.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
8 Aralık 2014 Pazartesi

Karne: Beşiktaş 3 - 0 Trabzonspor




50 Yorum:

EC dedi ki...

en dusuk notu hakeden bence takim / team olma yoluna tas koyan Gokhan oldu.. bilerek sadece o pozisyon degil, diger pozsiyonlarda da pas vermekten kacindi.. gol atamazsa yerini kaybedecegi korkusu yasiyor saniyorum..

GS macindan once Gaziantep maci var onu kazasiz ve kart cezasi yemeden gecmeliyiz. hakemi aciklansin belli olur neler olacagi...
biz en iyi oyunu oynayip hakederek kazanirken, siritan ve hakem iteklemeleri ile bugune getirilmis GS ve FB de hala canli bicimde yarisin icinde.. oynanan futbola bakilirsa yukarilari BJK, Bursa ve Trabzon ve hic sevmedigim ibbs hakkediyorlar..

su an Turkiye deki tek umut isigi Besiktas.. TFF nin icinde buludugu bok cukurunda acan tek cicek ve futbol adina hem oyuncu hemde kulup olarak su an icin kurallara uyup da dogrulari yapan camia.. biz projeye devam etmeliyiz. onder ozen tekrar geri getirilmeli.. yoksa renklilerden fb onu kapacak.. bu yasli ve bir iki oyuncu gudumunde sekillenen fb nin kurtulusu emre volkan caner gibi tum ulkeye itici ve takimida negative etkileyici unsurlardan takimi temizleyip, genclesmek..galatasaray daha buyuk sorunlarla bogusacaklar.. finansal fair play cervesinde su an batakliga dogru kayiyorlar ve pahalilardan kurtulmadiklari surece de duzelemezler.. avrupa ya 2015 - 2016 da cikamamak da zaten sonlari olacak.. o nedenle medya, ligtv, tff cok el atacaklar gs disarda kalmasin diye..
bu lehlerine yapilan hakem hatalarini derleyip aslinda uefa ile paylasmak lazim.. TFF nin ne kadar tarafli oldugu gosterilmeli.. sonucta ulke de adalet yok ve disarda ariyoruz.. eski cumhurbaskanimiz bile ulkesini avrupa mahkemelerine sikayet etmisti..

ECO - Luksemburg

Barkın BAĞCI dedi ki...

Trabzonsporu eze eze yendiniz tebrikler. Prandelli vasıfsızı gitti önyargılarım vardı ama Hamzaoğlu iyi başladı gerek açıklamaları gerek kadro tercihiyle aman nazar değmesin. Bursaspor zaten filozof Şenol Güneş önderliğinde her geçen hafta yükseliyor. Fenerbahçe bu hakemler ve bal olduğu sürece zirve yarışında kalır. Trabzonspor da zirveye oynamasa bile şampiyonu belirleyecek maçlar oynayabilir. Kısacası bu sene bol takımlı keyifli bir yarış olacak gibi gözüküyor ŞİMDİLİK. Ama benim değinmek istediğim sevgili Beşiktaşlı kardeşlerim; geçen hafta Karabük'ün sayılmayan golü bu hafta da Sosaya verilmeyen net bir kırmızı kart var.Hayır hakemler sizi kolladı demeyeceğim, çünkü öyle birşey yok. Sadece Türk hakemliği en rezil sezonlarindan birini yaşıyor bana kalırsa. Yani hatalar kasıtlı olarak size değil herkese yapılıyor. (Feneri ayırabiliriz) Sizden ricam artık hakemleri daha az kafaya takmanız ve komplo teorilerini bir kenara bırakmanız. Yoksa Motta ve Töre dışında itici futbolcusu pek olmayan bu takımı siz antipatik yapıyorsunuz haberiniz ola. Bu arada Demba Ba ve Mustafa Pektemek ilk yarıyı kapatmış galiba , büyük geçmiş olsun Beşiktaşı %100 etkileyecek sakatlıklar.Bakalim Cenk Tosun neler yapacak

Özgür dedi ki...

Bir forvetimizin elmacık kemiği ve burnu kırıldı, bir forvetimizin (sadece forvet demek çok büyük ayıp ama neyse, muhterem bizi affeder) ayak parmağında kırık olduğu şüphesi var ve tahminen 20 gün oynamayacak. Rakip en basitinden sadece bu ikisiyle bile kasten adam yaralamak suçundan iki futbolcusunu cezaevine yollamalıyken, bütün medya organlarında Sosa'ya kırmızı neden verilmedi diye konuşuluyor. Kusura bakmayın ama o bazı medya organlarına kafam girsin. Eğer o pozisyon kırmızı kartlık bir pozisyonsa, Belkalem ayısı cinayete teşebbüsle yargılansın, Bir insanın elmacık kemiğini kırabilmen için çekiçle falan vurman lazım.
Gören oldu mu bilmiyorum ama mesela Oscar Cardozo'nun, Burak Yılmaz similatörü gibi yanında kimse yokken kendini yere atıp penatı beklediği bir pozisyon var mesela, gol çizgisi hakeminin gözünün önünde oldu olay, Cardozo kanka kart bile görmedi. Ki ben penaltı verilmemesine şaşırdım daha çok. Zaten altıncı hakemler kendilerini yeşil sahaların fiskos masa örtüsü sanıyorlar.

Çok güzel bir oyunla rahat maç kazanınca yorum sayıları bayağı bir düşmüş yine. Böyle çok iyi oluyor, yok Necip'e o kadar verilir mi, yok basiretsiz yönetim yorumları okumaktansa kaliteli yorumlar ve analizler okumayı tercih ederim. Keşke Beşiktaş'ım hep böyle oynayıp kazansa da, yorum pusucuları kış uykularından uyanamamak zorunda kalsalar.

james sneijder dedi ki...

@Barkın BAĞCI

Sosa'nın kırmızı kart denilen pozisyonu hakkında bir önceki postta yazdıklarımı okumanı öneririm. Özeti: Haydi orada burada yayınlanan spor programı adı altındaki yayınları anlarım da, herhangi bir taraftarın da değil, bir sporseverin tam tersine Sosa'ya girilen tabanı görmemesini anlamam mümkün değil.

Bu arada madem Barkın'ı bulduk salalım kobrayı :)

http://www.ligtv.com.tr/lig/spor-toto-super-lig/goller/2014-2015/10/trabzonspor/carl-medjani-14754

Golden önce Yekta'nın yaptığı saçmalıkla çizgi hakemi arasındaki mesafe ve hepsinden önemlisi bu hakemimizin durduğu ve baktığı pozisyon neresidir hocam? Hani hakemleri daha az kafaya takacağız ya, o bakımdan. Cidden söylüyorum, haydin orta hakemi hepten es geçiyoruz ya, nereye bakıyor o çizgi hakemi?

Buraya, aslen:

http://www.fotomac.com.tr/superlig/2014/11/27/penaltiyi-veremedi

Aslında bize uyar; hepsini es geçelim; zira bu halde bile hepsini es geçiyoruz zaten.

Burkay JK dedi ki...

Bayıldım takıma. Ahım şahım bir top oynanmadı fakat gerekenleri doğruya en yakın şekilde yaptık. İlk yarı biterken, Bilic takımı çok iyi hazırlamış diye düşündüm. Ramon ve Ersan'a gazı veren Bilic midir yoksa teknik ekip işi midir bilemedim.

Ne yalan söyleyim, pek iş düşmese de Ersan beni oyunuyla utandırdı. Bana göre hala Beşiktaş'ın yedek stoperidir, görüşüm bir maçla değişmeyecek.

Pektemek kendini sakınmayı öğrenmeli. Eğer bunun dersi/yöntemi varsa birebir bir hocayla çalışıp halletmeli. Son yaşadığı sakatlıktan dolayı demiyorum, genel olarak böyle bir sıkıntısı var. Bir de çok karakterli bir insan olduğunu sahada da belli ediyor, görebilene. Geçmiş olsun diyelim.

Pektemek ilk yarının son birkaç maçına yetişir, Ba en kötü Akhisar maçında sahada olur diye düşünüyorum. Şu süreçte Cenk kendine çok dikkat etmeli. :)

Sosa'yı izlemek büyük keyif. (kısa ve net)

Son olarak, şu takımı bir de Vodafone Arena'da düşünün.

kokocambo dedi ki...

@ Barkın BAĞCI

İlk yarıda özerin gökhanla eşdeğer elle kontrolü ve daha pek çok pozisyonla verilmeyen kırmızısı, ilk yarının sonunda çizgi hakeminin gözü önünde olan pozisyonda verilmeyen net penaltı, m.ekici'nin maçı tamamlayabilmesi, belkalem'in (hadi kafa topunu geçtim), demba'nın ayağına basarak sakatlamasına kart gösterilmemesi.

Bunlar sadece bir maç içinde olan olaylar. Beşiktaşlı için en rezil diye bir şey yok. Her sezon alışığız. Rakip takımlara verilmeyenler de konuşulup, takımla birlikte en ağır şekilde yer buluyor burada ama sadece 12 hafta içinde aleyhimize verilmeyen penaltılara, gs'nin son dklarda hasbelkader puan almalarına, fb'nin hakemlerle (hakem değilse kaleci golleriyle) itelenişine bakıldığında, "gerçekten" baya keyifli bir yarış. Keyifli bir taraf varsa, o da takımın anadolu'da maç oynayarak ligi silkelemesidir.

Basar dedi ki...

Belkalem adeta Beşiktaş'ı uzun vadede durdurmak için görevlendirilmiş. 2 oyuncumuzu sakatladı. 3. oyuncuyu da sakatlamaya yeltendi. İnsan maçtan sonra meslektaşını nezaketen ziyarete gider, adamın yüzünü dağıtmışsın. Hayatımda bu kadar kasap bir oyuncu daha görmedim...

Coolio dedi ki...

Civelli, Bilica.. bunlar aynı ırktan geliyorlar..

BesiktaskUlan dedi ki...

Hakem muhabbetine tekrar tekrar girmenin bir anlamı yok. Bu sezon hakemler berbat performanslar gösteriyor, zaten adam akıllı yönetmiş olsaydılar, şimdiden puan farkını 5'e çıkarmıştık. O yüzden kimseye bir şey ispat etmek zorunda değiliz.

Benim asıl takıldığım nokta, Ertuğrul Karanlık denilen adamın Beşiktaş'ta görev yapmasıdır.

Adam, Derin Futbol denilen mizah programına, hatta ROK'a mesaj atacak kadar "profesyonel" bir doktor, bununla da yetinmeyip vakti zamanında Sow için, "Kronik sakat, bir daha oynayamaz" diye teşhis koyan muazzam bir bilim adamı ve bunlara rağmen Fener'den kovulduktan hemen sonra Beşiktaş'ta görev yapıyor, evlere şenlik.

Şimdi de aynı adam, Demba Ba için neredeyse sezonu kapattıracak. Ben bu adama inanmıyorum. Doktor filan değilim, bilgisine saygı duyuyorum fakat geçmişte ayak parmakları kırılıp iki hafta sonra oynayan birçok topçu hatırlıyorum, nedense bize gelince "tedavi" şansı sıfırlanıyor.

Yıllardır sağlık heyetinden şikayet ediyoruz, hala bir şey değişmiyor arkadaş. Tamam, futbolcu sağlığını tehlikeye atmayın tabii, ama bunun değişik yolları ve çözümleri de var, bir tek bize gelince mi sorun çözülemez oluyor?

Sağlık ekibiyle ilgili ciddi sorunlarımız var, şampiyonluk için bunu da halletmeliyiz acilen.

Hala inanamıyorum, adam ilk yarıyı kapatmış deniyor. Bu kadarını bize söylemesi için mi o doktora maaş veriyoruz?

Hadi oradan ya, hadi oradan...

james sneijder dedi ki...

Demba Ba'nın pozisyonu hakkında bilenler, 2 bilemediniz 3 hafta diyor. Ben de ilk yarıyı kapattı konusuna inanmıyorum. Ama Karanlık bunu hep yapıyor. Önce normal sürenin 2-3 katını söylüyor, sonra oyuncu iyileşince doktor mucizesi oluveriyor. Güzel taktik.

A2 takımındaki gençleri oynatmak lazım gelir, demiştik. Şimdi buyurun buradan yakın: 2 golcümüz eksik, geriye Cenk ve Furkan kalıyor. Cenk'e de bir şey olsa ya da kart vs görse Furkan mecburen oynayacak. "Daha önce bir arada oynamayan adamlar" denilerek gençlerin takımla oynaması sağlanamamıştı. Eh şimdi bu oynamayan adamlar şimdi mecburiyetten forma giyecek. Sizce böylesi daha mı iyi oldu?

Ilk yariyi kapatti aciklamasi taktik bir durum olabilir. 16. haftada GS maci var. james sneijder'in dedigi de mantikli, belki CV duzuyordur kendine Karanlik boylece.

Yalniz gene de kirik parmagin tamamen iyilesmesi 6-8 haftayi dahi bulabilirmis cunku korumasi/bakmasi zor bir organ. Ba'nin kiriginin karakterini gormeden yorum yapmak mumkun olmaz.

cochise dedi ki...

@BesiktasUlan
Ertuğrul Karanlık'ın kariyerinde Sow meselesi dışında hiç bir defolu alan yok; aksine bir çok olumlu yorum var. Şu olabilir; KAranlık Beşiktaşa geldiğinde Haber1903 gibi siteler öyle bir aleyhte propaganda yaptı ki zihinlere işlemiş sanırım.

Kırık meselesi öyle bir şey ki elmacık kemiği kırılıp aylarca sahadan uzak kalan da bi sonraki hafta maskeyle oynayan da gördüm (basket). Yani Tamamen nasıl olduğuna bağlı değişiyor.

Bu arada Ramsey ne gol attı be.

(Arsenal'i bu kötü haliyle elemeliydi diye yorum medya maymunları, beşiktaşlı olarak anılmayı hiç haketmeyen eski topçularımız ne düşünüyor acaba.)

cochise dedi ki...

Hatırlar mısınız Totenham'ı ezdiğimizde "yedek kadro" diye burun kıvırdıkları için bize karşı oynayan oyuncuların bonservislerini toplayıp yaklaşık 130 milyon euroluk bir rakam bulmuştum. Ayrıca gerçe anlamıyla yedek olan rotasyonda da yer bulamayan iki oyuncu vardı sanırım. Şu anda Galatsaray'la antreman maçı yaparak 3'ü bulan Arsenal için de bir baktım; sahdaki sonrdan giren oyuncularla toplam bonservis 77 milyon euro. Kadroda epey yedek oyuncu var ve daha önemlisi şu anda A seviyede ilk kez oynayan iki oyuncu girdi oyuna.

Özellikle Arsenal maçlarındaki müthiş oyunumuz umarım biraz değer kazanır...

EC dedi ki...

NTvSpor gecesi de Irmak a twitlerle hatirlattilar Besiktasli arkadaslar.. Turk takimlari vs Arsenal maclarindaki husranlarindan bahsederken Irmak ve Ege..Mamalak Emek Ege eee "Sonuc!" Noldu diyerek elinin tersiyle ittirip atti Besiktas i.. Sonra da utanmadan kalkti Fenerbahce den cok umudumuz vardi dedi Arsenal a karsi. o dedigi yil FB icerde disarda 3 yemisti Arsenal den.. Kisaca medya da Besiktas a karsi olan tavir budur ve bu medya grubunda bazi Besiktasli eski futbolcularda sahiplerine yaranmak icin Besiktas i kucuk gorme, rakipleri kucumseme yarisina girmektedirler... Bilinmelidir ki su bok kuyusu Turk Futbolunda Besiktas tir tek olumlu sey..
ECO - Luksemburg

Övünç dedi ki...

Emek Ege kim yahu ? Kim takar onu ? Sıkıyorsa yanındaki Güntekin Onay'ken söylesin bu lafları.Önündeki istatistiklere bakmadan 2 gram fikri olmayan boş beleş bir adam . Sonucu git Arsene Wenger'e sor dingil ?

Bu arada Theo nerede ? 4-1'e 1.10 verecekmiş iddaa bundan sonra !

Coolio dedi ki...

Şu berbat, başarısız, zevksiz, insanlık dışı futbolda tek güzel şey olan hem de herşeyiğle (sahadaki oyunu, efendi oyuncusu, yönetimi..) güzel olan Beşiktaşı el üstünde tutacaklarına hala vurmaya çalışıyorlar.. Bunu yapanlar bir de içinde bulunduğumuz dönemden şikayet edenler oluyor.. ulan buna alet olan kimse (başta verdiği destek veya tepki ile taraftarlar) yazıklar olsun.. herşey sarı kırmızı, sarı lacivertmi onlar için? daha önemli değerler yokmu hayatta?

neyse uğur meleke'nin şu yazısı anlatmış herşeyi..

http://www.meleke.com/yazi/gencler-deplase-olunuz.html#.VIgKbGeKCm8

cochise dedi ki...

@coolio
dediğin en önemli nokta içinde bulunduğumuz durumdan bir de utanmadan şikayet etmeleri. Etmeyin şikayet izansızlar madem bu leş ortamı seviyorsunuz.

Ama her şey bir tarafa bu işlere çanak tutanların "beşiktaşlılar" oması beni çok üzüyor. Biraz fazla başarılı odaklı ve populist görsem de (bu nedenlerle çok da tutmazdım) resmen Güntekin Onay çok iyi bir sınav veriyor bu konuda. "Sen hesap yap lucescu" diyen adam sonuçta. :) Onun da bizim gibi beşiktaşlı olduğundan şüphem yok. (Ali Ece'yi de es geçmeyelim). Sergen'i Sinan'ı falan kabullendim artık da Metin gibileri hala üzüyor.

cochise dedi ki...

"http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/27745876.asp"
bakın şu alçaklığa. Adam gitmiş rakibin oyuncusu (Selçuk İnan) ile yanyana maç izlemiş ve yakın arkadaşına yönelik tweet atmış ama haberleştirmeye bakın. Hürriyetin ana sayfasında "Töre'nin son bombası" "olay çıktı" diye yazıyor.
Yatacak yerleri yok bunların.

YSY dedi ki...

Ya şu metin tekin bana pek iyi elektrik vermiyor. Ne hikmetse bu adamı izlerken hep "sanki birşey söylemeye çalışıyor ama sürekli etrafında dolanıyor, ana noktaya değinmiyor hep yüzeysel, samimi değil" gibi şeyler hissediyorum.

Bilmiyorum bana öyle geliyor.

Coolio dedi ki...

Bu blogda Metin Tekin için hep olumsuz yorumlar okudum. Çok düzenli takip etmem kendisini ama dinlediğim zamanlarda da olumusuz bir yorumunu duymadım. Yani sadece işin teknik taktik yanını konuşan bir adam. Yüzeysellikten kastınız buysa karşıt görüşteyim sizinle. Ğlkemizde eksik olan zaten teknik/taktik eleştridir. Yoksa Sergen gibi eleştirmen piyasada bol var. Hoca kimi oynatmasa onu niye oynatmadı dicek, şu oyuncu bugüne kadar ne yapmış gibi yorumlar bence yüzeyseldir. Haa diyorsanızki Metin Tekin klubü alttan alttan eleştiriyor, sen denk gelmemişsin anlamsız işlere girişiyor derseniz onu bilemem ama ben bugüne kadar hiç duymadım o tarz bir yorumunu. Zaten Önder Özenle en çok anlaşan yorumcu olması bişeyleri göstermiyormu? benzer kafada olduklarını.
Tam tersine bende Güntekin Onay'ı beğenmem.. boş yorumlar yapan, sürekli bişeyleri Avrupa ile kıyaslayarak o taraftaki engin bilgilerini göstermye çalışan, kendini beğenen, karşıdakinin lafını sürekli bölen bir adam. Doğru şeyler söylemiyormu, evet söylüyor ama sizin kadar çok beğenmem kendisini. Hatta iyicene abartıyım, Mustafa Doğan'ın tarzını bile daha çok beğenirim.

Ama tartışılmayacak tek kişi Ali Ece herhalde. gerisinde hepimiz farklı noktalardayız.

cochise dedi ki...

@Coolio
Dostum Güntekin örneğini verirken aslında yorumcu olarak çok eleştirdiğimi belirtmiştim. Ama Beşiktaşlılığını net hissettiriyor bana. Metin hissettirmiyor. Biz Arsenalle başabaş oynarken bunu küçümsüyor; bu konuda gözleri parlamıyorsa bu beni rahatsız. Bunlara bahane buluyorsa ben bunu sevmem. Yoksa biliç'i de takımı da yeri geldiğinde çok da eleştiren birisiyim. Ayrıca Metin (ki piyasada yine de en iyilerden) taktik konuşurken de özel birşeyler söylemiyor. Sığ geliyor futbola bakışı bana. Ve bir çok yorumcu gibi birşeye takınca peşini bırakmıyor. Geçen sene devre arası Franco 2. yarı full oynayacak minvali birşeyler demişti Önder Özen. Bu neredeyse dalga geçecekti falan filan. Franco'yu kolay kabullenmedi. Bir de koşu mesafesini küçüsemesi, istatistii konuşmaya değer bulmaması yenilikçi olmadığını gösteriyor. Ama bunlar dediğim gibi ideal noktadan bakınca. Yoksa piyasadaki 10 yorumcudan 8'inden iyi o ayrı. Misal
Hasan Şaş'la aynı kanalda çıkıyorlar ama yan yana elbette koyamam.

cochise dedi ki...

Uğur Meleke'nin yazısı da gerçekten çok anlamlı ama yazı altındaki yorumlardan biri çok daha iyiydi.

"Sayın Meleke, Yazılarınız bu doğrulukta devam ederse aktif spor yorumculuğu kariyerinizin son bulması muhtemel gözüküyor. "
:))

Emre Toraman dedi ki...

konu ntvspor yorumcularindan acilmisken ben unutuluyor gibi gorunen bir konuyu hatirlatayim. bugun spor servisinde mehmet demirkol(muhtemelen o da begenilmiyordur burada, ben severim) atilla gokcenin yazisi uzerine cok onemli seyler soyledi. ocak ayinda fatih terim bir toplantiyla gelecek sezonun yabanci kontenjanini aciklayacakmis.

demirkol da diyor ki neden ocakta aciklaniyor? ocakta aciklanacak kurali hamza hamzaoglu su anda biliyorken bilic neden bilmiyor? ciksin, simdi aciklasin.

bence yonetimin bu tarz konularda israrci olmasi lazim. bu tarz derken neyi kastettigimi acayim. mevcut yonetim uzun vadeli planlamalar stratejiler acisindan hala cok eksikleri olsa da diger kulup yonetimlerinden saniyorum daha basarili. ki dogru yaklasimin da bu oldugu konusunda hemfikirizdir diye dusunuyorum.

o zaman yapman gereken sey bence acik, israrci olacaksin. 2014-2015 sezonunun transfer sezonu baslamadan once 2015-2016 sezonunun yabanci kontenjanini soracaksin. cevap verilmezse bir daha soracaksin. hala cevap verilmiyorsa kendi cepheni ve vizyonunu anlatacak, deyim yerindeyse karsi tarafi zamaninda kamuoyuna ispiyonlayacak, bir karar aldirtacaksin.

su anda zaten kamuoyu destegini almissin arkana. tek dogru isler yapanin besiktas oldugunu soyleyen hatiri sayilir bir kalabalik mevcut. kullanmak lazim bu atmosferi. kamuoyuna biz planli ve yenilikci isler yapmaya calisiyoruz ama federasyon bu kadar plansiz ve vizyonsuz davranirsa bizim gibi strateji uretmeye ve takip etmeye calisanlar magdur olacak diyebilmeyi sagliyor bence sartlar.

cok begendigim bir sozu vardir bertrand russellin: "dunyanin butun problemi aptallar bu kadar kendinden eminken zekilerin suphe icinde olmasidir." masaya yumrugunu vur tarzini cogu zaman yanlis bulsam da, dogru isler yapanin magdur olacagi bir sistemi de gec olmadan cikip elestirmek lazim diye dusunuyorum.

cunku tahmin ediyorum fenerbahce ve galatasarayin bu gidisi surerse, sacmasapan yontemlerle bir sekilde el verilip yukseltilmeleri cok gec degil. kamuoyundaki ruzgari ilk defa bu kadar ele gecirmisken derdini anlatmak gerekli. tabi ki herkes anlamaz ama anlayan ve hak veren bir kitle olacaktir.

EC dedi ki...

@Emre Toraman a

bende severim Mehmet Demirkol u iyi de olsa kotu de olsa dogrulari soyluyor. o ve Ugur Meleke gibi insanlar ( tarafsiz gorundukleri icin) cogalmali.

yonetimde soyledigin gibi simdiden sikistirmali TFF yi.. TFF dedigin zaten orada Ankara Iktidari destegi ile duran ve Ankara'daki en ufak bir titremede kendilerinin Istanbul da yerle bir olacagi bir kurum..

Tum Ulke Tek Adam Tarafindan yonetiliyor.. yakinda ozdeyis soylemeye de baslayacak eger kafayi ABD kitasi, Osmanlica vb den kaldirirsa :)

konu sapti..
Besiktas in su an arkadasinda bu ruzgari almasindaki etkenlerden biri sovmenlik yapmadan hem saha da hemde disarisinda ciddiyetle isine odaklanmasi ve bu kafasi calisan kesim tarafindan farkedilmekte.. bu ruzgar karsisinda en cok sinirlenen ise ne GS ne deFB.. Yildirim Demiroren..! 9 yilda kulubu getirdigi noktadan 2 yilda tum kosteklemelerine ragmen bu noktaya bile gelmek basari.. ruzgarlari yelkenlere doldurmak icin takima gerekli Kumasi verenlerden birinin hala ben onder ozen oldugunu dusunuyorum.. o veya onun gibi kafasi calisan, objektif birisi kulube geri getirilmeli.. populist yoneticilerdir en tehlikeli olan ( bizim baskan da sanmiyorum ama kendi reklami icin baskanlarin altini oyarak yukari cikmaya calisan sark kurnazlari epey fazla maalesef ki )
okunasi mantikli ve objektif yazarlara gelince, Ali Ece, Guntekin Onay, Adnan Bostancioglu , Hincal Uluc, maclar hakkinda Erman Toroglu, Ugur ile Mehmet i yukariya eklemistim.. Ridvan i, Metin I, Sergen i okumuyorum dinlemiyorum bile artik.. bir ROK grubu varki onlar cehennemlik.. bir gun birisi kursunlayacak birbirini program icinde orada..!! :)

ECO - Luksemburg

james sneijder dedi ki...

Abi ben daha ne diyim. Her nedense, bir önceki hatta daha önceki sezonda, Avrupa'da yokken bize paso akşam 19:00'a Pazartesi maçı veren fenerasyon, yine her nedense Avrupa'da Perşembe maçı yaparken takip eden lig maçımızı Pazar gününe koyuyor.

Daha önce de yazmıştım; bu sezon GS CL'de Çarşamba oynarken lig maçını Pazartesiye, aynı hafta biz Perşembe oynarken lig maçımızı yine Pazara monte etmişlerdi.

Yönetim konuşmazsa işte böyle Bilic konuşur. Bravo hoca, hep böyle devam.

can dedi ki...

Mehmet Demirkol disinda hic bir yorumcunun ne dedigini merak etmiyorum, buna Ozen, Ece, Onay da dahil. Yorumcu olarak Ozen'i tarzindan dolayi severim ama kafami acan bir sey soyledigini hatirlamiyorum. Ali Ece'yi harbi Besiktasli olmasindan dolayi tutarim ama agresif ve histerik bir bicimde bin tane isim ve olay sayarak bir sey demeden konusmasi sogutuyor kendisinden yorumcu olarak -ayrica McGregor konusundaki yorumlarindan beri kendisine takigim; o yorumlari, bende futboldan anlamadan ezberden konustugu hissiyatini yaratti. Onay, acikcasi her devrin adamidir, kendisinde ne bir yenilik ne bir karakter gormemisimdir hic. Demirkol ise, sevmeyeni cok olmasina ve zaman zaman antipatiklesmesine ragmen, steril Fuat'in karsisinda bile radikal onermeleri kafa acici bir sekilde dile getiren bir adam olarak begenimi toplamistir. Bu da yorumcu geyigine benim nacizane katkim olsun.

kokocambo dedi ki...

Ben de kendimce ekleyeyim:

Özen: tam bir futbol adamı, gösterdiği kadarıyla ilkeli ve güzel ahlaklı da. Yorumculuğu da hep teknik gözle o yüzden. bjk kısımlarında duygusal romantik sularda da oluyor artık :)

Ali Ece: Gereğinden fazla konuştuğunda gerçekten itici olabiliyor. Onun dışında 10/10 bir abimiz. Yöneticilere, kongreye de canlı yayında çok fazla sallamıştır ve sallar yeri geldiğinde.

Onay: Aslında bir şans tanısalar çok şeyler yapacak denilebilen ama her zaman pısırıklığı seçmiş bir adam. Soğukkanlı düşünebildiğinde nadiren kaale alınabilir.

Mehmet Demirkol: Rıdvan'ın okullu versiyonu (gs lisesi). Farklı kılan tarafı, akıllı bir adam olması ve kendine özgü karakterinden yıllar yılı keskin bir sapma göstermemesi. Bjk yorumlarında bize çekici gelmesi, adamın realizminden ve akıllı biri olmasından kaynaklanıyor.

U. Meleke: Zaten biliyorsunuz.

Emre Toraman dedi ki...

@james sneijder
fikstur konusunda bir adaletsizlik oldugunu rakamlara bakinca dusunmuyorum ben sahsen. bilanco soyle:

besiktas avrupa maclarindan 1 defa 3 gun, 4 defa 4 gun; galatasaray ise 2 defa 3 gun, 3 defa 4 gun once lig maci oynuyor. ayrica 2 takim da 1'er defa 5 gun once oynuyor. buraya baktigimizda avrupa maclari oncesi besiktas'in toplamda 1 gun fazladan dinlendirildigini goruyoruz.

ayrica besiktas avrupa kupa maclarindan 3 defa 3 gun, 3 defa 4 gun; galatasaray ise 2 defa 3 gun, 4 defa 4 gun sonra lig maci oynuyor. buraya baktigimizda da avrupa maclari sonrasi galatasaray'in toplamda 1 gun fazladan dinlendirildigini goruyoruz.

yani durumlar denk. ayrica galatasaray'in carsamba-pazartesi gibi bir durumu olmamis.

not: arsenal'la oynadigimiz rovans macinin da 3 gun sonrasinda lig maci oynadik ama onu dahil ederek bir karsilastirma yapmak mumkun olmayacakti. bir de saatleri dikkate almadigim icin o konuda bir adaletsizlik olduysa bilemem.

james sneijder dedi ki...

@Emre Toraman

Hocam Avrupa maçlarından önceki lig maçlarıyla sonrakiler bariz fark ediyor. Herkes bilir ki Avrupa maçlarında sarf edilen efor lig ortalamasının 3 katı gibi. Üstelik 1 maçı da hesaba katmadım demişsin. Mesela bu hafta TS ile oynadık, aynı gün Avrupa maçı yapacağız ama nedense onlar Pazartesi biz Pazar oynuyoruz. Peki 2 takımı da Pazartesi gününe koymak çok mu zor?

Geçen hafta yani 1 Aralık'ta Karabük maçını oynadığımız Pazartesi günü bunu yaptılar; TS'nin de maçı vardı ve bizi 18:00 gibi insanların işten çıkıp maça gidemeyeceği bir saate koydular. TS ise 19:30'da oynadı. Burada bile tercih belli.

Peki o maçlardan önce ne vardı? Her iki takımın da 27 Kasım'daki Avrupa maçları. Şimdi neden bu yapılmıyor? Koy TS'nin maçını aynı şekilde 15 Aralık Pazartesi 18:00'e, bizimkini de 19:30'a mesela.

Nedeni şu: futbolumuzun maç günlerini ve maç saatlerini yayın belirliyor. Aynı gün 4 takımdan ikisinin yayına girmesini istemiyorlar. Bu çerçevede ayarlama yaparken de hem saat işinde, hem de gün işinde bize adalet yok. Bir önceki denemede muhtemelen reytinglerde sorun yaşadılar ve kabak yine bize patladı.

Bilic de bunu söylemiş aslen:

http://kartalbakisi.com/haber/bilicten-tffye-isyan_h3922.html

YSY dedi ki...

@Coolio

Açıkçası metin tekinin teknik yorumlarınıda yüzeysel buluyorum. Çok önemli şeyler söylediğini zanneden bir havada ama maalesef çok birşey söylemiyor ve değerlendirmelerinde hiçbir zaman "heh hakikaten tam tespit yaptı" dediğimi hatırlamıyorum. Bir ara futbol direktörlüğü için adı gecmistide aman diyim.

Burkay JK dedi ki...

http://www.ligtv.com.tr/haber/taraftarin-demba-badan-ricasi-var-oyku

Lig TV maçın öyküsünü yayınlamış. 05:58 çok hoşuma gitti. :)

Emre Toraman dedi ki...

@james sneijder

abi hepi topu bir gun fark var avrupa donusu dinlenme surelerinde zaten. ki avrupada persembe gunu oynayan takimin sonrasinda sali-carsamba oynayana gore daha az dinlenme suresi olacagi, oncesinde ise daha fazla dinlenme suresi olacagi zaten takim isimlerine bakmadan bile tahmin edilebilir bir durum.

mac saati konusunda dedigim gibi bir arastirma yapmadim. yayinci kurulusun isteklerini adaletin ustunde goreceklerini tabi ki dusunuyorum. ama fikstur konusunda celme takmak gibi bir dusunceleri oldugunu ya da adaleti hic dikkate almadiklarini sanmiyorum. tum ilk yariyi kapsayan bir arastirma yaparsak, sacma sapan saatlerde mac oynama konusunda da avrupada oynayan takimlar arasinda bir denge cikabilir yani. bir bakmak lazim.

Coolio dedi ki...

@cochise
@YSY

Örneklerle verdiğiniz açıklamalar sizi anlamamda faydalı oldu. Teşekkürler. Ben bahsettiğiniz örneklere denk gelmedim sanırım veya denk geldim ama farketmedim. O gözlede dinleyim son kararımı vereceğim :)

Bu arada Konya'daki maçta verilen kartal sesi harikaydı. Her seferinde tüylerim diken diken oldu.. Arena'da da olması şart oldu artık..

Övünç dedi ki...

İngiltere , Almanya ve İspanya'da hiç böyle bir uygulama yok.

Bugün bizimle karşılaşacak olan Tottenham maçını gayet pazar günü oynuyor keza Mönchengladbach , Wolfsbrug , Fiorentina , Napoli gibi takımlar da maçlarını Pazar oynuyor. Tek istisnai durum Everton tabi bir de Trabzonspor.

Biz de sııntı Avrupa 'dan dönenlerde değil zaten. Bize Pazartesi'ye maç koyduğu hafta Cuma'ya maç koymuşlukları filan oldu yanlış hatırlamıyorsam.Sorun özellikle Fenerbahçe'nin neredeyse ortalama 1 gün ekstra dinlenmesi.Ha bunun avantajı veya dezavantajı da tartışmalı bence .

Hani bu leş gibi lige adam senelik 300 milyon dolar ödüyor bari bazı şeylere karar versin abi bu kadar da abartmanın anlamı yok.

Bizim sıkıntımız " biz de çok sakat var " yoksa 3 günde 1 maç yapmaktan şikayet ediyorsan gitme Avrupa'ya ...

Coolio dedi ki...

Hazır yoğun maç trafiğine girmişken ve de bugünkü maçın önem derecesi azken ve de hazır daha geçen hafta gençler ısınma turu yapmışken şu Ümit ve özellikle Furkan bu maçtada süre almalı.. Özellikle 60'dan sonra Cenk kesin oynamamalı malum tek sağlam forvetimiz. Veli-Atiba max 45 dk oynamalı. Atiba-Necip başlasın, ikinci yarı Veli-Atiba değişikliği olsun mesela. Töre Cenk'le beraber 60'da çıkarılmalı gibi...

Övünç dedi ki...

Atiba cezalı , Veli -Sivok- Cenk Gönen - Ba - Pektemek - Uğur Boral sakat . Veli'den emin değilim tabi.

Muhtemelen orta ikili Sosa-Necip önlerinde Olcay veya Gökhan başlarız.

Aslında böyle bir sistem benim daha çok istediğim birşey , denem açısından enteresan sonuçları olabilir . Olcay ve KErim'in beraber oynaması ikisinin gol sayılarını nasıl etkiler , orta da skora katkısı daha yüksek olabilecek bir adam ne katar , savunmadan ne kadar ödün veririz aklımda deli sorular :)

YSY dedi ki...

@Övünç

Veli'nin oynamadığını varsayarsak orta ikiliyi Oğuzhan-Necip önde olcay-sosa-töre yapabiliriz. Hakikaten şu oğuzhanı burada bir görelim derim.

planck dedi ki...

Oğuzhanın takıma ne zaman döneceği belli değil diye biliyorum ben.

Basar dedi ki...

Maç postu açılmadığı için buraya yazıyorum.

Furkan'ı Sarıyer maçında değil bu akşamki maçta oynatmak lazım! Hazır Demba ve Mustafa yokken bu akşam en azından sonradan oyuna girmesi faydalı olur.

Maçı kazansakta kaybetsekte üst turdayız ama Furkan'a olumlu katkı yapacaktır diye düşünüyorum. Çok mu fantazi kuruyorum?

cochise dedi ki...

abi zaten şu genç oynatmayı büyük risk görme meselesini anlamadım ben. Geçmişte Onur Behramoğlu, Ali Küğçik Avrupa maçlarında oynadı diye hatırlıyorum. Hatta Ali Küçik bir asist yapdı diye hatırlıyorum. bence oynat yahu ne olacak 1-2'den. Hakikatten Cenk'e bir şey olsa yandık.

cochise dedi ki...

Onur Behramoğlu değil tabii ki Onur Bayramoğlu :) Behramoğlu bir şair zira..

JimmyLue dedi ki...

Veli'nin olmaması handikap; fakat yönetimin kafasını açmış olacak ki Gökhan İnler konuşuluyor. Kanımca orta sahaya sınıf atlatır. Yaşlı da değil kesinlikle, Avrupa base'li, fizikli, çift yönlü.. O zaman Biliç'in de eli güçlenir, opsiyonu artar. Atiba istenildiğinde bek oynar, Veli-Gökhan yaparsın. Herhangi bir sakatlık durumunda Necip'e muhtaç olmazsın. Takımın boyu yükselir. Türk olması - ki yabancı sınırlaması kalkarsa yersiz olur- şu an için çok büyük etken..

YSY dedi ki...

Gökhan inler gelirse süper olur. Bir deliği daha kapatmış oluruz.

Basar dedi ki...

Acayip bir kadro olacak gibi. Tek çapa Necip, önde Gökhan-Sosa, kanatlarda Olcay-Kerim göreceğiz sanırım. Yedek girecek oyuncular da altyapı olacak gibi.

Kısaca mecburi rotasyon, mecburi altyapıdan adam kullanımı. İnsan geçen hafta fazla mı dua ettik diye düşünüyor :)

cochise dedi ki...

Gökhan inler yabancı sınırı kalksa bile farketmez çok sağlam adım olur. Soza-Ba gibi takım yüksleten bir basamak olur. Normalde ihtimal vermem ama İtalya futbolda bayağı batakta o yüzden bi ihtimal var. Yabancı sınırının da ful kalkacağından çok emin değilim; çalışma izni / gençlerde serbestlik / AB Pasaportuna serbestlik vb. kurallarla düzenleme yapılır diye düşünüyorum...

planck dedi ki...

Bu arada ufak bir istatistik: inler geçen sene 45 maça çıkmış, sahada ortalama 81dk kalmış 4 golü 3 asisti var. Veli 31 maça çıkmış 85dk sahada kalmış 3 golü 4 asisti var. Atiba 33 maçta ortalama 88dk sahada kalmış 1 golü 4 asisti var. İnler Veli yaşındayken (01.2010) market değeri 8.5M€ imiş, Atibanın 3M€, Velinin 5M€ (01.2014). Bakınca Inler serie a oynadığı için istatistikleri çok iyi olamayabilir fakat napolinin gol delisi olduğu zaman da fazla gole fazla katkısı olmuş bir oyuncu değil. Fakat her şekilde veli + atiba toplam katkısını takıma verebilir. Soru işareti olan kısım yabancı konu ne olacak? Serbest kalırsa Atiba kalabilir fakat değişmezse Atibanın yerine Inler gelir gibi geliyor ve +1 yabancı hakkı. Veya Veli ile anlaşılamaması durumda Atiba kalır Inler gelir.

Coolio dedi ki...

Yabancı sınırı kalkarsa bu transfere daha bir olur gözüyle bakarım çünkü menejerlerin Türk oyuncunun fiyatını yükseltmek için bir kozu olmayacak artık!! Ayrıca gurbetçi olması takımdaki rekor sayıdaki gurbetçiyle daha iyi anlaşmasına neden olacaktır. Ama bu transferde Bilic'in görüşü önemli. Kağıt üstünde iyi gibi dursada onun itirazı olursa kulak verilmeli.

Not:Bu arada ben Gökhan İnler'i overrated bir oyuncu olarak görüyorum ama bu bize fayda sağlamayacağı anlamına gelmiyor tabiki.

YSY dedi ki...

İnler+sağbek+solbek+stoper

Bunları alırsak hakikaten taş gibi takım oluruz :)

cochise dedi ki...

141 katılımlı anket. rekor olsa gerek.

james sneijder dedi ki...

Gçkhan İnler her durumda bu takımda ilk 11 oynama potansiyeline sahip. planck'ın verdiği istatistiklerde de görüldüğü gibi ofansif yönü çok şekilli bir adam değil. Fakat Sosa da henüz gol atamadı ama inanılmaz faydalı işler yapıyor. Sosa takım dengesi ve pas trafiği için lazımdı, bence İnler de Atiba ve Veli'den daha iyi bir biçimde dikine gidebilecek bir oyuncu olarak iş görür. Üstelik şut özelliği de Avrupa fundamental'li olarak var.

YSY'nin yazdığı transfer listesi optimum olan, fakat en fazla 3 oyuncu olacağı gerçeğiyle İnler+Sağ bek+Stoper diyorum. Serdar son 4-5 maçtır kendini aştı. Ancak bizde bekler aslen kapalı takımlar için gerekli; bu bakımdan sağ bekte hücum yönü ağır basıyor.

Yorum Gönder

Ara