.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
11 Ekim 2010 Pazartesi

Ağla sömürgem ağla

Beşiktaş, üst üste kazandığı efsanevi üç şampiyonluk döneminden sonra en sağlam dönemini Mircea Lucescu ile birlikte 2002-2003 sezonunda yaşamıştı. Sapasağlam bir defans kurgusu, taş gibi orta saha ve deli dolu bir hücum hattı önüne gelene acımadan saldırıyordu. Şampiyonlukla, rekorlarla taçlanan o şahane sezonun taraftar açısından tek burukluğu Pascal Nouma'nın gönderiliş şeklidir. Ezeli rakip Fenerbahçe'yi adeta ezerek sahasında yenen Beşiktaş, o mutlu bahar akşamında Nouma'yı şortun içinde gezen bir el sebebiyle kapı dışarı etti. Bu hikayeyi hepimiz çok iyi biliyoruz ama bugüne kadar birinci ağızlardan açıklanmadığı için hep sürüncemede kalan bazı konular da vardı. Benim açımdan mevzunun merak uyandıran en önemli hususlarından birisi de Nouma'ya Federasyonun vermiş olduğu 7 aylık cezadır. Neden 6 ay veya 12 ay gibi dönemlik bir ceza değil de 7 ay? Dün akşam Beşiktaş'ın eski yöneticilerinden Levent Erdoğan'ın yine her zamanki gaza gelişlerinden biri sonucunda yapmış olduğu açıklama, akıllara kazınan bu soru işaretini ortadan kaldırmış oldu. O Beşiktaş duruşu dedikleri ahlaki bütünlüğün Serdar Bilgili döneminde nasıl yerle yeksan edildiğinin en güzel göstergesi işte bu açıklamada ortaya konuyor: "Pascal'a büyük haksızlık yapılmıştır, keşke onun gibi yüreği Beşiktaş sevgisiyle dolu futbolcular gelse de aynı hareketleri yapsa. Benim yaşım 70 oldu ve 70 yaşında artık şu gerçeği açıklamak istiyorum. Pascal'ın o hareketini yaptığı günün ertesi günü kulüpte Hüsnü Güreli'nin başkanlığında acil bir toplantı yapıldı. Kulüpte para olmadığından ve Pascal da maliyetli bir oyuncu olduğundan bu fırsatı kullanıp Pascal'ı gönderme kararı alındı. Keşke bu yanlış o zaman yapılmasaydı." haber1903.com'un konuyla ilgili görüştüğü, ismi saklı bir yönetici ise bombayı patlatıyor: "O gün çok stresli bir gündü, federasyonun Pascal'a 3 ay gibi bir ceza vereceğini öğrenmiştik, 3 ay sonra zaten ligler bitecekti. Pascal'ın sözleşmesinde de federasyon tarafından 6 aydan fazla ceza alırsa sözleşmesi hiçbir ücret ödenmeden tek taraflı fesh edilebilir maddesi vardı. Bunun üzerine Beşiktaş yönetimi federasyonu arayarak 3 ay yerine 7 ay ceza verilmesini istedi. Federasyon da Beşiktaş'ın bu isteğini gerçekleştirdi ve 7 ay ceza verdi. Kulüp Pascal'ın sözleşmesini tek taraflı fesh etti." Alın size muhteşem Beşiktaş yönetimi, geleceğin vizyonu Serdar Bilgili, Hüsnü Güreli ve saz arkadaşları. Her ne şartta olursa olsun, Beşiktaşlı bir insan nasıl federasyonu arayarak kendi futbolcusuna verilen cezayı artırabilir? Diğer yandan, bu nasıl bir federasyondur? UEFA kriterlerine bağlı olarak işlemlerini sürdüren Türkiye Futbol Federasyonu böyle bir ucuzluğa, basitliğe nasıl alet olabilir? Köy kahvesi mi yönetiyorsunuz beyler? Hak, hukuk, adalet bu kadar ucuz mu sizin için? 2010 yılında hala Serdar Bilgili, Hüsnü Güreli gibi isimleri özlemle ananlara ders olsun bu. Kendi futbolcusunun cezasını telefon siparişiyle yükselten bu adamlara yazıklar olsun. Vermesi, ödemesi gereken futbolcu maaşını ödememek için taklalar atan, asırlık tarihe leke süren bu cingöz recailere eyvahlar olsun... "ağla sömürgem... buralarda döne döne-mem! artık bir yeşile dolmasak da anılardan haz kalır sen de bir zaman duyarsın bir gün bir taze mezar kazılır ardında bir dağınık gazel ile, kül ile istanbul’da bir ölü kartal kalır... "

22 Yorum:

Pamukk dedi ki...

e ben o gün federasyona sayddırmıştım boşa mıymış yani küfürlerim

yuki the zorba dedi ki...

Husnu Gureli'nin misyonu farkliydi, onu kendi misyonu icinde degerlendirmek lazim...

Pascal'i yem eden ise hepimizin bildigi gibi, bu kuluple baskanlik donemi sonrasi ne kadar ilgili oldugu ortaya cikan bir adamin sucu... Bu kulup uzerinden nemalanan, guclenen ve statu kazanan bu sahsin ne oldugunu ortaya koymasi anlaminda onemli ve degerli bir aciklama olmus...

Ha memleketimde kimse kosacak mi bunun pesinden? Kimse... Pascal'i seversin sevmezsin o baska sey... Ben sevmezdim, bilen bilir... Sonradan sonraya isindim pascal'a... Ama bu 7 ay hikayesinde bir seylerin dondugunu biliyordum hissediyordum. Net sekilde ortaya cikmasi cok guzel... En azindan ben ve benim gibi dusunenler icin...

Yildirim Demiroren'e soverken, Serdar Bilgili'ye ozlem duydugunu soyleyenlere diyecek pek bir seyim yok zaten... Bu, Turkiye'nin bugune gelisinde 12 Eylul etkisini yoksaymak gibi bir sey... Sagliksiz, hastalikli bir ortamda yapilan kongre, o kongreye bilgili doneminde uye edilen binlerce ilgisiz, alakasiz insan...

Neden bugune geldigimizin fotografidir Serdar Bilgili...

carlito dedi ki...

zaten hiçbir zaman üzülmemiştim bilgili yönetiminden kurtulduğumuza, demirören'den çektiklerimize rağmen..

çoğu insanın Beşiktaş'ı çok çağdaşlaştırdığına inandığını Bilgili ve Güreli yönetiminin ne olduğunu görsünler işte!
o yönetimde Levent Erdoğan, Demirören, Haşmet Kürüm vs. hepsi bulunuyordu, haberdeki doğum gününe de hepsi katılmış, Güreli de dahil olmak üzere.. çıkıp bu iddiaları inkar edebileceklerini hiç sanmıyorum, Levent Erdoğan'ı da her ne kadar hiç sevmiyor olsam da bu iddialarının doğru olduğundan adım gibi eminim.. o kadar paragöz bir yönetimdi ki (özellikle hüsnü güreli) önce Nihat satıldı, sonra Pascal'ın maliyetinden kurtulmak için bu yapılanlar, ardından takımda kalan tek adam gibi forvet İlhan'ın gene para için japonya'ya gönderilmesi vs. neticede 101. yılda şampiyonluk elimizden çalınabildiyse, bu paragöz yönetimin de bundaki işbirliği yadsınamaz..

neticede olan Pascal'a oldu, belki bir sonraki sezon tekrar formasını giymeye devam edebileceği Beşiktaş'ından ve bizlerden kopardılar onu.. kalsaydı daha hayırlı olur muydu, hala gözümüzde şimdiki efsane konumunda olur muydu bilinmez, ama ne olursa olsun hiçbir ayrılış şekli bu kadar içimizi acıtmazdı herhalde.. Pascal'a sahip çıkamayışımız içimizde daima kanayan bir yara olarak kalacak..
ama O'na bunu reva gören Bilgili'nin de kulüpten nasıl ayrılmak zorunda kaldığını düşününce biraz içim rahatlıyor doğrusu!

yuki the zorba dedi ki...

Bu Bilgili'nin taraftarin kufurleriyle istifa ettigi hikayesi de ayri bir konu... Oyle bir sey yok, ben Kapali tribundeydim; kapali tribunun kendine bagiracak hali yoktu, gidip bilgiliye kufur etmeye mi bagiracak? o gun numarali'da kendisinin herkesten iyi bildigi adamlar kufur ettiler. bundan daha iyi bahane olmayacagindan, o da bunu bahane edip gitti. zaten soyle bir sozu vardi: "bana kizima orada kufur ederlerken, Besiktas taraftari o insanlari susturmadi, engel olmadi".. Hala kapali, acik birarada bilgiliye kufur etti zannediliyor bu yuzden. yalan. net...

alioner dedi ki...

@yuki the zorba
kesinlikle katilıyorum ki o maçta ben de yoktum adamin açıklamalarina bende inanmiştim sonra tabi işin aslı araştırınca oğrenmiştim.pascala gelince çok severdim. zaten belliydi boyle bir olayın olduğu o zaman adeta aslanların onune bizzat kendileri atmıştı futbolcusunu sahip çıkmadiklari degil kuyusunu kazdıkları belliydi o derece.levent erdoğanın açıklamasına gerek yoktu sahip çıkmadılar ona.ama tabi yanlış hatırlamıyorsam donemin g.başkanı ozkok bile bjk uyelığımı ıptal ederım tarzında laflar bıle soylemişti sanki paşalıkla bjk lılığın alakası varmış gibi...şimdi oncelıkle kulup adına bu adamdan ozur dileyelım affetmezse de haklıdır orası ayrı konu zaten..ve kontratındaki o 7 aylık parayı da verelım çok ayıp ettiler ona çok .bu adamı yolda gorsem sarılırım ama bu utançdan sonra yere bakarım yanına bile gidemem.şimdi yonetimin suçu demek doğru bir nevi ama bizde taraftar olarak buyuk bir kısmımız en azından katildik bu kirli linçe ..adama gidip affet bizi diyip diz çokesım var..ne yd yonetımının kepazelıleri ne 300 milyon tl lık borç ne avrupadakı farklı maglubiyetler ne başka seyler hiç biri şuan bu olay kadar beni utandırmadı gerçekten ovunerek soylediğim beşiktaşlıyım kelimesini bile sorgulattılar bana bu yaşimda yazıklar olsun...ALLAH bizi islah etsin ne diyim ki

alioner dedi ki...

ha simdi bakınca gordum ozkoku buraya o linçe katildigı için yazdim yoksa siyasi konjokturdeki gelişmelerle alaksi yok yanlış anlaşılmasin.7 aylık ucretteki kastim bir insanin emegini gasp etmişiz bu para onun hakkı manevi tazminat degil yani kul hakkını almışız adamin o açıdan.yoksa verelım parayi kurtulalım degil bu para o adama bizi affetmesi için bir lutuf degil yani bizzat adamın hakkı

alioner dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
baris dedi ki...

levent erdoğan'ın ne olduğunu da bilince, çok da inandırıcı gelmedi bana anlattığı hikaye. "yüksek maliyetinden dolayı kurtulunmak istenen pascal" da inandırıcılığın dip yaptığı nokta. pascal beşiktaş'a ikinci gelişinde pahalı bir futbolcu değil, kariyeri dibe vurmuş, maç başı sözleşmeyle bir şans daha verilmiş bir adamdı. bu da başlı başına yalanlıyor bence levent erdoğan'ın sözlerini.

carlito dedi ki...

@yuki the zorba

ben de o maçta eski açık kapalı tarafındaydım, ben de hiç öyle toplu bir küfür falan duymamıştım bilgili'ye, eve geldikten sonra öğrenmiştim hatta olanları.. ama neticede 3-5 kişi bile küfretmiş olsa, bunu yapanlar gerçek taraftarlar olmasa bile, bunun yapılmış olması ve gerçek Beşiktaşlıların da buna sesini çıkartmaması çok yerinde bir mesaj oldu, Pascal yapılanlardan dolayı da "ilahi adalet" gibi değerlendiriyorum bir bakıma..

@barış

levent erdoğan'ın çok güvenilir bir adam olmadığında haklısın ama bu konuda söylediklerini iyi düşünmek lazım.. ayrıca Pascal'ı çok da ucuza getirmedik 2. gelişinde, hatta bizden gittiği kulübün (marsilya'ydı sanırım) yöneticileri bu sakat adama nasıl bu kadar para veriyorlar diye şaşırıyorlardı hatırlıyorum.. belki Pascal'ın kendisine verilen para kulübüne ödenen kadar yüksek olmayabilir ama o zaman uyuz bi menajeri vardı -adını unuttum- onun pazarlıklarıyla fiyat da yükselmiş olabilir..

neticede pascal'ın yaptığı hareket ve gönderilişi ile ilgili çok komplo teorisi dinledik, örneğin pascal'ın devlet erkanının baskısı ile gönderilmek zorunda kaldığı veya Pascal'ın aslında o hareketi direkt bilgili'ye yaptığı ve o yüzden kovulduğu gibi iddialar vardı ama bana göre en akla yakını levent erdoğan'ın söyledikleridir..

Pamukk dedi ki...

e levent erdoğan radyoya baglanmış şaka yaptım bn demiş ulen ne biçim adamlarsınız

shelbyl dedi ki...

"Saka yaptim" mi?

Eger hakikaten boyle "saka yaptim" minvalinde bir aciklama yaptiysa soylenenler kesinlikle gercektir.

carlito dedi ki...

aynen öyle.. eğer bir açıklama hemen anında çıkıp tekzip ediliyorsa mutlaka doğrudur.. eminim yanlış anlaşıldı falan da demiştir..

Pamukk dedi ki...

Radyospor programcısı Aydın Cingöz'e konuşan Levent Erdoğan, "O gece herkes oradaydı. Amacımız Pascal'ı kızdırmaktı. Onun için bu şakayı yaptık. Ancak bunu ciddiye alıp haber yapmışlar" dedi.

Pamukk dedi ki...

pascal da ciddiye almış demek şakayı ki, cvp vermiş:)

kma dedi ki...

valla okurken kanım dondu.

beşiktaşlı duruşu dedikleri aslında kastedilenin tam tersiymiş yahu.

bundan sonra beşiktaşlı duruşu derseler altında bişi arayacağım.

kimler yönetiyo koca kulübe be.

tearkan dedi ki...

Şaka gerçek bilemem; ama şu pascal'ın sözleşmesinden kurtulma mantığı bana da saçma geldi açıkcası. Pascal'ın ikinci gelişinde öyle kurtulmak istenesi bir sözleşmesi olacağını hiç sanmıyorum.

lakerda dedi ki...

Pascal'ın maliyeti neydi bilemem de, Hüsnü Güreli ve para meselesi denilince değil Levent Erdoğan bir deli söylese bile inanırım.

Onurlu dedi ki...

Valla Levent Erdogan saka mi yapmis bilmem de Serdar Bilgili ve Husnu Gureli'nin su kadar borcla biraktik hikayesinin detaylarinin dokulmesi acisindan hayirli oldu bu olay. Meraklilari 2003/2004 gelir tablosunu inceleyebilir ve bir onceki senenin cezalarinin 100 katina, mac hasilatlarinin yarisina denk gelen ceza gelirlerini gorebilir...

umut dedi ki...

şaka yaptık diyorlarsa kesin doğrudur..

mgonen dedi ki...

Ben de hâlâ akıllanmayanlardanım.

Serdar Bilgili ve Hüsnü Güreli'nin aşığı değildim, çok uzun süredir. Ancak şu duyduklarımla bu adamlardan bir adım daha uzaklaştım, bu kesin.

Bu yapılan, tam anlamıyla âdiliktir, ahlâksızlıktır da ayrıca, daha başka tonla şey yazılabilir. Pek çok durumda anlam kuvvetlendirmeye yarayan; rezalet sözcüğünü kullanabiliriz (kepazelik de olur)Ben zaten, kendi kendime de buna yakın bir şeyler tahmin ettiğimden bu ikiliyle aramdaki mesafeyi açmıştım. İkincisini de tahmin etmiyor değildim ama; "yok lan artık diyordum".

Niye hâlâ akıllanmadım. Çünkü şu anda kulübü bunlardan en az 10 kat beteri, Yıldırım Demirören yönetiyor, kulüp 5-10 sene içinde Demirören Şirketler Grubu'nun manevi şirketlerinden biri olabilir vs. Yoksa, ben de isterim İbrahim Altınsay vb.

sergen dedi ki...

yaw bilgili mi kaldı,

PASCAL sonsuza dek burda..

aha misal Allen Iversen geliyor,

misal maç kazandıracak, iki de hareket çakıp adam tokatlayacak, işte yeni pascalımız ulan diyeceğiz!

ulan, allen iversen'ı bile tanımlarken pascal'ı ölçü alacağız !!

ruhumuzsun pascal..

Kalten dedi ki...

Üç gündür siteyi açınca Nouma'nın bu resmi ŞLLAAK diye açılıyor ekranda, yurt dışında olduğum için ekranı görenler de resimdekinin Nouma olayı olduğundan habersiz.

Çok kötü durumlara düşüyorum. "Bir dakika, açıklayabilirim" diyorum ama nafile.

Yorum Gönder

Ara