.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
7 Aralık 2012 Cuma

Maç Yazısı: Beşiktaş 2 - 2 Eskişehirspor

Yazık oldu.

Uzun süredir ilk defa başından sonundan kırpılmadan bir Beşiktaş maçı izleyebilmiştim, ona da böyle bir son gelirdi kesin zaten. Dolayısıyla uzun uzadıya yazasım yok. Azıcık telaş ve basit hatalar zinciri, karşındaki takım kalburüstü olunca adalet falan kalmıyor işte. Çok sağlam oynamış Necip'in gereksiz hamlesi, iki adam kaçırma, ileride topu tutayım derken rakibe hücuma kalkma şansı verme, defansta konuşmayı bırakma derken 7 dk'da aldığın maçı veriveriyorsun.

- Ne yazık ki mağlubiyette aslan payı Samet Hoca'nın. İkinci yarıda takımın mücadele gücü düşmüşken ve hele 70'ten sonra bu durum bas bas bağırıyorken Erkan (bu geç bile oldu aslında) ve Batuhan değişiklikleri garipti. Ya Toraman ön alana kaydırılıp bir stoper oyuna alınabilir, ya da ortaya Hasan girebilirdi. Hoca hala daha Batuhan ile oyun tutlabileceğini düşünüyor, hakkı da var belki ama bu denemenin ikinci çöküşü. Ortasahanın gardı düştükten sonra olmuyor işte.

- Olcay normalde ayakları dolanıyor olsa da zekasıyla iş yapan bir oyuncu. Bugün ikinci yarıda zekası da gitti. Hele kendini yere attığı pozisyon hiç olmadı. Ama işte Olcay'ın yedeği de Erkan olunca burada bir ikileme düşülüyor.

- Bu hakemlerin kuralları muhakeme yeteneğini kullanmadan uygulaması (ki onu da istikrarlı yapamıyorlar) sorunundan bıktım artık. Topa düdükten sonra her dokunana her şekilde sarı kart göstermeye gerek yok hocam. Ya protest bir tavırla yapacak onu, ya da aleni bir şekilde zaman geçirmeye çalışıyor olacak. Topa yetişemedi diye kendine, arkadaşının pasına vs. kızana hemen sarı vermene gerek yok. Ha diyelim harfiyen uygulayacaksın, her elle oynayana da sarı kart göster o zaman? Bu ne, perhiz, bu ne, profiterol.

- Bu beraberlik olsun olsun nazar boncuğu olsun. Böyle ön alan presi yapıp, tek pasla hücuma çıkan, savunmasına çok fazla iş bile düşürtmeyen, takım olmayı başarmış bir takım doğru yoldadır, bir şeyler başarır.

- Bir sözüm de Lig TV'nin at ağızlı (@toresbeluga'nın lafı, cuk oturuyor ama cidden) spikerlerine. Arkadaşım, illa Beşiktaş'a mana bulmak zorunda değilsiniz. Sizleri Aykut Kocaman/Fatih Terim, ya da FB/GS yönetimlerine de akıl verirken duymak isteriz. Kafa ütülemeyin.

44 Yorum:

Trabzonspor maci bu kadar koymamisti ya, hala kendime gelemedim. Peh.

Övünç dedi ki...

Şu maçı şu noktaya getirip , abuk sabuk puan veriyoruz ya daha ne diyeyim yani.

Samet Aybaba'nın o gerizekalılığı yapıp illa ki Batuhan'ı alacağı belli , ulan madem onu sokacaksın bari Almeida'yı çıkar ...

O olsa bu olsa denecek bir sürü mevzu var.

Samet Aybaba son 2 seneden sonra takımı bambaşka bir yere getirdi.Kredisi var eywallah ama bu kadar fazla saçmalamayı nasıl başarabiliyor ben anlamıyorum ya.

Hangi kontratak takımı 4e 1 pozisyonda topu tek ofsayttaki adama atar yaw , ofsayta kalan ayrı salak o topu atan apayrı bir salak .

walla çıldırıcam artık biş rahat maç izletin a.q. ya .

okka dedi ki...

abi onu bunu geçtim. yediğimiz son golde almedya ne yapmaya çalıştı? sinirden kendimi sikicem şidmi.

borasahin dedi ki...


Gercekten cok uzucu oldu yaw... 2-0'dan sonra rahat goturdugun bir maci bu kadar zora nasil sokmayi becerebiliyorsun, anlayamiyorum arkadas!!!

4'e 1 pozisyonda topun ustunden atlamayi dusunemeyen sahis sanirim Veli!!!

Evet Samet Aybba takimi kesinlikle bir noktaya getirdi, eyvallah, en azindan takim olduk. Icimden galiz kufurler ediyorum ama butun bunlari birakirsak 4, 5 maci one gectikten sonra berabere ya da yenilgi ile sonlandiriyorsan ortada kesinlikle cozulmesi gereken bir problem vardir.

Batuhan'i oyuna alma hamlesi hicbir anlami olmayan bir hareket. Ne savunma yapabilirsin, ne hucum...

Tamam kulubesi dar ama hamle sansi yine de yok degil. Escude'yi al, Toraman'i one cek, Veli'yi Olcay'in yerine kaydir ya da Olcay dursun, Veli ciksin. Bir sonraki hamlen Erkan K. olabilirdi. Batuhan'i da ancak vakit gecirme ya da son dakikada duran top savunmasi icin alirdin...





Deniz dedi ki...

Bişey sorucam; katılıyorum, kendi eşşekliğimiz de var mağlubiyette.

Ama yeni açıktan ben Hilbert'in pozisyonunun penaltı, adamların ikinci golünde de defanstaki adamı ittiğini gördüm. Özetlere bakmadım henüz, bunlarla ilgili fikriniz ne?

Deniz dedi ki...

Adamların goller temizmiş, Hilbert'in penaltı beklediği sarı kart gördüğü tartışmalı, hakem yüzünden puan kaybettik dedirtecek bişey yokmuş ortada, okey.

Deniz dedi ki...

yeni açıktan izlediğim maçta adamların penaltısının ağır karar olduğunu, hilbert'in penaltı bekleyip sarı kart gördüğü pozisyonun net penaltı olduğunu ve son dakkada attıkları golde bizim defanstan bi adamı ittirdiklerini gördüm ve baya bir adam da bu şekilde gördü. bu yüzden samet aybaba'nın oyuna müdahaleleri ya da oyuncuların performanslarını ikinci plana atıp hakeme saydırdım içimden baya. ama eve gelip özetlere bakınca, adamların golleri tertemiz, hilbert'in penaltı belki tartışılır ona da bakmadım tekrar tekrar sinirle. netçede beşiktaş hakem yüzünden puan kaybetti denecek bir durum söz konusu değil. ha hakemin performansı iyi miydi dersek, her maça etki ettiği kadar etti işte, bize özel değil.

aklımda kalanlar şunlar ki, toraman 85 dakka müthiş oynayıp sıçtı. uğur 85 dakka çok göze batmayıp sıçtı. almeida sezon başından beri oynadığı en isteksiz ve silik topu oynayıp yine de skor yaptı. olcay her zaman en doğru yerde olmayı başarıp en kötü kararı vermeyi ya da en iyi kararı verip en kötü şekilde uygulamayı %90-95 gibi bir oranla başarıyor. mcgregor hala bence normal, ama maç kurtarmasını bekleyen taraftara da kızamıyorum. yine de zamanı var bence, runje örneği aklımda taze.

samet hoca'ya da bugün düşük bir performans gösterdiği için depkiliyim ama olsun. beşiktaşlı olmak böyle bişey işte.

hakem hatası sandığım pozisyonların izleyip olmadığına kanaat getirdikten sonra maçın hakkı hakkaten beraberlikmiş diyorum. daha yolumuz uzun, yolumuz çok, hedefimiz bu sezon sonundaki şampiyonluktan daha büyük, olacak bunlar. canları sağolsun. daha dikkatli olsalar yeter.

Hakem sonuca direkt tesir etmedi, ama bu kadar basiretsiz hakemleri gormek beni genel olarak sinir ediyor. Ilk yarinin sonunda Eskisehirspor'un atagini da lok diye kesti mesela bitirmek icin. Yahu beklesene 15 saniye?

Yazida da dedigim gibi kizginligim kartlar konusunda tutarsiz tutarsiz isler yapmalarina. Son 10-15 dakikayi tasiyamamak gibi bir genel hal var.

Shelbyl gibi ben de Trabzon maçından daha büyük etki bıraktı. Bu saat oldu hala şaşkınım. Umarım takımın özgüveni sarsılmamıştır bu maçla. Oğuzhan kart cezalısı Gençlerbirliği maçında da yok. İşimiz çok daha zorlaştı.

okka dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
okka dedi ki...

birisi bana mcgregor'un kurtardığı bir maç söylesin.

ne farkı var bu adamın cenk'ten? geleni al gideni al. bir tane de helal olsun arkadaş diyemeyecek miyiz. ne anladım o zaman ben senelik 1m€ vermeye. hem de yabancı hakkını kalede kullanmaya değer mi. şimdi o yabancı hakkını kalede değil de çapa olarak ortasahada kullansak o son dk gol yenir miydi?

geçen hafta ordu maçında hani çok konuşulan bir an vardı. boşa çıkan mcgregorun yerine kaleye koşan 6-7 bjk'li oyuncuyu konuşup romantik masallar üzerine konuşmuştuk. tamam eyvallah da bir allahın kulu da yav mcgregor nerde arkadaş demedi. çünkü alınan skor iyiydi.

tearkan dedi ki...

maç kadar hocanın maç sonu söyledikleri de sıkıntı verici. öndeyken kaybetdeceğimize dair hiç korku ve endişe duymadım dedi. zaten o endişeyi duymadığı, oyunu tutmayı aklından hiç geçirmediği yaptığı değişikliklerden de belliydi. batuhan'ı öne dikerim, şişirilen topları indirir, saklar. eh bu mantıkla da bu kadar. holosko çıktı, onun boşalttığı sağ kanattan ikinci golü yedik. almeida pas vereceğine topu tutsa vs bunlar oyuncu hatası bi yere kadar normal karşılanır; fakat hocanın bu derece tedbirsiz olması, maçın akışına kapılması, yanlış değişiklikler, hele ki üçü atıp oyunu kopartamadık demek normal karşılanmaz benim gözümde. ayrıca ikinci golde 6 kişi adamların iki ver-kaç ile kalenin içine girmesini de seyrettik resmen. orta sahada indirsenize abicim o adamı. her maç bol keseden sarı kart yiyoruz zaten, bi tane de gerçekten hak ederek yeseydik.

bacon1903 dedi ki...

Hakikaten hepimiz soktayiz.Yenilmedik ama hepimiz yenildik diye hissediyoruz.Bu takimi o kadar sevdimki kahroluyorum gecen seneki takima kiziyordum cunku yildiz oyuncularda takim olgusu yok gibiydi.Bu sene takim olduk ama o kadar basit goller yiyoruz ki samet hoca gorevini iyi bir sekilde yerine getiriyor necip oguzhan hatta hatta olcay!!Benim inancim o ki samet hoca bu genc yetenekleri cikartsin bir takim olgusu oturtsun birde uefa vizesi bu sene basaridir.Bende havaya girmistim son 7 dakika gercekleri hatirlatti bize!!!

buzkan dedi ki...

samet hocayı tebrik etmek lazım gerçekten güzel iş çıkarmış. skor benim gözümde çok önemli değil çünkü uzun dönemde başarı getirecek bir iskeletii ve oyun şablonu var artık beşiktaşın. iskoç kaleci de gerçekten yetersiz kalıyor cenkten elbette iyi ekstra gol yemiyor ama ekstra kurtarışı da hiç yok adamın. bir de ikinci golde olduğu gibi karşı karşıya kaldığı zaman kendini çok çabuk yere bırakıyor. rakip topun altına ufak becereksiz bir dokunuşu dahi kaleyi bulduğu ssürece gol oluyor.işin bu kısmı gerçekten sinir bozucu. devre arası bi kaleci alamayacak olmamız çok acı.

Ozan dedi ki...

Skor çok ağır geliyor tabi insana ama, 'şans' be beyler... Batuhan'ı almaya gerek yoktu tamam ama, 'Escude'yi alıp Toraman'ı ileri çekince gol yemezdik' de diyemiyor insan...

Dünyanın en saçma iki pozisyonu, en yoktan iki gol... İstatistiklere bakıyorum, Eskişehir'in kaleyi bulan şut sayısı 2... Biri penaltı, diğeri son dakika golü. Bizim kaleyi bulan 8 şutumuz var. Kaçan, akıl almaz, yüzde yüz gol pozisyonları... Ofsaytla kesilenler ve pas hataları apayrı tabii...

Bakıyorsun sezon başından beri, iki büyük problem görüyorsun. Biri sol bek, diğeri golcü... Gol sorunumuz yok, bol bol atıyoruz ama, golcü sorunumuz var! Tek forvet oynuyoruz, forvetimiz genelde taç çizgisinde falan...

'Sol bek' yok diyoruz, İsmail Köybaşı'na kahroluyoruz. 'Golcü' yok diyoruz, Mustafa Pektemek aklımıza geliyor... 'Oyun kurucumuz nerede' diyoruz, Fernandes sakat... 'Oğuzhan' diyoruz, Gençler maçında cezalı...

Türkiye Kupası diyoruz, millete PTT 1. Lig'in 17. sıradaki takımı çıkıyor, bize Süper Lig'in ikincisi... Üstelik deplasmanda...

'Şans'... Başka bir şey değil...

2-0 yenilseydik bu kadar üzülmezdik. 2-2 hepimizi mahvetti... Ama çok da moral bozmaya gerek yok. Bu kadar istekli, bu kadar hırslı, bu kadar canını vererek oynayan adamlar olsun o sahada, varsın gitsin puanlar...

Haftaya zirvedeki en az 1 rakip, en az 2 puan kaybedecek. Gençler'i yenersen bu maçı unutturursun...

theotheo dedi ki...

bu maç şampiyonluğun gittiği maçtır kimse kendini kandırmasın. koskoca beşiktaş 2.0 dan 2.2 ye maç veriyosa. hiçbi bok olmaz bu takımdan. bu kadar basit.

@theotheo
Eğer dediğin mantıkta gitseydik Fenerbahçe'nin de UEFA'da gruptan çıkamaması gerekmez miydi? Marsilya'ya kendi evinde 2-0'dan 2-2'ye kim getirdi maçı? Erken konuşmak erken öngörülerde bulunmak hele ki önümüzde daha 19 maç varken çok yanlış.

YSY dedi ki...

Ya o değilde maç 2-0 iken kaçırdığımız pozisyonlar veya pozisyon çıkarabileceğimiz durumlar vardı. Hepsini lakayitlikten harcadık. Bu takıma 2farklı öne geçmek yetmiyor. En az üç atması lazım her maç. Yedek klubesinede bakıyorum, fazla alternatifinde yok. Bende hocanın batuhan değişikliğini almeida ile yapar diye bekliyordum ama ilerde top tutmak maksatlı ve vakit geçirmek için farklı düşündü heralde. Neyse geçmiş olsun. Bu sene bu tarz durumlar ile karşılaşacağız.

Martin Wörns dedi ki...

Ne zamandır bu kadar üzülmemiştim bir maça. Üzüntüm, 83 dakika boyunca herşey beklentilerimin ötesinde iyi giderken, bir anda ve yüzde 85'i şans kaynaklı elimizden kayan galibiyete. Biraz daha dikkat, son hamlelerde pas opsiyonları düşünülse boş kaleye sokacağımız adamlarla 4-0 olacak maç 2-2 bitti.

Maç öncesinde bu kadro yapısıyla büyük zaaf yaşayacağımızı iddia ediyordum. 75. dakikada ise bu takımın ufak nüanslarla değil, bütünlüğüyle ayakta durduğunu düşünmeye başlamıştım ki hala öyle düşünüyorum. Ama çok keyifli bir futbol akşamı olabilirdi bizim adımıza. Şu saate kadar yorumlara bile bakmadım. Kafamdan futbolu çıkartmaya çalışıp durdum. Birazdan uyumaya çalışırken de Hilbert'in, Olcay'ın, Holosko'nun (pas verse Almeida'nın boş kaleye gireceği pozisyon), Almeida'nın (yaydan iki oyuncu karşı karşıya pas durumundayken vurup dışarı attığı) sahneleri gözümün önünden gitmeyecek. Hele Eskişehir pozisyona bile giremeyecek gibi görünürken Necip'in gereksiz ötesi penaltısı.

Maç yorumu yerinde. Oyunculara dair fazlaca söyleyecek şeyim yok. Özgüven kırılması yaşamasınlar yeter. Bu takım kalan iki maçta 6 puan almaya oldukça yakındır ki bu kaybın doğrudan telafisi olur.

Bu takımın her koşulda arkasında durmalıyız. Daha yeni başladık ve doğrularımız hatalarımızın çok üstünde. Çok daha kötü bir sezon ilerleyişi de tatmin edici olabilirdi ama şimdi bunun çok üstündeyiz. Oyun tarzımızı, çizgimizi korumalı, geliştirme çabasını sürdürmeliyiz ki bence bu maçın ikinci yarısı 83'e kadar beklediğim kaos yapısından da uzak gayet aklı başında bir yerleşime yönelindiğini de gösterdi. İlk 14'ü geliştirecek ve kadrounun gelecek potansiyelini arttıracak hamlelerle bu sezon minimum şampiyonlar ligi biletine oynanacaktır. Dahası bu iskelet anlayış çözülmedikçe, o lanet hatayı yapan Necip'te dahil, önümüzdeki 5 yıla damgasını vurmaya adaydır.

Gökhan dedi ki...

olacak bunlar, böyle böyle öğrenecekler kaçan pozisyonları arayabileceğimizi, 2-0'ken maçı tutmak için ne yapmamız gerektiğini.

fernandes yokken ve önliberoda başarılı bir toraman'ı stopere çekip formsuz veli'yi oynatırken bile eskişehir gibi üst-orta bir takıma karşı fark atacak oyunu oynuyorsak, iyi yolda olduğumuz çok açıktır.

üstte de belirtildiği gibi, gençler'i yenersek puan kaybı unutulur gider.

yalnız theo'nun ayarı yemesi sadece 10 dakika almış, üzüntüm biraz olsun hafifledi.

takım kötü giderse hiç birimiz madalya takmayacak herife, kalkmış hala negatif yorumda bulunmak için aklına gelen ilk şeyi söylüyor, ayarı yiyip oturuyor.

geçen sene basket takımı, hem de deron varken dandik bir belçika takımına yeildiğinde de ''beyler bırakın ya bişey olmaz bu takımdan'' falan dedin mi merak ediyorum.

Burkay dedi ki...

Kızamıyorum birader ben bu takıma. Eskiden olsa sinirimden uykularım kaçardı a.k. Sinirlendiğim tek nokta, son dakikada saçma sapan bir gol yenmesi, yoksa ki skor pek umurumda değil şu takımı izlerken.

Ayrıca, dakika 70'de Olcay-Erkan ve Veli-Hasan değişiklikleri yapılsaydı daha farklı bir maç olabilirdi kanımca. Hoca çok bekliyor oyuncu değişimi için. Buna da sinir oldum diyebilirim.

Kalan iki maçı alırsak lider bitiririz.

Mayor dedi ki...

Gecen maclarda da gordugumuz uzere problem su; Eskişehirspor 448 başarılı pas, 43 ceza sahasına orta ve yüzde 62 topa sahip olmayla oynarken, beşiktaş 286 pas, 18 orta ve yüzde 38 topa sahip olmayla oynadı.
Bundan onceki iki sezonda topa daha cok sahip olan taraf iken atak yaratma sikintisi yasiyorduk, simdi tam tersi ama topa sahip olma ve pas yuzdesi bu kadar dusuk olunca oyunun kontrolunu saglayamiyoruz bu yuzden her mac kurdesen dokuluyor.

Ilginc olan son saniyelerde sakince pas yapmak varken hala daha 3-5 adamla kontra-ataga kalkmaya calisiyordu takim. Bu kadar istekli olmalari sevindirici ama biraz oturakli oynamalari lazim, belki toyluktan genclikten kaynaklaniyor bu heyecan bilemiyorum.

BJK4EVER dedi ki...

Takimda 3 ana sorun var gibi gorunuyor.

1 Toraman ve Ugur geri dortlude oynayinca mutlaka sapitip gol yedirtiyor, orta alanda ikisi de gayet basarili. Ki Toraman'in son 10 dakikadaki hatalari zaten 2 puan kaybina yol acti.

2 McGregor ve Hilbert yabanci kontenjani harciyor, ama ortalama bir yerli katkisi sagliyor. Ozellikle McGregor transferine hic anlam verememistim, hala vermiyorum. Cenk'in yiyebilecegi tum golleri yiyor, ustelik Cenk'in kurtarmis olabilecegi maclarin/gollerin hicbirini kurtarmadi Antalya maci haric.

3 Herseye ragmen Samet hoca gec ve yanlis mudahale ediyor. Bir sistem oturttu, bir 'takim' yaratti, saygim var, keyif aliyorum, ama sampiyonluk, hatta ilk 2 icin yeterli degil. Oyuncu tercihlerinde ve degisikliklerde hala inanilmaz mantik hatalari yapiyor.

Mesela Batuhan tercihine anlam vermiyorum. Ileride top tutmak istedi bu sekilde, ancak bu tur maclarda 30 dakikanin 2 dakikasinda ekstra topu tutsan birsey degistirmez. Ama 3. golu atarsan cok sey degistirir. Ben onde oldugumuz bir macta Holosko'nun kenara gelip Almeida ve Batuhan'in sahada olmasina hicbir anlam veremiyorum, kusura bakmayin. Bana gore dun de mantikli olan Almeida'nin cikip, Holosko'nun forvete gecmesi, Veli veya Oguzhan'in sag kanada gecip Toraman'i one atarak Escude'yi oyuna almakti.

glorfindel dedi ki...

Bu Cenk ısrarı nedir bir türlü anlayamadım senenin başından beri. Adamın geçen sene saçma sapan yediği gollerle skora etki ettiği rahat 5-6 maç var. Ayrıca her yediği golden sonra da gamsız tavırları sinir krizine sokuyordu beni. McGregor çok gol yiyor eyvallah ama adamın hatalı gol yediğini de görmedim ben daha. Ayrıca penaltı pozisyonuna da bakarsak McGregor doğru taraf seçti, çok da iyi zıpladı ama parmaklarının ucundan geçti adeta. Yani hâlâ McGregor'un kredisi Cenk'in kredisinden fazla benim için.

Maça gelince hakikaten çok kötü kaçtı elimizden. Bu sezon GS, Antep, Trabzon ve Bursa maçlarından sonra yine pisi pisine puan kaybı yaşandı. Umarım sene sonunda bu puanları aramayız.

Övünç dedi ki...

Aga dün lig tv spikerlerinin sıkça vurguladıpı bir mevzu vardı : Beşiktaş ileride top tutamıyor .

Aga Beşiktaş yeteneksizlikten değil , ileride top tutmak istemediği için top tutmuyor.İleride top tutarsa saat gibi işleyen bu sistem stop eder.%60 top ile oynamaya başlar tek pozisyona giremeden maçı tamamlarız.

Takımın yerleşimi facia , rakibi karşılamayı kesinlikle bilmiyor her şey emprovize gelişiyor.Ammavelekain rakip bizim yarı sahamızda olduğunda olanca rahat hissedip ne yapacağını düşünmeye vakti olduğunda panik yapmaya başlıyor ve hata yapıyor.Dakika geçiyor top sende kaleye şutun yok.Daha fazla destek gelmeye başlıyor geriden.Ve Bam tam Beşiktaş'ın istediği boşluklar oluşuyor.Ters kanada atılan tek toplar , hızlı çoğalma ve Beşiktaş en az 8 pozisyon buluyor maç başına.

Bu bilinçli bir şey bence.

Toraman ön liberoda olduğunda bu sistem çok daha verimli zira adamın bütün kariyeri savunmak amacı ile geçmiş , Veli oynayınca alan savunmasında aynı oranda efektif değiliz.Yine penaltıya kadar şutu yok Eskişehir'in ama her an bir sakarlık olma ihtimali olan pozisyonlar var.Toraman öndeyken bunların sayısı da epey azalıyor.

Bu maç tamamiyle Samet Aybaba'nın hatasıdır.Gerek oyuncu değişikliklerindeki saçmalamalar , gerek ilk 11 seçimindeki saçmalamalar ile çok rahat alabileceğimiz bir maçtan daha 2 puan kayıpla ayrıldık.

Şimdi dışarıda ekstra bir galibiyet almamız lazım.Artık Gs maçı mı olur , Ts maçı mı olur bilemiyorum ...

CDiS dedi ki...

Önemli değil 2 puan. Deplasmanda 2 maç kazanır telafi edersiniz. Son dakika golü yüzünden felaket tellallığı yapmaya lüzum yok, bugün bakıyorum, neden Batuhan girmiş, Escude dururken, neden Olcay geç çıkmış falan. Yani son dakikadaki aptalca gol olmasa, herkes Oğuzhan 'ı konuşacaktı burada, Almeida 'nın tam bir 'striker' vuruşu olan golünü konuşacaktı, ama yok, hepimiz skor üzerine yoğunlaşıyoruz. Daha 15. hafta, kazanılacak ve kaybedilecek çok puan var.
Dün benim hatırladığım 3 sarı kart gördük. İkisi topa düdükten sonra vurmaktan, biri hakemi aldatmaktan. Zaten kısıtlı kadrosu olan bir takımın futbolcuları, bu kadar basit sarı kart görmemeli. Zira Oğuzhan cezalı olacak Gençlerbirliği maçında. Güzel taraf, çok kolay pozisyona giriyoruz, dün 1-0 'ken, 2-0 'ken net pozisyonlar kaçtı, hatta 2-1 'ken bile 2 tane önemli pozisyon kaçtı. İddialı olayım, 2-2 olduktan sonra bir 4-5 dakika olsa Beşiktaş bu maçı kazanırdı.
Puan kayıpları olur, olacaktır da, bütün maçlarınızı kazanamazsınız. Önemli olan, takımın hep övdüğümüz iştahlı karakterini yitirmemesi. Bunu yaptıktan sonra, şampiyonlukta çok uzaklarda değildir. Bu lig Bursa 'nın şampiyon olduğu, Sivas'ın son 2 maçta şampiyonluğu kaçırdığı bir lig, daha fazlası değil.

karanar dedi ki...

Meselenin en can alıcı noktası takımdaki ''genç''lik(bunu tecrübesizlikle ilişkilendirildiği için kullandım) durumunun teknik heyette de vuku bulması.Hoca ve oyuncular arasındaki iletişimi en üst seviyede hissetmekteyiz. Fakat oyunda ön alanda hızlı çoğalıp, çabuk gole ulaşmaının hazzının yanında gerideki pas ritmininde hızlı olması gerektiğine inanıyorum.Bu memlekette stoperlerden başlayan oyun, alan kapandığında bedende fıtık çıkartacak cinsten.Hücümdayken alana koşma zekasının savunmada top yaparken alan bulma sakinliğine dönüşebildiği anda keyiften ağlayabiliriz.Memleket futbolundaki kördüğümün hadi koçum, bas oğlum, ritüeline dönüştürülmesinden kaynaklandığının, sakin olup bir sonrayı görmektense, an kurtarma saplantısını yıkmadığımız sürece bu sıkıntılar devam edeceğini yıllardır izliyoruz.Oğuzhan'ın göbekte sıkışan oyunda uzun topla almedia yı kaçırdığı pozisyondan bahsediyorum.Futbol alanlar oyunuysa ve siz doğru alana koşanı doğru anda topla buluşturduğunuzda sonuca ulaşabilecek duruma geliyorsunuz.Savunmada veya orta alanda rakibi en etkisiz hale getirecek, yani topun sizde kalmasını ve her an skor üretebilme gücünün sizde olduğu bir sistem.''Toplu seyehat'' ismine verebilirim sanırım, her oyuncu için ve her alan için 3 er metre yarı çaplı çember içinde gezinme durumu.Topu verince gezinme, topu almak için gezinme.Bunu hücümda 3 oyuncuyla yaptığınızda en az 1 gol atarınız oluyorsa; orta alanda ve baskı yendiğinde savunmada yaptığınızda bence kendi karakterinde bir futbol pratiği ortaya kayar takım.Bizim yıllardır izlediğimiz takımlarda da bu vardı yılmıyorduk.Beşiktaşın en önemli öz-kıymeti budur.Sakin olamama halinin verdiği zararı izlemektense hareketli olmanının rakibin bozmaya dayatıldığı bir oyun türü.Alemde taraftar olarak müzip bir karaktere sahipliğimizin, bitirim olup en kralının fiyakasını aldığımz öz kabiliyetin sahadaki takımda yansıması anlatmaya çalıştığım.Sizin barçada ayaklarını hidrolik direksiyon gibi kullanan oyuncu yetiştirme durumunuz yok ise, hızlı alan değiştirip, çabuk top dolaştırma ruh haline girmemiz gerektiğini düşünüyorum.Hoacanın hücümda yaptığı etkinin savunmaya uyarlamasının çok zor olduğunun fakat bunu başardığı takdirde öz kartal kimlikli, tüyleri diken diken eden bir takım oluşturabileceğini savunuyorum.Bunun için doğru oyuncu tiplemesi(en belirgin tanım holosko) doğru çalışma yöntemi ve oyuncuda alan zekasını artıracak yöntemler dizisi. Tabii bu benim zihnimde belirginleşen ve kimine göre çok uçta bir düzen olabilir.Ancak kendi kimliğini bulup bunu sürdürülebilir bire dönüşüme taşınmadan gezegenin büyükleriyle kapışılmayacağinı düşünüyorum, diğer türlü gdo lu ligde ilk üç sancısına girilip çıkılır.Son 8 senede olduğu gibi. eyvallah...

Martin Wörns dedi ki...

Ara transfer dönemi yaklaşırken kadromuzun üç takviyeye ihtiyacı olduğuna inanıyorum. As sol bek, rotasyon kanat-ikinci forvet, yedek uç forvet.

Yönetim yeni kurulan scout ekibinin 70 civarı futbolcu seyrettiğini söylemişti, umarım birşeyler çıkar.

Ön tarafa yapılacak takviyeler çok kafa karıştırıcı değil. Takım yaklaşılmaya çalışılan eksende kurgulanırsa potansiyelli takviyeler yapılabileceğine inanıyorum. Nene gibi takım savunmasını tamamen iflasa götürecek transfelerden ise (Fernandes alternatifi diye düşünüldüğünde ise o kadar maaş verilmez.) çekindiğimi eklemeliyim. Nene'ye dair düşündüklerimi daha önce yazmıştım.

Asıl kafa karıştıcı olan ise herkesin beklediği sol bek transferi. Şu anda Mc Gregor-Sivok-Hilbert-Fernandes-Holosko ve Almeida ile ideal 11'imizde yabancı kontenjanımız dolu. Diğer iki takviye yabancı olsa bile Holosko ve Almeida ile rotasyona girerler. Sol beke ise yabancı yazma şansımız kalmıyor.

Emre Özkan'ın seviyesinin üzerinde bir Türkiye uyruklu sol bek alabileceğimizi sanmıyorum. Ortaya atılan Gökhan Süzen de öyle ahım şahım defansif özellikleri olan biri değil. İBB'de daha çok sol önde kullanıyor. Kafamızı rahat ettirecek bir transfer değil. Ortalama takımların sol beklerini düşünmek zorundaysak, geçen sene Ordu'da pekala bu işi yapan Emre Özkan seviyesinin üstünü bulamayacağız. Bu arkadaşta biraz ısrar etmek gerekiyor, Samet Aybaba'nın eleştirilesi bulduğum ana tercihi bu bölgedeki değişmeyen Uğur Boral seçimi.

Riskli olabilecek tek bir alternatif görüyorum. Ondan da ben bile emin değilim. Uyum sağladıkça açılma potansiyeli olan Mc Gregor'u kesip hatta belki yedekte durması da anlamsızlaşacağından gönderip, kaleyi Cenk'e vermek. Yedeği de bulunmadığından makul bonservisi olan bir yedek kaleci almak. (Sakatlığı nedeniyle piyasası düşmüşse Sinan Bolat, eğer Gençler uçmuyorsa Ramazan Köse, en kötü Kayseri'de de yedek bekleyen ve Beşiktaş'lı olarak bildiğim potansiyelli Gökhan Değirmenci) Sonrada Sol beke minimum Hilbert performansı alabileceğimiz bir transfer gerçekleştirip, dengeli bir defans hattına sahip olmak. (Hannover'li Christian Schulz olsa orada bütün fotoğraf değişebilir. İsmi geçen R.Ziegler'de fena değildir. Ama Lokomotiv'e yeni kiralanmıştı, o nasıl olacak anlamadım.) Bu fikri, Mc Gregor'u çok kötü bulduğumdan falan değil ama şimdilik hiç bir ekstra katkı vermediğinden söylüyorum. İkinci yarı da uyum sorununu tamamen halledip performansını yukarı taşıma şansı olsa da ben stratejik bir düşünüşle kalede yerli oyuncu kullanmak için çaba gösterilmesinin iyi olabileceğini düşünüyorum. Sol bek, Türkiye'den en az çıkan şey ve kadro planlamasında yabancı kullanılması en makul bölgelerden.

Kartal Bafiler dedi ki...

Samet Aybaba'ya kızmıyorum suçu sıfıra yakın bence, yedek kulübesi fakir ve artı maç boyu ileriye çıkın demesine rağmen dinlemediler.Bu yazıda tek olmadığımın ispatı;

http://amkspor.com/2012/12/09/inonu-hep-yikiliyor.html

JimmyLue dedi ki...

Sozlukte engelli GS-Besiktas basketbol macinda taraftarimizin Gs'li engelli basketbolculari dovup, tekerlekli sandalyelerini kirdiklari iddiasi dolaniyor.
Alta da cakma bir ust uste yigilmis tekerlekli sandalyeler fotografi eklenmis.
Dogru olmadigini dusunuyorum ki Gs coachu konusurken sadece iki takim taraftarinin kavgasindan bahsetti.
Yanlis yonlendiriyorlar insanlari Besiktaslila engellileri dovdu diye..

BJK4EVER dedi ki...

Galatasaraylilarin kaninda sahtekarlik ve orospu cocuklugu var. Topu orospu cocugu, eminim ki engellileri dokunmamisizdir ama insallah gsli taraftarlardan birkac tanesini hastanelik etmisizdir.

Emir Eri dedi ki...

insanların aklında soru işareti kalmasın;

http://www.youtube.com/watch?v=nuRMwk63sSY&feature=youtu.be

olaylar tek taraflı olarak çıkmamıştır, görüntülerden de görülebileceği üzere, maçın ardından bazı gsli basketbolcu arkadaşların sağ duyulu açıklamaları var mikroblog siteleri üzerinden, "bize herhangi bir darp olayı olmadı, aksine bazı taraftarlarmızın kendilerine yardımcı oldukları" şeklinde... işin ilginç tarafı bu sporcu arkadaşımız birkaç saat içinde henüz bilinmeyen bir nedenle açıklamasını da silmiş..

engelli kardeşlerimizin mücadele ettiği bir spor müsabakasında dahi neyi paylaşamıyoruz anlamıyorum orası ayrı konu, gereksiz olaylar, gereksiz tartışmalar.. diğer taraftan olaylarda daha çok bağıran, kız çocukları gibi ağlanan sarı kırmızılıların yapmaya çalıştığı şey suçlarını örtmektir. . yönetimimiz umarım kulüp sitesinden yapmış olduğu açıklamayı en kısa zamanda görüntüler eşliğinde düzeltir, çünkü sarı kırmızılılar kendi pisliklerine bakmadan gaflet içerisinde olayların tek suçlusu olarak bizi göstermekte.. her ne sebeple olursa olsun bizim taraftarımızın da içine çekildiği bu olaydan rahatsızlık duydum..

Emir Eri dedi ki...

maçtan önce tribünde ne yaşanmış; pankart asmaya çalışan gsli taraftara saldırıldığı iddiası var ki gsnin antrenörünün (sedat incesu sanırım) açıklamaları bu doğrultuda, görüntüleri yok şimdilik, kaldı ki bu açıklamalar oldukça çelişkili.. ayrıca yöneticileri de ekrana çıkıp niye geldi ki bunlar yeaaa kıvamında açıklamalar yapıyor. sonrasında maç gstvde yayınlanmış zaten, maçtan önce sayıları toplam 50yi bulmayan gs taraftarı var.. iki katı kadar bizi taraftarımız var.. maçın başlaması ile birlikte gsli taraftarlar salona girmeye başlıyor, zaman geçtikçe sayıları artıyor ve sahanın içinden geçerek olayları başlatıyorlar ve olaylar ondan sonra büyüyor.. görüntülerde oyunculara darp gibi bir durumda söz konusu değil. birbirlerine yabancı madde atıyor ve küfürleşiyorlar. normal bir durum değil tabi ki.. bu kadar çıngar çıkarmalarının sebebiyse kendi taraftarlarının maça ilgi göstermemesi ve kendi sahalarında deplasman atmosferi yaşamaları..

BJK4EVER dedi ki...

Solbeke yabanci transfer istemem acikcasi. Su an oynayan 6 yabancimiz var, ustelik kontenjan onumuzdeki seneler dusecek. Transfer ya quality ya quantity dusunulerek yapilir. Solbek oynayacak Escude, Ersan ve ideal olarak Ugur Boral ve Emre Ozkan var zaten, Ismail ve Tanju'yu katmiyorum. Iyi kotu 4 oyuncu var, genislik anlaminda sikinti yok. Kalite anlaminda da yabanciya yer yok, yerli olarak da alabilecegimiz oyuncular Ugur ve Emre'den iyi degil, hele Gokhan Suzen vs deniyor, geciniz efendim.

Bence devre arasinda cok fazla transfere ihtiyac yok. Takimdaki direkt ihtiyac bence ileride teknik kapasitesi yuksek, sogukkanlik ve takima level atlatacak yabanci bir allround forward ve orta sahada dengeyi saglayacak tecrubeli, sogukkanli yerli bir onlibero. Ikincisini bulamayiz sanki, ama takima level atlatabilecek Nene disinda transfere gerek yok bence. Alabilirsek belki 1 ucuz genc gurbetci alabiliriz, ama baska oyuncu bulabilecegimizi sanmam. Su anda Ziegler, Gokhan Suzen, Sly vs tamamen gereksiz olur.

Ekrem M.Sc dedi ki...

"solbek oynayacak Escude, Ersan ve ideal olarak Ugur Boral ve Emre Ozkan var zaten" ???

Emre Ozkan disinda hicbiri solbek oynayamaz kardesim. Ha, Uguru oynatip her mac kafadan 1 golu kabullenirim diyorsan ayri. Biz maclara 1-0 yenik baslamak istemiyoruz. Eminim ki rakip takim teknik direktorleri soyunma odasinda "Besiktasin soluna gidin orasi maden, kesin gol bulursunuz" diyorlardir. Solbek tansferi sart...

sarkasiya dedi ki...

ya arkadaş hilbert'e burada burun kıvıranları anlamıyorum. adam daha napsın? uğur boral müstehak size.

BJK4EVER dedi ki...

Emre Ozkan'i oynatirsin olur biter. Zaten ic saha maclarinda Ugur'un oynamasi sorun olmaz, Akhisar, Mersin, Eskisehir maclarinda sorun oldu mu? Ki karsisinda Kamara vardi. Rakip de senin sol kanadini degerlendirmeye kalkarsa ve etkili olursa Antalya macindaki gibi Emre'yi oyuna alirsin olur biter, bu kadar basit. Ayrica madem ki sol beke transfer istiyorsunuz, sunu sunu alalim su su fiyati, takim soyle soyle olur diyin. Sakin da IBB'de sol acik oynayan Gokhan Suzen'i defansif olarak guclu solbek olarak sunmayin bir daha.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Ugur Boral tam bir el bombasi, ic saha dis saha farketmiyor. 1-1 biten Trabzon maci, 3-3 biten Bursa maci, kazanilmasina ragmen 3 gol yedigimiz Antalya maci, Galatasaray derbisi ve Kadikoyde Gokhan Gonulun Ugur sayesinde yildiz oldugu 3-0 lik Fener maci Istanbuldaki maclardan ilk anda akla gelenler...

burak dedi ki...

Türkiyede ukash kart Alımının merkezleri sizlerle ukash Bu öğrencilerin porselen estetik olasılıkları iyi bir fikir verir ukash her adım tamamlandığında anterior dişlerin restorasyonları görüntülenir. Ayrıca Beekmans nasıl ön kompozit plastik bir

ön öğesi oluşturmak için bir film olsun ukash Alımının merkezleri sizlerle ukash Bazen GBS olan insanların yorgun hissediyorum ve hareket gibi olamaz ukash kart Galea başın arkasında alın ve occipitalis kas yükseltir alnından frontalis kas arasındaki tendinöz eki temsil

eder ukash kart Eğer içinde hesabınıza şarj etmek istediğiniz Firma / Oyun / Ürün veya hizmet web

sitesine giriniz - Ödeme Sayfa girin

Ekrem M.Sc dedi ki...

Cenk Besiktasin ikinci kalecisidir, bunu herkes gorsun. McGregoru begenmeyenler Antalya macini seyrediyordur umarim...

glorfindel dedi ki...

Bütün hafta McGregor'u gömüp Cenk oynasın diyenler Antalya maçını izlesin mümkünse. Cenk bu takımda ikinci kaleci bile olmaz.

Martin Wörns dedi ki...

sol beke yabancı transferi için bende kalede Cenk'in oynayabileceğini düşünüyordum gerçi yorumumda bu konuda hiç emin olmadığımı da eklemiştim. bu düşünce iyi bir sol bekin Mc Gregor'un takıma katkısından fazlasını verebileceğine dayanıyordu. Ancak, Cenk bu sene öyle oyunlar oynuyor ki arkadaşların da ifade ettiği üzere hiç bir biçimde ilk 11'e koyulabilecek gibi görünmüyor. yabancı sınırı nedeniyle başka bir yerden de yabancı kesmemiz mümkün görünmediğinden sol bek sorunu sene sonuna kadar kangrenleşecek gibi. diğer yandan yetenekleri olan ancak mental yönden sorunlu Cenk'te yedek kaleciliği kanıksamış gibi. iyi kurtarışları da olan maçlarda dahi her an maçı verebilir tehdidini cebinde taşıyor.

bazı arkadaşlar Sivok'un kesilebileceğini söylemiş ancak fazla öne çıkmasa da ben onun defans hattındaki katkısının büyük olduğunu düşünüyorum. Eskişehir maçında da sol stoper oynadı ve Uğur Boral'ın çok ciddi açıklarını kapattı. ayrıca Sivok'un olmadığı Toraman'ın birinci sıraya geldiği bir stoper ikilisi zaten kırılgan olan takım defansını iyice beter hale getirmekten başka işe yaramaz.

TK'dan elenmemiz ise bence çok kötü olmadı. O kadar dar bir kadromuz var ki, kupa maçları bile lig için sorun teşkil edebilecekti. Sadece lige odaklanmak potansiyelin sahaya yansıması için elverişlidir.

Emir Eri dedi ki...

son yoruma bende katılıyorum, hem kupa hem de ligde mücadele edecek bir kadromuz yok. diğer taraftan sol bek sorunsalının yanında olcay'ın da inanılmaz formsuzluğu devam ediyor, saçlarını kestirdiğinden beri! eskiden koşar pres yapardı, o eski halinden geriye eli belinde bir sol açık kaldı.. yani hem sol bek hem de sol açık problemimiz var bence ya acilen ibrahim üzülmez futbola dönmeli (allah muhafaza) :) ya da hem sol bek hem de sol açık transferi yapılmalı.. holoskonun ise aksine oynadıkça formu yükseldi ve sezon başından beri o gol attıkça ben utanıyorum.. sen at ben utanayım holosko!

Gert Boya dedi ki...

Paylaşım için Teşekkürler. Sprey Boya

Yorum Gönder

Ara