.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
3 Mayıs 2014 Cumartesi

Karne: Beşiktaş 2 - 1 Kasımpaşa


11 Yorum:

roadrunner dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
roadrunner dedi ki...

Maçın 30 dk.lık bölümünü izledim(30-60).Geri kalan zamanda gs maçını izledim. Evet belki taktikler farklı( ikisi de kontra atak aslında ama biz topun gerisinde beklemeyi ve set oyununu seviyoruz ama onlar devamlı bastırmayı,toplu presi seviyorlar açık vermeyi umursamıyorlar ) ama belli noktalarda karşılaştırma yapmak istiyorum.

1.Oyunu ileriye yıkmayı gs çok iyi başarıyor,orta sahada kapılan toplarla bunu sağlıyor ve rakibine psikolojik olarak üstünlük kuruyor.
(4-0-6 gibi bir taktik ortaya çıkıyor o baskı anlarında)

2.Neden bilmiyorum ama kondisyon olarak kendimizi yetersiz gördüm açıkçası,iyi depar atabilen Töre bile bana yavaş geldi...

3.Ama şunu söylemek lazım,Bilic veya takım ruhuyla yani bir şekilde takımdan çok çok iyi verim alındığı bir gerçek.Evet kalite olarak çok iyi değiliz ama verim anlamında %80-90ları zorluyoruz kanımca.Bence savunma anlamında daha iyiyiz,orta saha aynı düzeyde hatta bazen biz öndeyiz ama forvet hattında biz genelde kötüyüz onlar gününde oldular mı çok iyiler,etkililer.

4.Son olarak taraftar mı dersiniz,stat mı dersiniz yoksa büyük takım olma refleksi mi bilmem ama gs 1. golü attıktan sonra 3. bilmem ama 2.yi atacağını net hissettim.Bu hissiyatı Beşiktaş neden yaşatamıyor hatta önde 2-0 olduğu durumda bile 3-0 olacağını değil de 2-1 olacağını düşünüyorum...?

Belki de en iyi savunma iyi hücum yapmaktan geçiyordur... (Ve evet sağ bek dışındaki transferler hep hücuma yönelik transferler olmalı kanımca,bu çok net artık.Forvet/sol açık/sağ açık/hatta ofansif orta,genelde kötüler bazen dökülüyorlar.)

Üzgünüm ama bir tarafta sol açıkta Sneijder varken diğer tarafta Olcay'ın olduğu takım,veya bir tarafta sağ bek Veysel Sarı varken diğerinde Atiba'nın zorunlu oynadığı takım arasındaki puan farkı 1 ise bu hem üzücü hem sevindiricidir. Bu kalite eksikliği üzücüdür,bilindik mali sorunlar (Q7 diye ağlayan taraftarın,dönemin başkanının yüzsüzlükleri nedeniyle de oluyor tabi http://www.mackolik.com/Haber/161112/Besiktasin-borcu-aciklandi ) takımın kötü yönetildiğini gösterir.Ama sevindiricidir çünkü belli gelişmeler sonucunda,bu yapının üstüne bir şey konursa ve şartları eşitlemeyi bırak yakınlaştırılırsa bizim daha başarılı olma ihtimalimizin yüksekliğini vurgular ki ben bu konuda umutluyum.Takımın her yerinde hiçbir takımda olmadığı kadar işine tutkuyla bağlanmış insanlar var,(çürük elmalar da var maalesef),kısacası ruh var.Bu insanlara, bu ruha dikkat edin çünkü bence ilerisi beklenilenden daha iyi geçecek...

Barreto dedi ki...

Beagle ve E.C. Ozer yazdıklarınıza katılmamak elde değil imzamı atarım. Birde şöyle bir durum var:TARAFTAR!
Taraftar ve kongre üyeleri içerisinde önemli bir bölüm rant ve menfaat merkezli hareket ediyor. Beşiktaş sevgisi hak getire. GS ve FB taraftarının daha rasyonel olduğunu düşünüyorum. En başarılı takımları tutmak insan doğası gereği rasyonellik ve pargmatiklik karışımı bir seçim oluyor. Beşiktaş gibi daha az başarılı takımları tutmak duygusallık ve romantikliği öne çıkarıyor. Bu nedenle FB/GS örneğindeki yapıların şampiyonluk için her yol mübah makyavelizmi ile mücadele edip, başarıya endeksli yollarına devam etmeleri sürpriz değil. Başarılılarsa tribünler doluyor. Beşiktaş'ta ise işler tam tersi yürüyor. Hele de son 15 yıl. Taraftar grupları ve onların romantizmi kulübün önüne geçiyor. Beşiktaş diğer iki kulübün giderek daha gerisinde kaldıkça "Çarşı/Beşiktaş taraftarı" ifadesi Beşiktaş Jimnastik Kulübünden daha popüler hale geliyor. Bu taraftar (kongre üyesi) kafası ve profiliyle Beşiktaş'ın geleceği hiç parlak değil. 2014 yılında, aklı başında bir çocuk, babası veya dayısının baskısı dışında kendi kendine neden Beşiktaş'ı tutmaya karar versin. Metin-Ali-Feyyaz dönemi olmasaydı inanın bugün çok daha az Beşiktaş taraftarı olurdu. Endüstriyel futbolun kurallarına göre hareket etmemiz lazım. Tribündeki seyirci profilinin değişmesi gerek. Takımın ne yaptığından bihaber alakalı alakasız marşlar söyleyen, kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışan, ne beşeri sermayesi ne de parası olmayan taraftarın kulüple bağı zayıflamalı. Beşiktaş'ın övüneceği en son şey takıma sürekli zarar veren taraftarıdır. Semt takımı olmakla övünen bir kafa ile bu devirde ancak lig üçüncüsü olursun, Bursa/Trabzon biraz vaziyeti toparlasa onu da olamazsın.
Devir gerçekten değişti. Hatalarına rağmen Fikret Orman doğru yolda ilerliyor. Sponsorluk anlaşmaları, bilet uygulamalarının akredite taraftar kavramına yönelik olmasıyla Beşiktaşlı olmanın daha kurumsal hale gelmesi bence çok önemli. Kulüp kısa vadede biraz sportif başarı ile yıkıcı taraftar gruplarının seslerini kısabilirse daha fazla nefes alabilecek ve yeniden yapılanma daha kısa sürede daha başarılı olabilecek.
Bazen Yıldırım Demirören ve Adalı şu kulübü tam anlamıyla batırsaydı da hem Beşiktaş gibi bir derdimiz olmasaydı, hem Türkiye Ligi gibi rezil bir ligi takip etmek zorunda kalmazdık diye düşünüyorum. Şu zamanlarda Beşiktaşlı olmak, kötü bir alışkanlık, müptela olmak gibi bir şey. Herkese sabır diliyorum.

CEM AKYUREK dedi ki...

Ben bu maçta taktik, teknik bir yorum yapmayacağım. Çünkü bir önemi yok malesef. Düşüncelerim ekteki blogumdadır :(
http://besiktasmacyorumlari.blogspot.com.tr/2014/05/besiktas-2-1-kasimpasa-03mart2014.html

Barreto dedi ki...

Bir alt başlığa yazdığım yorumu yanlışlıkla buraya kopyaladım özür dilerim. Silmeye çalıştım ama her nedense silemedim.

onderizo dedi ki...

Veliye 10 üzerinden 15 verebiliyor muyuz ya ?

Cenap Ader dedi ki...

sinan engin geliyor haberlere göre

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Maç beklediğimden farklı geçti. İki takımı da daha hırslı bekliyordum açıkçası. Belki Beşiktaş çabuk öne geçtiği için kontrollü futbol oynadı ama böyle bir Kasımpaşa'yı yakalamak da en büyük şansıydı.

Öncelikle senenin en verimli transferi olan Atiba'yı beğenmedim; senenin en kötü transferi olan Dany'i ise beğendim. Tolga'ya iş düşmedi. Pedro Franco da maçta pek gözükmedi. Kuşkusuz maçın yıldızı Veli kavlak'tı. Tamam iyi defans yaptığını artık kabul ettik ama daha teknik dediğimiz Jones sürekli top kaybederken bu adam neredeyse hiç top kaybetmedi ve üstüne gol atıp diğer golün de hazırlayıcısı oldu. Oğuzhan da sakatlanana kadar iyi oynadı diyebiliriz.

İleri üçlümüz tam anlamıyla felaket. Şu maçta fenerin forvetleri oynasaydı, maç 5-6 farkla biterdi. Gökhan Töre'ye maksimum verilecek bonservis bedeli 2 milyon eurodur, üstü zarardır. Olcay ise sadece yedek olabilir Beşiktaş'ta. Gelelim Almeida'ya... Bu adam bana dengesiz kız arkadaşlarımı hatırlatıyor; Anlamsız yere morali bozuk olur, sürekli trip atar, ayrılmak istersin bu sefer çok iyi davranır vs. Bence ilişkimiz çok uzun sürdü. Daha fazla birbirimizi yıpratmadan ayrılalım.

Taraftar ise tam anlamıyla gülünçtü. Bu isyankar arkadaşlar acaba 10 senedir neredeydiler? Ha bak hatırladım; Uefa'ya gidecektik, bağıranlar haindi hep...

Cavid Nazım dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Yorum Gönder

Ara