.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
22 Ekim 2013 Salı

Maç Raporu: Beşiktaş 0 - 0 Çaykur Rizespor




Önder Özen bu sezon özelindeki futbol planlamasını açıklarken geçici çözümlerden bahsetmişti. Ekonomik sıkıntıların tam olarak aşılamadığı, stadyumun olmadığı , Galatasaray maçının camia üzerindeki etkilerinin tamamen silinemediği bir sezonda hem geleceğin takımını kurmak , hem de yarışmacı takım oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil. Yabancı kontenjanından en az etkilenen ve planlamasını en doğru yapan takım olarak bugün Beşiktaş gösteriliyor ama ''yabancı sorunundan etkilenmiyor'' övgüsünü alırken sağ bekteki tek alternatifimizin Serdar Kurtuluş olduğunu da görmemiz gerek.

En iyi üç: Veli Kavlak, Tolga Zengin Julien Escude
En kötü üç: Dentinho , Mustafa Pektemek, Almeida ( Olcay 4. sırada geliyor )

DEĞERLENDİRME

Beşiktaş - 4.5 : İlk yarıdaki verimsizliğin üzerine Almeida'nın klasikleşen karavanaları eklenince maçın Gaziantepspor ya da Antalya maçından birisine benzeyeceği belli olmuştu.  Oğuzhan ve Atiba'nın bireysel becerilerinden öte oyun akıllarını çok aradı Beşiktaş. Sezon başından beri en iyi yaptığı şeyi, oyunu daraltamayı başaramayan takım Rizespor'un geniş alanda oynamasına fırsat tanıdı. Bilic de kenarda olmayınca Gökhan Töre ve Fernandes gibi yetenekli adamlar futbol doğrularına göre anlık olarak terbiye edilemedi.

Nikola Jurcevic - 4.6: Kenardaki varlığı, oyuncuların futbol doğrularını yapmasına yardımcı olmaya yetmiyor. Escude ve Ersan'ın uzun oynamasını engellemek için çeşitli uyarılarda bulundu, ilerleyen dönemlerde takımın oyunu kısaltmasında zaman zaman etkili olsa da Dentinho ve Pektemek değişiklikleri takımı ileriye itmeye yetmedi. Fernandes ve Töre üzerine de etki edemeyince yetersiz bir teknik adam görüntüsü çizdi.

Yunus Yıldırım - 4.1: Motta'nın çizgi üzerinde rakibi biçmesini nasıl göremedi anlayamadım. Nizami olan - olmayan her türlü müdahalede faul düdüğüne başvurması sanırım herkesin sinirlerini bozdu ki puanı bu kadar düşük kaldı.

Çaykur Rizespor - 5.8: Sezon başından beri geniş alanda oynayan Rizespor dün de benzer görüntü sergiledi. Birkaç pozisyonda Tevfik Köse daha akıllı olabilse Motta'nın kanadından skor bulmaları işten bile değildi. Rıza hocayı kutlamak lazım.

TAKIM

Tolga Zengin - 6.8: Bu haftaya  kadar çok fazla sivrilmese de, Rizespor maçının kırılma anında yetenekli kaleci refleksi göstererek belki de mağlubiyeti engelleyen isim oldu. Büyük takım kalecisinin neden sıradan kaleci olmaması gerektiğini anlatan bir performans sergiledi. ( Evet McGregor göndermesi ) Sadece kalitesiyle değil karakteriyle de bu takıma ne kadar yakışan bir isim olduğunu maç sonu açıklamalarından okuyabiliriz.

Ramon Motta - 5.8: Eğer bu puan, dibe vurduğumuz Antalyaspor deplasmanında tek ayakta kalan isim olmasının yarattığı algı değilse bana biraz fazla geldi. Ofansif bek özelliğiyle bugüne kadar takdir toplamıştı ama dün gece oyunu ileriye yıkmamız için defansif bek Serdar Kurtuluş kadar bile katkı veremedi. Şüphesiz Tevik Köse tehdidi Motta'yı ofansif anlamdan etkilemiş olabilir ancak defansif olarak da takımın en zayıf noktasıydı.

Julien Escude - 6.3: Samet Aybaba'nın geçen sezon hiç kullanmamıştı kendisini, bu sezon başında da Trömsö deplasmanında fahiş bir hata yapınca eleştiriler Escude üzerinde yoğunlaşmaya başlamıştı. Bilic'in 1. stoper olarak görmesini de garipsemiştik ama bugün takımın 1. stoperinin Escude olması kimseyi şaşırtmıyor. Rizespor maçının en iyilerindendi.

Ersan Gülüm - 5-9: Gecenin iyilerinden ancak arkası dönük her rakibini faulle durduruyor olması Beşiktaş'ın temposunu da olumsuz etkiliyor. Taç çizgisi kenarındaki pozisyonların neredeyse tamamında faule başvurdu. ( Yunus Yıldırım'ın kesici tavrı da etkili oldu tabi. ) Nizami şarj konusuna biraz daha özen göstermesi gerekiyor sanırım.

Serdar Kurtuluş - 4.7: Yarışmacı takımın geçici sağ beki olduğunu kabul etmekle birlikte bu maçta kendi ortalamasının da altında kaldı Serdar. Tüm sağ yan ortaları kaleciye nişanlanması  hayal kırıklığı. Galatasaray maçındaki fahiş hatasından da ders çıkarmış olsa gerek, müsait pozisyonlarda bile topu taca vurdu. Gelişim olarak görmek lazım.

Veli Kavlak- 6.7: Veli Kavlak denince insanların aklına sadece fiziksel mücadele geliyor oysa dün saha içerisinde ofansif anlamda en etkili isim Veli'ydi. Mevkisi itibariyle işçi oyuncu algısını kırması zor ancak Necip Uysal'ın fersah fersah önünde olduğu da çok açık. Dün gece belli süreliğine kaptanlık pazubandını takması gecenin belki de ne güzel olayıydı.

Necip Uysal - 5.1:  2009-2010 sezonunda ilk kez oyuna giren Necip Uysal ile dün gece oynayan Necip Uysal arasında bir fark görebilen varsa söylesin. 4 senedir kaydettiği aşamayı görebilmek için mikroskoba ihtiyaç var.

Manuel Fernandes - 5.2: Beşiktaş'ın saha içerisinde çarersiz olmasıyla, Fernandes'in 5 kişinin arasına dalması arasında pozitif korelasyon var. Olcay, Töre, Almeida ve Necip'in ofansif anlamda yokları oynaması Fernandes'in de sistem dışına çıkmasına sebebiyet verdi. Bir an önce Oğuzhan'ın dönmesi ve Fernandes'in de anlamsız denemelere gerek duymaması gerekiyor.

Olcay Şahan- 3.4 : Sezona çok iyi başlayıp kontak kapattı ama nedense kendisinde hala ısrar ediliyor. Sorumluluk almaktan kaçmıyor ancak denemelerinde sürekli başarısız olması Olcay'ın bir süre dinlendirilmesini gerektiriyor.  Frei fiziksel olarak hazır durumda olduğunda formayı bu kadar kolay alamayacaktır muhtemelen.

Gökhan Töre -4.4: Sezon başında Rizespor ile hazırlık maçı yapmıştık ve Töre o maçtaki futbol dışı hareketi nedeniyle oyundan alınmıştı. Bilic, Töre'nin bu şekilde oynamaya devam ettiği sürece Dentinho'nun ilk 11 çıkacağı mesajını açıkça vermişti. Gökhan Töre'nin dünkü maç özelindeki performansı da tam olarak sezon başını andırıyor. Kenarda Bilic olsaydı Gökhan Töre muhtemelen oyundan alınırdı. Topu yitirdikten sonraki umarsız tavırları çok rahatsız etti. Bilic döndükten sonra olması gereken çizgiye gelecektir.

Dentinho - 2.7: Ocak ayında şutlanacak futbolcu için kelime israfına gerek yok. En kritik anlarda kendini yere atmaya Shaktar'da kaldığı yerden devam edebilir.

Hugo Almeida - 3.3: Eneramo'nun Eskişehirspor performansını da gördükten sonra forma garantisinin olmadığını hissetmesi gerekiyor. Dün girdiğimiz iki pozisyonu da basit bir şekilde harcadı. ( İlk pozisyonda top biraz arkasına düşüyor hakkını yemeyelim )  Sözleşmesindeki düğüm bir türlü çözülemiyor, yakın zamanda çözülecekmiş gibi de gözükmüyor.

Ömer Şişmanoğlu - 4.6: Akılda kalan bir performansı yoktu, takım daha sistemli oynadığında yedekten hücum opsiyonu olarak kullanılmaya devam edecektir.

Mustafa Pektemek - 2.9: ... 







27 Yorum:

ceyhun dedi ki...

töre yorumuna katılmıyorum, sahada bencil ve pozisyonunun gereklerini yaptı yeterince.

cochise dedi ki...

bu önyargılar puanları bazen çok etkiliyor. Ömer çok daha uzun sahada kalmış olsa da Pektemek'in yarısı kadar varlık göstermedi; sonradan biraz saçmalasa da ilk girdiğin saman alevi de olsa Pektemek hareket getirdi, denemeler yaptı. Yine de Veli'nin hakkının verilmiş olması güzel.

Antrenör notu bence daha da düşük olmalıydı; ben bu maçı tamamen olmasa da çoğunlukla antrenöre bağlıyorum; bilic, jurcevic farketmez; takımın ne oynayabileeceği belli iken tam kadroymuş gibi pas oyunu denemesi çok yanlıştı, alternatif çözümler denenmedi; Eneramo kadroda mutlaka olmalıydı. kenardan fark yaratabilecek oyuncu girme ihtimali bu kadar kıt iken; pektemek, şişmanoğlu ya da hatta eneramo bile kenar forvet başlayıp olcay ya da töre (orta saha opsiyonu da var kendisinin) sonradan oyuna girebilirdi. böylelikle sürekli kenara kayan almeida daha faydalı olabilirdi.

Bu arada skorun da maça ilişkin kavrayışı etkilediği açık.15-35 dak. araları maçı kesinlikle kazanacağız gibi hissediyordum, pozisyon ya da pozisyonumsular kolay geliyordu. o ara bi gol gelse (evet almeida odunundan bahsediyorum ve topun ters geldiğine kesinlikle katılmıyorum, bilakis pozisyonunu ayarlamayı beceremeyen bir forvet görüyorum orada; ama zaten bu tip pratiklik beklediğimiz bir adam da değil kendisi) bütün oyun ve yorumlarımız farklı olabilirdi.

Herşeye rağmen beni puan kaybından çok rahatsız eden iki şey var: 1) bu takım neden hızlı çıkamıyor? neden konra atak fırsatlarını çok kolay çöp ediyor? pas oyunu bir tercihtir bence iyi bir tercihir ama mantalite böyle olsa bile arada hızlı da çıkmak lazım gelir. 2) Her şeye rağmen son 5 dakika rakibi nasıl korkutamıyoruz -doldur boşalt- bile olsa. Son 5-10 dakikaya baktığımızda galibiyeti kaçıran biz değildik...

BJK4EVER dedi ki...

Theo'nun yorumlarindan rahatsizlik duydum acikcasi. Hadi fikrini empoze et, foruma katki sagla, kimse birsey demiyor. Ama gecen hafta GS ve FB puan kaybedip biz zorlu Eskisehir deplasmaninda iyi futbolla 3 puan alirken ortalikta yoksa bu hafta puan kaybinda aninda damlayip felaket tellaligi yapip lafi 'ben demistim'e getirmek dogru degil. O zaman amacin foruma katki saglamak olmuyor artik.

Maca gelecek olursak;

1 Dentinho artik 18'e bile girmemeli.
2 M.Pektemek'in fizigi ortalama bir anneanne'den hallice, hatta ondan kotu bile olabilir.
3 Tore ve Fernandes'e sert bir uyari gerek, yaptiklari top kayiplarinin haddi hesabi yok.
4 Takim olarak off-day'lerimiz biraz fazla oluyor. Ya cok iyi oynuyoruz, ya cok kotu oynuyoruz. Bir takim Eskisehir deplasmaninda catir catir oynuyorsa kendi evinde Rize'ye karsi bu kadar kotu olmamali. Istikrarsizlik ciddi sorun.
5 Kodugumun hakemleri nasil oluyor da FB maclarini herifler gol atana kadar oynatiyor da bizim maci tabakhaneye bok yetistirecekmis gibi 92:55'te bitiriyorlar anlam veremiyorum. Hayir, bok gibi oynadik ve galibiyeti hak etmedik, ama buradaki standartsizlik can sikici.

Velhasilkelam bok gibi oynadik takim olarak. Bunu da sadece Oguzhan ve Atiba'nin eksikligine baglamak bence dogru degil. Eskisehir deplasmaninda Veli-Necip orta sahasiyla gayet iyi bir futbol oynamistik. Bence bizdeki sorun konsantrasyon, motivasyon ve hirs tamamiyle. Ya asiri hirsli, konsantre cikiyoruz bir maca ya da takim olarak ruh gibi dolaniyoruz, ortasi yok. Bunu da cozecek isim net olarak Bilic.

YSY dedi ki...

BJK4EVER'ın yorumuna katılıyorum. Sorunumuzun çoğu motivasyondan kaynaklanıyor yoksa dünkü kadro rizeyi çok rahat yenebilecek bir kadroydu ve hatta o golleri kaçırmasak yenmiştik bile. Gs maçınıda aynı sebepten kaybettik, takım maçın ağırlığında ezildi. Bence zamanla aşılacak şeyler. Ayrıca yetenekli ayaklarımız yok bahanesinede katılmıyorum. Dünkü takımda kerim frei gayet de fark yapardı. Bu çocuk niye oynatılmıyor anlamıyorum. Aslında geride atiba-fernandes ileride de forvet arkası oğuzhan yada muhammed denense enteresan olabilir.

mehmetozy dedi ki...

almeida bu takımın birinci forvetidir bunu baştan söyleyim. her ne kadar karşı karşıya pozisyonlarda yetersiz olsada bence her zaman banko yazılması gereken bir isim. ne ömer ne pektemek beşiktaş gibi bir takımın kafa forveti olamaz, dün net bi şekilde görüldü.

takım içinse, klasik iyi oynayınca tadından yenmeyen düşük performansta da çekilmeyen görüntü devam ediyor.
erken gol bulsak muhtemelen bugun olcaya töreye methiyeler diziyorduk.

ayrıca dünkü A2 kadrosu net t*ş*k geçmektir bizimle başka izahı yok.

SurCam Balkon dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Murat dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Alper alperr dedi ki...

pektemek'ten sonraki boşluk beni acaip hüzünlendiriyor yafç

theotheo dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
theotheo dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
du, levande dedi ki...

tebrikler theotheo güzel galibiyet aldınız.

bu arada galatasaray'ın şampiyonlar liginde sahaya çıkardığı kadroyla ligdeki kadrosu arasındaki uçurum da ne kadar mükemmel bi transfer planlaması yaptıklarını gösteriyo sanırım ^^

theotheo dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
theotheo dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Semih Ü. dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

Bu algoritmami okuyuculara armagan ediyorum. Hic sasmiyor, %100 calisiyor.

http://imageshack.com/i/5gnb0vp

Övünç dedi ki...

Yabancı kuralı da patladı.

Ferdi-Almeida-Sivok-Holosko yerli oldu.4 tane Brezilyalı sınırsız Avrupalı alabiliriz.

İnşalla hazırlıklılardır bu mevzuya.

~Poseidon~ dedi ki...

Türk sporunda neden uzun soluklu projeler üretilemeyeceğinin en son cevabıdır. Çok değil daha sene başında futbolun en yetkili kişisi tarafından olur mu biz adını koyduk bu sistem böyle olacak denildi. Gelinen noktaya bak amk.

Yav arkadaş açıklayın sene başında gönlünüzden geçen şampiyonu olsun bitsin. Ne uğraştırıyosunuz insanları bu kadar

Barreto dedi ki...

@ semioticus (shelbyl)

Bravo, harika bir algoritma. Şark fasit dairesi...

dominic molise dedi ki...

selam beyler,

naber?

size en sevdiginiz seyi getirdim; kadro!
tolga-atiba-escude-sivok-motta-veli-fernandes-oguzhan-tore-olcay-almeida

ne dersiniz? bence muhtesem. enseyi karartmayin.

yedekleri de yazayim: cenk, ersan, serdar k., muhammed-frei-omer-necip

sonuc mu?
atiba sag beke gecmeli. adamin asil yeri sag bek lan zaten. ayrica veli, i<3 you. olcay tek bas oyunlarinda cok iyi, oguzhan ile cok is yapar.

ikinci yari; almeida-omer, olcay-frei, fernandes-necip degisiklikleri. bitti.

hadi gelin sampiyonluk kutlayalim,
futbol basit, beyin bedava.

@Ovunc

AMK Spor denen azicik murekkep yutmus Fotospor'un haberlerine guvenmiyorum ve o yuzden prim de vermek istemiyorum, fakat bu AB Kurali muhabbeti bu sezon icinde gerceklesirse su blog tarihinde yazdigim en sert, en agir yaziyi yazarim.

Övünç dedi ki...

Aynen abi. Yani kişisel hak olarak kanunlaşsa dahi bu sene olmamalı.

Yani askerlikte kısaltıldı ama Ocak 2014'te devreye giriyor.Bu tür şeylerin bir hazırlık süreci olmalı.

Bütün olayı rekabet olan bir ortamda birilerine bariz bir şekilde haksız kazanç getiriyor uygulama.

Yani federasyonda çat diye kadroda en az 6 tane Türkiye doğumlu olacak kuralı koysun bunun üzerine o zaman.

BJK4EVER dedi ki...

Ne onumuzdeki senesi arkadas? Bu plan 2 senelik plan olarak uygulanmadi mi? Biz bosuna mi Kerim Frei'ye 3 milyon euro verdik? Motta'yi bosuna mi kiraladik? Bosuna mi Omer Sismanoglu ve Sezer Ozturk'e bonservis parasi verdik? FB bosuna mi Alper Potuk'a 8 milyon euro verdi?

Bu kadar kolay mi hersey abi? Federasyon boyle bir karara imza atarsa Besiktas olarak hakkimizi olabilecek her kurumda sonuna kadar, gerekirse herkesi karsimiza alarak yapmaliyiz. Boyle sacmalik olamaz!

Ayrica GS'nin ne kadar yavsak ve serefsiz bir camia oldugu yine tescillendi bence. Daha 3-4 sene evvel A.Yildiirm yabanci kuralina karsi ciktiginda FB'yi Brezilya karmasi olmakla suclarken, 3 yabanciyla alinmis UEFA kupasindan bahsederken, daha gecen sene sinirlamayi desteklerken bir anda donmesi de bunu tescilledi. Turk futbolunun harbiden en pislik camiasi bunlar. Yemin ediyorum kulupp iflas etse, yok olsa, statta yangin ciksa uzulmem arkadas.

Övünç dedi ki...

Bu karar federasyonun vereceği bir kadar değil.Mahkeme kararı.Sike sike yani .

Yerel mahkemede çıkmassa emsal göstererek avrupa adalet divanından bu kararı çıkartabilirler ama bu bir süreç tabi.

Ben Galatasaray'ın daha Avrupa adalet divanına başvurduğunu bile sanmıyorum.

Duyumlar Yerel mahkemenin Egemen Bağış'tan icazet alıp olur kararı vereceği yönünde.

Yani Ab'li topçular Türk pasaportuna sahipmiş gibi olacaklar.Bu da federasyonun yabancı sınırını bağlamayacak bir şey.

Övünç dedi ki...

Ayrıca bilinenin aksine bu başvuruyu ilk yapan takım Beşiktaş'tır.

2004'te Giunti için başvuruda bulunmuştur.

2005'te Fenebahçe Anelka için başvurmuştur.

ama başvurdukları merciler TFF olduğu için ve TFF ve TFF tahkim kurulunun başında Galatasaraylılar olduğu için başvuruları reddedilmiş.

O zaman işine öyle geliyordu hiç destek vermedi Galatasaray , şimdi işlerine böyle geliyor , Türk futbolu filan diye atıp tutuyorlar.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Bunu soyleyenlerin kaynagi nedir bilmiyorum ama soyle bir sey gordum:

http://www.sabah.com.tr/Spor/Futbol/2013/10/24/yabanci-kontenjaniyla-ilgili-flas-aciklama

cochise dedi ki...

bir doktorun fenerbahçeli olmasıyla ilgili sorun ne anlamadım. doktor iyidir ya da kötüdür. doktor la bu başkan değil. bu blogda da galatasaray aşığı kişiler var olsa ama saçma sapan değil de doğru düzgün yazılar yazsa kimsenin gıkı çıkmaz . hatta dur bakiim doğru dürüst yazmasa bile en fazla iki geyik çevrilir bence...
te allaam nelerle uğraşıyoz; ula bu büyüklerin efsanelerinin bir çoğu efsanesi olduğu takımı bile tutmuyor, doktorun hangi takımı tuttuğundan kime ne.

du, levande dedi ki...

her şey çok açık ortada anlayın artık...

Yorum Gönder

Ara