.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
15 Mayıs 2015 Cuma

Karne: Akhisar Belediyespor 1 - 1 Beşiktaş




87 Yorum:

EC dedi ki...

Ruhsuz oyuncular hocadan once gitmeli! Tore GS nin sampiyon olmasini istedigi icin mi oynamiyor! Pektemek de defolup gitsin baska takima gidince aslan kesilip Besiktas a gol atar!

#GoHomeBilic

Seneye Bilic gidecekse yerine Mustafa Denizli gelsin. Kendisini pek sevmesem de riske girmeyi doğru bulmuyorum.

can dedi ki...

Bilic hakkindaki goruslerimi gecen sene yazdim, tekrarlamayacagim. Buna ragmen, eger stad bitirilebilecekse, Bilic ekibine kendi sececegi bir Turkiyeli yardimci kabul ederse, ve ilk 11'e Besiktas'a uygun bir kaleci, lider bir stoper ve tek on libero oynayabilecek kalibrede bir defansif orta saha alinabilecekse Bilic'in bir sene daha kalmasi taraftariyim. Tabii Bilic, kendi klasmanina cok uygun olan West Ham'e gitmiyorsa. Kendi klasmani derken Premier ligden bahsetmiyorum. Bilic, kupa kazanmasi beklenmeyen bir yerde cok iyi bir hoca olabilir, ama Besiktas'ta hocalik yapacaksa onun eksikliklerini sahada ve saha disinda tamamlayacak birileri lazim. Sahi ne oldu bizim sportif direktorluk isi?

Yahu hala şoktan çıkamadım galiba. Böyle dramatik bir şekilde biteceğini düşünmemiştim ligin. Trabzon'da falan puan kaybedip kopsak normal karşılayacaktım. Trabzon'u yendikten sonra Akhisar ve Antep'i kesin yeneriz, Gs ile şampiyonluk maçı oynarız diye düşünmeye başlamıştım.

Sezonun geneline baktığımızda aslında iyi futbol falan oynamadık. Ligin başında fb'den de gs'den de iyi oynuyorduk. Şanssızlığımız Gs'nin döküldüğü Prandelli döneminde sadece 1 puan gerimizde olmasıydı. Aranın o zaman açılması gerekiyordu. İlk yarıda 2 kez elimize arayı açma fırsatı geçti ama Bilic'in korkak futbol anlayışıyla iki derbiyi de kaybederek avantajımızı kullanamadık. İçerideki iki derbiyi kazanmış olsaydık şimdi şampiyonluğumuzu ilan etmiştik diye düşünüyorum. Tabii sadece bizim hatalarımız yok. Adil bir lig olsa her şeye rağmen yine biz şampiyon olurduk. Ligin ilk yarısında yerlerde sürünen Fb ve Gs hemen hemen bütün maçlarını hakemler ve şans faktörleriyle kazandı. Dediğim gibi Beşiktaş'a övgüler yağdırılan, Galatasaray'ın ise dalga konusu olduğu dönemde Gs ile aramızda 1 puan fark vardı. Böyle komik bir durum görmedim ben.

Bilic'e kızgınım. Aslında hayal kırıklığı yaşıyorum. Biz adamı cesur, çılgın diye seviyorduk ama kendisi tam bir korkak çıktı. İddia ediyorum derbilerde oynattığı futbolu başka bir teknik direktör oynatsa yerin dibine sokar, etmedik hakaret bırakmazdık. Zaten kendisinin Türkiye'ye geldiğinde Gs'den ve Fb'den özellikle Gs'den ne kadar çok korktuğu ve Gs'yi gözünde çok büyüttüğü biliniyor. Geçen seneki fb ile 1-1 kaldığımız fb maçından sonra "skora bir tek ben üzüldüm." diyen Önder Özen aslında mesajı vermişti. Onun dışında ülkesinde kendi imajını kurtarmak için Bursaspor maçını derbi diye göstermesi ve buna benzer hareketleri canımı sıkmıştı.

Gelelim gelecek sezon planlarına. Ben Bilic'in bir mucize olmazsa gelecek yıl takımdan ayrılacağını düşünüyorum. Mustafa Denizli gelsin dememin baş sebebi ise Prandelli'dir. Prandelli'nin başarılı olacağını düşünüyordum ama adam Gs'nin içine etti. Aynı şey bizimde başımıza gelebilir. Son şampiyonluğun üstünden 6 sene geçti ve seneye yeni bir yabancı hocanın riskli olduğunu düşünüyorum. Şenol Güneş'in ağlak tavırlarını sevmiyorum. Ayrıca "üç büyükler kollanıyor." diyerek Beşiktaş'ın da kollandığını söyleyen bir adamı Beşiktaş'ın başında istemiyorum. Olur da seneye Beşiktaş'a gelirse kollanmanın ne olduğunu görür! Bu sebeple yine sevmesem de gelecek sezon kesinlikle Mustafa Denizli getirilmelidir. Mesela iki sene önce Mustafa Denizli gelsin demezdim, çünkü adam yetiştirici değil, sonuç adamı. Elde malzeme varsa büyük oranda sonucu alıyor. Kadronun artık oturduğunu düşünüyorum ve gelecek yıl Denizli gelirse büyük olasılıkla şampiyon olacağımızı düşünüyorum.

YSY dedi ki...

Şimdi bilic dünyanın en süper hocası değil o kesin, öyle olsa zaten şuan belki manchester'ı falan çalıştırıyor olurdu fakat bilic'in başarı veya başarısızlığını değerlendirdiğimiz kriter rakiplerin durumuna göre. Bu duruma göre otomatikman başarılı sayacağımız hamza hamzaoğlu başarıyı kendisinin taktiksel becerileriyle liderliğiyle mi yoksa elindeki kadronun fark yaratmasıyla mı (hakem mevzusuna girmiyorum şuanda) elde etmiştir onu tespit edelim önce yada aynısını ismail kartal için de söyleyelim. Beşiktaş'ın vakasına bakarken biraz kendine has bir durumu var. Başarı kriteri rakipler mi yoksa düzlüğe çıkılıp çıkılamaması mı ?

Bu adam geldiği ilk seneye göre eline daha iyi bir kadro verildiğinde daha iyisini yaptı mı yapamadı mı ? Üstüne koydu mu koyamadı mı ? Eline daha da iyisi verildiğin de sizce yapar mı yapamaz mı ? Bunca borç haciz stadsızlık, yol kat etme durumları var iken biraz da haksızlık etmiyormuyuz. Elinde öyle bazılarının zannetiği gibi süpersonik bir kadro da yok (şimdi uzun uzun ersanından pektemeğine kadar yazmayayım hepimiz zaten biliyoruz manzarayı) ama en azından bazı futbolculara seviye atlattırabildi. Hocayı göndermek en basit iş, yarın 3 maç sonra hadi yallah dersin gider ama oluşturulan yapı, sisteme, iki yıllık emeğe yazık. Bunca borç harcın içinde adam yinede iyi kötü belirli bir seviyede tuttu takımı ve bu sene o kadar olumsuzluğa rağmen son ana kadar şampiyonluk potasında kaldık. Farkındaysanız eskinden bu haftalara geldiğimizde başka ligleri seyretmekle takılan Beşiktaş taraftarı şimdi niye şampiyonluk kaçtı onun hesabını yapıyor. Bu bile bir farktır, biraz sabır ya. Hangi hocayı layık görürdünüz bizim takıma, hangisi gelmek ister ? Lütfen bu soruya cevap verirken şuanki Beşiktaş'ı değil ama, iki sene önce aybaba'dan devr alınan Beşiktaş'ı düşünüp öyle cevap verin. Şimdiki Beşiktaş'ın başına bende geçmek isterim çünkü. Bana kalırsa bu adam o kadar da kötü değil ve en azından bir sene daha yeni stadda takımıyla oynamayı hakketi.

kokocambo dedi ki...

Ysy'nin her harfine katılıyorum. Sakin olamıyoruz, eyvallah ama daha fener maçında burada herkes perdeleri kapatmıştı iş bitmişti. Sonra takım kalkıp lider olunca yine başladınız romantikliğe. Bu kadar uçlarda yaşamayın Allah aşkına.

Stad şu anda bir şekilde gidiyor ama belirsiz. Uefa tepende, kadron oturmuş gelen para gelmeden gidiyor. Biliç her şeye rağmen bence başarılıdır ve en azından yeni haliyle staddaki yerini hak ediyor bence. Daha önceki tartışmada yazacaktım ama gerginlik yaratmak istemedim, turkkant gibi akbabalar gölge etmezse yolumuzu buluruz.

Son olarak, altınsay geri döner inşallah. Daha önce dediğim gibi, bu iş yönetici sultasıyla devam etmez, edemez.

sherlockholmes dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Övünç dedi ki...

İbrahim Altınsay'ın şahane bir Bielsa güzellemesi vardı geçen ay Socrates Dergi'de .

Orada Beşiktaş'ın Jorge Sampaoli ile anlaştığını fakat yönetimin sonrasında fikir değiştirdiğini anlatıyor.

İşte biz o zaman tükendik be Kartalım ...

yilmaz dedi ki...

Dünkü maç tabuta son çiviyi çaktı beyler, geçmiş olsun. Kimseye bahane bulmadan söylemek lazım b.k gibi oynadık. Bu oyunla aldığımız puan doğru orantılı bile değil. Kötü oynasınlar, umrumda değil. Yeter ki o topu rakiplerinden bir fazla geçirsinler içeri. Olmadı. "Gerçek Akhisar"ı da gördük. 2 hafta öncesindeki demoymuş. Lisanslı sürümü bizim maça denk geldi.

Dünkü kaybın bir numaralı sebebi bence ilk yarıda iki top yapamayan, süreki ileri top şişiren takım. içerde oyuncu yokken 60 metre muz ortalar yapmak filan. Çok lüzumsuz bir ilk yarıydı ve Ali Ece'nin dediği gibi beşiktaş 45 dk oyuna başlamadı neredeyse. Şut istatistiklerini filan önemsemiyorum burada ben, oyun yoktu asıl önemlisi bu.

Şimdi çok büyük bir ihtimalle 3. olacağız. Fener ve GS kupada da final oynayacağı için Avrupa Ligine gruplardan başlayacağız. Ne diyelim, hayırlı olsun. Transfer kısıtlarını düşündüğümüz zaman kariyerli bir hoca getirmemiz söz konusu değil. Yönetimin de bu taraftar ve medya tepkisini kaldıramayarak Bilic'i göndereceğini düşünüyorum. Bilic'in temellerini attığı sağlam kadro geliştirilerek şampiyonluğu son maçlara bırakmayan bir takım yaratacak bir td ile anlaşırız umarım. Burada Şenol Güneş diyenlere bir hatırlatma yapmak istiyorum. Beşiktaş kadrosu ile Bursaspor kadrosu arasında 16 puanlık bir fark var mıdır? Varsa eyvallah Şenol Hoca gelsin.

Yalnız son iki maçtır yapılan hakem hatalarına tek bir kelam etmeyen yönetim, teknik heyet ve oyunculara da bir çift sözüm var. Bu ülkede susana ödül filan vermiyorlar. Hatta sene sonu değerlendirmesinde gazetelerde şöyle bir haber olacak. "Fair play sıralamasında son sırada bu sezon gördüğü 10+ kırmızı kartla Beşiktaş yer alıyor"

Hakem döven GS'nin oyuncuları da -muhtemelen- hiç kırmızı kart görmeyerek centilmenlik liginin de şampiyonu olacaklar. Lan yazarken güldüm yemin ediyorum.

İşte bu da bu ülkenin paradoksu. Çözün çözebilirseniz.

deniz etiler dedi ki...

Beşiktaş dün Akhisar maçında 45 dakika çok kötü futbol oynamıştır. ama Akhisarın 2 hafta önce sadece 20 dakika oynayıp sonra düştüğü oyunu hatırlayanlar 2 hafta içinde 90 dakika basan akhisara şaşırmak da lazım bence. bilal kısanın GS ve BJK maçlarında oynadığı oyunun karşılaştırılması gerekmektedir. Maçın 48. dakikasında LUA LUA'yı atamayan Bülent Yıldırım maçın sonucuna direkt etki etmiştir. 10 kişi kalan akhisar'a karşı bizim salak takımımız ne yapardı onu bilemem ama bu olayların hep bizim başımıza gelmesi gerçekten manidar

sherlockholmes dedi ki...

yılmaz

ahahaha abi harika yazmışsın yemin ederim.

yılın en çirkef takımı beşiktaş ahahah.

en kral kara mizah filmleri bu kadar komik değil : )

olimpiyatta ki fener derbisinde olcay'ın gördüğü kırmızı kartla, akhisar maçında lua lua'ya çıkmayan kırmızıyı karşılaştıran her insan anlar ligde nelerin döndüğünü.iki maçın hakemi de aynı.

ne diyim abi umarım öteki dünya vardır ve yaratıcı futbol maçlarında dönen ahlaksızlıkları da önemsiyordur. yoksa hep kendimi enayi gibi hissedeceğim.

deniz etiler dedi ki...

Bilic konusunda da söyleyeceklerim var Club Brugge maçı sonrası bilicin 2 şansı kaldığını söylemiştim FB ve GS maçları Fb maçını kaybetmesine rağmen yeniden liderliği almıştı ama kendi eliyle aldığı liderliği verdi.. Mustafa Pektemek takıntısı bunun baş nedeni ama taktik aklının fazla olmadığı düşünüyorum yukarıda birisi yazmış kupa beklentisi olmayan takımlarda başarılı olur diye katılıyorum çünkü baskıyı kaldıramayan bir yapısı var bilicin bu durum oyuncularada böyle yansıtılıyor diye düşünüyorum.

turkkant dedi ki...

@yilmaz

Üzerinde pek baskı, aşırı beklenti olmadığından, Ş. Güneş bu sene fazla rahat futbol oynattı. Ben de inanılmaz başarılı demem. Ama kariyerinde daha büyük oyunları olan bir hoca. Dünya üçüncülüğü, üç büyüklerle bu kadar gelir uçurumumun olduğu çağımızda Trabzon'u iki kez neredeyse şampiyon yapması. Birinde yaptı belki de?

Dünya kupasında Terim'in GS iskeletini, son Trabzon'da Ersun Yanal'ın kurduğu kadroyu alıp başarıya götürdü. O nedenle 2-3 senelik yapılanmayı bozacak değil, sürdürebilecek bir hoca.

Lucescu&Denizli yaşları nedeniyle bende soru işareti... Lucescu'nun maliyeti de gayet yüksek olur. Evet, garantisi yok ama, mevcut sıkıntılı şartlarda, bence en doğru seçim olur...

BJK4EVER dedi ki...

Hala Bilic'e Vodafone Arena'da sans verelim diyenler var yahu. Sans vermek ne abi? Burasi hayir kurumu mu yoksa Besiktas kulubu mu?

Bilic basarisizdir, o kadar net. Rakipler berbat haldeyken, elinde ortalama BJK kadrosuna gore gayet iyi bir kadro varken, eline sayisiz firsat gecmisken yapmadi abi. Yapamayan gidecek, bu kadar basit. Almeida yapamadi, gitti. Fernandes yapamadi, gitti. Aybaba yapamadi, gitti. Bilic de siktirolup gidecek. 2 seneden beri gelistiremedigi yanlarina girmeyecegim, dunku hatalarina da detaylica girmeyecegim.

Ancak ben artik pisirik bir oyuncu toplulugu gormek istemiyorum. Karsisindaki Anadolu takimi tek onlibero ile oynarken maca tek forvet baslayan pisirik bir hoca gormek istemiyorum. Ezbere oyuncu degistiren bir hoca istemiyorum. Maclarin 80%inde ilk yari cope atan bir hoca istemiyorum. Ceza sahasinda formasindan cekilince Tore gibi oyuna devam eden oyuncular istemiyorum. Rakibe dunyanin en net 2. sarisi verilmeyince Olcay gibi siritmak yerine o hakemin anasini belleyen oyuncular istiyorum.

Yapilacak seyler belli; Bilic yerine belirli bir kariyer ve tecrubeye sahip ve daha once zor sartlar altinda basari saglamis bir hoca gelecek. Isim vermiyorum, ancak kriterler belli.

Su pisirik oyuncu toplulugu yerine birkac agresif, karakterli, hirsli oyuncu alinacak. Zago, Ilhan, Nouma gibi isyan eden oyuncular ozledim ben. Takimi atesleyecek, hakeme haddini bildirecek, coskuyu saglayacak oyuncu istiyorum. Ibrahim Uzulmez'i bile uzluyorum be. Bu kadroda sunu yapacak biraz Veli ve Ersan disinda 1 oyuncu yok.

Gider alirsin bonservissiz Nigel de Jong, Maxi Pereira, Sergio Romero ve N'Koulouyu sana olur tas gibi takim. Hem tecrube artar hem de agresif bir kimlige kavusursun. Vodafone Arena'da rakipleri dove dove maclari alan bir takim istiyorum. Bu pisirik ve ruhsuz oyuncular toplulugunu degil.

BJK4EVER dedi ki...

Uzerinden 12 saat gecti, hala kahroluyorum, hala sinirliyim, uzuluyorum. Vodafone Arena'ya sampiyon olarak girmek varken, Sampiyonlar Ligi maclariyla acilisi yapmak varken, 15 milyon euro'yu alip zor durumdaki rakipleri asagi itmek varken yine Avrupa liginde takilacagiz.

Besiktas basarili olamiyorsa, rakiplerine vura vura ustune cikamiyorsa tek sorumlusu bu camiadaki ezik pisirik insanlardir. Gecen sene kendi ellerimizle 2.ligi GS'ye verdik. Onlar 15 milyon euro gelir elde etti, biz 15 milyon euro'dam mahrum kaldik. Tam tamina 30 milyon euro gelir farki yaratiyor bu rakiplerle. Bu sene aynisi olacak, etti mi 60 milyon euro. Tam tamina 180 milyon tl'lik farki kendi beceriksizligimiz ve pisirikligimiz sayesinde hediye ettik. FB deplasmanda berbat haldeyken yumrugu vuramadik. Akhisar'in, Erciyes'in yaptigini yapamadik. Elimize yine firsay gecmisken once Antep'i, sonra Akhisar'i yenemedik. Sivas ve Karabuk maclarinda sansimiz yaver gitmese belki o noktaya bile gelemeyecektik. Tum bunlarin sorumlulari cezalarini cekmiyorsa ve hala bu insanlari kulubun icinde tutmak isteyenler varsa, bu kulup kucuk kalmaya, basarisizliklara mahkumdur. Bu kadar basit.

benim içimi acıtan tek nokta takımın biz 3.oluruz düşüncesi biz burada neler konuşuyoruz ne umutlar besliyoruz takım şampiyonluk maçı oynarken haline bak.motta yerde akhisar gol atmaya çalışıyor.akhisarlı yorgunluktan kendini yere bırakıyor bizim takım duruyor.şampiyonluk gidiyor akhisarın yalancı yere yatmalarına isyan edeceğine adamların ekmeğine yağ sürüyor.onun içinde 3.yüz işte.
kimse biliç i övmesin artık biliç kaybeden hocadır.
birde su kadro yetersiz safsatasını bırakın lütfen kim yeterli yaa olcan mı,yasin mi,sabri mi,telles mi umut mu semih mi,balta mı,yekta mı,emre çolak mi allah askına söyleyin bunlar mı yeterli.bu yüzden biliç hoca değildir.
adamlar dökülürken 10 puan fark atamazsan simdi arkasından bakarsın.
çok rahat şampiyon olacağımız sezonda biliç in yüzünden 3.yüz.stres yönetimi yok,taktik yönetimi yok,kadro yönetimi yok.hiç birşey yok hele ki dün akşam ki maç beşiktaş rezil olmuştur.bizlerin kafasını yere eğmiştir.ben buna bakarım kimse kusura bakmasın

ya da bu ligde bizim kafamızın almadığı bilmediğimiz şeyler oluyor. gs takımı şampiyon oluyor aga aklım ermiyor.dizayn mı yapılıyor nedir bizim takımda uymak zorunda mı kalıyor.dünkü vurdumduymazlığını ruhsuz futbolu açıklayacak futbol terimleri var mıdır.

yilmaz dedi ki...

@bjkforever abi hepimiz üzgünüz kaçan şampiyonluğa da ne demek siktirolup gitmek filan biraz sakin ol lütfen.

Abi hakeme haddini bildirecek oyuncular diyosun da biz daha "hakeme haddini bildirmeden" 10 kırmızı kart gördük. Bi atiba dayılanmaya kalktı Konya maçında, hakem hemen aldı ifadesini. Sonra da GS maçında oynamadı. Zago İlhan Üzülmez Samsun maçında hakeme haddini bildirdi de iyi mi oldu? Kaç sene kaybettik o maç yüzünden.

Adamın gönderilmesini isteyebilirsin de öyle fucktr çekmek filan ayıp be abi. Ayrıca, önümüzdeki 4 sene boyunca ismi transfer yasağı olmasada fiili bir transfer yasağı var kulübün. Öyle her istediğin oyunucuyu, teknik direktörü alabilecek durumda değiliz yani.

Kriterlerini verdiğin hoca da bu şartlarda gelmeme ihtimali yüksek. Yani Bilic gidip Kloop gelmicek, beklentilerini yükseltme bence. Hangi "yarışmacı" teknik direktörü "elimizdeki oyuncular bunlar, bunun yanında 2-3 tane daha free transfer yapabiliriz. Avrupa için kadromuz da 22 kişi olacak" diye ikna edebilirsin. Bence kriterlerine bunları da ekle.

planck dedi ki...

Biliçle seneye şampiyon olabilmenin tek yolu son 5 haftaya girerken 10 puan fln fark atmış olmak. Artık belli oldu ki kesin kazanmamız gereken ve kazanmamız beklenen maçları kazanma oranımız çok düşük. Takım beklentiyi kaldıramıyor. Haftaya konyayı yeneriz gs'yi de bi şekilde yensek son hafta berabere kalıp şampiyonluğu son hafta da kaybedebiliriz. Bu farazi de olsa son iki maç + brugge maçı gerçekti ve bu psikoloji hem biliçin hem takımın bilinçaltında kalacak, bu şekilde tekrarlanan bir durumda durum bundan çok farklı olmayacak büyük ihtimal. Veya takıma iki tane daha sosa gelecek, mental olarak takım hocadan kuvvetli olacak. Biliçin çoğunlukla arkasında durdum ama detaylı eleştrileri sezon bitince yaparız.

Bir de İlk yarının uzatmalarında tolgayın son anda harika bir şekilde geri gelip karşı karşıyayı önlediği pozisyonun tekrarına bir bakın, atak başlangıcında gökhan nerde ve ne yapıyor izleyin.

yilmaz dedi ki...

@planck
karabük maçından itibaren hiçbir oyuncuyu özel olarak değerlendirmek istemediğimi söylemiştim. Lakin dünkü kaybın önemli sebeplerinden biri de törenin aşırı boşvermiş görüntüsü. Açık konuşmak gerekirse, şampiyon olup şl'ye kalırsak piyasa yapabileceğini düşündüğüm 2 oyuncudan biri (diğeri tolgay) nasıl bu kadar isteksiz olur, anlamıyorum.

Yani bırak takımın şampiyonluğunu, aidiyet hissini filan, sırf kendi piyasası için bile oynasa dünkü görüntüsünden daha etkili olabilirdi. Yine de kendisine çok birşey söyleyemiyorum. Takımın tel tel döküldüğü 2. yarınının ortalarındaki maçlarda takımı potada tutan oyuncuların başında geliyordu.

BJK4EVER dedi ki...

Winner dediysek illa Ancelotti, van Gaal veya Heynckes gelsin demiyoruz elbette. B seviyesindeki liglerde sampiyonluk yasamis, tecrubeli bir hoca Besiktas'a hayli hayli gelir. Bilic sanirim senede 2 milyon euro civari bir para aliyor. Bunun ne kadar buyuk bir para oldugunun farkinda degiliz sanirim. Bu paraya kulubun kopegi olacak nice kaliteli hoca var. Gerets en basitinden yahu. Sampiyonluklar yasamis, stres ortamini kaldirmis, ofansif oynatan, tecrubeli bir hoca. Gerets gelemez mi mesela? O tarz bir hoca bulmak o kadar zor mu? Saydigim oyuncularin tamami bonservissiz oyuncular, yani gelmeleri gayet mumkun.

ya bu para işlerine takmayın bu kadar gs 10 senedir batıyor diyorsunuz adamlar çuvalla paraları sokağa attılar bu sene bile ne oldu battı mı takım.yine bizim üstümüzde.

yok o hoca gelmez yok bu gelmez söylemleri de çok yanlış bundan 6 yıl önce kloop u kim tanıyordu allah aşkına.bu td olayını fazla abartmayın dunyada 3-5 td mi var.başarılı olabilecek adamı bulacaksın beşiktaş ta hoca olmak için g.t verecek 10 000 td bulunur.

biliç i bulduk olmadı,değiştireceksin.barca bile 3 yıldır 3 td değiştirdi.

biliç dün akşam ki futbol rezaletinden sonra beşiktaşın başında kalamaz.he oldu da kaldı diyelim, seneye de 6.hafta da değişir emin olun

Zaitsev dedi ki...

hakemler FB ile GSye iyi bize kötü davranıyorlar..Hakemler bize karşı hakemler kötü ama son 2 haftada kaybettiğimiz hatta 2.ci yarı FB maçı dahil kaybettiğimiz puanlar hakemden sebep mi?

Eskişehir, Balıkesir, Fenerbahçe, Başakşehir, Antep ve Akhisar..18 puandan 4 puan aldık. en azından 9 puan çıkarmalıydık hakemler bize karşı olsa bile. takım ivmesini kaybetti. Biliç korkup rotasyondan vazgeçtikçe bazı oyuncular yerim garanti diyerek iyicene yaydılar. Takım; kötü oynasalar bile sakat olmadıkları sürece her maç kesin oynayacaklarını bilen oyuncularla dolu. yedekler küstürülmüş. Biliç bazı oyuncuları kafasında silmiş. Pektemek haricinde mutlu olan yedek yoktur herhalde..

Şampiyonluktan umudum yok.. GSye bu kafayla yenilme ihtimalimiz çok yüksek ama 2ci olsak bile CL fırsatıdır. Dün akşam kazansak 2ci olmak için iyi bir adım olurdu. FB ilk defa yoğun maç trafiğine giriyor senelerdir. 2 haftada 5 maç yapacaklar ki Mersin bu hafta sonu bozuk zeminiyle yenebilirdi onları.

BJK4EVER dedi ki...

Tore beni rahatsiz bile etmedi. Teknik olarak yetersizdi belki ama cabaladi, istedi, elinden geleni yapti. Tolgay, Sosa keza oyle.

Demba Ba'nin goruntusunun izahi olmaz. Tamam, oyun icerisinde etkili bir oyuncu degil, temas sevmiyor, klasik tek vurus golcusu vs, ama dunku isteksizligin bir izahi olamaz. Senelik 3.5 milyon euro alan bir oyuncunun sezonun en kritik macinda bu kadar mucadeleden uzak olmasi kabul edilebilir bir durum degil. Keza Motta oyle. Sampiyonluk giderken yerde yatiyor beyefendi. Sirf kendi laubaliligi, konsantrasyon eksikligi yuzunden 3 tane onemli hata yapti, Allah'tan sonuc alamadilar. Bu tur oyunculari affetmeyeceksin. Tolga beyefendi ayni seyi Brugge macinda yapinca ona bile sahip cikanlar oldu. Kadrodan siktir edildi, ne oldu? Iyi mi oldu kotu mu? Bize dunku rezaletten sonra onumuzdeki macta Motta ve Ba'yi kesip Cenk Tosun ve Opare'yi oynatacak antrenor lazim.

yilmaz dedi ki...

@BJK4EVER gelsinler abi bşey demiyorum. Bana kalırsa Bielsa gelsin, Favre gelsin, Emeri gelsin, Spaletti gelsin. Hatta Simeone gelsin ne biliyim. Niye istemeyelim en iyi hocaları? Bak Bilic kalsın filan da demiyorum.

Ama Fener ve GS'yi geçmek için bu kadronun yetersiz olduğu bu sene tescillendi. (Objektif olarak, lig sonunda ikisinin de altında kaldık. kendi yorumumsa; ben ikisinden de iyi bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Bu takım olmayı da Bilic başarmıştır, sen kabul etmesende)

Gelecek hocaya diyeceksin ki biz bu takımları geçmek istiyoruz, elimizde de bu bu oyuncular var. Ama oyuncu satmadıkça oyuncu alamayız, yoksa UEFA bizi beller.

Bu durumda hangi hocayı ikna edebiliriz? Ben bunu araştırıyorum. Adama diyeceksin ki GS'yi geçmeliyiz bakacak kadroya sneijder var. Senden de bu ayarda bir adam isteyecek, ya da Sosa'ya ikna olacak. Al sana iki tane hoca türü. Bilic ikinci türe giriyor. Bu türden alacağın hoca da yine Bilic ayarında olacak, yanlış mı düşünüyorum?

Dün akşam biliç her zaman ki gibi yine Beşiktaş taraftarının aklı ve duyguları ile dalga geçmiştir.biliç gibi bir teknik direktörün premier lig orta sıra takımları çalıştıracak kapasitesi varken Beşiktaş gibi büyük bir camianın bu adama teslim edilmesi ise yönetimin ayıbıdır.geldiği günden beri derbi kazanamamiş, cesaretsiz, korkak,beşiktaş ın ruhuna ve tarzına aykırı bir oyun sistemini bize yutturmaya çalışan bir teknik direktör.Bu ligin 3.Veya 2. bitirilmesinin tek sorumlusu sayın biliç tir.uefa da final oynayamamamızın tek sorumlusu sayın biliç tir.şimdi dönüp geriye baktığımız da bir önce ki teknik direktörümüz olan samet aybabanın bu adamdan çok daha kaliteli bir teknik direktörü olduğunu düşünmüyor değilim. Forvetsiz, sağ beksiz, sol beksiz bir takımla bile derbilerde çıkıp galibiyet alacak kadar cesur bir adammış.biliçte ki kadro derinliği ve kalitesi Lucescu dan sonra hiçbir teknik direktöre nasip olmamıştı ayrıca.kısmet bu korkak adama nasipmiş.

Go home biliç!!

Evet çok doğru noktaya parmak basmışsın.bu dediğini yapan bir tek takım var.real madrid.sonuç alamadığı yıldız oyuncusunu derhal satıyor.eğer şampiyonluk parolası olan bir takımsan en az hata yapanı bulmak zorundasın.serdar, tolga, ersan, motta, sivok, cenk gönen, Necip ve tabi ki biliç...bu ismi geçen şahısların bu sezon en az -10 puana direkt katkısı oldu ve ne yazık ki seneye de izleyeceğiz bunları.

YSY dedi ki...

Para işine nasıl takılmayalım mesela. Uefa dan geldiklerinde 'takılmayın bu işlere fasa fiso bunlar. gs'nin de az çok bu kadar borcu var' mı diyeceksiniz. Allah aşkına bu işi çocuk oyuncağı sanıyorsunuz hala. Adamlar bizi iki sene avrupadan içeri almadılar siz farkındamısınız. Gs nin kriterleri tutuyor demekki adamların stadları var bilmem neleri var, borcun karşılığında gösterebildikleri birşeyleri var demekki.

paraya takılmayın derken yazının devamında dediğim başarının illa unlu hocalarla gelme şartının olmadığını anlatmaya çalıştım.hep bol para vererek mi başarılı olunuyor sizin oralarda.

asıl çocuk oyuncağı olan dün sahada ki beşiktaş tır.bunların sorumluları da ceremesini çekecektir.

o gs nin uyan kriterleri biliç in geçen yıl bize kaybettirdiği 2.lik yuzunden olmasın.

başarısız olanlar gidecektir.bu kadar basit.

~Poseidon~ dedi ki...

Dün iki futbolcunun ayağı kırılabilir, çok ciddi sakatlık geçirebilirlerdi. Bunu da yazalım dursun burada.

Biliç konusunda en çok destek olanlardan biriydim ama bu maçla bana göre kredisini sıfırladı. Hala çok istemesem de bir kan değişikliği gerekiyor artık.

Ama mantıksız bir hoca değişikliği bizi yine geriye götürebilir. Eskiden çalışılan hocalardan hiçbiri gündemde olmamalı. Özellikle ekmeğine bakan? kariyeri konusunda risk almayan Mustafa Denizli isminin geçmesine çok şaşırıyorum. Şenol Güneş konusu benim için tamamen bir bilinmezlik ki kendisini Türkiye'nin en iyi hocalarından olarak görüyorum.

Emin olduğum bir konu varsa YD kişisi futboldan tamamen elini eteğini çekmediği sürece Beşiktaş'ın başarılı olması çok zor.Hala da bugün ben adayım dese seçilme ihtimali %50 'nin üzerinde olan birinden bahsediyoruz ki olacakları ben hayal edemiyorum. Bu sene en azından kendimizi Şampiyonlar ligine atmalıyız. Sıcak para girişi oldukça kritik bir konu haline geldi. Fianansal geleceğimiz maalesef 2 sene daha 3.lüğü kaldırmayacak noktaya geldi.

~Poseidon~ dedi ki...

http://galeri8.uludagsozluk.com/481/2014-2015-super-lig-sampiyonu-besiktas_719812.gif

Taraftarın durumu özetle bu oldu.

turkkant dedi ki...

Beyler bu kadar da canınızı sıkmayın. Sonuçta Beşiktaş aslında insanların keyif alması, eğlenmesi, iyi vakit geçirmesi için kurulmuş soyut bir şey... Kendi kimliğimizle fazla içselleştirdiğimizden kaybetmeyi hazmedemiyoruz.

Ben son aylarda ilk defa, kazanınca sevindim, kaybedince kızdım, ama öfkem öyle artık günlerce sürmüyor. Ne olacak sonuçta metal bir teneke havaya kaldıracaklar, 2-3 gün çok mutlu olacağız, sonra hayat devam edecek... Futbol ne din ne millet, eğlenmek için icat edilmiş bir aktivite. Olaya bu şekilde bakınca birbirimize sataşmalarımız, hakemlere hocalara küfürler filan zaten daha anlamsızlaşıyor...

turkkant dedi ki...

Gelecek sezon hocas konusunda da fazla tartışalacak bir şey kalmadı.

Bu saatten sonra çok çok sürpriz bir GS galibiyeti olmazsa (çok düşük ihtimal) hoca yüzde yüz gidecek.

Devamında Orman'ın üzerinde ciddi bir muhalefet baskısı olacaktır, çünkü çapsız Demirören bile arada bir T. kupası filan kazanıyordu. Muhtemelen spot bir şampiyonluk peşinde koşacaklar. Ş. Güneş'i riskli bulup Lucescu'nun (ya da önceden Türkiye'de şamiyonluk yaşamış başka bir hocanın) kapısında yatmaları gayet olası görünüyor...

GS seneye bundan iyi olmaz. Mesele Fener'in nasıl reaksiyon vereceği... Ben o yüzden Fener'in şampiyon olmasını istiyordum, İsmail Kartal'ın devam etmesi için, ama bu da artık gayet uzak ihtimal...

sherlockholmes dedi ki...

türkkant

hocam olay şampiyonluk değil ki...
kendi adıma konuşacak olursam futbol oynamak ve izlemekten inanılmaz keyif aldığım bir oyun. uganda ligi maçlarını dahi izleyebilecek sevgiye sahibim.

zoruma giden ülkede takımların kaderine alenen müdahale edilmesi. bak yine beşiktaş'ı şampiyonlar liginde izleme keyfini elimizden çalıyorlar. isyanımız bunadır be abi.

gel de sövme hakemlere ve tüpçüye.

YSY dedi ki...

Herneyse, şu süreçte en çok sevindiğim Günay diye bir çocuğu kazanmış olmamız. Ben seneye kaleci transferi falan istemiyorum, tolga gidebilir. Bu çocuk korusun kaleyi, o parayı sol beke yada ödenecek kredi borcu falan varsa ona harcasınlar.

BJK4EVER dedi ki...

Bilic'in abukluklarindan dolayi rakiplerle 180 trilyonluk fark yarattik 2 yilda, hesap yukarida. Bu farki yaratan antrenoru kovmayip ne yapacagiz? 2 sene daha 3. olup iyice finansal olarak batalim diye takimda mi tutalim? Yapmamiz gereken sey o kadar zor degil, maddi olarak agir da degil.

Romero yillik 2 milyon euro
Nigel de Jong yillik 2.5 milyon euro
N'Koulou yillik 1.5 milyon euro
Altarnetif kanat yillik 1.5 milyon euro
Alternatif forvet yillik 1.5 milyon euro

Bilic yerine adam gibi teknik adam yillik 3 milyon euro


Toplam yillik 12 milyon euro

Bilic, Atiba, Sivok, Omer Sismanoglu, Holosko vs gidince rahat bir 6-7 milyon euroluk kontenjan aciklacak maas olarak. Satabilirsen veya kiraliyabilirsen Tolga, Pektemek vs gibi gereksizleri de gonderirsin. Senelik 5 milyon euro ekstra harcamayla tas gibi bir takim kurabiliyorsun, winner antrenorler beraber. O kadar da zor degil birader, ama isteyeceksin ve hedefleyeceksin.

Ben Senol Gunes'e pek sicak bakmiyorum acikcasi. Tolga Zengin ile ayni intibayi yaratiyor bende; hic samimi gelmiyor. GS macinda hakem hatalarindan bahsetmezken her FB maci sonunda agliyor. Tipki Tolga'nin ajitasyonu gozumuze sokmasi, bir yandan Ferrari'yla gezip kamera gorunce cekmeyin utaniyorum demesi, bir yandan humanist takilip sosyal medyada ona buna kufur etmesi gibi. Bu tur iki yuzlu sinsi insanlardan korkarim, tiksinirim. Senol Gunes tam da bu intibayi yaratiyor bence. Ki hakem hatalarindan bahsederken hep 3 buyuk kayiriliyor diye konusup bizi FB ve GS ile ayni kefeye koymasi da isin cabasi. Ki loser kimligine girmiyorum bile. Denizli'yi begenirdim, ama bizdeki misyonunu tamamlamistir, gelmesini istemem. Ayni Daum, Lucescu, E.Saglam gibi.
Avrupa'da B sinifi liglerde de olsa basarili olmus, hirsli, tecrubeli bir antrenor bulmak o kadar zor olmamali kanimca.

schwadorf dedi ki...

@BJK4EVER

"Avrupa'da B sinifi liglerde de olsa basarili olmus, hirsli, tecrubeli bir antrenor bulmak o kadar zor olmamali kanimca."

Brugge'ün hocasını mı tarif ediyorsun? :)

turkkant dedi ki...

@sherlockholmes

Ama hakem işi de bizim onların gözündeki güç imajımızla ilgili değil mi? Kimse anasının karnından Beşiktaş düşmanı doğmuyor ki? Doğadaki her varlık gibi kendinden büyükten, iriden, güçlüden çekiniyor hakemler. Dikkat edin, en kolay 18-20 yaşındaki gençlere kart çıkartırlar, ama oyuncu biraz palazlansın, Melo olsun, Sergen olsun, Emre B. olsun, onun güçlü imajından ürküyorlar.

Camia güçlense bize çalmaya başlarlar, güçsüz buldukça da aleyhimize çalmaya devam ederler. Fırat Aydınus 3 sene benim şirketimde çalıştı, M. Kalkandelen yakın arkadaşım, her hafta S. Abay'la maç yapıyoruz, normal insanlar bunlar, milisaniyelik kararlar, tamamen bilinçaltıyla ilgili, bilince çıkmadan karar verirken tamamen subconscious güdülerinden etkilenebiliyorlar. Aslında buna da maalesef çok kızacak bir şey yok. Bence tek yol bu ülkenin gazetesini okumayan, tvsini seyretmeyen, federasyonundan "beslenmeyen" yabancı hakem... Ama o iş de zor iş... Almanı, İngilizi işini gücünü bırakıp bize gelir mi...

yilmaz dedi ki...

cenazeyi kaldırmadan mirası bölüşmeye başlamışız. Adam yıllık maaşları bile yazmış. Yöneticiler bunu yapmalı, yapmaları iyi olur ama taraftarın yapması garip geliyor bana.

Şahsen benim taraftarlık anlayışımda beşiktaşa hoca bulma gibi bir şey yok. Olana da saygı duyarım.

predhomme iyi seçim olur bence.yani illa a plus td alalım gibi bir derdimizde olmamalı.

zaten ülkemize gelen isimli td lerin sonunu hepimiz hatırlıyoruzdur.bu sadece bizde değil rakiplerimizde de aynı sonucu veriyor.predhomme ve benzerleri diyebiliriz.

günay diye bir çocuk çıktı.4-5 maçta herkesin gönlünü kazandı.

bu olumlu görüşlerin oluşmasında salt kurtarışları değil çocuğun oyuna bir karakter koyması en önemli etken diye düşünüyorum.

derbi maçında ki oyunu da gelecek senelerde takımın kalesini devralmak için iyi veri olur insallah, ne diyelim.bozmasın kendini de!

sherlockholmes dedi ki...

yalnız Michel Preudhomme olabilir diyorsunuz ama onunda bu sene ki performansı bilic'e benziyor.

uefa'da biz nasıl liverpool'u eleyip brugge'a elendiysek brugge'da bizi eleyip dnipro'ya boyun eğdi.

belçika liginde de lider giderken şimdi liderin 2 pun gerisinde üçüncü sıradalar. bir yenilgi daha alırsa tam anlamıyla bilic olacak herif : )

YSY dedi ki...

@sherlockholmes

Ne oldum değil ne olacağım demeli insan :)

BJK4EVER dedi ki...

@yilmaz

Benim taraftarlik anlayisimda var. Nasil ki oyuncularin performansini degerlendirip 'antrenorluk' yapiyorsak 'yoneticilik' de yapabiliriz. Antrenor bulmak zor diye yorum yapmak normalse bunun zor olmadigini iddia etmek de normal benim gozumde.

Ama yine de hersey bitmis degil. Matematik gercegi su ki; diger maclarin skoru ne olursa olsun 2'de 2 yaparsak son haftaya sampiyonluk sansimizi tasiyacagiz. FB ve GS berabere kalsa bile sampiyon olacagiz. Zor gibi ama son haftaya sansimizi tasimak bizim elimizde.

Bugun yatarken dua edecegim. Bilic'in dogru oyuncu ve kadro tercihlerinin cogu sakatlik ve ceza sonucu ortaya cikti. Yarinki antrenmanda Motta, Olcay ve Pektemek sakatlanip sezonu kapatirsa bu is olur. Yetmedi, Bilic denen beceriksiz sakatliklari gecti diye Tolga ve Necip'i tekrar oynatir alimallah. Onlar da sakatlansin veya sakatliklari uzasin, bu is olur.
Bu sekilde 3'te 3 yapma sansimiz olur. Hatta bunlari gectim direkt Bilic sakatlansin daha kolay, ama ne hikmetse herkes sakatlandi bir Bilic sakatlanmadi. O kadar da hopluyor zipliyor bir bok olmadi adama.
Absurt gelebilir, ama harbiden durum bu arkadaslar. Tolga sakatlandiginda gobek atmistim; siz de biliyorsunuz ki Tolga sakatlanmasa su an hala oynuyordu ve Gunay sittin sene forma bulamazdi. Hatta Bronu'nun sutunu Gunay degil de Tolga cikartsa o pozisyonda sakatlanip 1 degisiklik hakkini daha hic ederdi.

Ben bu gece yatarken dua edecegim Besiktas'imizin sampiyon olmasi icin. Siz de dua ederseniz olur belki. Sakin gunah vs diyerek humanistilik yapmayin, adamlarin aldigi yillik para bizim 50 yilda kazanamayacagimiz bir para ve kariyerlerinde defalarca sakatlaniyorlar. Birsey olmaz.

yilmaz dedi ki...

@BJK4EVER elimden geldiğince kibar olmaya çalışıyorum ama ben Beşiktaş'ın hocası ve oyuncuları ile ilgili "sakatlık" temennilerinde bulunan, her fırsatta hakaret edip aşağılayan biriyle daha fazla fikir paylaşmayacağım.

Kazara eğrisi doğrusuna denk gelip, bu kadar hakaret ve aşağılamayı yaptığın takımın oyuncuları lig sonunda şampiyonluk kupasını kaldırsa, nasıl övüneceksin takımınla?

"Saygı duyarım" diyordum ama gerek de yokmuş.

Coolio dedi ki...

taktikti, oyuncu seçimiydi, planlamaydı, formasyondu derken sen gel gece yatarkenki duaya kal. bu blog bunlarıdamı görücekti?

şaka bir yana. FB berabere kaldıktan sonra oturdukları yerde gaza gelip ertesi günkü maçta varını yoğunu ortaya koymayan oyunculara antranör ne yapsın? ulan 4'de 4 yapsan (27'de 27 filan değil, sadece 4) şampiyon olacaksın, senin o maçta topu yemen gerek hırsdan.. bu gazı vermek için sizce antranöre gerek varmı? ulan şampiyon olacaksın, ŞL'ye gideceksin, primleri toplayacaksın.. daha ne gerek motive olmaları için? sadece Sosa, Tolgay, Atiba ve Günay'da gördüm ben hırsı. Mourinho olsa ne yazar..

~Poseidon~ dedi ki...

Kimsenin gözüne batmamis ama olcay açık ara en çok isteyen oyuncuydu maçı.

Coolio dedi ki...

@poseidon
doğru olaiblir ama ondaki bu kazmalık bana çok batıyor..

Emre Toraman dedi ki...

Kalan 3 maçtaki, bilhassa Galatasaray maçındaki oyun da Bilic'in durumunda bir kriter olacaktır. Olası bir teknik direktör değişikliğinin ise maksimum bilgi transferiyle gerçekleşmesini kimin sağlayacağı konusunda büyük şüphelerim var.

Halihazırda üzerine konularak gidilen 2-3 senelik bir planlama var. Bu planlama hedefe ulaştı mı, hedef neydiyle alakalı ve birlikte incelenmesi gereken bir soru. Ancak yıkım derecesinde bir başarısızlıkla karşılaşılmadığı da malum. Haliyle bu planlamanın kattıklarını yıkmamak, yıktırmamak, üzerine koymak gerekli.

Bu üzerine koymayı sağlayabilmek için de Beşiktaş'ın şu an nerede olduğunu; geçmişte neler hedeflendiğini, başarıldığını veya başarılamadığını; şu anında neler hedeflendiğini yeni teknik direktöre eksiksiz ve SAYGI DUYACAĞI BİR DERİNLİKTE anlatmak mühim.

SAYGI DUYACAĞI BİR DERİNLİK konusu mühimin de mühimi. Biraz empati yapıyorum. Futbolda metodolojiye önem veren, Avrupa ve Dünya futbolunda neler olup bittiğini, büyük kulüplerin hangi profesyonellikte işlediğini bilen Batılı bir teknik direktörüm. Bana Beşiktaş'ın dününü, bugünü ve yarınını anlatacak adam Fikret Orman, Ahmet Nur Çebi, Mete Vardar olursa başka; Önder Özen, İbrahim Altınsay, Serpil Hamdi Tüzün olursa bambaşka bir yaklaşımım olur.

Bu empatiyi biraz daha genişletip işi ve işin dilini bilen patron vs işi bilmeyen patron başlığıyla kendi mesleğinize de uygulayabilirsiniz. Sanıyorum motivasyon ve inanç farkını tüm meslek kollarında hissedersiniz.

Bu sebeplerle böyle bir değişiklik olacaksa (hatta olmayacaksa bile başka geçerli sebepleri bolca mevcut) Beşiktaş'ın özellikle son 3 yılına hakim ve modern futbolun dilini konuşabilen bir futbol aklı/direktörü kulüpte şart. Teknik direktörün hem seçilmesinde, hem ikna edilmesinde, hem de kulübe oryantasyonunda. Bilic kalacak olsa bu 3 yılı bilme şartını aramazdım, Bilic gidene kadar öğrenir derdim ancak şu durumda şart.

Emre Toraman dedi ki...

Yukarıdaki futbol aklı şartı sağlandığı takdirde, son 10-12 yılın Almanya'sında, o olmazsa Avusturya veya İsviçre'sinde, federasyonlarının planlamalarına uyum sağlayabilmiş, bu planların başarılı bir parçası olabilmiş ve planların da başarıya ulaşmasına katkı sağlamış isimler araştırılırsa uygun isimler bulunacaktır diye düşünüyorum.

Yok o akıl sağlanamayacaksa her türlü yabancı teknik direktör -Favre de dahil- çok büyük kumar olur. Sergen Yalçın bile daha makul bir seçenek olur bana göre bu durumda.

can dedi ki...

Her sey ne kadar ironik. Gecen sene burada ayni argumanlarla Bilic'i 1-2 kisi elestirdigimizde nasil tepki almistik, bu sene ben elestirilerime ragmen su su saglanabilirse kalsin diyorum, gecen sene gogsunu siper edenler istemezukcu olmuslar. Kimseye laf cakmak icin degil, aman yanlis anlasilmasin. Diyecegim o ki eger burada bile ipi cekildiyse Bilic'in kalmasinin bir mantigi olmaz, camianin guvenin, kredisi bitmis demektir cunku. Hoca tartisiyorsak madem, ben de Gerets'i cok begenirdim, oyun anlayisinin da bu takima cok uyabilecegini dusunuyorum. Yonetimin medya gazi ve taraftar goygoyuyla Sergen'i getirmesiyse ne buyuk endisem. Aylardir Sergen'li 2017 model Besiktas haber ve slide'lari sporxin ana sayfasindan inmiyor zaten.

can dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
can dedi ki...

Ama teknik direktorden once en son Emre'nin de belirttigi uzere bir futbol akli bulmak gerekiyor takimin basina.

Emre Toraman dedi ki...

Serpil Hamdi Tüzün'le alakalı sosyal dinamikler, Türkiye ve Beşiktaş futbol "lobileriyle" ikili ilişkileri gibi konular şu an ne durumdadır bilemiyorum ancak şu durumu da paylaşmakta fayda var:


https://eksisozluk.com/entry/46498474

3 maç sonunda tartışmak yerine şimdiden söylenmek doğru gelmiyor bana.bu bir bastırma olayı değil ama son ana kadar destek olup,sonra gerçekleri yüzüne vurmak daha mantıklı değil mi?sosyal medyayı okuyan takımdan birisi, nasıl motive olabilir bu noktadan sonra?çok kolay dağılıyoruz,çok duygusalız gerçekten.

madem td konuşuluyor:
bilic'in artıları var eksileri var.en genel artısını oyuncu gelişimine etkisi olarak görüyorum.eksisi ise kendini mental olarak geliştirememesi,hatalardan ders almaması.
soru şu: bilic'in yerine gelecek eleman bunun üstüne koyup şampiyonluğu getirebilecek mi?
hayır ise buraya bir soru işareti(eğer takım gelişme sağlamayacaksa hiç gelmesin!).evet ise de şöyle bir koşul var,bu şampiyonluk sonraki yıllara yıkım olarak mı dönecek.mesela oyuncu düzenini alt üst edersin veya oyun anlayışını,bir şekilde 1. olursun ama sonraki 3 seneyi çöpe atarsın.kısacası başarı-istikrar ilişkisi çok göreceli bir kavram,her neyse.
bilic'in kalmasında ise şöyle bir sıkıntı var belki de,biz bu adamdan % verim alıyoruz şu an?eğer %100 ise maalesef gelecek senelerde bu senaryo tekrarlanacak. ama %70-90 aralığında ise, belki de üstüne bir şeyler katıp bizi ileri taşıyabilir diyebiliriz.bence bu 3 maçlık seri bunun iyice anlaşılması için net veri sağlayacak.yani bu 3 maça bilic'in son şansı denebilir,alacağı puan % kaçında olduğunu gösterecektir.ayrıca bize oyun anlayışı-oyuncu dizilimindeki katılığını yumuşatarak dönerse bunu olumlu bir sinyal olarak görmek gerekir.(bir de maçları kazanırsa bu "gönderilsin" dalgası çok rahat kırılır)

bu arada farkında mısınız bilmiyorum ama 2.lik şansı var hala,(liderin 4 puan gerisindeyiz vs.). hep destek tam destek'ten şampiyonluk gitti linç başlasın'ı çıkartmak bana mantıklı gelmiyor hala.belki bu destek bu nispeten düşük başarıya yarar kim bilir? (bkz: taraftar)

alper dedi ki...

Biliç'i ayrı
Biliç'in kulağına taktığı küpeyi ayrı
Biliç'in küpe taktığı kulağın memesini ayrı....

alper dedi ki...

Ve son olarak

Mustafa Denizli şampiyon yap bizi...

Akhisar maçının devre arasında M.Denizli'yi getirseydik şampiyonduk.

alper dedi ki...

Bu arada 2.olup CL ön elemesi ile ligi 3. bitirip UEFA Avrupa ligine 3.ön elemeden katılmak arasında sezonu erken açmak açısından fark var mı?Tam emin olamadım hafızama tam güvenemedim ama sanırım 3. olursak ligte sezonu daha geç açma şansımız var.3.olalım eğer öyle bişey varsa.2. olan CL ye vs katılamaz zaten.

alper dedi ki...

Doğru FB-GS kupa finali oynayacak direk UEFA gruplarından katılırız.Biliç'i kovup kalan 3 maça da çıkmayalım en iyisi.İyice bir dinlenelim.O arada yeni hoca arayalım.Ama yeni hocada aranacak şartlar şunlar olmalı.

1-Kesinlikle az gol yiyen ligin en az gol yiyen takımını vaad etmeli.

2-Tolga,Sivok,Pektemek,Köybaşı'yı ilk antrenman sonunda süresiz kadro dışı bırakmalı.

3-S.Kurtuluş'u sağ bek olarak tanıttığımızda penguenler ne zaman bek oldu diyebilmeli.

4-Tercihen 1,90 boy üstü ve kalın (Altidore,Fernandinho,Oğuz Savaş vs vs gibi) bir santrofor alıp kadroya koymalı ki Anadolu takımlarıyla yapılan maçlarda berabere giden oyunlarda son 20 dakika oyuna alıp 50-60 metre o santrofora uzun oynatıp önde baskı ile rakibi sindirmeli.

5-UEFA Avrupa ligini koyalım gençler bize lig lazım lig demeli.

@alper

cl ön elemede, bu yılki en zor rakibe yaşatılanlardan sonra gelecek seneye umutsuz başlamaya hadi tamam da o takımdan ligde nasıl başarı bekliyorsun, 1. gelir mi yani?

o gitsin bu gelsin diyebilmek için rahatça, para gerekiyorsa ve bu şl den gelebilecekse, avrupa liginde debelenmenin manası nedir?eğer avrupa ligine katılınıp önem verilmeyecekse, avrupadaki prestij konusunu önemsemeyecek miyiz?

(2.fbden 1 puan gerideyiz)

Zaitsev dedi ki...

Şu Mustafa Denizli fantezisini bırakın yaw. Mustafa Denizli sezon ortasında geldiğinde başarılı olan ama sonraki sezon takımı süründüren bir antrenör. Zaten teklifte götürüldü Biliçten önce transfer isteği kabul görmeyince reddetti bizi. M. Denizli tecrübeli oyuncularla çalışmak ister. bu tip genç potansiyelli oyuncularla başaramaz.

Seneye transfer yapabilmemiz için oyuncu satmamız lazım. kadro 21-22 kişi olacak. bu mevcut kadro ve gençlerle çalışabilecek biri lazım. bu Denizli olamaz. zaten bu şartlarda da Denizli gelmez gelmesin de. Sergen gelsin daha iyi. Ertuğrul ve Rıza'dan farkı Sergen hücum futbolunu tercih ediyor ve korkmuyor.

Biliç kalırsa da seneye relax bir şekilde stadı inceleriz. fazla kasmaya gerek yok :)

YSY dedi ki...

Ulan yarın gençler tıklıyor mu bi gs ye bizde konyayı yeniyormuşuz haydiiii..

YSY

2 gündür okudugum en moral verici yazı olmus :))

ne diyelim çıkmadık candan ümit kesilmez..

ayrıca gs cok sistemli saldırıyor arkadaşlar,bunlarla beşiktaş ın boy ölçüşmesi imkansız. antep-rize maçında tetikçi cüneyt ve triosunun son maçı gs ile içerde olan rize yi nasıl galip getirip rahatlamasını sağlaması gözümüzden kaçmamıştır.

1-1 iken antep in verilmeyen net penaltısı ve hemen ardından rize nın attığı 3 kişinin 2 şer metre ofsayt olduğu özet i izleyin lig tv de var.

muhtemelen de bu hakem triosu gs-bjk maçını yönetecek ve ondan sonra tekrar konuşalım bu ligi ve gs nin şampiyonluğunu

Bu yorum yazar tarafından silindi.

@zaitsev Mustafa Denizli konusunda yanılıyorsun. Adam şampiyon kulüpler kupasında yarı final oynatmış, bize çifte kupa kazandırmış, Gs'nin çok iyi olduğu dönemde Feneri şampiyon yapmış ve onun dışında milli takımda da başarılı olmuş bir adam.

Beşiktaş'taki ikinci sezonunu kendisine bağlamak haksızlık olur çünkü yapılan transferlerle kulübe ihanet eden Y.D faktörü var.

Beşiktaş'ın kadrosunun gelecek sezon oturmuş bir kadro olacağını düşünüyorum ve kadronun genç olarak nitelendirilmesini doğru bulmuyorum. Fenerbahçe gelecek sezon büyük bir değişime girmek zorunda o yüzden Fenerin işi zor. Gs'de de yeni yönetim falan gelecek onların da sistem bozulabilir. Yani bence tam da Mustafa Denizli'nin istediği tipte bir sezon olur.

Ayrıca kendisini çok da sevmediğimi daha önce söylemiştim. Aslında kendisini sevmeme sebeplerim, kendisini isteme sebeplerim ile aynı. Mustafa Denizli basınla, futbolu yönetenlerle, siyasilerle falan arası iyi olan bir adam. Yani Fatih Terim'in sevimli versiyonu. Bu sebeple kendisinin Beşiktaş'ın başına geçmesi halinde saha dışı faktörlerde de biraz denge yakalarız.

cochise dedi ki...

Maçın sıcağıyla bu sefer yazmayayım dedim. Zira o anki duygusal patlamalar farklı oluyor;

1) En büyük taraftar futbolcular sahtekar yaklaşımına çok karşıyım. "Niye ellerinden geleni" yapmadılar deniyor. Nerden çıkarılıyor böyle şeyler. Mücadelede değildi sorun bilakis bu işe fazla konsantre olmaktan mevzuunun ağırlığını kaldıramadı topçular. İnanılmaz pas hataları da bundandı. Kilitlendiler. Bu elbette çok önemli ve devasa bir sorun ama futbolcular zorlamadı demek komik. (En çok zorlayanlardan Gökhan takımı mahvetti misal)

2) Bu ülkede yaşayan hiç bir onurlu ve namuslu insan Akhisar'lı oyuncuların bazılarının 10 gün arayla performans farkını ve bu derece tekmeye dayalı bir oyun oynamasını tesadüfle açıklayamaz. Herhangi bir GS'li arkadaşım tesadüf desin arkadaşlığı keserim. Özellikle Bilal ve Lua Lua. Lua lua’nın tekmeler savurduğunu pek hatırlamıyorum. 10 günceki GS maçında o kadar az mücadele etti ki; emekli olmuş amca geyiği yapmıştık. Meğer dinleniyormuş. Para'dır, hatırdır nedir bilemem.

3) Takımdan önce hakem. Şu maçta hakemi de kaleye sokardık eyvallah ama hepsi bir tarafa ikinci yarının hemen başında Olcay’a yaptığı faul sonrası Lua Lua’nın 2. Sarıdan atılmamasını açıklayabilecek olan kimse var mı? 13 cm’lik ofsaytı gören hakemler bunu nasıl kaçırır. Yan hakem ve 4. Hakem de yakınlarda. Buna karşı konuşulmayacak mı? Başkan masaya yumruğu vursunculardan değilim. Arkanda bir güç yoksa o yumruk sana giriyor. Ama akıllıca bir tarzla şu son iki maçta olanları güzel bir basın toplasıyla görüntüler eşliğinde karlaştırmalı anlatmalı. Bir arkdaş yazmış; Fener maçındaki kırmızı ile şu maçta çıkmayanları misal..

4) Hocaya gelince; neden 2 forvet oynamadık neden önce pektemek girdi sonra Cenk neden şu olmadı bu olmadı eleştirilerine çok karşı çıkıyorum. Bunlar iki ucu b.klu değnek tercihler. Hoca eleştirilecekse daha geçmişe yönelik eleştirilmeli;

a) Alternatif oyun planı olmaması; Veli olmayınca çöken gegenpressing benzeri top kap hızlı oyna sisteminin bir alternatifi şimdiye kadar neden olamadı. Devre arasında tolgay gibi çift yönlü oyuncu geldikten sonra neden topa sahip olmalı bir oyuna geçemedik. Zaten Pedro Franco gibi bir oyuncuyu yavaş diye oynatmıyorsan iplerin elinde olmasını sağlama şansın azalıyor. Savunmada akıl koyabilen tek oyuncu. Onun eksiklerini başka bir şekilde kapatacaksın arkadaş. Neden baskı kurmakta bu kadar korkağız? Evet savunma oyuncularımız çok yavaş ve evet Opare yetersiz bir oyuncu. Ama olsun Opare’den olan hız bu takımın savunmasını öne çekmesini sağlayabilecek yegane husus; Hani Serdar yavaş ama çok iyi sağbek olsa eyvallah ama o da vasattan hallice. Yabancı sayısıysa mevzuu Motta’dan da vazgeçilebilirdi yeri geldiğinde. Bu önde basma sistemi çökünce beklere çok iş düştü ama beklerimiz bunu kaldıracak kapasitede değil.

b) Oyuncu seçimlerindeki kimi inatçılıklar. Tamam Töre çok önemli bir oyuncu ama kaç maçtır takımı baltaladığı yetmedi mi? Elinden geleni yapmaya çalışıyor ama daha önce de dedik; Töre bu moda girince iyice batırıyor. Şu son maçta Olcay’ın sağ bek olduğu dönem ile Töre’nin sağ bek dönemini bir karşılaştırın yahu. Güzel bir şey denemişsin ayda yılda bir Olcay’ın sağ bekliğine biraz ısrar et. Töre’nin son maçı tamamlaması gerçekten skandal.

c) Maç içi meseleleri çok konuşuluyor zaten. Ben Akhisar maçı özelinde birkaç detay haricinde (Töre gibi) o kadar katı bakmıyorum ama ilk yarı berbat gidiyor “ Bir şey; ne bileyim sahaya gir, hakemle dalaş, oyuncunla kavga et, oyuncu değiştir.” Demedim değil.

d) Bence en önemli konu oyuncuların bu ayaklarının titremesi, iki adıma pas atamama, ne yapacağını bilememe halini yönetememesi en önemli sorun. Belki daha ideal bir düzende başka birileri bu görevi yürütebilirdi ama o başka bir tartışmanın konusu. Yani özetle belli bir oranda yaptığı liderliği zor zamanlarda yapamıyor.

cochise dedi ki...



5) Oyuncuların bazıları zor zamanlarda düşerken bazıları güvenilir olduğu ortaya koydu. Sosa, Tolgay, Atiba ve kalitesi yetersiz de olsa Olcay bu atmosferden etkilenmedi. Ama Töre (ters anlamda), Ersan, Motta gibi oyuncularsa ezildikçe ezildi. Demba konusu ise çok abartılıyor. Adamın nasıl bir futbolcu olduğu belli. Drogba’vari ve hatta Webo’vari bir sırtıdönük forvet değil. Burak gibi atletik de değil. Her şeyden yapan ama hiçbirini 10 numara yapmayan, futbolu iyi bilen, gol pozisyonlarını koklayan ve yeri geldiğinde iyi asistler yapabilen bir anlamda Bobo’nun upgrade versiyonu. Bu yıl kariyerinde oynamadığı kadar maç oynaması onu iyice yıprattı. Yine de son maçta golünü attı, %100 gollük pasını da attı ama Pektemek 2 metreden atamadı. Tabii işin komiği Pektemek o golü kaçırınca sanıyorum hiçbirimiz çok şaşırmadık.


6) Teknik Direktör meselesini konuşmayı şu anda gerçekten reddetmek istiyorum. %90 Biliç olmayacak ama kim gelir kim giderle kafayı dağıtmayalım. Ama bir arkadaşın dediği gibi bir sistem ortaya konamayacaksa gerçekten çok çok karşı çıktığım Sergen bile sistemli birinden daha başarılı olur. Bir Mustafa Denizli demeyin ne olur. Adını bile anmayın yahu. Beşikaş’a zor zamanında gelmek istemeyen; en ufak zorlukta kaçan; şu an LigTv’de ne menem bir insan olduğunu gösteren; kısa vadede başarı elde edebilecek olsa da uzun vadede takımı yakan bu adamın adını bile görmek bana mutsuzluktur.

7) Ben kanın son damlası akmadan teslim olmaktan yana değilim. Her şey göz göze gelmiş gibi dursa da bir taraftan son iki maç her şeye ama her şeye rağmen çok kolay bize gelebilirdi. Cenk 13 cm arkada olsa mesela bambaşka senaryo olacaktı. Ben hala tam destek modunu kaybetmedim.

Umit dedi ki...

hoca konusuna kendimce açıklık getireyim. hemen her iş alanı gibi görev kapsamı az çok belirli olan bir konudan bahsediyoruz. bir futbol takımını yönetiyorsan işin teknik kısmı, taktik kısmı, oyuncuları fiziksel ve mental hazırlama kısmı vs hepsi bir arada değerlendirilir. elbette bunların hepsini bir başına yapmayabilir, işin içinde ekibi de vardır. bilic de böyle. istatistik uzmanı ve taktisyeni var, anterenörü var ve madalyalı kondisyoneri de var. her hoca bu kadar kapsamlı bir ekiple çalışmıyorsa da olması gereken bu, yani bunda yanlış bir olay yok. şimdi bundan sonra çıkıp oyuncular için “baskıyı taşıyamadılar” dersen bir zahmet ben de sana çemkiririm arkadaşım. bu ekiple birlikte sana kalan 3 konu var zaten. birisi takımın maça göre taktiği, maçtaki hamlelerin ve oyuncuların maça konsantrasyonları, yani hazırlanmaları. ilk ikisi ezber zaten. taktik neredeyse hiç değişmiyor. rakipler bizi ezberledi ve pas bağlantılarını da gözeterek yapılan alan presiyle bizi engelliyorlar. akhisar maçında da rakip orta alanı kızmrızı çizgi belleyerek onu geçen sosa ve tolgay’a doğrudan dalışlar yaptı. beşiktaş’ı sürekli takip eden birine sorsanız onlar da aynı taktiği verirdi. öte yandan kurtarıcı diye oyuna aldığı ama gözünün önünde topu ezen ve 2 metreden kaleyi tutturamamayı istikrar haline getiren bir “golcü”yü, işi ondan kat kat daha iyi yapabilecek diğerinden çok önce oyuna alma hatasını ısrarla tekrar ediyor. bu iki konuda daha farklı örnekler var ama bunlar en göze çarpanları. geriye tek kalan oyuncuların maça hazırlanmaları. özeti ise kendi ağzından: “baskıyı taşıyamadılar”.

Umit dedi ki...

hayal ama böylesi lazım:

https://www.youtube.com/watch?v=MYyNT2uHZjk

halen ligde bu oyunu oynamaya en uygun kadrolu takım beşiktaş. hatta tek uygun olanı diyelim. sosa geldiğinden beri bunu yapmaya çalıştı. diğerleri çok az maçta bu oyuna yaklaştığında avrupa'daki o sayılı performanslar ortaya çıktı. niye mi illa "bu" lazım. denizli'yle sergen'le ya da benzeri bir başkasıyla yine uyduruk kartları, rakibe kedi bize kaplan anadolu takımlarını, avrupa maçlarının dibine konulan ama avrupa işi bitince pazartesine alınan lig müsabakalarını, verilen verilmeyen penaltıları ve diğer olayları konuşur dururuz. üstelik artık işler iyice ayyuka halinde. çünkü lig kupası ve avrupa işlerinde pasta çok daha büyüdü.

Umit dedi ki...

Övünç değinmiş. istenirse bu hayal değil:

https://www.youtube.com/watch?v=t-nc0tyFDWI

cochise dedi ki...

İki şey daha ekleyeyim

1) Alper'in dediği bir husus çok önemli; ceza sahasında çekildiği zaman oynamaya devam etmesin bizim oyuncularımız; tamam pislik/çirkef olmamalarını seviyorum ama haklarını almayı da bilsinler; keza olcay'a yapılan faulde hemen ya hakemi ya Lua Lua'yı sarsınlar ki sarı kartı aldırmaya çalışsınlar; ya da en azından bir sonraki bu tip pozisyonu garantiye alsınlar. Bunlar önemsiz konular değil.

2)talipyeşiltepe'nin dediği üzere antep-rize maçının özetlerine baktım. Ve bu ülke futboluna bir kez daha lanet okudu. Hele Avrupa'nın en iyi hakemlerinde Cüneyt bunları yapınca.. Yiyorsa bir kere Edirne'den ileride böyle bir maç yönetsin. Ama yemez. Artık mevzu GS'nin son maçı mı Big Boss'u memnun etmek mi bilmiyorum o maçın temiz bir maç olmadığı kesin.

Cavid Nazım dedi ki...

antep-rize maçının özetine baktım, tam bir rezalet. yukarıdaki postlardan birinde söylenmiş, galatasaray bu yıl büyük oynuyor ve aslında ligin kopuşu son haftalara kaldığı takdirde olacaklar belliydi. abdurahim albayrak gibi ne idüğü belirsiz ilişkilere sahip bir adamın yeniden zuhur etmesi, namoğlunun apar topar mhk'nın başına geçmesi, vs. birkaç yıl sonra şüpheli bir sezon olarak anılacak bu sezon da. yani bazen -türkiyenin başına beşiktaşlı çauşesku geçse de galatasaraya ama hileyle ama hurdayla sittin sene şampiyonluk göstermese- diye geçiriyorum içimden.

BJK4EVER dedi ki...

Nasil buyuk takim olunur, nasil mac soke soke alinir goruyormusunuz? Igrenc bir futbol oynuyorlar, ama 45-70 arasi oyle bir mucadele ediyorlar ki, zorlaya zorlaya attilar golu. Ilk yarida gelmedi, ikinci yarida hakem penaltiyi vermedi, zorlaya zorlaya attilar golu. Iste bu yuzden bu takim sampiyon oluyor (igrenc futbollarina ragmen) ve biz 3. oluyoruz. Biz de kendimizi kandiralim hala. GS'ye bir 30-40 milyon euro daha hediye ettik kendi ellerimizle, helal olsun.

alper dedi ki...

Biz olamıyorsak FB şampiyon olsun.Yenelim GS yi FB yi şampiyon yapalım yüreğim soğusun be amk.

Bu arada en iyi GS li ölü GS li.Hayatımda hiç bir şeyden bu kadar nefret etmedim be.Statlarından hocalarından topçularından herşeylerinden.Nefes alıp veren bir GS li görünce cinlerim tepeme çıkıyor arkadaş.

Stancu o son dakikade vuramadığın bacağın kopsun gençliğin sönsün ömrün solsun gitsin.Ta ananın amına sokayım senin Stancu.

tarik dedi ki...

Amk soke. Soke yeniyorlarmis. Yarak yeniyorlar, kaleci elini cekmis, stancu topa vurmamis.

Buyuklukmus.

BJK4EVER dedi ki...

Konyaspor'u yenmek tamamen bizim elimizde. Toki Arena'da bunlari sike sike yenmek bizim elimizde. Bu 2 maci al, son haftaya sampiyonluk sansini tasi. Artik Fener puan kaybeder de 2. mi oluruz, yoksa GS puan kaybeder sampiyon mu oluruz yoksa yine de 3. mu oluruz bilemem. Ama 3'te 3 yapip birazcik onurumuzu kurtarmak, buyuklugumuzu yapmak bizim elimizde. Bilic'ten umudu kestim, ama yoneticiler bunu bizim oyuncularin kafasina vura vura sokmalilar. Su son 3 maca oyle bir hazirlanmali ki oyuncularimiz, sakatlik pahasina catir catir oynamalilar.

alper dedi ki...

Akhisar,Cavcav ,kırmızı kart görmeyen Melo,GS maçı öncei Atiba atan Halis BJK maçı öncesi GS maçında vs vs vs..

A.Albayrak bu işler için var.Belki heyecandan ölür gider amk son 2 maç.

BJK4EVER dedi ki...

Adamlar kaleciyi kac pozisyonda zorladi. Sut ceke ceke hata yaptirdilar, ilk yarida da 1 tane iska gecmisti. Bizim gecen hafta karsimizda kova Oguz varken ilk sutu 40. dakikada attik, nerededeyse sut cekmedik, adami zorlayacak orta yapmadik. Igrenc futbol oynuyorlar, ancak adamlar bizden 1000 kat istiyor ve kazanmak icin herseyi yapiyor. Akhisar macinda Lua Lua'yi attirmak da bizim elimizdeydi, attirmadik. Antep macinda Ba'nin verilmeyen penaltisinda 10 kisi hakemin ustune cuvallanmadik. Hakkini soke soke almazsan boyle oyuncak ederler seni. Iste tam da bu yuzden soyle 2-3 tane 'pic' futbolcuya ihtiyacimiz var. Keske su takimda Joey Barton veya Nigel de Jong olsaydi ve hafatya su Melo'nin ayagini perisan edip futbol hayatini bitirseydi. Bunlara anladigi dilden konusacak futbolcularimiz yok.

czeslaw dedi ki...

Ne zaman boşverdim desem, boşvermeme bile izin vermiyor adamlar. Ya yenilen ya da atılamayan o gollerin amına koyim de, şu dallama nasıl bu kadar çok kollanır ya? Nasıl sarılardan sonra kızarmaz? Adamlar o kadar alışmış ki bi' de itiraz ediyor ne yaptım diye ya. Azıcık insanda yüz olur.

cochise dedi ki...

@BJKEVER
Dostum bizim takıma olan kızgınlığın gözünü boyamasın. İlk yarıdaki hata olarak görülebilir ama golü tekrar izlemeni öneririm. Kaleci basitçe hata yapmıyor; elini uzatırken geri çekiyor. Bunun izahı yok.

sherlockholmes dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sherlockholmes dedi ki...


alper kardeşim bu sayfada en severek okuduğum adamsın. daha albayrak puştu göreve geldiğinde olacakları aynen yazmıştın. bende senin gibiyim. bir tane galatasaraylının dahi nefes almasına katlanamıyorum. hayvanlar gibi sevdiğim futboldan soğuttu beni o.çocukarı!

en son gençler maçında melo'nun yaptığı hareketlere bak sarı kart bile yok amk.

https://vine.co/v/eKYgJDr1dMz

https://twitter.com/ZeljkObradovic/status/599627334409428992

lig tv maç özetine almamış bu iki hareketi. böyle organize bir orospu evlatlığı karşısında hala bizim romantik taraftarlar hakemi yenmekten, rakibe baskı kurmaktan falan bahsediyor. lan deliriyorum neyin kafası bu amk yerinde.

schwadorf dedi ki...

Adamlar bir saray ziyaretiyle bitirdiler işi, vay be. Başkanları boşuna bütün kapılar açıldı demiyormuş.

Spor değil tiyatro.

raison dedi ki...

@BJK4EVER

Hangi takımı tuttuğunu bilmiyorum ama dünki gs maçının özetlerine bir bak bence. gs nin kaleyi tutan ilk şutu hangisiymiş özetlerden gör.

Beşiktaş güzel takımdır. Bizim takımı tanımanı isterdim.

gs bunalttı çok sut cekti diyenler acsın özeti izlesin lig tv de cok trajıkomık bir durum ortaya cıkıyor 90 dk gençler kalecisi topa dokunamıyor tum özetlerde nasıl bunaltmışlarsa acın gözünüzü kardeşim olanları görmüyormusunuz.

melonun 1 kırmızısı 2 sarısı verilmiyor tartışılmayacak boyutta pozisyonlar.

berthelemy dedi ki...

Dünkü maçı izledikten sonra GS maçından tek dileğim Melo hayvanının erojen bölgesine 1 ton kuvvetinde bir tekme yemesi. Pascal olsaydı keşke.

Cavid Nazım dedi ki...

@berthelemy
ben beşiktaşta en son ne zaman öyle bir şey yapabilecek kalibrede babayiğit bir topçu vardı unuttum.

Yorum Gönder

Ara