7 Nisan 2010 Çarşamba
Reklama Gerek Yok
Barcelona - Arsenal devre arası
Etiketler:Beşiktaş Taraftarı,MasterCard | 20
Yorum
6 Nisan 2010 Salı
Anket
| 25
Yorum
Adalet
Kayserispor maçında Fenerbahçe tribününde kavga çıkmadı mı?
Fotoğraflara bakıyorum.
Kadın çocuk, yerde yatanlar... Bayılanlar...
Kavga edenler kimdir, nedir bilmem. Beni ilgilendirmez. Ben orada oturup maç izliyorsam kulübün himayesi altındayım. Kulüp te o fotoğraftaki çocuğu karga tulumba koruyamaz. Yöntemi o olamaz.
Galatasaray maçında bir kişi tribünden atıldı diye "ağır yaptırım uygulanmalı" diyen Fenerbahçeliler şimdi neden sahamız kapanmalı demiyor?
E hani adalet arıyorduk?
Aramıyor muyuz?
| 7
Yorum
Anket
Etiketler:eksibesiktas | 33
Yorum
Rıdvan Dilmen
Bugünün futboluna Türk Futbolu dediğimiz at gözlüğüyle bakan insanlar hakim güç olmaya devam ettikçe, sonumuz aydınlığa çıkmayacaktır... Bunu siyasete, ekonomiye, sosyal yaşam koşullarına da uyarlayabilirsiniz elbette... Hatta bunlardan hiçbirini birbirinden soyutlayamazsınız... Futbol dediğimiz şeydeki hassas nokta ise şu: bizim memleketimiz halen elindeki büyük futbol potansiyelinin farkında olmayan, bu potansiyelin %30'unu ortaya çıkardığında övünmekten başka şeye vakit bulamayan yöneticilerin elinde çürüyor... Üst üste ikinci Dünya Kupası'nı evimizde izlemekle yetiniyoruz ve bundan şikayet ettiğimizde "sanki eskiden her sene gidiyor muyduk" deniveriyor... Aynı memlekette futbol izlemek için ise halktan en az 400 Milyon Dolar para toplanıyor... İşte her şeyin dönüp dolanıp bağlandığı nokta da tam burası...
Etiketler:Yuki The Zorba | 20
Yorum
5 Nisan 2010 Pazartesi
Muhammed Demirci
Şu Necip Uysal'a verilen şanslar Muhammed Demirci'ye verilmiş olsaydı her şey çok farklı olabilirdi!
Kendisinde bir Pele, bir Maradona, bir Arda Turan olma potansiyeli görüyorum...
Hadi be çocuk...
Etiketler:Muhammed Demirci | 31
Yorum
Are You Player?
Etiketler:Filip Holosko | 121
Yorum
İyi ki doğdun
Seba!
her yılbaşında
sana söyleyecek
bir tek
sözüm var :
"Seni ne kadar çok seversem
o kadar
çok olsun ömründen geçen yıllar..."
Seba!
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
başımı eğemez!
Yalnız senin elini öpmek için
eğilir başım.
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım...
Şiir: Nazım Hikmet
(Baba kelimeleri günün anlam ve önemine uygun olarak Seba şeklinde değiştirilmiştir.)
Etiketler:Beşiktaş,doğumgünü,Jokond,Süleyman Seba | 5
Yorum
Üçlü savunma üzerine güzel bir yazı
Uğur Meleke yine döktürmüş, üçlü savunma üzerine çok güzel bir yazı ortaya koymuş. Önce yazıyı hep beraber okuyalım ardından da şeytanın avukatlığını yapmaya başlayalım. Bütün bu hengamenin ortasında, eksi değerlerin yöneldiği üçlü savunma günümüz futbolunda nasıl uygulanabilir? Bunun bir çaresi var mıdır, yoksa gerçekten üçlü savunma tarzı artık ölmüş müdür?
"Beşiktaş, Ankara deplasmanında üçlü defansla mücadele etti; şimdi de G.Saray’ın Sivas’ta aynı dizilişle oynayacağı söyleniyor. İster istemez insanın kafasında soru işaretleri oluşuyor: Bolca sistem değişikliği yapıp bundan söz ettirmekten de hoşlanan Mustafa Denizli dâhi mi, deli mi? 4-3-3’e tutkuyla bağlı Rijkaard gerçekten üçlü savunma dener mi, bu sistem uzun ömürlü olur mu?
3-5-2’nin ilk uluslararası uygulayıcısı Meksika’86 şampiyonu Carlos Bilardo’ydu. Maradona’lı Arjantin’in 3-5-2 ile yaptığını daha sonra 90’da Almanya ve 94’te Brezilya da başardı. 4-4-2 âşığı İngilizleri bile yoldan çıkaran ve 90’ları domine eden 3-5-2’nin dünya futbol haritasından silinme nedeniyse, 4-3-3’ün yaygınlaşması oldu. Çünkü (4-5-1’e dönüşebilen) 4-3-3’ü başarıyla uygulayan bir takıma karşı 3-5-2’nin savunması yetersiz kalıyor; üç hücumcuya karşı defansınızı mecburen (kenar adamlarını ekleyerek) beşliye çıkarıyorsunuz. O zaman da saha paylaşımı dengesizleşiyor: Üç forvete karşı siz 5 savunmacıyla oynayıp, orta sahada kalabalık olma hedefinizi uygulayamıyorsunuz. Ve eğer diğer bütün şartlar eşitse 4-3-3 oynayan takım, 3-5-2 dizilen rakibine göre sahayı daha iyi parselliyor.
Denizli’nin 3-5-2’si
Denizli’nin A.Gücü’ne karşı oynattığı 3-5-2’nin sorunu da biraz buydu. Üzülmez ve Ekrem çizgi hücumcularını karşılama misyonuyla ileriye hemen hiç çıkmayınca sistem 5-3-2’ye döndü. Orta üçlü de defansif seçilmişti, dolayısıyla Bobo-Holosko ikilisi rakip savunmanın içinde yalnız kalarak çaresizce sağa sola koşturup durdular.
Aslında skorlar arasındaki gece-gündüz farkına da aldanmamak lazım; Denizli’nin Eskişehir maçının son 1 saatinde kullandığı formasyonun, A.Gücü önündekinden çok bir farkı yok. Sadece geçen cumartesinin ön stoperi Toraman, bu cuma 5 metre geriye gelip savunma ikilisinin arasına girdi. Ama Eskişehir önündeki orta saha (Fink-Ernst-Tello), A.Gücü göbeğinden (Fink-Necip-Uğur) daha ofansif olduğu; Çalımbay’ın son 1 saatteki futbolu da hiçbir şeye benzemediği için iki maç arasında kilometrelerce fark oluştu.

Rijkaard’ın 3-4-3’ü
Rijkaard’ın 3-4-3’üne gelince... Hollandalı Hoca, 2007 ilkbaharında Ş.Ligi’nde Liverpool’a elenip La Liga’da da Real’e geçildiği kâbus döneminde 5-6 maçlığına bu sistemi denemişti. Takım dizilişine hiç dokunmamış, sadece savunmanın göbeğinde Puyol’a eşlik eden Marquez’i birkaç adım ileriye, Xavi-Deco-Iniesta üçlüsünün arkasına kadar çıkarmıştı. (Aynen Toraman gibi: Eskişehir önünde birkaç adım ileride oynayan Toraman, A.Gücü maçında o adımları geri geldi işte)
Sanırım Sivas önünde Rijkaard’ın yapacağı da bu. Rijkaard’ın yeni Marquez’i, Lucas Neill... O gün Puyol’a göre ayağına daha hâkim, futbol aklı daha ileride olan Marquez, oyunun merkezini bir adım daha ileriye taşıyacaktı. Bugün de Neill’dan beklenen bu.
Yalnız arada nüans var: O gün Barcelona’nın geri üçlüsünün sağındaki Oleguer’le, solundaki Zambrotta stoper özellikli oyunculardı. Barcelona ideal 11’ini ve kalan 10 kişinin pozisyonunu hemen hiç değiştirmeden, sadece Marquez’i öne çıkararak üçlüye dönebilmişti. Bugün G.Saray’da defans üçlüsünü ofansif bekleriniz Sabri-Caner’le kurmanız mümkün değil. Servet’in iki yanına E.Güngör ve Hakan’ı koyarak yapmanız olası, ama bu durumda da (formda Sabri’yi ve belki Caner’i de 11’de tutmak için) orta sahada derin bir revizyona gitmeniz gerekecek. Bu da takımın kimyasıyla tümüyle oynamak demek. O yüzden Rijkaard’ın Barcelona’dayken de uzun sürmeyen bu denemesinin, G.Saray’da da devamlılığı olacağını zannetmiyorum.
Mazzarri’nin 3-5-2’si
Dünya futbolunu yakından takip edenlerin aklında şu anda, “Öyleyse Napoli halen Serie A’da üçlü savunmayla nasıl başarılı oluyor?” sorusu olduğunu tahmin ediyorum.
Yanıtı kısaca şu: 80’ler ve 90’larda (futbol daha yavaş oynandığı için 100 metreyi koşup geri dönebilen kenar adamlarıyla) ofansif düşünceyi temsil eden üçlü savunma, 2010’larda kusursuz kapanıp kontra atağa dayalı top oynayan ekipleri sembolize etmeye başladı. Reggina ve Sampdoria’dan sonra Napoli’de de bu düzeni kullanan Mazzarri, (3 görünümlü) 5 kişiyle defans yapmaktan da, maçın çoğunda topun rakipte kalmasından da rahatsız değil.
Onun derdi Lavezzi’yle Quagliarella’yla hızlı kontra atağa çıkıp Hamsik’le Denis’le işi bitirmek... Zaten kısıtlı bir kadrosu olan, Serie A’da Avrupa bileti kavgası yapan bir takımı böyle bir oyun anlayışına sahip olduğu için de yargılayamazsınız.
Mustafa Denizli’nin Ankara’da oynattığı futbolun da Mazzarri’nin Napoli’sinden bir farkı yoktu. Bu noktada acayip olansa şu: 100 milyonluk Napoli, iki katı değerindeki Milan’a/Inter’e karşı bu düşünceyle oynuyor. 100 milyonluk Beşiktaş’sa yarı değerindeki A.Gücü’ne karşı... Beşiktaş’ın Ankaragücü’ne başarılı pas sayısında 340-256 mağlup olması doğal değil. Galiba Beşiktaş’ın üç cümlelik sorunu da bu."
http://www.milliyet.com.tr/rijkaard-in-ucu-denizli-nin-ucu/ugur-meleke/spor/yazardetay/05.04.2010/1220736/default.htm?ver=37

| 4
Yorum
2 Nisan 2010 Cuma
TSL / Ankaragücü - Beşiktaş
Etiketler:Ankaragücü,Beşiktaş,Turkcell Super Lig | 219
Yorum
Yenilsen De Yensen De / Cumartesi 13:15
Merhaba,
Bizde transfer donemi bitmiyor, programa yeni yuzler ariyoruz, hep ariyoruz... Tek yapmaniz gereken yenilsendeyensende@ntvspor.net adresine NEDEN BU PROGRAMDA OLMANIZ GEREKTIGI konusunda kisa bir mail atmak... On elemeyi gecenleri listemize ekliyor ve programa cagiriyoruz... Evet, bu kadar kolay!
ps. aslinda itiraf ediyorum ki on elemeyi gecmek biraz zor... O yuzden icerige, usluba ve de imlaya dikkat derim!
Gorusmek uzere,
Banu Yelkovan
Bu hafta programın konukları;
Ekşi Beşiktaş: Raul Gonzalez, Jessie
Gol Atan Kaleye
PcLionFC
İlk11
ve Ekşi Sözlük'ten Ich / Arvo.
| 4
Yorum
Kanada'ya Hazırlanıyorlar...
Etiketler:Beşiktaş Curling Takımı | 17
Yorum
1 Nisan 2010 Perşembe
1 Nisan
Herkese merhabalar,
theotheo dedi ki...
Bugünün anlam ve önemi sebebiyle, adettendir diye, bütün post'ları "şaka" tadında girelim dedik. Yani okuduklarınızı ciddiye almayin; tamam shelbyl hicivbazdır, jokond romantiktir, tribal Serdar'ı sever(!); ama o kadar da değil. Gerçi Eser'in yazdığına biz de inandık (Eser ses ver olm harbi mi la? :))
Sürç-i lisan ettiysek affola.
ekşibeşiktaş
Kişisel not: Günümü şu yorumuyla şenlendiren theotheo'ya ise teşekkürü borç bilir, Tanrıdan bizi theotheosuz ve 1 Nisansız bırakmamasını dilerim.
theotheo dedi ki...@shelbyl sakat numarası yapıp çıkan arshavin 3 hafta yok. bok atmayı nasıl seviyosunuz dimi. demirören'e fln attığınız gibi. çamur at iz kalsın, ben kenara çekilim. oh ne rahat be türk gençliği. bravo.
01 Nisan 2010 10:55
Etiketler:1 Nisan,Ekşi Beşiktaş | 3
Yorum
Pascal'ın Ruhu
Etiketler:eksibesiktas,Pascal Nouma | 8
Yorum
Kadıköy'de Beyaz Forma
Etiketler:Beyaz Forma | 16
Yorum
Serdar Özkan Monaco'da
Şubat sonunda Monaco ve Benfica'dan teklif alan Serdar özkan Monaco ile her konuda anlaşmış ve el sıkışmış. Ankaragücü maçı sonrasında imzayı atmak üzere Fransa'ya uçacak Serdar Özkan'ın ilk yıl için 900 bin euro ikici yıl için 1 milyon 250 bin euro'dan olmak üzere 2 yıllık anlaşma yaptığı bir yıllık opsiyonun da Monaco'da olduğu belirtildi.
Beşiktaş'ın son yaptığı teklife cevap vermeyen Serdar'ın sezon sonuna kadar kadro dışı bırakılması bekleniyor. Kendisine ulaşan muhabirlere, "evet haber doğru" diyen Serdar'ın, kadrodışı kalma konusuna verdiği yanıt da oldukça ilginç "Bu süreyi dil öğrenmek için kullanmayı düşünüyorum, Fransızca Fransa'da öğrenilir". Kendisi için yurtdışında oynamanın çok önemli olduğunu belirten Özkan, "3 sene kalsam zaten askerliği bedelli yaparım, o yönden artısı çok olacak" diye konuştu.
Ben de Beşiktaş'ımızın altyapısından yetişmiş ve Turkish Messi denilen genç oyuncumuza Fransa'da başarılar diliyorum.
Hakkını helal et Serdar ÖZKAN.
Beşiktaş'ın son yaptığı teklife cevap vermeyen Serdar'ın sezon sonuna kadar kadro dışı bırakılması bekleniyor. Kendisine ulaşan muhabirlere, "evet haber doğru" diyen Serdar'ın, kadrodışı kalma konusuna verdiği yanıt da oldukça ilginç "Bu süreyi dil öğrenmek için kullanmayı düşünüyorum, Fransızca Fransa'da öğrenilir". Kendisi için yurtdışında oynamanın çok önemli olduğunu belirten Özkan, "3 sene kalsam zaten askerliği bedelli yaparım, o yönden artısı çok olacak" diye konuştu.
Ben de Beşiktaş'ımızın altyapısından yetişmiş ve Turkish Messi denilen genç oyuncumuza Fransa'da başarılar diliyorum.
Hakkını helal et Serdar ÖZKAN.
Etiketler:Serdar Özkan,Tribal Enfexion | 25
Yorum
HEC GERVAIS VE BEŞİKTAŞ
Çoğu klübün amatör şubelerinin zor günler geçirdiği şu günlerde Beşiktaşımızın sessiz sedasız kurmuş olduğu "curling" takımının "Hec Gervais" adına 10-17 nisan arasında Kanadada düzenlenecek olan turnuvaya katılacağını duyduğumda bir hayli şaşırdım. Genelde üst düzey takımların davet edildiği bu turnuvada Beşiktaşın ne işi var diye düşündüm. Lakin araştırmalarım sonucunda organizatörlerin Türkiyede curling sporuna destek amacıyla Beşiktaşımızı davet ettiğini gördüm. Ne diyelim, yolunuz açık olsun çocuklar...
| 17
Yorum
Aldırma Başkan
Şampiyonluğa giden yolda hala bugün olmuş çifte kupa kazandıran başkanımıza laf ediyorlar. Borçtan dem vurup, transfer hatalarıyla saldırıyorlar. Biz kadir kıymet bilmiyoruz arkadaşım. Böyle bir başkana sahip olduğumuz için sabah akşam şükretmemiz gerekirken yaptıklarımıza bakın. Sürekli bir beğenmeme, çemkirme durumu. Neymiş taraftar dövdürmüş! Neymiş Tabata'ya 8 milyon avro vermiş. Az bile yapmış...
Bugün için Türk futbolunda asli unsur başarıdır. Hangi yoldan, nasıl elde edildiğinin önemi yok. Yıldırım başkan, Beşiktaş'a duyduğu büyük aşkla yola çıkmış asil bir lider. Hayatta onun için Beşiktaş'tan daha önemli bir şey yok. Onun cebinden verdiği paralarla bugün kulüpte binlerce insan besleniyor, evine ekmek götürüyor.
Meyve veren ağacı taşlayacağımıza biraz da biz su verelim, vitamin döşeyelim. Şampiyonluğa giden bu güzel yolda, artık başkanımıza sahip çıkmalıyız. Onun ardında birer kurşun asker olmalı, yaptığı eylemlere koşulsuz destek vermeliyiz.
Aldırma Başkan! Biz arkandayız!
| 29
Yorum
Kaliteli Futbol?
Dün akşam bu alemin en iyi futbolunu oynayan iki takımın maçını izledik. Bol pozisyon oldu, Barcelona süper oynadı vs. diye her yerde de övgüler duyuyorsunuz. Haftasonu oynanan derbiye ise burun kıvırıyoruz. Peki kazın ayağı gerçekten öyle mi?
Daha nerede durması gerektiğini bilmeyen Almunia'yı mı alırsınız kalenize, yoksa Keita'nın muhteşem şutunu çıkaran Volkan'ı mı? Peki ya Leo Franco ile Valdez arasında ne fark var?
İki defa kademe hatası yapan Vermaelen mi Emre Güngör mü? Ofsayt bozan Song mu, yoksa Lugano mu? Gereksiz bir penaltı yaptırıp takımını 10 kişi bırakan Puyol mu, yoksa Bilica mı?
Sakat numarası yapıp çıkan Arshavin mi, yoksa sakat sakat oyuna giren Arda mı? Elinizde Jo, Guiza ve Bendtner varsa hangisini oynatırsınız? İlah gözüyle bakılan ama Arjantin Milli Takımı'na gelince tırtlayan Messi dün ne yaptı sahada? Henry'i gördük, eli ayağı titredi, oynayamadı.
Fabregas'ın penaltı çekerken kendini sakatlamasına ne diyeceksin? Bu mu o koca Arsenal takımının dinamosu? Çok iyi kanat organizasyonları varmış... Oradan bir Sabri - Keita çıkar mı?
Tamam, ben demiyorum ki dünyanın en iyi derbisini izledik haftasonu. Ama Arsenal - Barcelona maçını daha izlemeden yere göğe sığdıramayanları, her Şampiyonlar Ligi maçından sonra "O futbolsa bu ne?" diyenleri de anlayamıyorum.
Kendimize bu kadar haksızlık etmemize gerek yok.
Etiketler:Arsenal,Barcelona,Fenerbahçe,Galatasaray,semioticus,Shelbyl | 22
Yorum
Poll: Dunyada bir felaket olsa ve iki forvet kalsa, hangisini secerdiniz?
| 18
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldık...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...11 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...12 yıl önce
-
-




