.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
20 Ekim 2016 Perşembe

Karne: Napoli 2 - 3 Beşiktaş


Goller: Adriano Correia (12'), Vincent Aboubakar (38', 86')
En iyi üç: Fabricio Agosto, Marcelo Guedes, Atiba Hutchinson
En kötü üç: Anderson Talisca, Cenk Tosun, Caner Erkin

Karne:

Şenol Güneş8.0
Beşiktaş7.7
Napoli6.6
Sergei Karasev3.4


Fabricio Agosto8.8
Dusko Tosic7.6
Marcelo Guedes8.3
Caner Erkin6.0
Andreas Beck7.1
Atiba Hutchinson8.3
Necip Uysal (90')7.6
Tolgay Arslan (75')8.0
Adriano Correia (70')7.8
Ricardo Quaresma6.7
Vincent Aboubakar8.1


Gökhan İnler (70')6.6
Cenk Tosun (75')5.9
Anderson Talisca (90')5.7


Takım Ortalaması7.3

Anket: 86 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.

30 Yorum:

Mayor dedi ki...

Hep oynamamiz gereken, skor 1-2 iken oynadigimiz ayaga pasli rakibi kontrol altinda tutan futbol.
Bunu da ilginctir Necip, Tolgay sahadayken yaptik. Bu havaya girdiginde takim aslinda Necip varmis Talisca yokmus cok bisey farketmiyor. Ha bu oyunu oynayabilmek icin farketmiyor yoksa Necip'ten gol beklemiyorum tabiiki, skoru degistirebilecek adamlar kenarda oturuyordu o dakikada.

Quaresma'yi sevmiyorum ama o egosu sayesinde macta hareket skorda degisiklik oluyor.

En son golde topun basinda Caner vardi ve ben onun kullanmasini bekliyordum, Quaresma diger kanatta olsaydi buyuk ihtimalle de Caner kullanacakti o topu ama Mr. ego en dogru kavisle yolladi iste Abu'ya topu.

Ayni adam sayesinde Portekiz tek galibiyetle Avrupa sampiyonu oldu.

Yani bizi ne kadar sinir etse de abuk sabuk hareketleri ile yine oyunun kaderini degistiriyor.
Zaten Baska turlu Senol hocanin bu adamai oyunda tutmasinin bir aciklamasi olamaz.

Ek Bilgi:
€500.000
€500.000
€1.500.000
Toplam: €2.500.000 girdi kasaya

Abu bizim ligde gol atmasa da olur. Avrupada gol atip parasini cikarsin yeter.



planck dedi ki...

Hocam ne karnesi ya kapat kapat.

turgay dedi ki...

"sen beşiktaş'san hakemi de yeneceksin" diyen vedat okyar abimizin ruhu şad olsun. hakemi de napoli'yi de yendik.

necip beni çok şaşırttı hamsikle çoğu zaman bire bir oynayıp ona sürekli tatlı sert müdahale etti. beck ve marcelo arkası dönük adamlara harika müdahaleler yapıp top yapmalarını engellediler. tosici bu sezon ilk kez beğenmedim. caner neden interde olmadığını kanıtladı. bu savunmayla italya liginde imkansızmış oynaması. adriano büyük profesyonel çıkana kadar çok iyiydi. fabri kafa ıskası haricinde güven verdi. ben 2.penaltıyı da kurtaracağına inanmıştım aynı köşeye atlasaydı onu da alacaktı çünkü çok kötü vurdu napolili oyuncu. aboubakar bu maç özelinde golcülüğü dışında alan kapatması ve presiyle çok verimliydi. 2 gol özgüven kazanması açısından olumlu oldu. tolgay ilk goldeki asist öncesi pası ve 2 penaltı arasındaki organizatörlüğüyle çok yararlı oldu. şenol hoca rakibe çok çok iyi çalışmış. tebrik etmeden geçmemek lazım.

ilk golü yiyene kadar acayip baskı yaptılar. yesek de kurtulsak dedim çok gergin bir dönemdi. ikinci topları alamadık bu zamanda topu ileriye taşıyamadık. bu bölümün incelenmesi lazım. golü yedikten sonra da napoli yoruldu dinlenmeye geçti diye düşünüyorum. bu bölümde iyi bastık ve her zaman yaptıkları hataları yaptılar savunmada. ikinci maç için hem bizim hem onların doneleri var çalışmak adına. avantajlı bir dönemdeyiz grupta.

her katıldığımız dönemde böyle sansasyonel galibiyetler aldık deplasmanlarda. umarım bu sefer gruptanda çıkabiliriz.

carlito dedi ki...

önceki gece şunu yazmıştım:
"ben de rüyamda maçı gördüm.. gerçekleşme ihtimali pek de olmayan bir rüya ama :)
maça fırtına gibi başlıyor ve ilk yarıyı 2-0 önde bitiriyoruz.. 80den sonra bir gol yiyoruz ve son dakikalarda ecel terleri döküyor ama kazanmayı başarıyoruz.. sabah uyandığıma her zamankinden fazla üzüldüm ulan"

birebir aynısı olmadı tabii, kahin değiliz neticede :) ama daha güzeli oldu be :)

planck'ın söylediğine katılıyorum, azıcık sevinmenin tadını çıkartın arkadaş, bu maç oynanmadan önce herkes 1 puana razıydı yaa.. ve bu galibiyeti öyle chelsea'yi, m.united'ı deplasmanda yendiğimiz maçlar gibi 90 dk kale önünde duvar örerek almadık, hakettik sonuna kadar.. 3 gol attık bir o kadar da kaçırdık..
maç öncesi ben dahil hepimiz Necip'ten yana isyan ederken hocanın yaptığı tercihin ne kadar doğru olduğu anlaşıldı.. (bu arada Şenol hoca devre arası gitsin diye troll arkadaşa tekrardan sevgiler, o kendini biliyor) eğer beklediğimiz gibi İnler ile başlasaydı bu kadar mücadele gücü yüksek bir orta sahamız olamayacaktı.. kaldı ki Necip'in oynaması takımın pas yapabilmesine de engel olmadı, özellikle ikinci yarı penaltı golüne kadar müthiş top çevirdik bir ara ve Necip de buna dahildi.. sonuçta Oğuzhan gibi bir adamını kullanamıyorsan ve İnler sakatlıktan çıkmış, fizik gücü düşük bir haldeyse o zaman elindeki Necip'i en iyi şekilde kullanmak zorundasın ve hoca da kimseye kulak asmayıp bunu yaptı..
burada ve her mecrada çoğu kişi sezon başı Necip ve Tosic bu sezon 18'e bile girmemeli gibi yorumlar yapıyordu, işte bu yüzden Şenol Güneş kulübede, bizler de buradayız ;)

eleştirilecek şeyler yok mu, var tabii ki.. şansımız yaver gitmese ilk 10 dk içinde golü yiyebilirdik, işler başka türlü gelişebilirdi.. ama öte yandan iki gol atmasına ve mücadelesiyle bu maç özelinde takdiri hak etmesine karşın Aboubakar yerine gol vuruşlarında Gomez becerisine sahip bir santraforumuz olsa biz de daha önce maçı koparabilirdik.. onlarda Milk eksikse, bizde de Oğuzhan eksikti vs. vs.
sonuç olarak çok kötü bir hakem yönetimine rağmen, sahasında çok uzun zamandır maç vermeyen bir takımı 3 golle yenmek destandır, lamı cimi yok bunun..

başta Fabri olmak üzere, Marcelo, Atiba, Necip, Tolgay, Beck takımın en iyileriydi.. Quaresma iki asist yapmış olabilir, ama bana göre takıma en zararlı oyuncuydu gene.. onun yerine biraz daha aldığı her topu rakibe teslim etmeyen bir oyuncumuz olsa daha rahat kazanırdık.. yine de şu an ona kızamayacak kadar mutluyum :) Caner'i pek beğenmedim, aksadı bu sefer biraz, ama onun da canı sağolsun :)

grupta büyük avantaj kazandık, şimdi içerde üst üste iki maçımız var ve bunlardan 4 puan çıkartsak bu gruptan çıkarız.. burada bir kaza olsa bile son maçta kiev deplasmanından da boş dönmeyeceğimize inanıyorum.. bence bu galibiyet bizi gruptan çıkartan maç olacak ;)

yilmaz dedi ki...

arkadaş bir iki neyse de, 3 gole ses tellerim hazır değilmiş onu öğrendim. Naptınız olum siz, yanıyo boğazım laaan :D



Yav içeride bizim sıpa uyuyor bağıramadım doğru düzgün enerjimi atamadım ya . Balkona çıktım bağırdım ama o kesmedi . Beni artık 2. Napoli maçı paklar .

Ne kadar baskı yersen ye deplasmanda senden 1.5 kat hızlı düşünen bir takıma 3 gol atmak her yiğidin harcı değil .

Tabi kimsenin sakatlığını isteyecek değiliz ama Milik Napoli'nin hücumunun yarısından fazlası . Bizim geçen seneki bal yapmayan arı hallerimiz olmuş takım resmen adam sakatlandığından beri 3 resmi maçı da kaybettiler . Bence İstanbul'da bir daha takıp işi bitirebiliriz bile .

sports guy dedi ki...

Caner turkiye ligi topcusu olabilir, size sampiyonluk dahi kazandirabilir, ama sampiyonlar ligi topcusu kesinlikle degil.

Fenerbahcedeyken de boyleydi, ofsayt diye el kaldirip ofsayt bozardi hep. Yedigimiz ilk golde butun savunma ilerideyken 150 metre geride durmasi inanilmaz. Yani gercekten inanamadim ben, gozlerim kocaman ekrana baktim bi 2 dakika.

Daha super ligde deplasmanda 3 gol gorememis takimin, son 2 deplasmaninda komple kisir oyunla anca 2 gol atabilmis takimin biri duran toptan olmak uzere 3 gol atmasina inanamadim. O skora mac bittikten beri hala bakiyorum ve hala inanamiyorum :)

Quaresma skora boyle katki yapacaksa orta sahanin ilerisinde olmasi sartiyla mac basina 5 sacmasapan top kaybina kadar tahammulum var valla. Adamin isi komple takimi oyunu oynamak olmadi hic bi zaman sonucta, ama katki yapmadiginda cok daha fazla goze batiyor.

Bu arada bizim ikinci goldeki hatayi biz yapsak ohooo... napoli ultralari heralde jorginho reina ikilisine saglam ambargo koyar bu mactan sonra :) maggio da felaketti.

Ilk 10 dakikasinda 5 olacak gibi duracak mactan 3 gol atarak cikmak nolursa olsun buyuk is. Napoli deplasmanindan da anca boyle 3 puan cikarilirdi zaten :) gece uyuyamadim ya, boyle bi galibiyet sevinci yasamayali baya olmustu.

Basar dedi ki...

Çok enteresan bir maç oldu. Kötü oynayan ve istediği çalımı bu seviyede atamadığı için çok top kaybeden oyuncumuz 2 asist yaptı. Yine top tutamayan, çoğu zaman pas hatası yapan, kontraya çıktığı çoğu zaman rakibin yetiştiği forvetimiz 2 gol attı. Attığı ilk gol o kadar kötü bir vuruş ki başka türlü vursa o kaleci zaten o golü yemezdi.

Napoli geçen sezon grupta 6'da 6 yapmış. Öyle çıkalım oyunumuzu oynayalım maçı yapamazdık. İstanbul'da belki biraz daha öyle oynarız. Kaldı ki ikinci ayrı baya baya topa bastık. Aptalca bir penaltı yapmasaydık (bence ilki penaltı değil ama 2.si tam Türkiye liginde tolere edilmekten kaynaklanan bir hata) maçın fişini 2. yarıda çekebilirdik.

Hoca rakibi iyi çalışmış. Maçtan önce de yazmıştım, Napoli şok preste top kaybı yaşıyor. 2. gol böyle geldi (tabi çekilen şutun da etkisiyle) maçta kaç korner var unuttum ama biri bile tehlike yaratmadı ki adamlar gayet iyi korner kullandı.

Bunun dışında artık bizim de Muslera'ya yakın bir kalecimiz olduğunu söyleyebiliriz. Sadece penaltı kurtardığı için değil hamleleri, kurtarışları, geri pas yapılabilmesi ve topu oyuna sokması ile bu seviyede ihtiyacımız olan kaleci olduğunu gösterdi. Şenol Hoca da kaç maçtır onu oynattığına göre Tolga gibi bir takıntısı olmadığını görüyorum. Not: Boyko bu seviyede bir kaleci değil.

Takımın mental seviyesi beni çok sevindirdi. Deplasmanda birçok takım 1-1 ve 2-2'ye gelince dağılabilir. Ancak mental seviyesi yüksek takımlar bundan sıyrılabilir ve bizde de öyle oldu. Bu sanıyorum geçen 3 yılda yuvamızın olmamasından ve eklenen oyuncuların yüksek mental seviyelerinden (Adriano gibi) kaynaklanan bir durum.

Bu özgüven çok işimize yarayacak.

Bunun dışında tabelacı olmayalım ama 3CL maçı, 1 derbi maçı, 2 tane geçen sene yenildiğimiz (biri belalımız) deplasman maçı dahil 10 maçta namağlup olmak, ligde ve uzun süredir oynamadığımız bir ligde tepe noktalarda olmak 1 Eylül'de kadrosu toplanmış takımın hocasına biraz hakkını teslim etmeyi gerektiriyor.

Ben burada hoca gitsinci arkadaşları kınıyorum. Bu yöntemi artık biz kullanmıyoruz, başka takım taraftarları kullanıyor. Lütfen onlara benzemeyiniz. Eleştiri yapmak ile istemezükçülük arasında bir hayli fark var.

Bu vesile ile buraya suyu bulandıran bir yazı yazıp kaçan, sonra da twitterda karşı fikri olanlara "biatçı" diyen Gürcan Ulusoy'u da tekrardan kınıyorum. Hisleri nedir dün geceden merak ediyorum.

Coolio dedi ki...

Futbol tarihinin en ilginç maçlarından biriydi bence. Rakip takım kendi evinde oyunu bu kadar hızlı ve baskılı oynamasına rağmen sürekli öne geç gol ye, öne geç gol ye, penaltı çalınsın sürekli gibi moralsizlikler ile maçı galip bitirmek çok ilginç. Maç boyunca böyle bir maç oynanıyor olamaz, bir terslik var modundaydım.

Attığımız gollerin şekli ve zamanlaması hep bizim Avrupa'da yediğimiz gollerin aynısıydı.

Gomez'in top kabiliyetini beğenmezdik ama dün Abu'nun kontra şeklinde alıp sürmeye çalıştığı topların hiçbirisini kaybetmezdi. Adam ya süremedi ya da koruyamadı. Bu sene idare edeceğiz artık. Böyle ŞL de gol atmaya devam ederse daha kolay kurtuluruz. Bu arada Cenk'de istenilen seviyede olmadığı için maximum seviyede ligde de faydalanmalıyız görüşündeyim.

Beck'i ben beğenmiyorum bu sene. Sağ yanını aldırmış gibi. Çizgi kenarında top geldiğinda sağına asla dönmüyor, aynen Marcelo'ya geri veriyor. Yahu bir dön sağına bak müsait değilse yana oynarsın veya geriye. Ama otomatik geri oynuyor. Bilmiyorum geçen senede belki bu kadar kazmaydı ama Caner'in hücum gücünü gördükten sonra daha çok gözüme batmaya başladı. Defansif müdaheleleri de he faule yakın. Bir tek biz hücumda yerleşmişken ve top kaybettiğimizde güzel pres yapıyor.

Fabricio bence maçın adamı olabilir. Ofsayt diye el kaldırdığı pozisyondaki kurtarışı ve yine aynı köşeden kurtardığı iki pozisyon gol olucak sandım. Bir de buradan birinin yazdığı gibi açılıp her aldığı topta benimde aklıma Tolga şu an kalede bekliyordu diye geçiyor. Ayaklarının da iyi olması çok fazla geri pasa yöneltiyor bizim oyuncuları. Bunu durdurmamız gerek. Bu kadar çok geri pasla oyun kuramıyoruz ve risk alıyoruz.

Alakasız bir konu olacak ama bizim uçak/sponsor şovu ile fenerin uçak/sponsor olayı çok ilginç bir şekilde üst üste geldi. SOn 3 yıldır sponsorlarımızın hem çok kurumsal ve büyük şirketler olması ve sponsorların bizle ilgili yaptığı reklam/şovlar gerçekten güzel. Bu üç yılda bizde başarılarımız, futbol kalitesi, kadro renkliliği ile onları pişman etmediğimiz düşünüyorum.

Basar dedi ki...

Ya o değilde devre arası forvet sıkıntısı çeken Napoli'ye Aboubakar'ı versek mi?

Coolio dedi ki...

@Basar benzer konulara değinmişiz. Ben ara vererek yazdığım için o sırada güncellememiştim dolayısıyla görmedim yazını. Ben söylemeyi unutmuşum ama sen unutmamışsın: Şenol Güneş'e de hakkını vermek gerekiyor. Hakkını vermeyi geçtim devre arası gönderme düşüncelerinin filizlenmesi bile çok rahatsız edici bir durum. Olayları objektif bir şekilde değerlendirememek hastalık olmuş. Takım geç değil çok geç kurulmuş, gelen oyuncular bambaşka özelliklere sahip, sakatlıklar yaşanmış ve hoca nasıl en iyisini bulurum diye hiçbir oyunucuya veya taktiğe haksızlık yapmadan arayış içindeyken bizimkliler sallamay başladı aynı renkli taraftarlar gibi. Sanki geçen seneki başarıları elde eden o değilmiş gibi ve de bu senede namağlup her iki kulvarda başabaş giderken. umarım herkes sabırlı olabilir.
Not: eleştirmek ile hoca devre arası gitsinleri aynı kefeye koymuyorum tabiki.

Coolio dedi ki...

@basar
Abubakar yerine Gomez'i de alabilirler. O daha egzantrik olur..

planck dedi ki...

Beyler hoca için devre arasında gitsin diyenler hepimizden daha iyi futbol biliyor ve bu konuda mütevazi olamıyorlar (böyle yazmıştı) lütfen haddimizi bilelim :)

Basar dedi ki...

"Söylesene bize hoca, takım niye oynamıyor" diyerek suyu bulandıranlara, "hoca devre arası gitsin" diyenlere, "hoca hoca olsaydı yarı yaşındaki Ertuğrul ile aynı sayıda şampiyonluk görmezdi" diyenlere ilginç bir istatistik sunmak istiyorum. Yine tabelacı olmak istemem ama enteresan geldi.

Hoca 9 CL maçında takım yönetti. 6 beraberlik, 2 galibiyet, 1 yenilgi. Enteresan bir şekilde galibiyetlerinden ikisi de İtalya'da :)

Bu da mı gol değil? :)

turkkant dedi ki...

Özgüven açısından muhteşem bir galibiyet oldu. Benim gözüme çarpanlar...

- Sene başındaki dağınıklık yavaş yavaş kayboluyor; o dağınıklık olsa Necip'ten bu performansı almazdık. Geri dörtlü ve kaleci oturdu. Geri kalan 6'lı değişecek. Hoca seçtiği oyunculara göre sistem belirleyecek. Ben tek sistemde uzmanlaşmayı daha çok severim. 4-2-3-1, baklavalı 4-4-2-, 4-4-2, 4-3-3 gibi sistemlerden ikisini seçsek ve dönüşümlü onlara odaklansak daha iyi olacak. Real de Ancelotti'yle yerine göre 4-3-3, yerine göre 4-4-2 oynuyordu.

- Abubakaar'ın gol atması çok iyi oldu. Bu tarz yüksek tempo ve fizik gücü gerektiren maçlarda büyük silah. Hele bir de alan varsa. Özellikle ikinci yarı sağ kanattaki performansı beni umutlandırdı. 4-2-3-1 yeri geldiğinde kanadı oynayabilirse büyük silah olur.

- Talisca maalesef şu anda net bir ilk 11 oyuncusu değil. Oyun bilgisi henüz yetersiz. Bir takımın hem onu hem Quaresma'yı kaldırması kolay iş değil. Anlarda hep etkili olacaktır, ama sürekli bir 11 oyuncusu olması için takım oyununda, paslaşmalarda vb. gelişmesi lazım.

- Fabri hakkında sözlerimi geri alıyorum. Sıfır bonservis - 1 m. euro maaşa iyi transfer.

- Tolgay-Oğuzhan-Atiba (ya da İnler) üçlü orta sahasını bir kurabilsek, bir seviye daha iyi takım olacağız. Sonra öne formuna göre, Abubakaar-Cenk-Q7 yaparsın, Talisca-Cenk-Abubakaar yaparsın vb.

Emrah dedi ki...

Dün uzun süreden sonra müthiş heyecanlanarak, sevinciyle üzüntüsüyle duygusal patlamalar yaşayarak bir maç izledim. Gece yatağa yattım, 1 saat kadar sakinleşip uyuyamadım. Allah bu sevinci yaşatanlardan razı olsun.

Maça gelirsek Napoli PES'te ara pas tuşu takılı kalmış gibi oynadı. Bizim sezon boyunca yapmadığımız kadar ara pası 45 dakikada yaptı adamlar.

Marcelo müthiş maç çıkardı. Fabri'nin de katkısıyla adamların iyi oyunu gole dönüşmedi. Caner takımın en kötüsüydü bence. İlk golde önce mal gibi ofsaytı bozup sonra ortayı yapmasına izin vermesi, penaltıyla bence uzaktan yakından alakası olmasa da gereksiz yere adamı ittirip çekmesi, sürekli arkasına adam kaçırmasıyla maça damga vurdu.

Her maçta olduğu gibi Quaresma tartışmaları olmuş:) Bence maç içinde Caner'den sonra en kötü oyunu o oynadı ama tabelaya baktığında iki asisti var. Aleyhte birşey diyemem.

Aboubakar çok kazmaymış ama öne geçtiğimiz deplasmanlarda işimize yarayacak gibi. Gol vuruşlar kötü ve pas da veremiyor ama teke tek kaldığında yardırıyor. Yalnız anca düz yardırabiliyor. Sağa sola pek top süremiyor. Rakip kaleci maç sonunda "Sol köşeye atacağını düşündüm. O kadar kötü bir vuruş beklemediğim için golü yedim" gibi birşey söylemiş.

Tolgay'ın oyununu bir de Oğuzhan'la birlikte görmeyi çok istiyorum. Yine gayet güzel oynadı. Antalya maçında belki beraber oynarlar.

Hakeme iyi sövdüm. Bence iki penaltı da uyduruk. Tekrarları izleyemedim ama ilk penaltıda adam toptan çok farklı bir yere gidiyor ve daha müdahale olmadan kendini atmış gibi geldi. Zaten müdahale olmasa da top ile alakası yok adamın. İkinci penaltı zaten komple uyduruk. Tam oyunun hakimiyetini alıp adamları uyutmuşken hakemin doping takviyesi oldu. En son attığımız golün ofsayt olduğunu görünce ettiğim küfürlerin bir kısmı için pişman oldum:)

Son olarak kalecimiz en son ne zaman penaltı kurtarmıştı hatırlayan var mı?

YSY dedi ki...

Bu maçı izleyince aklıma lucescu zamanındaki lazio maçı geldi inönüdeki. 2-0 kaybetmiştik o maçı, bende staddaydım. Temiz yenilmiştik ama, böyle patırtısız kütürtüsüz. Aynı dün napoliyi yendiğimiz gibi.

baris dedi ki...

@Emrah

mart ayında rize maçında tolga kurtarmıştı, çok uzak değil.

carlito dedi ki...

arkadaşlar galibiyeti getiren Aboubakar'ın golünde istisnasız herkes ofsayt olduğunu söylüyor, ben de aynı görüşteydim ama şu fotoğraf kafamı karıştırdı:
http://i.hizliresim.com/mE97q0.jpg
bir bakıverin, görüldüğü gibi önde iki Beşiktaşlı oyuncu var.. arkadaki zaten Aboubakar, öndeki de sanırım Cenk.. ama Aboubakar ile Cenk arasında bir de defans oyuncusu yok mu, ben mi yanlış görüyorum?
Cenk adamın önünü nerdeyse tamamen kapatmış, o yüzden çok zor görünüyor, ama orda ikisinin arasında bir Napoli oyuncusu var.. ve o oyuncu bizimkilerle aynı hizada olup ofsaytı bozuyor olabilir.. gerçi Aboubakar'ın vücudunun üst kısmı biraz daha önde gibi ama bildiğim kadarıyla ayaklar belirleyici oluyor, ayağı önde değilse ofsayt da yok demektir..

sonuç olarak koyduk geçtik ama sanki haketmemişiz, saçma sapan penaltılar çalınmamış gibi, orda burda "ofsayt golüyle kazandınız bik bik" diye öten bazı renkli çekemeyenler olduğu için kafaya taktım bu pozisyonu biraz :)
lakin ofsaytsa bile tespit edilmesi çok zor bir pozisyon olduğu kesin...

yilmaz dedi ki...

@carlito kendileri dersim'i hakederek yensinler bro, takma kafana :D

Ayrıca ulu bilgin ismail kartal ne demiş, "hakem verdiyse penaltıdır, bu kadar"

Oluyo öyle şeyler. Alışacaklar, daha ilk gün sıcağı geçmedi :)

EC dedi ki...

mac yorumuna yazmistim.. kiev benfica maclarini harmanlayip , daha sakin ve daha akilli oynayarak ama 95 dk savasarak ciktik Napoli den..

Vezuv u tekrar yaktik!

Senol hoca bende - bugun mehmet demirkol un dedigi gibi, yasinin / erasinin en modern dusunen TD si.-- emekli olduktan sonra bile Besiktas da ust akil olarak devam etmeli...

potansiyel arttirma ve rakibi analizleri bence cogu zaman dogru..


Vodafone arena daki Napoli macindan yenilmeden ayrilmak bizi gruptan cikaracaktir cunku Napoli Benfica yi Portekizde yener..

Bizde Benfica ile beraber kalsak bile yetecektir..

ofisde izledim maci, kulaklikla.. gollere ses cikaramamak ama tuylerin diken diken olmasi.. ilk kez yasadigim duygulardi..

SALDIR BESIKTAS

cochise dedi ki...

-beyler süpersiniz, süperiz

-bu hoca hani torpilciydi, memleketçiydi (Tolga ile komşu ilden bile değiller). Her zaman doğru tercih yapmayabilir, ki kimse yapamaz, ama geçen yıldan gelen bence en haksız eleştiriydi. Boyko güven verse o da oynardı ya da Kerim

-GS'nin Terim dönemi Avrupa maçları tadında oldu, rakip çok kaçırdı baskıladı ama önemli değil, tarih onları yazmayacak, skoru yazacak. Bi Milan maçı var 2-2 biten. Destan yazmışlardı ama bu maçtan 3 katı dengesizlik vardı oyunda. Bu bir lig maçı olsa skora değil futbola odaklanalım diyebiliriz ama bu maçta skor nasıl gelirsen gelsin; o golleri ve asistleri yapanlar istedikleri kadar kötü oynasın; hoca ne yaptıysa yapsın (değişiklikleri normalde epey sıkıntılı bence) baştacıdır. hepsini alnından öpüyorum.

- Diğer maçın sonucuyla beraber 3.lük cepte gibi görünüyor ama ilk iki hala çantada keklik değil. Napoli zaten birinci olacak diyorduk. o şekilde olursa bu, 3 puanlık bir maç olmuş olacak. Misal Benfica'yı yensek 6 puanlık maçtı. En büyük avantajımız umuyorum son maçta Kiev'in iddiasının kalmayacak olması. Gerçi dünkü destanı yazan kardeşlerimiz neden içeride 2 maçta 6 puan yapıp ağalığa oynamasın.

- Net aleminde ne konuşuldu çok bilmiyorum Caner çok kötüydü. Belli ki ancak biz rakipten iyiysek Caner de uçuyor. Edilgen maçta zaafları çıkıyor ortaya. Neyse böyle bir maçı çok yaşamayız; ancak haftaya İstanbul'da bir de üst turda :)

- SONSÖZ Evet özellikle ilk yarı epey edilgen oynayarak maç kazandık. Ancak herşeye rağmen korkusuz olmak, tecrübelenmek, kafaca geri adım atmamak bunlar da önemliydi. Sinebilirdik o baskıda (tam da baskı değil ama acaip bir akın sürekliliği) ama sinmedik. Üstüne iki penaltı arası oynadığımız oyun tarihimizin en iyi oyunu tutma anları olabilir. Yıllardır her yıl üstüne koyuyoruz Samet Aybaba döneminden beri; İlk kez bu yıl koyamıyoruz gibi oldu, ama üste koyulacak şey sadece oyun değil bu yıl da başka şeylerde büyüyoruz. Sonuç alıyoruz. Daha da büyüyeceğiz. Hedef bu olmadıkça zaten düşersin.

(GS-FB açıklamalarını takmayın. O kadar para harcayıp, o kadar lobi gücüne rağmen geride kalmaları psikolojilerini bozmuş, uğraşsın dursunlar ..)

cochise dedi ki...

Puanlara şimdi baktım da siz ne kadar realist bir ekipsiniz, vay arkadaş şu maçta bile gerçekçi puanlamışınız. Ben kendime duygusuz derdim ben bile dayanamadım herkese 9-10 yapıştırdım. Darbe girişimi nedeniyle geçen yılın puanlaması ile ilgili yazı yayımlanamamıştı. İlk milli maç arasında o puanları tekrar değerlendirelim bu güzel topluluğa haksızlık olmasın. whoscored, squawka gibi performans bazlı puanlama yapan sitelerle nasıl paralel puanlarımız var görülsün. Hatta geldiğim gazla daha da artırayım; bu topluluk bence futboldan anlama/değerlendirme/farklı açılardan bakabilme konusunda memleketin epey epey üstünde bir seviyede. Tamamen sonuç odaklı yazan,ve köşeleri tutan yazarların hemen hemen tamamı da dahil..

czeslaw dedi ki...

@baris @emrah

hatta nisan'daki efsanevi akhisar maçını da sayabiliriz, ama dönen top gol olmuştu tabii.

Kuzeyfo dedi ki...

Uefa'nin sitesinde mac sonu aciklamalarini okuduktan -bence siz de gidip okuyun- sonra Abou'yla ilgili birsey soylemek istiyorum.
Biraz insanla ilgili bir durum. Futbol karakteri ortaya koyan bir spor. Gecen seneden bildigimiz Gomez ornegin realist bir adam. "Suraya kosup soyle vurursam gol olur" gercegi uzerinden hareket eder ve fiziksel problemleri veya takimla iliskisinde sorunlari yoksa performansi cok dalgalanmaz.
Abou tam zit bir karakter. Kafasi gerceklikle degil daha cok inancla calisan bir adam. Her golunden sonra Tanriya selam cakmasindan her pozisyondan sonra hac cikarmasindan anlasilabilir bu. Bu adamin performansi mac icinde bile buyuk dalgalanmalar gosterebilir. Yeteneklerini tartismak ayri bir konu, kacirdigi ve attigi goller arasinda ucurumlar gozukebilir. Gecen sene CL'de D.Kiev'e attigi gol -gecen senenin CL'de en iyi 10 golunden biri UEFA'nin sitesinde- ornegin olaganustu vurus kalitesi ve dripling yetenegi gerektirir. Bunu atan adam Kayseri'de onu nasil kacirir diyordum kendi kendime. Bence tamamen ozguvenle ilgili.

Bu adam boyle oynayacak. Hazirlikli olmak lazim. Iyi gunleri olacak, kotu gunleri de olacak. Sac bas da yolduracak, acayip isler de yapacak. Sezon sonu geldiginde belki Gomez'in verdigi tadi vermeyecek ama "balon" da olmayacak bence.

Kuzeyfo dedi ki...

Duzelteyim, 2014-2015 sezonu, Basel maci.
http://www.uefa.com/uefachampionsleague/news/newsid=2255282.html

BJK4EVER dedi ki...

BEnce kotu oynadik, sans yanimizdaydi (hakem degildi), ama bir sekilde 3 puani aldik. Onemli olan da buydu zaten.
Kimse bahsetmedi dun, ama bence bu 3 puanla 3.lugu garantiledik. Zira Kiev'e yenilsek bile hala 1 puan onlerinde olacagiz. Kiev'in Napoli ve Benfica'dan bizim aldigimizdan 1 puan fazla alabilecegini hic zannetmiyorum. Simdi icerideki Napoli macinin onemi bir kat daha artti.
Antalya maci solen havasinda gecip farkli galibiyetle biterse bence Napoli'yi Vodafone Arena'dan cikartmayiz.

beagle dedi ki...

"Vurdugun gol olsun" oldu... Eleştirmek gollerde ortaligi yikmamak demek değil. Yiktik evellallah. Ama iki adama da küfür eksik olmadi.
17 ye 1 korner. 3 kaleyi tutan gol olmuş. Ofsayt falan geçtim. Birkaç senede bir olur. CLde tutmasi süper .

Turkkant gibi ben de Fabri için değer artiriyorum. Cepheden ve ayakla iyiliği zorluk derecesi epey yüksek maçlara kadar fark yaratiyor. Tolga ile duman olurduk. 3 tane muhtesem cikarir sonra bitirirdi bizi. Boyko da cepheden bu güveni veremedi. Sanirim Jose Sambade ye bir teşekkür etmeliyiz. Fiyat/performans gayet iyi.

Son Oscar Atiba'ya ve alana. O olmadan mümkün değildi. Sahada akli ve çabası ile öyle ayakta kaliyor ve takima nefes aldiriyor ki... Aurelio'nun olgunluk günlerinden (FB ve Milli Takim) beri o mevkideki en iyi performans.

Önlibero cok iyi, Stoperler ve kaleci iyi olunca, takim kotuyken mac kazanilabiliyor. FB ve GSyi yillarca bizden ileri bu nitelik tasimisti. Umarim artik vazgecmeyiz. Önce arkayi iyi kuracaksin.

QuaresmA dedi ki...

Beyler tamam Abu maçı aldı ama gerçekten kazma yahu. :)
İlk goldeki vuruş o maaşı alan bir forvet için felaket.

Dun de mac esnasinda ve sonrasinda yazdim ama bizi biz yapan boyle zaferlerden sonra bile sogukkanliligi ve temkini elden birakmamaktir (yoksa mactan sonra kac saat sevinip durduk).

Dun efsane bir mac yasandi. Istisnai de bir macti. Macin 10 tane kirilma noktasi varsa 9'u bizim lehimize isledi. 50-50 islese net yenilmistik. Onu gectim, Quaresma son dakikada Fabri'ye oyle bir geri pas verdi ki Fabri 1 saniye gec kalsa Napoli'ye attigimiz golun daha fenasini kalemizde gorecektik. Muthis bir ozguvenle dondugumuz deplasmandan inanilmaz bir yikimla donmek, mac ozetlerinde yer bile bulmayacak bir pozisyona bagli olabiliyor.

Futbol boyle bir oyun, bu yuzden kendine has bir guzelligi var ama iste zafer sarhosluguna kapilmamak; tutarli ve temelli elestiride bulunan insanlara karsi "koyduk mu" (mubalaga ediyorum tabii burada o seviyesizlik yok) kafasina girmemek gerekiyor.

Aboubakar'in gol vurusu epey berbatti. Umalim ki Gaziantep'e karsi hazirlik macinda vurdugu gibi vursun toplara dun vurdugundan daha cok. Ote yandan gol atmasi guzel bir gelisme ama daha ileriye dair bir gosterge degil bu. Ha, Aboubakar dun bos gecse bile on alanda yaptigi baski ve kosular epey degerliydi. O bakima Demba Ba'yi hatirlatti hatta. Adamda zeka var, yetenek daha az var, duygusal olgunluk sifir galiba.

Burada Necip'in performansi da begenilmis, ben katilmiyorum zira Necip'in ne sahada kapladigi alan, ne de yaptigi 50-50 basarili olan ve olmadigi anda pozisyon yaratan hamleler dunku galibiyete alternatifi olan oyunculardan daha fazla katki sagladi. Ha, Gokhan Inler sakatliktan dondugu icin 90 dakika oynayamazdi; Necip her zamanki performansinin (belki de daha iyisini) sergiledi vs. ama bu Necip'i ovmeyi gerektirmez ilerisi icin.

Iyi ki Atiba var, iyi eksimik suratlinin yerine Fabri kaleye gecti (mac basina bir tane hata yapan, simdiye kadar sansi yaver giden fakat geri kalan bolumlerde NET BIR SEKILDE takim arkadaslarina guven veren bir kaleci ve daha iyisini gorene kadar Fabri'nin formasi sorgulanamaz, sorgulayan muhabiri rezil etmek vaciptir). Atiba'nin su takim icin yaptiklarina 10 paragraf yer acsak yetmez ya. Inanilmaz bir futbolcu, inanilmaz. Iyi ki Avrupa'da parlayamamis/parlayacak kalibrede degilmis de bizimle birlikte degerini buldu.

Muthis bir zafer kazandik. Turnuvalarda bu zaferler cok onemli zira zaten toplasan 6 tane mac yapiyorsun. 3.luk garanti, 2.lik icin Istanbul'da en az 2 puan alip deplasmanda Kiev'i yenmemiz gerekecek. Yolumuz acildi. Nazar degmesin.

Yorum Gönder

Ara