.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
23 Şubat 2011 Çarşamba

Yobo - Lugano - Ferrari - Sivok - Toraman

Maçın kırılma anlarından biri...

Savunma şuursuz şekilde önde ve geniş pozisyon almış... İbrahim Toraman kariyerinin en iyi pasını verir. Araya atılan bir top...
Almeida sürer, sürer, sürer... 
Kendisine yetişmeye çalışan Lugano'nun acziyeti gerçekten komik.
Enteresan! 
Joseph Yobo neredeyse kadrajın dışına çıkacak!

Bu hata, Fenerbahçe'nin bir yılda toplam 3 veya 4 defa yaptığı bir hata. Zira Fenerbahçe gerekirse konservatif, dikkatli, savunma odaklı bir futbol oynama yolunu da seçiyor. 

Yobo ve Lugano'nun bu kadar faydalı olabilmelerinin de sebebi, bu hataları minimuma indirgemiş olmaları...

Dönelim Beşiktaş'a...


Emenike Fenerbahçe savunmasını da salladı ama Beşiktaş savunmasına yaptığını yapmadı. Çünkü Fenerbahçe, oyunu kendi güçlü olduğu yerden oynamaya çalıştı. Önlem aldı, diretmedi.

Oysa Beşiktaş savunması bu hatadan sezon başından beri 60 tane yaptı.
61.ciyi görmek istiyorsanız Beşiktaş'ın bir sonraki maçına gidebilirsiniz.

Yobo ve Lugano yükseldikçe Ferrari, Sivok, Toraman düştü. 

Savunma hatasından kaynaklanan bir tartışma sonucu İbrahim'ler birbirine girdi. Sivok soyunma odasında esti gürledi, Fenerbahçe maçının kadrosundan çıkarıldı. Ekrem Dağ hayatının en kötü dönemini geçiriyor...

Sivok, Ferrari, Yobo, Lugano... 

Benzer kalitenin oyuncuları. 

Benzer pozisyonda aynı acizliklere düşüyorlar. Oysa biri farkında, o pozisyonları minimize ediyor, şu yaptığı hatayı bir daha yapmamaya çalışıyor, diğerinin ilgi alanında bile değil.

Sonra "Ferrari bu sistemde oynamaz..." 
Emenike örneğinde olduğu gibi Sivok da oynamaz.
Üstteki örnekte olduğu gibi, Lugano oynamaz, Yobo oynamaz...

Bir hayal kuralım.

Sezon başı Bernd Schuster Beşiktaş'a değil de, Fenerbahçe'ye transfer olmuş olsaydı...
Bu savunma oyuncularıyla kaçıncı olabilirlerdi sahi?

30 Yorum:

the patriot dedi ki...

oooo beşiktaşlılar şimdide fenerbahçe oyuncularına sallamaya başladınız!!!!!!

shelbyl dedi ki...

Sizi soyle alalim sayin the patriot:

http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK981363YR072_250.jpg

Oğuzcan dedi ki...

Bir takımın üst üste çalıştığı iki hoca bu kadar farklı olursa normal sonuç. Savunmayı ön planda tutan oyunun merkezini geride kuran Mustafa Denizli'nin sisteminde Ferrari olmayınca kabus görüyorduk. Schuster'in Beşiktaş'ı çok daha önde oynayan bir takım. İki sistemde de sırıtmayacak stoperler Cannavaro, Puyol falan olur herhalde. Hala savunmamız kötü, Ferrari ağır diye eleştiriyoruz. Geçen sene ligin en az gol yiyen takımlarından biriydi Beşiktaş aynı geri dörtlü ve aynı kaleciyle. Şu iki maçta 8 gol yiyen dörtlü ve kaleci.

Gürcan Ulusoy dedi ki...

@shelbyl @the patriot ehehehehhe nerden buluyosun lan böyle şeyleri :)

Ekrem M.Sc dedi ki...

Fenerbahce maci oncesi cikis tuneli:

Rustu diyor ki: "Beyler defansi one cikarmayalim fazla, orta sahaya cok yaklasmayin. Toraman sen ayarla bunu, onlar hucum ederken yavas yavas 18'e dogru yaslanalim."

Birebir duydum ben bunu Lig TV'de, inanamadim. Mac basladi, Toraman masallah cok guzel ayarladi zaten.

Bu nedir? Oyuncular arasinda sisteme mukavemet var demektir. Bazi oyuncular kafalarina gore oynamak istiyor demektir. Ondan sonra da diyorlar ki, "once hucum hatti kalitesiz diyordunuz, simdi defansa transfer istiyorsunuz." Isteriz tabi, ne olacakti ya? Sistemi uygulamamakta israr eden adamlarda mi israr etmek mantikli?

Ekrem M.Sc dedi ki...

Basimiza ne geldiyse zaten sene basindaki sistemi hibridlesmeye calismaktan geldi. Defansi ya onde kurarsin ya derinde, ikisinin ortasi olamaz. Olursa Besiktas gibi olursun.

helldoradotcom dedi ki...

Fenevbahce zaten bu sistem yuzunden avrupa'ya eylulde veda etti :)).. neye ozendigimize dikkat etmemiz lazim gelir. Defansi kaleye yaslayarak oynayan takimlarin avrupa'da anasini aglatiyorlar.. Varsin turkiye'de basari getirmesin ben yine de high-line savunmayi tercih ederim. yeter ki fenev macinda 2. golle ferrari'nin atilisina kadar oynadigimiz futbolu her mac ortalama 40-50 dakikaya yayabilelim.. Toraman en fazla 3 ay daha Rustu abisine sirtini dayar. Ondan sonra onun gidecegi yer de bellidir. Cok bile durdu aslinda bu kazmaligiyla.. 3-4 tane yagiz gurbetciyle bu isi kotaririz.. arsiz anadolu takimlarina fundamental'siz dil bilmeyen adamlarina milyon euro'lar verilmesini hazmedemiyorum.. Alirsin almanya 2. hatta 3. liginden turkleri ondan sonra Guti'nin, Simao'nun yaninda eti senin kemigi bizim stajina baslatirsin... Bir daha da toraman gibi, ismail gibi, ayhan akman gibi adamlara 8 mio euro'lar verilmez.. Para belki yurtdisina gider ama adam gibi top kontrol edebilen bir kac gence kavusursun, bu adamlar cat pat ingilizceleri veya mukemmel almancalari ile hem hocayla hem de takimdaki yabancilarla anlasabilirler..

Anıl Karaer dedi ki...

önde defans kurma benim bildiğim top orta sahayı geçtiğinde orta saha ve defanslarımızın el birliğiyle pres yapıp tehlike daha doğmadan bitirmektir ama bizim defans elemanları rakiple beraber geri geri koşmaya başlıyorlar, sanırım burda bir hata var.. bence ferrari ile yolları ayrıp, aynı şekilde yerine şusterin sistemine göre yabancı alınmalı.. yeni gelen sivok'u yedek bırakacak biri olmalı, sonrasında ersan ve yeni stoperin uyumuna bakılmalı.. sivok ikinci, toraman üçüncü yedek stoper olarak kalmalı kadroda..

Gürcan Ulusoy dedi ki...

dünyanın bütün başarılı takımları high-line oynamıyorlar.

ayrıca bunun derecesi de vardır.

ve ayrıca bu bir zaman meselesidir.

savunmanın öne çıkması, bu savunma kurgusunun son ayağında düşünülecek bir şeydir.

önce takım savunmanı oturtur. 6 ay sabredersin. ondan sonra savunmayı öne çıkarırsın.

beşiktaş örneğinde olduğu gibi, takım savunmasının "t" siyle ilgilenmeden savunmanı öne çıkarırsan sonuç bu olur.

-ayrıca-

simao-guti-quaresma-almeida dörtlüsü ile high-line yapabilir misin bu da ayrı konu.

savunmayı önde kurmak, geride kurmak birer tercihtir.

körü körüne bir tercihte bulunmak, bugün geldiğimiz noktaya çıkartıyor.

high-line için bu savunma oyuncularının uygun olmadığı gibi, ön taraf oyuncularının da uygun olmadığını söylemek lazım.

ona da başka zaman değiniriz...

Ekrem M.Sc dedi ki...

@ Anil

"Onlar hucuma gectiginde yavas yavas 18'e dogru yaslanalim." Bu cumle herseyi anlatmiyor mu zaten?

Bari "hizli hizli yaslan" diyesim geliyor, hay Allahim ya :)

Gürcan Ulusoy dedi ki...

barcelona high-line ın alasını yapıyor. lakin orada öyle bir pres var ki, rakip o presten çıkamadığı için savunmanın da arkasına sarkamıyor.

işte, arsenal gibi bir takım presten çıkmayı başardığında 5'e 3 yakalanıyorlar arkada. ve defolar ortaya çıkıyor.

high-line yapacaksan rakibe nefes de aldırmayacaksın.

rakibe nefes aldırmayacak bir oyuncu topluluğuna sahip değilsen, high-line da yapamazsın.

daha ferrari'ye sivok'a gelmedik bak.

lucescu der ki; "ben 70 yaşındayım, bana sahanın içinde 1 saniye düşünme fırsatı verin, topu sahanın istediğim yerine atarım..."

ya o düşünme şansını vermeyeceksiniz ya da "istediği yere versin" diyip pasın ulaştığı noktada da savunma yapacaksınız. o da, savunmayı geride kurma anlamına geliyor.

hem savunmayı önde kurup hem önde basmaz iseniz, işte o da beşiktaş anlamına geliyor.

tekrar soruyorum.

high-line için ferrari uygun değil de, quaresma mı uygun?

Ekrem M.Sc dedi ki...

@Gurcan

Trabzon ve Buca maclarinda oldugu gibi beklerini cikartip gerekli baskiyi yaparsan, Quaresma'yla da oynayabilirsin bunu.

Ben de diyorum ki, iyi isleyen bir sistemde Quaresma siritmaz, sistemi isletemezsen orada Quaresma'nin defolari ortaya cikar, her hareketi goze batar.

Savunmani yaklastirip mesafeyi kisaltacaksin ki, top mumkun oldugunca rakip yari sahada oynansin, Guti 50 metre geriye depar atmak zorunda kalmasin. Adamin surati pancara donmustu daha Fener macinin ilk yarisinda, sonra devre arasinda bir istatistik verdiler, bir de baktik ki Ernst'ten sonra en fazla mesafe katetmis oyuncu Guti. 5600 kusur metre falandi sanirim katettigi mesafe. Boyle olmaz...

Gürcan Ulusoy dedi ki...

ayrıca dediğiniz gibi, rüştü yavaş yavaş yaslanalım diyorsa, işler bitmiş demektir.

beşiktaş yaslanabilir, yaslanmayabilir ayrı konu.

lakin bunu söyleyecek adam rüştü değildir.

rüştü ise, ya bunlar maçtan önce hiçbir şey konuşmuyorlar. ya da schuster yaslanmayın dedi, bunlar kafalarına göre oynuyorlar.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Ben de onu diyorum zaten. Bunun oldugu yerde taktik, sistem falan yalan olmustur.

Anıl Karaer dedi ki...

beni 4 günde yenilen 8 gol değil de, 4 günde 4 duran toptan gol yemek daha çok düşündürüyor.

Övünç dedi ki...

Hocam bu tespiti yaparken Schuster'in kariyerine baktın mı ? Sezon başı ortalama kaç gol yemiş,kaç gol atmış.Kaç defa takımı eksik kalmış vs vs.

Mesela Schuster'in kariyer ortalamasına bakıldığında 1.21 gol yemiş olduğunu görüyoruz.Beşiktaş şu anda ortalama kaç gol yemiş : " 1.22".Attığı gol ortalaması 1,54 , Beşiktaş'ın şu anda ortalaması : " 1.54 ".

Mesela maç başına kırmızı kart olayı 0,16 ile gerçekleirken Beşiktaş'ta bu oran 0,18.

Adamın bildiği yol , yöntem aynı oranları vermeye devam ediyor yani.Aldığı sonuçlar da bir terslik var.Çalıştığı takımların güç/pozisyon değerine bakıldığında şuan BJK en az 3. sırada olmalı idi.

Bu tersliği rakiplerin 1960 futbolu oynamasına bağlıyor işte emmi.Yani herşey olması gerektiği gibi ama aldığımız puan eksik :)

fitneci dedi ki...

hala örnek olarak trabzon buca maçları verilmiyo mu ben ona kopuyorum.

şenol güneş tam kadroyla her şeyi doğru yaptı ama ona rağmen yendik di mi. ne oldu kardeş buca maçından sonra bekler ileri çıkmamaya mı başladı

Metin dedi ki...

Abi yanlış mı okudum yoksa? Ekrem Dağ mı hayatının en kötü dönemini geçiriyor? ben onun iyi bi' dönem geçirdiğini görmedim ki hiç! tamam her şey eleştirilsin de, Ekrem Dağ bu ya, bari onun üzerinden vurulmasın.

shelbyl dedi ki...

BJK4EVER dedi ki...


Inter Sampiyonar Ligini kazanirken high-line mi oynuyordu? Peki ya Ancelotti'nin Milani? Mourinho'nun Chelsea'si? Ya Benitez'in Liverpool'u?
Avrupa'nin en iyi takimlari Barcelona olamiyorken biz mi olacagiz?
Ayrica Gurcan sonuna kadar hakli. Sen high-line oynayacaksan senin sag acigin Quaresma olamaz, Simao olmali. Senin orta sahanda Guti olmamali Tabata olmali, orta sahanin yas ortalamasi 33 olmamali, max. 27 olmali. Bu yuzden dedik zaten bu baskili zevk veren futbol max. 2-3 mac surer sonra yine berbat futbola doneriz, cunku bunu kaldiracak kadro yapisi yok. Kadro sistemi belirler, sistem kadroyu belirlemez, altin kural. Schuster efendi prensiplerinden vazgecmiyor diye 50-60 milyon euro'luk yapacam durumumuz yok.

helldoradotcom dedi ki...

Ath. Madrid Aguiero-Simao-Forlan gibi pres ozurlu 3 adamla high-line yapabiliyorsa biz de yapabiliriz. Bizdeki onemli sorun vucutun organ naklini kabul etmemesi. Yani Toraman'in, Rustu'nun vs adi onemli degil herhangi bir defans oyuncusunun ileri cikarak onde basmak istememesidir. Gecen yil burada Denizli'nin rezalet futbol oynattigina, tum maclarin 1-0 bittigine sikayet ediliyordu. simdi de elindeki kadro tipi oynanacak futbolu belirler deniyor. Bence ne istedigimize karar veremiyoruz. Iyi futbol ve ne pahasina olursa olsun, ne kadar sure alirsa alsin degisim saglamak mi yoksa en kisa vadede gecici basari icin geleneksel yonetmeler mi? Yillardir geleneksel yontemlerle nereye kadar gidebildigimiz ortada. Ben surec acili da olsa yenilikci taraftayim. Toraman var diye, rustu var diye bu takim sisteminden vaz gecmeyecek! Ya toraman degisecek veya Toraman gidecek yerine yeni Mehmet Scholl'ler gelecek!

@Ekrem M. Sc
"hizli hizli yaslan" muhabbeti superdi hocam halen guluyorum..

kkkam dedi ki...

Yahu Buca ve trabzon a2 örneklerini vermekten bıkmadınız şuster fanboyları yeter artık kabak tadı verdi .

ceyhun dedi ki...

sistemi ferrari'ye göre kurmalıydık... dünya futbol oynuyormuş bize ne? türkiye'nin kendine özgü şartları var ve buna karşı gelmek ahmaklıktır değil mi yani?

eğer türkiye'de futbol oynamaya çalışırken bacağını eline veriyorlarsa onlara iyi bir ders vermektense onlara benzemez evladır. kral çıplaksa kendine çıplak bize mi çıplak yahu? don kişotlukla kafayı bozmasın kimse.. yeni model bursaspor'dur, tolunay kafkas'tır bülent uygun'dur.

BJK4EVER dedi ki...

Abi niye sildin yazimi durup dururken?:d
Bu arada 0 50-60 milyon euro'luk kisim 50-60 milyon euro'luk yatirim yapacak durumumuz yok olacakti.
Ayrica tamamen saha icini konustugumuz sabit bir post atilsa Nonstop Schuster konusu gibi iyi olmaz mi?

Tuco Salamanca dedi ki...

bu arada rıdvan şimşek hakkında bilgisi olan var mı?

a2'ye mi gitti, hala sakat mı, erhan güven'e verilen şans ona verilmediği için intihar mı etti?

Mayor dedi ki...

aslında almeidanın pozisyonu onu ne şekilde daha kullanabileceğimizinde sinyalini veriyor. adamın dribblingi var ve çok hızlı. son vuruşu yapamadı belki ama mühim olan ona böyle şanslar yaratmak.

ayrıca bu high-line olayını oyuncuların daha önce sabote ettiğinide gördüm. high-line oynarken uzun topla çıkmazsın kendi alanından, bizi örnek vermek gerekirse ya aurelio yada guti ile başlatırsın atağı. ben ersanın defalarca guti önünde pas isterken ileriye uzun top atıp kaybettiğini gördüm. hoca olmak zor iş eşşek kadar adamlara yılmaz vural metodu uygulamak lazım bazen.

@helldoradotcom

Fener,Paok'a kaleye yaslanarak oynadığı için değil,bizim gibi oynamaya çalıştığı için elendi.Bilmiyorum rövanş maçını izledin mi ? Uzatma dakikalarında rakibi baskı altına almak için defansı ileriye doğru çıkardılar.Tabi bu oyuna hiç alışkın olmayan ve atletik özelliği bulunmayan Lugano ve Bilica arasından kaçan Muslimoviç yazdı golünü ve Fener'in işini bitirdi.

Avrupa'dan sonra ligde de işler kötü gitmeye başlayınca Aykut da yeniden Daum sistemine geri döndü.

Devrim yapacağım,güzel futbol oynatacağım diye Daum'un ayağını kaydıran Aykut'un dönekliği de ayrı bir tirajikomik durum. :)

Ekrem M.Sc dedi ki...

Yahu biz butun basarili takimlar high-line mi oynuyor dedik? Tek dogrunun o olmadigini biliyoruz, mesele ne o zaman? Mesele su, Schuster'i getirmek demek, "ben bunu oynayacagim" demektir. Bunu dedikten sonra da onu oynamak zorundasin, ona sadik kalmak zorundasin. Sikayet ediyorsan, Schuster'i degil, onu getirenleri et. Schuster'i getirerek bir secim yaptin, arkasinda durmuyorsun. Bu oynanmaz, bunu oynamak cok zor, oturtmak cok zor diyorsun, peki Schuster'i bilmiyor muydun? Omer Guvenc mactan sonra soruyor: "Savunma cok acik veriyor, hoca sistemini degistirmeyi dusunuyor mu?" Schuster: "Hayir, dusunmuyorum. Sistem degisecekse, bunu ben yapmayacagim bir baskasi yapacak." Bu kadar basit.


Tersini de dusunebiliriz. Diyelim ki Lucescu geldi ve biraktigi sezondaki gibi basarisiz sonuclar aldi. Soyle mi dememiz lazim: "Ya kardesim tutturmus bir kontrollu oyun diye. Butun basarili takimlar boyle mi oynuyor? Defansi onde kursana biraz yahu, kapan kapan nereye kadar. Bak Barca'ya Arsenal'e. Oyle de basarili olunuyor. Hem de goze daha hos geliyor"

Bu mudur yani?

Ekrem M.Sc dedi ki...

@ceyhun

Allahini seversen Bursa'yi, Turbulent'i falan ornek gosterme. Edirne'den otesini kafasi almayan adamlar bunlar. Bursa dedigin 1 senelik efsane. 3 buyukler adam olsa onu da goremezlerdi. Fener biraz toparlandi, al iste durum ortada. Bursa bu sene 4.falan bitirir, seneye de ilk 5'e giremez.

Kalten dedi ki...

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/17107344.asp?gid=373

Ferrari'nin niye delirdiği belli oldu :P

Bagis Can dedi ki...

Bir Fenerbahçeli olarak şurada 2 kelime yazmak istedim, Lugano ve Yobo görünce :)
Fenerbahçe Gürcan'ın da dediği gibi buna önlem alıyor, bu yeni değil Zico döneminden beri böyle oynuyor Fenerbahçe. Zaten bunu yapmadığı dönemde Fenerbahçe son 5 yıldaki en kötü dönemlerini geçirdi. Nedir bu dönemler? Aragones dönemi. Aragones de tıpkı Schuster gibi önde defans kurmak isteyen bir adamdı ve Edu ile Lugano'yu orta sahaya kadar çıkarmayı severdi, sonra ne oldu? Bir gün Kayseri 4 gol attı, 3 gün sonra Arsenal 5 tane attı ki, ilk 2 golü aynı şekilde 1 dakika arayla geldi. Hepsinde de resimdeki pozisyon vardı. O zaman ki Emenike'mizde Aghahowa'ydı 3 tane karbon kopya gol atmıştı.
Orta saha da kırılgan olunca bu tür durumlar kaçınılmazdır.
Doğru örnek nedir denirse, Lucescu'nun Türkiye'deki döneminde oynattığı sistemi veririm veya Fenerbahçe'nin Zico dönemindeki futbolunu örnek gösteririm. Bu doğru anlayış sayesinde Drogba ve Ibrahimovic gibi adamlar top bile alamadı ayaklarına Lugano ve Edu'ya karşı. Ki bir de beklere yardıma gelen, ki Gürcan çok beğenirdi o zaman, Deivid ve Uğur Boral olunca, defansın içine gerekirse 3. stoper olarak gömülen Aurelio olunca Fenerbahçe bir tek gruptaki deplasmandaki Inter maçı dışında hiçbir takıma ezilmeden, hatta maçın çoğu bölümünde üstün olarak oynadığı maçlar çıkarttı. Sonuçta Gökhan Gönül'ün direği sıyıran topu gol olsa belki de yarı final yapacaktı o zayıf, 13 kişilik rotasyon vardı, ama doğru şekilde oynayan kadro. O takım sağlam takım savunmasının yanında, orta sahada topu dolaştırarak rakibin açığını kollayan bir takımdı ve mutlaka işe yarıyordu bu sistem. Ha ama maçı izlerken bazen 1 dakikada atağın olgunlaşmasını beklemekten esniyordunuz ama Inter gibi bir takıma 17 pas ile gol de atılıyordu o sistemle.
Sözün özü, sistem demek illa ki yeni bir şey getirmek değildir, elinizdekini maksimize etmektir, o oyuncu kadrosuna uygun takım yapısıyla oynamaktır.

Eyyorlamam bu kadar :)

Yorum Gönder

Ara