.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Temmuz 2013 Cuma

Maç Raporu: Beşiktaş - QPR



En iyi üç: Olcay Şahan/Tomas Sivok, Pedro Franco.
En kötü üç: Gökhan Süzen, Mehmet Akgün, İbrahim Toraman.

Değerlendirme: En kötü üç ismin St. Pauli maçı ile aynı olması ilginç; özellikle iddiasız maçlarda oyunculara verilen notu performanstan ziyade yerleşik kanaat belirliyor olabilir. Gene seyir zevki çok düşük olan bir maçta, hatasız oynayan ve gol yememiş Sivok'un en yüksek notu alması da şaşırtıcı değil, fakat Olcay'ın bu kadar yüksek not alması bana sürpriz oldu.

Kamera açısı ve maç spikerini de geyik olsun diye koyduk listeye, açı 1.9 puan aldı (10 veren kim?), spiker ise Gökhan Süzen'i geçemeyerek 3.4'te kaldı.

Notlar:
Slaven Bilic: 6.1 - İlk yarıda sahada olan 11, sağ taraftan gelişen akınlarda aksasa da takım savunması adına olumlu sinyaller verdi. Takımın boyunun maçın belirli bölümlerinde kısalması da kayda değerdi, lakin ileri uçta sıkıntılar görüldü. Her oyuncu, joker Holosko hariç, sahada 45 dakika kaldığı için Bilic'in felsefesini tam olarak idrak etmek zor, fakat ecnebi tabiriyle "so far so good."

Cenk Gönen: 5.1 - Başladığı gibi bitirdi maçı, haliyle notu da bunu yansıttı. Günay'dan daha düşük puan alması ise önyargılar ile alakalı sanırım.

Ersan Adem Gülüm: 5.8 - Sol bekte yapabileceği kadarını yapıyor, hücumsal anlamda katkı vermese de St. Pauli maçındaki gibi orayı iyi kapattı. İsmail dönene kadar orada oynayacak gibi.

Tomas Sivok: 6.4 - Defansta standardını oynamasının yanısıra takımın boyunu kısaltma konusunda da inisiyatif alması olumlu idi.

Julien Escude: 5.7 - Geçen sene kulübeye hapsolmuştu, bu sene Sivok veya Franco'nun yokluğunda 3. stoper olacak gibi eğer yabancı kontenjanı ile ilgili sıkıntılar doğmazsa. Hata yapmadı, kornerlerde de fırsat yokladı.

Tanju Kayhan: 5.3 - Tedirginliğini atabilmiş değil, QPR'ın sol kanattan akınlar geliştirmesini de engelleyemedi, golde de mesuliyeti vardı. Kötü müydü, hayır, fakat şu haliyle en fazla vasat bir sağ bek olur.

Veli Kavlak: 5.7 - Şahsen ben biraz daha yüksek not almasını beklerdim, Oğuzhan ve Fernandes ile fazla serbest kalan ortasahayı toparlama konusunda elinden geleni yaptı. Fakat Beşiktaş daha ortasahasını kurgulayabilmiş değil (düz adam Fink'i/yaşlı Ernst'i arayanlar el kaldırsın) ve bu ciddî bir sorun olabilir lig başladığında devam ederse.

Oğuzhan Özyakup: 5.8 - Sezon başında oynanan bir hazırlık maçı için normal bir performans sergiledi, fakat resmî maçlar başlayınca geçen sene bıraktığı yerden devam etmesi beklenecektir. Yukarıda değindiğim kurgu sorunu da onu etkiliyor şu noktada.

Manuel Fernandes: 5.9 - Hücum konusunda inisiyatif almaya çalıştı, ama St.Pauli maçındaki mentaliteye devam ettiğinden vasatı aşamadı.

Olcay Şahan: 6.5 - Açıkçası bu kadar yüksek not almasını beklemiyordum, fakat partnerleri Holosko ve Almeida'nın gözükmediği bir maçta göreceli olarak daha iyi olması etkendi sanırım. Geçen maça göre puanının 0.8 azaldığını da eklemek lazım tabii.

Filip Holosko (kanat forvet): 5.2 - Hücum organizasyonunun kısıtlı ve temponun düşük olması Holosko'ya uymayacak bir karakterde maç yarattı, o da buna uygun oynadı.

Hugo Almeida: 4.7 - Notu her şeyi anlatıyor.

****************
Günay Güvenç: 5.8 - St. Pauli maçında kurtarışları ve hava toplarına hakimiyeti etkilemişti, lakin bu maçta yeteneklerini sergileyecek bir durum olmadı. Yediği golde hatası yoktu, çabası da yoktu.

Gökhan Süzen: 3.7 - Hakkında var olan olumsuz kanaate golün onun kanadından gelmesi de eklenince bu puan normal. Gökhan'ın birkaç maç ağzıyla kuş tutması gerekecek 6 seviyesinde puanları görebilmesi için.

Pedro Franco: 6.2 - İlk sınavında geçer not aldı. Rakibi birebirde savunması başarılı idi, kademe anlayışını daha iyi değerlendirmek için partnerini değiştirmek lazım.

İbrahim Toraman: 4.5 - Stoper Toraman'ın, performansından bağımsız olarak da, yüksek not alması zaten istisnaî bir durum olurdu. O top şişirdikçe notu da düşecek.

Filip Holosko (sağ bek): 4.9 - Hilbert sağ bek oynadığında pozisyon bilgisi ve defansif potansiyelini göstermişti, Holosko'da o ışık yok pek. Lakin geçen maça kıyasla biraz daha iyiydi (rakibin niteliği ile de alakalı olabilir). Bariz olan şey, rekabetin farkında olduğu ve bu yüzden sağ bekte oldukça istekli gözüktüğü.

Muhammed Demirci: 6.1 - Bunca zamandır boş yere şişirilmiyormuş, yeteneğini gösteriyor ara ara. Ömer'e attığı arapası ikinci yarının, hatta maçın tek heyecan yaratan pozisyonuydu.

Mehmet Akgün: 3.9 - İsmini iki defa duydum sanırım, belki ikinci yarıda uyukladığımdandır, bilemeyeceğim.

Dentinho: 4.8 - Geçen maçta da bu puanı almıştı, ki bence geçen maçtan da kötüydü. Bir gün "son yılların en manasız transferleri" listesi yaparsak Dentinho ilk 3'e oynayacak.

Gökhan Töre: 4.7 - Puanı iyi bile. Top kayıpları ve isabetsiz pasları bir yana, CV'sinin en güçlü kısmı "yaratıcılık ve adam geçme" kısmını da göremedik henüz. Takıma alışana kadar böyle gidecek muhtemelen.

Ömer Şişmanoğlu: 5.6 - Top ileri gidemeyince o topa geldi, fakat o karakterde bir oyuncu olmadığından varlık da gösteremedi. Muhammed'in pasına çıkarttığı şut fena değildi.

Mustafa Pektemek: 5.9 - O da sahada kayıp duruyor, ilk 11 oyuncuları ile beraber oynamadığı sürece, hücum zenginliği az olan bir takımda varlık göstermesi pek mümkün değil.

***************
Queens Park Rangers: 6.2 - St. Pauli'den daha ciddi bir rakipti, pas oyunları güzeldi. Premier League'de sonuncu olarak küme düşen bir takımın futbol oynadığı seviye oldukça düşündürücü.

9 Yorum:

can dedi ki...

Cok memnunum bu karne isinden. Shelbyl ellerine saglik! Maci kacirdiysam da tekrar gosterilirken 39. dakikadan itibaren kaydetmeyi basardim. Oldukca sikici gectigini ozetlerde tek tuk pozisyona benzer bir seyler olmasindan anladigim maci bu verilerle izlemek, uyuklamamayi basarmanin tek yolu olacak galiba.

james sneijder dedi ki...

Sıkmayın canınızı. Eneramo sağ diz iç ve dış menisküs operasyonu geçirmiş ve 3 hafta sonra antrenmanlara başlayabilecekmiş. 3 denilince genellikle 4 hatta 5 hafta olduğuna göre, 17 Ağustos'ta başlayacak ligimizin ilk haftalarında çalışmaya başlayabilir. Düz koşulardı, form tuttu filan derken 6-7. haftalardan sonra da oynayamaya başlar. Gerçi takıma alışması vs de var ama önemli değil!
Sabreden derviş..

Deniz dedi ki...

Benim bu Eneramo işine aklım bir gram basmadı. Hala ilgileniyor olmamız bile bence skandal. Önder Özen'e rağmen hem de.

Mayor dedi ki...

Acibademden kim var yonetimde? Ben iyice killanmaya basladim bu isten. Bilhassa oyuncularimizi sakatlayip ve sakat oyunculara imza attirip para kazaniyorlar, ameliyattan ondan bundan.
Bu adamlara verilen parayla hastane acardik hic olmazsa getirisi olurdu.

Eneramo isinin mantikla aciklanacak bir kismi kalmadi. Antalyaspor'la/menajerle sozler kesilmis herhalde baska bir konuya dair, yoksa anlam veremiyorum.

Verebilen varsa yazsin buraya lutfen.

Deniz dedi ki...

hani adam drogba falan gibi geçmişi ile dahi olsa bir kumar olur, iverson gibi, sakat makat alalım, tutarsa on numara olur diye düşünürler, yine yanlış olmasına rağmen en azından bir mantığı olur derim. o da yok. allahın eneramosu.

james sneijder dedi ki...

Ben mi yanlış biliyorum diye klasik hamle olaraktan transfermarkt yaptım. Geçen sezon lig performansları:

Eneramo: 30 maç, 11 gol 3 asist.
Almeida: 20 maç, 9 gol 7 asist.
Holosko: 32 maç, 10 gol 6 asist.
Olcay: 34 maç, 11 gol 5 asist.

Profesyonel kariyerinde Tunus, Cezayir, Suudi ligleri olan ve 2 sene de bedelsiz geldiği Sivas'ta oynamış bir oyuncu için olağandan çok çaba sarf ettik. Yamuk bir durumda taraftarın ne diyeceğini de düşünmüşlerdir umarım.

Ne garip kulübüz vesselam. Vakti zamanında stoper ararken biri kıçını açtı diye vazgeçip aldığımız takım arkadaşı kör diye gönderdikten sonra milli takımında döktürdüğünü izlemiş idik. Vian'ın roman cümleleri gibi oldu ama gerçek :) Şimdi de aldığımız adamın dizine operasyon geçirtip 10-15 hafta sonra hazır olmasını bekleyecez.

La havle.

du, levande dedi ki...

kör olan seriç'ti :( drpiç'in yerine alınan şindenfeld'di.

james sneijder dedi ki...

yok yav schildenfeld.

http://suddenshot.blogspot.com/2008/08/seric-hakknda-her-sey.html

gidenin arkasından laf edilmez de, aşağıdaki 15 ve 16 no.lu entryler beni yarmıştır.

https://eksisozluk.com/gordon-schildenfeld--1829550?p=2

Yorum Gönder

Ara