.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Mayıs 2015 Salı

Karne: Beşiktaş 0 - 1 Torku Konyaspor




35 Yorum:

EC dedi ki...

3 macta bizdeki Turklere gaz verebilecek ( teknik / taktik hikaye) bir Turk Yardimcisi olsaydi biz 2 puan degil en az 7 puan almistik! Bilic Turkiye yi, hep durust insanlarin yasadigi bir yer saniyor!
Kurt bir yardimci / gonderilmeseydi Onder Ozen ile inanin su an cok farkli seyleri konusuyor olurdu tum camia!
Yonetimde daha fazla kim reklam yapmak istediyse ( Ozen gittikten sonra etkisiz Albayrak cikti meydana) onun kisisel hirslari ugruna takimi derleyip toparlayacak, moral ve gaz motivesi verecek degerli bir analizciyi kaybettik... Ilginc olan hala yonetimden onca hak yiyise, hezimete ragmen hala cit yok! Cesur olun! Cikin konusun, gidin Fifa ve Uefa ya sikayet edin!!! #Demiroren TFF de durdugundan beri tek kupa alamadik! Her sezon 20+ puanimizi caldilar! Cesur olun su an sizi kim susturuyor? Lig de dananin kuyrugu koparken, koskoca yonetimden bir tek cesur adam cikip neden ses cikarmiyor! Korkaklar her gun, cesurlar bir kez olur!

Tesekkurler Bilic - Brugge maclarina kadar iyi oyun ve dogru taktikler ( Derbilerdeki pisirikliklar haric) ile oynattigin icin.. Sonrasi camiayi ucuruma yuvarladin!

kapgan dedi ki...

Burak Yılmaz'ı Burak Yılmaz yapan , Selçuk İnan'ı bir yıldız yapan, kaleci Tolga'daki performans seviyesini o dönem için yükselten Şenol Güneş'tir. Çok genç oyuncumuz var deniliyor. bu yüzden Şenol Güneş bu açıdan faydalı olacaktır düşüncesindeyim. Teknik Direktör değişecekse sözleşmesi sezon sonu biten Şenol Güneş bence doğru tercihtir...

kokocambo dedi ki...

csezlaw'ın bir alttaki postta yazdıklarına tamamen katılmakla beraber, biliç'in gönderilmesine pek taraftar değilim. UEFA ile yapılan anlaşma ve mevcut mali durumda, yepyeni birini getirmek çok büyük kumar (ikna etmek, transfer yapmak, stadın durumu vb.). Normal şartlarda Biliç'in yerine gelecek isim olarak kesinlikle düşünmem ancak lig ve kulüp şartlarını bilen Şenol Güneş, belki bu sıkıntılı dönemde makul görülebilir. Ancak onun dışında, her şeye rağmen Biliç'le yolların ayrılmasını çok da gerçekçi ve mantıklı bulmuyorum.

Palenqué dedi ki...

Biliç'e teşekkür edip bugünü unutup geleceğe bakmak lazım. Biliç'e kızacak bir şey de yok, yapmak çok istedi, ama hamuru bu kadar, irade-baskı-stresle başa çıkma... Bunlar kolay işler değil...

Bazılarının yanılgısı şu. Bir takım illa aynı t. direktör ile 50 sene çalışıp sistem oturtmaz. Barcelona-Real Madrid 2-3 senede bir t. direktör değiştiriyor, keza B. Münih... Önemli olan kurumsal süreklilik... Kadro planlamasını gelen hocaya değil, deneyimli ve süreklilik arz eden bir idari kadroyla yaparsan, belirli bir oyun formatın, genel bir oyunu oynama geleneğin olursa da olur bu iş.

F. Orman'a büyük tepki ve baskı olacaktır. Önümüzdeki senenin de muhtemelen yarısını stadımızda oynayamayacağımıza göre, adımlarını çok dikkatli atmalılar. Panikle saçmalarsalar işimiz zor...

Romantizmi bırakıp gerçekçi ilerlemeliyiz. Özellikle transferde, değerli oyuncularımız arasında sonuca etkisi en düşük oyuncu Töre. Eğer bir şekilde Töre'yi 8-10 m. euro bandına satabilirlerse, transfer bütçesi de açılır.

Kaleci, stoper ve ön libero olmazsa olmaz transferler.

-Umarım aynı hatayı tekrar yapıp üç ortalama kalecimizle sezona başlama hatası yapmazlar. Son iki şampiyonluğu çok deneyimli iki kaleciyle almamız şans değil.

-Stoperde kim kalır, kim gider bilmiyorum, ama ben olsam Sivok yanına hamleli bir stoper arardım... Ama muhtemelen Ersan yanına tecrübeli stoper alacağız.

-Keza en kritik pozisyon ön libero. Atiba yetersiz. Veli-Tolgay ile sezon bitmez. Mutlaka G. İnler, Mbiaye tarzı daha üst kalite bir defansif orta sahaya ihtiyacımız var. M. Topal-Melo'dan aşağı oyuncu olmamalı.

-Gerisi idare ederiz. Al işte GS Sabri ile şampiyon oluytor. Lucescu gelir, Olcay'a sağ bekliği öğretirr, S. Kurtuluş'tan verim alır filan, bunlar olmazsa olmaz pozisyonlar değil...

yilmaz dedi ki...

Sezon başında Arsenal deplasmanında CL kapısından dönen takımın sezon finalini kornerden direkt gol yiyerek yapması akıl alır gibi değil. Nereden nerelere geldik.

Bu konsantrasyonsuzluk tam bir ihanet. Dün akşam Beşiktaş beni hayatımda hiç yapmadığı kadar büyük hayal kırıklığına uğrattı.

Bu maçı kaybetmek, uzanacağı topta elini çekmek gibi birşey benim için.

Yoruq dedi ki...

Hakem faktörü olmasa şampiyon olup olamayacağımızı sorsak bu blogun en az yüzde 80i evet der. O evet diyeceklerin şimdi neredeyse tamamı Bilic'in gitmesinden yana. Hayırdır hakemi de yenecek bi td gelecek de haberimiz mi yok?

alper dedi ki...

Biri 10 diğeri 7 yaşında ki iki kızıma L'Pool,Tottenham maçlarından sonra hatta ve hatta Akhisar maçından önce bile sezon sonu şampiyon olacağımızı şampiyonluğu şöyle kutlayacağımızı böyle kutlayacağımızı birine G.Töre birine O.Özyakup forması alacağımı vaad ederken düştüğümüz bu hal içimi acıtıyor.Evde kızlarla birbirimize bakıp gözlerimiz doluyorken şu son 10 güne son 3 maça hala aklım almıyor.Ben 92-93 te tarladan kaçıp 8-0 lık GS maçıyla 1-3 lük Gençlerbirliği maçını radyodan dinlemiş adamım.Üzerine hem peder beyden dayak yeyip hem 8-0 ın acısını çekmiş adamım ama bu sene gerçekten koydu bana.Avucumuzun içindeydi herşey.Müflis bir tüccar gibi herşeyin gün be gün avucumuzdan içinden uçup gitmesi gördük ve hiç bir müdahale ve mücadele göstermedik bu duruma gerek hoca gerek yönetim gerek oyuncu topluluğu olarak.Bugün bayram dolayısıyla okullar kapalı gerçi ama son yıllarda ki gerek şampiyonlukları gerek Drogba gerek Sneijder transfleri nedeniyle sınıflarının ezici çoğunluğu GS li olan kızlarıma üzülüyorum.Kendim acı çekmeye BJK yı böyle sevmeye alıştım artık ta hızla azalan yeni nesil BJK lılar için sportif başarı istiyorum gençler.Ne pahasına olursa olsun nasıl olursa olsun sportif başarı bu çocuklar için,yeni yetişenler için..

yilmaz dedi ki...

Yönetimin haftalardır tek kelime etmemesi beni endişelendiriyor. Maç yorumu bile yapmıyorlar. Resmen takımı yalnız bıraktılar. Hakem hatalarını geçtim, oyuncuların bu boşvermişliğine yalandan da olsa bir söz söylemelilerdi. Çok enteresean bir durum, altından ne çıkacak merak ediyorum. Galatasaray'ın başkan adayları bile maçları ile ilgili daha fazla yorum yapıyor.

Anlamlandıramıyorum.

yilmaz dedi ki...

@alper kardeş beni beşiktaşlı yapan arkadaşım, beni beşiktaşlı yaptıktan 2 sene sonra abisinin ayak oyunlarıyla (uzaktan kumandalı araba, o zaman için büyük rüşvet :)) fenerli oldu. Ben, beni Beşiktaş'lı yaptığım için kendisine hep minnettar oldum. Hiç bir zaman pişman olmadım. Eminim kızların da sana minnettar olacaklardır. Beşiktaş aşkı bir kez vücuda sirayet etti mi, sneijder, mneijder dinlemez. Emin ol ki onlar da hiç pişman olmayacaklar.

Her yeni sezon yeni bir umutla başlar. Bu seneki çok acı bitti. Acı bitmesinin sebebi bu sonu haketmemizdi. Ama nasıl ki Liverpool'dan 8 yedikten 7 sene sonra onları bir eleme turunda elemeyi başaracak kaliteyi gösterdik, çok uzakta olmayan bir zamanda bu sene olanların hepsini tarihe gömeceğiz.

sezonun özeti gibi maç oldu:
(2.yarı ilk 10 dk kaçırdım)
-yönetim bu sezon sınıfta kaldı,senin 3 tane(ba'nın penaltı atma yüzdesini düşünerek)(2'si gözlerimle gördüm) golünü vermemişler.sen süt dökmüş kedi gibi sahada duracaksın.zaten çoktan isyan etmesi gereken yerde artık etsen nolcak. (bu konuya geri döneceğim)
-bilic sezon sonunda artık sınıfta kaldığını gösterdi. oynadığı taktik yanlış,karşı takımın üstüne gelmesini beklemiyorsun,kapanan takıma karşı hücum oyuncularını öne atıp 3 kişinin arasından çıkmasını bekliyorsun forvetlerin.başarılı orta oranı ortada,hala mı ortayla gol arıyoruz.oyuncu değişiklikleri zaten ayrı saçmalık, kısacası potansiyelli takımı harcadı
-taraftar fena değildi,evet olimpiyat boş kaldı,brugge maçında saçmaladık.ama avrupadaki özellikle liverpool ve tottenham maçlarına etkisi oldu.
-oyuncular verim açısından fena değille-iyi arasındaydı bence totalde.bu kadar doğrasınlar seni,bilic maçları yönetemesin bu kadarını yapabilirsin.

olması gerekenler:
-yönetim gs maçına çıkmaz! o maça çıkmayın, fb denilen takım şampiyonluğu kaçırsın, gs denilen takımda yüzsüzce şampiyon olsun. avrupa,dünyada yankılansın bu olay,zaten uefa'nın bilal'ın golüne soruşturma açma söylentileri var,iyice baskı olur. ligtv için de 2 maçlık kazancın olmaması sağlanır. maksat hepsine zora sokmak değil mi, mhk-lig tv-tff-sözde büyükler hepsini zora sok.

-bilic'le yolun sonuna geldik.belki elinden geleni bu kadarıydı ama yetmedi,bizi kaldırabilecek yapıda değil.hep aynı hataları yapması,taktik anlamda akışkan oyuna dahil olamaması çok puana mal oldu.

-verim alınamayan oyuncuların bir kısmını artık gönderme zamanı gelmiştir.pedro,atiba vs. tarzı transferler gayet uygun fiyatlara oldu sanırsam, bu tarz potansiyelli futbolcular uygun fiyata alınmaya çalışılmalı.

-denildiği gibi taraftarın sosyal medyada sesini duyurması lazım.

artık yeter!


ek: bu ortamda td ismi konuşulması doğru değildir.yönetim ses çıkarmadığı sürece şampiyonluk hayalden ibaret bence.
ha yönetim işini yaparsa bile,bilic'in baskı altında saçmalama potansiyeli olduğu için gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum.alacağımızı aldık, gerisini aynı şekilde devam edip üstüne koyacak birisine bırakmak gerekir.

planck dedi ki...

http://besiktasliyiz.net/besiktas-nasil-olduruldu/

Bilic falan gelip geçici. Tartışılması gereken konu yönetim. Ölü haldeki Gs nasıl operasyon yaptı da Zekeriya Alp'in yerine Yusuf Namoğlu geldi? Hadi Yusuf Namoğlu geldi yanına niye Metin Tokat geldi? İlk yarıda her hakem hatasında Zekeriya Alp yerden yere vurulurken şimdi niye birisi Yusuf Namoğlu hakkında bir şey söyleyemiyor? Yusuf Namoğlu ilk yarının sonunda Veli'nin kırmızı kartı doğruydu dediğinde aslında şampiyonluğu kaybetmişiz. İlk yarıda 100 tane tartışmalı pozisyon varken bu adamın çıkıp bunu demesi hakemlere verilmiş en büyük mesajdır.

Başarısızlığı hep dışarıda arayarak hata yaptığımızı söyleyenler büyük yanılgı içerisindeler. Biz başarısız olduğumuzda 3 gün dışarıya sararız, sonra her şeyi unutur yine birbirimizi yeriz. Yeni sezon başlar, yeni transferler falan yine aynı film tekrar eder. Yönetim güçlenmediği sürece ağlamaya devam ederiz. Bu sene spor toto sponsor oluyordu, aktifbank kredi veriyordu diye yönetimi susturdular. Yönetimde çok güzel oyuna düştü, geçmiş olsun.

QuaresmA dedi ki...

Uluslararası hoca dönemi bitti, evladımız hoca veya yerli klas hoca sırası geldi yine. Başarılar Sergen veya Şenol Hoca.

czeslaw dedi ki...

Mecnun Otyakmaz maç biter bitmez yaptıklarını yüzlerine vurdu adamların. Bizim başkanın tatili bitmiştir umarım da, yarın en azından YK toplantısına yetişir.

Orao dedi ki...

Evet rize ve erciyes deneyimleri rezalet geçti fakat ben Mehmet Özdilek'ten yanayım. Yani samet denen çapsız bile bir sezon klübün evladı kontejyanından teknik direktörlüğümüzü yapmışken Şifo'ya bu şans verilmeli, Antalya istikrarı çok umut vericiydi. Gençlerde de başarılıydı fakat malum klasik cavcav gazabına uğradı.

Orao dedi ki...

Önceden olsa isterdim fakat Şenol Güneş'in bu sezon taraftarına şirin gözükmek için sürekli bize sallaması filan beni epey soğuttu kendisinden. Klübün evladı kontejyanından Mehmet Özdilek gelmeli. Sametaybaba'nın bile bu şansı bulduğu klüpte Şifo bu şansı hayli hayli anasının ak sütü gibi hak etmiştir.

Orao dedi ki...

Bu arada maçtan sonra Cemali kavgasına nasıl reaksiyon verdiler gördünüz değil mi ? Sakin görünümlü hamza bile girdi işin içine. Bizde bu eksik işte. Bu hakemlere rağmen seneye kemik kıran bir stoper ve Nigel de Jong transferleriyle şampiyon olmazsak adam değilim.

sherlockholmes dedi ki...

ahahah lan adamlar gidip sivas'ın finalini de çaldılar. çalıyorlar efendim durduramıyoruz. böyle usta hırsızla baş edemez bizim camia. hadi biliç'i gönderip sergen'i getirelim.

Orao dedi ki...

Bu arada yönetimin son 1 aydır bunca hakem katliamına rağmen tek kelime konuşmamasının sebebi seçim olabilirmiş. Kongre üyesi ve tüm kongrelere eksiksiz katılan 2-3 abimin söylediğine göre borcun bu denli orantısız artması sonucu pazar günü olağanüstü seçim kararı çıkabilirmiş (belki de mali yönden ibra edilmeme). Bu nedenle de başkan ve yönetimin nede olsa seçim olacak biz işimize bakalım kafasıyla takımın yalnız bırakıldığı kuvvetle muhtemel. Yani bu yaz seçim olabilir. Konuşulan muhtemel adaylar ise;
-Fikret Orman
-Serdal Adalı
-Murat Aksu
-belki Hasan Arat
-belki Ahmet Nur Çebi.

bu konuda @Övünç'te bişeyler karalarsa daha da aydınlanırız belki.

cochise dedi ki...

Adaylara bak yahu; biri mi ümit vermez. Ben her şeye rağmen Ahmet Nur Çebi diciim. Ronaldinho vakasından sonra öğrendi biraz bu işleri..

Orao dedi ki...

Ben bu beşliden Hasan Arat'a oy verirdim. En düzgünü o gözüküyor. Ahmet Nur Çebi bana her zaman demirörengillerden, adalıgillerdenmiş gibi gelmiştir.

Coolio dedi ki...

yeni antranör seçtik şimdi sıra başkanamı geldi?

@yoruq'un da yukarıda dediğine benzer şeyleri defalarca yazdım bende. bu medya, tff, mhk, devletin kurduğu düzeni yıkacak bir antranör mü var? Neden bir konuyu tartışırken diğer etkenleri konu dışında tutuyoruz hep?

yalakalığın boyutları almış başını gidiyor. gs şampiyon olup ŞL'ye gidemesse batacaktı ve ona göre sezon ortasında işi garantiye aldılar. aynısını fenerde yapardı merak etmeyin. hatta bu sene gs'ye hediye edilen şampiyonluk seneye fb'ye ipoteklenmiştir.

senin antranörün, futbolcun ne yapsın bu ortamda? sen, ben bunları görüyoruzda futbolcular görmüyormu zannediyorsun? oyuncuların motivasyonu kırılmasaydı Bilic'in hatalı oyuncu tercihlerine rağmen o maçlardan puan alırdık.. ama bir önceki akşam GS maçını izleyipte hakemin verdiği anormal kararları gören Olcay, Töre, Serdar ve diğerleri kendi maçlarında hakemin gözü önündeki penaltıyı göremeyince akıllarına ne geliyor sizce? o saniye bütün şevkleri gidiyor. ulan sizin gibi satılmış ligin a.ına koyayım deyip aşırı gazda yapabilirlerdi ki bunun sonucu kırmızı kartlara gider veya dışardan ruhsuzluk olarak adlandırılan şevk kaybolması da olaiblir. bizimkilerde ikincisi oldu.

yönetim niye konuşmuyor hakemleri? net değilmi sizce? stad yapılırken devlet destekli fedarasyonla kavgalı olmak istemiyor. bu kadar basit. ve de haklılar. bir gider yapsalar stadın önüne bir engel koyacaklar. ayrıca gücümüz neki gider yapsın? kim takar bizim giderimizi? renkliler varken bizdenmi korkacaklar? Gerçekler ortada. pis işlere bulaşmadığımız veya daha az bulaştığımız için yıllar içinde renklilerin arkasında kaldık. Daha az traftar, daha az şampiyonluk, daha az maddi gelir. hepsi birbiriyle bağlantılı zaten.

dolayısıyla bu gerçekleri/dinamikleri onların yaptığı pislikleri yapmadan değiştirebiliyorsak değiştirelim. ama bu gerçeklerden bağımsız eleştirler yapıp, alakasız çözümler üretmek bizi kurtarmıyor. Yoksa Morinho Ronaldoyla gelse şampiyonmu olacaktık?

Övünç dedi ki...

@orao

Demirören'in , Serdal Adalı ve Fikret Orman'ı birleştirmeye çalıştığını , Serdal Adalı'nın 1 dönem Fikret Orman'ın altında çalışıp sonrasında başkan yapılacağına dair epeyce
söylenti var , duyduğum en ilginç husus bu.

Ayrıca son dönem hakem hatalarının direkt Demirören kaynaklı olduğu gür bir sesle dile getiriliyor.Beşiktaş'ın durumu toparlamasının önüne geçilmesi ve en azından parayla değil akılla - projeyle gelecek adamların önünün tıkanmaya çalışılması olarak kabul görüyor bu durum.

Ahmet Nur Çebi'nin 2. adam olmak istemediği de zaten herkesin malumu , bir sonraki seçimde muhakkak tek başına aday olacak .

Hasan Arat'ın değeri bu kulüpte pek anlaşılmadı , o biraz kırgın bu bakımdan aday olacağını sanmamıyorum bu benim şahsi fikrim tabi içeride ne dönüyor bilmiyorum .

Yani böyle yalan rüzgarı kıvamında ortam var . Ne olur ne biter kestiremiyorum .

sherlockholmes dedi ki...

Coolio

söylediklerinin her kelimesine katılıyorum. futbolcular da inanç falan bırakmadı aşağılık herifler.

antep ve akhisar maçlarını uefa'ya götürmeyen yönetimden de cacık olmaz.

şimdi çıkıp saray soytarıları şampiyonluk ilan etmesin diye tokide kazanmalıyız ya da 5 kez ayak kırmaya teşebbüsten kırmızı kartla hükmen mağlup olmalıyız.

tabi futbolcularımız da bunu yapacak yürek yok. yine kuzu kuzu oynar yenilir hırsız o.çocuklarının arsızlıklarını izleriz.

Coolio dedi ki...

sherlockholmes

çok yüksek ihtimal dediğin gibi kuzu kuzu oynayacağız, hakem de inceden ve kalından bizi doğrayacak sonra gs golleri atıp kazanınca da bileğinin hakkıyla 3 puan aldı olacaklar.

Sadece bir maçlığına da olsa Pascal, İlhan, Zago, Sergen, Tayfur şu maçta oynasalardı da hakemi de topu da ellerine verselerdi.

schwadorf dedi ki...

20 senede 17 hoca değiştirmenin çok faydasını gördük ya bir daha değiştirelim, ne olacak.

Daum
Rasim Kara
Toshack
Feldkamp
Briegel
Scala
Lucescu
Del Bosque
Rıza
Tigana
Ertuğrul
Denizli
Schuster
Tayfur
Carvalhal
Aybaba
Bilic

Şu isimlerden herhangi birine sabredilse 20 yılda 2 şampiyonluktan fazlasını kazanırdık, eminim.

Orao dedi ki...

@Övünç,
Valla adalı ya da aksu'nun başımıza geçebilme ihtimali beni çok korkutuyor. demirören'in tornasından çıkmış bu iki isimle artık dönülmez bir yola gireriz ve artık ortada konuşabileceğimiz bir kulüp bile kalmaz.

czeslaw dedi ki...

Alttaki postta kalmıştı, dünkü gs maçında olanları görünce affınıza sığınarak buraya taşıyorum. Çünkü oyuncu grubu ve hocanın ne kadar hatası olursa olsun, bu sene kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu saha içindekiler değil, saha dışındakiler. Aynı şeyleri yazmaktansa ctrl+v yapayım.

----

ben hala hocayı gönderip göndermeme konusunda kararsızım. stad yokken 70 civarı puanla ligi tamamlayan, iyi kötü kemik kadrosunu ve ekibini tamamlamış takımı bozmanın ya da yeni maceraya sürüklemenin anlamı var mı acaba? seneye yapılacak bi' kaç mantıklı takviyeyle(maç kazandıran kaleci, görmüş geçirmiş stoper, birileri satılabilirse alınabilecek iyiye yakın bi' orta saha) çok şey değiştirmez mi?

hem takımın bu kadar pasif kalmasının sebebinin hoca olduğunu düşünmüyorum-hocaya hatasız diyen çarpılır tabii- antep maçında rakiplerimizden daha kötü oynadık diyen biri çıkabilir mi acaba? o hakem kararlarından sonra, ismini hatırlayamadığım yönetici arkadaşlardan biri, hakem kararları için, ''sezon sonunda konuşucaz'' gibi bişeyler söylemişti. allah aşkına şu açıklama akıl işi mi? gs ya da fb olsa ortalık yangın yerine dönerdi, tff en abuk subuk kararları alır, hatta ''hakem hataları yüzünden x takımı futbolcularının psikolojisi bozuldu'' diyerek ligi ertelerdi. daha hemen antep maçından sonraki akhisar maçında, adam, 3 kırmızının hepsini es geçip, rakibin 11 kişi maçı tamamlamasına izin verdi mi, vermedi mi? pozisyonlara kırmızı değildi diyen varsa, beşiktaşlı ya da değil yazıklar olsun zaten. hangi yetkili çıkıp takımın hakkını aradı? dikkat ettiyseniz de zaten bugünkü hakem kararlarını konuşan bile olmamış, çünkü hepsini sonuna kadar hakettik. sen bursa maçından sonra kerim'i kendini bıraktı diye eleştirirsen, maçı haketmedik diye boş konuşursan(ki kerim kendini yere bırakmadı, maçı hakettik;pozisyon da buz gibi penaltıydı) son 4 maçında 5 penaltını çalmazlar. sonra bön bön ne oluyor diye izlersin.

ortalıkta bu kadar iş bilmez yönetici, saçma sapan taraftar ve kötü adam varken ne takım ne de hocan inanır şampiyonluğa. 21 yaşındaki atınç ve kerim'in, 23 yaşındaki töre'nin, şampiyonluk yaşamamış olcay'ın ve diğerlerinin bu kadar boktan faktör karşısında dimdik ayakta kalmasını bekliyosan, diyecek bişeyim yok tabii. mesela hocana maçtan sonra ''sizce kırmızı kart verilmeli miydi?'' sorusunu ısrarla sorma cesaretini nerden buluyor bu adamlar? hocan adamı ayar manyağı yapmışken bile bu adam hala abuk subuk sorular sormaya devam ediyor, hatta yine bugün hoca olabilecek en kötü haldeyken röportajı uzatıp, ''hata sizdeyse istifa etmeyi düşünmüyor musunuz?'' sorusunu sorabilecek yüzü kim veriyor? neden hiç kimse bu adama haddini bildirip hocasına sahip çıkmıyor? aynı sorular neden ismail kartal'a ya da terim'e/hamzaoğlu'na sorulmuyor veya eskaza sorulduğunda ''hakem kararlarına saygı duymalıyız'', ''görmedik'' gibi saçma cevaplarla kestirip atmalarına izin veriyorlar. korktukları için mi acaba? korkuyorlarsa bizden neden korkmuyorlar bu amk yerinde ya da korkmaları için neden bişeyler yapmıyoruz?

hepiniz hatırlarsanız geçen yıl 5. haftada hakeme küfür etti diye 3 maç ceza verdiler hocaya, koca sezon çöpe gitti. önder hoca, ''bilic'le konuştum küfür etmediğini söyledi ve ona inanıyorum; haa ama iç savaş görmüş adam, etse en okkalısını ederdi.'' gibi bişeyler söyledi ya da bu anlama gelicek kelimeler kullandı. koskoca kulüpte önder özen hariç ''küfür etmedi'' diyen kimse çıkmadı. bu zaten futbol direktörünün işi, diğerleri ne karışır diyecek olursanız; yalçın'ı almak da önder özen'in işiydi ama her boka burnunu sokuyolarsa, burda da çıkıp ''hocamız küfür etmedi ve bunu doğruylayacak hiçbir kanıt yok, hocamızın arkasındayız'' demeleri lazım değil miydi? eğer hoca bu kadar sinikse, winner değilse sorumlusu tamamen bu iş bilmez adamlar ve ilk fırsatta ''siktir olsun gitsin'' diyen bizleriz.

---

Zaitsev dedi ki...

Demirören hakemler hakkında agresif oldu da ne oldu. 8 senede tek şampiyonluk. bağır, çağır, agresif ol bir FB, GS etkisinde değiliz. Seba'dan sonra 2 şampiyonluk var. Bilgili dönemini de çıkar tek şampiyonluk. Bilgili döneminden sonra flaş transferlerle uyutulan bir camia ve maddi olarak batan bir takımız. Kadro fena değil borçlar yapılandırılmış, UEFA ile anlaşılmış, stadı kendi yerinde tekrar inşa etmişiz bitecek yakında, getirelim şimdi Serdar Adalı tarzı birisini tekrar batalım. Bu yönetim istifa fantezilerini kenara bırakalım. Herşey bize karşıysa yapılacak şey pes etmek değil mücadele etmektir.
Unutmayın Demirören zamanında yapılan tribünün altından tarihi kanal çıktı diye inşaat 2 ay civarı durdu. Akıllı olun mesajıydı bence bu bize..

Takım Liverpool maçları harici 2ci yarıya kötü başladı ama bir şekilde Trabzon maçından sonra hala liderdik. Antep ve Akhisar maçlarını da kazanabilirdik.saçma sapan oyuncu tercihleri, inanmayan bir teknik ekip ve oyuncu sürüsü. O sevmediğimiz sakat sakat oynayan Emre'ye bakıp biraz feyz alır utanır topçular ama yok. Emre gibi Melo gibi onlar kadar inan ve savaş. Bizimkiler inanmadılar ve nasılsa bizi şampiyon yapmayacaklar sözünün arkasına sığınıp mücadeleyi bıraktılar. işin özü budur.
Futbolcularda antrenörde hayrına oynamıyorlar bu oyunu. 1.5-2 milyon avro para kazanan adamlar hakem ne yaparsa yapsın kendi işinin en iyisini yapacak. biz taraftar olarak duygusal olabiliriz ama onların böyle bir seçeneği yok. biz sevdiğimiz için Beşiktaşlıyız onlar para aldıkları için. o yüzden umudu yoksa inanmıyorsa Beşiktaş'ta yeri yoktur.

Hakem hatalarının Demirören kaynaklı olduğu doğru mudur? İçime fenalık geldi valla eğer öyleyse hepsinden kötü.

yilmaz dedi ki...

schuster, tigana ve şimdi de bilic'in gönderiliş şekillerini iyi incelemek lazım.

Bu 3 ismin gönderilmesinde de en büyük pay medyanındır. Tigana gönderildiğinde atılan manşetler dün gibi aklımda. Bu üç ismin de ortak özelliği medyanın bunlardan "nefret etmesi". Öyle başarısız bulma filan değil bildiğin "nefret ediyorlar"dı.

Bu 3 hocada Beşiktaş'ın başında inanılmaz hatalar yapmıştır, kabul. Lakin 3'ü de dönemsel olarak bakıldığında, ilerisi için umut veren bir takım kurdular. Tigana'nın temellerini attığı kadro, kendisinden sonra şampiyonlar ligine katıldı, 2 sene sonrada şampiyon oldu.

Schuster ise, Beşiktaş tarihinde ender bulunan bir hücum felsefesi ile oynadı. Bugün Bilic'in eleştirildiği "derbilerde pısırık olma" olayının tersini abartarak yaptı. Fakat adam her maçtan sonra medyanın "bu hafta gidecek misiniz?" sorularına muhatap oldu.

Medyanın etkisi az değildir, çünkü "x gitsin" yorumu yapanların %78.3'ü (küsüratlı rakam verdim bilin bakalım neden :p) medyada yer alan haber ve yorumların üzerine yorum yapıyorlar.

Mergan1903 dedi ki...

Sadece yakız zamanları hatırladığımızdan üzüntüyle yanlış adreslere giydiriyoruz gibime geliyor. Aslında Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belliydi.

Ülkemizin hiç alışık olmadığı yabancı takımları andıran gibi bir sistem kurmuştuk. Başında Önder Özen gibi düzgün ve futbolu bilen biri vardı. Düzgün hedefler için düzgün transferler yapıyorduk. Hepimiz tünelin ucundaki ışıktan bahsediyorduk. Ancak başarımızdan korkanlar, basının da gazıyla sistemi yerle bir etti. Yukarıdaki bir postta da değinildiği gibi Önder Özen kalsaydı takım kesin şampiyon olmuştu.

Hepimizin ortak düşüncesi hakemler tarafından hakımızın yenildiği. ÇAlınan puanlarımızla şampiyonluğumuz gitti. Hal böyleyken Biliç'e bu kadar karşı olunmasını adil bulamıyorum. Adam iki senedir sınırlı imkanlarla güzel futbol oynatarak hepimizi heyecanlandırdı. Ancak takımdaki bazı oyuncuların da yetersizliğinin bizi bu durumlara düşürdüğü de bir gerçek. Daha sezon başında SoSa ve Olcay'ın yetersizliğini söylemiş, Töre'nin dekendisine çeki düzen vermesi gerektiğini yazmışım. Ne yazık ki Sosa'nın, kendisinden performans beklenen pozisyonun adamı olmaması bizi çok etkiledi. Son maçta dahi serbest vuruş ve paslarındaki başarısızlığı bunun en güzel örneği. Gerçek bir yaratıcı orta saha oyuncusu bizi uçurabilirdi. Tolgay bile bu konuda daha başarılı bence.

İşin özü; bence Biliç ile devam edilmeli. Kendisindeki potansiyeli defalarca gördük. O'na bu potansiyeli daha fazla kullandıracak kadro ile birlikte uzun vadeli başarının geleceğine inanıyorum. Zİra genç bir kadromuz var. Ancak yönetimin son zamanlardaki zaafiyetlerinin de göz önünde bulundurduğumuzda gönderilecek gibi duruyor. Ama bu gerçekleştiği takdirde benim adayım Şenol Güneş .

Basar dedi ki...

@yilmaz
bütün yıl Biliç'i savunan bir kişi olarak Biliç gitmeli düşüncesini kafama basın oturtmadı.

Bunun oluşmasının temeli Brugge-fener maçları ve sonrasında ayağına gelen ikinci kısmette 3 maçta 2 puan almasıydı. Özellikle son 2 maçtaki ve Brugge maçlarındaki şuursuzluk olacak iş değil. Dönüm maçlarında bu kadar üst üste benzerlik varsa hoca dünyanın her yerinde sorgulanır.

yilmaz dedi ki...

@Basar kardeşim, demek ki sen %21,7'lik dilime giriyorsun :D

yilmaz dedi ki...

ben de bilic'i savunan biri olarak iki sene sonunda "somut" bir başarı yoksa, yolların ayrılmasını mantıklı buluyorum. Bunda bir sorun yok.

Mesele Rıdvan'ın "dahiyane" fikri olan, "gol atmak için oyuna stoper sokma" aksiyonunu yapmadığı için eleştiren taraftarlarımız da var, ya da derbi maçların içinde ya da öncesinde olanları bir tarafa bırakıp "7 maçta derbi kazanamadı, gitsin" diyenler de var.

Yönetimin bu ergenlikleri yapmayıp, sezon sonunda oluşan duruma göre, hedef olarak konulan şampiyonluk gelmediği için kendisini gönderirse tek sözüm olamaz. İşi Tigana zamanında "kürdan" bilic zamanında "bere, gitar"'a bağlayanlardır benim 78,3'lük kısım dediğim taraftar.

Yorum Gönder

Ara