.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
16 Ekim 2016 Pazar

Karne: Kayserispor 0 - 1 Beşiktaş


Goller: Ömer Şişmanoğlu (67')
En iyi üç: Ömer Şişmanoğlu, Fabricio Agosto, Atiba Hutchinson
En kötü üç: Vincent Aboubakar, Ricardo Quaresma, Cenk Tosun

Karne:

Şenol Güneş6.6
Beşiktaş6.2
Kayserispor4.4
Hüseyin Göçek3.2


Fabricio Agosto7.6
Dusko Tosic7.3
Marcelo Guedes7.2
Caner Erkin7.3
Andreas Beck6.9
Atiba Hutchinson7.4
Necip Uysal7.1
Tolgay Arslan (62')6.6
Anderson Talisca (81')5.6
Cenk Tosun5.2
Vincent Aboubakar (46')4.5


Ricardo Quaresma (46')4.6
Ömer Şişmanoğlu (62')7.8
Adriano Correia (81')6.0


Takım Ortalaması6.5

Anket: 52 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.

3 Yorum:

carlito dedi ki...

blogdaki görüşlerin temelde ayrıldığı nokta, geçen seneki herkesi mest eden futbolu şu anda izleyemiyor olmamınızın kabahatlisinin hoca mı yoksa yönetim mi olduğu noktası.. hocayı suçlayanlar, yönetimin yapabileceğinin en iyisini yaptığını, gidenleri tutma şansının olmadığını ve gelenlerin de çok iyi oyuncular olduğunu, bunlardan halen oturmuş bir 11 oluşturamayan hocanın suçlu olduğunu savunuyorlar..

diğer tarafta ise, eylül başına kadar eline belli bir kadro verilmemiş olan hocanın, bir anda sistemin en önemli oyuncularını kaybettiği bir ortamda her şeyi sıfırdan oturtmaya çalıştığını göz önünde bulunduran, ayrıca yapılan transferlerin bazılarının çok kaliteli olmasına karşın genel olarak son derece plansız bir şekilde gerçekleştirildiğini düşünen ve bu yüzden hocadan çok yönetimde kabahat bulan (benim de içinde bulunduğum) bir grup var..

bu takımın hangi sistemle oynarsa oynasın kilit oyuncusu olacak konumdaki oyuncusu (Oğuzhan) ilk hafta haricinde doğru düzgün maça çıkamamışsa, söylenen bir çok şey de boşa oluyor bence.. denilebilir ki, "koca Beşiktaş tek bir adamın eline mi bakıyor" diye.. "evet maalesef büyük ölçüde öyle derim" ben de.. geçen sezon Oğuzhan hiç ciddi sakatlık geçirdi mi, takımdan uzak kaldı mı? hatırlamıyorum.. zaten öyle olsa İnler gibi bir alternatifin olmadığı, Tolgay ve Veli'nin sakat olduğu o ortamda yerine ancak Necip kalıyordu, onun da aynı verimi veremeyeceği aşikardı..
bu sezonki sıkıntıların genel kaynağı bu diye düşünüyorum.. daha hala Oğuzhan ile Talisca'yı birlikte izleyemedik mesela.. Talisca bir Sosa değil, ama arkasında Oğuzhan-Atiba varken oynamadı hiç.. veya Oğuzhan'ı hiç İnler veya Tolgay'la izleyemedik.. yani bir sistemin oturması için en önemli bölge orta sahayken, biz daha hiç orta sahada ideali oturtabileceğimiz isimlerle maç yapamadık yahu! (kimse Oğuzhan'sız bir ideal 11'e ikna edemez beni.. en azından şimdilik..)

santrafor konusunda yönetimden daha çok suçlu olduğunu düşünen kimse yok sanıyorum ki.. Aboubakar'a sabırlı olunmasını söyleyenlerden biri bendim ama kayseri maçını gördükten sonra ikinci bir Almeida faciası ile karşı karşıya olduğumuzu kabullenmemek kendini kandırmak olur.. yönetim iki kez düşeş attıktan (Demba ve Gomez) sonra, gereksiz bir özgüvenle her denemelerinde öyle 12'den vuracaklarını sandı, ama şu anda yeterli araştırma yapılmadan, kaderini sadece menajerlerin eline bırakırsan ne olduğunu yaşayarak görüyorlar..
lakin olan oldu ve öyle pat diye yenisiyle değiştirme imkanı olmadığına göre bu sezon için neler yapılabilir, onu düşünmek gerekiyor.. eldeki forvetlerin hiçbiriyle Gomez'in oynadığı türden bir oyunu oynayamayacağımız çok bariz.. çift forvet oynanırsa birinin Ömer olması gerektiğine ben de katılıyorum, ama çift forvet yerine geçen seneki dizilişten fazla uzaklaşmadan uzak forvet seçeneği konusunda ısrarcıyım.. çünkü bu Ömer de olabilir, Cenk de.. Aboubakar'da bir düzelme olmaması halinde de ikisinden biri ileri uca, diğeri kanada geçebilir vs...
haftaya Antalyaspor gibi zayıf bir rakiple oynanmasının da etkisiyle geçen sezondan esintiler sunabileceğimiz bir maç çıkartacağımızı tahmin ediyorum, hele Oğuzhan da yetişirse ne ala.. bol gollü bir galibiyetle kendimize gelebiliriz ve hoca da artık arkasında duracağı bir oyun şeklinde karar kılabilir..
tabii öncesinde belki sezonun en zor maçı diyebileceğimiz bir Napoli deplasmanı var ve bu maça çekinmeden yaklaşanımız yoktur herhalde.. açıkçası herşey mümkün.. benfica'nın hezimete uğradığı bir statta aynı şeyi bizim de yaşamamız sürpriz olmaz.. öte yandan gol yemeyi geciktirip olabildiğince maçı kitlemeyi başararak puan çıkartmamız da imkansız değil.. bu maçta yenilmemek, özellikle namağlup serimizi sürdürmek bakımından olağanüstü bir moral olacaktır, şansımız bol olsun diyelim..

Basar dedi ki...

http://www.ntvspor.net/yazar/guntekin-onay/kadro-farkli-ciddiyet-ayni-5803c17d12ffbff0dc2adcde

Güntekin Onay'dan fikirlerimize paralel bir yazı.

GeceGezgini dedi ki...

Maç ve takım genelinde değil de birkaç oyuncu özelinde bir şeyler karalamak istiyorum;

Aboubakar konusunda artık herkes hem fikir olmaya çok yakın gibi ama işin Cenk tarafı da hiç iç açıcı değil maalesef. İzlanda maçında da çok açık bir şekilde görüldü, adamın garip bir anticipation ( topun geleceği yeri önceden tahmin etme oluyor galiba tam Türkçesi ) sorunu var. Hep 1 saniye geç hamleler yapıyor ve ona atılan her top duvar gibi geri dönüyör. Aynı maçta Enes tüm topları çatır çatır topladı mesela. Kayseri maçına dönersek, yine benzer sahneleri çok gördük ve bu mental veya hantallık sonucu da olabilir anticipation sorunu ile tek forvet oynaması çok zor. Maç özelinde diğer dikkat ettiğim durum ise, takım arkadaşlarına olan gereksiz agresif tanımları. İçinizdeki en beşiktaş'lı benim tripleri gibi geldi biraz. Duran topun başına geçmeler, Ömer' e çarpan şutu sonrası Ömer' e gereksiz hareketleri, bu kadar palazlanacak ego'ya gelmemesi lazım Cenk'in. Baya garipsedim.

Oğuzhan'ın sakatklık konusu için bir kaç arkadaş da yazmıştı galiba, maaş politikasından etkilenme durumu olabilir gerçekten de. İnler, Talisca, Aboubakar maaşlarına bakıp moraller bozulmuş olabilir.

Taktik için de iki kelam; 4-1-2-3 denersek çok tatlı olmaz mı :)? Kale ve defans aynı kalsın, ön libero inler veya atiba, ortada 2 tane 8 numara; tolgay ve oğuzhan, ileri 3' lü de sürekli move into channels yapacak Olcay-Cenk-Ömer

*Fm ingilizcesi için kusura bakmayın.

Yorum Gönder

Ara