.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
9 Aralık 2013 Pazartesi

Karne: Beşiktaş 1 - 1 Sivasspor

Anket 150 kişinin katılımı ile sonuçlanmıştır. Yorum kutusunun şişmesi sebebiyle puanlar kısa bir süre içinde yeni bir post'ta yayınlanacak.

152 Yorum:

Övünç dedi ki...

Yazık oldu.

Anlaşılan o ki en azından devre arasına kadar 2. yarı düşen tempo işine çözüm bulamayacağız gibi görünüyor.

Bu arada Beşiktaş ilk 4 haftadaki ile çok alakasız bir top oynuyor.

Topu ve tempoyu kontrol eden , pas yapan sabırlı oynayan bir yapı yerine biraz Samet Aybaba 'nın geçen seneki takımını hatırlatan dikine toplar ile çok adamlı hücum sistemine benzer bir durum söz konusu bir kaç haftadır.

Tempoyu ayarlayamıyor oluşumuz 2. yarı zaafiyetinin sebebi olabilir zira çok iştahlı oynuyor Beşiktaş ilk yarıları bir süredir.

Övünç dedi ki...

Şu Ferdi'de azalarak bitsin artık abi bu nedir ya ...

gökhan dedi ki...

maçtan önce beraberlik normaldi aslında ya. veli, oğuzhan, sivok ve ersan yok. yani ilk 11'den 4 kişi dışarıda. alternatiflerden ömer ve franco da yok. necip stoper, tipini dahi unuttuğum mehmet akgün orta saha falan. yenilsek bile şaşırmazdım.

ama maçların gidişatları arızalı. son 3 maçtır 2. yarılarda çok siliğiz. hadi konya maçında 3-0 öndeydin önemli değil dedik, hadi fener maçında rakip ciddi karakter koydu onu da anlarım. ama 3 maç arka arkaya aynı senaryoyu izlemek üzüyor insanı. hani zorlasak bu maç içinde bahane bulabiliriz. fernandes'in takımı tekrardan satması, çok iyi oynayan töre'nin çıkması, oyuna giren muhammed'in rezil futbolu, holosko'nun sakatlıktan sonra futbola geri dönememesi(taa cska maçından itibaren alabiliriz aslında bunu) bla bla bla. yani saha dışı faktörlerde hep aleyhimize ama ilk yarıda da taş gibiydik? hatta oğuzhan olsa farka gidebilirdi bu maç ki onsuz bile yeteri kadar gol şansı bulduk.

ben yine teknik ekibi eleştiriden muaf tutuyorum. takımın genel performansı o kadar da iç karartıcı değil aslında. a planı hep tutuyor çünkü. ama işler kötü gitmeye başladığında döndüremiyoruz olayı. bu kadar eksik varken de neden doğru hamleler gelmedi diyemiyorum. alttaki başlıkta frei konusu eleştirilmiş ama onda da "şimdilik" bir ışık yok. en azından buca maçında göremedim ben. yani holosko değil de frei girseydi işler yoluna girerdi diyemiyorum gözü kapalı.

devre arası çok önemli ya. eğer bilic iyi hoca ise takımdaki eksikleri görmüştür ve ona göre hamleler yapılır. yok schuster gibi boş bir adamsa yine ismi futbolundan büyük adamlar gelir. tabi bilic'e söz hakkı tanınacak mı orası da ayrı bir muamma.

Galatasaray maci Bilic'in ve de takimin mental miladi oldu. O mactan beri sahada basan, isiran, akilla oynayan takimi ancak ara ara gorur olduk; ileri gidecekken nereye gidiyoruz anlamadim.

Devre arasina kadar minimum kayip. Kasimpasa'yi bir sekilde yenersek 2. biz olacagiz. Oradan yuruyecegiz artik.

sherlockholmes dedi ki...

sinirden ağlayacaktım maçı izlerken. takım müthiş başladı golü erken buldu saçma sapan bir sürü gol kaçtı. fernandes azıcık oynasa ilk yarıdan iş bitecek. ama yok adam arızaya bağladı yine. şu adamı gönderin artık suratını dahi görmek istemiyorum. şöyle karakterli oyunun 2 yönünü oynayabilen bir ortasaha alın başka bir şey istemiyorum. bak 10 futbolcu gönder bu bahsettiğimde tarzda bir adam al. yemin ederim atibaya üzüldüm maç boyunca. muhammed-fernandes-holosko-pektemek şu adamları gönderin artık gönderin lanet olsun arkadaş. teknik ekip kalsın 1-2 düzgün transfer ço şey istemiyorum yabancı kontenjanından yana sıkıntımızda yok. töre sende iyisindir umarım oyundan çıktın takım tamamen bitti.

theotheo dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=MVHX-id0vr0

sergen yalçından önder özge ye kapak. beyler izleyin.

yilmaz dedi ki...

@övünç ferdi kaldı mı ki azalarak bitsin :) Bizde uzun saçlı esmer bir selçuk şahin var şu anda. Haa bu arada selçuk şahin'e de can kurban

Emre Toraman dedi ki...

@theotheo

sergen yalcin - onder ozen kiyasinda atladigin bir nokta var bence. sergen zamaninda matematikte okul birincisi olmus bir ogrenci olabilir ama bu en iyi okul mudurunun ondan cikacagini gostermez ki.

ben sahsen okuluma mudur ariyor olsam okul yonetimiyle ilgili fikirlerine bakarim ogrencilik hayatindaki matematik basarisindan ziyade.

yanlis anlasilmasin futboldan gelmeyi kucumsemiyorum dicem ama kucumsuyorum :) bireysel egitimini tamamlayamamis bireyler bir cogu. menotti'nin sozundeki sadece futboldan anlayanlar yani. sen kim oluyorsun denebilir tabi de, baskan olsam ve basarili olmak istesem izleyecegim yoldan bahsediyorum elbette ki.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Sergenin balonu da yakinda patlar. teknik direktorlugu cocuk oyuncagi zannediyor bunlar herhalde.

sedila dedi ki...

@sherlockholmes;
kesinlikle katılıyorum gönderilecekler listesine.
Fernandes : Theotheo'nun yıldızı. Parayı basıp alacan abi bak o zaman fb gs seni yenebiliyor mu oyuncusu. Bir an önce kovulmalı, kim alıyorsa alsın.

Holosko : Bonservisine 5 sene önce 5M euro + Burak Yılmaz verilen adam. Tam theotheo oyuncusu, kovacaksın.

Mustafa Pektemek : kovacaksın.

Muhammet : Olmayacak, zorlamaya gerek yok.

Bu arada Mehmet Akgün'e hepimiz haksızlık yapmışız. Rotasyona girmeli, neredeyse hatasız oynadı. Atiba'da öyle, iyi ki almışız.

Ama bizim ergen taraftarlar için takıma 10 tane fernandes lazım, bir de Almeida koymuk mu takım tamam. FB de böyle yapıyor Gs'de zaten.

Puan kaybı kötü oldu, 5 e gidecek maçı verdik bu puan kaybında en büyük sorumlu da Fernandes ve Muhammet dir.

Bakalım devre arasında sözde yıldızlar yerine, takımı bir üst seviyeye taşıyabilecek, takım oyuncuları alabilecek miyiz? Bu transfer dönemi çok önemli.

Barreto dedi ki...

Bu maç için ben beraberlik bekliyordum. Ama bu şekilde değil. Umduğumdan çok daha iyi başladık. Farklı kazanılacak maçı kaybedecektik neredeyse. Alttaki konu başlığında sherlockholmes fark atacağımızı söyleyip durdu. Neredeyse dediği çıkacaktı. Rasyonel düşündü ama Beşiktaş gibi tarihi Stogul Roşu, Malmö, Valerenga ve daha bir sürü saçmalık ile dolu bir takımdan mevcut koşullarda bundan daha iyisini beklemek pek mantıklı değilmiş. Zaten pek çoğumuz beklemiyorduda.
Beşiktaş'ın bu sezonki temel sorununu (Bu maçta iyice ortaya çıktı) genel olarak 3 başlıkta toplayabiliriz.
1-Son vuruşlar, ligin açık ara en beceriksiz takımıyız.
2-Maçların ikinci yarısında takımın PTT 2.Lig takımına dönüşmesi
3-Fernandes: Başlıbaşına bir sorun lanet bir sorun...
Bu sorunlar haftalardır devam ediyor. Çözülemiyor. Özen-Biliç-Yönetim üçlüsü de ara transfere kadar birşey yapamayacak gibi gözüküyor. Takımın ikinci yarılardaki hali Biliç'in yanlış tercih olma ihtimalini güçlendiriyor. Fernandes meselesine gelince, Jorge Mendes Fernandes transferinde bizi kazıklamamıştı (bonservis açısından), kazığı şimdi yiyoruz. Son altı yılda menejerlere oyuncak olmuştuk nolacak.

Antremanda son vuruşları pek geliştiremezsiniz. Ceza sahası dışından şut atabilen Oğuzhan'dan başka adam yok, ceza sahası içinde ise soğukkanlı hiç kimse yok takımda. Devre arasında 3-4 isabetli transfer yapabileceğimize ihtimal vermiyorum. Yusuf Şimşek-Ernst gelecek te takım şampiyon yada 2. olacak. Rüyamızda görürüz. Burada maçları tartışmaya devam edeceğiz elbette. Ancak, yeni stadın ivmesi olmadan GS-FB ile çekişmemiz hayal şu anda anca Kasımpaşa-Trabzon-Eskişehir ile çekişiriz. Zor zamanlar... Fazla beklentiye girip sonra sinir krizi geçirmeyin diye yazıyorum...

mehmetozy dedi ki...

ferdi reisin kafasının karışık olduğu kesin, sorumlu yönetimin sözleşme yenileyememe beceriksizliği bence. kendisinin itin götüne sokulmasına karşıyım.
mami'ye bir daha yıldız diyene ağır hakaret ederim. yıllardır patlama gösterdiği bir maç yok, ligde onu doksan dakika oynatacak bir takım bulamazsın.
biliç kredisini bitirmedi hala bende fakat tüketmeye çok yakın. arkadaş ciddi hataları var. bir kere yedeklerin hiçbiri hazır değil, dogru bir rotasyon uygulayamadı, oyuna müdahalesi çok zayıf herhangi bir taktik vs. değişikliğe gitmiyor.
bu takım bir derbi + hafta içi bir kupa maçı oynadı sadece takım komple pert olmuş durumda. seneye birde avrupa eklenecek bu fiksture.
transfer dönemi yaklaştıkça takviye söylemleri başlar yine her sene olduğu gibi. ben sıkıldım bu soylemlerden artık. klasik iki üç futbolcu alınır, sezon biter yine başlanır bu takıma bir iki takviye yapılsa varya diye. arkadaş yeter ne yapıyorlarsa yapsınlar artık on senedir takviye yapıla yapıla yamalı pantolona döndük amk. a2 takımının yaş ortalaması 30 nerdeyse. kurtulalım şu sırtımızdaki fazlalıklardan artık.


Övünç dedi ki...

Fener maçı özelinde de söylemek istediğim buydu ama çok farklı yerlere gitti olay.

Yani maçın gelişimi maç öncesi beklentilerinizden farklı noktaya getiriyor olayı.

Beşiktaş Konya maçındaki gibi koparmak durumunda kalıyor ki koparacak kadar pozisyon da buluyor.

Beşiktaş bu maçı neden koparamadıya bakmak lazım.

İşte burada başlıyor benim Fernandes-Almeida fiyat/performans eleştirim.Beşiktaş böyle olağan üstü durumları sezonda 1-2 kere yaşamıyor maalesef.Olması gerekenden fazla yaşıyor.Kaçan saçma sapan pozisyonlar puan kaybı olarak geri dönüyor.Bu da motivasyonu direkt olarak etkiliyor kalan maçlar için.

Takımın yıldızının bu tarz maçları alması lazım.

Atıyorum Cristian'ın 90'a frikik taktığı memlekette direkt kaleye frikikten en son gol attığımız maçı hatırlayan var mı ? Bunlar basit ama önemli detaylar.

sherlockholmes dedi ki...

ezik karakterli futbolcularımız var. yani sahada isyan eden tek adam motta. diğerleri bad trip takılan asosyal abilerden farksız. şu olcay mesela iyi oynuyor ama şampiyon olacak tip yok adamda. kafayı kazıtıp sakalları kesse bi kaç dövme falan yapsa belki takımın şampiyonluk şartı artar. artık böyle şeylere inanır oldum amk

Insan yasi ilerleyip, tecrubelendikce Besiktas'i daha farkli konumlandiriyor gozunde. Ergenken herkesi yenebilecek bir takim olarak izlerken, gitgide acaba biz EPL'in Fulham'i, ispanya'nin Atletico'su muyuz diye dusunmeye basliyor. Aslinda filmin sonunun ve basrol oyuncularinin belli oldugu, arada sirada bagimsiz sinema misali surprizlerin yasandigi bir filmi mi izliyoruz defalarca? Her sezon basi ayni heyecan, ayni hevesle aslinda Fulham veya Atletico taraftarinin yasadigi gercekci olmayan beklentiyi mi yasiyoruz hepimiz? Theotheo tarzi bir ekonomik buyume/kabugundan siyrilma stratejisi de acaba bu fulham sendromundan oturu mu tutmadi? Alismadik gotte don durmuyor mu gercekten? Gercek anlamda 2 buyuk var da biz mi gormek istemiyoruz? Besiktaslilik guzel de zor zanaat. Insani hirslarindan, beklentilerinden sogutuyor zamanla. 10 yil sonra isik veriyor, kombine aldiriyor. sonra 2 ay takim yuzu gostermiyor. Semt takimi olmak, koy icinnde bira icip, sarki soylemek guzel de Fulham olmayi icime sindiremiyorum!

theotheo dedi ki...

@emre toraman

matematikte okul birincisi olan çocuk gidip okul müdürü olmaz birader. gider doktor olur mühendis olur en kral yerde çalışır müdürün 4 katı maaş alır örnek yanlış.

burada bilgi birikimi tecrübe ve saygıdan bahsediyoruz.

1) çok extreme bi durum olmadığı sürece hoca yerli olmalı. hacı bir defa bilicin ana dili ingilizce değil, yardımcılarının da değil. ingilizce konuşmaya çalışıyo. ingilizceside 100 kelime bi ingilizce sonuçta. bu şekilde oyuncularla bir bağlantı oluşturman zor birader. çok açık söylüyorum yani. tamamen fransız oluyosun. bunu bir çok hoca da yaşadık. mancini de de yaşıyo galatasaray mesela.

2) önder özen futbol geçmişi çok zayıf olan bir adam. böyle bir adamdan koskoca beşiktaş takımının futboluna liderlik yapmasını bekliyoruz olur mu? olmaz.

3) sergen yalçın. tartışmasız bir beşiktaş efsanesi. yani bana kalırsa gelmiş geçmiş en iyi beşiktaş oyuncularından biri. ilk 3 te kesinlikle var. gaziantepte çok iyi işler yapıyo. özellikle hırsı kazanma arzusu çok yüksek. kenarda da öyle duruyo. çok heyecanlı.

beşiktaşın böyle bir heyecana ihtiyacı var. beşiktaş kötü oynayabilir maç kaybedebilir. ama o maçtan sonra isyan olacak. oyuncular maç kaybetmeyi doğal birşey olarak görmeye başladılar beşiktaşta. sivasla içerde berabere kalıyosun. normal gibi ya. oyuncularda heyecan yok. kazanma arzusu yok. bunu aşılayacak birisi olması lazım.

bunu fenerde 3.antrenör olan maç izleyip hocaya rapor veren önder özen mi yapacak? yoksa bilic mi? siz karar verin.

theotheo dedi ki...

@murat erhanoğlu

bak birader bu iş ta sebanın son dönemine kadar dayanır. rakipler oralarda gerekli yönetim değişikliğini yapıp, yeni gelişen futbola düzene ayak uydurmaya çalıştılar. vizyonlarını genişlettiler. beşiktaş ise hala o eski kafada kaldı. bu sorunların başladığı nokta.

e tabi ondan sonra bir 100.yıl fırtınası yaşandı. doğru planlama ile doğru takım doğru hoca ile neler yapabileceğini bu takım aslında gösterdi. neden birader?

çünkü müthiş bir taraftar potansiyeli var bu takımın. ama taraftar da başarıya gelir. iyi takıma gelir. sen mehmet akgünü izlemeye gider misin maça hacı. doğruya doğru konuşalım. rahmetli peder bey beşiktaşın başkanı olsa yine gitmem yani. kombine alıp toplam 2 maça gittiğim falan olmuştur. içimden gelmiyo aga. bu takımı bu oyuncuları görmek içimden gelmiyo.

bu yaşa gelmişim hala 2 senedir. kendisini fizik anlamında tek gram geliştirmeyen oğuzhanı mı izlemeye gidicem. olmucak duaya amin yani. her maç oğuzhan 3 gol atsın demiyoruz da hacı. ya o fizik ne abi. o fizikle sen bırak 90 dakkayı halısahada 60 dakkayı çıkaramazsın ya. günde 3 kez kendini tatmin eden lise 1 öğrencisi fiziği ya. olmaz yani.

ilk geldiğinde önder özen doğru şeyler söyledi. ama ligin yarısına gelindi. takım sürekli geriye gidiyo. hem fiziken hem sakatlıklar açısından, sonuçlar da kötü olunca mental olarak da takım sürekli geriye gidiyo. bunların sebepleri de çok net ortadadır.

önder özen birşeyler yapmaya çalışıyor. şimdi bunu şöyle düşünmek lazım. sen 30 yaşındasın diyelim seni bir firmanın yöneticisi yapıyolar. senin geçmişinde çok sıradan. sende kendini göstermek adına hamleler yapıyosun. ne bilim gidiyosun ustabaşını kovuyosun yerine başka bir şirkettekini getiriyosun falan.

ben burada söyledim yani. doktor ekibini hangi gerekçeyle kovdun? şimdi bunun açıklanması lazım. herhangi bir doktor. ki beşiktaşın doktoru gerçekten çok saygıdeğer bir hocaydı. önder özeni bırak. onun gibi 100 tane adamı cebinden çıkarır. eğitimi ile tecrübesi ile. hepiniz görmüşsünüzdür yani. git bi prof dr la konuş. x hastane de. adamın kalitesini anlarsın. çünkü herif insanla uğraşıyo hacı en değerli varlık. her gün okuyo kendini geliştiriyo. saygı gördükçe saygı duyuyo vs.

bak şimdi sen bu seviyedeki bir adamı işten çıkarabilirsin okey. ama böyle paldır küldür olmaz. yani bu yetkiye sen sahip değilsin etik olarak. belki kulüp sana bu yetkiyi vermiş olabilir ama sen etik kurallar çercevesinde o adamı bu şekilde işten çıkarmaya hakkın yok.

neden? çünkü bunun açıklamasını kamuoyuna detaylı bir şekilde yapman gerekir. yarın bunu önüne koymazlar mı? hani dicekler sakatlık vardı e şimdi dicekler. demezler mi? ne cevap vereceksin? buna vereceğin bilimsel bir cevap var mı? eski hoca şu şu tedavi yöntemini kullanıyo. şu anki bu tedavi yöntemini kullanıyo. işte münihin doktoru da bunu. sen bu kalibrede bir adam mısın? hangi kulüpte doktor ekibini değiştirdin. yaptığın şey maç izleyip yazı yazmaktı hocaya. işte kısa pasla çıkıyolar. defans önde vs gibi. internette bin tane örneğini bulabilceğiniz yazılardan yazıyodun. yani bu seviyeden o seviye olmaz. olursa da ona göre hareket edicektin. çok sert başladın. bu denli sertlikleri sen yapamazsın.

kim yapar?

bu kulüpte efsane olmuştur. bütün beşiktaş camiasının tartışmasız saygısını ve sevgisini kazanmıştır. bütün beşiktaş camiası onun bilgi birikimine tecrübelerine ekibine güveniyodur. o adam bu değişikliği yine etik kurallar çercevesinde yapabilir.

devamı gelicek.

cochise dedi ki...

Maç için yorum yapmaya dahi gerek yok, aslında o kadar sinirlenmiştim ki bloglara falan bakmayacağım bir şey yazmayacağım diyordum ama duramıyor insan. her şey kabak gibi ortada; ilk yarıda 3-0'ı yakalayamazsak böyle zorlanacağız demek ki. Bu maçta 5 de olabilirdi bu; ilk yarı Sivas hiç bir şey oynamadı ya da biz oynatmadık bilemiyorum. Bazı oyuncular olmayınca daha iyi anlaşılıyor (Töre misali).
Antalya, Rize maçlarına acımam ama şu maça çok üzülüyorum açıkçası.

Akgün gerçekten şaşırttı. En azından yer tutmayı falan biliyor; Necip'ten daha iyi bir ön libero olabilir kendisi. Necip de savunmada daha iyi olduğunu gösterdi bence, buralarda sağ bek olsa gibi muhabbetler dönüyordu; gerçekten arkasında kimse olmayınca o yer tutamayış sorunu kayboluyor; Necip'in evrimi savunmacı yönünde olmalı.

Mami'yi bu kadar çabuk asmayalım, hala çok genç ve dünkü maçta ilk başta yaptığı hatasının etkisinde çok kaldı. Efendi bir genç diye övülüyor ama işte efendisinin böyle riski var; umursamaz bencil bir tip olsa o pozisyonu hiç sallamaz ama maç boyu tercihlerinde hep acaba vardı. Yalnız bir pozisyon var soldan giderken topu kaptırıp hafif sakatlandığı. Pektemek kenara koşacak gibi yapıp olduğu yerde kala kaldı çocuk pas vermeyi düşünürken arada kalıp tpou kaybetti spikerler hemen "yine topu kaybetti" diyerek resmen hedefe dönüştürüyor. (Gerçi spikerlerin mallığı Aydın'ın sol bek performansı üzerine yorumlarında açık; Beşiktaş bütün atakalrını o bölgeden el kol sallayarak yaptı; adamlar çok iyi performans verdi sol bekte diyor)

Biliç'e şu maçta laf söylemek insafsızlıktır; şu şartlarda çok iyi bir kadro ve planla çıktık sahaya. Ama kenardan her giren çıkanı aratıyorsa bu biraz da imkansızlıktan. Bu kadar eksik varken en fazla X yerine Y oynamalı eleştirisi basit kaçıyor. Hücumda rezalet olsak da (ilk yarıda pozisyonları bitirmek, ikinci yarı pozisyonları yaratmak) yediğimizi gole kadar en iyi taktik disiplinle oynadığımız maçlardan birini oynadık. Takım akordeon gibi açılıp kapandı, takım boyu kısaydı, bloklar arası yardımlaşma had safhadaydı. (Zaten ilk yarıda malca ve beceriksizce golleri kaçırmayıp skoru yakalasaydık bence bugün 2. yarının rolantii değil bunlar konuşuluyor olurdu).

Son olarak Fernandes ve Biliç. Yukarıdaki paragrafta bu maçta Biliç'i eleştirmek insafsızlık dedim; şimdi de insafız olasım geldi. :) 3'e 1 giderken topu sürmeyip sağ bomboşken sola aktarmaya çalıştığı pozisyonu bile affedebilirim ama Dakka 30 muydu neydi, çok gereksiz bir top kaybı yapıp rakibe yoktan pozisyon verirken geriye koşmaya tenezzül bile etmediğinde eğer Biliç büyük bir hoca olsa ya da olma potansiyeli taşısaydı o an onu çıkarırdı. Ve adım gibi eminim diğer oyuncular üzerinde doping etkisi yaratırdı bu durum. MEsajın da kralı vrilmiş olurdu kimin büyük olduğunda. Ha ondan sonra küser müser farketmez; zaten bok gibi oynadığı maçta oyundan çıkınca küsecek adam üzerine plan yapılmaz.

Not: Ferdi meselesinde yönetimi de suçlamıyor değilim, hele ki Fikret Orman'ın açıklamaları. Zira Alex'in bile imza sorunları dönemi kötü oynayıp yuhlandığını hatırlamıyor değilim. Ama özellikle dünkü maç bir başkaydı (misal fener maçında çaba vardı ama bir yapamama durumu da vardı). Adeta sabote etti takımı, kötü oynamakla falan açıklanamaz bu durum. Ve ben bunu affedemem. Bu saatten sonra her şey tekrar süt liman olsa yine "reyiz"leşse de tavşan dağa küstü...

theotheo dedi ki...

bir diğer konu da. bu atletik performans departmanı denilen dalga. gerçekten bir dalga bu.

çünkü bu bilimsel bir iş. her hocanın kendi güvendiği fiziksel yükleme konusunda uzman hocalar var. mesela fatih hoca amerikalı hocalarla çalışıyodu son zamanlarda bu konuda. sezon başı kamplarında falan. milli takımda vs. gerçekten fatih hocanın takımlarıda her zaman çakı gibi takımlar olmuştur yani.

bu açıdan denilen şey doğru gibi gözüküyo. ama benim gördüğüm bu seneki beşiktaş bu kadar az maç oynamasına rağmen fizik açıdan en kötü beşiktaşlardan biri. yani fizik olarak sahadaki yerdeğiştirme mesafelerini söylemiyorum. ikili mücadele açısından mesela. yani bu kadar kötü bir beşiktaş ben izlemedim. her pozisyonda yenilen bir takım olabilir. fener maçının 2.yarısını bi gözönüne getirin. 10 kişi rakip. ortasahadaki bel kemiği çıkmış. seni sağdan soldan ortadan haşat ediyo. bilicte çıkmış fizik olarak iyiler bizden. e hacı senin işin ne. ersun yanalın işi ne?

yani bu açıklama kabul edilemez. bak şu kabul edilir. wenger çıktı 4.1 kaybettiği barca maçından sonra. messi gibi oyuncusu olan dünyanın en iyi takımına yenildik. bizden çok daha iyiler onları tebrik ediyoruz dedi. bu olur.

ama fizik açıdan yenildik diye bir açıklama ben dünyanın hiçbir yerinde duymadım. yani bu şu demek ben bu takımı iyi çalıştırmıyorum. ersun yanal iyi çalıştırıyo iyi kondisyon yüklüyo.

e hacı hani nerde atletik zart zurt departmanın. nerde kondisyonerin. hani ya. sene başında milanın takımlarının nasıl güçlü olduğundan bahsederken. devre arası gelince fenerbahçenin bizi fiziken ezdiğini mi konuşacaktık?

bu gelmeyecek mi? önder özen adlı vatandaşın önüne? gelecek. hepsini bekleyin. büyük bir bomba yağmurundan sonra istifa etmek zorunda kalıcak. buraya yazın.

Barreto dedi ki...

@Murat Erhanoglu
Semt takımı olma vizyonu ile ancak bu kadar olur. Daha fazlasını bekleyemeyiz. Babasının veya dayısının zorlaması olmazsa anadolu şehrindeki bir çocuk neden Beşiktaş'ı tutsun. Beşiktaş Seba'nın son yılları ve hemen sonrasında endüstriyel futbola geçiş döneminde çok büyük hatalar yaptı ve FB-GS ile makas açıldı. Kendimizi üç büyüklerden biri olarak görüyoruz ama kulübün bilançoları ve kadrosu farklı şeyler söylüyor. Kabul etmek gerekir ki ligimiz 2003-2004 sezonunun ikinci yarısından beri iki büyüklü, Trabzon-Beşiktaş-Bursa kırıntıları topluyor ancak. Ben dayımın etkisiyle Beşiktaş'lı oldum. İstanbul'da doğup büyümedim.1986 şampiyonluğunu hatırlamıyorum. 1987'de kaçan şampiyonluğu ise çok iyi hatırlıyorum. 1988-89 da acaba Feneri tutsam mı diye bocaladığım oldu sonra kendi kendime Beşiktaş'lı olduğuma kesin kanaat getirdim. Ardından takım üst üste 3 kez şampiyon oldu. İstanbul'da üniversite eğitimi için bulunduğum dönemde çok sık maçlara gidiyordum. Maalesef 1995 2003 arası şampiyonluk göremediğimiz döneme geldi benim üniversite yıllarım. Bana kalırsa, Rasim Kara'nın 1996-97 ve Lucescu'nun 2002-03 takımı hariç helal olsun dedirten bir takımımız yok son 20 yılda. Şimdi yaş biraz ilerlemiş olarak geriye dönüp bakınca Baba Hakkının Futbolculuk ve yöneticilik dönemiyle Sebanın başkanlık dönemini çıkarınca Beşiktaş'ın Kasımpaşa'dan pek bir farkı kalmıyor nerdeyse. Endüstriyel futbolda semt takımlarına yer yok. Beşiktaş'ın durumu daha çok stadını bir türlü yapamayan azıcık parasını da çar çur eden yıllardır şampiyon olamayan Liverpool'a benziyor gibi. Sevinmek için sevmedik diyebilirsiniz ama semt takımı vizyonu ile 10 sene sonra anadolu da bugünkü Beşiktaş taraftarı kadar taraftar da bulunmaz. Sonra da FB-GS 50-60 milyonluk ürün satarken sen 10 milyonluk zor satarsın. O yüzden stat olayı çok önemli. Belki güçülü yönetici/başkan adayları da belirir bu sayede.

@theotheo

Sergen'in ani ve yükselen performansı Roberto Di Matteo'nun Chelsea macerası tarzı mı yoksa Antonio Conte'nin Bari hikayesi gibi mi henüz bilmiyoruz. Ama Sergen'li Antep'i Beşiktaş'ı takip eder gibi takip ediyorum. Sergen, Ertuğrul, ve Şifo Beşiktaş'ın geleceği bence. Eğer ikinci yarı çuvallayan takım hüviyeti devre arasına kadar olan üç maçta da devam ederse Biliç'e sezon sonuna kadar dahi tahammül etmek zor olur. Stat bitene kadar biz çok Sivas maçı görürüz.

theotheo dedi ki...

@barreto

tespitlerin çoğu çok doğru hocam. tebrikler.

sergeni ben şifo ve ertugruldan ayırıyorum. bunun sebebi de sergen gerçekten ayrı bir karakter. çünkü futbolculuğunda da winner bir karakterdi. şifoda çok iyi futbolcuydu ama sergen çok ayrı bir adam. gerçekten. belki konuşmaları sivri olabilir. belki çok parlak bir analizci olmayabilir. ama müthiş bir heyecanı var. bu açıdan onu fatih terim'e çok benzetiyorum fatih hocanın gençlik dönemindeki o hırsı heyecanı. sert demeçleri. sergen antepteki fırsatını iyi değerlendirecek gibi duruyor. antep taraftarı bile stada gelmeye başladı hacı. sergene bir heyecan duyuyolar. futbolda heyecan bittiği zaman herşey bitmiş demektir. lucescunun beşiktaş için spor programlarına bağlanıp tartıştığını hatırla. veya galatasaraydayken köpekler istedi diye atlar ölmez sözünü. heyecan budur.

fatih hocanın oyundan atılışı. 9 maç cezası. bunlar bişeyler anlatıyo. wengerin hakemi alenen itmesi. her pozisyonda yanında olması. sahadaki oyunculara da yansıyo. yani futbol çok ayrı bişey hacı. bu heyecanı yansıtacak adamlardan kurucaksın. önder özene nasıl bir heyecan duyim birader. ya çok açık söylüyorum 2 sene öncesine kadar maça çocuklarıyla fenerbahçe formalarını giyerek giden bir adam. hangi beşiktaş taraftarının heyecan duymasını sağlayabilir?

xiyar dedi ki...

takım gayet iyi yolda. ilk yarıları harika oynuyor, aynı oyunu ikinci yarıya taşıyamıyoruz şimdilik. o da düzelir. ilk yarılarda farkı bulduğumuz hiçbir maçı kaybetmedik. bilic bir sistem takımı yaratmaya çalışıyor. yukarıda biri yazmış, bir oyuncunun çıkıp yerine aynı pozisyonda oynayan başka bir oyuncunun girmesi de ondan. bu sistemin içinde, gole ulaşmanın tek yolu yok. attığımız gollerden belli. oyunun gidişatına göre set oyunu, hızlı hücum vs gibi her şeyi yapıyor takım. ya da şimdilik öğreniyor ve yapmaya çalışıyor diyelim. yani "4-3-3 ne ya" sığlığından kurtulmak gerek. bir yıl sabreder, bu takımın üzerine bir-iki takviye yaparsak hem zevk veren hem de kazanan bir takım oluruz gibi geliyor.

muhammed'ten çok şey beklediğimiz için, en ufak hatası göze batıyor. kendisi de bu beklentiye karşılık vermek için aslında yapmaması gereken şeyleri yapınca iyice batırıyor. belli ki messi değil, artık bizim de onun da bunu kabul etmesi lazım. ya da biz onu messileştiremedik. keşke zamanında barcelona'ya gitseydi, eğer şehir efsanesi değilse tabi. sık sık oynayıp kendi sınırlarını, ne yapıp ne yapamayacağını öğrenmesi lazım. bu da a2'de ya da hazırlık maçlarında olmaz.

gelelim "ben demiştim"in hazzına. almeida ve fernandes'in takımın kangreni olduğunu, bir an önce kesilmeleri gerektiğini yazmıştım (almeida sağolsun tükürdüğümü yalattı). sadece futbol manasında değil. bazen takım içi otorite ve denge, oynanan oyundan daha önemlidir. her ikisi de isterse sahaya koltuk atıp otursunlar, bilic'in çıkarmaya götü yemiyordu. sanırım bilic oyun planlarını biraz da fernandes üzerinden yaptığı için. ona biraz dortmunt'un nuri-ilkay rolünü vermeye çalışıyor fakat fernandes o kalibrede bir oyuncu değil. öyleyse bile umrunda değil. fernandes kendini takımın üzerinde görüyor. dünkü oyunu ve oyundan çıkarkenki davranışı tam olarak bu. takımın durumu benim sikimde bile değil diyor adam. eğer bilic bir sonraki maça onu yedek oturtursa, işte o zaman bu takımın yolu açıktır bence.

QuaresmA dedi ki...

Ne Fulham'ı ya, 2000'lerin başlarına kadar bu takım FB'ye karşı üstün, GS ile kafa kafayaydı. Ne olduysa 101. yıldan sonra dağıldık ve daha da kötüye gidiyoruz. Önder Özen'in yolu da Beşiktaş'ı eski çizgisine sokamaz bence, tabi sadece hata onda değil.

- Kadroda problem var. Bu ekip ile bir yere varılmayacağı açık. Bence Atiba hariç yabancıların hepsi şutlanmalı. (Almeida da) Kaliteli yerlilerimizin çekirdeğinin üstüne sil baştan yapılanılmalı. Bu takımın yakın tarihinde hep derbileri büyük oynayan yerli yıldızlar olmuştur. (Şifo, Ertuğrul, Sergen, Tümer vs) Şimdikiler derbilerde siniyor. Dışarıda da bu ayarda oyuncular yok belki ama içimizdekilerin artık psikolojik olarak hazırlanması lazım. Yabancı seçimleri de gelişim gösterecek gençler üzerine değil, olmuş ve şampiyonluğa oynayacak düzeyde, 55000 kişinin önünde sinmeden oynayacak ve istediği sözleşme önerilmediğinde takımı satmayacak kadar profesyonel olmalı. Genç yabancı olmasın çünkü bu gençlerin Porto gibi takımlardan sekip bize gelmesi bence saflık.

- Taraftarda büyük sıkıntı var. 25 yaşından küçükler maça alınmasın. Keşke taraftar olmaları da engellenebilse. 400 bin euro'ya her maç bir tarafını yırtan en iyi yerli çapa Veli her maç eleştirilirken, yıllık 2-2.5 milyon alan kezban Fernandes'in nasıl oynarsa oynasın sevgi gösterilerine maruz kalması açıklanamaz. Taraftar yıldıza çok aç olduğundan sevgi gösterilerini abartıp oyuncuyu çok şımartıyor ve kendini takımdan üstün görmeye başlıyor. Quaresma'nın da ilk sene ve ikinci sene oynadığı oyun ortada. Bu adamlar taraftara güvenip böyle saçmalıyorlar.

- Yönetimde de sıkıntı var. Hadi ilk sene feda, Samet Aybaba'ya ufak bütçeli kadro, çaylaklık dönemi dedik geçtik ama transferler hala büyük takım düzeyinde değil. Tolga, Atiba, Kerim ve Töre (kiralık o da) dışındaki translerler çok ama çok kötü. Hadi Sezer yeteneklidir belki tutar diye alındı birşey demiyorum da, Eneramo'nun tipi bile topçuya benzemiyor. Futbolla en alakasız kişi bile bu transfere karşı çıkardı ama kim aldıysa aldı, şu an bu adam Beşiktaş tarihinin en büyük kazıklarından biri. Üstelik kalp hastası. Önder Özen'e saygım var ama Franco gibi genç yabancılar işinden vazgeçmeliyiz bence bir an önce. Bak Atiba 30 yaşında ama sadece kariyerine baktığında bile ne oynayıp ne oynamayacağı açık bir oyuncu. Tekrar ediyorum, çok potansiyelli genç yıldızlar bu işin piri Avrupa takımlarından sekip de bize düş-mez. GS'nin Bruma da fos olacak. Portekiz takımı çok potansiyelli olduğuna inansa o fiyattan satar mı ?

Yönetimin bir diğer hatası da genç bir kadro oluştururken Beşiktaş ruhundan birhaber bir dolu oyuncu toplamak oldu. Bunları hizaya getirecek Toraman da ayyaşın birine daldı diye kadro dışı bırakıldı. Hep FM zihniyetli hamleler bunlar. Takıma birkaç tane abi lazım. Beşiktaş'ın büyüklüğünü bilen tecrübeli futbolcular şeklinde de olur, Mustafa Denizli gibi bir antrenör-sorumlu-yönetici şeklinde de olur.

Kısacası feda revizyonunun artık yarardan çok zarar getirdiğini kabullenip sil baştan bazı şeyleri yapmak lazım. Artık Anadolu'da yeni İlhan-Tümer arayışlarına mı çıkılır, en az Atiba-Ernst çapında ve profesyonelliğinde paralı askerlere mi yönelinir bilemem ama gidişatımız iyi değil. Takım çiftliğe dönüşmüş durumda, takımın "yıldızı" olan Valencia'nın stoperi de takımı satıyor.

theotheo dedi ki...

@quaresma

ben fernandes ve almeidayı ayrı bir yere koyuyorum her zaman. potansiyelleri belli oyuncular sonuçta. iyi oynadıkları zaman neler yapabildikleri ortada. uluslararası oyuncular bunlar sonuçta. yaşları da iyi. bu adamlardan en iyiyi almak senin elinde. alamıyosan sorun sende. aybaba da fernandes bu takımın lideri dedi. bilicte. iki hoca da bunu söylediğine göre bu adamın yetenekleri konusunda tartışmamız olmaması lazım.

şimdi biraz da işin takım tarafı var. ben mesela fernandesin fenerbahçe de veya gs de çok etkili olabileceğini düşünenlerdenim. yani benim arkamda escude veli yanımda olcay fln varsa. olmuyo attığı pas geri dönmüyo. bu sefer kendisi gitmeye çalışıyo orda da sıkıntılar doğuyo. bence fernandes ve almeidanın performansının en büyük sorunu takımın geri kalanının. gençlerbirliği seviyesinde olması. gerçekten çıkarın almeida ve fernandesi bu takım 7-12 arası bir takım olur puan durumunda.

bu kadar alt seviyede oyuncular alırsan sonuç doğal birşey. frei ve franconun bonservis toplamı nerdeyse 6 milyon euro. yani çok büyük bi rakam. 6 milyon euroya avrupadan gerçekten iyi oyuncular transfer edebilirsin. o 1 oyuncu sana sınıf atlatabilir. sadece 1 oyuncu diyorum. sezere de 1.5 bonservis verdin. toplamda 15 milyon euro bonservis parası harcadın. bu paraya 5 er milyondan 3 tane avrupadan kaliteli isim getirseydin. bu takım bambaşka bir takım olurdu. tolga töre fernandes almeida. 3 tane de kaliteli isim.

bazı şeyler çok zor gibi gözüksede kolay aslında. sadece vizyonu geniş tutmak ve oranın adamı olmak önemli. önder özenin bağlantısı o kadar olduğu için sezerle anlaşıyo. adalı fernandes almeida simao gibi isimlerle anlaşıyodu. fark burada. beni de getirsen şimdi. ben de hacı sezeri alırım. sezeri almak dünyanın en kolay işi. 2 senedir top oynamamış adama 1.5 milyon euro bonservis gömmek için koordinatör falan olmaya gerek yok. simitçiyi getir yapar.

Övünç dedi ki...

Üşenmedim geçen sene Biliç dönemi Lokomotiv'de adele yırtılması yaşamış oyuncu var mı diye tek tek kontrol ettim.

Sonuç : sıfır

Şimdi burada ben antrenman metodu veya kondüsyoner yüklemesi sorununun büyük oranda elemine olduğunu düşünüyorum.

Geriye kalan sebepler saha zemini , antrenman sahası zemini , darbe , tembellik.

Şimdi Beşiktaş'ın son 2 senede 3 farklı stadyumda bu sakatlıkları yaşadığını düşünürsek hepsinin zemininin berbat olma ihtimali olsa dahi düşük sanırım.Antrenman sahası ile ilgili Önder ÖZen yetişmeyeceği için yenilemenin ertelendiğini söylemişti diye hatırlıyorum.Kaynak bu olabilir .

2 senede etüd edilip çözülememesi büyük skandal gerçekten.

QuaresmA dedi ki...

@ theotheo

Fernandes ve Almeida'nın kapasitesi yüksek olabilir, hatta eyvallah Almeida bu sene çok iyi oynuyor da olabilir ama Fernandes konusunda ben artık trilyonlar kazanıp da giydiği formanın ağırlığının farkında olmayan topçulardan bıktım usandım. Bu Portekizliler kangrene dönüşmüş durumda, Almeida da sırf Porteizli olduğu için beyaz bir sayfa açmak anlamında şutlanmalı bence. Bana kalsa kulübün önünden Portekiz vatandaşı geçirtmem. Brezilyalılar'a laf ederler ama ben bu kadar yetenekli olup da bu kadar profesyonellikten uzak oyuncu topluluğu görmedim.

QuaresmA dedi ki...

@ Övünç

Bence sakatlık konusunda bir skandal yok, sadece elimizdeki oyuncuların pek çoğu müzmin sakat, hepsi bu. Çözüm ne ? Ya oyuncular değişecek ya da kadro geniş tutulacak.

Övünç dedi ki...

Bu sene adele yırtığı yaşayan hiç bir oyuncunun sakatlık geçmişinde adele yırtığı yok.

Müzmin sakat oyuncular var.Her takımda varlar ama ne Almeida , ne Veli , ne Gökhan Töre hiç biri daha önce adele yırtığı yaşamamış adamlar.

Burada bir tesadüften söz etmek mantık dahilinde olmaz.

Bu arada Muhammed'in maç sonu açıklamalarını yeni gördüm ben de .Şunun bilincinde olması bile yeterlidir.

Fernandes gibi yediği kaba pisleyen bir adam yerine Muhammed'in kötü oynamasını tercih ederim.

theotheo dedi ki...

@quaresma

yani profesyonellik olarak bilemiyorum hocam. antrenmanlara bakmak lazım. fernandesin antrenmanlara 2 saat önceden geldiği gibi söylentiler de vardı. ben profesyonellik anlamında bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum.

para konusundada 2.5 fernandes alıyo hiç oynamayan sezer de 1 alıyo. yani asıl sıkıntı sezerin o paraları kazanması. fernandesin o parayı kazanması beni rahatsız etmiyo açıkcası. almeida da aynı şekilde sonuçta biri valenciadan gelmiş öbürü portekiz milli takım forveti bu oyuncular daha aza oynamaz. e bana kalırsa daha çoğu da haketmiyolar. o da işin ayrı bir gerçeği.

fernandesin fenerbahçede müthiş bir efektifliği olabileceğini düşünüyorum. sağ kornerler caner. sol kornerler fernandes. müthiş opsiyonlar ortada ara toplara koşacak sowu kuytı emenikesi. cidden fenerbahçe meirelesi gönderip fernandesi alırsa çok büyük fark yaratabilir.

varsayımlar üzerinden konuşmak ne kadar doğru bilmiyorum ama.

ortada görülen bir gerçek var ki beşiktaş başarısız. sene başında kadroya bakıp aynı şeyleri söylüyorum. burda bana tepki geliyo. ilk 4 maçta 12 puan 10 maçta 14 puan. olmaz yani. ben burda niye bağırdım gs maçını kaybederse beşiktaş tepe taklak gider diye. çünkü beşiktaş ancak bir kadro bütünlüğü ve gazla bir yere kadar gidebilirdi ama bir yerde tökezleyeceği belliydi. ben o tökezlenmenin ertelenmesi için bağırdım. ama olmadı. doğal olarak o maçtan sonra da takım normal ritmine geri döndü.

düzelmesi için yeni bir hava kaliteli yabancılar şart. bence sergen yalçına yeni sezon için şans verilmeli.

@emre toroman
sana katılıyorum.güzel yorum.

sherlockholmes dedi ki...

theotheo

güzel kardeşim sergen ne anlar hocalıktan. bilic için devre arasında bir-iki sağlam takviye yapılsın bu takım maç kaybetmez. gönder fernandesi dieoguyu al. veyseli al sağ beke. bide futbolunun son demlerinde sağlam bir stoper. dentinho-holosko-fernandes-pektemek-enaramo gibi kazmaları hemen anında şutla.. zaten batmışsın kulüp olarak az daha borca gir devre arası 3 sağlam topçu al. yeter ulan bu takım yüzünden günde 2 paket sigara içer oldum. futbolu da bırakıcam bu gidişle. hentbol izlicem sadece

theotheo dedi ki...

@sherlock holmes.

3 maçta antep 9 puan

son 10 maçta beşiktaş 14 puan

bilic ne anlar ya hocalıktan?

sherlockholmes dedi ki...

theotheo

o zaman ilk 4 mactan bizde 12 puan aldık pozisyon bile vermeden. sergenin yendiği takımlarda kesin düşecek elazığ- gençlerbirliği- deplasman fakiri trabzon.
theo bilic taraftarsız oynuyor 4 haftadır. 4 seyircisiz maç 1 galibiyet 3 beraberlik seyirci olsa en az 2 macı daha kazanırdık. her maçımız ya pazartesi ya cuma. sergenin balonu bikaç hafta içinde söner yok öyle hemen büyük hoca olmak.

theotheo dedi ki...

@sherlockholmes

sergenin balonu falan diye birşey yok birader. o balon sönse sönse önder özen için söner. o da sönmeye çok yakın. bir kasımpaşa mağlubiyetine bakar. ondan sonra neler çıkacak önder özen hakkında göreceksiniz.

Besiktasli mutavazı olur. Besiktasli disari giden topa gol diyenlere "tamam ulan gol olsun" diyendir. Besiktasli romantik serseridir. Besiktas cubuklu formadir. Tamam iste Fulham cikiyor tum bunlari alt alta koyunca ne kiziyorsunuz :)

Deniz dedi ki...

Theo,

olm bak tamam tutarlısın, katılmasam da okuyorum ediyorum eyvallah da, TV yorumcusu Özen'e yorumcudur, koordinatör olmaz ondan deyip, TV yorumcusu Sergen'e Beşiktaş teknik direktörlüğünü teslim edelim demek nedir ya? Sergen'in ne tecrübesi var top oynadıktan sonra? Hagi Sergen'den de winner adamdı, daha da kariyerli adam falan, ne yapabildi? Biraz mantıklı ol.

theotheo dedi ki...

@deniz

beşiktaş efsanesi. beşiktaşın en büyük başarılarında en tepede olan bir adam. milli takım oyuncusu.

en iyi hocalarla çalıştı. şimdi de antepte gayet iyi başladı. böyle devam ederse beşiktaşa gelecek hacı bunun başka yolu yok.

hagi olmadı. ancelotti oldu. conte oldu. klinsmann oldu. sergen niye olmasın?

ben şimdi getir demiyorum. yeni stadı yap. sergeni getir. artık yabancı kaşarlanmış şu bu hocaları istemiyo kimse görmek istemiyo olmuyo hacı. puan durumuna bak olmuyo işte. senelerdir aynı boku tekrarlıyorum sizde aynı şeyleri söylüyosunuz.

sergen yalçının ertugrul şifo gibi beşiktaşlılardan farkı. çok dobra olması. heyecanlı olması. karizmatik olması. tartışmasız bütün türkiyenin futbolculuğuna saygı duyması. bir kişi sergen şöyle böyle futbolcuydu diyemez. açın izleyin 99 yılında türkiye almanya deplasman maçını. ordaki breysel performansı gösterecek bir tane oyuncu gösterin türkiye de ben internete girmeyi bırakıcam. bir tek mesut özil var sergen yalçının üzerinde kaliteye sahip olan türk olarak. o da almanyayı tercih etti zaten. bu kadar açık bir numara olan oyuncuya şans vermicez de.

gidip önder özene bilice şans vericez öyle mi?

theotheo dedi ki...

öyle bir adam getiriyosun ki. adam ben koordinatörlük yaptıktan sonra gidip teknik direktörlük yapıcam falan diyo. ya böyle birşey olabilir mi hacı?

bak çok açık birşey. beşiktaşın futbol şubesi komple gidecek. hikayeden adamlar var ya. dünkü çocuklar gidiyo transfer pazarlığı falan yapıyo.

hadi onu geçtim. yönetime gel. bir tane adam akıllı iş bitirici adam yok yönetimde bütün ayakçılar burda.

fbnin yönetime baksana. nihat özdemir ali koç ferit şahenk kiğılı vs vs. bütün babalar orda. takımın başı sıkıştı gittiler oyuncu aldılar. sow çatır çatır oynuyo. e para meselesi hacı. sen eneramo ile oynamaya çalışıyosun. adam sowla aq. aradaki fark o yüzden açılıyo.

yani güç farkı var arada bütün şubelerde. hadi futbolu bi kenara koydum.

e hacı basketbol şubesinde anlayın ya. 2 sene önceki şampiyon takımın tamamına yakını galatasarayda oynuyo. beşiktaşta ligde neredeyse kümeye oynuyo. ana sponsor olarak aldıkları integral denen yasal dolandırıcılık şirketleri kulübe sadece 5 milyon tl ödüyo. yahu bütün yazıları değiştirdiler 5 milyon tl sadece ambalaja yeter birader para mı o? anasponsorluk ya

ondan sonra da theo yazmasın. işte theo şöyle theo böyle. mesela ben şunları yazsam hiç tepki çekmem.

beşiktaş bir sistem kuruyo. önder özen ve bilicle. franco escude ikilisi gelecek sene damga vuracak süper lige. eneramo almeidayı kesebilir. fernandes gönderilip yerine oğuzhan oynamalı. ben bunları yazsam herkes alkışlar burda beni. yazmadığımız için kötü oluyoruz.

Barreto dedi ki...

Sergen'i sezon sonuna kadar izleyelim görelim. Sergen'in en önemli avantajı, Cruyff'un "futbol basit bir oyundur zor olan basit oynamaktır" özdeyişine uygun olarak, oyunu basit ele alması, yorumlarında da bir basitlik vardı(bazen abartıyor, uçuk yorum yapabiliyordu). Yaklaşımı da basit. Bence oyuncularla iyi iletişim kurabiliyordur. Cenk Tosun'a soyunma odasında "oğlum ben Chelsea'ye Stamford Bridge'de iki tane sallamış adamım biliyorsun, görüyorum seni ne eksiğin var, sallarsın Trabzon'a fazlasını koçum" dese uçurur Cenk'i. Sergen belki Vialli gibi bir iki sezon parlak işler yapıp motivasyon kaybedip kenara çekilecek, öyle olsa bile Biliç dikiş tutmazsa ben denerdim. Bence çok riskli değil.

theotheo dedi ki...

@barreto

aynen birader. bilici falan boşver hacı. bilic bu sene gitmezse öbür sezonun ortasında göndericeksin zaten. şimdiden herif yıprandı. onu kaldıracak bir hoca figürü değil bilic. konuşmaları vs taraftarı kimseyi tatmin etmiyo. fener bizden fizik olarak güçlüymüş hadi ya? şu açıklamadan sonra yollardım da neyse. hacı bu seneyi geçiriceksin kör topal. yeni stad ne zaman olursa. sergen yalçını getiriceksin. bak gümbür gümbür bu takım akmazsa ben ne olim. her maç stad full çekecek.

ulan bilicin röportajını merak eden kimse yok. herif ilgi çekmiyo bi defa. her maç sonu benzer şeyleri söylüyo. yani ilgisiz bir adam. sosyalist ayağına bi ara şöhret yapar gibi oldu o da fos çıktı.

şöhretli yıpranmamış türk bir hoca. sergen yalçın. bu hocanın eline doğru yetenekli oyuncuları verdiğin zaman beşiktaş taraftarıyla birlikte bu takım yürüyüp gidicek hacı.

Fernandes'in sorunu etrafindaki oyuncular olsa, hemen her mac Besiktas'in en isabetsiz pas atan oyuncusu olmazdi. Once pasi atacak ki top ona geri gelsin.

Fernandes'in sorunu Tello'nun sorunu ile temelde ayni. O da zaten Besiktas'in kronik sorunu.

Theotheo;

Tespitlerin tamam da renklilerle bizi karşılaştırırken YD şerefsizinin bizi katlettiğine değinmezsen eleştirilerin güdük kalır.

Fb ya da Gs zenginleri tam bir bütünlük göstererek ellerini en doğru zamanda cebe sokarak kadroya kalite getirirken bizim zenginlerin karı gibi korkup FO tek başına bırakmasına ne demeli?

Belki FO yardım istemedi dicem ama birkaç defa yardım etmek isteyene kapımız açık gibi laflar etmişti.

Buyrun adam gibi oyuncular lazım. Hadi BÜYÜÜÜÜÜK paralı Bjk kodamanları. Ferit ŞAhenk'in kuyt'u hediye etmesi gibi alsanıza birini.

ANÇ R10 muhabbeti ne oldu bu arada?

Sorunlarımızın en kısa vadeli çözümü devre arasında 4 tane net adam almaktır. Sonra burada Bilic' sallayanlar fikir değiştirecek ve hocaya destek vereceklerdir.

Azıcık sabır. En azından sene sonuna kadar diyorum..

Semih Ü. dedi ki...

paramız yok, stadımız yok, 4 maç taraftarsız oynamışız, teknik direktörümüz 3 maç ceza almış, son oynadığımız sivas maçında direk 11 oynayan 4 eksiğimiz var. sivok ve ersan yok, onların yerine oynayabilicek franco da yok. bu senenin bariz en istikrarlı adamı veli yok, oğuzhandan bahsetmiyorum bile. ayrıca fernandes de zaten uzun zamandır yok! bence bu şartlarda alınan 1 puana sevinilmesi lazım ama bazı gerizekalılar hala çıkıp bilic başarısız gönderelim sergen gelsin falan diyor. ulan stadımız yok, şampiyon olacağımızı falan mı sanıyordun? yarın kasımpaşa yönetimi saha her hafta maç kaldırmıyor zemin bozuluyor sözleşmeyi feshediyorum dese nerede oynayacağın belli değil. stadımız olduğunda, taraftarımız maça gelebildiğinde 2. yarılarda da maçı bırakmaz bu takım. ilk yarılarda oynanan oyun umutlandırmıyor mu sizi? bana göre takımın mental olarak tek eksiği kazanma alışkanlığı. devre arasında 1-2 winner oyuncu takviyesi ile en kötü 2. oluruz şampiyonlar ligine direk gideriz. yeni bir teknik direktörle statsız bir takım için başarısızlık mı olucak bu peki?

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Besiktas oyun olarak gelisim icinde, ama henuz emekleme asamasindayiz. Bilic'in oynatmaya calistigi sey gunumuzde en ust duzey takimlarin uyguladigi sey. Bunu oturtmak kolay degil. Su an tam manasiyla bunu 40-45 dk uygulayabiliyoruz. Bu sure icinde ligin en iyi pas yapan kompakt takimini sergiliyoruz. Elimizdeki oyuncu grubundan bu sistemi uygulayamayan oyuncular ayiklanip bazi takviyeler de yapildiginda onumuz acik. Bazi olaganustu sartlar oyunumuzu olumsuz etkiliyor. Bakin stad cok kritik. Iddia ediyorum, dolu tribunler onunde Inonu'de oynansaydi Sivas macinda puan kaybetmezdik. Oyundan dusunce futbolcuyu ayaga kaldiran en onemli etkenlerden biri seyircinin ittirmesidir. Fenerle Gs ile falan kiyaslayan arkadaslar bu durumu gozden kacirmasinlar. Arena'da Kadikoy'de 50 bin kisi ile oynamak ile Kasimpasa'da 5 bin kadin seyirciye oynamak siyahla beyaz kadar fark yaratir, yaratiyor da.

Ha tum bunlarin ustune akbaba gibi cikip ergen mantigiyla Sergen gelsin falan demek en hafif tabiriyle trolluktur. Bunu diyen adam artik isterse doktora tezi yazacak seviyede analizler yapsin ciddiye alinmaz. Bu kadar acik ve net.

theotheo dedi ki...

@ekrem

heee stad öyle olsaydı da ne olduğunu gördük. iyi tamam çok iyi takım futbol takımı süper.

basket takımı niye bu halde? hadi futbolda stad yapılıyo diye kötüyüz. basketbolda 2 sene önce şampiyon olan takım niye küme düşmeye oynuyo. bunu da bi açıkla sana zahmet.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Basketle futbolu birebir karsilastiramayacagimizi kac defa soyleyim daha? Besiktasin sampiyon olan kadrosu gitti Gs ile 1 sene basarili oldu, ondan sonra basketbolun Mourinhosu Obradovici getirip Erginin tepesine bindiler. Dunku mactan falan bahsetme hic, uzun vadede gorucez, Fener acik ara yapacak. Gs Euroleague'de de son 8'e kalamaz Fener cok rahat kalir. Basketbolda bu isler parayla ama dogru tercihler de onemli. Sponsor bulamadigimiz icin bu hale geldik baskette, acik ve net yonetim zaafiyetidir kabul ediyorum. Milangaza guvendiler acikta kaldilar. Ama o donem o parasizlikta Erman Kunteri getirmek dogru bir tercih oldu en azindan. Adam o kadroyu Top 16'ya soktu ki, Gs de 10 kati butceye ragmen bu sene Top 16'dan otesini goremeyecek. Bizim bu sezonki sponsorluk anlasmasi da yetersiz onu da kabul ediyorum. NCAA'den genc yetenekli adamlar geldi ki Ahmet Kandemir bu adamlari bulmak konusunda iyidir. Fakat bu is risklidir bazan tutmaz. Para yoksa bu riski almak zorundasin. Bir de Avrupa basketboluna uyum saglayamadilar hemen, o arada ozellikle Tr liginde maclar kaybedildi. Yine de Eurocup'ta lider olarak cikma sansimiz yuksek gruptan. Basketbolda parayi buldun mu sezon ortasinda bile isleri degistirebilirsin. Deron Williamsi falan getirip fark yaratmistik 2 sene once. Futbolda oyle kolay degil islerin cabucak degismesi.

james sneijder dedi ki...

Deron ve yarattığı fark?

Bilic yerine Sergen?

TD röportajlarının ilgi çekmesi gerektiği?

Fernandes'in sorununun etrafındaki oyuncular olması?

Trollük sadece moda değil X2F1 virüsü kadar yaygın olmuş. Beşiktaş'ın bir çok sitesi buna teslim olmuştu, anlaşılan bu bloğa da Allah rahmet eylesin.

Sergen diyorlar bir de. Neremle güleyim bilemiyorum. "Soyunma odasına giderken Chelsea maçında attığı golleri anlatması beni alıp serin sulara götürdü".

Bir de hala neden milli takım halen Fifa sıralamasında 43. sırada filan diyoruz değil mi. Okuması kuvvetli bir hoca da lazım, böylelikle kesin çözüme ulaşabiliriz ve hepsinden ötesi, ancak bu şekilde trollük çerçevesini tam olarak oturtabiliriz.

Allah akıl fikir versin. Bir trol gelir bin trol oluruz.

james sneijder dedi ki...

Sergen'in Chelsea maçıyla yaptığı motivasyon için (saniye 00:23)

http://www.youtube.com/watch?v=MHnp1MA-Lzg

James sneijder;

Tespitler tamam ve sana katılıyorum ama sadece eleştirip yerine öneri getirmezsen eleştiri yetersiz kalır.

Durumla alakalı tespitlerini paylaşırsan eleştirdiğin fikir sahipleri belki neyi protesto ettiğini anlarlar..

Haksız mıyım?

james sneijder dedi ki...

@Fly like an eagle

Ben daha önce defalarca söyledim. Acımasızca eleştirirken bir de üstüne şu gitsin bu gelsin ergenliğine girdiğimiz teknik ekip için en az 1 yıl daha beklenmesi gerekir. Zaten yaratılan yanılsamalarla henüz 6 aylarını doldurduklarını göz ardı etmezseniz bu olgu daha bir net ortaya çıkar.

Niye mi? halen kadrodan gönderilsin istemezük diyerek ortaya atılan 6 ismin 4 tanesi bu teknik ekipten önce transfer edildi. Diğer 2 tanesinin ise bazı yöneticiler tarafından istenilerek alındığı en az 4-5 internet haber platformunda dile getirildi. Dahası futbol koordinatörün 3 yıllık sözleşmesine rağmen "beni 18 ay sonra değerlendirin" demiş. Daha başka söze gerek var mı?

Ekrem Ph.D. dedi ki...

@sneijder

Sergenle Deron Williams arasinda trolluk zemininde nasil baglanti kurdun anlamadim? Fark yaratmadi diyorsan ac istatistiklere bak...

james sneijder dedi ki...

@Ekrem Ph.D.

Olayın aslı kendi oluşumunda gizli.

Deron ne zaman geldi, ne zaman gitti, kaç maç oynadı, maliyeti neydi, bizden sonra spor hayatı ne oldu. Bu arada 8 no.lu formayı onun yarım sezonu için emekliye ayırdık zaten. Bu bile kendisinin ne kadar büyük bir efsane olduğunu gösterir aslında; cidden yanılmışım, 8 no.ya dokunan olursa yakarım.

Kuvarejma oley kuvarejma oley kuvarejma olaeyyy. Başgan bize yaldız gatir.

@sneijder

Benim için değil ama umarım bazı gazlı arkadaşlar için yeterli gelmiştir bu açıklamalar.

Eyvallah..

Ekrem Ph.D. dedi ki...

@ sneijder

Sen de basketbol ile futbolu birebir karsilastirma yanlisligina dusuyorsun. Basketbolda sartlar gerektirirse 3 haftaligina bile adam getirirsin. Gs ne yapti Jawai sakatlaninca gitti Bonsu'yu getirdi, gordon sakatlandi Hairston'i getirdi hemen. Sezonun bitmesine 2 ay kalsayi da getirecekti bu adamlari. Uzun vadeli planlama falan olmuyor basketbolda onu anlatmaya calisiyorum. Tam da bu gaz ve "para" mantiginin futbolda islemeycegini gostermek icin vermistim Deron Williams ornegini. Anlayana.

YSY dedi ki...

Sabır etmek gerekiyor arkadaşlar. Basın da bilerek oynuyor takımın üzerine. Soğukkanlı olmak lazım. Bugün klüp eurosport'ta çıkan soyunma odasında kavga diye bir haberi yalanladı. Fakat ben önder özenin bazı konularda çıkıp konuşmasını bekliyorum. Mesela franco gerçekten bu kadar kötü bir adam mı da oynatılmıyor ? Adam Kolombiya genç milli takımı oyuncusu geleceği parlak neden hiç şans bulamaz ? Keza kerim frei de öyle. Bu senenin böyle düşe kalka ilerleyeceğini ön gördüğü için oyuncuları muhtemel yıpranmadan korumak için mi saklıyor ? Nedir yani sebep bir açıklasın lütfederse.

james sneijder dedi ki...

@Fly like an eagle

Yeah, sure. Kurtarıcımız Sergen. Zaten en büyük sorun da burada; sabretmekten bahsetmeyen Beşiktaşlılar her ne has ise alternatiflerden hiç bahsetmiyor. Bunca hafta sonra tek öne çıkan Sergen. Şaka gibi.

@Ekrem Ph.D.

Para mantığı için Deron örneğini vermedin ama adam da boncuk toplamaya gelmedi Beşiktaş'a. Lokavtın 3 ay süreceği de bariz belliydi zaten. Üstelik kendisi ile oynanan toplam 3 aylık maç periyodunda kazanılan başarılar da ortada. Bir örnek için:

http://www.haberhakki.com/genel/deron-williams-besiktas-milangaza-yetmedi.html

Elalem diyor ki Deron olmasa malum sponsor da para vermezdi ve kendisi gelmezdi diye. Hiç kimse de demiyor ki, bu sezon için takım planlamasına sallarken Deron varken planlama neydi diye.

Beşiktaşlı önce kendisine dürüst olsun. Beşiktaş taraftarının % 90'ı kısa vadeli sportif başarı için her şeyi unutur. Aksini iddia eden kendini kandırır.

Ya bu arada bu "rezil rusvan" "kume dusmeye oynayan" Besiktas basketbol takimi, ligde 4-5 ve pozitif averaj ile Playoff resminin icinde olan, Avrupa'da da Banvit ve TED'in kotu gidisinin aksine grubunda lider olan basketbol takimi mi?

Besiktas'in kac tane basketbol takimi var? Benim bildigim baska bir tanesi galiba.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Iste ben o sallayanlara diyorum ki (zaten o sallayanlardan birine cevapti Deron ornegi) basketbolda uzun vade yoktur, sezon sezon, hatta yarim sezon olarak bakabilirsin olaya. Isler kotu gittiginde, eger buyuk butceli bir takimsan 2 tane ilk 5 oyuncunu degistirip fark yaratabilirsin. Gs'yi sezon basinda Arroyo-Gordon- Ersin- Jawai gibi bir 5'le sahada gorebiliyorken simdi 3'u sakat ve bunlarin yerinde 2 tane yeni transfer oynuyor. Kimse o sakatlarin iyilesmesini de beklemiyor cunku oyle bi planlama yok basketbolda. Fenerin su an icin uzun rotastonu biraz zayif, buyuk ihtimalle bi adam alacaklar oraya ilk 5'e monte edecekler hep birlikte gorucez. Dogru transferleri yapmissan o sadece 6 ayligina yeni gelen adamlar catir catir oynuyor takimda. Basketbolda boyle. Her sey kisa vadeli.

Yıldırım Demirören'in başkanlık döneminde ekonomik iflastan daha öte verdiği en büyük zarar, önceki yıllardaki başarı çizgisi rakiplerine oranla düşük kaldığından dolayı birikmiş olan taraftara başarıyı en hızlı en dengesiz en kolay en sabırsız şekilde elde etme virüsünü enjekte etmesidir.

Öncelikle taraftarımızın "büyümesi" gerekiyor..

james sneijder dedi ki...

@shelbyl

Sergen gelecek fitbolda dertler bitecek. Baskette de Deron olmadı Kobe gelecek Messi'yi de ikna edip yanında getirecek.

Bu arada devletten beleşe aldığı sıfır stada 3 kuruş harcayıp tavan yaptırmayan GS'nin maçı ertelendi. Bir Drogba bile yağan karı durduramadı bu nasıl bir şanstır.

@Ekrem Ph.D.

Basketteki o kısa vadeli bakış açısı bile bir plana stratejiye dayanır. NBA'de aylık yapılan ve tamamen oyuncu borsasına dayanan transferler gibi. O sezon takım Deron'suz bir çok maç oynayıp başarılı oldu. Bahsettiğimiz Beşiktaş basket takımı bu şekilde tüm play-off'ları ve finalleri kazanarak şampiyon oldu.

vikipedi'den alıntı:

"Lokavt sonrası Beşiktaş'ın durumuyla ilgili basketbol yazarlarından Yiğiter Uluğ'un 15 Haziran 2011 tarihli yazısında "Beşiktaşlı taraftarların “Aman lokavt bitmesin” diye her gece dua etmesi lazım çünkü bu kadronun değil Fenerbahçe, Galatasaray ve Anadolu Efes’le mücadele edebilmesi, play-off’a kafasını uzatabilmesi bile zor." diye yazmasına, Kaan Kural'ın 28 Ağustos 2011 tarihli yazısında "Williams’ın varlığı bu takımın zirve mi yoksa sadece play-off adayı mı olduğunu belirleyen en temel nokta." diye yazmasına rağmen takım önce tarihinde ilk kez Türkiye Kupası'nı sonrasında EuroChallenge'ı kazanarak tarihinde ilk kez bir Avrupa kupasını müzesine götürdü. En son olaraksa final serisinde Anadolu Efes'i 4-2'iyle geçerek 37 yıl aradan sonra tarihinde ikinci kez Türkiye Basketbol Ligi şampiyonu oldu."

Ekrem Ph.D. dedi ki...

@ sneijder

Dogrudur. Spor yazarlarinin o donem oyle dusunmesi Williamsin o kisa donemde cok iyi performans gosterdigini ispatliyor zaten. Ama o sampiyonluklar Williams gitti diye gelmedi. Noldu Williams gidince, yine NBA kariyerli super bi yildiz getirdin: Carlos Arroyo. Dogru transferler ve dogru strateji ile basari geldi.

QuaresmA dedi ki...

O sezon epey fukara edebiyatı yapıldı ve şampiyon olmamız mucizeviymiş gibi bakıldı ama Deron gittikten sonraki kadro dar rotasyon olsa da yine oldukça maliyetli ve net biçimde ligin en iyi kadrosuydu zaten. Eurochallenge'daki takımlarla kıyaslamıyorum bile.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Integral gibi dusuk sponsorluk anlasmalariyla o sampiyonluklari bi daha zor goruruz o da bir gercek. Madem saglam bir sponsor bulunamiyor, o zaman Efes ikna edilip Besiktas Efes birlesmesi gerceklestirilebilirse tarihi bir basari olur. Besiktas istedigi butceye, zor gunler geciren Efes de muazzam taraftar destegine kavusmus olur. Fenerbahce Ulker orneginde oldugu gibi.

james sneijder dedi ki...

@Ekrem Ph.D.

Son 2 saattir yazmaya çalıştığım asıl konu da bu zaten, verdiğin Arroyo örneği.

Hem futbolda hem de baskette mevcuda karşı alternatif aranıyorsa tek seçenek var:

Bulursunuz cebi dolu bir başkan ve/veya yönetimi, kendi parasıyla ister boş ister dolu atar tutar transfer yapar, hem hoca hem de oyuncularla lig için 1 yıl içinde başarıyı sağlayabilirsiniz. Malum yıl içinde bile 2 transfer sezonu var. Bu örnek baskette 2 yıl önce sponsorun 8 milyon dolarlık desteği ile sağlandı. Bu para şekli transfer Deron gitmesine karşın takıma asıl ciddi katkıları veren Arroyo ve Mensah-Bonsu'nun gelmesine de yetti ve olay değişti.

Bu olmadığı sürece absürt önerilerin bir anlamı olmuyor maalesef, yani mevcut teknik yönetimi bir süre daha beklemekten başka. Yoksa maç eleştirilerini ben de yapıyorum, üstelik futbol için Bilic hakkında gittikçe artan ciddi şüphelerimi de ifade ederek.

Böyle alternatif varsa gelsin. Yoksa bizi bekleyin diyenleri beklemek durumundayız.

Efes birlesmesi ihtimali ilk aklima/gundeme dustugunden beri Godot'yu bekler gibi bekliyorum valla, ne yalan soyleyeyim.

QuaresmA dedi ki...

Efes birleşmesinin Efes'e nasıl bir katkısı olur ondan emin değilim. Euroleague maçlarını gerektiğinde beleş yapıp zaten o kadar da kötü olmayan tribünlere oynuyorlar. Beşiktaş'ın basketbolda da "muazzam" taraftar desteği sağlayacağının bir garantisi yok. Geçen sene çok eleştirilse de Euroleague'de 7 galibiyet alan takım bir süre sonra boş tribünlere oynadı. Bu sene Avrupa maçlarını içeride 200-300 kişiye falan oynuyor. Bir de sponsorluk durumu var tabi. Mesela ben sırf Fener'e sponsor olduğu için asla Ülker almam ama Türkiye genelinde bunun etkisi nasıldır bilmem. Ama FB ve GS'liler Tuborg'a abansa bir de üstüne zararlı çıkarlar :) Sonuçta baskette başarıdan çok firma reklamı yapma amacı daha ön planda müessese takımı için.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

@ sneijder

O konuda bir itirazim yok, zaten futbolda islerin basketteki gibi yurumedigini belirtmeye calistim basindan beri. Bilic sonuna kadar beklenmeli ve desteklenmeli ben inaniyorum o adama. Devre arasi ve sonraki yaz transfer doneminde takim bagirsaklarini temizlesin, curukler ayiklansin, eksik yerlere takviyeler yapilsin ondan sonra asil performansini degerlendirebiliriz. 30 kusur kisilik takimdan ne dogru duzgun antreman verimi alabilirsin, ne de oyuncu grubu arasinda huzuru saglayabilirsin.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

@Quaresma

Efesin mevcut sartlarda Fener ve Gs ile basa cikma imkani yok. Eskiden rakibi Ulker'di sartlar esit sayilirdi. Artik playoff serilerinde muthis bir taraftar baskisi altinda oynuyorlar maclarini. Uvey evlat muamelesi gormeye mahkumlar. Asil mesele Turkiye ligi yani. Orda da basarisiz olursan A lisansini elinden alirlar.

QuaresmA dedi ki...

Efes'in başarısızlığının taraftarı olmamasıyla hiç ilgisi yok bence, veya çok az etkisi vardır. Transferde parayı çarçur ettiklerinden bu hale düştüler bence. Elbette rekabet yüzünden eskisi gibi milli takımın 70-80%'ini alamıyorlar ama yine de transferde tercihler berbat.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Dusun yani Besiktas Efes olarak Fb Ulker veya Gs ile playoff yari finali veya final serisi oynuyorsun. O salon yikilir.

QuaresmA dedi ki...

Yıllardır bu dillendiriliyor ama kabul etmiyor Özilhan. Belki bu sene iyice boka sararlarsa tekrar değerlendirir. İnşallah olur, ne diyeyim... Ama Integral'in sponsorluk 3 senelikti, yani daha en az 2.5 sene olmaz veya bir de tazminat kitlenir Efes'e :)

Övünç dedi ki...

Abi şu 1.5 sene bekleyelim olayı biraz iki yüzlü bir ifade oluyor.

Samet Aybaba'nın ne günahı vardı.Adam asıp kesip gönderdik.Şimdi aşşağı yukarı aynı senaryo var.Sakatlıklar devam , ligdeki pozisyon aynı , oyunu okuyamama aynı , müdahale yetersizliği aynı , kadro zaafiyeti aynı , geçen sene a21 y 11 bu sene a 25 y 15 averaj aynı güya defansif olarak daha iyiyiz ama Samet Aybaba'dan 4 gol fazla yemişiz 1 puan fazla almışız , ilk 4 haftayı dışarıda tut hücum sistemi bile aynı.Samet Aybaba'nın gitmesi gerekiyorduysa Biliç'in neden kalması gerekiyor işte burada bir çelişki var.İçimizden hep makul bir "aynı şey değildi" temennisi geçiyor ama altını dolduramıyoruz.

O da bir dönem umut veren top oynattı hem de bundan 7 kişi eksik bir kadroyla.Hem de Oğuzhan'ı taa 8. haftada fark ederek.

Önce ya Aybaba'nın hakkını verelim ya da Aybaba için ne dediysek Biliç için diyecek cesareti bulalım.

gökhan dedi ki...

@Övünç

geçen sezon 32/21 hocam. karışıklık olmuş galiba.

oyunun hücum yönündeki değişimi mecburi olabilir yalnız. sezon başında topa sahip olsak bile pozisyona girmekte zorlanan bir takımdık. eldeki oyuncuların yapısı da set oyununa pek uygun değil. o çok övdüğümüz bursa maçında bile 2 gol duran toptan geldi mesela. ama şu anki kafayla çok rahat pozisyon buluyoruz. yani bakıldı olmayacak, strateji değiştirmiş olabilir teknik ekip.

işin defansif boyutunda ise şöyle bir olay var. fener maçının özetini sakin bir kafayla izleyince şunu görüyor insan, fener'in pozisyonu yok. keza sivas da maç boyu neredeyse pozisyona girmemiş, acayip bir şut ile attılar golü zaten. yani işin rakamsal boyutunda devasa bir fark olmasa da saha içinde net bir fark var.

bir de sadece 14 haftaya bakıp fark yok demek pek doğru değil. geçen sezon ilk 14 hafta kiminle ve nerede oynadık, bu sezon kiminle ve nerede oynadık önemli. stadımız olmadığı gibi, üstüne 4 maç ceza aldık mesela. karşılaştırma yapmak için teknik direktörler haricindeki bütün değişkenleri sabit tutmak lazım. yani en sağlıklı değerlendirme sezon sonunda olur.

he bana göre devreyi 35 puanla kapatmak şart. yani 3'te 3 gerekiyor artık. sezon sonunda 65 üstü yeterli, 70 üstü ise başarıdır bana göre. yıllardır 60 puanı dahi göremiyoruz. o yüzden öncelikli hedef 70 civarını istikrar haline getirmek. zaten bu sezonki şartlara bakarsak fazlası mucize.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Medyadan alisik olmadigimiz hareketler bunlar:

http://www.sabah.com.tr/Spor/Futbol/2013/12/11/besiktasi-dogradilar

Övünç dedi ki...

@gökhan

Doğru ben averaj ve yenilen gole bakmışım kafa güzel tabi o saatlerde.

Söylediklerin %100 doğru ammavelakin bu ortaya çıkan kağıt üzerindeki tabloyu değiştirmiyor.

Geçtiğimiz sene ümidi ne zaman ve ne sebeple kesmiştik ben gidişat olarak oraya da yakın olduğumuzu hissediyorum.

Futbolda işler iyi gittikçe bazı şeyler rayına oturur.Sonuçlar gelmediğinde takım içi kavga haberleri başlayacak yakında.

Devre arası transfer dönemi nereye gideceğimizin net istikametini çizecek bence.Ya yeni bir Dentinho , Gökhan Süzen faciası ile karşılaşır ligi 3. bitirmeye razı oluruz ya da iyi bir analiz sonucunda gerekli revizyonu yapıp nasılsa Fener gidemiyor 2.lik yeter demeden çıkar şampiyonluğa oynarız.

Bunu kafalarda da netleştirmemiz lazım.









y dedi ki...

FB maçı yazısında son postumu yazıp, artık ne burada ne de başka yerlerde yorum yazmayacağıma yemim etmiştim. Ama öyle laflar ediliyor ki, insan yeminin bozmadan edemiyor. Çokda fazla yorum yapmayan bir okuyucu olarak beni maruz görmenizi umuyorum.


Sergen Yalçının futbolculuğunu ve futbol bilgisini küçümsemek, en hafif tabiriyle kendini bilmezliktir. Bunu yapanlara karşı Sergeni savunmak bana düşmez ama ben gene de bu kendini bilmezlere diyorum ki, sizin futbola dair bildiğiniz kadar, Sergenin unutmuşluğu vardır. Sizin yaşınız kadar Sergenin , hem de Türkiye’nin en büyük dört kulübünde geçen futbol kariyeri vardır.


Sergenin, o muazzam yeteneğine rağmen, işini gerektiğince ciddiye almadığı, futbola tam olarak kendini vermediği, antrenmanlarda çalışmadığı malum . (Tabi bu yetersizlik bize göre, kendisi muhtemelen yeterince çalıştığını, koştuğunu vs. düşünüyordur). Zaten bunları yapsaydı, kendisi sadece Türkiye ve Beşiktaş’ta değil, dünya çapında bir efsane olabilirdi. En son oynadığı bir reklam filminde kendisine “koş Sergen koş” diye elamana söylediği gibi, koşsaydı Barselona’da oynardı:)


İşte bu noktada diyorum ki, Sergen futbolculuk kariyerinde yapamadığını, Teknik Direktörlük kariyerinde neden yapmasın? Dünya çapında bir futbolcu olamadı, ama neden dünya çapında bir TD olmasın? Hep mi siz romantiklik yapacaksınız. Biraz da biz yapalım. Ben Sergenin bir Fatih Terim, ya da Şenel Güneş, hatta onlardan çok da ileride bir TD olabileceğine dair yeterli donanımıma, potansiyele, ve hırsa sahip olduğunu düşünüyorum.

http://www.ntvspor.net/yazar/erbatur-ergenekon/1130/sergen

Not: @Teo, Ertuğrul Sağlam ve Mehmet Özdileğin yanısıra, ben Nihat Kahveci'nin de gelecekte, Beşiktaşta futbolu yönetmek adına öenmli katkılarının olabileceğine inanıyor ve diliyorum.

Ali

y dedi ki...

Şu stat konusu da epeydir içimde bir ukde halini aldı. Bakıyorum yazılanlara filan, ”stat bitecek, dertler bitecek” şeklinde bir algı var. Ve adeta besmele çeker gibi ikide bir tekrarlanıyor.

Tamam stadımız Beşiktaşlılar için bir mabet, ama bakıyorum şu yeni yapılacak stat, nerdeyse kurtarıcı bir kutsallık mertebesine ulaşmış. Eh artık stat tamamlanınca kongre yapmaya, başkan ve yönetim kurulu seçmeye, hatta teknik direktör atamaya filan da gerek kalmaz. Nasıl olsa stat kulübü ve camiayı yönetir, takımı maçlara hazırlar ve en iyi kadroyu oluşturur:)


Şaka bir yana, Beşiktaş’ın sorunu stat değildir. Elbette modern bir stadın Beşiktaş’a ve camiaya maddi ve manevi önemli getirisi olacaktır. Ama, Beşiktaş’ın asıl sorunu zihniyet ve vizyon sorundur. Ve bu sorun oldukça eskilere giden derin bir sorundur. Bu soruna 2000 li yıllarla birlikte kulüpte ve camiada bir bozulma ve çürümede eklenmiştir. Sen bu sorunları çözmedikçe, bu konuda kararlı ve istikrarlı bir irade koymadıkça, yapabileceğin en fazla şey hele bir stat bitsin diye kendini avutmaktır. Oysa stat bitse bile dönüp geleceğin yer gene bu nokta olacaktır.

Ali


Not 1: Benim kişisel görüşüme göre, modern bir stadın iyi bir gelir kaynağı olması için iki şartın aynı anda tezahür etmesi gerekir: Bir büyük bir taraftar grubun olacak. Bu bizde fazlasıyla var. İki. BAŞARILI bir takım. Bizde eksik olan bu. Bu iki şart olmadan bir stat maliyetini bile çıkaramaz. Bakınız. Kayseri Kadir Has Stadyumu, Kayseri Spor, Erciyes Spor.


Not 2: Bu yazdıklarımı bi tarafıyla okuyup, sonrasında, “İşte Yıldırım Demirören’in taraftarı getirdiği nokta bu. Size ancak Yıldırım Demirören gibi yönetici müstahak. Yıldırım Demirören vizyonunu kulübü bu noktaya getirdi.Q7, Guti geldide ne oldu? ”vb yorum yapacakları da, şimdiden Allah’a havale ediyorum.

Semih Ü. dedi ki...

her beşiktaşlı sever sergen'i ama teknik direktörlük kariyeri şuan için 3 maçtan oluşuyor aslında teknik direktör bile değil çünkü henüz lisansı yok. kendini kanıtladıktan sonra beşiktaş teknik direktörü için her zaman en büyük aday olucaktır. benim anlamadığım olay bilic'i neden gönderiyoruz? mesela sivas maçında ne hatası var bilic'in? 11'den 4 oyuncunun yedekten 2 oyuncunun eksik olduğu bir maçta hiç bir şey oynamayan fernandes'i oyundan alarak mı hata yaptı? oyuna giren muhammed'in ve holoskonun hiç bir şey yapamaması bilic'in suçu mu? mesela muhammed çok kötü oynamasına kullandığı frikiği gol yapsaydı ve maç 2-1 bitseydi yine aynı şekilde biliç gitsin sergen gelsin mi yazıcaktınız yoksa ortalıkta görünmeyip bunu yazmak için bir sonraki puan kaybedilecek maçı mı bekliyecektiniz? bi bitmediniz amk ya..

theotheo dedi ki...

eğri oturup doğru konuşmak lazım.

önder özen ve bilic birlikteliği olmadı hoca. rakamlar ortada. ilk 4 hafta 12 puan var son 10 hafta 14 puan. olacak bir iş değil bu. takım sürekli sakat veriyor. yapılan transferlerin büyük kısmının boş olduğu anlaşıldı. bu iş olmadı yani bunu bi kabul edelim.

çünkü bu sene oldukça iyi bi yatırım yapıldı 14 15 milyon euro para harcanarak oyuncular transfer edildi. geçen seneye göre takımda büyük farklılık olmalıydı olmadı. görünen o ki ne yapılan hoca değişikliği ne diğer ekiplerdeki değişikilik ne atletik performans departmanı denilen şey tutmadı. bunu hem oyuncu fizikalitesindeki düşüklükten hem sakatlıklardan dolayı görüp anlıyoruz.

ligin 2.yarısında galatasaray deplasmanı var. beşiktaş mağlup. içeride fenerbahçe maçı var. bu iki maçın herhangi birini beşiktaş kazanabilirse ben internete girmeye bırakıcam. yine söylüyorum.

bu kadar yıpranmadan sonra ne önder özen kalabilir ne de bilic kalabilir bu takımda bu 1.

ikinci olarak düşündüğüm zaman kim gelebilir takımın başına diye. yabancı kaşarları eledikten sonra. tek isim şu andaki performansıyla sergen yalçın. görünen o. dediğim gibi fatih terim stili bir hoca olacağı benziyor. bir beşiktaş efsanesi sembol bir isim bakıldığı zaman. sergen denince akla gelen tek şey beşiktaştır. başarılardır. kalitedir. yetenektir. bunu bulmak öyle çok kolay birşey değil.

benim burada sneijder shelbyl gibi paralel düşünen adamlardan almak isteyip alamadığım cevap şu. önder özenin neden bu kadar arkasında durma ihtiyacı hissediyorsunuz. veya bilicin. işte samet aybabaya o kadar laf ederken neden bilic çok iyi veya neden önder özen dokunulmaz. önder özen yerine isim olarak sinan engin olsaydı ve pedro franco transferini yapmış olsaydı. sinan engini eksibesiktas olarak asma töreni düzenler miydiniz? bence bunun cevabı evet.

önder özen gibi ağzı laf yapan, ama o kalibrede olmayan insanları türk insanı çok sever.

benim okul çağlarımda 80 li yıllarda. mahallede herkesin abi dediği. bütün bakkalın çakkalın koltuğuna oturtup çoğu zaman para almadığı bir adam vardı. beşiktaşlıydı. beni de ara sıra beşiktaş maçlarına götürürdü. herkes severdi. en sonunda bütün mahalleyi dolandırıp izini kaybettirmişti bu adam. ama bu olaydan sonra bile ağzı o kadar iyi laf yapıp düzgün şeyler söylediği için iyi adamdı denilebilmiştir arkasından.

önder özen fantazisi de böyle. önder özen'in bir futbol bilgisi derinliği yok. sadece ağız derinliği var. işte abdullah gegic böyle dedi. serpil hamdi tüzün şöyle dedi. bu lafları gerçek bir futbol adamından duyamazsınız. siz arsene wengerin böyle konuştuğunu duydunuz mu? veya fatih terim'in. bunlar beylik laflar. işte abdullah gegic 10 sene sonrasının futbolcusunu tarif etmişte. brezilyalı ronaldoyu göstermişte. hacı bunun için brezilyalı ronaldoyu göstermene falan gerek yok. ronaldo 20 yaşından beri şakıyodu zaten. anasını ağlattı ortalığın bu adam için geleceğin oyuncusu falan demeye gerek yok. o adam dünyanın en iyi oyuncularından biriydi. zidane da öyle. maradona da öyle.

bunlar birer tane çıkar zaten. şimdi bu tip birşey sana çıkar sağlamaz. bunu söylemek milletin gözünü boyar da. değil senin hiç bir takımın ronaldo gibi bir oyuncu çıkarma ihtimali yok. o herif çıkıyo zaten. kafana saksı düşmesi gibi birşey bu. o herif çıkıyo ve oynuyo vura vura oynuyo. onu çıkartmak için birşey yapmana gerek yok. bunu bilmeyen taraftar da acaba özen bizden ronaldo mu çıkartacak diye seviniyo. öyle olsa arsenal mesut için 50 milyon dökmezdi kendi çıkarırdı dimi?

rüya aleminde yaşamayalım. futbol elit bir spor. elit sporculardan oluşuyor. çok üst düzeyde mücadele edebilmek için para harcamak durumundasın. tabi doğru yerlere doğru oyuncu tipleri belirleyerek harcamak durumundasın. arsenal 50 milyona transfer yapıyo çünkü onun hedefleri gücü farklı. sen 5 e yaparsın. ama seni hedeflerine ulaştırır. ama 15 milyonluk transfer yapıp bu oyuncuların büyük bir kısmı ptt 1.lig ayarında ise. işte burda soru işaretleri başlar.

y dedi ki...

@Semih Ü

Benim postumun hemen altına yorum yazdığın için, cevap verme gereğini hissettim. Yoksa inanki ikili bir diyaloğa girme gibi bir niyetim yok.

Ben daha önceki yaptpığm yorumlarda bir teknik ekip konusunda karar vermek için iki yıl sabir edilmesi gerektiğini, bu minvalde Önder Özen ve Biliçede en az bir yıl şans tanınması gerektiğini defalarca söyledim. FB-Beşiktaş maçındaki postlara bakabilirsin.

Ama mesele bu da değil. Mesela okuduğunu anlamak. İşte bunun içinde insanın yazılanları bir tarafıyla değil akıl ve mantığıyla okuması lazım. Ama akıl, izan olmayınca, benim postumdan Biliç gitsin, Sergen gelsin sonucu çıkarılabiliyor.

Son olarak, yorum yazarken ağzındaki salyaları da toplarsan iyi olur, zira yazdığın postun son cümlesinde ortalığa saçılmış. Bu konuda büyüklüğümden dolayı sana ancak bu kadar cevap yazıyorum.


Umarım olayı kişiselleştirmeyip bu noktada durur, tavsiyeme uyarsın. Zaten konuyla ilgili olarak bu cevabım senin nezdinde, bir Beşiktaşlı tabiriyle, alayına gider. Yoksa senin gibi zilyon tane adam var, hangi biriyle uğraşı can. Bende sizin azalarak bitmenizi istesem hoş olur mu? Olmaz

Ali

Not: 3 Aralık 2013 10:24 tarihli FB-Beşiktaş maçı için yazdığım postun son paragrafını buraya copy paste ediyorum.

Son olarak, ben teknik kadro ve Önder Özen konusunda kesin yargıya varılması için normalde iki yıl, ya da en azından bir yıl süre verilmesi kanaatindeyim. Burada da yapılan eleştiriler, en azından kendi eleştirilerim bardağın boş tarafını göstermeye yönelik. Yani taraftarı ihtiyatlı olmaya davet çağrısı, Biliç ve Önder Özen istifa etsin çağrısı değil. Bu nedenle bu eleştirileri okuyup, Biliç ve Önder Özenden ne köy olur ne kasaba sonucunu çıkaranları anlamak mümkün değil. Tıpkı, Biliç ve Önder Özeni ilahlaştırıp eleştirilmez ilan edenleri anlayamadığım gibi.

Ali

3 Aralık 2013 10:24

Barreto dedi ki...

Bazen birbirimizi anlamakta zorlanıyoruz. Ben kendi adıma bugün yada devre arasında Biliç'i kovalım, Sergen'i getirelim demedim. Sergen'in kendini kanıtlaması gerekiyor. Daha yolun başında. Demeye çalıştığım şu:
Biliç projesi iyi sinyaller vermiyor. Yedeklerin hazır tutulamaması, rotasyon sorunu ve ikinci yarı düşen performans iyice kronikleşti. Hoca ve Özen bu işi çözemiyor bir türlü. 1 - 2 maç olur hadi neyse ama 7-8 maç olunca soru işaretleri beliriyor. Beşiktaş henüz EPL'nin Everton'u seviyesine düşmedi ama o yolda ilerliyor. Şimdilik Lİverpool gibiyiz. Adımızın şampiyonlukla anılmasını umuyoruz. Eğer Everton gibi isek 3.lük-6lık arasını başarı kabul edelim Biliç ve yönetim üzerinde hiç baskı kurmayalım, buyrun bu sezon hatta önmüzdeki 2 sezon da sizin takılın diyelim. Büyük camialarda hele de uzun süre başarı elde edilemiyorsa tahammülsüzlük ve kuşku alır başını gider. Bunun altından kalkamıyorsa teknik direktör de gider, yönetim de. Bunları olağan karşılıyorum. Dünyanın hemen her yerinde bu böyledir. Başında Aberdeen'de destan yazmış bir hoca bulunan 1989 model Man Utd den bahsetmiyoruz. Makro bakacak olursak:
1-Beşiktaş'ın -çaresiz, alternatifsiz- zayıf bir yönetimi var. Fakat bu Fikret Orman'ın suçu değil. Fikret Orman yönetimini desteklemek zorundayız çünkü makul bir alternatifi yok. Beşiktaşlı bükük iş adamları şu sıralar kulüple pek ilgilenmiyorlar.
2-Kulübün giderek sıfıra yaklaşan bir lobi kaabiliyeti var. Daha doğrusu yok.
3-Birbiriyle konuşa konuşa anlaşacağı yerde didişe didişe kavga eden taraftarı var. Yok Fikretçilermiş, Adalısporlularmış vs. vs. Bu kafayla devam edelim, o yapılacak statta derman olmaz dertlerimize.

Mikro Bakarsak:
1-Beşiktaşın hatırı sayılır bir süredir çözemediği saha içi sorunları var,(bu blogda genelde bu konuya kafa yoruluyor)
2-Sakatlık sorunları aynen devam,
3-Kadro mühendisliği ve planlamada çok fazla soru işareti var,

Şimdi sizce bardağın ne kadarı dolu: Bana, 11 aralık 2013 saat 12 itibariyle %45'i dolu gibi geliyor. Biliç 3 maçlık bir seri yakalar iki maçta takım ikinci yarıları forse eder ben de yazarım buraya "Helal olsun Biliç iyi toparladı. Bakın artık bardağın %60'ı dolu" diye. Maalesef iyi başlayıp kötü gidince işler daha çabuk sarpa sarıyor. Kötü başlayıp sonradan form tutmaya başlasaydı şimdi daha farklı tartışıyor olurduk.
Temennim Biliç'in Kasımpaşa maçıyla uçuşa geçmesi ve takımın uzunca süre puan kaybetmemesi.
Wishfull thinking/Hüsnükuruntu ayrı şey yönetim-hoca istikrarı için çabalamak ayrı şey.

Tüm yorum yapanlara not: Birbirimizi yok ergendi yok troll dü (hele hele geri zekalıydı falan gibi) seviyesiz laflarla aşağılamadan tartışsak fena olmayacak gibi. Herkes Beşiktaş için en iyisini istiyor. Farklı düşünüyoruz. Birimiz haklı çıkacak diye olayı müsabakaya çevirmeyelim derim. ya değilse wowturkey'in vodafone arena sayfasında stat inşaatını takip etmek daha tercih edilir olacak.

theotheo dedi ki...

@barreto

Mikro Bakarsak:
1-Beşiktaşın hatırı sayılır bir süredir çözemediği saha içi sorunları var,(bu blogda genelde bu konuya kafa yoruluyor)
2-Sakatlık sorunları aynen devam,
3-Kadro mühendisliği ve planlamada çok fazla soru işareti var,


3.seçenekle ilgili bu sene değişebilecek birşey gözükmüyor. takım bu şekilde gittiği takdirde zaten sene sonunda önder özen ve bilici bu takımda kimse tutamaz. burası net.

sergenin tabiki zamana ihtiyacı var. sene sonunda anteple ligi iyi bir yerde bitirebilirse neden beşiktaşa gelmesin?

bakın sergen çok farklı bi figür. bülent korkmaz, hakan şükür vs gibi değil. çok farklı. o fatih terim gibi. ben takımından başında fenerin 3.antrenörünü moskovadan kovulan bilici görmektense sergeni görmeyi tercih ederim.

du, levande dedi ki...

yoo net değil. işler çok çok kötüye dönmezse önder özen'in bu sene sonunda kulüpten ayrılma ihtimali çok düşük. 3 seneyi tamamlayacaktır muhtemelen.

şu anda takımın en net sorunu herkesin de dikkatini çektiği üzere ikinci yarılardaki oyundan düşme durumu. haftalardır ilk yarılarda gayet rahat bi şekilde bizi şampiyon yapabilecek bi oyun oynuyoruz ama dakika 55 falan olduğunda takım uykuya dalıyor. aslında kayseri ve konya maçlarında biliç buna çözüm olarak necip'i oyuna sokuyordu ve işe de yarıyordu, ki kazanmıştık iki maçı da. ama fener maçında necip veli'nin yerine oyuna girmek zorunda kalınca hem önceki iki maçtaki görevini değil de hiçbi zaman başarılı olamadığı bi görevi yapmak zorunda kaldı hem de zaten kırmızı gördü. sivas maçında da çok değil eksiklerden sadece sivok oynayabiliyo olsaydı ve kulübede 55-60 civarı oyuna girebilecek bi necip olsaydı puan kaybedeceğimizi zannetmiyorum. bu açıdan özellikle bu maçta biliç'e yüklenmek doğru değil bence. belki sadece holosko değil de frei girmeliydi diyebiliriz ama gerçekten çok farkeder miydi bilemiyoruz.

eksiklerin en azından bi kısmı geri dönüyor bu hafta ve kulübede necip alternatifi olacak yine. umarım devre arasına kadar puan kaybı yaşamayacağız ve 35 puanla kapatacağız ilk yarıyı. ekstradan aldığımız bi puan yok, yani ikinci yarıda da bu yeterli görmediğimiz performansa rağmen 35 puan toplarız muhtemelen. 70 puan da ikinciliğe yetecektir. he devre arasında yabancı bir sağ bek transfer etsek, ortasahayı veli-atiba-oğuzhan yapıp gereken yabancı kontenjanını fernandes'i dışarı atarak açsak, bir takviye de önde olduğumuz maçlarda işe yarayan necip hamlesi gibi gole ihtiyacımız maçlarda yapılabilecek bir hamle imkanı sağlayacak şekilde orta sahaya yapsak (bilal kısa bile gayet yeterli olur) 80 puana bile ulaşmamız hiç sürpriz olmaz bana göre. şampiyonluk şansı da fener'in tökezlemesine göre belli olur.

yani öyle önder özen'i, biliç'i asıp kesmeye hiç gerek yok. gayet çözülebilir bir kaç sorun var ve çözülecek umarım.

y dedi ki...

Bende mikro bazda, bu sezona ilişkin bazı tesbitlerde bulunayım:

1-) Samet Aybaba’yı hem kişi hem de TD olarak hiç sevmeyen Bir Beşiktaşlı olarak diyorum ki, geçen yıl Samet’in elindeki kadro çok daha dar bir kadroydu. En basitinden geçen yıl Aybaba’nın forveti yoktu. Almedianın bu sezonki performansı nerede, geçen yılkı performansı nerede. Mustafa Pektemek geçen yıl büyük ölçüde sakattı. Batuhan Karedeniz malumunuz. Devre arasında PTT 1. Ligin son şırasındaki takımın yedek forveti (Ankaragücü’nden Sinan) ve 34 yaşında son demlerini yaşayan Mamudu Niang takviyeleri. Yani geçen sezonun ikinci yarısı nerdeyse elinde hiç forvet yoktu.

2-) FB bu yıl ligi birinci bitirse bile, cezası nedeniyle Avrupa kupalarına katılamayacak. YanBu şu demek: ligi ikinci bitirirsen doğrudan, üçüncü sırada bitirirsen ön eleme oynayarak şampiyonlar ligine katılma şansın var. Birde gene senin rakibin olan GS’yın yaşadığı yönetim sorunlarını filan dikkate alırsan, şampiyon ligi vizesi adeta altın tepside sana sunulmuş bekliyor. Bu yıl aslında 40 yılda bir denk gelecek şekilde son derece avantajlı bir sezon. Sana başarılı bir futbol takımı oluşturabilmen için gereken zaman ve maddi gücü sunabilen bir sezon. Ama ne kadar değerlendirebiliyorsun sen bu fırsatı? Şimdi bırak şampiyonlar ligine katılmayı, Avrupa vizesi alabilecek bir yerde bile ligi bitirebileceğimizden kuşku ve endişe ediyoruz.

3-) Avrupa vizesi derken, Türkiye Kupasından devam edelim. Malum bu kupada Avrupa vizesi için kestirme bir yol. Hele bu sene Trabzon’un, FB’nin ilk turdan elenmesi, bu yolu daha da kısaltmış. Ama sen ne yapıyorsun, bu fırsatı da elinin tersiyle itip ilk turda eleniyorsun.

4-) Bu yılki transfer politikası başarısızdır ve sorumluluk ta elbette transferden yetkili olan Önder Özene aittir. Bu da son derece nettir bence.

Ali

Barreto dedi ki...

Bu arada şampiyonluğun Fenerin elinden kayıp gitmesiyle alakalı 15 sene önce yaşanmış bir tabloyu hatırlatmak isterim.

1997-98 sezonu 16. hafta puan durumu
1.FENERBAHÇE 39
2.TRABZONSPOR 33
3.BEŞİKTAŞ 30
4.GALATASARAY 30

1997-98 sezonu 34. hafta puan durumu

1.GALATASARAY 75
2.FENERBAHÇE 71
3.TRABZONSPOR 66
4.İSTANBULSPOR 54
5.SAMSUNSPOR 49
6.BEŞİKTAŞ 48

Bu sezon böyle bir şey olur mu bilinmez tabi.

theotheo dedi ki...

@y

transfer politikasını açayım. senin yorumuna da bir katkı da bulunmuş olayım hem de. alınan oyuncular ödenen paralar bağlamında.

kerim frei 3.150 euro
tolga zengin 2.750 euro
pedro franco 2.500 euro
serdar kurtuluş 1.750 euro
ömer şişmanoğlu 1.650 euro
sezer öztürk 1.500 euro
gökhan töre 350 euro kiralık
günay güvenç 200 euro
eneramo
hutchinson
motta kiralık

11 tane transfer yapmışız bu yıl bonservisleriyle birlikte yukarıda. yıllık ücretlerinin faciasını tekrar girip kafa bulandırmak istemem. ama bonservisleri bence yılık ücretleri yanında devede kulak kalır.


listenin ilk 6 sırasında en çok para ödediğin oyuncular mevcut. bu 6 oyuncudan sadece 1'i beşiktaşa bir katkı yapabilmiş durumda. geri kalan 5 inin 1 tanesi oynadığı oyunla türk liginin en kötü sağ beklerinden birisi olduğunu göstermiş. geri kalan 4 üde beşiktaş futbol takımının formasını giyemeyecek kadar kötü durumda olduklarını devamlı gösteriyorlar.

şimdi bonservis ödeyerek aldığın 6 oyuncu sadece 1 inden yararlanıp geri kalan 5inden yararlanamıyosan hala bu transfer politikasını savunmanın önder özen yalakalığının son noktası olduğunu görmek gerekir.

geri kalan neredeyse bonservissiz aldığın transferlerin yarısını yine oynamıyor. geri kalan yarısı da gayet vasat altı bir performansla oynuyor. buna beğenilen atiba da dahil bence.

bakıldığı zaman kiralık alınan törenin sene başında parlayıp sönmesinin dışında. doğal olarak kalecisiz başlanan bir sezonda tolganın kaleyi almasını bir transfer başarısı olarak görmekte önder özen yalakalığının bir başka noktasıdır.

bakıldığı zaman 11 transfer de bu denli düşük bir yüzde tutturmak. hiç bir planlamanın olmadığının göstergesi. ödenen bunca paranın bu denli zor zamanlarda boşa gitmesi de ayrı bir sorun.

ben bu şartlar altında önder özen'in bu kulüpte bir sene daha transfer tombalası çekmesini istemiyorum. isteyenler varsa yeni francolara freilara hazır olsun.

theotheo dedi ki...

@barreto

hoca kalite faktörü o tarz geri dönüşlerde altın.

hocaya kaybedilen güven. yönetimin hocanın görüşlerini yalanlaması arada oluşan uçurum. takım olamamak. bireysel kalitenin yerlerde sürünmesi. daha bir çok faktör var beşiktaşın geri dönüş vs yapamayacağı.

beşiktaş için bu sezon çok bedava bir sezon olabilirdi. galatasaray sezonun göbeğinde bir kriz geçirdi. fenerbahçe sezona kötü başladı. trabzon kötü bursa yok vs. ama bence beşiktaş bu ligi ilk 2 de kesinlikle bitiremez. eğer doğru dürüst 1 2 transfer yapılmazsa 3.lük için de kasımpaşa tsnin şansı bence daha fazla olur.

sedila dedi ki...

@theotheo
hocam mecbur musun Beşiktaş'ı tutmaya/desteklemeye? Git gs yi fb yi tut.
Yani şu ortamda iki senedir her maçta post açılıyor. Hepsini bulandırıyorsun. Ben burada maç analizi okumak istiyorum, bilgim artsin, görgüm artsın istiyorum. Benim maç izlerken göremediğim detayları gören insanları okuyum istiyorum ama sen gelip hepsinin içine ediyorsun.

Brumaya 12 m veren fatih terim büyük hova oluyor, frei e 4m veren özen dolandırıcı oluyor. Amrabat a 8m veren imparator oluyor, Atibayı alan tu kaka oluyor.

Yeter hocam ya, gördük senin fatih terim'ini, nasıl kaçtı takımdan ( o bilmiyormuydu takımın elinde patlayacağını), şimdide aldı 35 m sini keyfine bakıyor.

Bırak hocam sen beşiktaşı, yeter bulandırma burayı. Biz de burada maçları tartişalım, fikirlerimizi paylaşalım.
senin yüüznden maçı, futbolu konuşamıyoruz.
Yeter Allah'ını seversen yazma artık.

y dedi ki...

@Theotheo

Theo haklısın. Daha öncede dediğim gibi transferlerin başarısız olması, ucuz etin yahnisi yavan olur misali parasızlıktan dolayı değil. Maalesef akılcı ve planlı bir transfer politikamızın olmamasından.

İşin ironi kısmı, transferlerin bugünden ziyade geleceğin Beşiktaş’ını kurmaya yönelik olarak yapıldığı söylemi. Oysa geçen yıl ve bu sezon şimdiye kadar toplam 24, yazıyla YİRMİDÖRT transfer yapılmış. Bunlardan kaç tanesi önümüzdeki yıllarda Beşiktaş’ta başarıyla forma giyer diye soralım. Benim cevabım, yalnızca Oğuzhan Özyakup. Belki Olcay Şahan’ıda kerhen ekleyebilirim. Gökhan Töre ile Mattoyu saymıyorum, zira onlar KİRALIK.

Bu durum elbette transferden yetkili olan kişiyi, yani futbol kordinatörü Önder Özeni sorumlu yapıyor.

Bu noktada belirtmek istediğim şey su. Gerek burada gerekse başka yerlerde yapılan bazı yorumlarda, transferlerin başarısız olduğu, ama sorumluluğun Önder Özende olmadığı, çünkü kulüp içerisinde gerek yöneticilerin gerekse Başkanın transferlere karıştığı iddia ediliyor. İlk başta aslında sanki Önder Özeni savunuyor gibi görünen bu türden yorumlar bana göre, aslında savunmak bir yana Özenin aczini gösteriyor. Bu konuda söylenecek çok sey var ama ben iki tanesini şöyleyim:

1-) Diyelim ki transferler çok başarılı olsaydı ne olurdu?. Biz o zaman Özeni övüp tebrik etmek yerine, transferlere karışan yöneticileri ve başkanı mı tebrik etmeliydik. Aslında Özene kalsaydı bu transferler olmazdı, Allahtan yöneticiler müdahale ettiler bu başarıyı yakaladık mı diyecektik?

2-) Velev ki yöneticiler transfere karıştı. Ve haliyle asıl sorumlu ve eleştirilmesi gerekenler onlar. Peki devre arasında ve önümüzdeki sezon yapılacak transferlere üçüncü kişilerin karışmayacağının garantisi ne? Bu yılki transferlere müdahaleyi önleyemeyen Özen, önümüzdeki transferlerde nasıl bir önlem düşünüyor? Ne değişti de artık transferlere dışarıdan karışılmayacak. Misal yöneticiler artık hidayete erip, akıllandılar mı?

Ali

theotheo dedi ki...

@sedila

burda görüş yazıyoruz sende yazarsın sende okunursun. benim yazılarımı beğenmiyosan bi alt yorumu oku. göz senin. ona da ben karar veremem. hem benim yazılarımı okuyup hem de bilgiçlik yapıcaksan orda dur deriz.

neyse.

gelelim sorularına bruma ya amrabata verilen paralar galatasaray kulübünün problemidir burada beşiktaşı konuşuyoruz. bruma ve amrabatı alması fatih terimi ne küçültür ne de yüceltir. emreye 16 yaşında formayı veren de odur. türkiyeye yarı final oynattıran da. galatasarayı uefa şampiyonu yapanda onu geçelim o yüzden.

sen bana önder özen'in ntv deki başarılarının dışında bir tane somut başarısını göster. bende sana katılıcam.

ben özene dolandırıcı falan demedim. sadece transferleri altalta yazdım işte. bu transferlerden memnunsan memnunum de geç. 2.5 milyon euro verdiğin adamın ilk maçında berbat oynatıp üstüne 1 aylık sakatlanmasından memnunum. iyi transfermiş de geç. bunu yapabilirsin. hatta bunu yaparsan bu blogda sevilirsin de.

o yüzden sen yazını yaz ben de yazımı yazayım. herkes kendi yolunda gitsin. kimin haklı çıktığını sene sonu puan durumu fb ve gs ile oluşan uçurum çok güzel gösteriyor zaten.

haydi sağlıcakla.

sedila dedi ki...

@theotheo
hocam, puan kaybından sonra her maç aynı şeyi yazmandan sıkıldım. Basacan parayı alacan aga demenden sıkıldım. İşte örnek veriyoruz GS parayı basıp aldı ne oldu. Başka bir şey bilmez misin sen? Senin yazdıklarını okumuyorum zaten, hep aynı terane. Ama diğer insanların sana verdikleri cevapları okumak zorunda kalıyor.
Yoksa Biliç geldi şampiyon olacaz demiyorum, ya da her transfer başarılıdır demiyorum. Günahım kadar sevmesem de aybabayı destekleyen arkadaşlara bile saygı duyuyorum.
Ama sen iki senedir aynı şeyi yazıyorsun,
söyle o zaman
takıma sağbek kimi kaça alırdın?
Atiba yerine kimi alırdın aynı paraya?
yerli yedek forvet, ömer yerine kimi alırdın?
Adam yabancı brumaya basarken parayı,yerli statüsündeki frei niye almazdın açıkla öğrenelim.

Bu konular hakkında öneride bulun, biz de öğrenelim.
simao yu aldık ne oldu? q7 ne oldu?
parayı bastık aldık senin adamları zamanında ne oldu peki 54-55 puan.
sana yazma deme hakkına sahip değilim, yeter ki her yere aynısını yazma. Eleştiriyorsan çözüm için öneri de bulun de ki holoskonun yerine frei girseydi de, kurtuluşun yerine şunu alsaydık de.

du, levande dedi ki...

kerim frei ve pedro franco transferleri geleceğe dönük transferler. bu transferlerle ilgili yapılacak eleştiri sadece direkt oynayacak oyuncu değil de geleceğe yönelik transfer yapılması konusunda olabilir. boş transferler denemez yani bunlara. başarısız da denemez çünkü belli yani alırken dahi söylenen şey geliştirilmeye yönelik transferler olduğu, e daha bi devre bile bitmeden hani geliştiremediniz demek saçma olur.

tolga zengin'in gayet yerinde bi transfer olduğu konusunda herkes hemfikir sanırım.

serdar kurtuluş iki derbi maçı dışında sırıtmadı bölgesinde ama derbilerdeki performansı gerçekten aşırı kötü olduğu için eleştirilmekte haklı. yanlış transfer olduğuna katılmakla birlikte burda da asıl eleştirinin oyuncu seçiminden ziyade sağ beki yerlileştirme düşüncesine yapılması gerekiyo bence. sol beki yabancı alalım türk sağ bek daha rahat bulunur diye düşünüldü sene başında, kısmen doğru yani sol beke göre yerli sağ bek daha rahat bulunabiliyo ama bulabileceğinin en iyisi de serdar oluyo işte. gökhan gönül'ü alamıyoruz. yerli almaya karar verdikten sonra serdar'dan daha iyi kimi alabilirlerdi sorusuna ben bi cevap bulamıyorum. veysel sarı, tarık çamdal, koray altınay falan bu oyuncuların performansıyla serdar'ın antep'teki performansı arasında fark yok. onlar da gelseler büyük maçlarda sıkıntı yaşayacaktık. sağ bek de yabancı olmalı bana kalırsa. oynadığımız maçların yarısında iki yabancı stoper ve bi yabancı bekle oynadık, 3 yabancıyı savunma bölgesinde harcayacaksak iki bek ve bi stoperi yabancı seçmek daha mantıklı bence.

ömer şişmanoğlu transferi de yanlış bir transfer değil bence. elimizde almeida ve mustafa vardı, mustafa zaten sakatlıktan dönmüştü ne olacağı belli değildi ve şimdiki durumunu biliyoruz zaten. almeida nazar değmesin gayet iyi oynuyor bu dönemde ama onun da sakatlık ve istikrar konusunda büyük sıkıntıları olduğunu biliyoruz. bunların arkasına yerli bir alternatif alma planı vardı ve buna en uygun oyunculardan biri ömer'di. cenk tosun kadar maliyetli değil, geçen sezon boyunca alternatif golcü görevini yapabileceğini yeterince göstermiş, yaşı da genç. ki şans bulduğu dakikalar çok az olmasına rağmen attığı tek golle 3 puan da kazandırdı takıma şimdiden.

sezer öztürk yanlış transfer tabi ki. yine düşüncede mantıklı ama uygulamada sıkıntı yaşanan bi durum. yine de bu sıkıntılar yaşanmasa bile eleştirilebilecek bi transferdi bonservis bedeli ve aldığı ücret dolayısıyla.

bonservis ödenen futbolcular bunlar, net bir şekilde yanlış transfer denebilecek iki isim var sadece. ki serdar'daki durum da belli.

kiralık olarak gelen oyunculardan gökhan töre transfer anlaşmasındaki 7 milyon euroyu verdirecek bi oyun oynamıyo şu an ama şimdiye kadarki performansı vasat üstü ve şimdilik neredeyse bedelsiz bi transfer olması da katılınca başarılı bi hamle olarak değerlendirilebilir. diğer kiralık oyuncumuz motta hiç de öyle vasat altı bi performans göstermediği gibi ligin şu anki en iyi sol beki bana kalırsa. üstelik bedelsiz. gayet başarılı bi transfer hamlesi. theotheo gibi adamların antalyaspor'la çıkan transfer haberleri dışında eleştirecek bi noktasını bulamadığı atiba da malumunuz hem bedelsiz hem de gayet faydalı ve efektif bi oyuncu. 3. kaleci olarak alınan, gelecek vaad eden ve şans bulduğu hazırlık maçlarında da başarılı bi görüntü veren günay güvenç'in transferini takıma katkısı olmadı diye eleştirmek baya bi anlamsız. eneramo ise şu ana kadar görüldüğü kadarıyla yanlış bi transfer. aslında bi kaç maçta oyuna katkısı olduğunu düşünüyorum şahsen ama buca maçındaki görüntüsü gerçekten kötüydü.

görüldüğü üzere 11 transferin 3ü yanlış transfer olarak değerlendirilebilir. biri net yanlış, diğeri yanlış bi düşüncenin sonucundaki mecburi yanlış, diğeri ise daha arada derede bi durum.

tolga, motta, atiba, gökhan töre iyi transferler. kerim frei, pedro franco, günay henüz "takıma katkı" meselesiyle eleştirilemeyecek, doğru veya yanlış oldukları daha ilerde anlaşılabilecek transferler. sezer, serdar ve eneramo ise kötü transferler.

böyle bakınca daha iyi.

du, levande dedi ki...

bu arada gökhan töre ilk yarıyı kapatmış. frei da 2-3 hafta yokmuş.

@du, levande

Guzel bir ozet olmus.

***

Ya arkadas, transferleri degerlendirmede nasil bir gerceklerden kopma hali varsa, sanki bir kulubun yaptigi butun transferler nokta atisi olmaliymis, basari buymus gibi lanse ediliyor.

Her kulup hatali transfer yapar: Kadlec, Erman, Amrabat, Yigit Gokoglan (2.5 milyon Euro vermisler ya, saka gibi) GS'den aklima gelenler. Kadlec, Bekir, Krasic FB'den. Bir kulubun butun transfer butcesini cok iyi harcama sansi yoktur, o ancak bilgisayar oyununda hile yapmissan.

Neye bakarsin? En onemli kalem oyuncu ucretleridir. Besiktas, oyuncu ucretlerini kisma konusunda birkac puruz haricinde diger Istanbul takimlarindan cok iyi halde. Gelirlerini yukseltmeden (ki oyle yildiz almanin gelir yukseltmedigini Guti ve Quaresma orneklerinde cok iyi gorduk, hayal gormeyelim) bir kulup ayagini yorganina gore uzatmak durumunda. Bu durumda isler donup dolasip stat yapimina geliyor. Onu da bekliyoruz.

Besiktas, gerek as kadrosu, gerek yedek kulubesinin maliyeti itibariyle Galatasaray'in fersah fersah altinda, fakat puan durumu esit. Bu basaridir. Gene maliyete bakarsan, Fenerbahce ile fark daha az olabilirdi, lakin 90+'da attigi gollerle 8 puan toplamis bir takima karsi bazen yapacagin bir sey olmuyor.

Onder Ozen ve Bilic cok mu basarili? Hayir. Cok basarili olsalardi su an Besiktas lider olurdu.

Onder Ozen ve Bilic basarisiz mi? Ona da hayir. Gerek saha ici, gerek saha disi faktorler belirli isaretler gosterdi. Ha, sene sonunda performansini bir daha degerlendirecegiz, bakalim devre arasi hamleleri ne gosterecek. Denizli devre arasinda kadar basarisizdi, Yusuf ve Ernst hamleleri begenilmemisti ama sampiyonluk geldi.

Ya arkadas, bana Turkiye'den bir tane takim gosterin ki bir sene yaptigi butun transferler isabetli ciksin ve de aman aman para harcamamis olsun. Yok boyle bir sey.

Elestiri baska, dumduz bakkal hesabiyla asmak kesmek baska. Ilki duzeltmek, ikincisi yikmak amacli.

Herkesi kor, alemi sersem sanmayin.

y dedi ki...

Arif oldur ki leb demeden leblebiyi anlar,

Hayalperest oldur ki, sen bayram haftası dersin, o mangal tahtası anlar.

Artık kimin icazeetine sunulursa.

Bu harbiden en son yorumumdu.

Ali

Shelbyl'in isaret ettigi noktaya ilave olarak yetenek avciligi alaninda Jesus ilan ettigimiz Lucescu'da senede 50mi USD transfer butcesiyle her yil Brezilya'yi Ukrayna'ya tasiyor. Musade edin de 2 tanesi de adam olup, transfer yapsin. Transferler uzerinden teknik ekibe vurmak bana da hakli gelmiyor. Besiktas kimsenin guvenli limani degildir elbette. Basarisizsa elestiriyi de, tasi taragi da eline elip herkes gider. Yalniz Samet ile Bilic'i karsilastirmak da bir haksizlik oluyor. Adam seyircisi onunde toplasan 3 mac oynamamis, transferlerin hicbirisine karismamis ama yine de tek suclu ilan ediliyor. Bence bu olmamali ama maalesef oluyor iste. Sergen konularina falan da hic girmiyorum bile. Burada Batuhan'in kulube 35. donusunden medet umanlar da vardi hatirlarsaniz. Once adam olacak (ki bu yastan sonra buyuk oranda imkansiz), sonra iyi bir hocanin yaninda uzun donem stajini yapacak, ondan sonra da bir kulubu min. lig 2.si yapacak. Ondan sonra besiktas'in hocasi olabilir. Samet bunlari yapti mi diyenleriniz olacaktir mutlaka. Yapamadigi icin 1 sezon kalip gitti iste. Bilic en az Fatih Terim kadar basarili bir adamdir. Esas suc sahsiyetsiz, yeteneksiz futbolcularindir. 15 kisiyle yollar ayrilacagina her zaman 1 kisiyle ayrilmistir. Stadi yok, pasarsi yok, seyircisi yok ama sampiyonluk bekliyoruz. Ben de ayni mantikla babamdan Ferrari bekliyorum. Henuz almadi, kovacam gitsin boyle baba mi olur? Ailemizi yonetemiyor :)... Kavga etmeyelim, hepimiz Besiktas'i destekliyoruz. Sezon sonu oturur bakariz Bilic'in ve Ozen'in karnesine. Bence her hocaya bir transfer sezonu musaade edilmesi gerekiyor. Insallah Bilic bu sansi bir kez olsun elde eder.

QuaresmA dedi ki...

Peki bu yabancı genç transferleri konusunda...

1) Güney Amerika'daki çok potansiyelli oyuncuların Porto, Benfica, Udinese veya başka Avrupa takımlarından sekip bize gelme ihtimalini yüksek görüyor musunuz ?

2) Bu Pedro'nun maksimumu ne olacak sizce ? Bence en fazla Sivok, Zago falan olur. E sen zaten bu çapta oyuncuların "olmuş" hallerini alabiliyorsun, neden süre kaybediyoruz ? Hadi potansiyel Nesta, Puyol olacak falan dersin ve beklemeye razı olursun anlarım ama zaten bu çapta bir potansiyeli olsa ya Porto gibileri sana bırakmaz ya da bu fiyata alamazsın zaten.

Ribery örnekleri verilecektir ama karşısında da milyon tane örnek var. Bobo, Carrusca, Petre, Bratu vs.

Bence 3 büyükler için genç yabancı çok saçma bir strateji. Yayın, bilet, forma gelirleri çok yüksek. Rus takımları gibi parayı bastırıp "olmuş" paralı askerler alınmalı.

QuaresmA dedi ki...

Ayrıca Bilic ile Aybaba'nın kıyaslanması çok saçma. Son 3 maçtaki sonuçların Bilic'in suçu olmadığını, oyuncuların vurdumduymazlığı olduğunu kabul ederim ama Samet Aybaba ile kıyaslanması mantıksız kere mantıksız. Bilic'in bu seneki transfer bütçesi 15 milyon euro'ydu, Samet Aybaba için Gökhan Süzen hariç bonservis harcandı mı hatırlamıyorum. Adam yokluktan GS maçına sağ bekte Mehmet Akgün ile falan çıkmak zorunda kalıyordu. Bu sene yüzüne bakılmayan Holosko'yu 1 sene oynatmak durumunda kaldı. Samet'e McGregor, Uğur Boral ama Bilic'e Tolga, Motta vs. Aybaba'nın zorunda kalarak oynattığı Mehmet Akgün, şimdi 2-3 yumruklaştılar diye kadro dışı bıraktığın Toraman ve Sezer yerine oynamak durumunda kalıyor.

Nereden bakarsan bak adaletsiz bir kıyaslama.

theotheo dedi ki...

geçen sene yağmurdu bu sene kardı gene gs çıktı. acaba niye sneijdere bu kadar para ödediklerini anlayabildik mi?

çünkü ben söyleyince anlamıyosunuz. herifler her sene uygulamalı olarak gösteriyolar.

hala anlamıyosanız. sizin için özel önder özenden kurtulma kursu açıcam. hepinizi beklerim.

theotheo dedi ki...

@shelbyl

hacı bak şimdi anlaşamadığımız nokta şu. önder özen bir iddia ile geldi. bu çok açık ya. açın izleyin bjk tv deki konuşmaları. transferleri alelade yapmıcaz diyo. atletik performans departmanı kurup sakatlıkların nedenine inicez diyo. bilmemne ligine oyuncu göndericez diyo. yok almanya bölgesel liginde müller badstuberi görmüşte. ordaki bi takımla organik bağ falan kurucaz diyo. diyo da diyo. yani beni getirsen bende o lafları edicem orda. çünkü ağız bu torba değil. ne geldiyse söylüyosun.

neyse.

tekrar söylüyorum. önder özen bir koordineli çalışma iddiası ile geldi. bu takım sezonun şu zamanında bu kadar sakat veriyosa. son 10 maçında 14 puan aldıysa. ileriye hiç ışık vermiyosa. biz ne yapıcaz. özen bilic başarısız değildir. ne demek ya. olur mu? beşiktaş kafaya oynamıyosa başarısızdır bitti. bunun başka yolu yok.

ben sana şunu söylim o zaman. beşiktaş neden 15 milyon euro harcadı. beşiktaş zaten geçen seneki kadrosunu devam ettirseydi. niangı falan göndermezdi. zaten 3. 4. falan olurdu. formayı koysan oluyo zaten. bunun için önder özen bilic falan gerek yoktu ki.

biraz konuşurken düşünmek lazım.

galatasarayın ücretler olarak altındasın da. galatasaray da 2 senedir üst tur yapıyo cl de. sneijderın attığı şu gol zaten 1 yıllık ücretini belki de daha fazlasını çıkardı.

burdan anlayın birşeyler. bugünkü maç size bişey anlatsın. aynı şekilde geçen seneki hamitin golü de. size bişey anlatsın.

hala oğuzhan moğuzhan diye bıkbıklayan olursa zaten gitsin kendine bir çukur açsın. keyfine baksın orda.

theotheo dedi ki...

@quaresma

oyuncu kendini belli eder birader. ribery çatır çatır top oynuyodu yahu geldiğinde. nerde görülmüş 22 yaşına gelmiş pozisyon almayı bilmeyen etrafında dönüşü dünyanın güneş etrafında dönüşünden daha uzun olan adam. bu adamı geliştirip falan poffff. yazarken bile sıkılıyorum bazı şeyleri.

milleti gerizekalı sanmasınlar yeter yani. franco 5 senelik sözleşme yaptın. büyük ihtimalle önce dandik bi arjantin bilmemne takımına kiralarsın. sonra da bonservis ücreti bile almadan gönderirsin. 2.5 milyon euroyu verdiğinle bi de bucaya elendiğinle kalırsın o kadar.

du, levande dedi ki...

theotheo boş konuşuyosun. transfer planlamasından memnun kalmadın belli tamam da aynı şeyler aynı şeyler yeter. 14 milyon euroya sen ne yapacaktın merak ediyorum. tolga'dan memnunsun 2.750'si oraya gitti kaldı 11.250 milyon, parayı basıp alper'i alırım diyodun bi ara, ona da verdin 9 milyon o zaman. takımda memnun olduğun adamlar tolga, fernandes, almeida. sivok'u da tutarsın belki kadroda. yani 2.250 milyonun kaldı ve kurduğun kadro şöyle

tolga
? - sivok - ? - ?
fernandes - alper - ?
? - almeida - ?

2.250 milyona buraları o istediğin tarzda adamlarla doldurabilme ihtimalini de geçtim mesela sağ bek için serdar'dan iyi yerli bulabilecek misin? bulamayacaksın. yaz oraya bi yabancı. sol beki ismail'e bırakmazsın herhalde, motta'dan da memnun değilsin, yaz oraya bi yabancı daha. stopere de ya takımın abisi falan diyip toraman'ı koyarsın ya da mecbur oraya da bi yabancı alacan. gökhan töre ve olcay'dan da memnun değilsin zaten, onların yerine önerdiğin yerli alternatifler kimler mesela? yerli bi alternatif öneremiyosan oralara da mı yabancı transfer edeceksin? tolga ve alper dışında kim var bugün beşiktaş'ta ilk 11'de çıksa şimdiki lafları etmeyeceğin yerli futbolcu? gs'den selçuk'u mu alsın önder özen? hesapladık işte 14 milyondan geriye 2.250 kaldı tolga'nın yanına senin alper'i ekleyince. bruno alves'i 5.500 milyona almış mesela fener. hadi sen ince eledin sık dokudun 2.250'ye buldun o ayarda bi stoper, geri kalan memnun olmadığın bölgelere bonservissiz olarak atiba'dan motta'dan gökhan töre'den daha iyi adamlar bulabilecek misin? 14 milyonluk bütçeyi önder özen'le biliç mi belirledi de dakka başı önder özen böyle biliç şöyle falan. bomboş eleştiriler.

theotheo dedi ki...

@du levande

paran yoksa alma ya. böyle bişey var mı?

takıma büyük bir kontrat yükü yüklüyosun bu çöp adamları alarak. 100 milyon tlnin üzerinde taahhüdün var bu çöplere senin. hatırlatim yani.

tolgayı aldın. alperi alsaydın. bi de sağlam yabancı al. adebayor tarzı tamam işte aşağı yukarı bonservis tutar. geri kalanı koy oynasın hacı. kurtuluş akgünden iyi mi? 200 bin euroluk topçulara para dökmenin bi alemi yok yani.

bir de bunun sıkıntısı şu. işte holosko ile sözleşme uzattık pektemek ile öyle ismail ile öyle. veli ile öyle. franco ile 5 sezer ile 3 tonlarca böyle sözleşme yapıyosun.

ve başka çok açık bişey daha.

bu takım eğer şampiyonlar liginde falan oynucaksa. en az ilk 11 de oynayacak en az 7 oyuncu alınması şart. yoksa yine 7 8 yersin.

e sen yaptın çöp adamlarla sözleşmeleri almak için çuvalla para göndermek için çuvalla para. neymiş transfer politikası önder özenmiş.

du, levande dedi ki...

yahu arkadaş ilk 11'de oynayacak 7 oyuncu diyosun, almeida, fernandes, tolga ve sivok'un yanına ekliyosun bu 7 oyuncuyu, hadi biri alper olsun, 6 ilk 11 oyuncusu daha alacaksın 3 tanesi yabancı olabilir, kalan 3 yerli oyuncu kim olacak? yerli sağ bek, sol bek ya da stoper var mı alınmış olsa "koskoca beşiktaş'ın defansında x oynuyo" demeyeceğin? yok. fernandes ve alper'in yanına kimi koyacaksın yerli? ilkay'ı falan mı alıcaz? ileri uça almeida'yla adebayor'u koydun, üçüncü isim olarak net bi şekilde olcay'dan daha iyi olan bi isim var mı aklında yerli? hiçbiri yok. e hepsi yabancı mı olacak bunların? sen atıp tutuyosun kafana göre ama adamlar yabancı sınırına göre hareket etmek zorunda, bazı bölgelere mecburen yerli oyuncular koyuyolar. 9 alper'e verelim gerisini bırakalım oynasınla olmuyo işte. 2.250'ye adebayor alamazsın da hadi diğer transferlerin maaşlarını falan da ekleyip bi adebayor aldın diyelim

tolga

m. akgün - sivok - escude - g. süzen (ismail)

veli - fernandes - alper

adebayor - almeida - olcay

cenk
toraman
ersan
uğur boral
necip
oğuzhan
dentinho
muhammed
mustafa
holosko

sözleşme uzatma durumları önder özen'den önce olduğuna göre önder özen geldikten sonra yapacağı transferlerle böyle bi kadro ile girmiş oluyoruz lige. aynı parayı harcadın, hadi adebayor alındığı için mutlusun savunma dörtlüsünün ismini yanyana yazıp yazıp beşiktaş'ın savunmasında bu adamlar oynuyo abi diye şok geçirip durmuyosun, böyle bi kadro oldu, sağ bekin serdar'dan da kötü, sol tarafın zaten geçen seneki gibi otoban olmuş, veli'ye bi şey olsa cezalı duruma düşse yerine koyabileceğin tek adam toraman, ilerde şimdiye kadar sezon ortalaması 20 maç olan almeida'yla adebayor 34'te 34 yapmazsa çöp holosko ve bitik pektemek'ten başka alternatifin yok. aynı parayı harcadın kurduğun kadronun eleştirilecek yanları şu anki kadrodan çok daha fazla. 14 milyon euro çok büyük para diyip duruyosun o parayla kurulacak alternatif bi takım da bu işte. sana göre bu takım bi tık ilerde de olabilir tamam ama sanki önder özen bu kadar sürede elinde mükemmel bi takım kurma şansı olmasına rağmen eksikleri olan bu takımı kurmuş gibi sallayıp durmak saçma sapan bi hareket.

sedila dedi ki...

@ du, levande;
Hocam ellerine sağlık çok güzel özetlemişsin. 3 kuruşa aldığın 3. kaleci bile olay oluyor. Vermişsin adama 200 bin euro, adı üstünde 3. kaleci olursa olur olmazsa olmaz.
Bence tek hatalı transfer Eneramo. Ama onunda bu kadar kötü olacağını son iki sezonluk performansına bakıp kimse tahmin etmezdi. E ona da bonservis vermemişsin, maç başı anlaşmıssın, işine gelmezse gönderirsin gider.
Geçen sene bu takım Batuhan'a bile para verdi, adam 110 kilo. Bu adam bie transfer edildi. Dentinho alındı, Sinan kurumuş'a bir şey demiyorum, ya tutarsa diye alındı (Gerçi başka şeyler de olabilir ama) tutmadı.
Demek ki neymiş, bütçene göre transfer yaparsın, bunların içerisinde tutmayan yanlış transferlerde olabilir. Ama olay parayı basacan alacan aga diye olmuyormuş. Biraz akıl biraz fikir herkese lazımmış. 10 transfer yapma, 1 kişi al; sözleşme uzatma futbolcularla, adama sorarlar basket takımı mı bu 5 kişi ile oynayacaksın diye. Adam açıkladı amacımız 8 uluslararası oyuncu, 8 ulusal oyuncu, 8 gelecek vadeden oyuncu ile 24 kişilik kadro kurmayı planlıyoruz diye. Çıkmış adam alacan adebayor'u diye konuşuyor. 3 sene önce de simao diye konuşuyordu. Bir sene bir futbol direktörüne, teknik direktöre zaman verilmez mi ya?
Menemenci ye bile 1 sene verildi. Adamın tek bildiği mağlubiyet sonrası oyuncularını suçlamaktı, ona bile bir sene dayandık ya.

Deniz dedi ki...

Theo,

kızarım ama. Sezon başı Serdar Kurtuluş'a iyi transfer diyodun, milli takımın sağ beki diyodun. Şimdi itin götüne sokuyosun. Tutmadığını gördükten sonra yorumlamak kolay, onu babam da yorumlar. Sezon başı senin iyi transfer dediğin kötü çıkabiliyormuş demek ki.

Olmuş üzerinden yorum yapma hastalığın var, yapma bunu.

theotheo dedi ki...

@deniz

moruk. ben adebayora da iyi diyorum. gelince patlak çıkabilir. ne yapim? ben ne futbolcu uzmanıyım ne başka bişey bunu daha önce de söyledim. ortaya bi vizyon koyuyorum sadece.

sneijderin fiyat performans orası bilmemne diyenlere. kapağı öyle güzel yaptı ki. benim konuşmama gerek bile kalmadı aslında da neyse.

du, levande dedi ki...

sen konuşmazsan herkes ölür theotheo. konuş sen.

Barreto dedi ki...

Blogda varsayımlar çok güzel tartışılıyor. Herkes değişik bakış açılarıyla bir şeyler söylüyor pek çok kimsenin az yada çok haklı olduğu noktalar var. Tartışmaların sonu ve sonucu yok tabi. Sonunda basın açıklaması, nihai senet veya mutabakat metni ilan etmiyoruz. Herkes aklından geçeni gönlünde hissettiğini yazıyor çiziyor. Blog formatı her haftanın maçı için açılan başlıklara dayalı olduğundan, kulübün genel vaziyeti ve tüm sezona yönelik politikası ile ilgili yorumlar özellikle puan kaybedilen maçlardan sonra o haftanın maç başlığını kapatıyor. Böyle olunca bazı arkadaşlar ister istemez "ben Sivas maçını konuşmak öğrenmek istiyorum" siz sürekli transfer poltikası, kadro planlaması, hoca ve yönetim aynı teraneleri okuyorsunuz diyor. Acaba blogun yetkilileri maç başlıklarından ayrı, transfer/kadro planlaması, teknik direktör, yönetim ve basketbol takımı gibi ilave konu mu açsalar. Böylece konu bazlı yorum yapılması ve takip edilmesi de daha rahat olur. Maç içi yorumlar da rayından çıkmaz. Format ile ilgili sıkıntı var gibi. Sadece bir öneri.

sedila dedi ki...

@barreto
Hocam format ile ilgili sıkıntı yok.
Hangi konuda başlık açılırsa açılsın (Geçenlerde fb maçı öncesi, fb nin yaptığı faullerle ilgili bir başlık vardı mesela) adam oraya damlıyor, yok biliç kotu, terim süpermen; özen şöyle kötü klupten maaş alıyor; basacan parayı alacan adamı aga bu böyle devam eder, yazıyor.
Sıkıntı burada, adamın fikri, zikri herşeyi bu.
Ondan sonra bütün başlıklar aynı muhabbete donuyor. Biri cevap yazmasa, oburu dayanamayıp cevap yazıyor. İş uzayıp gidiyor.

sherlockholmes dedi ki...

theotheo

bu teoya alıcan fıstığı vurucak kırbacı vurucak kırbacı :))

teo para yok teo yoksa herkes bilir her mevkiye en iyi adamı almayı.

özen-bilic ikilisinden ben memnunum takımı izlemek keyif veriyo. ilk yarılardaki futbolu maçın geneline yayabilirsek ligi ilk 2 de bitirmemiz garanti bence.

theotheo dedi ki...

@barreto

şimdi sivas şu bu özelinde maçı tartışmanın çok bir katkısı olduğunu düşünmüyorum. bu maçların bize verdiği veriler üzerinde genel tartışmalar yapmak bence daha faydalı oluyor. yoksa sivas maçında şu bu oynasaydı böyle olurdu tartışması çok sığ bir tartışma olur.

burada arkadaşlar birşey savunuyor temel olarak çoğu. sneijder ve drogba tarzı pahalı yıldız transferlerinin takıma katkısının mali açıdan bakıldığında az olduğu düşünülüyor.

ben de bu tarz transferlerin buna da hamitte dahil, kuyt sow emenike vs gibi isimler de dahil. takıma katkılarının büyük resimde çok fazla olduğunu söylüyordum. 2 yıldır da benim haklı olduğum çok açık ve seçik ortaya çıkıyor. çünkü bir çok maçta olmayan sneijder sana tek bir maçta tarih yazıyo. tek bir maçta seni şampiyonlar ligi gibi dünyanın en zor turnuvsında üst tura taşıyo. şimdi bu nokta önemli.

yani seni veli atiba motta falan bir yere taşımaz. beşiktaş neden kilit maçları kazanamıyor. neden büyük maç fakiri. bu soruların cevabı burda yatıyo. benim adebayor ronaldinho vs dememin altında bu yatıyo. başka birşey değil. ben adebayor fanı falan da değilim yani. sadece büyük takımlarda oynamış büyük oyuncular bunlar. kritik anlarda sorumluluk alabilecek, frikik atabilecek, kendini cezasahasına atabilecek oyuncular.

sen istersen 20 tane atiba 20 tane motta 20 tane veli 20 tane eneramo bu ayarda oyunculardan doldur takımı. hiçbirşey kazanamazsın. ama bir tek sneijder drogba işbirliği sana 2.turu getiriyo. 2.tur ne demek milyon eurolar. parasını geç. müthiş bir prestij. hele ki bir türk takımı için düşünsene.

peki bana bir tane oyuncu söyle. sneijderden başka o sahada topu oraya vursun. o sorumluluğu alsın golü yapsın işi bitirsin.

bizim bahsettiğimiz şey bu. beşiktaşın iyiliğini istiyoruz. beşiktaş taraftarı her büyük maçtan sonra boynunu eğmesin istiyoruz. olay bundan ibaret.

örnek ortada.

theotheo dedi ki...

@sherlockholmes

sen son 10 maçında 14 puan alan. galatasaraya kendi evinde ezilen. fenerbahçeye ezilen. sivasa akhisara karşı beraberliği kurtaran bir takımı izlemekten keyif alıyosan başka. o senin tercihin. biz metin ali feyyazı rızayı sergeni şifoyu bilen o zamanlar yaşanılan başarıları tatmış insanlar olarak. bunu istemiyoruz.

beşiktaş oynadığı her yerel turnuvada her sene tepeye oynayan bir takımdır. her sene büyük maçlarda ya rakiplerine üstünlük kurar ya da eşittir. ben böyle bir beşiktaş izledim ve bu beşiktaş olması gereken beşiktaşın yakınında bile değil.

sana fenerbahçe 3.antrenörü özen ve bilicle mutluluklar.

sherlockholmes dedi ki...

theotheo

metin-ali-feyyaz diyosun

sonra da basıcan parayı alıcan diyosun.

beşiktaşın kültüründe yok parayı basıp alıpta başarılı olmak.
tüpçü bunu yaptı gördük halimizi.
bize istikrar ve uzun süreli bir yapılanma lazım.

theotheo dedi ki...

@sherlockholmes

hacı basıcan parayı alıcan falan diye bişey demedim.

sadece futbolun gerçeklerinden bahsediyoruz. o zamanki gerçekler öyleydi. arsenalde sürüyle gol atmış ian wright 1.2 milyona transfer olmuştu arsenale düşün yani.

o zaman öyleydi şimdi para harcamak gerekiyo. kaliteyi alabilmek için. sene başında fikret orman 16 milyon euro bonservis ödeyebiliriz dedi.

ben hep şu örneği veriyorum. sen 1 kilo sağlam domates yerine 5 kilo çürük domates alır mısın? fiyatı 5 te 1 i diye. böyle birşey yapmazsın dimi? gidersin 1 kilo sağlam domatesini alır paşa paşa gidersin. çürük domatesi alırsan da ne yaptığın yemeği kimse beğenir. ne de sen memnun kalırsın. bu kadar basit.

ünal aysal'dan ufak bir not:

büyük çukurlar büyük adımlarla geçilir.

Deniz dedi ki...

Müdür, Benim izlediğim ilk maç 88-89 sezonundaydı, Galatasaray'ı 4-1 yendiğimiz maç.

Ben de dediğin gibi Beşiktaş'ın oyunu domine ettiği, maç maç değilse de sezonun doğal favorisi olarak görüldüğü senelerde büyüdüm ve alıştığım buydu.

Ama o dönemlerde Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan adamlar kendin söylüyorsun, Metin Ali Feyyaz Rıza Şifo. Bu adamlar uzun süre bir arada oynamış, Milne ile birlikte bir sisteme entegre olmuş adamlar.

Önder Özen'in koymaya çalıştığı ruh zaten o adamlardaki çete-arkadaşlık hissi.

Yani o dönemleri yakalamak pahalı futbolcu almakla olmaz. Gençten potansiyelli çocukları bulup potansiyellerini sahaya yansıtmalarını sağlamakla olur.

Biz yıldızları içimizden çıkarıyorduk, Beşiktaş'a gelmeden bunların hiçbiri yıldız değildi. Ha sonra hepsi yıldız oldular, bir takımda o dönemde aynı anda bu kadar yıldızın oynadığı da görülmemiştir.

Sonra bastır parayı al dediğin dönem başladı ama senin de özlemini duyduğun dönemde başarıyı getiren bastır parayı al yöntemi değildi.

Bunu arıyoruz.

Bize belki de bir ikili-üçlü çete gerekiyor. Portekiz çetesi gibi değil ama. Tümer-İlhan gibi. MAF gibi. Pires-Henry-Ljungberg gibi. Böyle birbirlerini oynatacak sıkı arkadaşlar, birbirlerine alışmış adamlar. Ama onları dışardan paket olarak alamayacağına göre...

theotheo dedi ki...

@deniz

kendin üretemiyosan dışardan alıcaksın abi. bak gs selçuğu ayartırken nerdeydin. heriflere selçuk burak işbirliği şampiyonluk getirdi ya nerdeyse.

önder özen böyle birşey yaratamaz. ya böyle bir adam değil abi. sen kolay mı sanıyosun bu işleri. yani fenerde alelade dışarda maç izleyip not tutan adam beşiktaşta maf rıza şifo hatta kadirler recepler daha gider. böyle bir iş birliği mi kuracak. abi rüya mı görüyosunuz. bak 89 daki maçı hatırlıyosun işte. önder özen falan bu kalibrede adamlar değil size bu medya basın ne gazlıyosa bundan kaçın abi. lafla peynir gemisi yürümedi yürümüyo.

ya koskoca beşiktaş antrenörü fenerbahçe maçının ardından fenerbahçe fizik olarak bizi ezdi demeye getirdi lafı. buna tek kelime söylemeyen bir koordinatör olur mu? o çete ruhu böyle mi gelecek. eğer önder özen gerçekten beşiktaşa birşeyler katmak isteseydi.

o açıklamanın bir gün ardından bir basın toplantısı yapardı. bilic bey beşiktaşın büyüklüğünü daha tam anlayamadı, bu sebeple yanlış anlaşılması çok muhtemel bir açıklamaya imza attı. bu kadar. bu açıklamayı bile yapamayan adam değil maf. değil ilhan tümer. işte ancak kurtuluş escude franco falan birlikteliği yapar anlaştık mı?

Deniz dedi ki...

Anlaşmadık. Sözlükte yazmıştım, onu kopyaliim buraya, üşenmezsen oku.

https://eksisozluk.com/entry/36155294

theotheo dedi ki...

@deniz

yanlışsın. futbol böyle birşey değil. futbolun çok ayrı dinamikleri var. beşiktaş gibi çok köklü bir camia isen seni çalıştıracak, yöneticek adamların da sana yakışır olması gerekir bu cebinde dursun.

bak şimdi yazında sergen demişsin. sergen dediğin adam beşiktaşın büyük başarılarında ismi olmuş, imzasını atmış isimlerden biri. sergen tıp fakültesimi okuyacaktı? mesut özil ismail yk dinliyor. mesut özil ingilterenin en büyük kulüplerinden birinin en büyük oyuncusu.

wenger ne dedi biliyo musun? mesut bu takımın liderlerinden biri olabilecek bir oyuncu. geldiği gün söyledi. 3 gün sonra çıktığı maçta liderliğini kanıtladı. patrick viera arsenalin kaptanlığını yaptı. şimdi manchester city elite developmentın başında. neden bu isimler buralarda biliyo musun? işin en kirli detayını bunlar biliyo. bu adamlar bir adam gol kaçırdığı zaman onun psikolojisini biliyo. bu adamlar bir adam ayağına topu aldığı zaman onun yetenekli mi yeteneksiz mi olduğunu biliyo.

önder özen ismi ise sadece söylem ismi. bak ben sana yüz tane adam getirim. işte bi tanesi ali ece. böyle 100 tane adam sayarım. bunların hepsinin koordinatörlük falan yapması gerekir. bu işler lafla olsaydı tabi. ama lafla olmuyor hoca. bu 1

öncelikle senin buna inanman gerekir. ama türk milleti olarak boyalı laflardan o kadar gaza gelir bir güdümlenir bir millet haline geldik ki. sadece lafa bakar hale geldik. işte önder özen geleli 6 ay oldu. 6 ayda ortada gördüğümüz şey sadece geriye gidiş. kendisi 18 ay bekleyelim diyo. beşiktaş kulübüne. sen 18 ay bu kulübü bekletebilecek bir seviyede misin bakalım? bu kulüpten kimler geldi kimler geçti. sen kimsin de 18 ay gibi bir süre istiyosun bu da 2.

birşeylerin değişmesi zaman alır. ama o zaman içinde yapılan şeylerin değerlendirmesi de yapılır.

transfer planlaması komple yanlış. oyuncu tipleri alınan oyuncular komple yanlış. sağlık ekibi değişti. sakatlanmayan oyuncu kalmadı. atletik departman kurulucak dedi. hoca çıktı fenerbahçe bizi fizik olarak ezdi dedi. hani nerde abi 6 ay geçti. hadi bi 6 ay daha bekleyelim. beklicez zaten. ne değişecek? bakalım ve görelim. sezon sonunu bekleyelim.

theotheo dedi ki...

tabi burada geçen sene gsnin turu geçmesini beleş grup olarak niteleyen bir sonraki sene gsnin çakılacağını söyleyen bir grup vardı. bu grubun başını da bjk4ever çekiyodu.

ondan da cevap bekliyorum bu konuda.

theotheo dedi ki...

@du levande

caner erkin, ali adnan varken mottaya ligin en iyi solbeki demek herhalde tıpta obsesif bozukluk olarak bilinen saplantı hastalığının en büyük örneği. buna yeni bir isim getirelim. önder özen saplantısı.

sedila dedi ki...

Önder Özen Ali Adnan'ı alsa bu sefer de yok Iraktan oyuncu mu alınır yok bok yok püsür diye adamı itin götüne sokardın.

Skatlıklara gelince;
Geçen sene Almeida 30 dk oynuyamıyordu, darbeye bağlı hiç sakatlık yoktu ama takımın yarısı sakattı.
Bu sene fb maçında veli darbe aldı, sivas maçında törenin ayağını eline verdiler. Sakatlıkların bir çoğu maçta olan sakatlıklar. Daha ne diyorsun anlamıyorum.

theotheo dedi ki...

@sedila

alınan oyuncu iyi çıksın da. isterse uzaydan gelsin hacı.

ya bırak darbeyi falan işte patır patır millet sakatlanıyo ne darbesi hacı. yani bunu değiştiricem dedin sağlık ekibini değiştirdin. onu diyorum. yoksa sakatlık olabilir yani. bi çok faktör var. ama sen gidip doktoru kovup yerine fenerden kovulan ekibi getiriyosun. ama sakatlıklar daha çok artıyo. benim dediğim şey o. yoksa sakatlık olur veya olmaz. ama oğuzhanın zaten o fizikle sakatlanmadan oynaması baya bi mesele olması lazım yani. takımın geri kalanı da öyle. manchester citynin kadın takımı bizden daha fizikli oyunculardan kurulu.

du, levande dedi ki...

ali adnan'ın halihazırda motta'dan daha iyi bi bek olduğunu iddaa eden adamla tartışıyoruz olaya bak. onu da geçtim, bi ton şey saydık planlamanın neden böyle olduğuyla ilgili, hiçbirine bi cevap veremedi gitti motta ligin en iyi sol beki cümlesini aldı çıkardı ordan.

boş yapma theotheo. gerçekten bi fikir sahibi olabilir misin acaba diye düşünüp yanlışlarını açıklamaya çalıştık ama bi kere daha gösterdin futbol adına bomboş bi kafaya sahip olduğunu. daha da uğraşmam zaten bana ne sayıkla dur adebayor ronaldinho diye. önder özen'i de 18 aydan önce ancak hayal dünyanda gönderirsin.

sherlockholmes dedi ki...

theotheo

çok boş konuşuyosun. neymiş gs sneider i almış turu geçmiş falan filan.
normalde adamların bi sonraki turdan umutlu olması gerekir. ama tüm türkiye gibi onlarda biliyo çok rahat eleneceklerini. juventusu da patates tarlasında elediler zaten. beşiktaşın ne çok para harcayarak ne de sıfırdan yapılanarak başarılı olması mümkün değil. çok para harcayamaz zaten para yok. sıfırdan yapılanamaz bu iş için de para ve ciddi taraftar desteği lazım. malesef bilic-özen işbirliği başarısız olursa önümüz çok karanlık.

Övünç dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sedila dedi ki...

Ben sonunda anladım olayı; bu adamı kesin önder özen tuttu. Adam öyle bir konuşuyor ki, önder özeni eleştireceksek bile eleştiremiyoruz. Bunun gibi 3-5 adam bulacaksın salacaksın taraftarın arasına milleti gıcık edeceksin. Bunun başka açıklaması olamaz.

sedila dedi ki...

Tam takımı eleştireceksin, bir yorum yapacaksın. Bakıyorsun oradan biri bascan paraya alcan aga yazıyor.

Kesin özenin adamı kesin.

sherlockholmes dedi ki...

sedila

haklısın valla belki özenin kendisi yazıyo bizzat :))
olmayan paraları basıp alıcan diyo sürekli.

theotheo dedi ki...

@sherlockholmes

gsnin rakiplerine bak. barcelona manu ath madrid dortmund psg bayern munich falan.

önce bi şuraya çıkta elen bi zahmet hacı. yani burayı geçemezsin zaten. en kralı ol yine geçemezsin. 50 milyonluk transfer yapan arsenalin forumlarına gir bak 2.olduk diye ağlıyolar düşün yani. bırakta en pahalı oyuncusunun bonservisi 10 milyon euro bile olmayan bir takım elensin.

sherlockholmes dedi ki...

theotheo

madem geçemeyeceksin bu takımları o zaman sen de sistem takımı olmak için çabalayacaksın. bir ekolün olmalı dünya futboluna kattığın bir şey olmalı. sen bayern-barca-real değilsin parayı basıp anca babayı alırsın.

theotheo dedi ki...

http://www.ntvspor.net/haber/futbol/99661/besiktas-ta-lescott-sesleri

mesela bir örnek transfer yapılabilirse, alkışlarım hacı başka birşey yapmam. doğru yapılan birşeyi alkışlarız. tebrik ederiz. burda isim önemli değil. beşiktaşa katkısı olan kim olursa ben alkışlamaya hazırım bu 1.

ikinci duruma gelirsek. transferler sene başında bu vizyonda olsaydı bu takım şu anda 2.lik için çok rahat bir konumda olabilirdi. bunu demeye çalıştık. arayınca bulunuyo yani. lescott bir örnek isim sadece haberde geçtiği için. adebayor ronaldinho işte gs nin aldığı drogba onlar da bu minvalde isimler. bak lescotta yıllık 2 milyon euro veriyosun. geliyo. pedro franconun bonservise 2.5 veriyosun. o da geliyo. kerim frei 3 küsür o da geliyo.

fulham da 5 dakka oynayan frei için milyonları dökmene ne dicektik acaba. lescottu getir başımızın üstünde yerin var. adebayor ronaldinho drogba. beşiktaşa bunlar yakışır. escude franco motta atiba gençlerbirliğinde iyi olur. bunun farkını artık anlayın. kafanıza sokun.

theotheo dedi ki...

beşiktaşta puan durumunda 7 ve 12 arasında olan takımlarda oynayabilecek oyuncuları sayıyorum. buna itirazı olan söylesin. yok şu oyuncu şampiyonluğa oynayacak bir takımda oynayabilir desin.

kurtuluş,escude,sivok,motta,veli,necip,holosko,eneramo,frei,franco,cenk,sezer,ömer,muhammed,ersan,ismail,toraman,süzen,mehmet akgün,ugurboral,atiba,pektemek,dentinho.

yukarıda saydığım bütün isimler 7 12 arası takımlarda oynayabilir. bi tane isme itiraz edemezsin.

olcay töre alternatif oyuncu olabilir.

fernandes almeida şampiyonluğa oynayacak bir takımın as oyuncusu olabilir.

böyle bir kadro planlamasına ne diyelim? özen bravo mu?

du, levande dedi ki...

oğuzhan'la tolga'ya noldu :) tolga, motta, veli, atiba, oğuzhan, tolga, olcay, almeida ve gökhan töre şampiyonluğa oynayacak bi takımın as oyuncusu olabilirler. franco, frei ve muhammed ilerde o seviyeye gelebilme ihtimalleri yüksek oyuncular. necip, sivok, ersan, escude, ömer halihazırda iyi alternatifler. serdar da sağ bekte değil de veli'nin bölgesinde iyi bi alternatif olur. ismail ve pektemek toparlanma sürecindeler, pektemek iyi işaretler vermiyo ve bu sezon son şansı olabilir. ismail'in dönüşüyle ilgili fikir belirtmek için erken henüz.

holosko, eneramo, cenk, sezer, toraman, gökhan süzen ve uğur boral yetersiz.

senin yazdıklarını okumadan önce daha karamsardım valla umutlandırıyosun insanı theotheo :)


du, levande dedi ki...

fernandes de yetersiz bu arada. sezon sonunu bile beklemeden devre arasında gönderilmeli.

Barreto dedi ki...

Beyler benim theonun dediklerinden anladığım, "bastırıp parayı alacan" şeklinde değil. "Paranı biraz daha akıllı harca" şeklinde daha ziyade. Biraz tarzı agresif olunca yanlış anlaşılıyor gibi. Tenis maçı gibi dialoga dönünce ne söylenildiği kayboluyor o yüzden yazdım.

Öte yandan, bizim son şampiyonluk (2009) ile ilgili 3 senede kadro kabaca nasıl şekillenmiş ona baktım biraz. Aslında uçuk paralar harcanmamıştı 2006-2009 arasında. Şöyle ki:

2006-07
Ricardinho 3.750.000 €
Mert Nobre 1.800.000 €
Matías Delgado 5.500.000 €
Bobô 2.000.000 €
Vedran Runje 1.000.000 €
Burak Yilmaz 1.000.000 €
Serdar Kurtulus 750.000 €
Fahri Tatan 150.000 €
Baki Mercimek 0
Ramazan Kursunlu 0
2007-08
Gordon Schildenfeld 1.700.000 €
Filip Holosko 5.000.000 €
Federico Higuaín 1.250.000 €
Édouard Cissé 2.000.000 €
Hakan Arikan 700.000 €
Lamine Diatta 0
Rüstü Recber 0
Rodrigo Tello 0
Mehmet Yozgatli 0

2008-09
Fabian Ernst 4.500.000 €
Yusuf Simsek 750.000 €
Erkan Zengin* 100.000 €
Tomás Sivok 4.700.000 €
Tomás Zápotocny 4.500.000 €
Ekrem Dag 1.000.000 €
Ugur Inceman 1.000.000 €
Tuna Üzümcü 0
Anthony Seric 0


2006-07'de alınan oyunculardan şampiyonluk sezonunda yararlandığımız oyuncu sayısı 4 yani 4/10 %40 lık kaba bir miras bırakmış 2009'a

2007-08'de de 4. 4/9 yani. %44
2008-09'de ise 6 6/9 yani %66.

Şampiyon olduğumuz o yılda kadrodaki 16 oyuncu son üç yılda isabetli sayılabilecek biçimde transfer edilen oyunculardı.

Bence 2008-09 sezonu transferleri Zapo'nun pahalı olması dışında gayet başarılı idi. Zapo'da kenarda oturmadı en azından. Yusuf Şimşek ve Ernst transferleri meseleyi kopardı.
2008-09 kadrosuna bir bütün bakarsanız üç yılda biriken bu 16 oyuncunun yanında eskilerden Toraman, Zan, Serdar Özkan, ve Üzülmez’in olduğunu görürsünüz. Toraman, Zan, ve Üzülmez dönemin iyi yerli savunmacılarının başında geliyordu. (Burda Egemen ve Zan’ın kulüpten ayrılma biçimleri ayrı bir mevzu olarak akla geliyor)

Şimdi kadrodaki asıl önemli unsuru söyleyeyim,
Ernst: W.Bremen’de şampiyon olmuş komple bir adamdı.
Cisse: Monaco’nun 2004/te şampiyonlar finalinde oynamış ve takımın iskeletinde olan bir adamdı.
Nobre: Fenerde iki şampiyonluk yaşamıştı.
Rüştü ve Üzülmez’den bahsetmeme gerek yok sanırım.
Tello: Sporting’de 1 şampiyonluk ve bir UEFA finali vardı adamın.
Birde devre arasında gelen özel bir adam Yusuf Şimşek vardı.
Yani 7 tane kazanmasını bilen adam ve Bobo, Holosko, Toraman ve Zan gibi iştahlı adamlar vardı.
Bugün kadromuzda bu kadar çok sayıda kazanmasını bilen adam yok, hatta neredeyse hiç yok. Pedro, Kerim gibi ciddi bonservis ödenip sürekli kenarda oturtulan adamlar var. 2009 şampiyonluğu FB ve GS’ye karşı değil de Sivas’a karşı kazanıldığı için çok keyif aldığımı söyleyemem ama hatalarından ders alan Ertuğrul Sağlam ve Mustafa Denizli’nin büyük payı var o şampiyonlukta.
Karşılaştırmalı bakınca geçen sezondan Oğuzhan ve Olcay bu sezondan Tolga ve Atiba geleceğe yatırım konusunda isabetli, inşallah bunlara Kerim, Ömer ve Pedro eklenir. Bunların hiç biri kazanmayı bilen kategorisinde değil. Mevcut kadroda Almeida, Fernandes ve Escude bu kategoriye kısmen girebilecek oyuncular. Fernandes bitik vaziyette. Yani yüksek profilli winner açığı ciddi sorun.
2009 şampiyonluğu sonrası YD, Beşiktaş’ı Leeds gibi enkaza çevirmeye çalıştı büyük ölçüde başardı da. Şimdi önümüzde uzun bir yol var (en az 2-3 sezon) FB-GS karşısında ciddi rekabet için. Devre arasında mental olarak güçlü ve kazanmasını bilen adamlar lazım ama bakalım bulabilecek ve alabilecekmiyiz.

sherlockholmes dedi ki...

Barreto

bizde teonun üsluba kızıyoruz aslında. yani şu takımdan enaramo-fernandes-holosko-dentinho-escude- gitse yerlerine atıyorum lescott-diego-veysel sarı-bide biraz hızlı bitiriciliği iyi forvet gelse takım sınıf atlar. ama yabancı sınırıda ayrı dert tabi.

tolga-
veysel-sivok-lescott-motta
atiba-veli
oğuzhan
gökhan töre olcay
almeida


Basar dedi ki...

Başın sağ olsun Tolga Zengin!

Övünç dedi ki...

Abi bazı hususlar çok fazla kağıt üzerinde düşünülüyor bence.

Yani ben mesela Diego'nun 5 haftada Fernandes haline geleceğini düşünüyorum.

Keza Veysel'in de Serdar'dan çok bir artısı olacağını hiç inanmıyorum.Serdar'da var olan problemler ziyadesiyle Veysel'de de var.

Türk bir stoper alacağımız kesin gibi biri Barış Bağdaş alternatiflerden.

Bir forvet transferine de kesin gözüyle bakıyorum ben.Sözleşmesi bitecek olan Cenk'i bedava göndermektense bizden 3-4 birşeyler koparmak ister Sergen.

Bir de Fernandes'in durumuna göre birşeyler olur büyük ihtimal.

Bence Oğuzhan-Atiba-Veli ile devam edip kanatlardan birine iyi bir uzak forvet mesela Antonio Di Natele - Fabrizio Miccoli gibi hem yaratıcı hem bitirici bir adam efsane olabilir.

Fotomaç gediklilerinden Gomis'in de sözleşmesi bitiyor Almeida'nın alternatifi de o büyük ihtimalle bu arada.

@Barreto

"Parani akilli harca" burada kimsenin katilmayacagi bir onerme degil ki? Kim "parani carcur et" der? :)

Sorun su: Besiktas'in odedigi maas, GS ve FB'nin yarisi falan. Besiktas'in odedigi bonservis ucretleri de makul. Ama mesela Kadlec'e harcanan 7 milyon Euro'yu, Yigit Gokoglan'a verilen 3 milyon Euro'yu gormeyip Franco'ya verilen parayi temcit pilavina dondurmek sikinti.

Besiktas bu sene hatali transferler yapmistir. Yani buna kim itiraz eder? Fakat "hatali transfer" yapmayan kulup yok ki birader? Burada yuzdeye bakacaksin. "X milyon carcur edildi" deyip toptan rakam verip onun icine gayet de fayda vermis oyunculari katamazsin. GS'nin, FB'nin verdigi 1 senelik ucret ile Besiktas'in -eger oyuncu satilmazsa- 5 senede odedigi parayi kiyaslayamazsin. Yukarida biri yazmis, abi 5 kisi ile oynanmiyor ki bu oyun, 22 kisilik kadro kuracaksin. Toplam kaliteyi yonetmen lazim.

Burada mesele ekseriyetle carpitma oluyor. Cok temel safsatalar isleniyor: Asiri genellemeler, elma ile armutu karsilastirma, "straw man" muhabbeti (yani karsi ciktigin argumani kimse demese de onu karikaturize edip hakli gostermeye calisma), "cherry picking" (istedigin datayi secip istemedigini gormeme), yer yer ad hominem falan filan.

Bunlari bu blog'u okuyan cogu insan da goruyor zaten. O yuzden "herkesi kor alemi sersem sanmayin" yazdim yukarida.

Burada aslinda herkesin birlestigi temel prensipler var. Lakin amac duzeltmek degil, yikmak olunca tartisma kilitleniyor iste.

Daha da nasil aciklarim durumu bilmiyorum. Yani butun yapilabilecek makul tartismanin icine ediliyor su cok temel mantik hatalari ile, ama cozumu de yok. Yol bu, yuruyoruz.

james sneijder dedi ki...

Beyler boşuna uğraşmayın.

Zamanında “Buca’dan oyuncu mu alınır” dedikten bir süre sonra FB’ye giden Salih Uçan’ı yere göğe sığdıramayan, hatta “Oğuzhan ne ki bakın Salih’e” demeye başlayan bir adamdan bahsediyoruz.

Ayrıca Ali Adnan’ın ismini buraya Temmuz’da yazmışım kendisinden gık çıkmamıştı, şimdi Ali Adnan oldu en önemli transfer göstergesi.

Şimdi de başladı Sneijder lafsatası. Neymiş? CL’de gruptan çıkma maçında 85. Dakikada gol atmış da görün bakın neymiş Sneijder. Bir de oğuzhan moğuzhan bıkbıklaması varmış.

Bakalım hocam bakalım:

Wesley Sneijder
Transfer bedeli: 7,5 milyon avro.
Kazandığı para: 3,9 milyon avro imza parası. Yıllık: 3,2 milyon avro garanti + 25bin avro maç başı.
Lig performansı: 9 maçta attığı gol: 4, asisti: 1

Oğuzhan Özyakup
Transfer bedeli: 500bin avro.
Kazandığı para: Yıllık: 425bin avro garanti + 7bin500 avro maç başı.
Lig performansı: 8 maçta attığı gol: 2, asisti: 3

Yan bilgi: Oğuzhan 1,5 yılda transfer piyasası değerini 8’e katlamış. Salih mi? 6 maç oynamış 1 asisti var.

En son “açıköğretim terk” lafzasını 1 sene bıkbık ezberden sallamasının akabinde “mesela sen james sneijder’ı Microsoft’a yönetici yapar mısın, onun gibi bir şey” demişti. Sonra kendisine değil sadece Bill Gates, cümle Microsoft, Apple ve Virgin gibi firmaların başındakilerin topluca lise mezunu olduklarını yazdık da 1 senelik ezberi bozuldu adamcağızın.

Ayrıca “buraya vizyon sunmaya geldiği” için, TD lisansı bile olmayan ve henüz 3 lig maçına çıkmış birini Beşiktaş’ın TD’si olarak alternatif göstermesi de büyük bir vizyon göstergesi gerçekten.

Özeti: Uğraşmayın, gerçekten bir şey çıkmıyor.

james sneijder dedi ki...

Hani henüz 6 aylık olan teknik yönetimimiz için sallamalar başladı ya, bakalım Klopp’un macerası nasılmış.

Göreve geldiği ilk sezon olan 2008-2009

Transfer harcaması: 13,75 milyon avro.
Sezon sonu sıralama: 6
Sezon sonu puan durumu: 59 (Wolfsburg 69 puanla şampiyon)
34 maçta kazanılan maç: 15, beraberlik: 14, yenilgi: 5
Atılan gol: 60, yenilen gol: 37

2009-2010

Transfer harcaması: 10,9 milyon avro.
Sezon sonu sıralama: 5
Sezon sonu puan durumu: 57 (B.Munich 70 puanla şampiyon)
34 maçta kazanılan maç: 16, beraberlik: 9, yenilgi: 9
Atılan gol: 54, yenilen gol: 42

2010-2011

Transfer harcaması: 6,4 milyon avro.
Sezon sonu sıralama: 1 (şampiyon)
Sezon sonu puan durumu: 75 (2. Sıradaki B.Leverkusen 67 puanda)
34 maçta kazanılan maç: 23, berabere: 6, yenilgi: 5
Atılan gol: 67, yenilen gol: 22

Gerisi bildiğiniz hikaye zaten.

Hemen atlanması beklenir ki “burası Bundesliga’mı”, “Dortmund mu olmamızı umuyorsun yani”, “sen hayal kurmaya devam et” vs vs.

Dortmund’un son 3 yıldaki başarılarında temel taşlardan biri olan Terzic’in bizdeki varlığını da geçerek, sallayanlar bilmez ki bu örneğin Bundesliga ile hiçbir alakası yok. Zira Dortmund bunu başardığında, Wolfsburg’un gökteki yıldızların bir araya gelmesiyle kazandığı şampiyonluk hariç, Bundesliga’da da böyle bir olayın benzeri daha önce hiç yaşanmamıştı. Yani o zaman da herkes ağzı açık izlemişti. Hatta bazı spor yorumcularının bunu şans eseri diye tanımlaması daha sonraki yıllarda yaşanan istikrarla bu vatandaşların alay konu olmasına kadar gitti.

Bahsettiğim süreç 2 yıl. Bizdeyse sallamaya yarım sezon bitmeden başlayanlar var. Bu en çok neyi hatırlatıyor biliyor musunuz? Tigana’yı, Del Bosque’yi ve Schuster’i yiyen zihniyeti. Arada kaynayan yerlileri saymıyorum bile.

Kısacası “vizyon” kelimesinden bahsedenlerin, telefon kulübesine çalım atan oyuncuların 1 senelik performansına dayalı geçici şampiyonlukları ve/veya yıllık ücreti ortalama 6 milyon avroya gelip, yanında oynayan kendisi kadar maliyetli 2 oyuncuyla bilikte bir CL maçında attığı gol ile referans gösterilmesini sunmaları ne kadar absürt değilse, Dortmund örneği de o kadar değil.

Beşiktaş ve Dortmund’un kriz öncesi yönetim profili, taraftar profili (köklü olanlardan bahsediyorum) ve futbol yönetimi tercihlerinin ne kadar benzer olduğuna girmiyorum bile.

Sabretmek bzim genlerimizde hiçbir camiada olmayacağı kadar işlenmiş b,r kavram. Ona inkar etmek demek hemen başarı istemek bizi belki 1 sene şampiyon yapıyor ama sonra bir türlü düzelemiyoruz. Bunu sistemli bir futbol yapılanmasıyla edinilmiş şampiyonluklardan sonra gelen tek tek 3 şampiyonluk sonrası yıllara bakarak rahatlıkla gözlemleyebiliriz.

Bazıları nasıl olursa olsun hemen şampiyonluk isterken MAF döneminin ortaokul çocuğu olan ben aynı yapılanmayı belki o kadar uzun sürede değil de 2 senede nasıl gerçeklşetirebilirizin hayalini kuruyorum. Çünkü bizim camiamızın "istikrarlı" başarı kimlik kağıdında hep sabırlı yapılanmalar var.

90'lardaki efsanevi yıllarımızın arkasında önce tıpkı son 10 senenin çoğunda oldugu gibi her önüne gelen futbolcuyu alıp başarılı oluruz saçmalığının etkisi var. Bu 1967-1982 yılları arasıdır. Fakat önce Üstünkaya başkan sonra da Seba başkanımız bunun böyle gitmeyeceğini anlayıp gerekirse küfür yemeyi göze alıp futbol devrimini gerçekleştirecek Serpil Hamdi ve Adnan hoca'ya fırsat verdiler. Ve sabır akılla evlenince doğan çocuklar pırıl pırıl oldu.

Gordon geldiğinde STankovic- Tüzün-Dincer sahadaki her hareketini nereydese ezberine almış oyuncu grubuna son dokunuşları yaptı. Bundna Gordon kötü TD anlamı çıkmasın ama tüm koşullar hazırdı. Hatta bazı genç arkadaşlarımız bilmez. Bjk ligde kötü gitmeye başlarken futbolcular bir maç öncesi Gordon'un karşısına çıkıp isyana yakın bir üslupla hocam bu maç biz kendi istediğimiz futbolu oynayalım demişler ve o maç Türk futbol tarihinin en farklı skoru olarak kayda geçmiştir.

Gordon'a gelene kadar 1979'da başlayan futbol devrimi ilk etkisini 7 sene sonra vermiştir. Bundan sonraki senede şampiyonlugumuz Gs tarafından çalınmıştır malumunuz. Yani MAF dönemi diyoruz ama ortada hatasıyla sevabıyla hesaplanmış en az 10 sene var. Ancak elbette günümüz futbolunda bu süre en fazla 2 sene ve de o sürede gene zirveye oynaman lazım.

Bu anlamda başkanımızın pasif oldugunu düşünüyorum. Şirketinde rahatlıkla alabilecek riskleri başkanı oldugu kulüp için ( geçen sene devre arası transfer dönemi )alamadıgını görüyorum. Herşeyin para pul olmadıgını ancak modern futbolun modern futbola kafa yormuş oyuncularla oynanması gerektiğini düşünüyorum. Bizim takımımızdaki epeyce oyuncunun futbol zekasının vasat oldugunu düşünüyorum. Oyunu okumak zorunda olan mevkinin sadece orta saha değil diğer mevkilerin de olması gerektiğini ısrarla savunuyorum.

Çok teknik analizlere girip vaktinizi harcamak istemiyorum. Umarım ara ara bunları da sizlerle paylaşırım. Maalesef çok vaktim olamıyor özel işlerimden dolayı. Ancak yoruma son vermeden çok önemli bir noktaya temas etmek zorunda hissediyorum kendimi.

İnsanoglunun temel sorunu hakkında bu aslında. Gündelik yaşamda da sabırsız bireyler olmaya başladık nicedir. Herşeyi daha hızla ve ne şekilde olursa olsun sahiplenme felsefesi ruhlarımızı erozyona uğratmakta.

Sanıyorum gelecek yüzyılların en büyük savaşı bu sabırsızlık ile dengeli olanların savaşı olacak.

james sneijder dedi ki...

@Fly like an eagle

Yüreğinize sağlık mükemmel bir yazı.

Dilerim daha fazla yazınızı hem de sıklıkla okuma fırsatı buluruz.

Saygılar

1982 şampşyonlugunu atlamışım.. Ancak oradaki futbolumuz çok belirgin bir sistem değil de şimdiki fenerin gazı gibi bir gazla alınmış bilgisini almıştım zamanında ustalarımdan. Bu anlamda gerçek anlamda sahada herkesin metrekare olarak futbolunu sisteme adapte ettiği sistemin ilk ışıltıları 1986 şampiyonlugu, mukemmel hale geldiği dönem ise MAF dönemidir.

Affola..

james sneijder dedi ki...

@Fly like an eagle

Birkaç sene önce Serpil Hocanın yazdığı total futbol kitabını okumuştum, ki malum kendisi bu futbol mentalitesiyle dünya genç takımlar şampiyonasını kazanmıştı. Halen de G.Amerika ülkeleri ve Azerbaycan gibi ülkelere seminerlere davet ediliyor.

Beşiktaş geçmiş hocalar ve futbol yorumcularının fikirlerini bir dinler hale gelse neler olacak kim bilir. Çünkü başka hiç bir takımda böyle potansiyel yok. Sadece Rasim Hoca bile başlı başına bir ekoldür.

Hayırlısı.

theotheo dedi ki...

@fly like an eagle

hoca seni buralarda bekleriz. bencede güzel bir yazı olmuş.

@shelbyl

bak hoca sen beni saptırmakla suçluyosun devamlı. ama aslında konuyu sen saptırıyosun. diyosunki hatalı transferler yapılmıştır bu olabilir. bende buna evet diyorum tabiki hatalı transfer olacak. ardından diyosun ki fb kadleci getirdi. işte o da hatalı transfer. abi ben puan durumuna bakıyorum. adam motoru takmış gidiyo. kadlec madlec dinlemez kimse. sene ortasında paket edersin esamesi okunmaz. sen yeterki onun yerine oynayacak bir oyuncu bul. adam çıktı caner erkini çıkardı. adam sol bek sağ korneri bile o atıyo. mesele burda. aslında anlaşmadığımız bir nokta yok.

sorun şurda siz beşiktaşın lider yenici vurucu kimliğini bitirdiğini düşünüyorsunuz. diyosun ki işte torba gibi yapıp hepsine kötü diyemezsin transferlerin.

bak burda dur.

sen atibaya mottaya beşiktaşın olması gereken seviyesindeki bir takımı için yeterli hatta iyi transferler diyosan. senin futbol izlemiyo olman lazım. çünkü gs de şampiyonluğa oynuyo fb de. gsnin o bölgesindeki oyuncusu melo mesela. fbnin çok yararlanamasa da meireles mehmet topal. yani çıta orda. sen o adamların karşısına atibayı transfer edersen o transfer iyi olmaz vasat olur.

yani rakiplerine göre karşılaştırma yapacaksın. pedro franco hatalı transfer okey. kadlecte bu kadar hatalı transfer hatta çok daha fazla para ödenmiş hatalı bir transfer. eyvallah. bunda ok. ama adam o hatasını örtebildi mi? bir çözüm üretebildi mi evet?

peki sen çözüm üretebildin mi? escude sivok ersan mı olmalı tepeye oynayan bir takımın stoper rotasyonu türkiyede. çok net bir soru bu. pedro franco yerine lescott ayarında bir oyuncu alsaydın bu takıma 5 puan daha katar mıydı? bir varsayım ama düşünmeyi gerektiren bir varsayım.

gelelim hatalı transferlere devam. fenerbahçe yönetimi gereği aktifleri gereği, bazı temel kalemlerde beşiktaştan çok üstün olduğu noktalar var. burası kesin. zaten bu yüzden bizden çok para ödüyolar oyunculara bu okey. yani daha iyi pazarlıyolar kendilerini. bu net. işte basketbol gibi ikinci bir branşa bile nasıl yatırım yaptıkları ortada. burası okey.

peki bu yönetim geleli oldukça makul bir süre oldu. tamam stad projesi okey. hani bazı gecikmeler vs tabiki olacak. bu sene yetişmez. önümüzdeki sene olur ama olur. bu adımı attıktan sonra zaten gerisinin çok önemi yok.

ama beşiktaşı profesyonelleştirme adına atılan adımlarda bir dur derim. bir defa beşiktaşa getireceğin bir profesyonelin, beşiktaş futbolunun başına getireceğin bir profesyonelin çok yetkin bir isim olması gerekir. burada hepimiz okeyiz. hesap verebilir olması. belli süre aralıklarıyla açıklamalar yapabilmesi. takım ve gidişatı hakkında bilgi vermesi gerekir. bunda tartışmamız yoktur zaten.

beşiktaşa getirdiğin hiç bir profesyonelin. ben aldım getirdim oldu yetkisi yoktur olamaz. bunu önder özen sağlık ekibinde yaptı. yani bunu herkes atlıyo bi şekilde geçiştiriliyor. bence bu çok önemli bir konu.

theotheo dedi ki...

@sneijder

diğer arkadaşlar senden daha parlak birader. yani senin şu oğuzhan sneijder karşılaştırmanı biri görse. gerçekten güler.

bak şimdi sana yine üşenmeden anlatıcam.

futbolda büyük oyuncu kavramı vardır. yıllarca da olmuştur. çok eskilerden platiniler, maradonalar, zidanelar, ronaldolar, messiler. bundan sonra da çıkacak bu herifler. bu adamların en büyük özelliği büyük maç etkinlikleriydi hacı.

bak bu nokta çok önemli gözden kaçırma. yani şaka gibi ama gerçekten tamam zidaneı ele alalım . herkes bilir diye.

zidane juventusta ligde oynarken. tabiki çok önemli oyuncuydu takımın en önemli ismiydi. ama ne zaman büyük bir turnuva olsa. zidane tek başına takımını götürdü. 98 2000 hatta 34 yaşına geldiğinde 2006 yılında oynadığı brezilya maçını hepiniz hatırlarsınız. hani tek başına brezilyayı yendi ya öyle. işte hacı biz buna büyük oyuncu diyoruz.

şimdi galatasaray juventusu yendi. sneijder olmasa yenemezdi. bu kadar basit. sneijder ve drogba yerine iki tane alelade oyuncu olsa yenemezdi. sen o yüzden galatasarayı yenemiyosun. anlayabildin mi hocam? adam sana 2 tane atıyo kendi evinde 70 bin kişi önünde hadi eyvallah diyip gidiyo. sen bu adama 5 kağıtta verirsin 10 kağıtta verirsin. bu böyle bişey.

sneijderın yıllık ücretini hesaplamayı bırak. attığı golün getirisine bakmayı dene bi de. bi de tersten işlem yap hacı. senin kafa hep bir yöne çalışıyo.

sana göre oğuzhan 500 bin aldığı için 5 milyon euro alan sneijder fln karşılaştırabilir hale geliyo hayır hacı. elma armut yani. sneijder 20 milyon da olsa bu iki adamın karşılaştırması olmaz.

ha yarın oğuzhan sneijderin bugüne kadar yapmış olduğu işin kariyerinin 10 da birini yapar. hadi o zmn bi bakarsın.

sana bugünlük bu yeter birader.

james sneijder dedi ki...

Bütün olan biteni sonuca göre yorumlayabilmek dışında bir hikmeti olmayan ne der?

"şimdi galatasaray juventusu yendi. sneijder olmasa yenemezdi. bu kadar basit."

Oysa futbolcunun gerçek performansına bakmak isteyen ne der? Yukarıda yazdım zaten. Üstelik fiyat/performans işlerine bakılmasa bile gayet bariz; ki malum vatandaşın burada sallamaları da zaten paso buna dayanıyor.

Hadi bir kıyak daha geçeyim. Peki Sneijder Oğuzhan'ın bugünkü yaşı olan 21 yaşında nerede ne yapıyormuş? Ajax'ta. 19 maçta 5 gol 5 asisti var.

Bir yanda birinin bir dediğinin ikincisini tutmayan yorumları, diğer yanda değiştiremeyeceği gerçekler.

Halen Abu Dabi liginden bile kovulan ve boşta olan "yıldız" ları savunan biri için sürpriz değil orası kesin; kesin de, 500bin avroya gelip daha oynamadan tukaka edilen ama fark yaratan Oğuzhan da kabak gibi ortada.

Buca'dan oyuncu alınmazdı, ama FB Salih'i alınca inanılmaz büyük iş başarmıştı, hatta Oğuzhan kimdi, Salih tek başına 10 kaplan gücündeydi, vs vs. Biri önce kendi yazdıklarına karşı dürüst olmalı. Olamıyorsa da burada gelip caka satmamalı.

Bu arada ilkokuldan terk olanlar "10'da biri" derken yazdığım rakamları okuyamamış. Biz kendileri gibi eğitim durumunu ayıplamıyoruz. Buna bakmadan sallamasını ayıplıyoruz.

kkkam dedi ki...

Yok ya kaç yıldır aynı terane. Şu takımdaki futbolcularla adam gibi ilgilecek, psikolojik ve mental olarak düşüşe geçtüğü zaman takımı toparlayacak bir ekip yok mu?

@theo

Aylardir yazdigin en usturuplu ve straw man'siz yorumu yazdigin icin direkt cevap veriyorum sana. Ideal degil ama bu yolda gidersin umarim.

Bak hocam, olay su: Sen Onder Ozen'i goreve geldigi an sildin. Yazin Serdal Adali icin bastiriyordun sadece. Daha 6 ay olmadi, hatirliyoruz yani. O yuzden Ozen agzi ile kus tutsa sana yaranamayacak belli ki.

Ben, ki blog arsivinde arar bulursun, ne Aybaba'yi, ne Schuster'i ilk hatasinda, ilk eksik kalan durumda sildim. Besiktas'in tepesinde Demiroren gibi bir bela varken goreve getirilen insanlarin limitlerini anliyordum cunku.

Simdi Fikret Orman var ve kulubun finanslarini yoluna koymaya, hayali degil gercek bir toparlanma sureci yaratmaya calisiyor. Bu surecte hatalari oldu, onlari da yazdi zaten burada herkes.

Yani isin vardigi yer su: Ben Ozen'in hamlelerini (farkli ulkelerde scout ekibi kurmasi, kaleci antrenorlugu icin Sambade gibi bir ismi getirmesi, tutar ya da tutmaz, maliyeti dusuk oyuncu projeleri gelistirmesi) acisindan destekliyorum. Besiktas'in yorganini Demiroren yikaya yikaya iyice cektirdigi icin yapacaklari hamlelerin sinirlarinin farkindayim.

O yuzden ne Ozen'i, ne Bilic'i 6 ay gibi bir sure icinde asacak degilim. Devre arasi hamlelerini bekliyorum.

Ha, o zamana kadar yanlis yaptiklarini da yaziyoruz zaten blogda. Ama sen bekliyorsun ki bu blog her gun Ozen'e saydirip Aysal'in vizyonunu ovsun.

Ayrildigimiz nokta bu. Ben, hem Besiktas'in gecmisine, hem de diger kuluplerin performanslarina bakarak degerlendirme yapiyorum. Sen kafandaki ideale bakarak, ceterus paribus'tan sapmayarak, yakin gecmis yasanmamis gibi yaparak "dogru"lari soyluyorsun.

Neyse, temennim odur ki yarin obur gun daha 3 gun once yaptigin gibi hakaretamiz yorumlar yapmak yerine bu az da olsa karsi tarafi dinleyen cizgide devam edersin.

Yorum Gönder

Ara