.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
18 Şubat 2015 Çarşamba

UEL 2.Tur / Liverpool - Beşiktaş


Tarih: 19 Şubat 2015 Perşembe

Saat/Yayın: 22:05 / Star Tv

Stadyum: Anfield Road

Hakem Hakkında Bilgi: Szymon Marciniak 

Sakatlığı/Cezası Bulunan Oyuncular:  Alexander Milosevic, Tolga Zengin  , İsmail Köybaşı , Cenk Tosun / Jon Flanagan , Steven Gerrard (belirsiz) , Raheem Sterling (belirsiz) , Lucas ( belirsiz) , Brad Jones ( belirsiz) , Lazar Markovic

41 Yorum:

Coolio dedi ki...

Ba'nın sakatlığı varmış.. Mustafa Pektemek hüsran demek.. Artık Gökhanla Sosa Mustafa'ya çarptırarak gol atarız..
Ayağında top geveleyen, bir sonraki adımı asla planlamayan adamı lütfen savunmayın..

Övünç dedi ki...

Ba oynayacak deniyor . Uefa.com'da ve bizim resmi sitede bir bilgi olmadığı için yazmadım . Sabah gazetesinden başka bir kaynak yok .

yilmaz dedi ki...

Bi de hayırlısıyla gidebilirsek ingiltere'ye... :)

Emir Gökbudak dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Emir Gökbudak dedi ki...

yeni IOS paketi gibi maç. Ne içerdiğini bilmeden, okumadan IOS'u indiriyoruz telefonumuza. Neden ? İşe yarar diyoruz illa ki. Bu maçta öyle. Skor ne olursa olsun (Abartı kötü sonuç düşünmüyorum bile) ileriye dönük,işe yarar kılavuz olur diye düşünüyorum.

BesiktaskUlan dedi ki...

Beşiktaş'ın tarihine bakarsak, bizden üstün takımları iç sahada yenebileceğimizi ya da üstün bir skor alabileceğimizi biliyoruz.

Sadece bize denk ya da bir tık üstümüzdeki takımlara karşı iç sahada sorun yaşamışızdır -Porto, CSKA- Yoksa nice büyük takımı perişan ettiğimizi biliyoruz.

Şimdi elimizde böyle bir gelenek var, geriye sadece deplasmandaki ağır mağlubiyetleri -kastım fark değil, turu kaybettirecek skordur- sildiğimiz zaman, avantajlı olacağımız aşikar.

Yani demem o ki, deplasmanda azıcık başarılı olursak, tur bizde, inanıyorum.

Şimdi mesele bu takım bunu başarabilir mi?

Kimse kesin konuşamaz ama elimizdeki veriler, bu sene Arsenal ve Tot. ile maç yapıp zorlayan, kazanan bir takımı işaret ediyor. Liverpool şüphesiz iyi takım ama bu ikisinden daha iyi olduğunu iddia edemez kimse.

İngiliz takımı kendi sahasında asılır, kovalar ama eğer orada bir darbe vurursak, İstanbul'daki maça, "kurtulduk ya" diye yedeklerle bile gelebilirler. Yani her türlü turun anahtarı orada.

Arsenal ve Tot. üstün olmayan bir takımla oynayacağız, haliyle de onların sakatlarına bakınca, büyük şansımızın olduğunu düşünüyorum. Belki biraz Beşiktaşlı iyimserliği ama gollü bir beraberlikle geleceğimize inanıyorum.

Ba'nın olması avantaj, oraya kadar gidip sık sık boş dönmeyeceğimizi, yıllar önce oynadığımız maçlara benzemeyeceğini gösterir.

İlla ki gol yiyeceğimize inanıyorum -umarım yanılırım- fakat atabileceğimizi de düşünüyorum. Onlarla oyun anlamında başa baş mücadele edebilir, kıran kırana kapışabiliriz. Yeter ki kapanmayan takım, düzgün saha olsun.

Bunun dışında ortada bir maç olacağına, zaman zaman baskı yesek de güzel şekilde atlatacağımıza inanıyorum.

Tabii bu futbol, ilk dakikada gol yedin mi maç biter. Böyle şeyleri göze almadan, ben gollü bir beraberlik bekliyorum. Öne geçsek bile koruyacağımıza inanmıyorum.

O bile İstanbul için yeter, Çeyrek Finale çıkarız.

Farklı fikirleri, derin analizleri okumak için sabırsızlanıyorum.

Çok heyecanlıyım be blog!

nkonrat dedi ki...

Bugün Guardian’da Beşiktaş’ımızı tanıtan bir yazı çıktı. 8-0’lık hezimetten bahsedilmiş ama güzel şeyler de var. Taraftarın bağlılığını anlatan bir örnek olarak, 2013 yılında Beşiktaş semtinde açılmış olan bir McDonald’s restoranının taraftar baskısı sonucunda amblemindeki sarı rengi siyah-beyaza çevirdiği belirtilmiş. Daha öncesinden haberdar olmadığım bir şeydi bu ve şimdi okumak bana gurur verdi. Bir yorumcunun da “Any club who can annoy McDonalds is alright by me” diye yazmış olması ayrıca güzel.
http://www.theguardian.com/football/blog/2015/feb/18/besiktas-demba-ba-liverpool-europa-league

turgay dedi ki...

ben açıkçası hakemden tırsıyorum. ilk tottenham maçının hakemi tarzında bir hakem olmasını beklerdim ama yunanistan deplasmanındaki hakem tarzında bir hakem çıkarsa işimiz var yarın akşam. gol yemeden dönersek burada bence turu geçeriz.

Övünç dedi ki...

Açıkçası ben gol yememe ihtimalimizi çok düşük görüyorum.

Sezon başındaki tempo ve kompakt oyunumuz yok. Ama gol atma ihtimalimiz de hayli yüksek . Özellikle Gökhan'dan gol bekliyorum ben . Çok çok iyi yardımlaşmalı ve çıkarken top kaybı yapmamalıyız. Bu bağladam klasik 4-2-3-1'den 4-3-3'e dönüp bir çapa 2 merkez denemesi düşünülmesi iyi olurdu açıkçası.

Bence kilit kısım Liverpool'un bizi hangi bölgede karşılayacağı. Eğer ön alanda baskı yapmazlarsa orta ikili yorulana kadar rahat bir maç geçiririz. Ön alanda yüksek tempolu baskı yaparlarsa çok sıkıntılı dakikalar görebiliriz.

Coolio dedi ki...

Top hakimiyetininin Liverpool lehine çok yüksek rakamlara ulaşacağı bir maç bekliyorum. Bunun nedenlerinden biri de tabiki biz top çevirmeyi bilmememiz ve sürekli hızlı hücum etme isteğimiz. Ama Liverpool'um oluşturacağı yoğun baskı bizim işimize gelicek hatta Bilic'in izin verin oynasınlar taktiğini vermesini dahi beklerim çünkü karşı takım set hücumu yaparken iyi savunma yapıyoruz ve iyi hızlı çıkıyoruz. Sadece ekstradan dikkat etmemiz egerekn konu şut imkanı vermemek ve saçma faullerle duran top vermemek! Her hızlı hücumumuz potansiyel %70 gol olmaya adaydır.. Son paslar düzgün olsun, Ba dışındakilerde iyi vursun yeterki!! Ama bu durum hemen bu maçta düzeltilebilcek bir duurm değil maalesef! Herkes bu maçta Gökhan'dan çok güzel işler bekliyor, ben de tabiki bekliyorum ama Veli'ye dikkat edin diyorum.. 1 gol 1 asist ile bitirirse hiç şaşırmam.

Ayrıca bu maç zaten Ba'ya baba muamelesi yapan oyuncuların ona daha da çok saygı göstermesine neden olduğunu düşünüyorum!! Dün akşam antreman için stada çıkan oyuncular o sahada, o çimenlerde Morinho'lu Chealse'nin forveti Ba'nın efsane oyuncu Gerard'ın hatasından yararlanıp golü yazdığını emin olunki kafalarında canlandırıyorlar ve daha da çok saygı duydular dün akşam.. Maçta babalarına gol attırmak için elinden geleni yapacaklardır!!

sadrazam dedi ki...

Liverpool'un çok önde basacağını tahmin etmiyorum. Muhtemelen orta sahanın 8-10 mt. önünde başlatacaklardır savunmayı.
Biz stoper'den ve kanat beklerinden düzgün oyun kuramadığımızdan Veli-Atiba ikilisini sık sık stoperlerin arasından top alırken görmemiz muhtemel.

Bence bu akşamki en önemli konu Kanatlara ve Ba'ya atılacak uzun toplar.Eğer bu topları kaleden veya stoperler ile defansın içerisinden çıkarırsak sonuç alamayız. İkinci toplar için de orada çok baskı yapamayacağımızı düşünürsek, forvetleri koşturup hırpalatmaktan başka işe yaramayabilir.
Yarı sahayı çok hızlı geçip, gerekirse tek toplarla Gökhan ve Olcaya indirmek lazım.
Rakip sahada alınacak basit fauller de takımı diğer tarafa taşımanın en kestirme yolu.
Bu arada ben olsam Kerim le başlardım.

Coolio dedi ki...

@sadrazam

Kerim ile başlamak bana da çok mantıklı geliyor ama her ne kadar formsuz ve yetersizde olsa akıllı ve etkili pres yapabilen, top tekniği çok kötü olsada topa basıp kafasını kaldırıp ters kanatı görebilen ve ceza sahasına daha çok girip tehlike/penaltı yaratabilcek bir Olcay sanki bir adım öne çıkıyor Bilic'in gözünde. Ama her ihtimalde sonradanda olsa Kerim'i oyuna sokacağı kesin. Umarım bu biz öndeyken veya berabereyken olur da Kerim'in kontratak gücü ve slalomları bir işe yarar..

YSY dedi ki...

Veli-Atiba diyorum başkada birşey demiyorum. Bu iki adam iyi oynarsa kompakt oyun sergileriz.

Tek farklı mağlubiyet iyi sonuç olur.

zago30 dedi ki...

Gol atacağımıza inanıyorum.Maçın hakemi kartlarına fazlasıyla başvuran tarzda bir hakem.Özellikle itirazlara tahammülü olmadığı söyleniyor.Ersan ve Motta'nın çok dikkatli olması lazım.

sadrazam dedi ki...

@Coolio
Sonuç alma odaklı düşündüğümüzde elbette Olcay. İstatislikler de zaten ona işaret ediyor.
Benim bahsettiğim oyunu rakip sahada tutmak. Kerim'in alabileceği fauller ile kestirmeden topu karşıya taşıyabiliriz.Böylelikle oyunun temposunu ayarlama, defans bloku ve veli atiba'yı nefeslendirme fırsatımız olabilir.
Bu arada başıma bir şey gelmeyecekse ben Oğuzhan'ı da en az yarım saat kullanma taraftarıyım.

Coolio dedi ki...

@sadrazam
Benim için her zaman Kerim>Olcay'dır ama bahsetttiğin oyunun temposunu ayarlama ve orta ikiliyi nefeslendirme işini Kerim'in değil Olcay'ın yapabilceğini düşünüyorum. Kerim'in kafasını kaldırmadan top sürüp iki üç kişinin içinden geçmeye çalışan bir oyun yapısı var (Kerim>Olcay dememin sebebi daha çok oynayarak bu özelliğini düzeltmesidir, Töre gibi). Dolayısıyla daha çok top kaybıyla hemde tam atağa çıkarken yapılan top kaybıyla oynayabiliyor. Bu da tempoyu ayarlayamamamıza ve orta ikilinin daha çok yorulmasına neden olacaktır. Ama dediğim gibi Kerim'e çok umut bağlayan biri olarak düşünceni anlıyorum.

Bu arada Sterling tehlikesinin herkes farkında ama oynama ihtimali belli değil. Bunun haricinde Ibe adlı oyuncu korkulası bir oyuncudur. Özelliklede saçma top kayıpları yapan Motta'nın karşısında Ersan'ında etkisiyle zor anlar yaşayabiliriz.


Ekrem Ph.D. dedi ki...

Beşiktaş'ı biraz seyretmişlerse stoperlerimize deli gibi baskı yapıp tempolu şekilde önde basarlar. O şekilde başlayacaklarını düşünüyorum ben. O arada kaza golü yemezsek her geçen dakika oyun üstünlüğü bize doğru ilerleyecektir. Dişe diş oynarız yine, 110 km üstü koştuğumuz bir maç olur, şans faktörü belirleyici olur.

~Poseidon~ dedi ki...

Gol bulmamız lazım gol. 1 tane bile gol bulabilirsek turu geçme şansımızın olabileceğini düşünüyorum.

Eğer olurda yemeyelim mantığıyla oynarsak perişan oluruz.

cochise dedi ki...

Valencia maçı geldi aklıma; o tarz bir maç oynayacağımızı hissediyor ve umuyorum. Pancu rolünü de Gökhan Töre üstlenecek. Bu kez son dakika golü yemeyeceğiz ve maç 2-2 bitecek.
hadi bakalım hayırlısı.

Taktik falan konuşasım yok; çıkıp yüreklerini koyup oynasınlar, yeter..

turkkant dedi ki...

Bugünden başlayarak sezon sonuna kadar ilginç bir sürece giriyoruz. Liverpool maçları ve ligin sonucuna göre, “büyük hoca Biliç, çok doğru işler yapan yönetim, geleceğin takımı, stat da bitti, Beşiktaş’ı artık kimse tutamaz”; ya da “looser Biliç, 3 senede teneke kazandıramayan yönetim, kalitesi yetersiz takım,” lafları konuşulacak. Ve muhtemelen bu ikisinden hangisinin konuşulacağını da 2-3 kritik an belirleyecek. Hayırlısı...

turkkant dedi ki...

Maçla ilgili olarak da Liverpool'da bizim defansa ters gelecek adamlar Sturling ve Coutinho...

Son maç tavan yapsa da, G. Töre'den yüksek etki beklemiyorum, bence bu seviye maçlarda oyunu değiştirecek olgunlukta değil henüz futbolu...

blackeyes82 dedi ki...

Olcay'ın performansı bu aralar düşmüş olsa da kerimden daha iyidir. Kerim'in yetenekli olduğu gerçek Ne var ki deli dana gibi top sürmekten çevresine bakamıyor. Takım oyuncusu görüntüsü vermiyor. Bu akşam açıkçası kötü bir zeminde, ligimizdeki gibi öküz savunması yapıp top şişiren veya hakeme oynayan bir takımla oynamayacağız. Arsenal veya Tothenham maçlarına benzer olması muhtemel. Sonuç ne olur bilmem ama iyi futbol oynayacağımız kesin.

Coolio dedi ki...

Bu maçtada iyi oyun sergilersek klübün ikametgahını İngiltere'ye aldıralım.. Premier ligde kendi yağımızda kavruluruz.. QPR'ın filan sahasını kullanırız..

Şaka bir yana bu durumun (güzel futbolun) elle tutulur, mantıklı açıklamaları var. Sözde ülkemizdeki futbolu geliştirmek istiyoruz ya, o zaman bizim şu 3 İngiliz takımıyla olan maçlarımızı izlesin şu yetkilier.. Neden o maçlar bu kadar heyecanlı, kaliteli geçiyor acaba? Yoksa zeminin, seyircinin, hakemin etkisimi var? Bu 3 madde çok kolay çözümlenecek sorunlar.. ama yönetici zihniyetinin düzelmesi çok zor.. Düzen o klüplere gelip maddi manevi kazanç sağlamak isteyen yöneticilerin elindeyken neden bu saltanatı değiştirsinlerki? Boşuna umut etmeyelim.. Klüpler dernek statüsündeyken hemde ülkede hırsızlık her kademede yasallaşmışken futbolda temiz bir sayfa açamayız..

Neyse kusura bakmayın daldan dala atladım..

yilmaz dedi ki...

@cochise kardeş duygulandırdın beni. Hayatımda Beşiktaş'ı tam bir avrupa takımı olarak gördüğüm bir kaç maçtan biridir. chelsea, man u galibiyetlerinden bile önemlidir gözümde o valencia mağlubiyeti. O son dakikada yediğimiz golden, sonraki yıllarda hep yemiştik. senaryo aynı, 90 + 128'de gereksiz bir faul, içeri doldurulan top, seyreden savunma, kaçınılmaz son.

Son dakikaya kadar beşiktaş olduğumuzu unutup, son dakikada tekrar hatırladığımız bir maçtı.

yilmaz dedi ki...

Benim oturduğum yerden sabahtan beri göğsüm sıkışıyor, nabız 180. Futbolcular nasıl oynayacaklar maçı, bilmiyorum. Hiç bir sonuçta suçlamayacağım takımı ve hocayı.

yilmaz dedi ki...

bir de es kaza geçersek turu everton gelmesin lütfen :) bir senede bu kadar ingiliz yeter.

cochise dedi ki...

harika çocuklar böyle devam, ama bi daha bulduk mu kaçırmayalım..

Rakip üçlü defans oynadığı için alışık olmadığımız bir yerleşme var karşıda. Beklerin işi çok zor. Çok karmaşık oynuyorlar. Olcayla Töreye çok iş düşüyor.

Gökhan'a helal olsun; bir yıl içindeki gelişim muazzam. Bek kapatması falan on numara. Üstelik ayağına topu aldığında ileri taşıyacağına güvenebileceğimiz tek adam.

Kerim diyenler herhalde böyle bir taktiksel disiplin maçının ilk yarısında onun nasıl bir olumsuz etki yapacağını düşünemiyorlar. Ki olcay çok iyi değil ama takım oyunun parçası. Şimdi 65 gibi millet yorulur KErim girer işte o zaman fark yaratır. Kasap savunmacıların belini büker diye umuyorum.

Bu arada ikameti Londra'ya aldırsak PL'de sırıtmayız herhalde...

planck dedi ki...

İkameti londraya aldırsak ve EPL hızında top oynamaya çalışsak hiç bir maçı kazanamayız. Resmen italya gibi oynuyoruz adamları uyutup bir tane sığdırırsak diye bakıyoruz :) Ki şikayetçi değilim tabi.

cochise dedi ki...

akıllara zarar ya. ulan mal gibi niye giriyorsun ilk anda. düştü boşa. madem öyle girdin yap faulü. yapmadın mı daha ne koşa koşa arkadan gidip müdaheleye çalışıyorsun. yanyanayken o kadar müdahele olsa belki çalmaz ama sen kontrolsüz gösteriyorsun. Ah Motta Ah. Bir çuval inciri berbat ettin..

BesiktaskUlan dedi ki...

Kazanmayı hak etmedik, ama kaybetmeyi hiç hak etmedik.

Yine Beşiktaş, yine yazık oldu mevzusu işte. Makus talihimiz, değişmez senaryomuz.

Futbolcuları tebrik ediyorum, İstanbul'a güveniyorum. Biz bu işi başarırız.

Daha da fazla yorum yapmanın alemi yok aslında. Liverpool'un antrenörü yeterince yorum yaptı, sahada bize hepsini gösterdi.

Penaltının öncesi faul, penaltının kendisi de penaltı değil.

Neyse bu maç bile atladığımız seviyeyi göstermeye yeter. Şu olsa, bu olsa demeye gerek yok -Demba'nın pozisyonu- ama ikinci yarıda daha az dağılıp, dikkatli olsaydık, zaten yenerdik.

Gerisi İstanbul'da halolur umarım, güveniyoruz.

Helal olsun.

Basar dedi ki...

Gayet iyi oynadık. Motta'ya penaltı hariç kızmıyorum, rakip fenaydı karşısında. Daha iyisi zordu, penaltı şanssızlık

Mayor dedi ki...

arsenal ve totenham performanslari ile kiyaslayinca cok geriledigimizi dusunuyorum.
ki o kadro bugukunden daha dardi.
yardimlasma, pres, sogukkanli oyun goremedim ben bugun.
acele paslar, topu alinca basit oynanacak yerde fantastik denemeler, defanstan sogukkanli top cikarmak yerine bamgum... istanbulda boyle oynarsak isimiz daha zor. sucu tek motta'ya yikmanin manasi yok. o gol zaten gelecekti bir sekilde.

planck dedi ki...

full konstrasyonla oynanılan fiziki açıdan da böylesine zorlu bir maçın 85. dk.sında yapılan böyle bir müdahele için çok birşey söyleyemem açıkcası. Ki fanatik liverpoolu arkadaşım da penaltı değildi dedi. Fiziki açıdan da sezon başındaki arsenal ve totenham maçlarında da geride olduğumuz bir maçtı.bu yüzden istenilen yardımlaşmayı gösteremedik. ama yine de bu kaleci ve defans hattının olduğu bir kadroyla anfielddan 1-0la dönmek büyük başarı. bu da ortasahanın fiziksel ve mental üstünlüğü ve tektik ekibin maç stratejisi ile mümkün oldu. elersek iş harbi ciddiye biner yanlız.

YSY dedi ki...

Motta ya kızacağım kimse kusura bakmasın. Tolga boşa çıkınca nasıl kızıyorsak orada da o hatada mottaya kızarım elbet. O gereksiz çalımı yemesinin ötesinde insan bari geriden gelip adamı içeride düşürmez. Mental sıfır abi adamda yok işte sıfır.

Haftaya kadroda zorunlu değişiklik yapacağız. Sol beke mecburen atibayı koyacaktır ortaya ise oğuzhan geçecek. Defansın ortasına ise ya necip ya sivok. İnşallah sosa nın sakatlığı ciddi değildir.

Köfteci dedi ki...

Beşiktaş ve Bilic deplasmanda Liverpool'a karşı başa baş oynayıp boktan bir penaltıyla 1-0 yenildikten sonra bile eleştiriliyorsa bu bir yerlere gelmeye başladığımızı gösterir.

WiLdHoney dedi ki...

hepsini tek tek tebrik ederim, Motta dahil, evet maç esnasında penaltı pozisyonundan sonra ağzıma geleni söyledim ama açıkçası ben son dakikalara doğru Motta'nın yerine Atiba'nın kaydırılmasını ve ortaya Tolgay hamlesini bekliyordum çünkü Motta fiziken bitmiş durumdaydı, karşısında yer alan Ibe'nin çok zorladığını söylemek lazım özellikle ikinci yarıda Ibe'ye Sturridge çok yardım getirdi ve bazı anlarda Olcay'da geri gelmekte geç kalında çok zorlanmıştı. Elbette fantastik birşeyden bahsediyoruz ama gene de kaos futbolu oynamadık, kamikazeye bağlamadık ama ciddi ve etkili bir rakiple deplasmanda nasıl oynamak gerekiyorsa öyle oynadık, Motta'nın o pozisyon anında beynine azıcık daha fazla kan gitseydi, şimdi bambaşka şeyler yazıyor olacaktır.
Kusura bakmayın biraz dağınık oldu yorum ama genel olarak çok üzülmedim, sadece gene klasik Beşiktaş gibi, sadece 1 basit hata ile maçı verdik.
Bu arada Cenk nedense maç boyu bana Tolga'dan daha çok güven verdi.

Coolio dedi ki...

Son gelen yorumdan devam edeyim..
Cenk bana güven vermedi, özelliklede o frikiği olduğu yerden izleyerek.. ama güvenmediğim kadar da kötü oynamadı, hatta iyi oynadı bile denilebilir.
Daha öncedende çok belirtmiştim ama yine belirteceğim. Mottanın bize zarar veren en büyük hatası hamle hataları değil, kaptırdığı toplar. Ayağından kaptırdığı topların sayısı topla sevişen Töre'den bile daha fazla. Bir de üstüne kötü pasları. Çözüm ise yok maalesef. Bu kadar yerdiğim Motta'yı İsmail'e tercih ederim. Durum vahim yani.

Olcay Arsenal ve Tottenham maçlarında da böyleydi. Hatta derbilerdede böyle.. sanırım heyecan problemi yaşıyor. Ayakta duramıyor, top ıskalıyor sürekli.
Ama takımın geneli çok kötüydü. Sosa berbattı. Serdar kötüydü. Veli son zamanlarda yapmadığı pas hatalarını yaptı. Atiba çok pas hatasıy patı ama aralarında en istekli oydu.
@Mayor'e katılıyorum İstanbuldaki maç hakkında. Çok çok zor geçicek.

Eskişehir maçında Liverpool maçında cezalıların yerine oynaycakları oynatmalıyız kesinlikle.



yilmaz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
yilmaz dedi ki...

İkinci maçta veli yerine ozzie, olcay yerine pektemekle başladım ben olsam. Cezalıların yerine ise necip ve opare.

turkkant dedi ki...

İyice oynadık.

Öte yandan, penaltı, motta ne yaptın, kader, kısmet, talihsizlik, de diyebiliriz. O dakika o penaltının olmasına neden şartlara neden izin verdiğimizi de sorgulayabiliriz.

Bir kere, Olcay-Frei değişikliği olmasaydı, o derece açık bir alanda birebir kalır mıydı? Daha düşük bir ihtimal. 85 dakika dayanmışsın, bütün maç orası SOS vermiş. Bir şekilde bir önlem alamadı Biliç. Motta'daki form düşüküğü şu an inanılmaz boyutlarda. Aynı pozisyonları neden (daha hantal) Serdar K. yaşamıyor. Çünkü yapışıyor, döndürmüyor, döndürdü mü de ceza sahasında değil, taç kenarında indiriyor. Motta'nun maç konsantrasyonu o kadar düşük ki, aldırdı, geçirdi, indirdi...

Tabi Biliç efendi kendine kızacak, 1 sene izledi, vasat bir oyuncu olduğu belliydi, Holebas gibi az biraz daha maliyetli çok daha kaliteli adamlar vardı. Koşa koşa, Motta'yı aldı. Yanlış hesap bağdattan döner, gelir seni en kritik maçta yakar.

İdeal Sol bek, sol stoper yokken 1 gol muhtemelen yeriz. O zaman soru şu, Beşiktaş'ın mevcut kadro yapısı Liverpool'a 3 gol atar mı?

turkkant dedi ki...

Önümüzdeki Perşembe'den itibaren yüzde seksen tek kulvar, tek hedef kalacak. Eskişehir maçında bir kazaya uğramamamız lazım.

Yorum Gönder

Ara