.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
28 Şubat 2013 Perşembe

STSL 24 / Beşiktaş - Fenerbahçe


41 Yorum:

Emir Eri dedi ki...

keşke kadıköyde olsaydı maç 6-4 alırdık...

theotheo dedi ki...

kazanma ihtimalimizin az olduğu bir maç. ama şans yanımızda olursa kazanabiliriz. fakat kazanmamız gsnin şampiyonluğunu garantilemekten başka bi işe yaramaz herhalde. bu takım fenerbahçeye sezon sonuna kadar geçilir gibi tahmin ediyorum. kadromu yazim.

mcgregor

hilbert-sivok-toraman-süzen

oğuzhan-necip-fernandes

holosko-niang-olcay

Övünç dedi ki...

doğuş/img ile ilgili muhabbetten pek hoşlanmadım ben yaw.

fikret orman adamların global sponsorlar ile ilişkisi çok iyi vs ayak yaptı ama kap'a gönderilen de acayip noktalar var.

bir kere sadece stad değil bütün futbol aş sponsorluğunu kapsıyor.

adamlara senelik 1m € ödeme yapılması için 0-60 m € arası bir sponsorluk sağlamaları yeterli.e abi ben yapayım o işi o zaman mevcut sözleşmelerden bir tanesini uzatsam bedavadan 1m € alıyorum bu nasıl iş anlamadım ?

EC dedi ki...

Pazar gunku macta, eger adaletli bir hakem olursa ve sezonun ilk yarisinda takimin yakaladigi o ani pres ile birinci bolgede toplar kapilip, karsi karsiyalarda sanslar degerlendirilirse mac kazanilabilir.
Ayni seyi FB de yapacaktir (genelde hep de yaptilar bizle oynadiklari son 10 maca bakarsaniz), bizim birinci bolge de kapilan toplarla macin basinda gol atip,seyirci baskisini da daha bastan kirmak isteyeceklerdir.

Emre yi tutmak icin Toraman gorevlendirilecekmis.. ikisi de kirmizi gorur.!
Emre cunku tek cikmaz sahadan..!
Bence o isi Necip yapmali eger oynarsa, Veli nin bile Emre ile dalasmasindan ikisinin de kizarabilecegi suphesi tasiyorum...

Kadro tercihim ise;

Cenk

Hilbert Sivok Escude Gokhan
Holosko Veli (Necip) Ibrahim Olcay
Fernandes
Niang



Basarilar BJK mize..

#gunlerdenBJK

ECO - Luksemburg

Tuco Salamanca dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Tuco Salamanca dedi ki...

http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiID=958783

Muhammed Demirci'nin sözleşmesi 3 ay sonra bitiyor ve şu ana kadar oyuncu ile görüşüldüğü veya sözleşme uzatılacağına dair bir haber görmedik.

Pheaglix dedi ki...

rüyamda gördüm, maçın bitmesine 5 dakika kala 3-6 öndeydi fener.

YSY dedi ki...

Yine atmışız ama bayada yemişiz :)

YSY dedi ki...

Ben maçı izleyemiyorum ama bizimkiler rezaletmiş

theotheo dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
BJK4EVER dedi ki...

Su mcgregor ne boka yariyor arkadas daha bir kere yan topta cikip aldigini gormedim hap kaliyor kale cizgisinde her yan top tehlike oluyor. Zaten verilmeyen golde de buyuk hatasi var...

Övünç dedi ki...

beşiktaş'ın derdi geride değil abi ileride ben bunu anladım bugün.

samet aybabba elemanların zinde kalması için defansif görevlerini mi azaltıyor bilmiyorum ama sorun ferdi-holosko ve olcay'ın hemen hemen hiç savunma yapmaması.

üstüne niang'da yapmayınca hep eksik savunma yapıyoruz.

zaten eksik takımlara karşı üstünlüğü yansıtamamamızında nedeni bu.

çok koşuyor takım ama sonuç yok .böyle gider bu saçmalık.

holosko olcay bile savunma yapmıyor bir de nene geleydi şenlik olurdu orada.

Poyraz Fırat dedi ki...

Gökhan da Süzmeymiş ya la :)

Mayor dedi ki...

Son dakika laneti boyle bozulur iste be!

YSY dedi ki...

Helal olsun. Allah yüzümüze baktı sonunda. Gözlerim doldu resmen. Bu kadarınıda haketmişti bu çocuklar.

delgado dedi ki...

tam bir hikaye oldu, gerçek bir hikaye. seviyorum bu takımı lan, sametinden hilbertine kadar.

Emir Eri dedi ki...

sametin sezon sonunu görmesine neden olacak olan galibiyet.. galibiyete sevinemedim bile, bu takıma el freni olmaktan bıkmadı bir türlü..

BJK4EVER dedi ki...

Kendiniz zora soktuk oguzhani daha once alsa daha erken koparirdik. Olsun en azindan emre gokhan hamlesini yapmayi akil etti bu da birsey. Haftaya trabzon maci ya tamam ya devam maci olacak oradan cikarsak bu gazla zor tutuluruz.

Övünç dedi ki...

walla çok acayipmiş ya böyle derbi kazanmak filan unuttuyduk bunları.

ha bu biz büyük takımsak zaten olması gerekendi ama masörüne varana kadar herkese teşekkürler.

inönü ancak bu kadar güzel uğurlanırdı.

Emir Eri dedi ki...

abi bende onu diyorum, veli ilk yarıda çıkabilirdi, pek bir şey vermedi sahada.. fenerin ortasahası sadece isimlerden oluşuyordu, dikine çok rahat top sürebilirdik, aynı bizim orta saha gibi refakatçi bir ortasahaları vardı.. Oğuzhan daha evvel girse son dakikaya kadar ıkınmazdık...

Poyraz Fırat dedi ki...

Bence artı hanemize eklenmesi gereken bir şey de Süzen yerine Özkan'ın alınması ve Fenerin uzun süre oradan atak yapamamasıydı. Umarım TD bunu görmüştür.

Bir de Veli toplantısı yapılması lazım. Acilen...

YSY dedi ki...

Veli bal vermeyen arı.

BesiktaskUlan dedi ki...

Son yılların belki de en dramatik derbisini kazanmış durumdayız.

Tam anlamıyla duyguların açığa çıktığı, oyuncu ve taraftarların birbirine sarılıp ağladığı bu maçtan sonra dahi "Veli" ya da diğer futbolculara laf etmek, nasıl bir mantık, nasıl bir taraftarlıktır, aklım almıyor doğrusu.

Maçın skorunu bilmeyen biri, buradaki yorumları okusa, maçı kaybettik sanır herhalde.

Bu kadar "aklı selim" olmayalım arkadaşlar. Bazen yenmek hatta böyle zor bir dönemde, herkes üstümüze gelirken, paramız yok diye bizimle dalga geçilirken ve gencecik çocuklar hata dolu bir maçı "yüreklerini" ortaya koyarak kazanırken, onları takdir edip, taktiksel yorumları sonraya bırakmak gerekir.

Biraz daha destek olmalıyız. Sitedeki bu yorumların halini görünce içim acıdı.

Tebrikler Kartalım. Beni de ağlattınız.

theotheo dedi ki...

noldu samet hocaya laf edenler. şimdi iyi mi oldu :D ne boş adamsınız ya.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Derbi galibiyeti nefis oldu, hele de golun son dakikada gelmesi Sergen'in Kadikoy'de 90'da yazdigi maci hatirlatti. Fakat sarhosluga kapilmadan disiplinli sekilde devam etmek lazim. Sezon basindan beri kornerlerde alan savunmasi sacmaligini bu macta da gorduk, yine gol yedik. Bu takim, hatta Milli Takim dahil Turk takimlarinin cogu, duran topta alan savunmasi Y-A-P-A-M-A-Z. Almamislar o fundamentali kardesim bu kadar basit. Sen ona yapis, sen buna yapis diyerek adam adama eslestireceksin baska caresi yok. Samet bunu gormemekte israr ederse daha cok sikinti cekeriz ilerleyen maclarda.

Martin Wörns dedi ki...

Çok iyi oynadık bence ilk 30 dakika hariç. Rakip oldukça kaliteli oyunculardan oluşuyordu ve kritik maç olduğundan buna benzer hücum aksiyonları gelmesi normaldi. Kalan 60 dakikada kaybedebilecek dahi olsa oyun karakterimizi sahaya yansıtmamız en iyisiydi.

Biz maçı tutmaya çalışarak başladık hocanın en büyük hatası buydu. Hücum presinden ve hızlı çıkışlardan yoksun ilk bölümlerde aklı selim davranmaya çalışmış ancak tutmamış bir takım profili vardı. Biz geride beklediğimizde de pozisyon veriyoruz takımın olumlu yanını törpülememek gerekirdi. Sonra başta Fernandes ve Hilbert olmak üzere refleks gösterdik ve hücumda çoğalarak topun bir biçimde kaleye gireceği pozisyonları yaratmaya başladık. Zaman zaman aleyhimize işlese de tempo bu takımın herşeyi. Akıllı ve fizik gücü yüksek savunmacılar ve iyi taktik antremanlarını ekleyebilsek gerçekten uzun vadede tutulması zor bir takıma dönüşmekte mümkün. Bu eğilimden vazgeçmemek lazım.

Oğuzhan'ın çok önemli olduğunu gördük. Geç oyuna alındığına yönelik eleştiricilere biraz da oyuncunun sakatlıktan yeni çıktığını ve hafta içinin büyük çoğunu takımdan ayrı geçirdiğini hatırlatmak isterim. Veli zaten Samet hocanın da birinci tercihi değil. Öte yandan bir süre Emre Özkan'a ilk 11'de şans vermeliyiz. Olcay'ın defansif olumsuzluğunu son bölüm fikstüründe kapatabilir. Bence Süzen-Özkan değişikliği olumlu hamleydi.

Fernandes tekrar olaya girdi. Niang kesinlikle çok faydalı. Almeida döndüğünde daha ölümcül bir hücum hattının iki öğesi olabilirler. Toraman ve Ersan'da yerlerinde sabit kalmalılar. Hilbert'in teknik yetersizliklerine karşın takımı hücuma taşıyan en önemli opsiyonlardan biri olduğunu görmeliyiz. Bence sözleşmesini uzatmak iyi olur.

Samet hoca, iyi bir kondisyoner ve kaleci antrenörünü ekibine eklerse bence umut veriyor. Ancak, taktik kurgudaki sorunları ve antreman verimliliğini göz ardı edemeyiz. Bunları çözmeden uzun vadeli yapılanmayı bu teknik ekibin üzerine kuramayız. Bu sene için bence şampiyonluk yarışını kaldırmamız çok zor, ama 2.lik için avantaj elde ettik ve bence başarılı bir sezon finali olur.

Emir Eri dedi ki...

samet aybaba'dan bir bok olmaz. 70 dakika takımın ayağına yine pranga oldu.. çok daha ağır ifadeleri sezon başından beri hak etti.. yeri değil.. zaten sayesinde kotayı yeterince dolduruyoruz her maç..

BJK4EVER dedi ki...

Theotheo.


Skor yazari degiliz cok sukur. Bu arada ne oldu senin reale? Ligin valenciasina yenildi ve ikinciligi kaptirdi? Ruya takim ile de aramizda 5 puan fark var hay allah bak su ise.

CDiS dedi ki...

Şu bir gerçek ki, bu sezon ilk defa kötü oynadığımız bir maçı kazandık. O maçı da, son yıllarda şansımızın tutmadığı Fenerbahçe 'ye karşı kazanmamız gecenin ironisiydi.
Bu galibiyetten sonra bile söylüyorum ki, Beşiktaş için en gerçekçi hedef Şampiyonlar Ligi 'ne katılmak olmalıdır. Bu bence bu sezon için büyük başarıdır. Şampiyonluk için ise mantıklı konuşmak gerekirse, Galatasaray 'ın ciddi bir düşüşe geçmesi gereklidir.
Dünkü maçta, Fernandes, uzun zaman sonra büyük top oynadı. Olcay 'ın 90+3 'de 90 metre depar atması kadar, 34 yaşındaki %50 'lik Niang 'ın da 50-60 metrelik bir koşu yapıp, enfes bir pas atması da çok güzeldi Beşiktaş adına. Aynı zamanda, Niang 'ın, gol attıktan sonra abartısız gol sevinci ise tam anlamıyla saygı duyulacak bir hareketti.
Beşiktaş takımı tarihin en kaotik futbollarından birini oynuyor. Ne zaman ne yapacağı belli değil. Bu da bir 90 dakika içerisinde futbolla ilgili ve ilgisiz her türlü duyguyu tatmamıza neden oluyor; sevinç, korku, gerilim, hüzün, şaşkınlık, kızgınlık, mutluluk. Sanırım, takımın bu sene ki özeti de bu..

alper dedi ki...

Dünkü maçtan sonra bile S.Aybabaya ve hocalığına laf söyleyen daha futbol maçı izlemesin yokuna amk.Kenarda kim vardı da kimi sokup oyanatacaktı demek bile zulüm o tür insanlara.Boş beleş bir eleştirme sevdası ben hocaya laf sokayım sevdası.Bu ne yav.Ne yapacaktı S.Aybaba dünkü maç özelinde biri anlatsın.?O sizin yapması lazımdı diyeceklerinizi maç başında demediğini nerden biliyorsunuz?20 yıl top oynamış 20 yıldır hoclaık yapan birini kalkmış şurda 20 yaşlarında halı sahada haftada bir top oynayanlar eleştiriyor ya ne desek az.S.Aybabanın dediği gibi çoğumuz poratakada vitaminken o kupa kaldırıyordu havaya.

Emir Eri dedi ki...

cenabet aybabanın futbolculuğunu da ucundan hatırlayacak kadar yaşımız var çok şükür rahat ol.. 35 sene anadolunun kuş uçmayan ottan boktan takımlarında antrenörlük yapmış, adnan dangalığının abisinden mi bahsediyoruz yoksa mourinhodan mı???

ulan herşeyden önce adama sorarlar, sezon başında ilk sekiz hafta takımın ebesine kayarken beynin nerdeydi diye?? her hafta adamlar sapır sapır dökülmesi, her hafta en az bir sakat adam vermemiz, escude'ye, uğur boral'a saçılan paralarda mı tüpçünün suçu?? bu sezon en az 10 puanı bu mal yüzünden kaybettik, öne geçtiğimiz maçları kaybedişimizin tek sorumlusu bu adam değilde tribündeki sen mi ben mi?? bu mal atmadı mı taraftarın önüne oyuncuları? elindeki Oğuzhanın farkına varması için 5 ay adamla çalışması gerekmedi mi?? canı çıkmış adamları feda sezonu dediğimiz sezonda gençlerle değiştirdi de haberimiz mi olmadı?? hangi zeka ürünü oyunu oynuyor takım?? tamam kaotik bir ortam yaratarak devam ediyoruz, ite kaka.. ne bir sistem var ne de bir yatırım.. ne de bir ilerleme, aybaba ile olmaz bu yüzden, aybabadan bir bok olmaz o yüzden.. iyice Anadolu takımı hüviyetine büründük, hep bir acıtasyon sundu bize, tıpkı daha önce çalıştırdığı takımlar gibi.. artık sütünü içebilirsin...

Poyraz Fırat dedi ki...

Hacı Allah'ı var galibiyete sevindim. Hem de çok. Yalnız "Gs ile yarışın içinde kalır mıyız ki?" gibisinden bir soruyu içimizden geçirmemiz bile beni üzüyor.

Çünkü bu Fener GS'ye kolay kolay şampiyonluk yaşatmazdı. Gerek medyanın gazıyla gerekse başka alicengiz oyunlarla...

Her neyse...

O son dakika golüne herkes gibi ben de sevindim; ama ne yalan söyleyeyim. Hani o zaman zaman İstanbul büyüklerine kök söktüren Anadolu takımları yok mu? Onlar gibi son dakika golüyle galip gelmiş gibi sevindik ki bu bana beter koydu yemin ederim. Üstüne TD'nin "Bu sefer de bizimki olsun Allah'ım" açıklaması bana bir dahaki TD'mizin Yılmaz Vural olacağı hissiyatını verdi.

Ha Yılmaz Vural'a saygım var o ayrı...

Poyraz Fırat dedi ki...

Üstteki yorumumda GS'den çıldırasıya nefret ettiğimi söylemeyi unuttum. Bunu kendime borç bilirim...

Ekrem Ph.D. dedi ki...

@alper
Samete laf soylemek icin Sametin sezon basindan beri yaptirmaya calistigi duran top alan savunmasi ve sirf o yuzden yedigimiz goller yeter. Ayrica poyrazfiratin dedigi gibi Anadolu takimi tdsi vizyonuyla yaptigi ezik aciklamalar ve abartili hareketleri yeter de artar bile...

can dedi ki...

@ Poyraz Firat
Benim gibi hisseden birileri varmis demek ki. Bu asiri sevincimiz seneler icinde Besiktas'in sikletinin ne kadar hafiflediginin gostergesi. Turkiye kupasi kazaninca cildirip sokaklara dokulmemizle baslayan surec artik cok da eze eze oynamadigimiz, hatta 30 dakikasini kendi sahamizda mahkum oynadigimiz bir macta aldigimiz son dakika galibiyetini sampiyonluk gibi kutlamamizla suruyor. Bu iste bir terslik var.

Yanlis anlasilmasin. Bunun sorumlusu Orman yonetimi veya Aybaba degil elbette. Ancak ben gene de Aybaba'nin Besiktas'a hic yakismadigini dusunuyorum. Yine olasi elitist carpitmalari duzeltmek icin onceden belirteyim, elestirim Samet'in egitimi, sinifsal pozisyonu vs. ile ilgili degil. Oynattigi futbol, vizyonu, ve hayata yaklasimi ile ilgili. Eger Besiktas'ta bu sene, gecen senelerde hic olmadigi icin bu sene gozumuze bu kadar batan, takim ruhu ve aidiyeti yonundeki gelismeyi bir kenara birakirsak gelecekle ilgili ne yapildi? Hangi gencler takima monte edildi? Gelecege yonelik umut veren hangi oyuncular alindi? Takimin saha dizilisinde, taktik varyasyonlarinda, ve futbol felsefesinde nasil bir ilerleme var? Ben bu sorulara cevap aradigimda olumlu bir resim goremiyorum, Fener galibiyeti ile her Besiktasli kadar cosmus olmama ragmen. Bu yuzden bence Samet Aybaba ile bu sene sonunda guzelce vedalasmak yapilabileceklerin en iyisi olurdu; tabii artik fener'i yenmis olmanin ve belki de takimi ikinci yapmanin buyuk nisanesiyle zor olacak bu is.

can dedi ki...

Bu arada eksibesiktas blog yazarlarinin ipe un serdigini dusunuyorum iyicene. Guzel bir shellbyl arkadasimiz vardi, nerelerdesin? Tez mi, doktora sinavlari mi? Arkadaslar bu mactan sonra da mac yazisi yazmayacaksaniz ne yapiyoruz burda? Sitemler selamlar hepinize.

Poyraz Fırat dedi ki...

@can Belki bize pesimist diyebilirler. Belki daha baska şeyler. .. Lakin ilk yarıda 3-0 yenildigimizde onlar böyle sevinmedi.

Bizse çok afedersiniz .ok gibi oynadığımız maçın tişört lerini basacakmisiz. Var mı böyle aşk?

Ki biz zamanında Lucescu takımı defansif oynatiyor diye kiziyorduk.. Bu kaostan mı memnun olacağız yâ hû?!

can dedi ki...

Hazir meydani bos bulmusken iyice azitip kendi mac yazimi yazayim bari.
Oncelikle sahaya cikan onbirlerle baslayalim. Besiktas'ta zaten beklenen kadro sahadaydi; ancak mac sonundan geriye dogru bakinca onumuzdeki maclarda beklenen kadroda Gokhan Suzen'in olmasi beklenmedik olacak. Hem defansif katkisi istenen duzeyde degil, hem de ofansif olarak oyunda hic yok gibi. Emre Ozkan’in bu macki performansini tekrarlayip, daha ileri goturup goturemeyecegi Ismail gelene kadar sol bek ne olacak, hatta Ismail geldikten sonra da sol bek ikilisi kim olacak sorularinin cevabini verecek. Gorunen o ki ilk maclarinda umut vermesine ragmen Gokhan Suzen de bu senenin fos transferleri kervanina katilacak; ustune ustluk bir de ciktiktan sonra yaptiklari var ki…
Fener'de ise Ziegler'in ilk onbir baslamasi, Yobo'nun ve Topal'in kenarda oturmasi gibi enteresan hamleler vardi. Acikcasi ben Ziegler'in hucumda buyuk bir etki yapacagini ongormustum ama tabii onde Caner yerine Sow olmasiyla olusan korkunc uyumsuzlugu ve defansif zafiyeti hesaba katmamisim. Eger sagdan yaptigimiz ataklardan 2-3 gol bulamadiysak bunda Holosko'nun cok kotu bir gununde olmasi kadar Hilbert'in sahane kanat bindirmelerinin berbat pas ve ortalarla sonuclanmasinin rolu buyuk. Topal’in olmamasi ise Fener one gectikten sonra geri cekildiklerinde, Emre’nin de standardinin cok altinda olmasiyla, orta sahalarinin cok yumusaklasmasina neden olmustu. Yobo icin herkes cok tantana yapti ama ben buyuk bir eksikligini gormedim acikcasi. Afrika kupasindan sonra bir turlu fiziksel olarak toparlanamadi.
Macin ilk bolumundeki baskimizi pozisyon vermeden atlatan Fener orta sahada pas hakimiyetini kurarak bir sure sonra oyunu domine etmeye ve hemen ardindan da pozisyon ustune pozisyon bulmaya basladi. O noktada, ilk yarida ezilerek maglup oldugumuz mac gozumuzun onune gelmistir hepimizin. Besiktas’in su sekilde pas yapamayip, hatta Fernandes olaganustu oynamazsa hic pas yapamayip, oyunun temposunu kontrol edememesi takimin pozitif yonlerini golgeleyen en onemli etken. Ustelik de Ersan’in sakatliktan ciktiktan sonra en iyi oyununu oynamasina ragmen bu kadar kolay pozisyon vermemiz de cabasi. Ama gene de Fener one gectikten sonra beraberligi yakalayacak iradeyi, taraftarin da destegiyle, gosterebilmis olmamiz onemli. Burda duran toplardaki ustunlugumuz hakkinda bir parantez acmamiz gerek. Ben duran toplardaki siradisi istatistigimizi organizasyondan cok Fernandes’in kisisel becerisine baglayanlardanim. Fenerbahce’de sik sik gozlemledigimiz gibi ozel bir organizasyon gormus degilim, defans oyuncularinin on direk arka direk kosulari yapmasi disinda.
One gecmemizi saglayan gol neden Almeida’nin asla birinci sinif bir santrafor olamadiginin/ olamayacaginin da gostergesi. Niang’in ayaginda cok kolay gozuken o zor vurusun benzerini Almeida’dan iki seneyi askin surede bir kere bile izleyemedik. Niang’in fiziksel olarak bitik gozuktugu maclardan sonra son derece kotu bir kiralik oyuncu tercihi oldugunu dusunmustum. Ama o eski Niang’dan bir kac kisa esintiyle maci aldi goturdu. Eger gelecek haftalarda bu formunu gelistirirse iste o zaman isler cok degisebilir bizim lehimizde. Tabii isler degisirken boyle bir macta one gectikten sonra saniyelerle sayilacak surede gol yiyebilme basarisini gosteren savunma anlayisinin da gelisim gostermesi sart.

can dedi ki...

Ustten devam:

Ikinci yarida Aykut Kocaman Fenerbahce’nin ipini ceken adam oldu. Her ne kadar Caner degisikligi bizim sag kanat etkinligimizi bitirdiyse de zaten hakimiyeti ele aldigimiz orta sahadan adam eksiltmesi ve bizim icin orta alanin engelsiz bir duz ovaya donmesi korkunc bir teknik adam zafiyetiydi. Herkes o noktada Oguzhan’in olumlu katkisina fazla vurgu yapti, neden oynamadigini sorguladi. Oysa ki Oguzhan o katkiyi yaptiginda karsida hic bir direnc yoktu ve orta sahada bir kisi fazlaydik. Bu Oguzhan’in harika yetenegini kucumsemek icin soylenmiyor –hele ki Oguzhan, Veli arkadasimiz gibi iyi niyetli ama mahallede futbolu kaleci olarak oynamis beni bile yeteneksizligi ile cileden cikaran, kosmasi disinda ne defansif ne ofansif hic bir beceri tasimayan bir adamin ardindan girdiginde gozlerimizin pasini siliyor. Ama genc ve fiziksel olarak guclenmesi gereken bir oyuncu olarak yapabileceklerini ve yapamayacaklarini iyi bilip, beklentileri ona gore olcup bicmek lazim.
Son gol, sevincten bagirirken ses tellerimde literal olarak catlamaya yol acti. Ama gol olmadan once kendi sahamizda oynarken Fener’in galibiyet icin ustumuzde baski kurdugunu, ust uste korner atislari kullanip icimizden 2-2 bitse de hem ezilmemis hem de maglup olmasak dedirttigini, ve de gol olan harika kontraatagimizda defanslarinin nasil da bombos birakilmis oldugunu unutmayalim. Unutmayalim ki bu harika gun daha sonra husranla sonuclanacak gunlerin habercisi olmasin. Bu arada size de Denizli donemindeki ders niteligindeki Holosko-Bobo ortaklikli golu hatirlatmadi mi bu gol?
Fener’i ates kuyusunun icine atarken bu galibiyet bizde sampiyonluk atesini de korukleyebilirdi. Ama futbolcu ve Aybaba demeclerine baktigimda goruyorum ki kafa olarak cok uzaktayiz boyle bir yarisin icinde olmaktan. O zaman dileyelim ki ikinci olup sampiyonlar ligine kalalim ve sampiyonlar ligi on elemeleri geldiginde daha iyi yonetilen daha iyi bir takimimiz olsun.

BesiktaskUlan dedi ki...

Birkaç arkadaşımızın görüşünü okudum ve bazı şeyleri karıştırdığımızı anladım.

1- Bu sitede yorum/yazı yazan çoğu kişi Aybaba'dan memnun değil. Üstelik yukarıdaki arkadaşların bahsettiği gerekçelerden ötürü. Evet, ben de kendi adıma haftalar önce, Aybaba'nın yeterli vizyonu olmadığını hatta Avrupa'da bizi rezil rüsva potansiyelinden bahsetmiştim. Hala aynı fikirdeyim. Hala ligi bilmediğini, küçük düşündüğünü belirtirim. Ama bu derbideki fark "yiğidi öldür hakkını ver" mantığı olmalıydı. Bu maçta yaptıkları -yenilseydik bile- yapabileceklerinin tamamıydı ve hepsi doğruydu. Genel olarak iyi bir antrenör olmaması, doğrularını görmezden gelmeyi gerektirmez. Bu farkı anlamalıyız.

2- Bu maça sevinme hissiyatı ise, bence bahsedildiği gibi "küçük takım hüviyetine" bürünmekten dolayı değildi. Taraftar olarak on yıldır çile çekiyoruz. Biz büyük olduğumuzu hatırlamak istiyorduk. Yıldırım Demirören öyle bir yıkıntı bıraktı ki, psikolojik olarak hepimize sirayet etti. Yeni nesle Beşiktaş'ı anlatamaz olduk. "Beşiktaş başkadır" lafından öteye geçemedik. Bu birikmişlik hissi, en sonunda bu maçta patladı. Sevinme nedenlerinden biri buydu. Fener bizi yenince elbette sevinmez, çünkü onlar hep zirvede kaldılar.

3- Diğer bir neden ise, bu yıl ki kadro ile özdeşleşmiş halimiz. Hatta itiraf edersek, parasızlık üzerinden "yürek" edebiyatına girerek, arabesk halimizin ve depresif ruhumuzun bir tezahürü çıktı ortaya. Haliyle taraftarlar olarak, biraz daha kendimizi ispatlama olanağı elde ettik. Yapabildik mi, bilinmez ama deniyoruz. Ve kim ne derse desin, biz gençlerle oynamanın zevkini yaşıyoruz. Biz o çocuklar için sevindik. Çünkü son dakikalarda yenildiler hep ve onlara üzüldük. Benim maçtan aklımda kalanlar Oğuzhan'ın girdikten sonra yaptıkları ve Emre Özkan'ın kendine olan güveniyle, o şımarık ve benim nazarımda serseri Süzen'e dersini vermesiydi. Taraftarlar o çocukları takdir etti.

3- Uzun bir aradan sonra, küçük de ola bir şampiyonluk ihtimali kazandık. Üstelik Samet Aybaba'ya rağmen bunu o gencecik çocuklar elde ettiler. Hepimiz biliyoruz ki, ortada taktik yok, tamamen kaos üzerine kurulan bir sistem ve oynamayı seven genç çocuklar var. Bunu görüyoruz. Hocayı eleştiririz ama o çocuklara sahip çıkarız. Çünkü onların yenilince yüzlerinde gördüklerimiz gerçek hisler. Biz o hislere de sahip çıktık. Mesele sadece Fener'i yenmek değil, bu gencecik yüreklerin şampiyonlukta kalmaları ve hepimizin düşündüğü gibi önümüzdeki birkaç yılı kurtarabileceklerini göstermeleri.

5- Bu potansiyeli takdir edip, ona sevindik, onları ödüllendirdik. Yoksa Fener'i her zaman yeneceğiz, onlar da bizi yenecekler. O yüzden maçtan sonra "bu sonuca" sevinmemiz gerektiğini yazmıştım. Üzerine bazen konuşmadan sevinmek gerekir. Ve biliyorum ki, biz Beşiktaş taraftarlarının her zaman bir memnuniyetsiz hali vardır. Fener'in sayılmayan golünden dolayı bağıra çağıra ortalığı inletemedik. Çünkü haksız olduğumuza inandık.

6- İçimize sinmeyince es geçip o gençlere haksızlık ettik. Ama etmemeliyiz, biraz da onlar için yüreğimizi göstermeliyiz. Daha ne yapmaları gerekiyor? Bence daha ötesi yok. Yıllardır şampiyonluk yarışında olmayan bir taraftar grubunun, "yine olamayız" deyip, buna yaklaşan bir takımı eleştirmesi ve hatta "küçük takım gibi kaldık" demesi ne kadar da ironik. Böyle bakarsan, 2. sıradaki takıma dahi desteği kesersen, küçük takım olmaktan başka şansın kalır mı? Kalmayacak yakında. Biz bazı şeyleri idrak etmezsek tabii.

Velhasıl kelam. Bu maç sadece sevinmek içindi. Gerisi teferruat. Bundan sonrası için detaylı analiz ve fikir yürütmeler devam etmeli ama nerede ne yapacağımızı da düşünmeliyiz.

YSY dedi ki...

BesiktaskUlan'ın yorumlarına katılıyorum. Maçtan sonra gözlerimin dolmasının sebebi bu çocukların sonunda emeğinin karşılıklarını almış olmalarıı ve makus talihlerini kırmış olmalarıydı. İnanın üçüncü gol dakika seksende falan gelseydi bu kadar dokunmazdı bana. TD konusunu ve teknik mevzuları bir kenara koyarsak eğer takımın elinden gelenin bu kadar olduğunu görüp gerçekten iyi niyetle birşeyler yaptıklarına inandığım için fazla kızamıyorum hatta taraftar olarak sabrettiysek bu samimiyeti gördüğümüz için sabrettik. Ben yinede herşeye rağmen o üçüncü golden sonraki kucaklaşmayı yaşattığı için bu takımı seviyorum.

Yorum Gönder

Ara