ne olursa olsun ne kadar koşarsa koşsun farketmez. Oğuzhan sahada işlerin kolayına kaçıyor. Baskı daha az ve top kullanımı daha kolay olduğu içinde 10 değil 8 numara işine geliyor. Yoksa 10 numara bölgesinde oynayacak potansiyeli fazlasıyla var. Uzağa gitmeyelim Sneijder, hagi, alex görmüş adamlarız hangisi kritik lig maçlarında sinip kaybolmuştur. Yetenek muazzam ama bu direnç, süreklilik maalesef şu an yok Oğuzhan da. Bu yetenek böyle giderse ziyan olur. bu oyunla Avrupa takımları da transfer etmez onu. Bizde kalsın şampiyon yapsın bizi bana uyar.
Geçen sene 41 maç 18 gol katkısı, bu sene 35 maç 11 gol katkısı. Gelişen bir grafik yok. Yatay seyrediyoruz.

Emrah dedi ki...

Fidddas söyleyince baktım Ajax'ın az önce Lyon'a 4 atan kadrosunun yaş ortalaması 21.1'miş! Bizde 21 yaşında 1 tane adam yok

BJK4EVER dedi ki...

Oguzhan hakkinda beagle'in soylediklerine katiliyorum acikcasi.
Atiba'nin yaninda ve onunde oynayan adamlar da ideal degil.
Oguzhan icin yeterince sert degil deniyor. Ok, yanindakiler? Talisca'yi zaten konustuk. Ama Atiba'ya neden birsey denmiyor? Atiba orta sahanin en gerisinde oynuyor. Adam 1 kere sert faul yapti mi? Rakibi kesti mi? Tam bir centilmenlik abidesi. Sezonu 3 sari kartla tamamlamasi muthis bir profesyonellikmis gibi gosteriliyor, ama bence sacma sapan bir durum. Orada oynayan oyuncum catir catir kart gorecek, rakibi sindirecek aga. Sen orada o faulleri yapmazsan Bruma elini kolunu sallayarak golu atar, keza Benfica macinda yedigimiz gole bakin. Sen Lyon patir patir gelirken hayvan gibi bir faul yapip adamlara durun beyler mesajini vermezsen adamlar seni ezer.

Akliyla cok iyi savunma yapiyor Atiba, ve nispeten akliyla oynayan bir ikili daha zayif rakiplerle ligde oynadigimizda ise yariyor, ama bizim kadar akliyla oynayabilen Lyon gibi bir rakip cikinca Atiba da zayif kaliyor, sadece Oguzhan degil.

Yine ayni sekilde hucumdaki kanat oyuncularimiz da statik. Oguzhan topu ayagina degil onune isteyen oyuncularla siyrilir. Quaresma 1 tane kosu yapmiyor, o hizi, istegi yok, her topu ayagina istiyor. Babel aslinda bu tip bir oyuncu, ama onun da kalitesi belli, Deportivo, Kasimpasa iste. Ha, bence kotu transfer degil, cok iyi transfer. Bonservissiz daha iyisini bulamazsin. Ama oraya seneye adam eksiltebilen, kaleye dikine giden bir pirpir forvet sart. Lyon macinda Younes'i gordunuz mu? O tarz bir oyuncu olursa Ziyech de parlar, catir cutur teke tek birakir. Bizde iceri giren, o kosulari yapan oyuncu yok ki. Quaresma sag cizgiye yapisiyor, Babel de agir ve yetersiz kaliyor. Frei bu tip bir oyuncu ve Oguzhan'la sol cizgide oynadiginda iyi isler yapiyordu (ornek gecen sene Rize macindaki gol), ama onun uzerinde yeterince durmadik maalesef. Seneye Babel ve Quaresma'dan birini kulubeye itecek cok saglam bir pirpir kanat forvet sart bu takima.

Oguzhan'i elestirirken bu tur noktalar da dusunulmeli bence.

nathan dedi ki...

@Esat Armağan Kaymaz. Kapasitemin ne kadar yetip yetmeyeceğini bilemeden böyle bir yazı yazmayı denerdim. Ancak henüz mevcut teknik yönetimimizin dokunulmaz olduğunu gördüğümden bu tür yazılar için çook erken olduğu düşüncesine kapıldım. Gerçekten de öyle. Neden mi? Takımı halen Oğuzhan üzerine kurma ve ona göre evriltme çabası içindeyiz. Nemize gerek öyle sistem mistem. Gerçi Oğuzhan da Hollanda patentliydi. Bak yine ortak nokta buldum. Burdan gidebilir miyim aceba.

nathan dedi ki...

Naçizane tüyo: Hollanda gibi genç futbolu hastası bir ülkede bile Ajax ekolüyle diğerlerinin genç takım ekolü arasında bir hayli fark var.

Basar dedi ki...

Oğuzhan'a sallama kaldığı yerden devam ediyor :) Olcay'ı yemek kesmedi, yanına Oğuzhan'ı da ekleyelim :)

Oğuzhan'nın konuşlan kontratı yüksek kabul, sahada yürüyen quaresma'yı ne yapmamız gerekiyor? Şarap mı bu yaşlandıkça değeri artıyor arkadaşın?

Oğuzhan'ın da kıymeti sahada olmayınca anlaşılıyor. Yine kabul hiçbir zaman ona yakıştırdığımız seviyeye gelmedi (ve muhtemelen gelemeyecek) ama yokluğunda takım hakikaten yavanlaşıyor.

Şenol Hoca'ya sallayanlar olmuş. Arkadaş hoca Trabzon'da Colman-Selçuk ile oynamadı mı? Bursa'da Ozan ile oynamadı mı aynı pozisyon'da? Ne farkı var şimdiki ikilinin bunlardan?

Takımın ana sorunu Oğuzhan değil Cenk, Talisca ve quaresma'nın (özellikle quaresma'nın) defansif olarak zayıflığının yükünü kaldıramaması. Günümüz futbolunda kanat oynayan adamın bekinin yardımına gitmemesi ne demek? Ronaldo bile bekine yardıma gidiyor.

Eldeki kadro bu yapılabilecek olanın en iyisini yapıyor hoca. Son maçta da sorumluluk ona ait.

sports guy dedi ki...

Tam anlamiyla disiplinli ve planli olarak sok pres oynayan tff 1. Lig dahil her takim bize sorun cikarir bu sablonda. Bu sene oyunu almakta hep sikinti yasadik, ama kalite farkiyla bolca skor aldik.

Sene sonlarinda ligin orta ve alt siralarindaki takimlara karsi kalite farkiyla yine skor alir sampiyon oluruz, ama su fb macindan en az 1 puan almamiz sart.

Basaksehirle alakali da "ts antalya deplasmanlarinda puan kaybederler" yazan var bolca internet aleminde. Katilmiyorum, bence "diger" takimlarda puan kaybetme ihtimalleri daha yuksek. Olmadik maclarda tekleyeceklerini ve sene sonunda 6-7 puan gerimizde kalacaklarini dusunuyorum.

Fener macinda sakin kalalim da. En onemlisi o.

beagle dedi ki...

Basaksehire ikili averaji kaybettigimizden 1 puanin pek anlami yok. Beraberliğe razi maç gecen haftaydi.
Basaksehire uygun kadroyla Adanaya ciktik, Adanaya uygunla Basaksehire...

ben de anlamıyorum bu "başakşehir kaybeder" iyimserliğini . fakat imreniyorum da bu iyimserliğe . peki beşiktaş vodafone arena'da fener'i nasıl yener ? sahamızda trabzon ,başakşehir , gs , fb (kupa)..hangisi kazandık ? bir tarafta son 3 lig maçında 8 gol yiyen takım . diğer tarafta derbilerde gol yemeyen takım. nasıl olcak ? başakşehir rahat ,kaybedecek hiçbir şeyi yok , rakibine 15 dakika'da 3'lük yapmış sahasında ,moralli. biz puan farkını sabit 4 'te tuttuğumuz sürece ,bir yerde kırılır elbet direnci. fakat rakibinin fenerle oynayacağı hafta ,puan farkının 1'e düşme ihtimali en yüksek maç öncesi, zannetmiyorum. biz bu maça en kötü 7 puan farkla çıkacaktık ya , neyse . seyircisi olmayan ,gerginliği olmayan maçı kazanamadık .

Zaitsev dedi ki...

@ Basar

Birini eleştirmek onu yemek demek değildir. Kalite ve beklenti yüksek, verim vasat ise eleştiri olacaktır.

Her zaman dediğim gibi; Bu takım Oğuzhan oynarsa oynar, oynamazsa oynamaz. Takım kötü oynadığı zaman Q7, Talisca, Cenk, iyi oynadığı zaman Oğuzhan demek doğru bir yaklaşım değildir.

** Olağan şüpheliler üzerine ezberden ihale yıkmaktan vazgeçmeliyiz.**

Colman, Selçuk, Ozan daha sert oyuncular Oğuzhan-Atiba'ya göre. Temasla yıldıramazsın. Selçuk yan pasın kralı olmasına rağmen gidip defanstan top almaktan kaçınmaz, oyun içerisinde kötü olsa da kaybolmaz. Hiç birşey yapamadığı kötü oynadığı maçlarda bile topu yay civarı alır ve temas kovalar frikik olsun diye. Ozan bile saçıyla o kadar oynamasına rağmen sert bir oyuncudur :)

Ön tarafta Cenk-Talisca bazlı sorunlar ortadadır. Lyon maçlarında da aynı durum ve önden başlayıp defansa kadar olan sorun ortadayken Mitroviç ezberden kurban seçildi burada. Mitroviç iyi oynadı oynamadı ayrı tartışma. Şimdi olay Oğuzhan'a doğru yönelince ihale doğru nokta olan Cenk-Talisca'ya doğru evrilmeye başladı.

İBB maçında defansif zaafiyet ayrı bir durum. Top stoperlerimizin ayağında patladıysa bunu öncelikli olarak Cenk-Talisca-Q7 diyerek açıklayamayız. Topun stoperde kalması 2-3 yan pas sonucu topun ileri şişirilmesi ve topun rakibe geçmesi demektir. Ortadan pas yapamasak bile Atiba-Oğuzhan'ın ve hatta Talisca'nın al ver için girip çıkmaları ve oyunun kanatlara yayılmasını sağlamaları gerekir. Bunu da yapmazlarsa kanatlarda boş kalmaz. Tek opsiyon şişirme olur.

Q7'nin eleştirilecek çok yanı var. Onu düzgün kullanmanın yolu hocada ve Maestro'muzda. İBB maçında 3-0'dan sonra resmen topu ona verdik ve orta yapmasını izledik.

Esas sorular;
* Niye bu tip maçlarda oyun dönüp dolaşıp Q7'ye yıkılıyor?
* Niye zorluk derecesi düşük maçlarda bu olmuyor?
* İşler sıkışınca Q7'ye ipleri verdikten sonra dönüp yine Q7'yi eleştiriyoruz da sahadaki kayıpları eleştirmekten niye bu kadar kaçınıyoruz?
* Q7 niye bu kadar orta yapmak zorunda kalıyor ve GG bindirmesi hariç niye pas opsiyonu gelmiyor? Topu GG alınca da orta yaptığına göre ne değişiyor?

Adana maçında bile ne Q7yi ne de Adriano'yu dinlendirebildik. Paşa paşa oyuna sokmak zorunda kaldık.

@ BJKEVER

Yavaş oyunda kanat oyuncuları statik kalır. Bir pas süresinde mevsimler değişiyorsa top herkesin ayağına gider önüne değil.
Kanatları Lyon gibi kullanmak istiyorsan topu ortada hızlandıracaksın. Geçen sene Sosa topla hızlı çıktığı için bu sene konuştuklarımız gündem maddesi olmuyordu.
Senelerce Liverpool'da bu tarz oynamış Babel'le ve hatta Q7 ile de de bunu gayet güzel yaparsın ama hızlı pas yapacaksın. Biz gevşek pas yapıyoruz.

beagle dedi ki...

@Zaitsev
2. Golde orta sahaya düşen topta Cenk ve Talisca'nin yaptiklarina bak. Aralarindan adam geçti topu aldi ilerledi... Bizimkilerde tik yok.

Q7nin orta yapmasi tek sorun değil, ayni Cenk ve Talisca gibi, topu kaptırdığı anda eli belinde rakibi izlemesi. Ayrica nasilsa topu eveleyip oldureceginden top ona gelince takim duruyor. Tavirlari, el kol hareketleri, 30 frikikten 20sini dağa taşa atip 1 tane birisini tutarsa asist yapmasi falan. Komple problem yumağı orada dururken, sorunun gol atan, koşan, pas atan Oguzhandan bilinmemesi gerek.

Oguzhan bizden ayrilsa butun rakiplerimizde 11 oynar. Qimila kimse 5 kuruş vermez. 30 macta 1 gol atan forvet mi olur?

Zaitsev dedi ki...

@ beagle

Başkalarının hatalarını ön plana atarak Oğuzhan'a bahane üretiyorsunuz. Ben defanstan Tolgay girinceye kadar orta sahamız top çıkaramadı, pas kanalı olmadılar, topu Marcelo ve Tosiç'in ayağında patlattılar diyorum siz Q7 diyorsunuz.

2ci golde Cenk ve Talisca uyuyor ama adam sektirdiği topun peşinden koşarken Atiba ve özellikle Oğuzhan 10 metre depar basıp karşıdan gelen adamın önünü kesmiyorlar. Jogging modunda topa hareketleniyorlar. Pozisyonun devamını da izleyin bir zahmet. Keza ilk golde de Q7'den bile ileride yakalanmışlar 2si birden.

Bu sene Q7'nin duran top asisti de 3 veya 4 olması lazım. Kalanı hareketli toplar. Duran top ezberini bozalım. Bu sene Q7 sakatlandığı Trabzon maçına kadar da vasatın üzerinde bir defansif destek verdi.

İlk Lyon maçında Cenk'ten Atiba/Oğuzhan'a kadar göbekte sorun var, adamlar bizi oradan deldiler yazmıştım. Mitroviç Atiba'yı bozuyor denmişti burada. Şimdi dediğim yerdeyiz.

Kalan Esas sorularım;

* Niye bu tip maçlarda oyun dönüp dolaşıp Q7'ye yıkılıyor?
* Niye zorluk derecesi düşük maçlarda bu olmuyor?
* İşler sıkışınca Q7'ye ipleri verdikten sonra dönüp yine Q7'yi eleştiriyoruz da sahadaki kayıp oyuncuları eleştirmekten niye bu kadar kaçınıyoruz?

Benim İBB, Fener, GS, Trabzon gibi zor maçlarda önerim. Defans önünde Atiba-Necip oynasın. Oğuzhan önde oynasın. Talisca kulübede otursun ve 60dan sonra vurucu tim olarak girsin. Hatta Oğuzhan hep önde oynasın. Çünkü bunu yapacak yeteneği var. İsteği yok.

Zaitsev dedi ki...

Oğuzhan şu an kendini kasmıyor ve idare ediyor. Ben buna kızıyorum ve eleştiriyorum. Bir yere gitsin demiyorum. Zaten şu oyunla bizde kalır 2 küsürden 5 senelik kontratla ki bunu da 3-4 hafta önce yazmıştım.

beagle dedi ki...

Savunurum ama olmayacağı da söylerim :). 10 numara olmaz Oguzhan'dan. Şutu, fizik gücü veya patlamali çalımı yok.

Ama Atiba'dan sonra 6-8 numara arasinda takimin aklı olabilir. Şifo Mehmet'ten beri kisa süre Karhan ve Fernandez performanslarindan disinda en iyi 8 numara performansini veriyor.
Bence sorun ilerideki gol, fizik ve koşu yetersizi 3 adamda. Senin dedigin yoldan Oguzhan Atiba yerine Vatibali kesat gunlere gideriz.
Neyse FByi yenersek transfer konuşuruz zaten.

QuaresmA dedi ki...

Oğuzhan takım toplantılarında kendini bu kadar savunamıyordur valla, cidden tebrik ederim.

Yeni moda da Ozzy eleştirilince Q7, Cenk'in karşılığında eleştirilmesi çıktı başımıza. Biri gol kralı, öbür de asist kralı. Yeterlilikleri herkes gibi tartışılabilir ama iyi-kötü bu sezon üzerlerine düşen görevleri yerine getirmiş oyuncular bile gömülmeye çalışılıyor. "Gökhan'ın eline silah tutuşturdunuz, Olcay'ın şutlarının tıngır mıngır reklam panosuna gitmesi için büyü yaptınız, Ozzy'i yedirmeyiz" gibi bir anlayış var. Yemek isteyen yok ki, en değerli oyuncumuz denebilir hatta. Ama üzerine düşenlerin sadece yarısını yapıyor.

@ QuaresmA

oğuzhanım , tosunumun , şöyle bi ,inter ,barça, chelsea falan bi gezmesi lazım ki , q7 'nin yaşına geldiğinde o'nu da anlayalım . mazallah oralarda kazara bulunsa , kadroyu o kuracak , dizilişi o belirleyecek . 24 yaşında quaresma , türkiye'yi aklının ucundan geçirmezdi . 34 yaşında neredeyse aynı parayı alıyor oğuzhan ile . öyle burada ben dedim oldu diye değersiz/değerli olmuyor . böyle giderse quaresma'nın yaşında iki deparda kusarak çıkar saha dışına . 24 yaşında quaresma'ya "türkiyenin her takımında oynarsın" denseydi , adam için övgü değil sövgü olurdu :)

Zaitsev dedi ki...

@ beagle

Hocam 10 numaraya fizik gücü yetmeyen adam nasıl 6-8 oynar diyerek aynı noktaya yaklaştığımızı düşünüyorum :))

Teması/mücadeleyi sevmediği için 10 numara oynamak istemez.

beagle dedi ki...

@Zaitsev
Atiba'nin da 6 numara için yeterli gücü yok. Ama oynuyor ;)

nathan dedi ki...

@beagle

Nedeni Atiba'dan beklenen oyun mesafesi ile Oğuzhan'dan (doğal olarak) beklenen arasındaki fark :)

Yorum Gönder

Ara