.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
11 Şubat 2015 Çarşamba

Maç Raporları: Beşiktaş 2 - 1 Mersin İdman Yurdu, Çaykur Rizespor 1 - 2 Beşiktaş


BEŞİKTAŞ: 2 - 1 :MERSİN İDMAN YURDU

Goller: Olcay Şahan (30'), Demba Ba (65')
En iyi üç: Olcay Şahan, Demba Ba, Serdar Kurtuluş
En kötü üç: Ramon Motta, Ersan Gülüm, Oğuzhan Özyakup

Karne:

Slaven Bilic7.1
Beşiktaş7.0
Mersin İdman Yurdu5.1
Mete Kalkavan2.4


Tolga Zengin6.5
Ersan Gülüm5.9
Pedro Franco6.5
Ramon Motta4.9
Serdar Kurtuluş7.5
Veli Kavlak7.3
Oğuzhan Özyakup (67')6.2
Jose Sosa (84')6.7
Olcay Şahan (87')8.1
Gökhan Töre7.5
Demba Ba7.6


Tolgay Arslan (67')6.5
Kerim Frei (84')6.3
Atınç Nukan (87')6.3



ÇAYKUR RİZESPOR: 1 - 2 :BEŞİKTAŞ

Goller: Jose Sosa (60'), Demba Ba (88')
En iyi üç: Jose Sosa, Serdar Kurtuluş, Oğuzhan Özyakup
En kötü üç: Tolga Zengin, Ramon Motta, Ersan Gülüm

Karne:

Slaven Bilic5.4
Beşiktaş5.0
Çaykur Rizespor6.6
Cüneyt Çakır7.2


Tolga Zengin3.5
Ersan Gülüm4.8
Pedro Franco5.3
Ramon Motta4.7
Serdar Kurtuluş6.5
Veli Kavlak (67')5.8
Oğuzhan Özyakup (78')6.2
Jose Sosa7.8
Olcay Şahan (67')5.2
Gökhan Töre5.0
Demba Ba5.9


Atiba Hutchinson (67')5.4
Kerim Frei (67')5.0
Tolgay Arslan (78')5.0

60 Yorum:

Basar dedi ki...

Notlarda önyargı ve cepten yeme durumu görüyorum.

Mesela Motta'nın bu seviyede düşük olması bence futbolcuyu hali hazırda beğenmemekten kaynaklanıyor. Serdar'ı evet beğendik ama objektif bakınca yediğimiz gol Serdar'ın kanattan geldi, ortayı engelleyemedi. Yine golde Töre pozisyon almıyor (Tolga yanıltıyor ama yinede oyuncunun önüne geçeceğine adamdan uzaklaşıyor) Demba Ba cepten yemiş, bence kötü bir maç çıkarttı.

Bir önceki tartışmadan buraya birşey taşımak istiyorum. Veli'nin performansı. Veli'yi 3 gol 4 asist ve 1 gol 6 asistten -lig bitmedi ama- 1 gol 0 asiste çeken değişim nedir? Üstelik herkes performansının yükseldiğini düşünürken. Geçen yıldan bu yana oyun yapımız mı değişti? Ben çözemiyorum.

Bu maç şunu da gösterdi. İyi ve tecrübeli oyuncu fark yaratıyor, maç aldırıyor. Alışmamışız kötü oynayıp bir adamla maç kazanmaya, o yüzden kendi adıma inanılmaz saydırdım. Halbuki şampiyon olan takımların böyle çok rezil maçları var. Bu maçı Sosa aldı. Devre arası bu yüzden tecrübeli-iyi adam alsaydık çok fark yaratırdı. Tolgay haricinde zaten böyle bir transfer yok (geçen yılın kadro derinliği mantığı ile yapılan takviyeler var) Tolgay da umarım böyle bir etki yaratabilir.

YSY dedi ki...

Kupadan eleniyoruz. Hayırlısı olsun.

can dedi ki...

Kupadan elenmek tek basina buyuk bir sorun degil. Berbat oynamamiz da. Hatta Bilic'in mac yonetmek konusundaki vasatligini bir kere daha ortaya koyusu da. Ama oyuncularin ruhsuzlugu ve maci kazanma konusunda hic bir irade gostermeyisi, iste bu buyuk sorun. Su kadarini soyleyeyim: Macin son saniyelerinde kazandigimiz faulden sonra hic bir oyuncumuz topu almaya gitmiyor, Kayseri'den Biseswar getiriyor topu oyuna baslayabilelim diye.

YSY dedi ki...

Benzer manzara lig macinda da vardı işte. Ne oldu bu takıma anlamıyorum. Anlaşmaları yaptılar g.tleri kalktı heralde.

Barreto dedi ki...

Elenmemiz çok iyi oldu.

Övünç dedi ki...

Basketbol takımımız da sahasında Paris'e yenilerek Eurocup'a veda etti.

Geçmiş olsun ...

can dedi ki...

UEFA'dan elenmemiz de cok iyi olacak, lige konsantre olabilecegiz. :) Ironiyle karisik pasif agresiflik bir yana, Besiktasli oyuncularin gazoz kupasinda bile bu kadar ruhsuz ve kotu oynamasini istemem diyeyim ve kupa defterini kapatayim. Umarim takimin bas asagi inisinde vardigi en dip noktadir bu.

Eger oyuncular, Bilic "bu maci muhakkak almaliyiz" gibi bir motivasyon veriyorsa, ve buna karsin bu kadar ruhsuzlarsa sikinti var.

Ote yandan, Bilic bu mac icin en ufak bir ekstra motivasyon derdinde degilse, iyi ki de ruhsuz oynadilar. Bitse de gitsin kafasinda oynanacak maclar kupa maclari. Neyse ki 5 maclik ekstra yukten kurtulduk, hic yoktan iyidir.

Övünç dedi ki...

Ben sizin kadar olumlu yaklaşamıyorum bu duruma.

Yavaştan 3 senedir olan o kısır döngüye girdiğimizi hissediyorum . Rakipler bizi çözdü , takım yoruldu , motivasyon yerlerde , baskıyı kaldıramıyoruz .

Bir takım liderlik baskısını 3 sene yaşamaz abi . Yenilgiden de ders alırsın. Tecrübe derler bunun adına. 3 senede hiç tecrübe kazanmamışız olduğumuz yerde sayıyoruz.

Hafta sonu Bursa'ya puan kaybetmememiz çok büyük süpriz olur.Bu motivasyon ve fizik kondüsyon 3 günde toparlanmaz. Tabi inşallah ben yanılırım.

can dedi ki...

Övünç'e katılıyorum. Maçı kazanma derdinde olmayan teknik direktör maçtan önce kazanmak istiyorum demeçlerini verip, maçın sonlarında da önünde bu kadar kritik maçlar varken Oğuzhan, Ba, Olcay'ı tekmili birden oyuna sokmaz. Lamı cimi yok işte, düpedüz birinci lig lideri bizi zorlanmadan, güle oynaya yendi, sadece ön alanda baskı yapıp hatlarımızı kopararak.

Bence takımın ciddi sorunları var ve bunlar çözülmezse "oh iyi oldu kupadan elendiğimiz" söylemi sene sonunda "oh iyi oldu kupa almadığımız, o ne öyle metal metal ağırlık yapıyor"a dönüşebilir.

Bireysel düzlemde: Tolga net bir güven vermiyor. İki sol bekimiz de ölesiye formsuz. Stoper göbeğimizde Pedro formsuz, Ersan dökülüyor. Orta sahada kendisini burada savunan arkadaşlara inat Oğuzhan bitik, Veli düşüşte, Tolgay soru işareti, Atiba da herhalde sözleşme sorunundan dolayı takımdan kesildi. Kanatlarda Olcay dışında kimse düzenli skor katkısı vermediği gibi Töre formsuz, Frei iyi oynadığı maçların ardından iyice savruklaştı. Ba ve Sosa fiziksel olarak bir türlü kıvama gelemediler; özellikle de aklının da Liverpool maçlarında olabileceğini düşündüğüm Ba. Şaka gibi ama son dönemde belirli bir çıkış yakalayan bir tek Serdar var, o da o kadar aşağıdan çıkmaya başladı ki sene sonuna kadar çıksa ancak kıvama gelecek.

Takım düzeyinde: Belirli bir istikrar yakalamış olmamıza rağmen önümüzdeki süper zorlu fikstür öncesi oyun ve isteğimizdeki bu düşüş korkutucu. Tıkanan maçları açmakta çok zorlanıyor, duran toptan gol bulamıyor, rakip ceza sahasında çoğalamıyor ve oyuna net hakimiyet koyamıyoruz. Buna karşın çok kolay goller yemeye devam ediyoruz. Elbette bunlara rağmen takımın yakaladığı seri şahane ama ben umutlu olmak için nedenlerimi kaybediyorum bir kaç haftadır. Umarım sadece bir gamlı baykuşumdur.

can dedi ki...

Bu arada saydıklarım arasında en acil çözülmesi gereken Atiba meselesi. Eğer Atiba sözleşme sorunundan dolayı takımdan kesildiyse -ki böyle oldu demiyorum ama bana öyle görünüyor- o zaman ya bir an önce sözleşme uzatmalı ya da Atiba'nın rolünü sorun çıkarmadan oynayabilecek birinin kadroda olmadığı göz önüne alarak bir taktik modifikasyon yapılmalı.

sherlockholmes dedi ki...

bence bu takım beklentileri çok yükselttiğinden eleştirilerin dozu çok ağır. beşiktaş'ın kadrosunu bir yazalım şuraya. tolga-serdar-franco-ersan-motta-atiba-veli-sosa-gökhan-olcay-demba.

yukarıdaki isimlerden kaç tanesi tottenham, liverpool, atletico madrid gibi takımların banko ilk 11 oyuncusu olabilir sizce. ben söyleyeyim sağlıklı bi demba ba hariç hiçbiri.

kadromuzdaki en değerli oyunculardan biri olan yokluğunda çok zorlandığımız sosa bile atletico madrid'in rotasyonda kullandığı, oyuna sonradan girip katkı veren bir isimdi.

slaven bilic'in çok iyi iş çıkardığına inanıyorum ben. hakikaten böyle bir kadroyla beklentiyi bu denli yükseltmesi takdire şayan. düşünün artık liverpool'u ingiltere'de dağıtma hayali bile kurdurdu bana.

neyse bilic güzellemesinden sonra son haftalarda takımdaki düşüşe değineyim biraz. bariz bir yorgunluk var takımda. sezonu erken açmamız ve elimizdeki tek iki üst düzey futbolcunun (ba,sosa) kırılgan, fizik gücünü idareli kullanarak oynayan oyuncular olmaları.

bursa-eskişehir-liverpool virajına girerken takımın tekrar bir reaksiyon verip kapasitesini zorlayacağına inanıyorum ben. güzel maçlar çıkaracağız umarım. belki fazla iyimserim. bekleyip görelim en iyisi.

planck dedi ki...

hem bursa hem de liverpool maçın çelik gibi sinirlere ihtiyacı olacak takımın. devre arasında fiziksel olarak dinlenmiş olsalar bile kafayı resetleyememişler. bu yüzden iki maçta toplam puan beklentim sıfır açıkcası. ha belki zulimpiyatın sahası süper dandik hava fırtınalı fln olursa bursa da top oynayamazsa 0-0a bağlanabilir maç. bursaya yenilmezsek liverpooldan da tokat yemeyebiliriz az bi ihtimal. ama yine de zor.

Ben gene de Bursaspor ve Liverpool macinin motivasyonunun farkli olacagini dusunuyorum. Iyimserlik degil, olmasi gereken bu. Ben Besiktasli futbolcu olsam, su macin son dakikalarinda Kayserispor'u yenmek icin kasmazdim yani.

Ha, baktik o iki macta da rezil bir oyun var, iste o zaman etekleri tutusturabiliriz gonul rahatligi ile.

BesiktaskUlan dedi ki...

@shelby ve @sherlockholmes'a katılıyorum.

Anlatmak istediğimiz bu zaten. Kimse bu takımı ölesiye savunmuyor, hatasız olduğunu, mükemmel olduğunu dile getirmiyor.

Ama senin kadrondaki hiçbir oyuncu bırak Avrupa takımlarını, FB ya da GS'de bile oynayacak kalitede değil ve buna rağmen hala lig lideriyse, biraz yavaş olacaksın eleştirirken.

Bu sene tüm aleyhine olan durumlara rağmen bir şeyler yapmaya çalışan bu sınırlı kadroyu, lig lideri iken yerden yere vurmayacaksın. Taraftarımızın sorunu romantiklik değil, kendini kaybetmektir.

Ha Liverpool ve Bursa maçları kötü geçer, üzülür, sinirlenir, sonra da takıma alabildiğince laf ederiz, fakat yine de bana göre bu takım misyonunu yerine getirmiştir. Bu şartlar altında yapabileceğini yapmıştır. O yüzden şampiyonluk beklentim yok, haliyle de bana göre tüm ekstra yaptıkları işler başarıdır.

Ne zaman ki bu takım kendi sahasına çıkar, ev sahibi olmak için Konya Stadında oynamayı bırakır, FB'nin ilk 10 maçtaki kötü oyununa rağmen şampiyonlukta tutulmasından vazgeçilir, GS'nin haftalardır kötü oyununa rağmen kazanınca sorun kalmadığı görülür, o zaman ben bu takımı yerden yere vururum.

Aynı şeye bakıp farklı sonuçlar çıkarıyoruz. Bu takımdan bırakın liderliği, ilk 10 haftada "İlk beşe girer mi?" diye sorulmasını beklerken, üstüne koydukça laf etmek doğru gelmiyor bana.

Şimdi kadrodaki oyuncuların eksikliklerini sayıyorsunuz ama bunları sezon başında da biliyorduk. Zaten şaşırtıcı olan, buraya kadar gelmeleri, buraya gelip de kötü oynamaları değil.

Hiçbir şey beklemiyordum, bu yüzden de her yaptıkları, Bilic'in geliştirdiği her durum, benim için seneye dair olan bir umuttur.

Üç kupayı da kaybedebilirler, sağlam bahaneleri var.

Deplasmanda art arda -2 Rize, 1 Kayseri- maç oynayan bir takımdan bahsediyoruz. Bursa maçında puan kaybedilirse, yine tüm bunlardan bağımsız olarak futbolu eleştiririz.

Fakat hem güzel oyun hem de kazanan bir takım görmek için önce kendi stadının olması gerektiğine inanıyorum. Futbol denilen şeyin iç sahadan ibaret bir oyun olduğunu düşünüyorum.

Yoksa Atiba'nın yetersizliği, Olcay'ın dengesizliği, Töre'nin skor yapamaması şimdi değil, 6 ay önce konuştuğumuz mevzulardır. Aradaki fedakarlığı görüp, hakkını vermek lazım.

Aynen dediğimiz gibi oldu, FB'ye ilk yarıda yapılan kıyaklar unutuldu, şimdiye puan farkını açması gereken Beşiktaş azıcık tökezleyince "vurun abalıya" durumunda kaldı.

Her sene aynı tezgaha alet olan Beşiktaşlıları kınıyorum.

BesiktaskUlan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
BesiktaskUlan dedi ki...

Bu arada, Bursa maçının dönüm noktası olduğuna katılıyor ve eğer kazanırsak, şampiyonluğun %51'inin geleceğini düşünüyorum.

Maçın post'u açılsa da, bir an evvel hakkında konuşsak...

Bursa ile ilgili yazacak çok şey var...

Övünç dedi ki...

Takım kötü oynuyor demek ile nasıl bu kadar ağır eleştiri yaptığımızı da hiç anlamıyorum yahu.

Bursa'nın da kadrosu sınırlı , taş gibi top oynuyor adamlar. Nefesi yetmese bile o kadroyla , senin şut atamadığın takımlara sahayı dar ediyorlar .

Veli'ye , Gökhan'a , Cenk'e Fenerbahçe , Galatasaray sezon başı veya ortası teklif yapmadılar mı , Demba'yı , Sosa'yı , Atiba'yı hatta Olcay'ı rakiplerimizin bırak ilk 11'e girmelerini , istemeyeceğini düşünmek de ayrı bir konu da neyse ...

Benim fikrim bu 2 maçlık bir olay değil. Bundan sonra Beşiktaş bu sezonki zirve futbolunu bir daha oynayamayacak. Bu idare eder haliyle götürdüğü yere kadar götürecek sonra da derbilerde muhtemelen yukarıdan kopup 3.'lüğe razı olacak. Benim gördüğüm bu .

Sonrası aynı kısır tartışma zaten .


YSY dedi ki...

Esas acı olan şu; takip etmediğim için bilmiyordum ama kayseride rotasyon kadroyla çıkmış maça.

Bursa maçı bu oyuncuların ve hocanın winner sınıfına mı mensup yoksa değil mi belli edecek.

BesiktaskUlan dedi ki...

Ee biz de onu diyoruz.

Bursa'nın kadrosu sınırlı ve taş gibi oynasalar da şampiyonluktan kopmuş durumdalar. Sınırlı kadroyla şampiyonluk potasından kalmak mesele zaten.

Taş gibi top oynuyor denilen takım da lig başında tökezledi, adını bile anamadığımız bir takıma Avrupa'da elendi.

Bursa'nın çıkışı da yenidir bu arada, ilk yarının son birkaç haftası ve şimdiki süreci kapsar. Bizim gibi yüz elli tane maç oynamadılar, yavaş yavaş form tuttular. Biz ise hep formdaydık.

Bizim şut atamadığımız takımları darmaduman edip, Başakşehir ile uzatmalara giden maçı penaltılarla kazanıyorlar. O da Türkiye Kupası neticede. Ha bir de son üç-dört lig maçını son dakika şans golleriyle kazanıyorlar. GB maçında "fırtına gibi" estiklerini göremedik, sahayı onlara dar ettiler ama ezbere yorum yapabiliriz. GS gibi bir takımı perişan ettiler sonuçta...

Biz diyoruz ki, "FB ve GS'de oynayamayacak" siz diyorsunuz ki, "onları istediler"

Ya hu bunlar Tarık Çamdal'a 4.5 milyon veren adamlar. Cenk'i alsalar Burak'ın yerine mi oynatacaklardı? Veli'yi alsalar Meireiless ya da Emre'yi mi kesecekti? Gökhan Töre belki GS'de biraz oynardı, Olcan'ın yerine, FB'de Kuyt'ı mı kesecekti?

Herkesi isteyebilirler, mesele onlar oynayabilir mi? Belki biraz Töre, o da GS'de, şu andaki takımda oynayabilirdi. Ama unutulmasın ki, GS isteseydi zaten o parayı verip alırdı. Onun yerine Olcan'ı tercih ettiler.

Oynamak başka, kadro rotasyonuna girmek başka bir şey.

Pektemek'i de FB istiyordu, kesin 11'in değişmez adamı olarak... Şimdi yabancı oyuncu kuralı değişti, bakalım kaç tanesini isteyecekler.

Ha bu arada, hepsini de BONSERVİSLERİ olmadığı için alacaklardı. Para vermeye değer görmüyorlar, onu da hatırlatalım.

Zaten para ettiğine inansalar, Olcan yerine Gökhan'a verirlerdi.

Atiba'yı ne yapacaklarını açıklasın birileri. Melo'nun yerine mi oynayacak, yoksa yine Emreleri falan mı kesecek?

Demba zaten dünya yıldızı, onu dışarıda bıraktığımızı artık hesaba katmalısınız. Adamların Sosa yerine Diego'yu, Sneijder'i tercih ettiğini, oynattığını görmeyip, "isterler" demek de ayrı bir meziyet.

İlk 11'e -Demba'yı söylemişlerdi zaten- giremeyecekleri gayet açık ortada.

Ha ama siz diyorsanız ki, Türkiye'nin en iyi kadrosu Beşiktaş'ta, -bir ton eksikleri sayılan, beğenilmeyip yerden yere vurulan adamlar bir anda dünya yıldızı oluyorlar o da ayrı- o zaman onun hakkını vererek liderlik durumunda.

Bana kalırsa da Bursa maçı dönemeçtir. Ondan sonra konuşmak gerekir.

Artık anlaşılsın yani.

yilmaz dedi ki...

@övünç'e katılıyorum, galiba tünelin ucu gözüküyor. Bu takım ne ara bu hale geldi anlamıyorum. Önceleri ilk yarılar tutuk oynuyoruz diyoduk, ikinci yarı koparıyorduk maçları. Şimdi o da gitti. Her maç 0-0 bitecek deseler bizimkiler sahaya çıkmayacak.

4 takımı yenip alacağımız kupayı hedef olarak görmeyip, liverpool, psv, napoli, villarreal gibi avrupa gediklilerinin olduğu kupayı hedef görüyoruz. Şampiyonluk desen zaten pamuk ipliğinde, bu hafta sonu 3. olma şansımız %50'den az değil.

turkkant dedi ki...

Beşiktaş kadrosundan hiçkimse FB-GS ilk onbirinde oynayamaz demek, biraz, "Grass is green on the other side" psikolojisi.

Sosa-Ba-Töre şu an iki rakibimizde de ilk 11 çıkar. Şu GS kadrosundan kaç oyuncuyu Beşiktaş'a alıp direk 11 koyarsınız? Sneijder, Muslera... Başka? Şu yaşta, şu halde Melo ve Selçuk'u mu? 4 yaş gençken müthiş oyunculardı, şu an bitik... Beklerini mi? Her maç komik durumlara düşen stoperlerini mi? Fener'in ise geri dörtlüsü komple alınabilir, ama ön tarafında bizden çok önde oyuncu görmüyorum. Ba-Sosa-Olcay-Töre mi, Emenike-Diego-Alper-Kuyt mu, derseniz, ben bizimkini tercih ederim.

Veli Avusturya milli, P. Franco Kolombiya milli, kendi milli takımımıza da gayet yeterli sayıda oyuncu veriyoruz. İki senede az para da harcamadık: 32 milyon euro bonservis. Beşiktaş'ın kadrosu özellikle "bu lig için" azımsanacak bir kadro değil. Bu ligde Sercan-Ozan Tufan'la Bursaspor şampiyon oldu. Açın Lucescu'nun şampiyon yaptığı 2001/02 kadrosuna bir bakın, Victoria'lar, Radu'lar, Fleurquin'ler...

Bu maça fazla takılmamak lazım, Liverpool yüzünden sanırım, oyuncular hiç konsantre değildi. Liverpool maçı da kaybedilse kimseyi suçlamak doğru olmaz, ciddi kalite farkı var. Ama bu kadro ligi alacak, almalı, almazsa tüm sene yere göğe sığdırılamayan hoca ve yönetim ciddi olarak eleştirilir.

Tabi her zaman "ama hakemler vıdı vıdı" diye ağlayabiliriz. Şampiyon olduğumuz seneler hakemler çok daha mı iyiydi? Üç aşağı beş yukarı aynıydılar, kimi zaman daha beterdiler. Hakemi de yeneceksin o zaman.

Barreto dedi ki...

Kupadan elenmek iyi oldu: Takım çok seyahat ediyordu. Fikstürdeki yoğunluk bir nebze azaldı. 10 sene daha kazanmasak umurumda olmayacak bir kupa için enerji sarfetmenin, sakatlık riski almanın hiç gereği yok.

Yönetim devre arası transfer başarısı gösteremedi.

Hocada da belirgin bir gelişim göremiyorum. Biliç ile ilgili daha önce bolca eleştiri de bulundum bir daha aynı şeyleri yazacak mecalim yok.

Herşeye rağmen takım şu anda lider.
Tüm enerji lige verilmeli. 22 Mart'ta Milli Maç arası olacak. O tarihe kadar 6 maçlık sıkı bir fikstürümüz var.

15.02 Bursaspor
22.02 Eskişehirspor(D)
01.03 Balıkesirspor
09.03 Sivasspor(D)
16.03 Kayseri Erciyesspor
22.03 Fenerbahçe(D)

Fenerbahçe'ye yenilmezsek ve 4Galibiyet 2Beraberlik elde edebilirsek şampiyonluk şansımız bir hayli yükselecektir.

Ayrıca Liverpool maçlarındaki motivasyon takımı tekrar eski havasına sokmaya yardımcı olabilir.

planck dedi ki...

Takımın ve biliçin bu sezonda yerden yere vurulup eleştirilmemesi gerektiğini hep söyledim, fakat takımdaki mental sorunları da görünce söylüyoruz teknik taktik işi değil bu sonuçta, bir eleştri bile değil sadece fact. Takımın bu yarı top oynama iştahı yok bir şekilde ve kendilerinde bir maça asılmayıp başka bir maça bilenecek potansiyel göremiyorum. Bursa karşısında yine fiziksel olarak herşeyini sahaya koyacaktır takım, bundan şüphemiz yok tabi.

BesiktaskUlan dedi ki...

Hah şimdi gelelim işin hileli kısmına...

Bizim oyuncuların hepsi sezon başında rakipler tarafından alınabilir durumdaydı. Aldılar mı?

Hayır.

Sezon arasında birilerini ikna ettiler mi?

Hayır.

Demek ki, "şu an" lafını kullanarak hile yapıyoruz. Çünkü sezon başında kayda değer görülmeyen, alınmayan oyuncular, form tuttuktan ya da rakibin oyuncuları formsuz olduklarından dolayı "rakipte şu an oynar" derseniz tutarlı bir davranış olmaz.

Onları bu seviyeye getiren duruma ya da kişilere bakmak gerekir.

Sezon başında Atletico'nun müzmin yedeği olarak alınan Sosa, Diego'dan iyi oynuyorsa, "şu an" içindir ve esas mesele onları bu forma getirebilmektir.

Ona kalırsa, sezon başında adam yerine koymadığımız Serdar da şu andaki GS'de oynayabilir. Ama Çamdal'ı almadığımız için yas tutmuştuk.

İşte bunun adı takımı bir adım ileriye götürmektir. Bilic de bunu yapmıştır. Yoksa Sosa, Diego'dan iyi oyuncu olduğu için değil, Diego şu anda rezilleri oynadığı için o takımda, "bugün" forma giyebilir.

Yani güzel kardeşlerim, formdaki oyuncu zaten her takımda oynar ama bir önceki yazıda da belirttiğim gibi, yine de bizimkilerin -Ba ve GS'de Töre hariç- zerre şansı yoktur. Diego yerine Sosa'yı oynatacaklarını düşünmek ne kadar doğru kararını siz verirsiniz.

Ayrıca bu haftadan sonra GS'nin "rakiplik" sıfatının düşeceğine inanıyorum. Onu da belirteyim.

Barreto dedi ki...

Takımın kalitesi ile ilgili transfermarkt dan lige şöyle bir bakalım.

Ligin en değerli 25 oyuncusu:

1 Fernando Muslera 17,00 Mill. €

2 Wesley Sneijder 15,50 Mill. €

3 Moussa Sow14,00 Mill. €

4 Caner Erkin13,00 Mill. €

5 Emmanuel Emenike13,00 Mill. €

6 Burak Yilmaz12,00 Mill. €

7 Mehmet Topal12,00 Mill. €

8 Demba Ba11,50 Mill. €

9 Onur Kivrak11,00 Mill. €

10 Gökhan Töre 10,00 Mill. €

11 Olcay Sahan 9,50 Mill. €

12 Semih Kaya 9,50 Mill. €

13 Alper Potuk9,00 Mill. €

14 José Sosa8,75 Mill. €

15 Gökhan Gönül8,50 Mill. €

16 Felipe Melo 8,00 Mill. €

17 Aurélien Chedjou 8,00 Mill. €

18 Óscar Cardozo 8,00 Mill. €

19 Bruma 8,00 Mill. €

20 Veli Kavlak 7,25 Mill. €

21 Selcuk Inan 7,00 Mill. €

22 Cenk Tosun 7,00 Mill. €

23 Josué 7,00 Mill. €

24 Raul Meireles 6,75 Mill. €

25 Oguzhan Özyakup 6,75 Mill. €



Ligin en değerli 10 oyuncusu:4 FB, 3 GS 2 BJK, 1 TS,
Ligin en değerli 25 oyuncusu:8 GS, 7 FB, 7 BJK, 2 TS, 1 BS

ilk 10 da biz den Ba ve Töre var ikisi de FB/GS'de ilk 11 oyuncusu olur.

İlk 25'de ise Sosa, Olcay, Veli, Cenk ve Oğuzhan var. Oğuzhan dışındakilerin diğer takımlarda da sıklıkla 11'de tercih edileceğini düşünüyorum.

Bu listede eğer Beşiktaş'tan 1-2 tane bek yada stoper bulunsaydı muhtemelen şimdi daha iddialı konuşuyor olurduk.

Bu durumda dahi diğer iki rakibimiz ile aramızda kadro kalitesi olarak büyük bir fark olmadığını düşünüyorum.

Hülasa bu iskelet ile bu koşullarda Beşiktaş'ın şampiyon olması pekala mümkün.

turkkant dedi ki...

Üç takımı kalite olarak sıralasam, FB-GS-BJK yaparım. Ama fark makul, iyi bir teknik yönetimle üstesinden gelinebilecek bir fark.

Yani şampiyon oldukları seneler Atletico'nun Barca-Real ile, Bursa'nın üç büyüklerle, B. Dortmund'un Bayern'le arasındaki fark kadar değil.

BesiktaskUlan dedi ki...

Bu arada amaç çatışma değil ama şurada üç takımın 2 yıl içinde harcadığı bonservis bedellerini de not edelim.

Maksat tamamen bilgilendirmedir.

İmza paraları hesaba dahil edilmemiştir, sadece bonservis rakamları vardır.

(EURO)

-----------13-14 --------------14-15
Beşiktaş / 13 milyon 647 bin - 13 milyon (+Milo)
FB / 31 milyon - 0 (Diego'yu saymıyoruz)
GS / 17.750 (devre arası) + 22.750 - 13 milyon 600

Zaten büyük bir takım olan Beşiktaş'ın, diğer Anadolu kulüplerinden fazla harcaması olağandır. Hepsinden az harcayıp, hepsinden fazla performans almak mesele.

Sonuçlar;

1- FB bu sene deli gibi para harcayacak. Avrupa cezaları bitiyor, oyuncuları yaşlı vs...

2- GS, muhtemelen her şeyi kısacak. Onlardan büyük atak beklemiyorum.

3- TS harcamaya devam edecek. Zaten bu konuda rakipsizler.

4- Bursa Başkanının dediğine göre, "yıldız oyuncu" alacaklarmış. Düşük maliyetle -bonservis ücretini en az ödeyen takım- belli bir çıtaya gelemediklerinin farkındalar.

Hayırlısı olsun bakalım.

BesiktaskUlan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
BesiktaskUlan dedi ki...

@Barreto

Onlar güncellenmiş listeler, yani bu seneki bonservis artışlarını dahil ediyorlar. (Töre falan değerlendi yani) Kadro değerimiz ilk kez birinin üstüne çıktı -Ocak ayı itibariyle-

Yoksa o kadar oyuncumuz bile yoktu.

Bunu diyordum işte, oyuncuları değerli kılan şey Beşiktaş'ın kendisi oldu. Yoksa hiçbirinin değeri diğerlerinden önde değildi.

Paylaştığın için teşekkürler, harika bilgi olmuş.

Tam haber metni;

"Transfermarkt verilerine göre Beşiktaş Takım Değeri 97 Milyon Euro’dan 116 Milyon Euro’ya Yükseldi.

Oyuncuların uluslararası piyasadaki güncel bonservis değerlerini paylaşan Dünyaca ünlü Almanya kökenli transfermarkt.com sitesi Türkiye güncellemesini gerçekleştirdi.

27 Ocak’taki son güncellemeye göre Beşiktaş’ın oyuncularının bonservis değeri 116 milyon euro’ya yükseldi.

Bilindiği üzere son Ağustos güncellemesinde Beşiktaş’ın kadro değeri 97 milyon euroydu.

Beşiktaş’ta en çok değerini artıran oyuncular ;

Demba Ba 11,5 Milyon Euro

Gökhan Töre 10 Milyon Euro

Olcay Şahan 9,5 milyon euro

Jose Sosa 8,75 milyon euro

Kerim Frei 4,5 milyon euro

Pedro Franco 4,5 milyon euro

Olarak güncellendi."

herkes çok güzel yazmış keyif aldım okurken.ben de kupadan elenmekten ziyade ruhsuz futbola takıldım.yoksa millet şampiyonluk kupasını kaldırırken.beşiktaşın tr kupasına sevinmesine içim elvermiyor.biz şampiyon olalım kupayla kim avunursa avunsun.bir de beşiktaşın o tempolu futbolunun olmazsa olmazı veli ve atibayı aynı anda oynatmaktır.diğerleri fantezidir ve onun hiç zamanı değil.

Barreto dedi ki...

@BesiktaskUlan,

Prensip olarak Beşiktaş'ın gelecek vadeden oyuncular alıp parlatmasını her zaman tercih ederim. Ama gençlerin yanına heyecanını yitirmemiş kıdemliler gerekiyor. Bu sezon sadece Ba ve Sosa var, Sivok eskisi gibi değil. Keşke Zago2003 ve Ernst2009'umuz da olsaydı.

Övünç dedi ki...

İşi çarpıtıyorsun hocam.

Hem Fenerbahçe , hem Galatasaray bu oyuncuların büyük kısmına Beşiktaş'tan daha fazla para teklif ettiler , oyuncular burayı seçti . Diego , Olcan , Alper , Tarık gibi oyuncular daha fazla para vereni veya tuttukları takımları seçtiler.

Diego'da , Tarık'da , Olcan'da bizim için alınabilir durumdaydı. Nasıl ki Almeida'ya Demba Ba parası verip tutabilirdiysen , bu adamları da alabilirdin ama almadın bu bir tercih meselesi fakat senin söylediğin biçimde bir tercih değil . Bu adamlardan kötü oldukları için vazgeçmiş değiller. Oyuncular istemediği için vazgeçmişler . Tıpkı Mondragon'un zamanında Beşiktaş'ı istemediği gibi.

Ayrıca "tercih edilmeyen" Sosa , geçen sezon Diego'dan 5 maç fazla oynamış Atletico'da . Final maçında 54. dakikada oyuna girmiş Diego kendisini kenardan seyrederken .

Tercih edilmeyenleri alıp , tercih edilir hale getirdik demek tam anlamıyla abesle iştigaldir .

Gereksiz bir şekilde doğrulama yapmaya çalışmanın anlamı yok. Zira ortada bir başarı yok . Önce başarı olsun ondan sonra konuşalım bunları. Bu senede 3. olduktan sonra " ama oyuncuların performansı yüksek yaa " diyerek bu işin içinden çıkılmaz.

Ben sadece takım kötü oynuyor diyorum . Sonuçta takımın ne oynayabildiğini gördük. Gördüğümüz çıtanın çok altındayız ve bir daha oraya çıkabileceğimize dair bir emare görmüyorum .

Coolio dedi ki...

Benzer yorumlar olacak kusura bakmayın.

Olağanüstü (olağanüstü çünkü seyirce desteği yok ve seyehat yorgunluğu var) performans göstermiş bir takım beklentilerimizi bu kadar yükselttiği için şu an eleştiride bulunuluyor. Bu yanılgıya girmeyelim lütfen. Oyuncular kapasitelerini sonuna kadar kullandılar ve biraz ortalama kapasite gösterme hakları var. Çünkü eldeki malzeme bu. Unutmayalım ve destek verelim.

Kayseri maçı için hiç eleştirmeye gerek yok çünkü elenmek istediler. Bu kadar basit. Her zaman dördüncü hakeme yaka paça saldırıp itiraz eden Bilic dün hiç itirazda bulundumu? Hayır. Çünkü bu maçı kazanmak istemiyordu. Bile bile kaybetmedi ama oyuncularının turu geçmesi için ekstra performans göstermesini istemedi ve elenerek potansiyel bir sürü deplasman seyehatinden kutulacağını biliyordu. Ondaki bu motivasyonsuzluğu gören oyuncularda sahada aynı isteksizliği gösterdiler. Dolayısıyla bu isteksizliğe çok da kızmamak gerek. Evet Bursa maçındada aynısı yaşanırsa o zaman tekrar değerlendirelim.

BesiktaskUlan dedi ki...

Yukarıda kimin ne kadar değerinin arttığına dair bir bilgi paylaştım.

Demek ki oyuncuların performansı yüksek, bir şekilde kayda değer biçimde dikkat çekip, olası bonservis miktarlarını artırmışlar.

Bunu söylerken eldeki somut verilerle hareket ettim, ahkam kesmedim.

Sosa tercih edilen bir oyuncu olsaydı, sadece bizden teklif almazdı. Evet, o takımın rol oyuncusuydu ama Diego kadar bile talibi çıkmadı. Bizim aldığımız takım da ortada, ödediğimiz düşük bonservis de. Oysa FB, bonservissiz bir adama dünya kadar imza parası vermek zorunda kaldı, çünkü rakipleri vardı. Hatta bunlardan biri de bizdik. Sosa ilk planımız bile değildi, hatırlıyor musunuz?

İşte bu tercih edilmeyen demektir. Sosa bir zorunluluk neticesinde alındı.

Diğerlerine de tek tek bakmak lazım.

Hadi Cenk, Beşiktaşlı diye geldi, buna itiraz etmem.
Gökhan Töre, "bonservisimi halleden kulüple görüşürüm" demedi mi? GS, onu tercih etmedi, çünkü geçen sene dengesiz gözüktü. Bu sene parlayacağı tahmin edilemedi, onun yerine garanti Olcan'ı aldılar.
Habire menajer uydurmaları oluyor, yok FB Pektemek'e iki katını vermiş de, bizi tercih etmiş. Onun için mi 200 bin euro için haftalarca pazarlık etti?
Veli'yi de FB istiyormuş, Beşiktaşlı diye kalmış. Bu da başka bir hikaye...

Madem realist Beşiktaşlılarız, o zaman şu gerçeği hepimiz biliriz;

Bir futbolcuyu transfer etme sırası, FB-GS-BJK şeklinde gider. Kimse bizi kara kaşımıza, kara gözümüze -Cenk dışında- Beşiktaşlı olduğu için seçmez. Tolgay imza atarken yakalandı da Beşiktaş'a geldi, bizi seçmiş mi oldu?

Mondragon'un bizi seçmemesi de dahil, hepsinin temelinde tercih edilmek yatar. Yoksa FB, GS istediği sürece Beşiktaş bir oyuncuyu alamaz. Diego'yu alamadığımız gibi...

Artık bu kadarının farkındayızdır herhalde.

Diğer yandan kötü oynadığımıza katılıyor ve tespitine hak veriyorum. O çıtaya çıkılıp, çıkılmayacağı tartışılabilir.

Ama benim dediğim, o çıtanın "sürpriz" ve "ekstra" olduğudur. Bir daha çıkamazsak normaldir, çıkarsak şaşırırım asıl.

Demek istediğim buydu.

Övünç dedi ki...

Bak dediğim çarpıtma bu.

Beşiktaş oyuncu alabilir . Bu aldığı adamı doğru adam yapmaz. Olcan'ı da , Diego'yu da alır . İsteseydi alırdı . 500 olmuş borç , 510 olurdu . Alamamak ile almamak arasında fark var . 2.5 verir Almeida'yı tutardı 6 m € bonservis artı senelik 2.9 m € Demba Ba'ya vereceğine , Sosa'ya 3.4 m € bonservis + 1.6 m € vermez , Diego'yu alırdı . Rubie'e 4.5 vermez Trabzon'a verip Olcan'ı alırdı eğer Biliç bu adamları isteseydi.

http://www.dha.com.tr/besktas-sosayi-kapa-bildirdi_746707.html

Neyse gereksiz bir polemik yarattık kusura bakmayın :)

yilmaz dedi ki...

@Coolio elenmek istedilerse bu başlı başına bir eleştiri sebebidir.

Türkiye Kupası'na yayla cup muamelesi yapmayın lütfen. Ülkenin 3 tane resmi kupası var. Biri türkiye kupası, bir diğerini oynayabilmek için de türkiye kupasını kazanman lazım. Mersin'in devam ettiği bir kupada beşiktaş 2. lig takımına elendiği için devam edemiyorsa, bu kepazeliktir. Ve bu oyuncuların ve teknik heyetin istekleri doğrultusunda olduysa (hayatta ihtimal vermiyorum) daha büyük kepazeliktir.

Açık konuşalım haftalardır, kötüye doğru bir gidiş var ve bu kötü gidişin ilk somut kaybı kaybedilen Türkiye Kupası oldu.

Son dönem performansımızı gördükten sonra avrupa liginde ilerleyemeyeceğimiz gün gibi ortada. Oradan bir ümidim yok açıkçası. Şampiyonluğun yolu da fener maçına kadar, fenerden önde olabilmek. Kaybettiğimiz anda arada 2 maçlık fark olmazsa(3 puan ve üzeri), tekrar ibre bize dönebilir ilerde.

Coolio dedi ki...

@yılmaz

şartları ne kadar görmezden geliyorsunuz. Renkliler genelde 2 haftada bir seyahat ediyor, bir de ekstradan deplasman kupa maçları var. Ama bizimkiler haftada bir ve de ekstradan kupa maçlarında.. Ve nadiren seyahat etmeyip İstanbulda oynadığı maçlardada diğer kuluplerin taraflarının verdiği, tüm sıkıntıları unutturan moral desteğini almak yerine fırtınalı, seyircinin olmadığı, oynadıkları oyundan kendilerininde zevk alamadığı, aman sakatlanmayalım diye geçirdikleri zulümpiyatta maç oynadılar. Yani o maçları da seyehat yorgunluğu veren deplasman maçları kategorisine koyabilirsin.. Bunlar yetmiyormuş gibi sezonu herkesden önce açtılar.. bunlar yetmiyormuş gibi sakatlıklar nedeniyle dinlenemediler, rotasyona giremediler.. Bunlar da yetmiyormuş gibi hakemler tarafından maçlarda ezildiler..

Bunların hepsine cevabın "e o kadar para alıyorlar, olacak tabi" ise boşuna fikir tartışmasına girmeyelim. Eğer bu yukarıda sayılanlara biraz olsun anlayış gösteriyorsan kupadan elenmelerine kepazelik diyemessin. Kötü oynadıkları hakkında hemfikiriz. Buna kimse karşı çıkmıyor. Ama yukarıda saydığım şartları ve de oyuncuların genel kapasitelerini dikkate aldığında şu anki konumları büyük başarı. Bunu bütün bir sezon göstermeleri mucize olurdu. Mucizeyi tamamlayamayacaklar galba diye düşündürtmeye başladıkları ilk haftalarda bu kadar eleştiri haksız. Unutma zaten kendilerinden beklenmeycek bir hedefe gidiyorlar. FB maçına kadar puan farkını açamayabilirler hatta o maçtada yenilebilirler.. bu sinyalleri şimdiden veriyor olabilirlerde ama yinede bu da başarısızlık sayılmaz.

Geçen seneye göre kadro kalitesi arttımı, hemde para saçmadan? Arttı. Bilic öncesine göre oyun kalitesi arttımı? Arttı. Oyuncu performansları arttımı? Arttı. Demek teknik direktör ve yönetim doğru yolda gidiyor. Daha ilk günden yer aldığı 3 kulvardada şampiyon olan bir takım istiyorsun. Bizim olanaklarımız üçüncülüğü gösteriyor. Bunun üzerindeki herşey başarıdır. Her olanağımız tam olduğunda bahsettiğin eleştirileri ben dahil herkes yapacaktır zaten.

@Yılmaz, sana hitaben değil sadece. Kişisel algılama lütfen.

cochise dedi ki...

Haftalardır çok yoğun olduğum için bir şey yazamıyorum; kısa kısa yazmayı da sevmediğim için de hızlıca yazılanları okuyup işlerime dönüyorum ama @ BesiktaskUlan'ın Bursaspor hakkındaki "çıkışı da yenidir bu arada" hakkındaki yanlış tespiti hakkında iki kelime edeyim dedim. Bursa sadece Avrupa maçlarında çok çok kötüydü ama yeni hoca yeni anlayış anlaşılır birşeydi. Ligin başından itibaren taş gibi oynuyorlar. GS'yi de bizi de oyun olarak ayıkladılar ligin ilk yarısında. Ama sonuç alamadılar kalitesizlikten. Bursa'nın 7-8 maçını izledim. Şenol Hoca'nın Bursa'ya yarattığı etki az bulunur bir şey bence. Haa bizde GS'de falan bu etki olur mu emin değilim. Fakat özetle şu anda en saygı duyulası takım Bursa ligde. Puandan ziyade oyun anlayışından dolayı...


Biraz daha vakit bulunca takımımız hakkında daha geniş yazacağım umarım ...

(2. yarı bizim maçlar harici pek izleyemedim; ama Eskişehir GS maçına biraz bakiim dedim çatladım; fark yiyeceği maçı aldı herifler..)

Övünç dedi ki...

Bu arada kemm gözlerimle Motta'yı sakatlamışım. 2 ay filan oynamayacak deniyor.

Halı saha futbolcusuna dönüşen İso'yla bu lig bitmez vallahi ...

planck dedi ki...

İso'da sakat abi, ya uğur ya atiba geçer oraya. Uğur geçerse 2 hafta sonra sakatlanır o ayrı.

BesiktaskUlan dedi ki...

@cochise

Bursa'nın 15'ten fazla maçını izledim. Birkaç büyük maçta karar vermeyin, en azından geçen haftaki GB maçını izleseydin, o çıkışın bizim gibi inişli çıkışlı olduğunu görürdün.

Bursa ligin ilk yarısında 2-3 maç hariç, kör topal gitti, sonuna doğru toparladı, şu anda da GS maçı haricinde yine biraz şansla ilerliyor, son dakika gollerine bakıyor.

Ayrıca bunu söylemek Şenol Hoca'ya haksızlık etmek değildir, zamana ihtiyaçları var. Yoksa kimse onları aşağılayamaz, hele Şenol Hoca'ya benim gibi özel sevgi besliyorsan, bunu düşünmezsin bile.

Ha bu arada, Motta olayı doğruysa, artık gönül rahatlığıyla 3.'lüğü konuşabiliriz.

Lig bizim için bitmiştir.

İso'yla iki maç sonra şampiyonluktan düşeriz zaten. Neyse, daha da tartışacak bir şey kalmadı o vakit.

Hepimize geçmiş olsun.

YSY dedi ki...

İsmail de sakat. Oraya atiba gecer ortaya da tolgay. Yapacak başka birşey yok.

BesiktaskUlan dedi ki...

Bu arada, şampiyonluğu Motta'ya bağlamadım, o kadar iyi bir oyuncu olmadığının farkındayım.

Ama İso'nun topçu demeye utanılacak hali, Uğur'un SSK'dan emekliliğini bekleyen tavırları bizi yeterince mahveder.

En iyi opsiyon, Atiba'nın sola çekilmesi gibi duruyor ama eğer bu olur ve Atiba ile Veli ayrılırsa, daha büyük yıkım olacağına inanıyorum.

Her halükarda kaybedeceğiz gibi. Bu zamana kadar şampiyonluk olasıydı, artık "imkansıza" dönüştü. Onu da başarırlar mı, meçhul.

Haber doğruysa, lige havlu attık demektir. Artık düşüşü kimse engelleyemez. Oysa Bursa maçında gerçek bir zirve olacağına inanıyordum.

Her şey alt üst oldu, vay be...

Motta bir aya doner, iki ay rakami her zamanki abartidir muhtemelen.

Ismail gecen mac yedek kulubesindeydi, ne zaman sakatlandi ki?

Sola Atiba, ortaya Veli-Tolgay bizi yeterince tasir gibi duruyor.

Enseyi karartmayalim hemen.

can dedi ki...

Bu blog oyle bir kamusal rasyonel muzakere yeri ki Habermas gorse aglar yemin ediyorum. Konusmaya karamsar tarafta baslayan ben iyimserlesirken, iyimser tarafta baslayan arkadaslar karalar baglamislar. (Muzmin iyimser Shelbyl haric elbette)

zago30 dedi ki...

Kayseri maçında kötü oynadık ancak Bursaspor ve Liverpool maçlarında böyle bir performans sergileyeceğimizi sanmıyorum.Motta ve İsmail'in sakatlığında sol bekte Atiba'yı oynatır Bilic.Stoperde ise Necip'i oynatır diye düşünüyorum.Zira Atınç'ın kupa maçlarındaki performansından memnun olduğu söylenemez.Veli-Atiba ikilisinin bozulduğu her maç sıkıntı.Veli'nin yanında Tolgay'ın oynamasını tercih ederim.Sonradan oyuna dahil olacak Oğuzhan'dan daha iyi performans alacağımızı düşünüyorum.

turkkant dedi ki...

Opare iki kanatta da oynayabiliyor. Sol bek çıktığı çok maç var. Eğer müzmin bir sakatlığı yoksa, Bursa maçı sonrası solda oynar...

BesiktaskUlan dedi ki...

@can

Haklısın.

Hala iyimserim aslında ama olabilecek en kötü ihtimalin olduğunu düşünüyorum.

Bir nevi kendimi hazırlıyorum.

EC dedi ki...

Kayseri macinin tekrarini izliyorum da bizim Necip den hic birsey olmaz.. Ilerlemeyi birak yerinde bile sayamiyor.. Pektemek de fazla birsey demek degil artik.. Ne yaptigini biliyorsa bende Obamayim...
Hakem Antep GS macinda antep aglarini icgudusel olarak sarsan arkadas Yankaya yalamasiydi ve faullerde hep aleyhimize calismis.. Dusunun ne kadar lobimiz var.. Gectim Derbi macini, ikinci lig takimina karsi bile hakemler bizi buyuk yada birinci lig takimi diye gozetmiyor ustune ustluk aleyhimize uflemeye devam ediyorlar.. Tasirsin puanlari.. Is derbi maca kali, hakem aleyhine 2 kart 1 Penalti verir ve alir sampiyonlugu.. Turkiye de bu isler boyle.. Asilmak lazim her maca her puana ki isi derbiye baglamasinlar orada ne olacagini biliyoruz..

Emir Gökbudak dedi ki...

Bursaspor'un, Beşiktaş maçı; hedef bir maç değil. Prestij maçı. Motivasyonları Galatasaray maçında gösterdikleri seviyeyi yakalama arzuları olur.

Beşiktaş'ın, Bursaspor maçı ise geleceğine yatırım yapılan oyuncuların "kazanan" sporcu olup olamayacağına dair sinyaller verecek maçlardan biri. Baskı her hafta artıyor. Nasıl reaksiyon verecekler göreceğiz.

İki kulüp arasındaki bu motivasyon farkı oynanacak oyunu ve skoru muhakkak etkileyecektir.

Not: Hepimizin esasında takımdan beklediği bir meydan okuma var. "Arkadaş biz buradayız ve bu topu bizden iyi kimse bu memlekette oynamıyor." Bu konuyu fazla abartmamak lazım. Yıllardır gelmeyen şampiyonluk takımdan çok taraftarı geriyor. Merak etmeyin ilk yarının sonuna doğru bir tane olcay yazar. 1-0'da alırız maçı.



krematistik dedi ki...

@Övünç öncelikle yorumlarını büyük bir ilgiyle okuyorum ancak töre konusunda sezon başında sende "Beşiktaşulan" gibi düşünüyordun. Yazdıkların dün gibi aklımda, Töre'yi bizim almamızın çok düşük ihtimal olduğunu GS isterse GS'nin alacağını belirtmiştin yanlış mı hatırlıyorum acaba?

Övünç dedi ki...

Beni geren mevzu takımdaki düşüş değil aslında.

Burada tartıştığımız takımın hücumda çoğal(a)mama , stoper , bekleri ve merkez ikilisine baskı yediğinde çok fazla basit top kaybı yapma , top dolaştırma yetersizliği.

Baskıyı kırabilmeniz için top yapabilmeniz lazım. Biz bunu yapamadığımız için Konya'da , Bursa'da , Tripoli'de baskıyı kıramadık .

En büyük özelliğimiz olan önde baskı ve rakip çıkarken kapılan toplarda da aynı iştahı göstermeyince tamamen Sosa ve Töre'ye bağımlı bir oyun yapısına dönüyoruz. Serdar'ın ekstra gayreti ve ileride kazandığı 2 toptan gelen goller olmasa 4 puan kaybetmemiz işten değildi.

Pazar günü karşımızda bu baskıyı ligde en iyi yapan takımı olacak. İyi durumda olan Beşiktaş'a bile ters gelecek kalibrede bir takım.

Bu maçta Bursa'nın temposuna yanıt veremessek , ki mevcut fizik durumumuz buna uygun görünmüyor haftalardır , akılların biraz Liverpool maçına kaymasını da eklediğinizde işimiz epeyce zor.

Hani Bursa'nın şarjı dakika 70 civarında bitiyor işi oraya kadar getirebilsek bile yarı saha set oyunlarındaki beceriksizliğimizi gördükten sonra şu son 2 maçta canım sıkıldıkça sıkılıyor.

Övünç dedi ki...

@krematistik

Muhtemelen doğru hatırlıyorsundur hocam.

Fakat anlatmak istediğim olay bu zaten . Beşiktaş , Galatasaray'ın elinden oyuncu alabilir ama mevcut konjüktürde bunu transfer rekabetine dökmekten zarar görür . Bu Galatasaray daha büyük veya mali yönden daha kuvvetli olduğu kadar , Beşiktaş'ın transfer stratejisi ile de alakalı. İpler onların elinde değil bunu demek istiyorum . Beşiktaş o ihtiyacı hissederse , Olcan'ı da alırdı , Ozan Tufan'ı da alır.




Coolio dedi ki...

@Emir Gökbudak

Bizim gol yemeden bitirmemiz mucize olur sanki. Çok fazla karambol golü atan Fernandao ve karambol yaratan Ersan eşleşmesinden bir gol çıakr sanki. Tek tesellimiz çılgın çocuk İso'nun Motta'nın yerine oynamayacak olması ve de o bölgede Volkan Şen'in oynamayacak olması.

Bursa'nın defansı kazma oyunculardan, adam kaçıran oyunculardan kurulu. Gökhan'a yine çok iş düşüyor. Atacağımız golde bir şekilde yine o olacak. Ayrıca Serdar'ın ileride ısrarlı presi yine bu maçta faydasını verecek.

cochise dedi ki...

@ BesiktaskUlan
Bursa'yı övme sebebim oynadığı oyundan ziyade elinde kadroya göre oynadığı oyun ve daha çok da oyun anlayışı; Şenol Hoca'nın inanılmaz katkısı konusunda da uzak değiliz anlaşılan.

ben nedense bursa karşısında kötü oynasak da yeneceğimizi düşünüyorum. Zira Bursa da büyüklere karşı hep üstün oynasa da sonuç alamamanın stresine sahiptir. Ve çok övülmenin getirdiği havaya girme meselesini mutlaka yaşamaya başlamışlardır. Misal Fernandao'yu büyükler istiyor haberleri vb. Bu takımı gaza getirir ama biraz da kırılgan hale getirir. Motta meselesi can sıkar evet ama o da o kadar kötüydü ki son maçlarda Atiba'nın oraya çekilmesi şaşıracağımız kadar pozitif katkı da sağlayabilir.

Özetle o maç bizim!!!

~Poseidon~ dedi ki...


3 Moussa Sow14,00 Mill. €

5 Emmanuel Emenike13,00 Mill. €

6 Burak Yilmaz12,00 Mill. €

17 Aurélien Chedjou 8,00 Mill. €

18 Óscar Cardozo 8,00 Mill. €

19 Bruma 8,00 Mill. €

21 Selcuk Inan 7,00 Mill. €

24 Raul Meireles 6,75 Mill. €


Yukarıdaki ilk 25 listesinden kafadan takımda görmek istemediğim adamları yazdım. Şimdi şu adamlar bizimkilerden iyi mi?

Özellikle 17. sıradan sonra gelen adamlara bizim topçuları yeğlerim. (Kerim, Tolgay vs.)

Eğer ki önümüzdeki sezon başında bizim yönetim şu listeden 1 adamı yukarıda yazan fiyatlara veya 1-2 M € aşağısına getirsin kendimi kulüp kapısı önünde benzin döküp yakarım. Hadi ona yapamadım kulübün kapısında yazarkasa parçalarım.

Daha da listeye giremeyen tercihler var. (Olcan, Tarık Çamdal, Veysel Sarı) :)

Gs ve FB'nin bizim futbolcuları bonservisi ile almaya yanaşmamasının açıklaması oynatmak istemeyecekleri için değil, götleri yemediği içindir. Bak Bursa kulübüne Ozan Tufan dediler 10M € dedi adamlar. Yanlış olmasın tekrar yazayım 10M €. Hadi Aziz efendi o güçlü mali yapısıyla (zengin FB lilerden dilenmeden) Gökhan Töre veya Ba'yı istesin bizim başkandan allahın emri peygamberin kavliyle.

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Galatasaray batıyor hem de cayır cayır. FB'nin açıklanan rakamlarına aldanmayın her yıldız transferinde pamuk eller cebe konsorsiyumu yapıyorlar.

Tottenham, Arsenal maçlarında takımın oynadığı futbolu kim bekliyordu? Takımın bir çizgisi var kazanması gereken maçı kazanabilmek adına elinden geleni yapıyor. (Derbiler hariç. Bana göre derbilerde biliç değil genç futbolcular kaybediyor.)

Kısacası ben hem Bursa hem de Liverpool maçlarından umutluyum. Takım da Biliç de bunun altından kalkabilecek kapasitede.




YSY dedi ki...

@Coolio

Ersan cezalı o yüzden endişe etmeye gerek yok :) Umarım yerine sivok oynar. Atınç'ta hata olur bence.

Rakiplerin bizi çözdüğünü varsayarsak yaptığımız en iyi şey olan tempolu oyunu bursa karşısında daha yukarı taşımalıyız. Top çevirebilmeyi bilmek lazım. O yüzden sosa ve ba dışındaki tolgay, veli, olcay ve törenin iyi pas yüzdeleri yakalamaları gerekli. Ayrıca çift forveti de deneyebiliriz. Pektemek olabilir mesela.

planck dedi ki...

Bursa oyunu karşıya yıkmayı seven ve önde pres yapan bir takım ve aslında bu da bizim en sevdiğimiz rakip zira set hücumu yapamıyoruz ve en iyi olduğu an rakibin topla çıkarken ki anı. Üstelik defanstan top çıkartacağımız zamanlarda da bursanın ön alan presinden kurtulduğumuz anda karşımızda 20 metrelik boş alan ve derinliği pek az bir savunma hattı kalacak ki daha ne isteyelim. Ama topu defanstan düzgün çıkartmak için tolgay ve sosanın oynamaları şart bence. Baskı anında tek pasla veya ani dönüşlerle vücut çalımlarıyla topu bursa ortasahasının arkasına taşımamız ve bu andan sonra da top sürüp düzgün seçimler yapabilmemiz gerekiyor (gökhan gibi değil). Yetenek olarak oğuzhan da bu göreve hasıl fakat mental olarak kırılgan. Bunları yapabilirsek çok rahat maç olur, ama ts maçı gibi ön alan presi ile de maçı alabiliriz. Tabi bunlar oyuncuların futbol oynama iştahı olacağı varsayılarak düşünülerek yapılmış kurgular, 2015de bunları henüz pek göremedik.

Yorum Gönder

Ara