.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
10 Ocak 2013 Perşembe

Devre Arası Değerlendirmeleri - 2


Beşiktaş’ın edindiği bir oyun karakteri var artık. Ara transferde “daha iyi olacağız!” derken, o mayayı bozmamak lazım evvela. O nedenle, ilk yarının ideal 11’inde yerli oyunculara ayrılmış mevkilere yabancı transferi yapılırsa; otomatikman o takımın dengesinde kaymalar olacaktır. Önceleri Cenk – McGregor değişikliği mümkün görünüyordu fakat McGregor, son maçlarındaki “kurtarış” ekstralarının dışında; temel kalecilik doğrularını gayet iyi yaparak orayı fazlasıyla dolduruyor. Özellikle de yerden-havan gelen yan toplarda, farkı çok fazla…

Antalya maçından sonra bana en yakın gelen yerli-yabancı değişimi sağ bekteydi. Mehmet Akgün’ün o maçtaki 45 dakikalık performansı fazlasıyla umut vermişti. Sadece aldığı ilk topta arkada direkteki Almeida’yı buluşuyla değil; takım arkadaşlarına pas opsiyonu oluşturması ve aldığı topları gayet sakince merkeze yönlendirişi dikkat çekiciydi. Ama işte sadece 45 dakikalık bir referans ve oldukça sık sakatlanan bir oyuncu. O yüzden A planında Hilbert’i kesmek de riskli.

Hal böyle olunca sol beke yabancı alma fikri suya düşüyor. Elbet Uğur Boral’a nazaran daha doğru savunma yapabilecek bir yerli alternatif bulunur. Gökhan Süzen’i ilk izlediğimde orta sahadaydı ve oldukça dikkatimi çekmişti. Alt yapılarda da hep sol bek oynadığından, Uğur’a nazaran daha oturaklı olabilir. Aynı zamanda, topu aldığında daha “akıllı” hareket edecek; hücuma daha etkili şekilde yönlendirebilecek bir isimdir. Fernandes olmadığında duran toplarda da katkısı olur.

Yine hiçbir şekilde denge sarsmayacak, hücumda derinlik katacak bir isim daha alınmalıdır bana göre. Holosko gibi kenar forvet de oynayabilen, belki ondan teknik olarak daha fazlası, ters kanattan da iç kat edebilen bir oyuncu… İyi araştırma yapılırsa cepten fazla para çıkmadan bu tip bir oyuncu bulunabilir. O bölgede ciddi bir alternatif sıkıntısı var. Öyle bir oyuncu Holosko’yu yedekleyeceği gibi, önde götürülen maçlarda Almeida’nın yerine de dahil olarak; daha akıcı hücumlara imkan tanıyabilir.

Yine aynı derinlik, 4-1-4-1 sisteminde ileri geri çalışacak bir oyuncu ile orta sahada da kazanılabilir. Mesela sene sonu sözleşmesi bitecek Holmen, makul bir fiyatla bırakılır sanki… Bir de benim kısaca “Solksjaer katkısı” diye adlandırdığım, 2-0’ları kolay 3 puana çevirecek bir eksiklik de var. Kontralarda savunma arkasına sarkan, cezalandırıcı, bitirici bir oyuncu… Mustafa Pektemek’in sağlam dönüşü, bu işi içeriden halleder.

3 Yorum:

theotheo dedi ki...

ya allahaşkına şu beşiktaşın edindiği bi karakteri anlat bana ya. 20 maçta ne edinmiş acaba. bu kadar kolay ya bu işler atın tutun.

bu takımın fernandes, almeida ve gelişirse necip dışındaki bütün oyuncularının türk liginde ancak anadolu kulüpleri seviyesinde oynayabilecek oyuncular. bunu kabul etmek zor mu?

bu takım bu sene için geçici bir takımdır, doğru bir takımdır. ama oyun karakteri falan demeyin gülerler.

helldoradotcom dedi ki...

Mehmet Akgun yorumunuza katiliyorum. Sakat olmadigi surece Hilbert'in yerine dusunulmelidir. Hilbert'e gore daha iyi top kullaniyor.

onderizo dedi ki...

@theo
hadi hayırlı olsun sneijderi de almışsınız maşallah dünya kulübü olma yolunda emin adımlarla ilerliyorsunuz

Yorum Gönder

Ara