.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
20 Şubat 2014 Perşembe

Beşiktaş İntegral Forex Son 16'da!


Bu sene basketbol takımı ile çok ilgilenemedim hem şahsen, blog olarak da bu açıdan geri kaldık. Bunun sebepleri çeşitli olsa da, bugün Zaragoza deplasmanında aldıkları galibiyetle bütün beklentileri aşan bu çocukların hakkını teslim etmek lazım. Benim izlediğim iki Eurocup maçı da mağlubiyetle sonuçlanmıştı, hele ki geçe hafta Lietuvos Rytas ile oynadığımız maçta yaptığımız hatalar ve şut yüzdemiz takıma dair pek olumlu bir intiba bırakmamıştı bende. Fakat izlemediğim diğer dört maçı kazanarak bu gruptan, bu şartlarda çıkmayı başaran bu takıma helal olsun denir sadece.

Son 16'da rakibimiz Rus ekibi Nizhny Novgorod olacak. Grup maçlarında en iyi takımlardan biriydi, Antonov ve Brezec gibi etkili silahları var. Deplasmanda oynayacağımız ilk maçtan alacağımız iyi bir skor işin rengini değiştirecektir fakat.

Haydi çocuklar.

6 Yorum:

Emir Eri dedi ki...

Bu başarıda çok fazla emekleri bulunan ve her mağlubiyetin ardından sürekli arkalarından sallanan koç Ahmet Kandemir ve basketbol takım direktörü Erman Kunter'i sanırım tebrik etmek gerekli. Çünkü geçtiğimiz yıl kadrosunda ndong, arroyo, hawkins, domercant ve gordon gibi yabancılar bulunan gs medical park gruptan dahi çıkamamıştı. Hadi geçtiğimiz yıl şöyleydi böyleydi diyelim, şut girmedi, yan geldi diyelim, bu sezonun lig lideri Banvit (ligde tek mağlubiyeti var) ve son kupa şampiyonu Pınar Karşıyaka da gruplarından çıkamadılar. Dolayısıyla başarıda en az oyuncular kadar payı olan ve az köfteyle çok iş yapmaya çalışan teknik ekip her ne olursa olsun başarılıdır. Hedeflerden en azından birinde ligimiz ortalamasının üstünde başarı elde edilmiştir.

Sezonun bundan sonraki kısmında gelecek yıllar için Doğukan, Kartal, Gökhan, Onur gibi yerli oyunculara daha fazla süre tanıyarak, onların gelişmesine imkan vererek ve birer yıllık daha anlaşmaları bulunan Broekhoff ve Iverson gibi oyuncularında kontratlarını uzatarak, bu sezon ki bu başlangıç yatırımlarını geliştirebilirsek şayet, kalıcı başarılar elde etmemiz mümkün.

Diğer taraftan basketbol kulüpleri son yaptıkları toplantıda ortak karar aldılar ve 6 yabancı kararını oyladılar. Buna göre takımlar artık 6 yabancısını da aynı maç içerisinde kullanabilmeyi ve 5 yabancı oyuncunun aynı anda sahada olması kulüpler tarafından ortak karar olarak açıklandı ve taleplerini de federasyona iletecekler. Böyle bir durumun gerçek olması Türk basketbolunun (yoksa Türkiye basketbolu mu demeliydim!!!) kurtulması anlamına gelecektir. Vasat yerli oyuncuların daha alt liglere kayması, gerçekten yetenekli olan yerli oyuncularımızın ise yabancı oyuncularla daha fazla rekabete girmesi söz konusu olacak.. hayırlısı...

Övünç dedi ki...

Ahmet Kandemir'i tebrik etmek mi ?

Sen bu sene basketbol maçı izledin mi hocam ?

Hayatımda bu kadar bilinçsiz set oyunu oynayan bir takım görmedim ben.

Beşiktaş set oyununda boş adam bulmaya çalışmadan el üstünden 1'e 1 ler ile saçma sapan hücum eden bir takım .Zaten anladığım kadarıyla Lofton'ın alınmasının sebebi de bu.

Ha bir başarı varsa bu saçma sapan hücum setleriyle el üstünden senede toplasan 2-3 defa olacak performansları en kritik maçlarda göstermek başarısı var.

Sürdürülebilirliği hiç olmayan bu sistemle deplasmanda yendğin takımdan evinde 21 sayı fark yiyebiliyorsun keza.

Ahmet Kandemir iyi yaptığı tek şey olan kolej scouting ile geçmişi aratsa da lig için yeterli adamlar bulmuştu aslında.Iverson avrupa basketboluna uyum sağladıktan sonra kalbur üstü bir oyuncu olabilir.Broekhoff'da görev adamı olarak uzun seneler kalır Avrupa'da Buckman gibi.

Tebrik edilecek birileri varsa bu rezalet , zorlama , sabit , el üstü hücumlardan alev alev sayı çıkaran Lofton ve takım arkadaşlarıdır.

Beşiktaş doğru bir basketbol oynamıyor.Bunun ceremesini de Türkiye liginde seneler sonra play off yapmayarak çekme ihtimali var.

Emir Eri dedi ki...

@övünç

bu sezon takımın pek çok maçını tv'den izleme fırsatım oldu.

sistemsizlik konusunda hem fikirim, herhangi bir set oyunumuz yok, skor opsiyonlarımız kısıtlı. sadece üç sayı yüzdemize ve dış atıcılarımızın performansına bağlı olarak maç kazanıyor veya kaybediyoruz.

Bence iyi olan taraflardan biri sanırım uzun süre sonra ilk defa bazı oyuncularımız ile iki yıllık anlaşma imzalanmış olmasıdır. bu başlangıç için yeterli bence. gelecek yıl yabancı oyuncu sisteminin nasıl olacağı belli değil, ilerleyen haftalar durumu gösterecek. kısıtlı yerli oyuncu kapasitesi ile bu takımın bundan fazlasını yapmasını beklemek hayal kurmak olurdu. ben takımın çapı ile orantılı olarak başarılı-başarısız gibi bir değerlendirme yaptım ve rakiplerimizin bu kupada ne başardıklarını anlatmaya çalıştım. o pencereden bakınca bu takımın başarısız olmadığı aşikar. sanırım bunda hem fikiriz. Avrupanın 2 numaralı kupasında son 16'ya kaldık.

Gününde olduğu zaman, üç sayılık yüzdesi ile maçlara tutunan bir takımın ihtiyacı Doron Perkins midir, orası tartışılır. Yine sezon içinde yapılan bir hata Sundiata Gaines'in gönderilmesi oldu bence. Zira oyuncu tam olarak bizim takımın gerektirdiği özelliklere sahipti. ortalamanın üstünde bir şutördü ve sakatlıktan dönen Doron Perkins'in geçmiş performansına dayanarak 2 aylık sözleşmesi uzatılmadı. Eğer Gaines hala takımın bir parçası olsaydı üst turlar için daha olumlu konuşma imkanımız olurdu. Sezon içerisinde yaşadığı ağır sakatlık problemlerine rağmen çapına göre takım kötü gitmiyor. Daha iyi olma ihtimali var. O yüzden körü körüne eleştirmeyelim derim. Ahmet Kandemir'e maç içerisinde bende çok kızıyorum lakin gerek Iverson gerekse de Broekhoff oldukça iyi tercihler. Gelecek yıl bunlara eklenecek bir iki çaylak ile birlikte çok daha iyi bir takım izleme imkanımız olacak gibi. Ahmet hocayı scout olarak Amerika'da işlendirmek ve koçluğu başka bir antrenöre emanet etmek daha yerinde bir karar olacak gibi.. neyse çok uzadı takımı kuran adamların da oyuncular kadar takıma katkısı var, bu bütçeye ancak bu kadarı olurdu, fena da olmadı sanki..

cochise dedi ki...

yarın daha detaylı yazacam ama olur ya unuturum diye Sundiata Gaines ile ilgili fikrimi yazayım. evet hücumda iyi işler yapıyordu ama abatmadan söylüyorum hayatımda TBL'de gördüğüm uzak ara en kötü savunmacı idi. Ha kaç para veriliyodu kadroda kalmasının ne zararı olurdu o ayrı tartışma ama aceleciliği yüzünden az kalsın bi maçı da kaybettiriyordu...

Övünç dedi ki...

Abi Ben Avrupa kupası dahil bütün maçları salonda seyrettim.

En son geçen haftaki Rytas maçından sonra zaten topu attım daha da Davos'a gelmem dedim.

Oyun kurucu sıkıntımız var diyor ya ona çıldırıyorum zaten.Abi sen değil misin bir sürü kombo guard takıma dolduran.Ya 2'li değişken oynayan 3 tane yabancı guard var ve topu Muratcan getirdi bir çok maçta.Bu nasıl iş ? Muratcan'ın artık şarjı bitik abi.Rol oyuncusu belli dakikaların adamı olması lazımken pek çok maçta ilk 5 pointguard oldu adam ya.

Şut üzerinden dönen takım aslında Kandemir'in pek olayı değildir.Daha mücadeleci daha potaya saldıran takımlar kurar genelde ama bu sefer ne düşündüyse set oyununda 4 kişinin sabit olduğu 1 kişinin 1'e 1'ine kalmış zavallı bir hücum setimiz var.2. bir opsiyon bile yok çoğu zaman.Bir ikili oyun , bir perdeleme , bir isolation yok.Tamamiyle el üstünden atılan şutlarla maç döndürmeye çalışıyoruz.

Ha bazen muazzzam giriyor hayret verici bir şekilde .

Ben şu mantalite ile uzun vadede hiç birşey kazanacağımızı sanmıyorum.

Ya bir konuda ilerleme gösterilmiş olsa eywallah diyeceğim ama sezon başında yerli parça olarak iş yapar dediğim Caner ve Gökhan bile resmen ayak sürüyorlar yahu.Berbat durumdalar.Rol oyuncuları bile trip yapıyor.

Neyse tepem attı yine ...

cochise dedi ki...

detaylı bir şeyler yazayım diyordum ama pek ilgi de yok sanırım. Zaten sezon içinde de bizden başka pek birşey yazan olmadığına göre pek takip de edilmiyor.

@övünç
eleştirilerinde genelde haklı olsan da iki yıldır takım avrupa'da iyi sonuçlar alıyor. eurolegue'de de top 16 ve orada da grubu sonuncu bitirmemek hatta Eurocup'ta top 16 eurochallenge şampiyonluğu ndan kesinlikle daha zor ve daha değerli. Zaten oynayan takımlara baktığında bu anlaşılır. Geçen sene Fenerbahçe'nin UEFA'da oyunu ile ilgili bir çok eleştiri getirebilirsin ama öyle ya da böyle yarı final oynadılar. Tarihe de öyle geçecek. Açıkçası Eurocup'ta yarı final oynarsak ligde ne yaparlarsa yapsınlar çok başarılı sezon yazarım bunu. Bu arada Eurcup başladığında takımdan o kadar umut yoktu ki orda burda "top 16 büyük başarı olur ama zor 2. gruba geçseler anca" gibi yorumlar oluyordu. Eğer Buckman sakatlanmasaydı bu grubu 1. de bitirirdik.

Combo guard meselesini ben de daha önce çok yazdım twitte, blogda vs.; bu zaten bizim en temel sorunlardan bu yüzden maç bitiremedik defalarca ve bu yüzden de ligde gereğinden hakettiğimizden fazla altta kaldık; ha gerçek hakkımız da 6-7 daha fazlası değil zaten. şöyle aklı başında sakin bir dış oyuncumuz yok ne yazık ki. Belki Muratcan'dan o rolü beklediler ama o ancak 3 maçtan birinde yapabiliyor bunu ve hangi maç olacağı da belli değil..

Ligde kötü durum biraz da Eurocup'taki maç trafiğinin sıklığı, sakatlıklar vs.nin de etkisiyle lakin ben herşeye rağmen playoff'a girme yolunda bir tereddüt taşımıyorum. Eğer herkse sağlıklı olursa orada da bir tur sürpriz yapabiliriz. Takımın oynadığı oyundan faha fazlasının potansiyelii taşıdığını düşünüyorum. Bu takım eğer bir savunma sertliğini oturtup her maç bunu yaparsa her şey değişir. Bazı maçlarda gerçekten harika savunma yaptık ama asıl sorun da bu işte ligdeki en dengesiz takımız. Bir kimliğimiz yok. Bu yıla geçiş yılı olarak bakıp bir de arada Avrupa Başarısı eklenirse herşe daha iyi olabilir. Çünkü bu pivot krizi çekilen ve 3 numara da az bulunan dönemde Iverson ve Ryan gibi gelecek vaadeden oyuncularımız var. yerlilerin hepsini çöpe atabiliriz, gençler hariç. Ama gençler de ışık veriyor.

Hayırlısı artık; gelecek için ne umutluyum ne de umutsuz karar veremiyorum. Ama şöyle iyi bir savunma takımı üstüne oturmuş bir sette Lofton gibi oyuncu tadınan yenmez bir katkı verebilir. umutumum umutsuzluğumdan az biraz daha fazla...

Yorum Gönder

Ara