.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
9 Kasım 2010 Salı

Schuster'i Yerler

Yedirmeyiz

 Sen ne kadar savunursan savun, sen ne kadar uzun vadeli planlar yaparsan yap; Türkiye'de sistemle sorunu olan, onu değiştirmek isteyen, onla mücadele eden kaybeder. Günü kurtaran kazanır. Günü kurtarmayan, günü de kurtaramadığı için geleceği kurtaramaz. Bırakın Türk sporunun, Türk yaşam tarzının genetiği budur. Uzun vadeli planlar, kısa vadede çürür ve Hollanda'nın yolunu tutarlar...

Bunu ben yazmadım, ben onaylamadım ama durum bu. Bu ne Yıldırım Demirören yönetiminin, ne Berndt Schuster'in ne de salt olarak Beşiktaş camiasının altından kalkabileceği bir yüktür. Topyekün bir spor algısı değişikliği yapılmadıkça, bu ülkede Mustafa Denizli kazanır, Schuster kaybeder...

Son 10 seneyi düşünün. Uzun vadeli plan yapıp tutturan bir yapı gösterebilir misiniz? Bursaspor uzun vadeli bir yapılanma sonucu mu başarılı oldu? Trabzonspor'un 10 yılda değiştirdiği teknik direktör sayısı Yılmaz Vural'ın çalıştırdığı kulüp sayısından hallice. İstikrarın sembolü Kayserispor takımında 3 senelik kaç oyuncu var? Türkiye'de başarı da, başarısızlık ta kısa vadeli planların tutup tutmamasına bağlıdır. O nedenle, Beşiktaş'ın lig pozisyonu ve hatta muhtemel 2. liği, 3.lüğünün adı bellidir; Başarısızlık. Çünkü Ertuğrul Sağlam 6 ayda bir yapı kurarken sen kuramıyorsan ve kadron çok daha iyiyse, orada artık suçlu teknik direktöründür.

Bugün gelinen nokta kaç kişiye sürpriz oldu bilemiyorum ama bana olmadı. Sezon başında yine bu satırlarda beraberdik. Biz sanki Guti'ye, Quaresma'ya karşıymışız gibi bir algı oluştu, kendimizi doğru ifade edemedik belki de. Bizim de temel problemimiz Beşiktaş camiasının "spor"'a bakış açısındaki yamukluktu. Mire Chatman'ın adını bilmeden Iverson'un gelişine sevinenlereydi. Iverson'un imza töreni için maç bileti alıp, tören iptal edilince Biletix'i arayıp parasını geri alanlaraydı. Takım sporları günümüzde bambaşka noktalara ulaştı. "Takım" kelimesini dolduran o kadar ince detay, spor alanında öyle büyük bir yer kapladı ki, dünyanın en iyisi bile olsanız, artık tek başınıza bir şeyleri değiştiremez oldunuz; Bkz. Arjantin-Messi.

Dünya bir yöne giderken Beşiktaş camiası 10 yıl önce denenmişlere gitti. Guti ve Quaresma'yı alırsam işi bitiririm sandı. Öyle inanmak istedi. Quaresma transferinin basketboldaki karşılığı Iverson ve o transfer daha net bir çıplaklıkla önümüzde duruyor.

Kalitesi düşük bir takım, paralarını alamayan sporcular ve Iverson transferi... Iverson'dan önce Beşiktaş'ın lig sıralamasındaki tahminimiz maksimum 3. sıra. Iverson'lu Beşiktaş'ın lig tahmini de 3. sıra. O zaman bu transferi farklı bir sportif perspektiften değerlendirmek gerekir.

Guti, Quaresma, Iverson... Bu sporculara hayır demek mümkün değil. Lakin "takım sporu" denen hadise, bu isimlerin parıltılarından çok daha önemli. Guti'yi, Iverson'u hem kendilerini, hem de takımı başarılı yapabilecek bir yapı oluşmadan transfer ederseniz, siz Quaresma'yı alırsınız ama taraftar Hulk diye bağırır...

Sezon başında Robinho seslerinin arasında kaynadı gitti, biz sağ bek diye bağırmıştık. Schuster "Başkan Robinho'yu hediye ederse seviniriz" diye transfer politikamızı özetliyordu. Şimdi sağ açık Roberto Hilbert sağ bekte, forvet arkası Tabata da sağ açıkta görevlendiriliyor. Bu kurgudan bu takım çıkar, kimse kusura bakmasın.

Bu ligde aklın takımlarına bakın;

Trabzon - Bursa - Kayseri - İbb - Karabük - Antalya = 138 Puan

Paranın Takımlarına bakın;

Beşiktaş - Fenerbahçe - Galatasaray - Gaziantep - Ankaragücü - Eskişehir = 92 Puan

Tablo maalesef çok açık. Oysa sezon başında da açıktı. Eskişehir taraftarı Pele, Batuhan, Tello geldi Barcelona gibi olduk hohoho diyordu. Ankaragücü Sestak, Vittek, Sapara, Rajnoch, Hürriyet... Ne takım değil mi? Sahi oynatılmayınca taraftarın dellendiği Aydın Karabulut nerede? Guti, Quaresma, Stoch, Niang, Misimovic, Cana... Neredeler?

Ben tabloda en ufak bir anormallik görmüyorum.

Forma satmak isteyenler formalarını sattılar.
Başarılı olmak isteyenler de doğru kadrolar kurup başarılı oldular...

Iverson'dan önce Beşiktaş 3. olacaktı. Yine 3. olacak... Fenerbahçe maçında Iverson mümkünse oynamasın, forma satışları düşüşe geçer. Mümkünse Iverson hiç oynamasın, mevcut kadroyla adama da yazık. O, takımla ısınmaya çıksın. Benchte otursun ve sahaya girmesin. Beşiktaş yönetimi Iverson gibi bir ismi Türkiye'ye getirmenin ne büyük bir iş olduğundan bahsetsin.

Birileri çıksın, Yeter Demirören diye espri yapsın. Oysa Beşiktaş'ın geçen seneden daha kötü durumda olduğunu kimse konuşmasın. Birileri gelsin "Bu sene yönetim doğru işler yaptı, şimdi hakkını ver" desin. Doğru işler yapılan sezondaki durum bu ise, bir de doğru işler yapmasalardı ne olurdu düşünmek bile istemiyorum.

Lakin büyük başkan rahat. Ayaklarını uzatmış izliyor. Quaresma, Guti, Iverson'u getirdi ya... Çıkıp kendi mi oynasın canım.

"Başkanım, basketçiler idmana çıkmamış..!"
 "Çıkmazlarsa çıkmasınlar..."

Sonra Türk basketbolunda devrim... Yersen.

Yok ama bu sene yönetim düzgün işler yaptı. 10 yabancısı olan Beşiktaş maçlara ortalama 4 yabancıyla çıkıyor... İki transfer yaptı diye büyük başkan diye tezahürat yapılan adamı suçlayacak değilim... Tezahüratı yapanları suçlarım. Beşiktaş başkanı Guti, Quaresma, Iverson transferleriyle değerlendirilecekse, çok başarılı hakkaten.

Peki bugün niye mutsuzsun Beşiktaş taraftarı... Bana onun cevabını ver o zaman...

33 Yorum:

Pamukk dedi ki...

robinho gelmediği için mutsuzlar

theotheo dedi ki...

beşiktaş yönetimi elinden geleni yapmıştır. daha fazlası yoktur. serdal adalı cebinden 10 milyon vermiştir bu kulübe. demirören 70 milyon vermiş. bu adamlar daha fazlasını yapamaz. bırakın bu zengin düşmanlığını. fakirlikle, adam kayırmacayla, yobaz seba zihniyetiyle bir yere varamayız. varamadıkta.

baktığın zaman bu zihniyetle de varamıyoruz. bunun bir kaç sebebi var.

dünyanın en büyük kulüplerinin uyguladığı sistemi uyguluyoruz. inter, real madridde büyük borçlarla büyük harcamalarla bi yere gelmeye çalışıyor. bu sektörde başka türlü ilerlemek zor. arsene wenger gibi bir deha olmadığı sürece.

şu anki başarısızlığın tek bir sorumlusu var. o da sorumsuzluğu lakayıtlığı, türkiyeyi küçümsemesi ile schusterdir.

sene başındada söylemiştim. fatih terim gibi bir imparator gelmeli bu takıma. başka türlü bu yıldızlara diş geçiremezsin. bak bugün guti reinadan çıkmıyor. fatih terim olsa yapabilir mi? yapamaz.

teknik direktörlük ağırlık işi karizma işi. bu adamları kontrol ediceksin. bira içip fıstık yer gibi takım yönetemezsin. al işte halin bu. al rijkaardın da hali ortada. schuster demiröreni de götürür böyle giderse. burda suçlu demirören olmaz.

boş işleri bırakalım. bu takıma iverson getirmekle bi bok olmayacağını herkes biliyo zaten. akatlara 1 kişi gitmiyodu şimdi en azından 1000 kişi gider. olaylara tek yönlü bakmayın.

BJK4EVER dedi ki...

Bence de yonetime elestiri getirmek ayip. Adamlar hocanin istedigi Diattayi Higuaini getirir suclu, Gutiyi Quaresmayi getirir suclu. Riza Calimbayi getirir suclu, Schusteri getirir suclu. Hocayi gonderir suclu, gondermez suclu.

Tamam, Iverson saha icinden bakarsak muthis transfer degil. E babacigim bu yonetim 2 sene evvel muhtesem bir kadro da kurdu (E.Ataman, Nicevic, Shumpert, Apodaca, Kaya, Drobnjak), o sene derbi maclar ve Jerusalem maci haric taraftar maca gelip destek verdi mi?

Gecen sene Iverson yokken ama takim elinden geleni yapiyorken, savasiyorken kac mac full salona oynadi?

Sizin hic mi sucunuz yok, hep mi Demiroren suclu?

Kadro planlamasındaki dengesizlik olduğu aşikar. Yönetim tukaka, ona da varım. Basketbolcuların paraları verilmiyor, eyvallah. Iverson, Guti, Quaresma bu BJK için lüks, amenna. Taraftar goygoycu, hayhay. Ama gözünü seveyim bu Schuster'in hiç mi suçu yok?!

Bir sistem oturtmaya çalışıyor dediğin adamın maç maç ne oynattığını görmüyor musun? Defansı orta sahda kurarken, kendi ceza sahası çizgimizin üstüne çekmiş durumdayız. 30-40 metrede oynarken, derinlik kazanmak adına 70 metrede oynuyoruz. Çok değil, 22 resmi maçta aynı formasyon üzerinde sayısız diziliş denedik. Üstüne üstlük maç stratejisi açısından alan paylaşma konusunda tek kelimeyle istikrarsızlık abidesiyiz. Dün 65. dakikada toplam şutumuz 3'dü. Son 5-6 maçımızda iyi diyebileceğimiz sadece 1 devre oynadık (Portekiz'deki Porto maçının ikinci yarısı). Ve bunların hiçbirinde teknik direktörün suçu yok!

2002-2003 kadrosunda sağda oynamış oyuncular: Tolga Doğantez, Amaral (devre arasında gitti), Niyazi Güney, Ali Eren Beşerler, Marius Maldarasanu (devre arasında geldi).

Bu sezon başında öngörülen sağ bekler: Rıdvan Şimşek, Erhan Güven, İbrahim Toraman, Ekrem Dağ. Şu anda oynayan adam da Roberto Hilbert.

Bu yazdığım kadrolardan bir tanesi ligi 85 puanla bitiren kadroda yer aldı. Cevabı bilmeseniz 85 puanla bitiren kadroda yer alanların hangisi olduğunu düşünürsünüz?

Ama yok yae... Kadro planlaması bok gibi, Schuster Allah!

Ekrem M.Sc dedi ki...

Fenerbahce'yi paranin takimlari listesine koymussun, bence yabancilardan en iyi verimi alan onlar, Aykut yetersiz bir teknik direktor olmasina ragmen gayet de iyi durumdalar su anda. Bursa Kayseri gibi takimlar tepetaklak dusmeye basladilar zaten. Ikisinin de devre arasini Fenerbahce'nin arkasinda bitirme ihtimali cok yuksek. O saydigin "aklin" takimlari arasinda bir tek Trabzon sezon sonunda zirvede kalabilir, hep beraber gorecegiz. Ama anafikir olarak ne demek istedigini anladim, toplama yildizlarla basari gelmez, takim kimyasi onemlidir diyorsun. Verdigin orneklere takildim sadece.

Iverson konusundaki goruslerine ise hic katilmiyorum. Birak adam bir maca ciksin once, sonra yorumunu yaparsin. Ben su an Kaliforniya'da yasiyorum, buradaki televizyonlarda Besiktas'in isminin gecmesi bile basli basina bir olaydir. O da ayni Q7 gibi birseyleri ispatlamak icin buraya geldi. Bu patlamayi burada gerceklestirebilirse, birak tek basina mac kazandirmayi, tek basina sampiyonluk kazandirabilecek bir oyuncudur, 3.luk falan degil. Bu oyuncuyu daha once ciplak gozle izlemis olanlar ne demek istedigimi anlayacaklardir. Iyi durumdaki Iverson'u TBL'de birebir savunabilecek bir oyuncu yok. Evet, Omer Onan da savunamaz.

shelbyl dedi ki...

Schuster Allah degil.

Ama Schuster'den ve bu seneki Besiktas'tan ne bekledigini bir turlu aciklayamayan; kadroyu beklentiye gore kurmayan yonetim suclu.

Bakin simdi duz mantikla ilerleyelim.

Biz sene basinda "Quaresma Guti eyvallah da, bunun sonunda ne bekliyoruz takimdan" dedik. Herkes sampiyon olacagimiza inandi. Sampiyon olacagiz, para gelecek. Risk aldik. Kabul.

Simdi olamiyoruz. Olamiyorsak o zaman Schuster gitsin, yerine camianin cocugu gelsin. Ama Schuster gidince bedavaya gitmeyecek, tazminati var. Onu da eksi yaz.

Eh ne oldu? "Yonetim elinden geleni yapti". Tamam eyvallah, yaptilar. Ama bunu yapmak zorunda degillerdi.

Sene basinda Schuster'in bu takimin basina nasil geldigini de unutmayalim bir zahmet.
-----------------------------------
Su yukaridaki yazidan temelsiz bir "yonetim kotu" okumak da basaridir cidden.

Ligde Quaresma, Guti, Cana, Misimovic, Stoch vs. almayan takimlarin durumu ortada. Alanlarin durumu ortada.

Millette var akil, bizimki paranin kicina takil.

Sonra bu oluyor iste.

shelbyl dedi ki...

Bir de sene basinda bize "negatifiz" diye kiziyordunuz.

Simdi biz pozitifiz, siz negatifsiniz, onu ne yapalim? :)

alper dedi ki...

katılıyorum.schuster tek suçludur.dün 4-3-3 ile sahaya çıkıp sola boboyu merkeze nihatı koymak,ikinci yarı başında koskoca bir 45 dakika varken önümüzde plzen maçına dönüp orta sahayı ernst-gutiye bırakmak,mal bulmuş mağribi gibi nerden geri döndüğü belli olmayan erhan güvene sarılmak kayseri deplasmanında 11 e koyduğun ONur 'u şuan nerde olduğunu bile bildirmez hale gelmek,sağ elinle sol kulak memesini okşamak sürekli....

büyük hoca schuster yaee.şu yabancı hoca sevdasından sarı meleğe laf söyletmeme çabasındna vazgeçin artık yav.

shelbyl dedi ki...

Yalniz 0 ve 1 kullanarak dusunmeyen bir memleket hayal ediyorum, cok mu yahu?

Gürcan Ulusoy dedi ki...

sanki bir tetik var ve çeken suçlu... diğerleri suçsuz.

topyekün bir suç var. taraftarından yönetimine, yöneticisine ve futbolcusuna...

schuster eleştirisi ise bir üstte yazımda...

ama o da tek suçlunun schuster olduğunu anlatmıyor.

tek suçlu; 0'lar 1'ler aslında...

@Gürcan

Ben de onu anlatmaya çalışıyorum. Yazıya muhalefet etmemin sebebi de yazıdan tek suçsuzun Schuster olduğu anlamının çıkması. Ben de yönetim, taraftar, camia sathında hataların yapıldığına katılıyorum. Ama "Schuster'i yedirmeyiz" diyerek, hatalarını görmezden gelmek de komik.

Üstteki postunu gördükten sonra bu yazı daha anlam kazandı elbette. Dediğim gibi yönetimin ve taraftarın şu anki tablodaki payını yadsıyanı Allah çarpar ama aynı Allah şu tabloda Schuster'in payı olmadığını söyleyeni de çarpar.

shelbyl dedi ki...

Bu tabloda Schuster'in payi var da, Schuster'in hala daha ne beklentiyle buraya geldigini bilmiyoruz.

Adam "Baskan bir surpriz yaparsa seviniriz" diyordu. Transfer politikasi buydu takimdaki.

Schuster "Bana verilen malzemeden en iyi yemegi cikaracagim" iddiasinda oldu mu acaba hic? Yoksa o "Istedigim transferler yapilmadan bu is olmaz" mi dedi?
-----------------------------------
Gurcan'in yukarida yazdiginda kilit bir nokta var: Lucescu 6. haftayi bekleyin dedi, ve de 6. haftadan sonra takim oynamaya basladi diye.

Schuster bize su haftayi bekleyin demedi. Yonetim de demedi. Taraftar da daha sene basinda sampiyonlugu ilan etti.

Gelinen noktada Schuster'in sucu var, suphesiz. Neticede hoca o.

Ama simdi beni Zimbabwe'de batan bir sirketin basina cesitli vaatlerle gecirip "Hadi kurtar" desen ben de bocalarim.

O yuzden diyorum ki devre arasi beklenmeli, Schuster'in sene basinda aceleye getirdigi kadro yapilanma hamlesi gozlenmeli.

Sonra en agirini da gene konusuruz.

Pamukk dedi ki...

11hafta mı bitti? e hala mı türkiye ligi tanınmaz hala mı küçümsenir hala mı yanlış oyucu değişiklikleri yapılır
hala mı göremedik herkes bize kapalı oynuyo onu açmanın yolunu bulsun bi zahmet


hatasız demiyorum da sktr gt demek de saçma yani

CDiS dedi ki...

bir karar aldım. fenerbahçeli ve galatasaraylı olduğunu iddia edip taraflılıkla suçladığım medyaya hiç kızmayacağım.
skor yazarlığı diye bir kavram var. evet, beşiktaş dün hiç oynamadı, bir ara uykum geldi, uyumayı bile düşündüm yani, o derece. ancak, bir-iki maç ile futbolun ve yönetimin genel felsefesi hakkında kesin ve olumsuz yargılara varmak ne kadar doğru? bu takım 3 gün önce porto deplasmanında, dragao'da galibiyeti kaçırmış takımdı unutmayın.
paranın takımları, aklın takımları kavramı da baya iyi olmuş yani. zaten ligde böyle bitecek. her sene trabzon ve bursa şampiyon oluyor. sezon sonunda da karabük ile antalya ilk 4 içinde olacaklar. yapmayın etmeyin. zaten chelsea, inter falanda aklın takımları.

Gürcan Ulusoy dedi ki...

bursa-trabzon şampiyon olmasalar bile şampiyonlar. tıpkı bizim 2 sene önce şampiyon olduğumuzda asıl şampiyonun sivas olduğu gibi.

bu kadar kapasite farkından bu kadar fark çıkıyorsa bir yerde bir sorun vardır.

bi beşiktaş değil.

fenerbahçe kendini başarılı sayıyor oysa lig sıralamasında sadece 3.

hani üç takımlı ligin üçüncüsü.

lig böyle bitse de bitmese de üç büyükler bu zihniyetleriyle başarısızdırlar.

en başarılı fener. o da kendi kültürüyle çelişiyor. ayrı konu.

Schuster'den beklenenin ne olduğu açık bence, hiç tartışmaya bile gerek duymuyorum. Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid gibi takımlarda top oynamış, Real Madrid gibi şampiyonluk sonrası bile teknik direktör kovulabilen bir camiada görev almış bir teknik direktörün, nereye, ne beklentiyle davet edildiğini bilmesi gerekir. Herhangi bir yönetim de Schuster'i getirirken "yeniden yapılanacağız" açıklaması yapmaz. Hedef nettir; Schuster için de, yönetim için de.

Bu arada yukarıda yazdıkalrımdan Schuster'le ilgili beklentilerin doğru olduğu çıkarımı yapılmasın. Doğruluğundan değil, büyük takım hüviyetindeki her takımdaki doğal beklentiden söz ediyorum. Bir yargı yapıp taraf tutmaktan ziyade, tespitte bulunuyorum.

Küçük bir ekleme yapayım.Schuster'in teknik direktörlük kariyerinde hiçbir takımda 2 seneden daha fazla çalışmışlığı yok.

shelbyl dedi ki...

Simdi Schuster bir oyuncu aldirsa ve de o oyuncu kotu ciksa, biz Schuster'e kizariz, degil mi?

Peki Schuster'e transferleri yapilmis bir kadro veren baskana niye kizmayiz basarisizlik halinde de, suclu gene Schuster olur?

Eger baskan dogru teknik direktor secememisse, takimin ihtiyacini, karakterini ongorememisse, suc onun degil midir?

Ha, normal sartlarda bu baskanin degil, futbol genel menajerinin vs. sorunudur. Ama tabii Turkiye normal bir ulke degil.

cabus dedi ki...

"Son 10 seneyi düşünün. Uzun vadeli plan yapıp tutturan bir yapı gösterebilir misiniz? "
%100 haklısın. Son 15 yılda da bir Galatasaray'ın UEFA başarısını kazanan kadrosu var ama o da yapı değil. Galatasaray nerdeyse o kadrodan ayrılan hiç bir oyuncunun yeri dolduramadı. Hala 10 numarasını arıyor. Kerameti 10 numarada sanıyor.

"İstikrarın sembolü Kayserispor takımında 3 senelik kaç oyuncu var?"
Buna katılmıyorum. Kayserispor özelinde değil dediğim. Gerçekten takımlar bir yapı kursalar. Gidenin ve onun yerine gelenin kim olduğu çok önemli olmaz. Bir sistem oturtulsa ortalama avrupada belli yerlere gelen takımlar olur takımlarımız. Bu takıma yıldız sokulursa da o zaman o takım avrupada bir yerlere oynar. Bence Porto ve Fransız takımları bu konuda güzel örnekler.

Tuco Salamanca dedi ki...

@theotheo

"yobaz seba zihniyeti" çok hoş olmamış

CDiS dedi ki...

şimdi herkes kendince doğru söylüyor, bende doğrularımı söyleyeyim.
muhtemelen böyle giderse, devre arasında schuster istifa sesleri yükselmeye başlayacak, en iyi ihtimalle de, avrupa'dan elendiğimiz veya fener'e kendi sahamızda yenildiğimiz akşam schuster gidecek. yerine kim gelecek, medya samet aybaba, rıza çalımbay, ertuğrul sağlam falan diyecek. yeni bir teknik direktör gelecek, yerli-yabancı, ilk 2-3 hafta verilen gazla iyi gidecek işler. sonra yine aynı şeyler. biz beşiktaş taraftarı mustafa denizli'yi savunma yapıyor diye eleştirdik. en yaratıcı oyuncusunun delgado olduğu bir takımdan bahsederken iki defa düşünmelisiniz. biz mustafa denizli'ye, del bosque'ye, tigana'ya futboldan anlamıyor diyen bir nesiliz.
yönetim yönetim diyorsanız, q7, guti gibi 2 transfer yapmış, önemli futbolcuları takımda tutmuş (bobo, ernst, sivok, toraman), schuster gibi tanınmış bir teknik direktörü takımın başına getirmiş yönetimi eleştirmeye ben utanırım şu durumda.
dün maçın sonlarına doğru q7 topu kaybetti, arkasına döndü, 30 metrelik bir boşlukta kimse yok beşiktaş'tan. o da ellerini kaldırdı, bağırmaya başladı. takımı 40 metrede oynatmak mükemmel bir düşünce ama takımın o anki kadrosunun kimyası buna uymuyorsa, değil q7, messi gelse ne yazar, söyleyin bana..
rotasyon dedikleri nane ise, eleştirmek istemediğim bir konu. ancak ne kadar çok rotasyonla oynarsanız oynayın, kaleci istikrarını sağlamanız gerekli. kalenin hakkı cenk gibi gözüküyor. kim oynarsa oynasın, ancak sabit birini görelim artık kalede.

Pamukk dedi ki...

evet hocanın dün maç sonu tepedekiler için söyledikleri (ki ben katılmıyorum hele de trabzonspor için) çığ gibi tepki alıyor bakalım bizimkiler cvp verecekmi
kimin arkasında olacaklar

CDiS dedi ki...

schuster saçmalamış, trabzon defans oynuyorsa bizim oynadığımız şey hücum mu? ilk yarıda tehlikeli bir atağımızı hatırlayan var mı? bu kasımpaşa'ya 2 hafta önce 7 tane attı trabzon. onların ne yaptığı değil bizim ne yaptığımız önemli.

Ufuk Özkul dedi ki...

boboyu ortada oynatmak mıdır hocalık, yoksa solda oynatmak mı?ne farkeder ki. sizin senede izlediğiniz 40-50 maçtan daha az futbol bilen, hayatında futbol topu görmemiş adamlar mı var sahiden kulübede?
Yönetiminin mantıktan ve stratejik hareket etmekten uzaklığı zaten malum ve ülkemizde bu sadece Beşiktaş'a has bir durum değil malesef.
Schuster'in de 11 hafta zarfında daha çok puan toplaması, takımı beklendiği gibi hücum oynatması(ki son bi kaç hafta haricinde,kanımca yorgunluk sebebiyle,bunda başarılı olmuştur),gençlere daha çok şans vermesi beklenebilir. Katılıyorum. Ancak gene de kalkıp bu tabloyu tek bir adama bağlamak son derece saçma.Bu komple bir zihniyet hatasıdır.Ne istediğini bilmeden yönetimi destekleme/desteklememe, teknik direktör getirme,oyuncu transfer etme hatasıdır.
Bence öncelikle Beşiktaşlıların oturup ciddi ciddi ne istediklerini düşünmeye ihtiyacı var.
Rıza olmaz, Ertuğrul olmaz, Tigana olmaz, Schuster olmaz. Lucescu dahi 3 maç üstüste kaybetse ne teknik direktörlüğü kalırdı ne futbol bilgisi. Peki sonunda birini bu takımın beyni olmaya layık görebilecek miyiz acaba?

Azwraith dedi ki...

Bayadır çok saçma sapan tartışmaların döndüğünü düşünüp yazmıyorum ama uzun zamandır benim düşündüklerimi yazabilen biri olunca bunu yazmak durumunda kaldım.

Beşiktaş bu sene marka değeri endeksli oynuyor, bunun farkına varmamız lazım. İki sene boyunca toplam oynadığı dakika sayısını 5. haftada geçen yıldız sağ kanadımız, İstanbul'a eğlenmeye gelmiş sarışın orta saha oyuncumuzu çıkardığımız zaman elimizde ne kalıyor?

Geçen sene 4. olan kadro. Ha bi ekstra Zapo'muz mu var? Bursa'dayken de bence iyi oynamıyordu ama Bursa şampiyon olunca biz gaza geldik, "oha lan Zapo" dedik. Keşke satsaydık.

Bu kadro kötü kadro değil. Ama Holosko, Tabata, Bobo gibi oyuncuların şekillenmesi lazım ve bunu da teknik direktörün yapması lazım.

Sene başında yazdım, keşke Quaresma ve Guti'miz değil de, 10 tane yürekli İsmail Köybaşı'mız daha olsa.

leventpolat dedi ki...

Schuster'i niye öldürmeye çalışıyoruz onu anlamadım, burada onun tek suçlu olmadığını belirten arkadaşlar var, ama diğerleri hurra Schuster'e yüklenmişler. Schuster hakkında ne düşündüğümü çok kereler yazdım, bir daha yazmak istemiyorum.

Onu geçtim, Quaresma ve Guti hakkında bahsederken birinin iki yıl oynamadığından, birinin de İstanbul'a eğlenmeye geldiğini söyleyen var, hâlâ. Ayıptır.

mavlu hakan dedi ki...

guti, quaresma transferleriyle yıldırım demirören'i büyük başkan yapmakla takım kötü giderken acımasızca eleştirmek benzer zihniyetlerin ürünü gibi. tamam çok benzemiyorlar, bu blogda defalarca yazıldı takımın eksik olduğu , kurgulamada hata yapıldığı yönünde. ama hepimiz de gördük ki bu eksik ve iyi kurgulanmamış takım sezon başında gayet tatmin edici hatta benim için fantastik futbol oynadı. yani her yönden takımı tamamlamaya çok da ihtiyaç yok. yeter ki takım havasını bulsun. biraz daha sabır gerek.

"ben demiyorum, ben istemiyorum ama adamı gönderirler" demek üstünü hafifçe örtüp "yeter bunun da suyu ısınd" demekten başka bişey değildir. son bir kaç haftada aynı minvalde kaç yazı ya da yorum okudum sayamıyorum.

lütfen istemediğiniz halde yapılacak şeyleri değil ne yapılmasını istiyorsanız onu yazın.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Quaresma ve Guti'nin ellerinden geleni yapmaya calistiklarini, sahada nasil cirpindiklarini gormemek gercekten ayiptir. "Istanbul'a eglenmeye gelen sarisin"... Tam bir Fenerbahceli'nin soyleyecegi soz...

shelbyl dedi ki...

@mavlu hakan

Ama biz yonetimi surekli elestiriyoruz ki, takimin kotu gidisiyle alakasi yok. Hatta hep ayni seyi soyledigim icin, elestirimin acimasiz oldugunu da dusunmuyorum.

Derdim ne?

1. Futbol subesi profesyonel bir yapiya kavussun, Demiroren vs. bu isten elini etegini ceksin. Bu argumanin adi "futbol akli".

2. Kulube her onune gelen oyuncu alacak icin dava acmasin, finansallar biraz toparlarsin.

Bu yaz iyiye giden ne oldu? Artik yonetim kurulundan insanlar cikip dengesiz dengesiz aciklamalar yapmiyorlar. Bu bir iyilesme, cok da guzel. Bunu da takdir ettik.

Simdi baktiginda, ben 2 yildir ayni seyi soyluyorum. Guti, Quaresma, Iverson transferleri ile benim soyledigim iki seyin alakasi yok ki, yani o transferler olunca ya da olmayinca benim yonetimi elestirdigim konu degismiyor.

Ha, ama su var. Sen yonetimi hep elestirirsin, insanlar Quaresma alininca sana deli gozuyle bakar, Quaresma istenilen sonuclari vermeyince akilli.

Halbuki ben hep ayni seyi diyorum, algi degisiyor sadece.

mavlu hakan dedi ki...

@shelbyl

ben de zaten sizin yönetimi eleştirmek konusundaki tutarlılığınızdan bahsettim. çizginizi değiştirmediniz. sadece şu dönemde takıma yönelik eleştiriler biraz daha sakin olsa en azından burada. bu belki de tamamen kişisel bir şey yani sadece benim algım da olabilir ama ben bu sıralarda takıma ve futbolculara ve teknik direktöre yapılan ağır eleştirilere karşı hassasım. bu eleştiriler sergenin eleştirilerinden çok da farklı gelmiyor kulağıma ya da gözüme.

shelbyl dedi ki...

Neticede Besiktas haftaya kazanacak, o zaman isler medya acisindan biraz yoluna girer.

Biz isler yamuk giderken neden yamuk gittigini soyleyelim de, sonra "Pasam ne degisti?" deme hakkimiz olsun.

errorl dedi ki...

"İstanbul'a gelen sarışın.." tamlaması hakikaten süper olmuş!! Zaten Guti Zimbabwe'den geldiği için daha önce görmedi böyle ortam. Reina falan yok İspanya'da, İbiza'da, Mallarco'da. Tabii çocuk buraya gelince şaşırdı, başı döndü. Bir de karı kız da çok var tabii burada hiç bir yerde olmadığı kadar hatta!!

Lütfen yani, her şeyi söyleyin de adamlar sanki çabalamıyorlarmış gibi garip imalarda da bulunmayın. Sonra göz var nizam var. Eğlenmeye gelmiş adamın her maçta 1-2 asisti var en öldürücüsünden.

Q7 desen sakatlanana kadar elinden geleni ardına koymadı.

Bu iki futbolcu özelinde bakıldığı zaman yanlış nedir ben göremiyorum.

Yorum Gönder

Ara