.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
2 Nisan 2011 Cumartesi

Maç Yazısı: Sivasspor - Beşiktaş

Balayı bitti. Aslında biraz daha sürebilirdi, ama araya milli maç girince yeni-teknik-direktör-geldi-bir-ay-coşarız tribini sürdüremedik, momentum yakalanmadı. Beşiktaş, maçın başından sonuna kadar bu sene oynadığı en anlamsız oyunlardan birisini oynadı ve de zaten hak etmediğimiz maçı kaybettik.

Kısım I: Kimliksizlik


Tayfur Hoca, Kayserispor karşısında doğruları yapınca, Schuster döneminin beklentisel çöküşü uyarınca çok fazla övgü toplamıştı. Lakin teknik direktör olarak çıkığ çıkabileceği en sıkıntılı maçlardan birinde, o yaratıcılığı gösterme açısından sınıfta kaldı. Takımın beyni Guti yok ve stoperin ısınırken sakatlanıyor, bunlar tamam. Fakat bunun haricinde de gerek motivasyon, gerekse taktiksel açılım olarak bekleneni veremedi bugün Beşiktaş.

Kimliksizlik deyişimin sebebi şu: Bu sene Schuster'in en kötü zamanında bile sahada bu kadar amaçsız ve de karambole dolaşan bir Beşiktaş izlememiştim. Dere geçerken at değiştirince, at da dört nala mı gitsin yavaş mı yürüsün bilemeyince, ortaya çıkan sonuç budur.

(Burada Tayfur Hoca'yı suçlamıyorum, yanlış anlaşılmasın. Bu koşullarda, olması gereken bu zaten. Tayfur Hoca durumu değiştirecek etken olamadı diyorum sadece.)

Kısım II: Bireysel Parlamalar/Patlamalar

Beşiktaş adına maçın toplama baktığımızda en iyi iki ismi Cenk ve Ernst idi. Ernst tam da özlediğimiz şekilde oynadı, ortayı toparladı, hem hücuma hem savunmaya alıştığımız katkısını yaptı. Bu iyi haber.

Cenk ise gene refleksleri ve yer tutmasıyla ön plana çıktı. Hele Kadir'in vuruşunda yaptığı kurtarış övgüyü hak ediyor.

Burada da bir paragraf Quaresma'ya açmak lazım. İlk yarıda Beşiktaş adına bir şeyler yapabilen tek isimdi. Zaten Beşiktaş'ın sahadaki görüntüsü de tam Quaresma'nın eline bakar cinstendi, onun parlamaları olmasa "takım" olarak hiçbir şey yapacak halimiz yoktu. Süre geçtikçe ve zihinsel olarak yorulunca, çabaları terazinin "bencillik" kefesine kaydı, ama böyle bir oyunun oynandığı maçta Quaresma eleştirilemez. (Gene de Fernandes ve Ernst'e o pasları daha hızlı verebilirdin be abi.)

Gelelim madalyonun öteki yüzüne: Ferrari, eğer yanılmıyorsam, ikinci defa ısınırken sakatlandı. Total olarak bu kaçıncı sakatlığı artık hatırlamıyorum. Kendisi kafada bitirmiş olayı.

Sivok kırmızı kartı görene kadar iyiydi (Eh, Ekremli Toramanlı defans hattında zaten kötü olsa da iyi olacak), lakin çok saçma bir kırmızı kart gördü. Gene de kızaman kendisine bu yüzden.

Gerisi vasat.


Kısım III: Kısıtlı Alternatifler


Tayfur Hoca'nın geçen hafta verdiği röportajda Guti'yi 10 numara oynatmaktan ve Beşiktaş'ın Alex'e ihtiyacı olduğundan bahsettiğini hatırlıyoruz. Ben Guti sakatlanınca Tayfur Hoca'dan bu yönde bir düşünce beklemiştim: Ya Fernandes Guti rolünde olacaktı, ya da Simao merkeze geçip kanatlarda başka birisi oynayacaktı. Sahaya çıkan Beşiktaş'ta ise tamamen atıl kalmış bir rolde oynayan Aurelio ve önüne dizilmiş gibi yapmış Ernst ile Fernandes vardı. Biz bu taktiği Mustafa Hoca zamanından hatırlıyoruz, ama bu Beşiktaş'ın o taktiğe şıp diye uyum sağlaması imkansız.

Ben devre arasında Aurelio - Nobre ve Almeida - Bobo değişiklikleri bekledim. Takım 4-4-2'ye geçebilir, ya da Simao merkeze, Nobre sağa geçebilirdi. Fakat bunu görme şansımız olmadı.

Daha da bir varyasyondan bahsetmek zor zaten.


Kısım IV: Diğer


Aklıma takılan diğer notları da listeleyeyim madem çok doyurucu bir şeyler diyemeyeceğiz:

- Korcan yaşlanmış gibi duruyor. Daha geçen sene gencecik çocuk değil miydi yahu?
- Bünyamin Hoca'nın standardı tutturduğu gün, Maya takviminin son günü olacakmış.
- Lig TV spikerlerinin performansı hep Beşiktaş maçında dinlediklerim gibiyse işimiz iş.
- Kameramanlar artık tribündeki kadınlar çekmeyi bırakmalı. Tribünde şov olur, çok ilgi çekici şekilde giyinmiş birileri olur, bir afet-i devran endam eder falan tamam da, böyle "karı gelmiş la karı" zihniyetiyle tribünün dolaşılmasını rahatsız edici buluyorum ben.

Kısım V: Özet Geç Lan!

Geçeyim. Tayfur Hoca ikinci önemsiz sınavından başarıyla ayrılamadı. Hocanın gelecekte Beşiktaş'ın başında kalmak için umut verebileceği maçlar bunlar, bu zor zamanlarda göstereceği dehalar vs. Bu maçta oyuna müdahale vs. anlamında bir çılgınlık yapsa kimse bir şey demeyecekken, o güvenli oynamaya devam etti ve de benim açımdan testi geçemedi.

Beşiktaş'ın haline gelince: Bu kadar hedefsiz, bu kadar çalkalanmış bir takımın 27. haftada oynayıp oynayacağı top bu kadar olur zaten. Ne diyelim, şu sezon bitsin artık da boşuna sinir stres olmayalım bari.

Not: Fotoğraflar Ntvspor'un sitesinden alınmıştır.

20 Yorum:

BJK4EVER dedi ki...

Fazlasiyla subjektif ve onyargili bir yazi olmus bence. Ozellikle su kisima takildim:

Bu sene Schuster'in en kötü zamanında bile sahada bu kadar amaçsız ve de karambole dolaşan bir Beşiktaş izlememiştim


Bu sene bu kimliksizlik baya macta oldu, ilk aklima gelenler Ankaragucu, Manisa, Antep maclari. Ki bugun kimliksiz falan da degildik bana gore, oyun plani, mucadele, konsantrasyon, hersey vardi 10 kisi kalana kadar. Tayfur zaten ondan sonraki sacma hamleleriyle sinifta kaldi, yoksa 60'a kadar gayet olumluydu bana gore.

tearkan dedi ki...

yeni bir şeyler dene be hocam. bugün dönen topları toparlayamamanın eksikliğini, diğer bir deyişle necip'in eksikliğini çok hissettik. furkan kupa maçında o bölgede hiç fena değildi. koy onu oynasın, sürekli defansın arasına kaçan temposuz aurelio oynayacağına.

guti olmayınca hemen 4-3-3e dönmek yerine 4-4-2ye dön. guti zaten yok, üstüne necip de olmayınca arka tarafla ön tarafın ne kadar kopuk kaldığı, aurelio-ernst-fernandes ortasahasının tutmadığı daha önce kaç defa çıktı ortaya. aynı şeyde ısrar etmek yerine q7-ernst-fernandes-simao ortasahasının önüne almeida-nihat'ı koy. hoca farklı bir şeyler deniyor diyelim.

schuster gider gitmez sanki kendin o dönemlerde işin içinde değilmişsin gibi schuster şöyle şöyle yapıyordu, biz böyle böyle yapacağız diye kendini o dönemden soyutlayarak röportaj vermekle olmuyor bu işler. on kişi kalan takıma kurtarıcı olarak nobre'yi oyuna alarak mı umut vereceksin taraftara önümüzdeki sezon için?

BJK4EVER dedi ki...

Bugunku macta Nihat nasil baslamaz, veya en azindan nasil sonradan oyuna girmez aklim almiyor. Hazir degil vs deseniz kac haftalardir antrenmana cikiyor, kadroya da giriyor, haberlere gore gayet formda ve gayretli de. Guti yokken forvet arkasinda denesek ne zararimiz olur ki? Bazi arkadaslar Fernandes'i cok ovuyordu, 90 dakika gormek istiyordu, gorduk iste. Fernandes anca Guti ve Ernst'in yedegi olacak capta bir oyuncu, daha fazla degil. Yanlis anlasilmasin, ben de Fernandes'i o pozisyonda gormek istedim gecen hafta, ama Nihat varken dogrusu olmadi. Zaten 10 kisi kalmis bir takimda niye Nihat degil de Nobre girer onu hic anlamadim.

Tayfur hocacı falan değilim ama şunu gördükten sonra yazının devamını okuyamadım.Çok büyük bir önyargıyla yazılmış bir yazı olmuş.

"Kimliksizlik deyişimin sebebi şu: Bu sene Schuster'in en kötü zamanında bile sahada bu kadar amaçsız ve de karambole dolaşan bir Beşiktaş izlememiştim."

Tuco Salamanca dedi ki...

Shelbyl bu sezon ilk kez maç izlemiş herhalde :)

AQ-47 dedi ki...

yazıyı ben de subjektif buldum: 10 kişi kalıcaya kadar hiç de kişiliksiz olmayan ve kanatlardan varyasyon yapmaya çalışan bir takımdık, ama tabii ki aksamalar vardı. ayrıca tayfurdan çılgınlık yapmasını beklemek de yersiz, adam zaten bence nobre ve bobo değişiklikleriyle farklı bir düşüncede/anlayışta olduğunu gösteriyor. ben övmek ve yermek için acele ettiğimizi düşünüyorum. bu adama şans verilmeli, belki 1 yıl belki daha fazla.

okka dedi ki...

sahi bu maçı neden oynamıştık?

BJK4EVER dedi ki...

1 yil mi? Aman Allah korusun, sezon sonuna kadar zamani var zaten, dusuncelerini ve kapasitesini ortaya koysun. Benim asil uzuldugum nokta, ligde tukenmisken 1 genc oyuncunun bile sans bulmamasi, ki takimin basinda da bir yerli antrenor var. Su an 4.luk sansi tamamen bittigine gore bari bu maclardan sonra oynasinlar. 1 oyuncu kazansak bile kardir bizim icin. Ne bileyim, Dogukan solbekte alternatif olabilecegini gosterse, Furkan/Atinc iyi oynasa ve seneye yedek stoper derdi olmasa, Erkut kanatta alternatif olabilecegini gosterse fena mi olur? Ne kaybederiz ki bu saatten sonra? Tayfur hoca'dan tek beklentim budur zaten kupa disinda......

shelbyl dedi ki...

Yaziyi ben yazdigim icin zaten subjektif olacak da, siz cidden sahadaki oyunu begendiniz mi? Benim izleyemedigim ilk 5 dakikada Besiktas super oynadi falan galiba?

Schuster zamaninda, dogru ya da yanlis, bir anlayis ortaya koymaya calisan bir takim vardi. 27. haftada sil bastan yaparsaniz, elinize gecen bu olur.

Besiktas bu aksam hic ama hic keyif vermedi. Ha, Schuster zamaninda her maci 90 dakika da izlemedim, ama izlediklerim hakkinda yazdigim mac yazilari mevcuttur.

Bu hucum oynama/oynamama teranesi de degil. Bu mac sabaha kadar oynansa alt biterdi. 30. dakikadan itibaren Sivasspor bizi sahamiza mahkum etti, o zaman da 10 kisi miydik?

Biz bu aksamki dizilisi Mustafa Denizli zamaninda goruyorduk, ama hoca ona gore hazirliyordu takimi zaten, bu aksamki gibi olmuyordu.

Bu aksam Besiktas kimliksizdi. Sahadaki oyuncularin ne yaptigina dair fikirleri yoktu. Sene basindan beri ilk defa bu kadar bariz "At Quaresma'ya o baksin" futbolu gorduk.

Bunu sabaha kadar tartisirim icabinda.

Schuster zamanı takımdaki anlayış neydi çok merak ettim.Koca sezonda Ankaragücü maçı dışında bir tane organizasyon golümüz yok.Tayfur,Schuster'in mirasını reddetti,sil baştan yaptı demek anlmasız(bence).Schuster'den kalan miras neydi ki ? Guti-Aurelio orta sahası mı ?

Tayfur'u şimdilik neden destekliyorum ?

Çünkü gelir gelmez şunu gördü ki kanatlarda Simao ve Quaresma gibi yumuşak oyuncular varken,orta sahadaki ikili,dönen topları alabilen,tempolu ve pres gücü olan oyuncular olmalıydı.Onun için takımın başında çıktığı ilk maçta Ernst ve Necip'i orta sahaya koydu ve takımının oynadığı dominant bir oyun sonucunda gelen galibiyetle gelecek adına bize bir umut verebildi.
Schuster ise asla takımın kötü oyunu için bir teşhis koyamadı ve dönemi boyunca sürekli kötüye gittik.

Peki neden Sivas maçında sistem değişikliğine gittik ?

Çünkü Necip'in yapacağı presi ve dönen topların kazanımını ne 34 yaşındaki Aurelio ne de sirk topçusu Fernandes yapabilirdi.Bu 2 yarım adam yüzüne 3'lü orta sahaya dönmek zorunda kaldık ve oynadığımız oyun laçkalaştı.Eğer şu anki takımda Çana veya Yiğit İncedemir gibi bir dmc olsa Kayseri maçındaki sistemi devam ettirebilirdik.Çarpık kadronun kurbanı olduk bugün özetle.
Bir de şundan eminim ki bugünkü maçta,Kayseri maçındaki rolüyle Necip yerine Fernandes,Guti yerine de Nihat oynasaydı daha ilk yarıda maçı vermiştik.Onun için bu maçta çıkan kadro ve sistem benim için doğrudur.

Ayrıca ben Tayfur'un yeni sezonda takımda kalmasını doğru bulmuyorum ve Tafyur tabi ki de eşetirilebilir.Tepkim Tayfur'u eleştirirken Beşiktaş tarihinin en iş ahlakından yoksun,en başarısız,en gamsız hocasıyla kıyaslanarak bu eylemin yapılmasınaydı.

shelbyl dedi ki...

"Burada Tayfur Hoca'yı suçlamıyorum, yanlış anlaşılmasın. Bu koşullarda, olması gereken bu zaten. Tayfur Hoca durumu değiştirecek etken olamadı diyorum sadece."

Ben bu cumleyi bosuna yazdim o zaman.

Dedigim acik ve net degil galiba, bir daha yaziyorum:

Hoca degistirdik, takim calkalandi, beklentiler dagildi, iddiasiziz.

Bu kosullarda boyle sallama, boyle kimliksiz, boyle laf ola beri gele top oynanir zaten.

Schuster ile Tayfur'u kiyaslamis olmuyorum ikisini ayni cumle icinde kullaninca.

"10 kisi kalana kadar motivasyon ve organizasyon doyurucuydu" deniyor. Lig 15.si Sivasspor bizi sahamiza mahkum edince cok organize, cok motive mi oluyoruz hakikaten?

Schuster adi gorunce hemen tepki vermeyi birakmazsak da burada boyle bosuna yazip konusmaya devam edecegiz.

Elimizdeki gerceklik su: Bu takim artik top oynamiyor, oynamak istemiyor, stoper isinirken sakatlaniyor, oyun plani Quaresma'nin -ve onun gaziyla giden- Ismail'in ayagi.

Dedigim bu.

BJK4EVER dedi ki...

30. dakikadan itibaren Sivas bizi kendi sahamiza hapsetti diyorsan zaten konusmayalim bence, anlami yok cunku.

shelbyl dedi ki...

Macin 30. dakikasindan itibaren, kontratak-uzun top formatinda olmayan, organize gelismis bir adet atak gosterebilir misin? Var mi?

Ben kendi sahasina mahkum deyince Sivasspor haldir haldir bastirdi Besiktas cezasahasi etrafinda defans yapti demiyorum.

Oyunun ustunlugu Sivasspor'a gecti belirttigim sureden sonra. Bizim ortasahada uc adam vardi ama baktiginda gene tarla gibiydi orasi. Falan filan.

fitneci dedi ki...

bi de abi sivok'a neden kızmıyosun ki kız bence :) yani gole giden adamı falan indirse neyse (defans hatasını kapadı deriz) de bence sivok vb. kırmızı görenlerden gına geldi. kötü gününde olan bir beşiktaş vardı tamam ama kırmızıya kadar ortadaydı.

1. kayseri maçından farklı olarak rakibi ortasahada ezemedik. bu tayfur'un seçimi miydi yoksa (daha önce değindiğim gibi) kayseri ortasahasının zayıflığından mıydı bilemiyorum ama aurelio+ernst+fernandes'ten daha fazlasını beklemek hakkımız diye düşünüyorum.

2. ah ekrem ah... hem ona hem bize yazık.

BJK4EVER dedi ki...

Necip sandigimizdan daha onemli bir oyuncu bence.

AQ-47 dedi ki...

haklısın, sandığımızdan da önemli, onun oyunu ernsti de rahatlatıyor. fernandesi ilk kez 90 dk izledik, açıkçası necip-ernst-fernandes benzer karakterde olsalar da fernandesin mücadelesi daha az tekniği/adrese pasları daha fazla bence. 10 ya da sahte 10 sahte 9 (0nlar neyse artık) oynayamasa da CM, DM rahat oynar, bu üçlüden 2si rotasyonla oynayabilir. ve işte gutinin yokluğunda q7 ve simaoya kalıyoruz. 10 numara yok, önümüzdeki sezon mevkiye yedek- genç-geliştirilebilir bir adam lazım, yoksa başsız tavuk devam..

tearkan dedi ki...

tayfur'un seneye bu takımın başında kalacağına inanan var mı? ben takımın da, kendisinin de buna inandığını sanmıyorum. bu nedenle fazla riske girmeden genelin beklediğini, çoğunluğun sahaya çıkartacağı 11'i çıkartıyor. ben yapılması gerekeni yaptım, sonuç ortada. mevcut durumda elimden gelenin en iyisi bu diyecek muhtemelen sene sonunda da.

benim anlamadığım neyi bekliyoruz? niye sene sonunu bekliyoruz? yeni gelecek hocanın ligi, ülkeyi, takımı tanımak ve bir şeyleri oturtmak için harcayacağı tahmini ligin üç-dört haftlık sürecine katlanma lüksümüz var mı?

guti'nin gideceğinden bahsediliyor. yerine ismi geçen oyuncular da hiç öyle ucuza kapatılabilecek transferler değil açıkcası. ben hiç sanmıyorum öyle bir lüksümüz olduğunu. nasıl olacak bu iş merak ediyorum.

Pamukk dedi ki...

eskiden biz 10 kişi kalınca da adam gibi oynardık, kazanırdık da..bu sosyete topçularla olmuyo.

tayfur hoca da gitsin. taraftarlar yönetsin bence takımı.

Övünç dedi ki...

Tayfur'un yaklaşımını kısmen doğru buluyorum.Quaresma ve Simao gibi ligin en iyi yaratıcı kanat ekibine sahipken onların yaratıcılığına bağlı olan 6 adamla savunma 4 adamla hücum sistemi bence gayet mantıklı bir tercih pratikte.

Ama gördüğümüz uygulamada özellikle Necip'in yokluğunda ortasahadaki inanılmaz temposuzluk baştan kaybetmemize yol açtı.Bu sistemde kilit adam Fernandes'ti.Iniesta veya Real'deki Mesut gibi sürekli ileriyi 4'lemesi gerekirken çok fazla geride kaldı.Klasik Sivas 7'li savunmasına karşı birşey çıkartmamız mucize olurdu bu şekilde.Top alışverişleri çok yavaş takımda tek top oynayabilen futbolcu yok gibi bir şey.Herkes bir şekilde topu kontrol etmek zorunda kalıyor.Akışkan bir yapı yok.Necip'in eksikliğinin takıma Guti'nin eksikliğinden daha fazla zarar verdiğini gördüm ben bu maçta.Necip'in temposu gerçekten çok iyi eldeki diğer elemanlara göre.

shelbyl dedi ki...

http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=90182

Sen yeni teknik direktor arayisinda misin, degil misin?

Bu haber dogruysa, garip. Yanlissa, yeni teknik direktor arayisinda oldugunu unutan medya boyle gazlar iste.

Yorum Gönder

Ara