.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
9 Mart 2012 Cuma

STSL30 / Orduspor - Beşiktaş

























Pazar / 16.00 / Mustafa Kemal Abitoğlu

73 Yorum:

Mayor dedi ki...

Yaprak dokumu basladimi yoksa?

Quaresmanin aradan cikmasiyla takimin disiplin seviyesi %50 oraninda artti diyebilirim, herkes daha motive herkes daha mucadeleci olucak bundan sonra.

BJK4EVER dedi ki...

Super haber. Artik daha da cok mucadele ederiz, basi kesik tavuk gibi bos bos kosan, topu kaptirip sonra tekrar kosan oyuncularin sayisi artar. Artik daha da defansif oynariz, bol bol kosariz, maci kaybedince de nasilsa iyi mucadele ettik olmasi deriz, alistik nasilsa. Atacagimiz goller icin de Allah'a duaci oluruz, veya duran toplari bekleriz artik. Gelsin yine sol acik Ekrem sag acik Holosko'lu gunler, forvete de ruhsuz Almeida yerine mucadeleci kosan Nobre'yi aldik mi tamamdir bu is!

BJK4EVER dedi ki...

Yani gercekten cok sacma, absurd bir karar. Quaresma zaten defans yapan disiplinli bir oyuncu degil. Onu yapsa zaten burada isi ne. Simdi biri Necip veya Ernst'i fazla gol atmiyor, teknik degil diye kadro disi biraksa bu sacma olmaz mi? Sen Quaresma'yi aliyorsan buna katlanacaksin arkadas! Ona gore takimi kuracaksin. GS macinda 2 asist bundan gelmis, ki Almeida'ya maci kazandiracak 3. asisti de yapmis. Trabzon macinda tek asist yine ondan, adam takimda olmayinca takimin gol atma ihtimali sadece duran toplar. Ve sen kalkip onu kadro disi birakiyorsun kosmuyor diye! Sen kalk rakipte cok tehlikeli bir sag acik (Salvio) varken sol acigini (Veli) solbek yap, rakibin sag bekte orijin olarak winger (Juanfran) oynatirken onun karsisina hic defans yapmayan tek oyuncunu koy (Q7), sonra da vay efendim Q7 kosmuyor. Geciniz bunlari. Birkac hafta sonra basimizi taslara vururuz, Guti'yi nasil ariyorsak Quaresma'yi da arariz. Hatta daha beter hemde.

Adsız dedi ki...

Şahsen Q7 filan aramam. Resmi rakamlara göre 45 dakika koştuğu mesafe: 1300 metre. Nefes filmindeki yüzbaşının 45 saniye diye bağırdığı gibi söylemek lazım aslında: 1300 metre!!

Hikaye:

Vakti zamanında kralın biri vezirine "Ey kankam, akıllısın amma 2 yıldır vergileri artıramadın. Bunu yap dile benden ne dilersen" demiş.

Vezir uzunca düşünmüş. Vergiler zaten çok yüksek. Nasıl olur da daha fazlasını almak mümkün olsun. Sonra aklına parlak bir fikir gelmiş.

Memlekete önce 1 tane vahşi ayı getirmiş. Gel zaman git zaman ayı köye inmeye ve etrafı talan etmeye başlamış. Kovanları çalıp çiftçilerin ekinlerini ezip geçiyormuş. Bununla da yetinmemiş. Karşılaştığı kim olursa bir pençede oracıkta ikiye bölüyormuş.

Halk vezire gidip dert yanmış ve "bizi bundan kurtar" demişler. Vezir akıllı. Vergileri artırın dese yine alamayacak. Ayıyı alıp yeni başka bir ayı getirmiş. Yeni gelen sadece kovanlardaki balı çalıp saraya getiriyormuş. Ama ahali acayip mutlu olmuş. Öyle ya hem canları kurtulmuş hem de ekinler. Gidip teşekkür bile etmişler.

Kısacası: Ayısız olmuyor mu.

YSY dedi ki...

Uzun zamandır taraftarın beklediği q7 ne zaman kesik yiyecek meselesi gerçekleşmiş oldu. Bu mektepten daha önce fernandes ve bir miktar simao geçmişti. Şimdi sıra q7'de. Umarım kendisi adına pozitif etkisi olur. Bu arada atletico maçında da yokmuş. Birde cezalı ernst vardı. Nasıl bir kadro olacak merak ediyorum.

Adsız dedi ki...

@YSY

Bu taraftar gerekli gazı verirse ölüyü bile x4 oynatır; ama şuna emin olabilirsin: o gazı Q7 sadece "isterse" kapar. Aradaki fark bence bu.

Gitsin Katar'da başaklarına göre oynasın. Bence Beşiktaş taraftarı şunu görmeli: bunun gibi oyuncuların bizim sefil-lik dahil Avrupa'da yeri yok. Yani o derece.

1300 küsür metre. Şaka mı bu.

Adsız dedi ki...

Hakkatten ya 1300 metre saka gibi. Futbolcu dedigin 13000m kosmali dimi ama. Bi holosko, bi veli, ekrem, necip oylemi ama, devamli kosuyorlar gerci pek bir ise yaramiyorlar ama kosuyorlar iste.

Bide benim bildigim mac kadrosunu Q7 kuruyordu. Mal kendi kendini kadro disi birakmis.:)

Nouma

Adsız dedi ki...

İlla ki bişey-ci olmak lazım değil mi.

Q7-ci Holosko-cu Necip-ci. Niye? rol model lazım. İlla ki biri olacak. Yani kişiliğin oturması vs bakımından.

Ben diyorum 1300 metre vatandaş diyor Çanakkale Boğazı.

Ya da çaresizliğin dibi. Patlak lastik olmadı yerine kamyon şamreli verelim.

Q7 Almeyda geldi "sözde" dünya kulübü olduk. Ama 2 gün ötesi yok. Ya Holosko-cu Ya da Q7-ci. Bu evrende başka alternatifin yok!!

Bugün hocasına saldıranı savunup "defol Carlos" diyenleri de okudum gerçi. Neye hayret edersin ki.

Pascal sadece elini atmıştı da garibimi apar topar göndermişlerdi. Küyedi bir yere doğru sallıyor hala anlamıyor taraftar.

Adsız dedi ki...

Ben Q7nin gunah kecisi ilan edilmesine isyan ediyiorum, sen Holoskocu sucu bucu diyorsun. Q7nin takim oyununa uymadigini, futbolun takim oyunu iddia edecskin, sonrada takimin basarisizligindan sadece bir kisiyi sorumlu tutacaksin. Herkes ak ve pak, bir Q7 hatali. Bu ne yaman celiskidir.

Yukarida BJK4EVER soylemis, bir kere de ben soyleyim, Q7nin o sikayet ettiginiz arazlari olmasaydi, 27 yasinda Besiktasa getirebilirmidyin. Adamin bonservsi, herkes takimda kosmali diyen Ismail Koybasinin bonservesinden bile daha ucuz.

Misal Segen de ariza bir tipti Pascal Noumada. Zaten arazlari olmasaydi, hepsi dunya capinda topcu olurlardi. Yani uzun lafin kisasi gulu seven dikenine katlanir. Katlanamiyacaksan, idare edemiyeceksen en bastan getirmyeceksin.

Zamaninda Pascala sallayanlar, takim rizede pascal sanzelizede diyenler, pascal gunah kecisi ilan edilip daha sezon bitmeden fransya gerisin geri postalaninca, ardindan bu seferde pascal ruhunu dillerine pelesenk ettiler. Senin bahsettigin pascalin eline sortunu sokmasi, adamin tekrardan kurtarici olarak geri getirildigi ikinci pascal doneminde oldu. Taraftarin yanar donerligini anlamak icin kac ornek daha gerekliki. 100. yil sampiyonlugumuzda buyuk emegi olan Sergen vakti zamaninda nasil ayrilmisti takimdan. nasil gunah kecisi ilan edilmisti, istanbulda Ajax a 4-0 kaybettigimiz macta nasil yuhalanmisti? Sahi bir delgado vardi, Arjantinli 10 numara, ne oldu ona, gerci adam ben 10 numara deyilim diye bas bas bagirmisti ama dinleyen kim?

Ne guzel Istanbul ya, demiroren unutuldu bile, klup iflas noktasina gelmis, dogru durust bir baskan adayi bile ortaya cikamiyor, biz burada Q7`nin macta kac metre kostugunu tartisiyoruz. Hani bizans kusatildiginda, adamlar isi gucu birakip meleklerin cinsiyetini tartisiyorlarmis diye bir geyik var ya, bizimkiside o hesap.


Pascal

can dedi ki...

Guti'yi cok aramisiz da, Quaresma'yi da ararmisiz da...

Sahsen ben kimsenin sahada ayakta duracak hali olmayan Guti'yi aradigini zannetmiyorum. Aradigimiz Guti'nin 10 sene onceki hali.

Quaresma'ya gelince getirilmesi hataydi. Simdi ben soylemistim demenin bir faydasi yok ama Quaresma geldiginde forumlarda az sayida muhalefet edenlerden biri bendim. Quaresma gibi bir futbolcunun profesyonel bir takimda yeri yok. Kupa kazanmak icin oynayan hic bir takim kanatta oynayan bir oyuncunun takim savunmasina hic katkida bulunmamasini tolere edemez. Ki bahsettimiz oyuncu cok gol atabilen bir oyuncu da degil. Gecen sene acik ara ligin en karavana sut atan oyuncusu, attigi gol sayisi 2. Bir de ustune inanilmaz sayida top kaptiriyor. Bkz. Atletico maci 3. dakika. Bir de lakayit ve bencil hareketleriyle takimdaki diger oyunculari da kusturuyor. Ee peki ne ise yarar bu adam? Sirk cambazi gibi taraftar eglendirir, arada jeneriklik goller atar, asistler yapar, ama sene sonunda toplam katkisi bi boka yaramayan Holosko'dan az olur. Ne anladim bu isten?

Butun bunlarin otesinde Quaresma temsil ettigi seyler yuzunden beni futboldan sogutuyor. YD, "show business", hesapsiz harcamalar, yildiz sozunu duyunca salyasi akan ucube taraftar profili... Dolayisiyla takim icin bu karar hayirli olur. Tek problem, Quaresma'dan kurtulmak icin onu satmamiz gerektigi. O enayiyi nereden bulacagiz, onu bilmiyorum.

Adsız dedi ki...

Bir de taraftarın Delgado-Tabata ikilisi hakkındaki düşünceleri vardı değil mi. Şimdi realiteye bakalım.

Delgado.
Beşiktaş satış listesine koydu. Avrupa'dan kimse istemedi. daha 28 yaşında 35 yaş üstü emekli eski yıldızların gittiği Katar ligine bile gidemedi, bedelsiz olarak Abu Dabi liginden bir takıma gitti.

Tabata.
Kariyeri boyunca Beşiktaş dışında Avrupa'da oynamamış ve 12 yılda 16 transfer gerçekleştirme başarısı göstermiş olan (inanmayan baksın) Tabata için de tek ciddi talip bir Katar kulübü oldu. Beşiktaş'a 8,5 milyon avroya gelen Tabata Katar takımına 1,15 milyon avroya transfer oldu.

Guti
Beşiktaş'a gelen en kariyerli oyuncular arasında göze çarptı. 2011 yılında bedelsiz geldiği Beşiktaş'ta 1 yıl oynayabildi. Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra herhangi bir takımda oynamıyor.

Bir kısım taraftarın taptığı, giderlerken arkalarından kovalarca gözyaşı döktüğü "isimler". Bir onlar haklı, ama koskoca futbol dünyası haksız, ki Beşiktaş'tan sonra nerelerdeler.

Bunlar da gözünüzü açmaz, istatistikler de, canlı canlı performanslar da ve daha bilimum şey de. "Yerinde oynamadı". En çok da buna gülüyorum. Kaleci hariç her oyuncu, eğer öyle bir şey varsa, maç içinde asıl yerini gayet güzel gösterir.

Quaresma? Takıma katkı? Fark yaratmak?

Ben tahminimi söyleyeyim:

Mendes ve Q7 bonservis bedelini düşürmek için bir güzel kolları sıvamışlar. Hatta böyle delikanlı modunda hocaya dalmış filan, sözleşmeyi feshedelim alacaklarımızı bırakalım vs de diyebilirler. Sadece başak geçen Q7'nin hali bunu çok önceden göstermişti zaten. 5'e satabilirsek kardır.

Daha fazla komplocu olmayayım. Yoksa Atletico maçının başında paralar atılırken beni arayan eniştenin "Olum en az 5 yersiniz 5. Baran'ı da tekrar febeli yaparım o zaman. Şimdiden Q7 ve Veli aynı kanatta olmaz diyor" şeklindeki konuşmasında adı geçen 11,5 yaşındaki yeğenim bile olayı görmüşse, nasıl garip bir iş olmuştur bilemem. Sahi Carvalhal'i kim tavsiye etmişti?

Neyse. Herşeyin hayırlısı.

Adsız dedi ki...

Bir de;
"Sorunlu olmasaydı zaten bize gelmezdi" söylemi var.

Hani "Pamela Anderson ne ayak" diyenlere "bu yaşta olmasa bize uğramazdı" demek gibi.

Vakti zamanında Eminönü'nde muhasebecide çalışırken pinti ve eski kafalı müdürün masasındaki bilgisayara kafayı takmıştım.

Millet full teknolojiye geçmiş, fakat bizim vatandaş masasına yeşil ekran antika ve çalışmayan bir makineyi koymuş, arada da melül melül bakıyor.

Dedim ki "müdür bu çok eski ama hepsinden önemlisi çalışmıyor, atalım da yenisini alalım".

Müdür gayet emin beni yanıtladı: "Çalışmıyor ama böyle iyi bir makina çalışsa zaten benim masada olmazdı".

Eh, yengemin şeyi olsaydı amcam olurdu. Şimdi tutarlı, istikrarlı ve disiplinli olsaydı zaten bize gelmezdi. Geldi. Yine tutarsız, istikrarsız ve disiplinsiz.

Geldiğinde ne oldu? YD mastürbasyon yaptı. Ergen taraftarın adrenali arttı. Hem sayesinde Mendes gibi karizmatik bir adamı da tanımış olduk.

BJK4EVER dedi ki...

Sen Atl. Madrid'e 45 dakikada 7 pozisyon vermissin, 4 gol yemissin. Trabzonspor'a karsi 4 stoper+3 onlibero+1 back ile cikmana ragmen 15 net pozisyon vermissin, hala Quaresma'nin kostugu metre konusuluyor.
Peki Quaresma'ya 'kosanlar' ne kadar destek oluyor? Ernst ve Necip olayi cozmus, 20 metrekarelik alanda dur, ileri cikma, risk alma, orada kostur dur, 2-3 top kap, ikili mucadeleye gir, topu kaptigin an at Quaresma'ya, nasilsa tek basina kaptirir, kaptirinca da ona cemkir, sonra sen yine kosup milletin gozune gir, ne ala memleket. Top Quaresma'ya gelince kim ona destek oluyor, kim onun hizina ayak uydurabiliyor? Birtek destege gelen Fernandes o kadar, Ernst ve Necip ne etliye ne sutluye karismiyor. Simdi Quaresma kalkip Ernst'e kizsa niye ileri cikmiyorsun diye haksiz mi olur?
Yahu, bizim yerimizde FB olsa, A.Kocaman sol acikta Alex'i, sol bekte Stoch'u oynatsa acaba hangimiz Alex kosmuyor, modern futboldan uzak, mucadele etmiyor, defolsun gitsin der? Boyle bir mantik var mi? Inanilmaz yorumlar okuyorum yahu.
Guti'yi aramiyormusuz...
Adam gittiginden beri Fernandes'in anasi bellendi, orta sahada koordinayon yok, ara pasiyla attigimiz bir tane gol bile yok muhtemelen, organize atagimiz bile yok neredeyse, gelenin gidenin 5 attigi Ankaragucu'ne karsi bile pozisyona giremiyoruz, hala Guti'yi aramiyoruz diyen insanlar var.
Guti'yi gectim, su an takimin goz bebegi olan Fernandes de kapi onune koyuluyordu Carvalmal tarafindan! O hafta 3 onliberomuz sakat olmasa ve Fernandes oynamak zorunda kalmasa belki hic oynatilmayip devre arasi gonderilecekti, bunlari unutmadik daha. O zaman da insanlar nasilsa alemciydi, Valencia bile kapi onune koydu, bize faydasi olmazdi mi diyecekti?
Yok kardesim, bize mustahak. Ekrem'ler, Nobre'ler, I.Uzulmez'ler mustahak....

hylozoic soil dedi ki...

velhasil absurd bir hikaye daha izliyoruz. Gelmeden once q7'yi taparcasina ilah ediyoruz, gelgelim BJk'nin makus talihi degismiyor, yine basarisiz oluyor(Mustafa hoca sezonu disinda basarili oldugumuz tek sezon yok son 8 senede) ve butun faturayi ilahlastirdigimiz bir oyuncuya kesiyoruz. Dun bunu Guti'ye yaptik, bugun sira q7'de.

Peki ozaman soyle dusunelim. Q7 gibi yildiz statusunde oynayan, kismen disiplin sorunu yasayan, egosu her daim tatmin olmak isteyen, mamafih Turkiye ligi uzerinde bir futbol kapasitesine sahip olan, her an oyunu cevirecek bir yetenekte olan oyuncu.. vesaire vesaire.

Iste tablo bu. Simdi asil mesele su: Boyle profile sahip oyuncular transfer edelim mi, yoksa baska bir profil'den mi secelim yildiz statusundeki bir futbolcuyu?

Aksi taksirde yukarda belirttigim uzere bu absurd tablo'yla surekli karsi karsiya kaliriz. Transfer et, ilahlastir, sonra faturayi kes. Bunu yaparken de ayni soylemler kullan: ''Kimse Bjk 'tan buyuk degil'' Mumkunse spor medyasinin gazina gel, vesaire vesaire.

Biz bu egri tablo'yu degistirmedigimiz muddetce, surekli ayni hikayeyi tekrar tekrar izleriz.

YSY dedi ki...

Tamam abi kızmayın bu kadar...:) Buyrun siz yapın transferi..Madem bu kadar konuşuluyor aramızdan birileri sıyırsın kolları yönetime aday olsun kursun güzel bir kadro. Şöyle görelim bizde nasıl kadro kurulur, nasıl oyuncu seçilir, nasıl adam oynatılır. Sonuna kadar da arkasındayım. Bu işin kompetanı değilim, atıp tutmakta istemem, bilen arkadaşlarımız gördüğüm kadarıyla vardır diye tahmin ediyorum, buyursun yapsın bizde görelim. Şöyle mantıklı açıklanabilir rakamlarla kurulsun bir kadro. Hepimizin isteği de bu zaten, var mı itirazı olan, bence yoktur. Quaresma babamızın oğlu değil ya, nerede oynarsa oynasın. Bu dediklerimi de lütfen şahsi veya yanlış algılamayın, gayet ciddi söylüyorum. Adam iyi kötü portekiz milli takım oyuncusu bulur kendine bir yer, mendes gibi menajeride varken. Dediklerinize de harfiyen katılıyorum. Ne YD'yi günahım kadar severim nede yaptıklarını bugüne kadar tasvip etmişliğim vardır. Quaresma'da s.ktir olduğu yere kadar gider. Ne futbolcular geldi geçti, önemli olan Beşiktaştır. Bugüne kadar gelen ismi olan yabancılardan hangisi iş yaptıda biz quaresma'dan birşeyler bekledik, yanlış yapmışız. Eminimki hoca atletico maçına ismail ile başlayıp sonradan quaresmayı oyuna soksaydı adam hakkında daha farklı şeyler konuşulurdu belki, bu sadece tahminim kesin böyle olurdu demiyorum. Neyse zaten para sıkıntımız olduğu için hepsi gidecek, elde olan ve kurulacak kadro ile aslanlar gibi mücadele ederiz. İleri geri her yöne koşan oyuncularımız olur. Paramız oluncada başka alternatifler konuşulur.

enorton dedi ki...

İşte dakika dakika soyunma odasında yaşananlar ve Quaresma’nın süresiz kadro dışı kalmasına neden olan ‘skandal’ diye tabir edeceğimiz olayın ayrıntıları…

"Eğer ben burada olmasaydım..."

Yer Vicente Calderon Stadı’nın misafir takım soyunma odası. Beşiktaş maçın ilk yarısını 3-0 geride kapatmış ve futbolcular moralleri bozuk bir şekilde teknik direktörleri Carlos Carvalhal’ın ikinci yarı için vereceği taktiği bekliyorlar. Carvalhal oyuncularını motive etmek için söylemlerde bulunurken, bir yandan da ikinci yarı için yapacağı değişiklikleri anlatmaya başladı. Portekizli teknik adam “İkinci yarıya İsmail başlayacak. Ricardo seni oyundan alıyorum. Veli, Quaresma’nın bölgesinde ikinci yarıda sen oynayacaksın” dedikten sonra soyunma odası bir anda savaş alanına döndü.

Oturduğu yerden ayağa kalkan Quaresma ilk olarak önünde duran su şişelerine ve diğer malzemelere tekme atarak Carvalhal’ın üzerine yürüdü. Önüne ne gelirse tekmeleyen Quaresma bir taraftan da Carvalhal’a Portekizce küfürler etmeye başladı. Quaresma’nın ‘çok ağır’ olarak nitelendirilecek küfürlerine haberimizde yer vermiyoruz ancak kullandığı ifadelerin Carvalhal’ın tüm ailesine yönelik sözler olduğunu belirtiyoruz. Tüm takımın gözü önünde yaşanan olay sonrası futbolcular şok içinde araya girmeye çalışsa da Quaresma durmadı. Küfür etmeye son veren Quaresma Carvalhal’a “Seni buraya ben getirdim. Sen kendini ne sanıyorsun. Eğer ben burada olmasaydım, sen burada olamazdın. Sen beni oyundan alamazsın. Çünkü sen hiçbirşeysin” diyerek tartışmayı devam ettirdi.

Herkesi şok eden küfür ve hareketler!

Bunlarla da yetinmeyen Quaresma önce üstündeki formasını çıkartıp, Carvalhal’ın bulunduğu yere doğru attı. Daha sonra önünde duran kramponunu alıp Portekizli teknik adama fırlattı. Yaşanan olay sonrası ilk olarak Quaresma’ya cevap vermeyen Carvalhal, kendisine krampon fırlatılmasından sonra oyuncusuna döndü ve “Ben bu takımın teknik direktörüyüm ve kararlarıma saygı göstermek zorundasın” dedi. Quaresma bu sözlerin üzerine Carvalhal’a küfür etmeye devam etti. Olayın şokunu atlatamayan futbolcular Quaresma ile ilgilenmeyip, Carvalhal ile ikinci yarı ne yapmaları gerektiğine dair konuşmalara başladılar. 5 dakika süren bu 'skandal' Quaresma’nın duşa girmesi ve takımın ikinci yarıya çıkmak için son hazırlıkları yapmaya başlaması ile sona erdi.

Carvalhal: "Quaresma bir daha bu takımda oynamayacak!"

İşte yaşanan bu olay Quaresma’nın son vukuatı olarak oyuncuların aklına kazınırken, Carvalhal’ın Quaresma’yı bir daha kadroya almayacağı açıklaması geldi. Maç sonrası İstanbul’a dönüş yolculuğunda bazı oyuncuları ile dertleşen Carvalhal, “Ben bu takımın başında olduğum sürece Quaresma takımda forma giyemez. O’nu kadro dışı bırakacağım. Tüm takımın önünde bana söylediği lafları duydunuz. Benim için Quaresma defteri kapanmıştır” dediği öğrenildi.

Portekizli oyuncu ilk olarak yarın oynanacak Orduspor maçı ve 15 Mart’ta oynanacak Atletico Madrid maçlarında görev yapamayacak. Quaresma’nın sahalara ne zaman döneceği veya affedilip, affedilmeyeceği ise bilinmiyor. Bu sorunun cevabı 25 Mart’ta Beşiktaş’ta yapılacak başkanlık seçimi sonrası yeni başkan ve yönetim kurulunun kararı ile belli olacak.

Kaynak: DHA / Övünç Özdem

YSY dedi ki...

Bir futbolcunun yeteneklerini, yapıp yapamayacaklarını tartışmak ayrı birşey, ahlaki durumunu tartışmak ayrı birşeydir. Bütün takımın önünde hocaya böyle davranmışsa terbiyesizliğin en önde gidenini yapmıştır. Eğer bu anlatılanlar da doğru ise bence bileti kesilmeli yada en kötü sene sonuna kadar kesik yemelidir.

Batistuta35 dedi ki...

sırf quaresmayı eleştirdik diye size holosko ekrem vs müstahak diyen zihniyet kadar salak bi zihniyet yok. arkadaş dünyada bir tek holosko ve quaresma mı var? ne diye 2sinden birini seçmek zorundayım ben? Kaldı ki ben şampiyon olduğumda ekremle üzülmezle uğur incemanla nobreyle şampiyon oldum senin o karaktersiz q7inle değil.Ama siktir et q7 var bizde 2 senedir 4lükten ileriyi göremiyoruz ama boşver be oğlum q7 bizde kralız biz. Oldu!

Adsız dedi ki...

Bu daha doğru bir anlatım sanki:

Beşiktaş'ın Portekizli yıldızı Ricardo Quaresma'nın kadro dışı bırakılmasının perde arkasında yeralan gerçeklere Kartalbakisi.com ulaştı.

İşte kadro dışı kararının perde arkası;

SOYUNMA ODASINDA TARTIŞMA!

Vicente Calderon Stadı'nda oynan UEFA Avrupa Ligi 3. Tur ilk maçında sahaya ilk onbirde çıkan ancak oynadığı futbolla hayal kırıklığı yaratan Portekizli futbolcu devre arasında Carvarhal'in eleştirilerine maruz kaldı.

Soyunma odasında, Quaresma'ya bencil futbolu ve top rakipte iken arkadaşlarına yardım etmemesi nedeni ile kızan Portekizli Hoca, ikinci yarıda oyunda olmayacağını söyledi.

QUARESMA GÜÇLÜKLE SAKİNLEŞTİRİLDİ

Bu karar üzerine sinirlenen Quaresma, Carvalhal ile Portekizce tartışmaya başladı. Bir hayli sert reaksiyon gösteren Q7, soyunma odasındakiler tarafından güçlükle sakinleştirildi.

CARVARHAL KONUYU HAVUTÇU İLE GÖRÜŞTÜ

Beşiktaş'ın İstanbul'a dönüşü sonrası konuyu Tayfur Havutçu ile değerlendiren Carlos Carvalhal, Quaresma'nın saha içi ve dışındaki davranışları ve oyun anlayışı ile takıma zarar verdiğini söyledi. Yıldız futbolcunun diğer oyuncuların huzursuz olmasına neden olduğunu da belirten Carvalhal kadro dışı bırakma kararını Havutçu'ya açtı.

KADRO DIŞI KARARI UYARI AMAÇLI MI, SÜRESİZ Mİ?

Tayfur Havutçu ise, Portekizli Hoca'ya bu konuda yetkinin tamamı ile kendisinde olduğunu ve alacağı herhangi bir karara saygılı olacağını söyledi ve Quaresma Orduspor maçı kadrosundan çıkarıldı. Oyuncunun süresiz mi kadro dışı kaldığı yoksa uyarı amaçlı mı Orduspor maçı kadrosunun dışında bırakıldığı konusundaki bilgi ise henüz netleşmedi.

Kartalbakisi.com özel haberi.

Adsız dedi ki...

Klüp batıyor taraftar hala Q7 Guti derdinde yazık. Necip in oyununun sürekli geriye gidişi Pektemek in ayakta duramayışı kimsenin umrunda değil Q7 koşsa 5 atardık zaten Atleticoya. Blogtakiler haklıymış maç postu açmamakta galiba maalesef yorumlar antu.com a çeviriyor burayı. Şu klübe YD nin verdiği bütün zararlar düzelir de değiştirdiği yıldız fetişisti haline getirdiği şu taraftar profili biraz zor düzelir gibi artık... Q7 iyi yok yok Holosko devam edin siz.. Bi Metin Ali Feyyaz vardı sahi ne oldu ona?..

YSY dedi ki...

Zaten anlasamadigimiz nokta bu. Sen diyorsun ki necip geri gidiyor, pektemek ayakta duramiyor. Bizde diyoruz ki kardesim haklisin zaten q7'nin durumuda onlarin bu durumuna sebep olan seylerden kaynaklanmakta. Farkli birsey konusmuyoruz. İkiside ayni takimin oyuncusu. Adam fazla paraya geldi diye yuklenip duruyoruz. Klup batiyorda değil, batmiş zaten. Gelen yönetim bir şekilde halledecek artik. Bi arada benim yeni yönetimden yıldız futbolcu beklentim yok. Formayı kim giyerse giysin oynasın yeter benim için.

can dedi ki...

Valla benim Quaresma kosmasin, digerleri kosuyor da ne oluyor diyen zihniyetle tartisacak bir seyim yok. Kanatta oynayan oyuncunun kosmama, takim savunmasina katilmama luksu olamaz. Nokta.

Kosmama luksu olabilecek oyuncu tipi Alex'tir (gene ayni klise ama ne yapalim), senede 15+ gol 15+ asistle oynar, takimi da oynatir, o zaman durumu sineye ceker, baska yollar ararsin aciklarini kapatacak. Ki o da orta sahada oynamiyor artik. Ki Alex bile delicesine elestirildi, yuhlandi. Tabii ki butun bunlarin otesinde takim kurgusu, kadro, sistem, yonetim, taraftar, teknik direktor vs. ile ilgili de tonla sorun var ama bu bazi basit futbol gerceklerini degistirmez. Kanatta oynayan bir oyuncunun savunmaya katilmamasi butun takimi bitirir. E o zaman Quaresma'yi kanatta oynatma, forvet yap diyenler, zahmet edip adamin istatistiklerini degerlendirsinler.

Ne denildigini anlamaya calismadan size Ekrem mustehak diyen simarik, kustah ve futbol emegine saygisiz, bir nick bile almaya ozen gostermeyen adamlara, ya da ne dedigi, kimi savundugu belli olmadan diger yorumculari azarlayan adamlara diyecek bir seyim yok.

Sert olduysa kendi adima ozur dilerim ama ben cok biktim YD doneminde takima tebelles olan bu sacma sapan soylemlerle yuklu taraftardan.

onderizo dedi ki...

Quaresma her maç assist yapıyo yaea!
Bir takımda bütün toplar benimle buluşsa sadece top ayağıma geldiğimde koşsam sınırsız top ezme hakkım olsa bende assist yaparım.
Messi Ronaldo Rooney Robben de defansa yardım etmiyo yaeae !
Quaresma şu haliyle değil Messi Robben bi Olcan Adın hatta bi Amrabat bile değil hücumda efektif olsa takımı ileri taşısa şu boktan ayağının dışını kullanmak yerine daha akkılıca şeyler yapsa bizde ondan Gattusonun top çalma yüzdesini beklemiyoruz zaten sadece rakip hücumdayken karşındaki bekin yanında sende koş yalancı markaj yani.
1300 metre Beşiktaş taraftarına küfürdür!

Adsız dedi ki...

Mesele göründüğü kadar afilli değil bence. Özetle kavram kargaşası diyebilirim. Ki güzel memleketimde görülme sıklığı oldukça artan bir olaydır bu.

Şöyle ki; bir Beşiktaş forumunda vatandaşın biri şöyle yazmış:

"Yahu kimse q7 beşiktaştan büyük demiyor ki. q7 ne olursa olsun kazanılmalıdır."

Eki Eki. Oradaki "ne olursa olsun" ne ola ki.

Bjk_KnightS dedi ki...

herkesin yorumunu teker teker okudum ve bende yazayım dedim uzun zaman sonra sadece okumak yerine...
ilk olarak q7 koşmuyormuş, savunma yapmıyormuş gibi eleştirilere tek şekilde göz yumulabilir. o da yapacagı gol pasları ve atacagı gollerle. ama eger senin takımında defans oyuncularının bile q7den daha iyi gol veya istatistikleri varsa kimse onu haklı bulamaz...
benim istedigim besiktas profiline gelince. benim istedigim besiktas profilinde cok fazla paralara transfer edilmis yıldız oyuncu ya da futbolu artık bırakmaya gelmiş oyuncular yok. benim oyuncu profilim konu besiktas olunca gerisi teferruat diyebilecek oyuncular var. mesela ernst gibi. ya da besiktas altyapısında yetismis oyuncular var. mesela necip gibi. ya da sonradan gelmiş ve cok iyi oturmus genc oyuncular var. ismail gibi. burak kaplan gibi bir oyuncu almısız. genc ve istekli. ama simao gibi artık futbol oynamak istemiyorum diyen birini onu oynatmak icin kesemiyoruz. yaa burak kaplan 20 dk oynadı bir mac. simao'nun 3 macta attıgı tehlikede 2 sut attı. bu nedir yaaa. neyse cok yazdım kusura bakmayın. uzun zaman snra boyle oldu.

Adsız dedi ki...

@Bjk_KnightS

Zaten olay da orada kilitleniyor. Bu hafta ilginç bir istatistik vardı. şaibesarayın bu sene başı aldığı oyuncuların toplam gollerinin % 80'ine yakınını attığıyla ilgili. Bu başarı mı başarısızlık mı. Yeni gelen TD için başarı olabilir ama genel anlamda ülke futbolu için katıksız bir başarısızlık. Mesele yerli veya yabancı meselesi değil. Yıllara varan şekilde oturmuş olan sistem yerine bir, bilemedin birkaç kişinin subjektifliğine bağlı bir ligi gösterir.

Yıldız, yaldız veya her ne haltsa. Yahu en azından cümle aleme komik olmamak adına, bu saçma salak kriterin arkasında yatanın birkaç on yıla varan ezikliğimiz olduğunu ne zaman kabulleneceğiz. Öyle olmasa bu tür vatandaşları verdikleri katkıya göre değerlendiririz, öyle mi değil mi.

Hazretin biri takımın hocasına "sen kimsin lem, ben olmasam sen olur muydun" diyor. Bazı Beşiktaşlılar da hala bu lafa istinaden "haklı, o olmasa bu olmazdı, geldiğimiz durumda şundan bundan dolayı bu haksız" diyebiliyor. Komik ötesi. Hep referans veriliyor ya o açıdan. Benim bildiğim Seba gelse ne o kalırdı ne de bu. Aslına bakarsanız olması gereken de bu (bu o bu değil. vurgu anlamında).

Netçe itibariyle herkes aklını başına alacak. Zktir çekenler de zktiri yiyecek. AliBabanın çitliği mi lem burası. Her ne kadar "koşmasına gerek yok çıkarıp tribüne sallasın yeter" diyenler olsa da, bu diyenlerin -maalesef- YD zihniyetinden bi farkı olmadığını düşünüyorum.

Öyleyse niye gitsin diye tef hatta davul çalıp bunca sene baardınız Anthony Quinn.

Adsız dedi ki...

6-4 alabiliriz gerçekten.

Yine de melekler dişiydi diye ısrar ediyorum.

shelbyl dedi ki...

Arkadas n'apiyor bu Q7 yahu? Ne yapiyor da bu kadar kiymetli? Besiktas'a ne kadar katki verebilecegini gorduk de adam icin daglari delmeye haziriz?

"Q7'yi kazanacaksin." Nasil kazanalim? Schuster kazanamadi, Carvalhal kazanamadi, Tayfur kazanamadi. Gazeteye "Q7'yi kazanabilecek teknik direktor ariyoruz" diye ilan mi verelim?

Turkiye'de ve Avrupa'da basarili olmanin tek sarti Q7 mi ya? Q7 olmadan bu takim hicbir sey yapamaz mi yani? Bu kadar mi kucuk yahu Besiktas?

Adam geldiginden beri hangi umidi verdi size etrafinda takim kurmayi, teknik direktor ve futbolcu harcamayi goze alacak kadar?

"Q7'yi aliyorsan arizasini kabul edeceksin." Tamam, kabul edelim. Sonra? Ne yapacagiz abi?

1 sene, koca bir sene para almadan oynamis Ernst var, aklina esince kirmizi kart gorup defolup giden Q7 var. Baslarim boyle arizasina.

Tamam, cok yetenekli, super adam. E olmuyor iste, tutmuyor, ne yapalim? Delgado Basel'e final oynattiydi, geldi yapamadi burada, ne yapacagiz onu? Ona da sabrettik, n'oldu?

---

Film ayni film. Oyuncu gelir oyuncu gider, TD gelir TD gider, taraftarlar kisiler uzerinden kavga eder. Film hep ayni film.

Yemisim Q7'yi. Hayatim boyunca kisi-kurum fetisim olmadi, olmaz da.

"1300 metre kosmussa n'olmus, Holosko kosuyor da n'oluyor?" deme absurtlugune kadar varacaksa olay iki defa yemisim. Dunyanin neresine giderseniz gidin 1300 metre kosan sol acik-kanat kabul edilemez abicim, yuh artik, savunmak icin sacmalamayin.

can dedi ki...

Bu arada bir grup taraftarimizla (oldukca buyuk bir grup) ilgili bir kucuk not. Once Schuster'i harcatmayiz dedi bunlar, adamin basarisizliklarina goz yummamizi istedi. Sonra Tayfur super, adam gibi adam geyigiyle oyalandilar bir sure. Sonra emanetci Carvalhal geldi, isler iyi gidince bu sefer, Carvalhal'a haksizlik edemeyiz, Tayfur sen portakal orda kal dediler. Simdi de kotu giden sonuclara Carvalhal Quaresma dansi eklenince, Carvalhal'a giydirme sezonu acildi. Tutarlilik ve ozelestiri yetenegini ne zaman bu denli yitirdi.

Bu taraftar profilinin ulkedeki genel kulturel vs. ortamin yani sira YD'nin eseri oldugu ayan beyan ortada. Ancak buna karsilik olarak bir nevi asr-i saadet olarak Seba donemine donusu isteyenler herhalde ciddi degiller. Ben cok net hatirliyorum o donemin inisleri ve cikislarini, gurur tablolarini ve beceriksizliklerini. Asr-i saadet ozlemi gecmiste yasamanin ve melankolinin gostergesidir, oyas bizim ihtiyacimiz olan bitene yasimizi tutarken bir yandan da yeni bir gelecek kurma iradesi.

Besiktas'in cok buyuk problemleri var. Mali sorunlarla nasil basedilebilecek bilmiyorum ama sonrasinda kadro yapisi ne olursa olsun, iyi, farkli ulkelerde calismis ve guclu bir kariyeri olan bir teknik direktore ihtiyacimiz var. (Besiktas'a cok uzun yillardir gelmedi boylesi.) Enkaz ancak oyle kaldirilabiliyor bu ulkede- bkz. GS ornegi. Yapilacak en buyuk hata gene Carvalhal ornegindeki gibi aman oyuncular sunu istiyor gibi sacma sapan fikirlerle hoca getirmek olur. Oyle gelen boyle gidiyor iste. Carvalhal'in kicinin altinda yakilan ates Ordu macini alamazsak adami tutusturacak gibi gorunuyor.

Adsız dedi ki...

Q7'ci taraftar forumlarda bayrak açmış Ordu maçını bekliyor. Söylemeseler de en az yarısı, kaybedelim ve gönderelim Carlos'u alalım Q7'mizi, diye içten içe umuyor. Zira şimdiden kadro için sallamalar başlamış bile. Bu açıdan Ordu maçı gerçekten ilginç olacak.

BJK4EVER dedi ki...

Eee, hala kosma istatistiklerini vermedi mi Lig TV? Ilk yari itibariyle en az kosan Fernandes'ti sanki, en iyisi hemen kadro disi birakip yerine daha cok kosan birisini alalim. Ama harbiden Quaresma'nin sucuymus, cok ruhsuzmus, takimi bozuyormus. Baksana o gidince takim nasil muthis bir mucadele ve ruh ornegi sergiliyor, nasil da saldiriyor cocuklar, helal olsun hespine. Ancak hala iyi defans yapamiyoruz, yine gol yedik. Hoca'nin sucu zaten, forvetle oynamak da neyin nesin Allah askina? Cikar Mustafa Pektemegi, koy oraya Aurelio veya Alves'i, hemde daha cok kosariz. Ayrica ilk yari itibariyle bir ara 4 kisi orta saha cizgisini gecmisti, inanilir gibi degil. Ben olsam 1 oyuncusu cikarir stoper alirim oyuna, 4 kisi rakip sahaya cikmak ne demek? Ama olsun, hedef zaten play-off oldugu icin sorun yok, hala 4.'luk cepte. Bir de fikstur, yorgunluk, mac trafigi var dimi Guntekin hadashgdgasd.....

Adsız dedi ki...

Tamamen elmalarla armutlar. Takım zaten kötüydü ve kötü yönetiliyordu. Gese ile kafa kafaya gidiyoduk fekat Küyediyi harcadınız böle oldu.

Hazret kanat oyuncusu olarak ligde oynadığı 16 maçın 8'inde ne gol atmış ne de asist yapmış. Aynı şey 8 Avrupa maçının 5'i için de geçerli. Ligde katkı yaptığı diğer 8 maçtaysa gol ve/veya asisti birlikte yaptığı 1 maç var, onda da gol değil 2 asist. 3,5 milyon evrolar cebe.

Gerçi niye yazdım ki. "Koşmayınca da olmuyormuş demek ki" demek bile kendi başına komik aslında.

YD'nin çok iyi empoze ettiği Stockholm Sendromu çerçevesinde bundan sonra hazretten daha fazla faydalanabilmenin, ya da moda deyimiyle "onu kazanmanın" yolları:

Önce soyunma odasında hocasının sülalesine sayıp ona buna pet şişe atar, sahaya çıkınca taraftarına başaklarını gösterir ve mütiş bi uğultu alkış tufanı kopar, devamında önce rakibin birine geçirir, sonrasında bekleme yerine gidip top istemeye başlar. Sıkıysa atma. Hala kendisine top atmayan olursa her hafta ifşa edilip domates yağmuruna tutulması sağlanır.

Adsız dedi ki...

Yorgun takım 2. yarı bu mücadeleyi vermeseydi 3-0 olurdu.

Yok ama 1373m'lik yüce insan Q7 olmadan asla.

YSY dedi ki...

Hocam çok kafayı taktınız şu quaresma olayına...bu takıma sene başında kimi koysan şuanki tablo bundan farklı olmayacaktı bana göre

alper dedi ki...

1-Manuel Fernandes kesin olarak i.ne sanırım.Çünkü aldığı her topta kendi götünü rakibin s.kine dayamadan ve sürtmeden bir pas attığını gören varmı bilen varmı?
2-Fernandesin duran toplarda yaptığı ortalar dışında hareketli oyunda yaptığı kaç asist var?ara pası, şut vs vs..
3-Hakan Özmert>Fernandes
4-Erman Kılıç>Fernandes+Simao+Alves
5-Carlos Cafrvalhal play off oynananacğını biliyor ama play off un amacını niyetini bilmiyor.O takımı 4.yapıp oraya sokayım yeter düşüncesinde.Bu maça çıkmadan önce 25puan ile başlayacaktık play off a yine 25 puan ile başlıyoruz.Berbaerlik bizim için anlamsızdı galibiyuet lazımdı.Ama o arakadn gelen sivas ve eskişehire bakıp ben play offa sokayım da yeter dedi.
6-yenik iken burakı oyuna sokacak adam 1-1 olunca KORKUDAN hemen bundan vazgeçti ve biraz daha oyalanaıp skoru garantiye almak adına Aurelio yu oyuna aldı.Ne denir buna.sempatik adam gibi adam adam denir dimi.
7-ey beşiktaşlılar hani siz dobra adamı dürüst adamı severdiniz ne oldu size.Q7 olmasaydı carlos olmayacaktı yalan mı söylemiş adam neden bu öfke.Q7 olmasaydı maccabide elenmiştik 2-0 dan yalan mı?Simao sakatken yenilmez iken bir ara Q7 golleri asistleri ile taşımadı mı bu takımı?

can dedi ki...

Elmalar ve armutlarla baslayan yorumu yazan arkadas, eger ismini belirtseydin sana tamamen katildigimi soylemek isterdim. Arkadaslar yorumlarinizi "adsiz" olarak degil bir adla yazsaniz da kimin ne dedigini bilsek keske.

BJK4EVER dedi ki...

Adam 8 stoper/onliberolu takimda tek forvet Almeida iken cok bile istatistik yapmis. Sen ofansif oynayan bir takim yarat, cift forvet oynat, bak bakalim nasil cosuyor Quaresma. Oyuncuyu parlatan takimdir, takimi parlatan antrenordur. GS sene basinda 4-3-3 oynarken Elmander'in, Selcuk'un, Melo'nun istatistiklerine bak, cift forvete gectikten sonra istatistiklere bak. Alex'i orta sahada kullanan Aragones doneminde adamin istastiklerine bak, birde diger donemlerdekine bak. Bir kadro anca bu kadar kotu kullanir, bir takimin icine anca bu kadar itina ile sicilir, Carvalhal'i tebrik etmek lazim.

YSY'ye sorarim, GS'nin kadrosu bizden cok mu iyi? Senin elinde Quaresma var, Simao var, adam Emre Colak, Engin Baytar, Kazim ile sana 20 puan fark atiyor. F.Terim'in elinde 3 forvet var, 2'sini her mac kullaniyor, bizim elimizde Almeida Pektemek Akyuz Holosko Edu var, bunlardan 1'i zorla oynuyor, bazen o da oynamiyor. F.Terim deplasmanda yenikken devre arasinda 2 degisiklik yapip, sonra forveti ucleyip 2-0'dan 4-2 yapiyor, senin hocan mac 1-1 olunca Burak Kaplan'i alacakken kalkiyor Aurelio'yu aliyor. Sonra da sen bana kalkmis sene basinda kim gelse ayni olurdu diyorsun. Saka gibi.

BJK4EVER dedi ki...

Adam kalkmis mactan sonra memnunum takimdan demis, saka gibi. Ben boyle sey gormedim arkadas. Saha disi desen o da fiyasko. Guti alemlere akiyor diye gonderilir, Fernandes kadro disi kalir, ama Carvalhal 2 kadinla yakalaninca niye birsey olmaz? Ona serbest mi?

Murat dedi ki...

@alper

YSY demiş, aslında ben de fark ettim bu Küyedi işinde taraftarın anlaşamayacağını. Çünkü en başta kavramlarda anlaşamıyoruz.

Mesela diyorsun ki taraftar sevmez miydi dobra adamı diye. Şimdi dobra adam/kabadayı adam ayrımı da var beyav. Ayrıca olaya çok önemli başka bir ayrıntı da giriyor. Bütün bunlar Lizbon atçılık kulübünde cereyan etmiyor ki. Hepiciği Beşiktaş'ta oluyor.

Aslında evet, YD'nin Beşiktaşla olan ilişkisine de gayet benziyor. Param var, borç da ettim, vurucam kırbacı vurucam fiskeyi. Yani seni ben getirdim, TD sıfatını taşıyosun amma hele beni bi oyundan çıkar, acımam basarım böyle kalayı.

Mendes'e vermişler ipleri, Q7 ile birlikte getirmişler TD'yi. Varan Yamuk No.1. Sonra bu kavgayla koskoca Beşiktaş olmuş madara. Varan Yamuk 2. Şimdi bir de sıvarsak olma mı Varan Yamuk 3. Hem yeniçeri başkaldırmaya bir başlasın, ortada ne takım kalır ne de düzen.

Carvalhal'in taktiği, tekniği vs bunlar tamamen ayrı meseleler. Ki gelişini de sevmedim, oyun anlayışını da (Babasını tanımıyorum o yüzden onu da sevmezdim diyemiyorum). Fakat bunların bu yaşananlarla hiçbir ilgisi yok.

Hem üstelik demezler mi adama: sen getirmişsin madem, Beşiktaş'a ve Beşiktaşlılara karşı olan sorumluluğun bu şekilde 3 kat artmış olmasına rağmen kulübün en önemli maçlarından birinde niçün yürüyerek geziyorsun diye.

Bahsettiğin maçlara gelirsek. Buraya başka bir sürü maç da yazarız, Almeida'nın, Fernandes'in, Sivok'un, Egemen'in, hatta Pektemeğin ipten aldığı. Haydi diyelim Küyedi hepsini tek başına aldı. Yine ve yeniden, benim bildiğim Beşiktaş'ta hocasına (nasıl gelmiş olursa olsun) "beni oyundan alamazsın. ben olmazsam sen hiçsin." diyemez. Hele palyanço hiç diyemez.

Çözümü belli. Çıkıp Beşiktaşlıların tamamına "kusra bakmayın hata ettim" diyecek. Hocasına gidip elini öpecek. Takım arkadaşlarına Süreyya'ya sarıldığı gibi sarılacak (hatta 2 tepsi burma kadayıf dağıtacak) ve bu şekilde çıktığı Madrid maçında kariyer eforunu sarf edecek. Ondan sonra kendisine benden beleş Fikirtepe gezisi.

pi-si: ahanda adımı da yazdım.

pi-si2: Fernandes forever.

Trivia: Fernandes'in Beşiktaş'a külliyen transfer olması için görüşmeler devam ederken bir Portekiz gazetesine verdiği demeçte "aslında Türkiye'de kalıcı olmayı düşünmüyorum, asıl niyetim Premier Lig gibi bir seviyede oynamak" dediğini, buna karşın profesyonelce halen takımı sırtladığını biliyor muydunuz?

YSY dedi ki...

@BJKEVER

Katılıyorum abi zaten. Ben onu hoca için demedim, kadro için dedim. Bu yönetim anlayışıyla, bu teknik kadroyla kimi koyarsan koy. İte kaka gidiyor(duk)uz işte.

BJK4EVER dedi ki...

Kusura bakma ben yanlis anladim o zaman. Sinirden zaten ne yaptigimi biliyor muyu ben. Neyse, fazla uzulmeye gerek yok, zaten 20 puan fark olunca pek de fark etmiyor, elimizde az bucuk 2.lik ve SL on eleme bileti sansi varsaydi o da uctu zaten. Artik persembe'yi bekleyecegiz, yapacak birsey yok. Tek guvencem oyuncularimiz, onlar inisyatif alirsa Carvalhal'i de yenip atlariz turu. Ama adam kalkip Almeida, Fernandes, Quaresma'yi falan kesmez insallah, Allah korusun.....

alper dedi ki...

Meclis bile 4+4+4 ü kabul etti Carlos umuz 4-4-2 yi kabul edemedi...


Vatan Gazetesi'nden @ErdalComert Carvalhal'e "Geldiğinizden beri ağzınızdan şampiyonluk ya da ŞL lafı çıkmadı" dedi.Cvp:Hedefimiz Play-off

Sempatik hoca ama.züpperrr...

BJK4EVER dedi ki...

Bu herif bir gitsin, o gollerde ne kadar seviniyorsa ben onun 2 kati kadar sevinecegim.

okka dedi ki...

neyin peşindeyiz? yönetim yok hedef yok, o bu oynamış, şu koşmamış önemi var mı? yeni yönetim gelsin. td'den tut defansa forvetten tut,sportif direktöre herşyein değişmesi lazım.

can dedi ki...

Ya Carlos'u da tek basina gunah kecisi yapmanin bir anlami yok. Shelbyl haftalar oncesinde (nedense sadece Almancasini) alintilamisti Adorno'nun sozunun: "Yanlis yasam dogru yasanmaz". "Deveye sormuslar"in ahlaki yorumu diyelim.

Hocan boktan islere karismis, sikeden yargilaniyor, kismen baskani sahip cikmadigi icin suclu durumuna dusmus, "emanetci" diyerek, sadece Portekizli ve Mendez adami diyerek normalde gobek atarak Tayfur’a yardimciligi kabul eden bu issiz adamcagizi getiriyorsun sorunlarla dolu bir kadro ve yonetim zafiyetinden kirilan bir takima, berbat bir teknik director portresi cizen ve bu takimi kendi yapmamis olan adam iyi niyetli, sempatik ve nispeten basarili da oluyor bir donem, ozellikle Quaresma sakatken, sonra Tayfur geri geliyor ama isler iyi diye emanetciyi takimin basinda tutuyorsun, bu arada fare baskan batan gemiyi terkediyor, oyuncular aylardir paralarini almamis, sonra da takim bas asagi giderken dizginleri eline almaya kalkinca adam, o gune kadar 90. dakikada cikarken bile ariza cikaran top cambazi- futbolcu bozugu Quaresma adami hacamat ediyor, dogruyu yanlis sekilde dile getirip bir de ustune ahlaksizliga goturuyor isi, Quaresma’nin yaptigi hic bir standartta kabul edilemez olmasina ragmen sozde cok delikanli ve ahlakci ama gercekte cigeri bes para etmez taraftar kalabaliklari kendileri gibi ahlaksiz Quaresma’nin tarafini tutuyor, zaten her hafta yenilen veya berabere kalan takimiyla gurur duymaktan baska bir sey yapamayan adam ne yapsin?

Takim, kulup, futbolcular, stad, altyapi simarik bir alcagin elinde bitmis. Kimin umurunda? Quaresma’yi harcatir mi bu taraftar?

Yanlis yasam dogru yasanmaz elbet.

can dedi ki...

Gene de okka kadar kotumser degilim. Bu takim simdi futboldan anlamayan bir taraftar olarak bir tarafimdan uydurdugum bir revizyondan sonra bile toparlanabilir. O da soyle:

Edu, Sidnei, Bebe kiraliklar zaten. Onlara gule gule.

Almeida aldigi paranin karsiligi degil, olamaz. Alacak enayi bulunursa hemen gule gule.

Rustu, Aurelio artik devam edemiyor, onlara nazikce gule gule.

Alves sacmaligi ne olacak bilemiyorum. Satilamayacagina gore en azindan kiralik verilsin Portekiz’de bir yere, piyasa yapsin.

Yeni alinan Tanju, Burak, Mehmet hakkinda dogru duzgun fikrimiz yok. Yeni hoca karar verecektir ama en azindan bir sene gormemiz lazim adamlari. Veli en azindan iyi bir yedek olabilir.

Quaresma, Simao gibi maliyetli ve katkisi az adamlarla, en azindan biriyle, devam etmeme taraftariyim. Simao daha sorunsuz gorunuyor, belki iyi bir ekip ve hocayla baska bir performans gosterebilir. Quaresma nasil satilir, kim kaca alir, bilemiyorum ama bakilacak artik.

Ekrem ve Toraman gibi taraftarin ustunu cizdigi isimler hakkinda da yeni gelen hocanin raporu belirleyici olur. Ama bence kalacaklar ve daha iyi yerliler bulunmadigi surece kalmalilar.

Sivok’la sozlesme yenilenmeli. Egemen ile uyumlari fena degil.

Fernandes gitmek icin cildirmiyorsa 10 milyonun uzerinde bir teklif gelmesi durumu disinda satilmamali.

Bu durumda elimizde kalanlar:
Kaleci: Cenk

Stoper: Egemen, Ersan, Sivok, Toraman

Bekler: Hilbert, Ismail, Ekrem, Tanju

Orta Gobek: Ernst, Fernandes, Necip, Veli

Kanat: Simao veya Q7, Burak, Hilbert, Ekrem, Veli

Forvet: Pektemek, Mehmet

Bu durumda, ilk 11’e en azindan bir cok iyi forvet ve cift yonlu kanat oyuncusu alinacak. Maddi tabloya ve gonderilecek futbolcu durumuna gore ya ilk 11 ya da 18’e birer adet kaleci, sag/sol bek, orta saha alinmali. Egemen, Sivok, Ernst, Mustafa, Hilbert gibi takimdaslik duygusu yuksek oyuncular iyi bir teknik direktor altinda yeni gelenlerin icinde yer bulabilecegi iyi bir kadro iskeleti olusturuyor. Oyunun teknik yonu acisindan asil sorun post-Portekiz donemine gecilecekse bu teknik ve yaraticiliktaki eksilme nasil telafi edilecek? Onun otesinde cok bitik falan degiliz. Elimizdeki oyuncularin tamamina yakini su andakinden cok daha fazlasini verebilir. Bu sene de Alves, Edu, Sidnei, Bebe 4’lusu azicik katki verebilselerdi cok daha iyi yerlerdeydik. Kadro degil asil sorunumuz yani. GS bir senede neredeyse sifirdan sampiyonluga giden kadro kurdu. Yeter ki umut verebilecek bir yonetim gelsin. Ama su anki adaylar sitma-olum denklemini animsatiyor. Gene sevgiyle analim: Allah belani versin Demiroren ve yancilari.

Murat dedi ki...

@can

Yalanım varsa YD'ci olayım. Tam da mesajı post fikrindeyken benim aklıma gelen sözdü o, ama ne yalan söyleyeyim (2 yalan kelimesi kafiyeli oldu) yazmayı unuttum! Almancası da *ezberimde* şudur:

es gibt kein richtiges im der leben falschen.

"yalan hayatta doğru olmaz".

İlave yapalım bardak boş dönmesin, ki Beşiktaşlıların geldiği durumda çok da ihtiyaç duyulan bi olaydır:

veritas vos liberabit

"gerçek sizi özgür kılar"

Murat dedi ki...

Fazla uzatmadan. Taraftarın kelle avcılığına başlaması (bir yerlerden tanıdık geliyor mu size de) ve "bizzati Beşiktaş'ın alayına gitse de Q7" söyleminde gerçeklikten uzaklaşması kalbime fazla geliyor. Tarih okuyanlar bilir. Bu durum 3. Reich'ın nasıl başladığını okuyanların gördüklerine bayağı benziyor.

Bu nedenle Beşiktaş'a ve tüm Beşiktaşlılara hoşçakalın diyorum. Bu küsme, kırılma, alınma değil, gerçekçiliğin ta kendisi.

Madem işler benim gibilerin gönlünden çıkarıldı, ecnebi de olsa yüzümü daha doğru düzgün işleyen bir kulübe çeviririm daha iyi. Tıpkı Akdenizli olup da sınırları olmadan onun her huzurlu köşesinde evinde hissetmek gibi.

Üstatlardan birinin, unuttuğum ama başka bir Beşiktaş forumunda hatırlatılan sözleriyle gideyim, afilli olsun.

Unutmadan; gerçek siz öyle istemeseniz dahi değişmeyecek.

Tschüss


bir çivi çakma duvara
iskemleye savur ceketi
üç günün telaşı niye
yarın gidersin buradan

BJK4EVER dedi ki...

@can

Dedigin gibi Rustu ve Aurelio'nun sozlesmeleri bitiyor, gonderilirler, belki Rustu baska bir staff rolu alir kulup icerisinde. Edu, Sidnei ve Bebe kiralikti, birsey vermediklerine gore giderler, yabanci kontenjaninin dusurulecegini var sayarsak gitmeleri zaten normal. Holosko ve Fink anlasilarak gonderilmeli, Holosko'yu kimse 'normal' sartlarla istemezse kalabilir bence. Sivok, Hilbert ve Ernst her halukarda kalmali, bence Alves de alternatif olarak kalabilir. Portekiz cetesinden kime iyi/makul bir teklif verirse gonderilsin, sadece Fernandes icin maksimum fiyat cekilsin, bunlardan biri giderse yerine yabanci bir oyuncu alinir, ekstra yabanci transferine hic gerek yok bence. Yerli transferine gelirsek, yine ucuz ve genc gurbetcilere yoneliriz, arti olarak sozlesmesi bitecek 1-2 vasat ustu yerli alinabilir, mesela Erman Kilic.
Zaten kadromuzda Burak, Atinc, Ridvan, Emre Ozkan, Alves, M.Akyuz gibi kullanmadigimiz ama cikis yapabilecek oyuncular var, onlari kullanmak lazim bence.
Ilk sayilanlar haricinde kimsenin gitmeyecegini var sayarsak transfer yapilmasa bile olur (yedek kaleci haric), ben bu kadronun bile sampiyon olabilecegine inaniyorum.

YSY dedi ki...

Bence kiralıklardan bebe ve alves kalmalı. Hem yaşları genç hemde yetenekli olduklarını düşünüyorum. Diğerleri gidebilir. Bu arada olur ha bir başka yabancı transferi olur Allah rızası için 30 yaş ve altı olsun.

Adsız dedi ki...

Playoff lara bile kalinacagi supheli iken Orduspor macina kadar hala sampiyonluk hesaplari yapiliyordu, ama puan kaybindan sonra simdi de gelecek yil icin sampiyonluk hesaplari yapiliyor. Ne denilebilinir ki hala Ali gitsin veli gelsinle basarinin yakalanabilecegini sanan zihniyete...

shelbyl dedi ki...

Can ve Murat diyeceğimin mislini demiş, ben daha da yorulmayayım.

BJK4EVER dedi ki...

GS macindan sonra kimsenin sampiyonluk hesaplari yaptigini zannetmem. Dune kadar 2.lik sansimiz az degildi, sonucta 2. ile sadece 8 puan fark var ve FB daha GS, TS,Bursa ile oynayacak, biz kazandigimiz takdirde play-off'lara FB ile 2-3 puanlik farkla girmemiz yuksek ihtimaldi, ama o tren de kacti diyebiliriz. Ama onemli degil, nasilsa hedefimiz 2.lik ve SL bileti falan degil, sadece play-off'lar, hoca diyor bunu. Zaten 1-1'den sonra skoru korumaya yonelik oynamasindan belli, 4.luk acisindan 1 puan hayati bizim icin.

Gelecek sene icin sampiyonluk hesaplari yapmamizin neresi kotu anlamiyorum. Tek sorunlu olarak gosterdiginiz yonetim/YD gitti, hoca buyuk ihtimalle gidecek. Kadromuz muhtesem olmayabilir, ancak kimse bana bu kadronun GS'den 20 puan fark yiyecek veya sampiyon olamayacak bir kadro oldugunu anlatamaz.

Adsız dedi ki...

Çok iyi oyucuları toplamak ortaya iyi futbol ve iyi sonuçların çıkmasına yetmiyor. Onemli olan takım olabilmek, kollektif uyumu sağlayabilmek. Bunun içinde planlama gerek, sabır gerek, istikrar gerek, ve haliyle iyi bir yönetim gerek. O yuzden ali gitsin veli gelsinle başarıyı yakalayamazsın. yakalasanda arada bir istisnai olur, bir defalık olur, Lucescu ile aldığımız 100.yıl sampiyonluğu gibi, aynı kadro bir sene sonra toz şeker gibi dağıldı, yada denizli ile alınan kotu futbol ve derbilerdeki kotu sonucçlara rağmen şansa bala alına şampiyonlık gibi. yani arkası gelmez. Bizim sorunumuz teknik direktör sorunu değil. Yanliş anlama ben carvalhal iyi teknik direktör demiyorum, bizim sorunumuz daha derin, bir vizyonumuz yok, amacımız yok, planımız yok, kötü yönetiliyoruz, ve sonuçlar olumsuz oldukçada günah keçisi arıyoruz.

Adsız dedi ki...

Yanlış anlaşılmasın diye şunu eklemek istiyorum. Lucescu bir futbol profösörü, 100.yılda iyi oyunculardan kurulu bir toplama takımı ayağaının tozuyla aldı, ve onlardan maksimum verim aldı, ama o kadronunda bir derinliği yoktu, takım oyunu bir noktaya kadar geçerliydi. Nitekim bir yıl sonra samsun maçıyla yaşanan bir şokla takım tepe taklak aşaığya gitti ve Lucescu buna engel olamadı. Olamadı, kotu yada yetersız teknik direktör olduğu için değil, klup yönetilemediği için başarısız oldu. Teneke bağllayıp gönderdiğimiz Lucescu, hiç adı sanı duyulmamış Shaktar Donesk i hem kendi ülkesinde hem de Avrupa da başaraıdan başarıya koşturdu. Aynı şeyi Beşiktaşta yapma şansı yoktu, imkanı yoktu.

BJK4EVER dedi ki...

GS'yi ornek alalim. Yeni hoca geldi, takimin tamami degisti neredeyse, adamlar 20 puan fark atti ve iyi bir takimin temellerini aninda atti. Demek ki iyi bir takim icin 5 sene sabretmek gerekmiyormus? Kaldi ki BJK takimin omurgasini gecen senenin devresinden beri var zaten (Egemen haric), yeni transfer olarak birtek Veli girdi takima, daha nasil sabredecegiz?
Sabir, uzun vade vs hikaye. Uzun vadede basari kisa vadede surekli basarili olmaktan geciyor. Kisa vadede basarisizlik/hatalar uzun vadede basariyi getirmiyor.
Su anda kadromuz gayet guzel ve uyumlu bir kadro. Soyle baktigim zaman, belki tek eksik Simao ve Quaresma olmayinca adam eksiltecek kanat oyuncusu olmamasi ve belki Fernandes'in alternatifi olmamasi, ama onlar icin bile Holosko, Alves gibi alternatifler var.
Ancak senin hocan takimi bu kadar cesaretsiz oynatirsa, oyunculari motive edemezse, rotasyonu dogru yapmayip takimin kondisyonunu yerlerde surundururse, takimin kilit oyuncularinin performansini arttiramazsa, 1 yildir bekleneni vermeyen sistemi/taktigi degistirmeyi denemeyip israr ederse ne beklersin? Seneye Portekiz cetesi dagilinca ve Carvalhal kalinca basari gelecek mi sizce???

YSY dedi ki...

Vizyon sahibi iyi bir yönetimin gelmesi herkesin dileği zaten ama şurada taraftarın futbolcu transferi ile ilgili yaptığı yorumları çok görmemek lazım. Tamam şuanki en büyük sorunumuz yönetim sorunu ama her mevzumuz yönetim mi olmalı.

Adsız dedi ki...

BJK4EVER,

GS örneğinde iyi bir takımın temellerinin çabucak atıldığını söylüyorsun. Elbette bu mümkün ama, bunun böyle olduğunu söylemek için henüz erken. Neden dersen, her şeyden önce iyi takımdan ne anlıyoruz ona bakmak lazım. Nasıl ki iyi bir futbolcuda devamlılık arıyorsak, bir futbol takımınında iyi bir takım olması için, istikralı bir şekilde, yani sadece bir sezon değil, belirli bir dönem iyi futbol oynaması ve iyi sonuçlar alması gerekir. Misal 100.yıldaki Beşiktaş takımı iyi futbol oynadı ve iyi sonuçlar aldı. Ama bunu sonraki yıllara taşıyamadığı için bence iyi bir takım değildi. Ama 1986-1987 sezonunda Gordon Milne ile temelleri atılan takım iyi takımdı. Çünkü sadece o sezon değil ondan sonraki 5-6 yıl ligi domino etti, futbol kaliteside istikrarli bir şekilde yükseldi.

Bu yüzden bence yeni bir kadro ve yeni bir teknik direktör ile iyi bir takım olabilmek için minumum 2 sezon gerekli. Herşeyden evel hocanın ve futbolcuların birbirlerini tanımları ve birbirlerini anlamaları nerden baksen en az yarım sezon alır. takımın aksayan taraflarının tesbiti, ve yeni oyuncularla giderilmesi işin doğası gereği bir sonraki sezona kalır. Ha bu arada işler beklenen daha hızlı gelişir, rakiplerin kötü durumda olur, hakem, şans vb faktörlerde yanında olur, kendini daha ilk seneden şampiyonluk yarışının içerisinde bulabilirsin. Tabiki bu mümkün. Ama yeni kurulan bir takımın yeni hocayla ilk seneden şampiyon olması illa iyi bir takım olduğun anlamına gelmez. Misal GS ye göre bence FB daha iyi bir takım. Çünkü son yıllarda surekli olarak şampiyonluk yarışının içerinde oldular ve bu sene yaşadıkları onca olumsuzluğa rağmende hala şampiyonluk yarışı içindeler.


Birde şuna dikkat ettiniz mi? Son on-onbeş yılda, şampiyon olduğumuz iki yıl ve belkide bir iki istisna sezon haricinde, şampiyonluk hedefinden çok kolay kopuyoruz. Daha doğrusu bir iki kötü sonuçun ardındaan, liderle puan farkı biraz açılınca falan, takım ligi bırakıyor, direncimiz çok düşük ve camia olarak dağılıyoruz. Bence bu giderek bir alışkanlık halini aldı. Bunun nedenlerine kafa yormak lazım. benim aklıma gelen iki tane neden var: 1-) Başarısızlıkta birçok sorumlu vardır, ama biz camia olarak hep tek bir kişiyi sorumlu ilan etme eğilimindeyiz, günah keçisi arıyoruz. 2-) Kriz ortamını yönetemiyoruz. Yani bir kriz yaşadığımız zaman bunu mümkün mertebe en az kayıpla atlatmayı bırak, krizin büyümesinin de önüne geçemiyoruz. sonuçta bu iki neden de gene dönüp dolaşıp yönetim anlayışına geliyor

Kadromuzun o kadarda kötü olmamasına rağmen, 20 puan fark yememizin sebeblerinden biriside, Beşiktaşta giderek kronikleşen bu dirençsizlik olabilir.

Adsız dedi ki...

YSY
Elbetteki futbolcu transferleri ile ilgili yorumları çok görmemek lazım. Neticede hepimiz Beşiktaşın başarısını istiyoruz. Ben sadece daha temel de ve ciddi bir problememiz olduğuna dikkat çekmek istedim. Keşke yönetim sorunumumuz olmasaydı da futbol konuşşaydık. Yoksa bende çok severim transfer konularını.

enorton dedi ki...

bugünkü durumun suçlusu Carvahal değil elbette ki ancak Carvahal de Beşiktaş'ın hocası olamayacağını gösterdi. Çok sevsem de her maç müthiş hatalar yapıyor. Gençler kulubede çürüdü gitti. Liderden 20 puan fark yedik, Perşembe günü de elenirsek elde var sıfır.

enorton dedi ki...

Yeni yönetim yeni başlangıç demek yeni bir hoca şart bence. Tayfur hocanın ne kadar vizyonsuz, çapsız olduğu tapelerden de anlaşılıyor. 2 sene önce Mustafa Denizli ile yollar ayrıldığında yine burda yazmıştım yine yazıyorum. Beşiktaş için en uygun aday efsane futbolcumuz Mehmet Özdilek dir. Duruşuyla, süper lig tecrübesiyle, yıllardır ligin en zayıf kadro ve bütçesine sahip Antalyaspor ile gösterdiği başarıyla. Ne başarısı var demeyin lütfen, Antalyanın senelerdir bu ligde kalması mucizedir.

Zaten kulup küçülmeye gidecek, artık büyük paralı hoca futbolcu devri de bitti. Alalım Şifoyu 5 yıllık sözleşme yapalım. Ama öyle koftiden sözleşme değil, 2-3 mağlubiyetten sonra kapının önüne koymayalım adamı. Gerçekten 5 yıllık anlaşma yapalım. Sivok, Ernst, Hilbert, Fernandes dışındaki tüm yabancılar gidebilir. Hatta iyi para veren olursa Fernandes de satılsın, Zaten satış hakkı Mendes'de diyenler var. Eğer öyleyse bize sormazlar bile.

A2 den gelecek oyuncularla, yurt dışından bulunabilecek 1-2 gurbetçi futbolcuyla yeni bir başlangıç yapabiliriz. Ben ayrıca yaşı büyük olsa da bir 10 numara alınması taraftarıyım. Öyle yüksek maliyetli değil. isterse yaşı 35 olsun ama profesyonel olsuni takımda tecrübesiyle gençlere örnek olsun. Topa bassın, oyunu yavaşlatsın, ara pası atsın vs. Geçmişte Sergenin, 2 sene önce yusuf'un yaptığı gibi. Mesela Denzilinin takımında Ali Kerimi var geçmişte Bayernde falan oynamış yaş 34 ama AL Hilal maçında izledim müthiş oynuyor adam. Bu adamın ayarında bedelsiz birileri bulabilir. Çok da şart değil...

Son olarak bugün Q7 ne kadar suçluysa onu bu duruma getiren, hoca , yönetim, taraftar da aynı şekilde suçludur. Adam kafasına göre kart görüyor ceza yok, ülkesine gidiyor 2 ay sonra göbekli geliyor gelir gelmez 11 başlıyor. Bugüne kadar çalıştığı tüm kuluplerde profesyonel olmadığı için başarılı olamamış adam kaptanlık veriyorsun vs.

BJK4EVER dedi ki...

@Adsiz

Direncsizlik konusunda haklisin. Ancak isi bastan siki tutmadigimiz icin oluyor cogunlukla ve acikcasi bizde her zaman winner antrenor ve winner oyuncu eksikligi olmustur. Son 10 sene ben Lucescu ve Denizli disinda winner hoca gormedim bu takimda. Winner ile kastim kariyeri basarilarla dolu, her halukarda basarili olan ve basarili olmasini bilen birisi. Mesela winner oyuncumuz da olmadi, son 10 sene aklima tek gelen oyuncu Sergen, 2. bir isim yok bile. Takimi atesleyip surukleyecek oyuncumuz ya yok, ya da kusturuluyor bir sekilde.

GS ornegine gelirsek, bizim 100. yilimizda Cordoba, Zago, Ronaldo, Giunti, I.Uzulmez, K.Dobra, Tayfur, Sergen, hepsi 32 yas ustu oyunculardi. Su anki GS'de Ujfalusi disinda yasli diyebilecegimiz 1 oyuncu yok. Gayet orta yasli bir takim kuruldu ve Melo'nun bonservisi disinda takimda sikinti yok bile diyebiliriz. Anormal seyler olmadigi surece GS'nin bir cokus yasayacagini zannetmem.

Ama konusmamiz gereken bu degil. Nasil oluyor da GS 8 transfer yaparak 1 senede sampiyon olabiliyor da biz 1-1.5 sene ayni takimla devam ederken, liderin 20 puan gerisine dusmusken hala sabir vs diyebiliyoruz. Iste bu da direncsizligin, hatta ogrenilmis caresizligin taraftar boyutu bence.

Adsız dedi ki...

BJK4EVER,
İyi bir takım kurmak için en az iki yıl gerekir diyorum, iki yıl sabredilmeyecek kadar çok uzun bir süre zarfı değil. Zaten elinde iyi futbolcular var ise teknik direktöründe iyi ve bir o kadarda takımla uyumlu ise, ilk seneden bile meyvelerini alırsın olumlu anlamda. Bence her sene yeni bir yigin futbolcu ve teknik direktörle silbaştan başlayıp, husran yaşamaktansa, yani kedinin kuyrugu etrafinda donmesi gibi her yil sifirdan yap boz yapmak yerine, belirli bir plan program dahilin de secegin teknik direktörüne ve oluşturduğun kadraoya iki sezon sabir göstermek kesinlikle daha iyi.

Diyelim ki, yeni bir kadro olusturdun ve yeni bir hocayi da başa getirdin. Ve gene diyelim ki, oluşturduğun kadro hatalı ve hoca tercihinde yanlış. Ama daha sezon bitmeden hocanın ve futbolcularin biletini kesmek yerine, iyi kotu hic olmazsa bir sezon dahi onlara sabir gostermek daha iyi olucaktir. Cunku sezon sonrasinda geride birakicaklari takim, sezon ortasında kavgadövüş ortamında bırakacaklari takimdan daha iyi ve verimli olacaktır.

Misal Del Bosque: Del Bosque beşiktaşa uygun bir hocamiydi, kalsaydi başarili olur muy du? Sezon ortasinda kovulduğu için bunu hiç bir zaman kesin olarak bilemeyeceğiz. Ama kesin olan şu, hiç olmazsa sezon, Bosque ile tamamlansay di, sezon ortasında ayrildıği zamana kıyasla çok daha uyumlu ve iyi bir takım bırakmış olurdu.

Demek istediğim sezon ortasında, küme düşme tehlikesi vb çok esktrem durumlar olmadıkça, bu da bizim aradığmız hoca değil diyerek, teknik direktörün gönderilmesini savunmak bana pek makul gelmiyor. Sonuçta hiç olmazsa bir sezonu tamamlamak, sezon sonu itibariyle futbolcuyuda hocayı değerlendirmek en doğrusu bence. Yani zaten hoca tercıhin yanliş, birde sezon ortasında gonderek ikinci bir hata yapma.

Not: Mustafa denizli dediğin gibi kazanmasını bilen (winner) bir hoca. Ama bence, beşiktaştaki denizli kesinlikle winner değildi. Meşhur denizli şansı, beşiktaşta da fazlasıyla yaver gitti. En büyük şansıda Ertuğrul Sağlam dan aldığı takımdı. Bence denziliden bir yıl once Ertuğrulun takımı şampiyonluğu çok daha fazlasıyla hakketti. Eğer hakemler Beşiktaşı doğramasaydı kesinliklede şampiyon olurdu.
Not2:Lucescu, eldeki malzemeyi en iyi şekilde kullanan istisnai bir hoca, tam bir futbol profosoru. 100yılda her futbolcuyu kullandı, sadece sergen degil, kaan dobra, danie pancu, tümer metin, cok kritik asist ve gollerle maçlar aldılar. Sormamız gereken soru şu: Neden Lucescu o yüzüncü yıldaki yaşlı ve yıpranmış kadaroyu gençleştiremedi. Altaydan Sinan Kaloğlu, Gençlerden büyük yıldız adayı Okan Koç, Dardanelden Gökhan Zan, altyapıdan Yasin sülün (=Necip Uysal :)), Serdar Özkan, Geçnlerden Ahmet Hassan, Adanadan Umit Aydın, Fransadan Bayram, gördüğün gibi kadronun büyük bölümü epey gençlerden oluşuyormus.
Ve neden yüzüncü yılda motive ettiği ve kendisine bir çok maç kazandıran yaşlı futbolcuları, 101. yılda oynatamadı?

Adsız dedi ki...

Şunuda hemen ekliyeyim. Hiç olmazsa bir sezon hocaya sabretmeliyiz demek, hocanin eleştirilemeyeceği anlamına gelmez.

Adsız dedi ki...

Konuyla alakasız olacak ama herkes 101. yıldaki takımı kötülemiş. Ligin ikinci yarısında felaket bir performans gösterdi kabul, ancak Samsun maçına kadar olan bölümde -100. yıl da dahil olmak üzere- benim 20-25 senelik hayatımda gördüğüm en iyi Beşiktaş takımıydı.

İlk yarı sonundaki puan durumu:

1 Beşiktaş 17 13 4 0 42 15 +27 43

Cenabet Lazio performanslarımız, İnönü'de oynamamız gereken Chelsea maçının Almanya'da oynanması, Prag'ın 90+3'te gol atması vs ile Şampiyonlar Ligi'nde şanssız bir şekilde elenmemiz cabası.

Uefa'da da şampiyon Valencia ile oynadık, ki İlker Yasin'in bayık anlatımı ve bedduaları ile deplasmanda 3-2 yenildik, Samsun sonrası takım mental olarak toparlanabilseydi, onları bile eleyebilirdik.

shelbyl dedi ki...

101. yılda neler döndüğünü korkusuz birinin çıkıp açıklayacağı gunü iple çekiyorum. O sene bir istatistiki sapmadir, değerlendirmelere katmamak lazım bence.

Adsız dedi ki...

Beşiktaşın yeni taraftar profili "FM tipi taraftarlık" onu alalım bunu satalım. Futbolda önemli olan her sene alıp satıp gönderip sonuçta başarılı! olmak zaten değil mi. bu sene olmadı seneye kesin şampiyon olmamız lazım sanki. böyle yapa yapa 10 senede 1 kere şampiyon olduk. şu üstüste şampiyon olunan yıllara bi bakın isterseniz kaç transfer yapılmış kim gelmiş gitmiş, Milne ligde kaçıncı yapmış takımı ilk senesinde, ikinci senesinde ne olmuş. Bir taraftarın kimliği yapısı 10 sene içinde bu kadar değişebilir mi hakikaten yazık...

can dedi ki...

@ Murat
Abi nereye daha yeni baslamistik? Tamam geminin ambarlarini su basti, fare baskan kacti ama tamamen batana kadar ayrilmiyoruz gemiden. Zaten YD yakinda futbol olayini tumden bitirecegi icin...

can dedi ki...

@ Shelbyl ve @ Murat
101. yil konusunda soylediklerine kesinlikle katiliyorum. Eger bir gun Besiktas'i ozgur kilacaksa ortaya cikarilmasi gereken ilk gercek 101. yilda ne oldugudur. Su anda suren ve Song'un transferine kadar incelenen sike davasinda 101. yila hic bir atif yapilmamasi cok enteresan. Genel kuruldan sonra cok guvenilir gozukmeyen bir takim adamlar cikip 101. yilda Gureli takimi satti, suydu buydu diye ortaligi yaktilar, Gureli'den cit yok. Serdar Bilgili'den zaten hic cit cikmadi.Lucescu'nun o yila dair soyledikleri ortada. Sinan Engin'in ne oldugunu zaten herkes biliyor. Bu camia kenetlenecekse 101. yilla hesaplasilmasi sart!

Adsız dedi ki...

Haydi 101.yılı istikrarin sağlanaması babında örnek olarak verdim. tartışma neerelere gelmiş.

Neyse derler ya Beşiktaşın olduğu yerde hep bir acaba vardır diye, ama hep bir umut ta vardır. O yuzden şimdilik herşeyi bi kenara bırakıp, taraftar olarak bize düşen perşembe günü İnönüyü cehenneme çevirip, Atletico ya dar etmek.

1903 DOĞDU BU RENKLER
TAPARCASINA SEVDI BU KALPLER
SENİ SEVMEKTE ÇOK HAKLIYIZ
SONUNA KADAR BEŞİKTAŞLIYIZ.

En azından bizler taraftar olarak elimizden geleni yapalım. Statta olucak karakartalların ellerıne, seslerıne, yüreklerine sağlık.
HAYDİ KARAKARTALLAR

enorton dedi ki...

Serdal Adalı adaylıktan çekilmiş, yeni başkan Yalçın Karadeniz.

can dedi ki...

Uzun uzun yazmistim, blog hata verdi, o yuzden ozetleyeyim. Seba'nin soyledigi agir carpitiliyor gibi geldi bana. Adam secim surecinde divan baskani etrafinda kenetlenin diyor, Karadeniz baskan olsun degil. Ya Seba ya da daha buyuk ihtimalle Besiktas medyasi bunadi demek ki. Adali istedigi destegi toplayamadi ve bu aciklamayi bahane edip cekilecek gibi. Karadeniz gibi tipsiz ve capsiz bir adam umarim aday bile olmaz.

Yorum Gönder

Ara