.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
6 Eylül 2010 Pazartesi

Fabregas ve Quaresma

Francesc Fabregas...

Barcelona'nın bitmeyen aşkı. Önceki sene uğraştılar alamadılar. Bu sene yönetim, futbolcu, taraftar... Her koldan saldırdılar, yine olmadı. Arsenal menajeri Arsene Wenger, Fabregas transferi için masaya bile oturmayacaklarını her defasında kesin bir dille ifade etti. Barcelona da bunun üzerine Fabregas transferini dondurucuya atmak zorunda kaldı. Fabregas'ın 2015 yılına kadar Arsenal'le sözleşmesi olduğunu da hatırlatalım.

Peki değerini bulduğunda bir çok oyuncusunu elden çıkarmış Arsene Wenger neden Fabregas için masaya bile oturmak istemedi. Quaresma meselesiyle ilgili olan tarafı bu. Barcelona her ne kadar borç nedeniyle sıkıntılı bir dönem geçiriyor olsa da, istediği oyuncuyu alabilecek maddi imkanlara sahip. Öyleyse, transferin gerçekleşmeme sebebi maddi gerekçelere dayanmıyor.

Arsenal Fabregas'ı elden çıkarmama gerekçesini bu seneki şampiyonluk yarışına bağlamıyor. Fabregas'ın dünyanın en iyisi oluşuna da bağlamıyor. Henry, Vieira, Hleb, Flamini, Ljunberg, Gallas, Kolo Toure, Emmanuel Adebayor son bir kaç yılda elden çıkarılan yıldızlar. Fabregas'ı bu oyunculardan farklı kılan nedir? İşte bu soru, Arsenal'in Fabregas'a paha biçememesinin sebebi.

Çünkü Arsenal Fabregas'sız çözümleri hazırlamış değil. Fabregas'ın yerine 2010 yılı eylül ayı itibariyle koyabilecekleri oyuncuları yok. Hiç te tesadüf değil, 18 yaşındaki Jack Wilshere'i sezon başından beri Fabregas'ın yerinde oynatıyorlar. Wilshere "Ben de Fabregas kadar oynarım" sözünü saha içinde söyleyebildiği gün Fabregas'a İspanya yolu gözükecektir. Zira Henry giderken Adebayor, Flamini giderken Song, Hleb giderken Walcott, Kolo Toure giderken Tomas Vermaelen Londra'nın yolunu tutmuşlardı...

Ricardo Quaresma...

Bugüne kadar gösterdiği performansla hepimizi yanılttı. Kendisi hakkında şüpheli yaklaşımları olanları da yanılttı, körü körüne aşık olanları da yanılttı. Çünkü kimse Quaresma'dan bu çapta bir yeniden doğuş beklemiyordu. Hem de bu kadar kısa sürede...

Beşiktaş'a imza attığı günden bugüne, istisnasız her maça imzasını attı, Portekiz Milli takımına Cristiano Ronaldo'nun sakatlığı nedeniyle davet edildi. Ek kontenjandan girmesine rağmen 11'de başladı. 90 dakika sahada kaldı ve özellikle son 30 dakika Cristiano Ronaldo'yu aratmayan bir performans sergiledi. Karabükspor maçı bir ölçü olmayabilir ama uluslararası seviyede Portekiz Milli takımıyla yaptıkları, Quaresma'yı karşılayabilecek tüm takımlar için önemli bir referanstır. Dolayısıyla, önümüzdeki transfer sezonları "Gelmiş mi, gelmiş mi?" sorusu yerine "Kalmış mı, kalmış mı?" şeklinde geçecektir...

Beşiktaş ve Quaresma ilişkisi üç şekilde sonlanabilir.
  1. Ricardo Quaresma futbolu Beşiktaş'ta bırakabilir.
  2. Ricardo Quaresma satılabilir.
  3. Ricardo Quaresma sözleşme yenilemez ve kulüpten ayrılır.
Bizim temennimiz birinci ihtimalin gerçekleşmesidir. İkinci ihtimal de şartlar ölçüsünde değerlendirilir, üçüncü ihtimal ise skandal olur.

Ricardo Quaresma'nın futbolu Beşiktaş'ta bırakması, 7-8 sene Beşiktaş'ta kalması olasılığı nedir? Günümüz futbol şartlarında, Quaresma'nın bu performansıyla ya dev kulüplerin kancası Quaresma'yı ayartacaktır, ya da onların ayartmalarına gerek kalmadan Quaresma yeniden doğuşunu Anelka örneğinde olduğu gibi, dev bir kulüple taçlandırmak isteyecektir.

Bu noktada, Beşiktaş kulübü Ricardo Quaresma üzerinde yürüttüğü politikasını üçüncü ihtimalin gerçekleşmemesi üzerine kurmalıdır.

Peki dev kulüpler hafif hafif yaklaşırken Quaresma'nın bu devleri reddedip Beşiktaş'la sözleşme yenilemesi ihtimali nedir? Haliyle, bu da çok düşük.

Öyleyse düşük ihtimalleri kenara koyarsak Beşiktaş'ın önündeki tablodaki transfer stratejisi,  Ricardo Quaresma'nın satılması üzerine kurgulanmalıdır. Kulüp, hiç şüphesiz, Quaresma'yı satmak istemez. Ancak Bosman kanunu neticesindeki futbolun gerçeği bellidir. O zaman, kendi çıkarını düşünmek zorundadır.

Tamam. Beşiktaş Quaresma'yı satıp para kazanmalıdır. Peki bunu ne zaman yapacaktır. Yerine muadilini bulduğunda, iyi teklif geldiğinde veya arzulanan başarıya ulaşıldığında olabilir. İyi teklif gelmiş olmasına rağmen yerine onun kadar iyisini koyamadığınızda satmama kararı alabilirseniz Arsenal olursunuz. Lakin Quaresma Türkiye'de o aidiyeti ne kadar gösterir meçhul.

Öyleyse, Beşiktaş ve Ricardo Quaresma arasındaki ilişki netleşmeli. Beşiktaş kulübü, kısa ve uzun vadeli planları Quaresma'yla paylaşmalı, onun kafasındaki fikirleri öğrenmeli ve ortak hareket etmelidir. Transferin son günü, son ayı "Beni bırakın gideyim!" diyen Quaresma Beşiktaş'a zarar verir. Mesele buradaki ortak kazanç noktasını yakalamak ve "Kazan-Kazan" yolunu seçmektir.

Futbolda planlar her zaman tutmaz. Oyuncu sakatlanır, perfomansı iner, çıkar, kriz vurur, teknik direktör ister veya istemez... Ama yine de planlara riayet temel ilkedir.

Tıpkı Arsenal'in 2015'e kadar Fabregas'ı Barcelona'ya satacağı gibi. Biz sadece ne zaman satacaklarını bilmiyoruz...

Ama onlar biliyorlar...

33 Yorum:

ozkankaya35 dedi ki...

___İki harflilere benzemeye başladık...yapmayın

bence quaresma konusunda yapılması gereken seneye yeni bir anlaşmayla sözleşmesi uzatılmasıdır.Quaresma Barcelona Chelsea İnter gibi takımlarda oynadı ancak burada ona gereken değer gösterilmedi bizden ayrılmak isteyeceğini sanmıyorum veya düşünmek dahi sitemiyorum

quaresmayı satmak düşünülmemelidir gutinin yerine muhammed monte edilmeli ve yeni yıldızlarla birlikte altyapıdan gelen yetenkli gençlerle başarılı bir kadro kurulmaıldır.

ozan dedi ki...

Quaresma böyle oynamaya devam ederse onu takımda tutarsa ancak taraftar tutar...

sozcelykk dedi ki...

jessie

şu an ağlyorum biliyor musun

dokunabilir misin gözyaşlarıma ellerinle :)

alper dedi ki...

GS YE KOYSUN ALİ SAMİYEN DEPLASMANINDA ONDAN SONRA FUTBOLU BIRAKSIN GRAM GIKIM ÇIKARSA NAMERDİM.BİZE GS GALİBİYETİ ARMAĞAN ETMEDEN ÖLMEK YASAK.

Crow dedi ki...

bu planlama da mükemmel işleyemeyebiliyor. flamini ve hlebin transferlerinin üstüne wengerin sitemlerini hatırlıyorum, futbolcuların yüksek ücrete hayır diyememelerine dair. hatta flamini'nin gidişi üzerine hemen bir çözüm üretememişti, diaby için bi süre sabır istemişti hatta taraftarlardan. sen daha iyi takip etmişsindir tabi ki.
varmak istediğim nokta şu, biz göndermek planlarımıza uymuyor desek bile, yarın manchester city'den hem kulüp hem quaresma için dolgun bir teklif gelse reddedemeyebiliriz. bizim için ekstra bir ihtimal de avrupanın büyük liglerinde/takımlarında oynama arzusu olabilir. man.utd bir teklif yapsa, quaresma ille de gitmek istiyorum diyebilir. sonuçta zorla takımda tutulan futbolcudan da (hele ki şu anki performansı bize sürpriz geliyorken) ağır performans düşüşlerine sebep olabilir. sonuçta bu yönetim carew gibi orta sınıf bir topçuyu bile lyona gitmemesi için ikna edemedi, tello gibi beşiktaş'ın kalibresine tam oturan bir topçuda bile sözleşme kavgası yüzünden performans düşüşüne neden oldu.

sozcelykk dedi ki...

beşiktaşta izledikten sonra milli takımda izleyince bende de aynı düşünceler hasıl oldu , hatta noat samisa'nın çok güzel bir tespiti var bu durumla ilgili '' quaresma'yı arada solda oynatalım da chlsea milan üşüşmesin bu adama'' diye :)

bu adamın ufak bir terapi süreci vardı başarıyla o süreç atlatıldı artık quaresma için rüzgarın tersine dönmesi için taraftarın ve yönetimin ona sırt çevirmesi gerekiyor ki bu ihtimalin gerçeklemesi mümkün gözükmüyor.

ligtv'nin antreman ve maç sonu görüntülerini izler misiniz bilmiyorum ama takım içi ilişkileri muhteşem, daha dün üzülmez'le omuz omuza vermişler eller kollar sarmaş dolaş sohbet ediyorlar çok mutlu oldum vallahi , ayrıca maç sonu üzülmez'in o böyle oynasın yeter ki defansı ben yaparım sözü bile takım içi quaresma'nın ne kadar saygı gördüğünün ve sevildiğinin belirtisi.

arkadaşlarıyla arasında problem var diyenlere selam ederim.

gerçi 5. haftada rabona'sı tribünleri bulduğunda taraftarın küfredeceğini iddia etmeyenler de olmadı değil :) iyi ki yanıldılar.

cha dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
cha dedi ki...

q7 büyük takımların küçük topçusu, küçük takımların büyük topçusu olduğu gerçeğini unutmaması lazım. haa bunun farkındaysa şu performansına yakın ortalamayla 7-8 yıl oynarsa beşiktaş çarşısına heykeli dikilir. maf, pascal, i.mansız gibi efsanelerin yanına bir de q7 koyarız kötü mü olur.

sozcelykk dedi ki...

biz yine küçük takım olduk :D

varsın bizim pipimiz bamya sizinkiler geniş hazneli olsun. (jokond)

Jessie dedi ki...

ya mesele arsenal meselesi değil. ben fabregas'ı sadece güncel örnek olduğu için kullandım. arsenal doğrusunu yapıyor, hleb, flamini doğruydu demiyorum.

sadece arsenal bugün fabregas satılık değil diyor. ama biliyorlar ki 2015'e kadar satılacak. çünkü 2014'e gelindiğinde fabregas sözleşme yenilemeyecek.

wenger de asla satmayacağız demiyor. şu an satmayacağız diyor.

biz, quaresma için "asla satmayacağız" dersek yazımdaki en kötü senaryoya zemin hazırlamış oluruz.

cha dedi ki...

küçük takım derken anlayacağınız üzere sportif başarı, bütçe olarak barça, real, manU gibi takımlarla karşılaştırdım. daha az başarılı, daha az popüler mi diyeydim:)

sozcelykk dedi ki...

ben romantik taraftarım , küçük filan dokunuyo bana :)

Manu dedi ki...

jessie haklı quaresma planlamasını iyi yapmak lazım, alternatifini izlemeli almalı ya da yetiştirme yoluna gitmeliyiz.
zira bu sene sonunda atletico madrid'den 15M Euro teklif gelecek.
Aha da yazıyorum buraya.
do no heritate to remind this comment to me.

albayrak dedi ki...

Planlama ve BJK. Pek yakışmıyor birbirine. Bugün Arsene Wenger'e
2014-2015 senesinin Arsenal kadrosunu say desen İlk 11 ve yedekleriyle beraber 1 hata dışında sayar. Biz gelecek seneki
ilk 11 imizi sayabilir miyiz peki.
Senin elinde Erkan Kaş var diyelim. Yapacaksın onu Q7'nin yedeği. Q7 40 maç oynayacak o 10 maç. Beklediğin verimi aldıysan ertesi sene Q7 30-35 maç oynayacak, Erkan 15-20 maç. Sene sonu dersen ki Erkan Kaş BJK'de ilk onbirde oynayabilecek kapasiteye ulaşmıştır yolla o zaman Q7'yi. Adı messi olsa yine yolla. Öbür türlü Erkanı kaybedersin. Q7 için bile değmez Erkan'ı kaybetmek. Bir de BJK'nin
planlamalarına bakalım. Senin elinde Holosko var 4-3-3 ün sağ açığı olarak yedeği de Serdar Özkan.Nihatı da almak istiyorsun.1 sene sabret o sene Holosko düzenli oynasın, bonservisi değerlensin. Sene sonu sat Holoskoyu, Nihatı da ELİNDE BONSERVİSİYLE transfer et.BJK napıyor peki:1 sene sonra 0 bonservis bedeliyle alacağı Nihatı 4,5 M Euro bonservisle transfer ediyor, Holoskoyu da Serdarı da satmıyor. Sonuç: kötü performans gösteren Nihat, holosko ve Serdar.
Serdar bedavaya gidiyor, Nihatı satmak istesen satamazsın(dünyada Nihata BJK^den aldığı 3,5in yarısını kimse vermez)Holosko en fazla 1-2 M Euro bedele düşmüş durumda. YD planlamasının sonucu.
Birbirimizi kandırmayalım arkadaşlar. Bir türk takımı mesela BJK en fazla Avrupa şampiyonu olabilir belki de bu sene olacak. Şampiyonlar ligini de kazanabilir kısa vadede. Ama asla büyük kulüp olamaz. Bu sitedeki yorumları görünce YD doğru yapıyor diyesi geliyor insanın.

albayrak dedi ki...

Planlama ve BJK. Pek yakışmıyor birbirine. Bugün Arsene Wenger'e
2014-2015 senesinin Arsenal kadrosunu say desen İlk 11 ve yedekleriyle beraber 1 hata dışında sayar. Biz gelecek seneki
ilk 11 imizi sayabilir miyiz peki.
Senin elinde Erkan Kaş var diyelim. Yapacaksın onu Q7'nin yedeği. Q7 40 maç oynayacak o 10 maç. Beklediğin verimi aldıysan ertesi sene Q7 30-35 maç oynayacak, Erkan 15-20 maç. Sene sonu dersen ki Erkan Kaş BJK'de ilk onbirde oynayabilecek kapasiteye ulaşmıştır yolla o zaman Q7'yi. Adı messi olsa yine yolla. Öbür türlü Erkanı kaybedersin. Q7 için bile değmez Erkan'ı kaybetmek. Bir de BJK'nin
planlamalarına bakalım. Senin elinde Holosko var 4-3-3 ün sağ açığı olarak yedeği de Serdar Özkan.Nihatı da almak istiyorsun.1 sene sabret o sene Holosko düzenli oynasın, bonservisi değerlensin. Sene sonu sat Holoskoyu, Nihatı da ELİNDE BONSERVİSİYLE transfer et.BJK napıyor peki:1 sene sonra 0 bonservis bedeliyle alacağı Nihatı 4,5 M Euro bonservisle transfer ediyor, Holoskoyu da Serdarı da satmıyor. Sonuç: kötü performans gösteren Nihat, holosko ve Serdar.
Serdar bedavaya gidiyor, Nihatı satmak istesen satamazsın(dünyada Nihata BJK^den aldığı 3,5in yarısını kimse vermez)Holosko en fazla 1-2 M Euro bedele düşmüş durumda. YD planlamasının sonucu.
Birbirimizi kandırmayalım arkadaşlar. Bir türk takımı mesela BJK en fazla Avrupa şampiyonu olabilir belki de bu sene olacak. Şampiyonlar ligini de kazanabilir kısa vadede. Ama asla büyük kulüp olamaz. Bu sitedeki yorumları görünce YD doğru yapıyor diyesi geliyor insanın.

albayrak dedi ki...

Dünyada hiç sakatlığı olmamasına rağmen senede sadece 1 maç ilk 11 oynamış bir genç oyuncunun ertesi sene 40 maç oynaması görülmemiş, olağanüstü bir durumdur. Bir aksilik olmazsa Necip Uysal bunu başaran ilk oyuncu olarak Guinness'e girecektir:)
Bu BJK planlamasının acınacak halinin son göstergesidir. Necip gibi belki yukarıda bahsettiğimiz Fabregas potansiyeline ulaşabilecek yetenek bile bu 40 maçı bir senede haketmez.Oysa saolsun bizim gözükara taraftar Aurelio'nun alınmasına bile itiraz ediyor sırf Necip az oynayacak diye.Ya kardeşim BJK bu sene minimum 55 maç yapacak. Her maç 2 önlibero oynayacağının farzedersek.55*2=110 eder. Senin elinde 3 önlibero var (Necip, Aurelio, Ernst).Hepsinin eşit oynadığını farzedersek 110/3=37 ederki
Bence Necip için hala fazla bir rakam. Bizim taraftar istiyor ki her maç Necip oynasın, sanki Superman adam.Arda'nın durumunu görmüyo galiba kimse. Hiç mi akıllanmıoruz geçmişten. Arda aynı Necip gibi Manisa'dan geldikten sonraki ilk sene 35 maç oynadı, ertesi sene bunu bir anda 45e cıkardılar, bir sonraki sene de kaptanlığı verdiler. Noldu peki? Kim diyebilir ki Arda Turan şu anda Manisa sonrasındaki ilk senedeki performansı gösterebiliyor.Gösteremez mümkün deil arkadaş. Kaldıramaz bu baskıyı bu kadar kısa sürede. Nolur Necipi kaybetmeyelim. İbrahim Akına yaptığımızı yapmayalım. Bırakın 2 maç oynasın 3 maç yedek kalsın. Yüklenmeyin.

AQ-47 dedi ki...

Albayrak haklı...
Bir Türk takımının geleceği yer bellidir, GS'ye bir bakmak yeterli, ellerindeki çekirdek kadroyu hemen dağıttılar üstelik bonservis alamadılar, gelen kupa oarasının nereye gittiği meçhul, üstüste anlamsız transferler...Beşiktaş gibi 10 gün sonrası için yapılan planların bile değiştirildiği bir camiada Q7 için ayrıca plan yapmak mümkün değil, daha yerine kimin hazırlanacağı belli değil (erkan kaş-kiralık, rıdvan-sakat), daha komiği yedeği de gelecek vaadeden biri değil, bildiğin Erhan ve Ekrem. Sadece Q7 mi Üzülmezin yedeği bile şu an kendini ispatlayamadı, stoper mevkisinde yerli 1 tane adamın var o da sol bek mi stoper mi Ersan Gülüm...Ayrıca yerli forvet de yok iyi mi?

Jessie dedi ki...

tabi olayın bir de necip boyutu var. necip hiç şüphesiz beşiktaş için erken doğum. çaylak oyuncu. belli ediyor oyun içinde. ama potansiyeli var. onu da belli ediyor.

ama bu düzeydeki oyuncular 3. dakikada sarı kart görmezler mesela. görüyorlarsa felakettir. oysa necip o konuda cömert.

bir gün beşiktaş'ın başını ağrıtabilir.

o yüzden yavaş yavaş, ısındıra ısındıra oynatmak daha iyidir.

tabi bu sene için planlanan bu muydu o da belli değil.

carlito dedi ki...

yeri doldurulmadan satılmaması gerektiğine sonuna kadar katılıyorum.. Quaresma böyle devam ettikçe belki iki kat kâra geçecek şekilde satma imkanı bile olabilir, buna da katılmamak imkansız..

lakin Quaresma da gençliğinin baharında değil, kariyerini yarılamış bir oyuncu.. Yanılmıyorsam 26 yaşında ve 36-37 yaşlarına kadar oynayacağını hiç sanmam.. biz onu en azından 2 sezonu doldurana kadar elimizde tutabilirsek, daha sonraki yıllarda da takımda kalmasını sağlayabilecek kıvamda bir ortam da o zamana kadar hazır olabilir diye düşünüyorum..
çünkü gördük ki Q7 hiç de öyle Anelka gibi şımarık bir adam değil, değerinin bilinmesine çok değer veriyor, şimdiden taraftarla bütünleşti.. mesela Anelka'nın mutsuz olduğu, fener'i tekrar premier lige dönmek için basamak olarak gördüğü her halinden belliydi.. bunların Quaresma için geçerli olduğu söylenemez bence, o yüzden kendisinden yeni bir Pascal yaratmak mümkün!

hayal edin; Quaresma Beşiktaş'taki 3. sezonuna girecek ve yönetim sözleşmesini uzatmak istiyor.. bir yandan da iyi teklifler var..
biz de inönü'deki bir maçta kapalı tribünde dev bir Quaresma resmi açıyoruz, altında da portekizce "bizi bırakma" yazıyor..
böyle bir durumda Q7'nin bizi bırakmayacağını umut ederek ben de romantik taraftarlardan biri oluyorum? :) hiç kimse bu senaryo için "mümkünatı yok" diyemez bana...

Sercan dedi ki...

Emre Bölezoglu UEFA kupasını kazanıp(Emre nin o takım içerisindeki konumunu herkes biliyor) İnter e gittikten sonra İnter in Teknik ekibi veya yönetiminden birinin açıklamasını okumuştum. UEFA yı kazanan ekibin en önemli parçalarından birisi olmasına rağmen ilk sene Emre nin 10 15 maç arası sonradan oyuna girmesini veya oynamasını
İkinci sene 25 maç oynamasını sonraki sene banko oyuncu olmasını planlıyoruz diye.

Söylediği rakamlar iki sene sonunda tamamen tuttu.
Sonucuna baktılar ve yeterli seviyeye gelemediğini, sakatlıklarla boğuştuğuna inanınca yollarını ayırdılar.
Bizde öyle bir planlama olduğuna inanan?
Oyuncunun transferinden, takıma monte edilip, daha sonra onun yerine gelecek oyuncunu alternatifinin hazırlanması hepsi plan program gerektiren şeyler...

Arsenal o saydiginiz henry, toure, viera gibi isimlerin hepsinin boslugunu bir sekilde doldurur, fakat Quaresma Besiktasin basina ancak 100 yilda bir gelecek halley kuyruklu yildiz gibi..imkani yok dolmaz, doldurulamaz...

CDiS dedi ki...

ya adam geleli 3 ay oldu, hemen nasıl satarız falan diye konuşuyoruz, hele bir oynasın daha, hele şu zamanlardaki formunu 25-30. haftalar arasında göstersin, ondan sonra konuşulur, satılır satılmaz. hıı, bir bakmışsınız, seneye ismail sosa = q7 + 6 milyon euro.. şaka gibi geliyor dimi, ama demirören'le şaka olmaz..

tearkan dedi ki...

Bence bu sene sonunda oturup konuşmak lazım. Eğer halinden memnunsa sözleşme uzatmak yoksa tadında bırakmak gerekir. Kabul etmeliyiz ki sevgi, taraftar, vs. bir yere kadar. Bir süre sonra yerel başarıdan fazlasını isteyecektir KÜ7. Bunu Porto'da bulur; fakat bizde ne derece bulur tartışılır. (porto bizle beraber yıldızını parlattığı bir diğer kulüp olduğu için o örneği verdim.) Ki buna rağmen Porto'dan ayrıldı. DOlayısıyla tadını aldıktan sonra bizden de ayrılmak isteyecektir. Tabi şu dönemde bunları düşünmek istemiyor insan; fakat böyle bir durumda sözleşmesinin sonuna kadar kalsın inadı gitmek isteyen bir KÜ7yle birleşince patlamaya hazır bombaya dönüşür ve o bomba içimizde patlar. En mantıklı ve yararlı ihtimal ikinci sezon sonunda teklifler ve KÜ7nin de istekleri doğrultusunda satılması gibi gözüküyor.

Tabi benim gönlüm 40 yaşına kadar kalmasından yana ama neyse.

fitneci dedi ki...

Porto'dan gitti deniyor ama Inter'e gitti abicim. Mourinho çağıracak ve gitmicen, adamı s*kerler valla.

Benim öngörüm şu şekilde; Beşiktaş kendi çıtasını yükseltir, avrupa liginde çeyrek/yarı finale ulaşır, bi sonraki sene şampiyonlar liginde de benzer hedefe yaklaşacak seviyeye gelirse Q7 öyle kolay kolay gitmez. Böyle bi durumda gitmesi için çok büyük kulüplerden bir teklif gelmesi gerekir.

Ama bakarsa beşiktaş daha gruplarda zorlanıyor, şuster gidiyor, ligde 3.lüğe kasıyor falan... o zaman lyon'a da gider, marsilyaya da everton'a da... tutaman...

kkkam dedi ki...

Quaresma Beşiktaşta kalır mı? güzel soru öncelikle bu tarz oyuncuların Türkiye'ye gelme olasığı nedir ? öncelikle bu sorunun cevabını yanıtlamak lazım.

Q7 iyi bir yetenek olarak buraya gelmedi yıldız bir isim olarak geldi ama dünya starı olarak değil .Yaşı ne çok genç ne de yaşlı burada minimum 2 sene kalacaktır ve katkısı ziyadesiyle çok olacaktır.Beşiktaş UEFA kriterlerini yerine getirebilirse mali açıdan zor duruma düşmezse hem altyapıdan çıkaracağı yıldızlar ile hem de akıllı yıldız transferleri ile bkz.Q7-Guti kendisini dünyaya tanıtırsa hem sportif başarı gelecektir hem de maddi açıdan iyi yönetilmesi kaydıyla son 7 senenin kötü izlerini silmeye başlayacaktır.

Galatasaray İlk 3'e Giremesin Bikini Giyerim..." Diyen Ekşi Besiktaş'ın Fenerli Yazari Kim?

arkadaşlar bu çok önemli. isim verin bana

berry dedi ki...

gelişine zıt bir muhteşemlikle gidecek sanki q7 , allah muhafaza..

No Pasaran dedi ki...

Gönül bu perdormansını en az 7-8 sene daha sürdürsün, efsane olarak bıraksın dese de bunun mümkünatı pek olası gözükmüyor. Optimum olanı elimizden bedava kaçırmadan 2 sene max performansı aldıktan sonra aldığımız paranın %50 fazlasına satabilmektir. Zaten 1 kez kontrat uzatmaya ikna edersek 30 yaşına yaklaşmış olacak Q7. Ondan sonra gitmek istese de yaşı ilerlemiş olacağından fazla taliplisi çıkmaz. Kalan süreyi burda geçirmenin en iyisi olduğunu görüp performansını da arttırabilir. Bütün olay 2012 yazında Q7'nin ne hissettiği..O sene Avrupa Şampiyonası var mesela. Milli takımda olup iyi bir performans gösterse o yaz, yüksek ihtimal son bir kez şansını Avrupa'nın en üst seviye takımlarında denemek isteeycektir. Bizim için önemli olan performansını o zamana kadar üst seviyede tutmasını sağlayacak ortamı ona sunmak...

sener dedi ki...

http://www.habergezer.com da yayınladım

evren dedi ki...

@albayrak
bende albayrak a necip konusundakesinlikle katılıyorum ..necip gercekten iyi ve oyun karakteri olan bir futbolcu.. ama bu kadar cok yuklenilirse, oyun karakterinin bozulacagına inanıyorum .. hele de beşiktaş gibi su an kadrosunda sık sık değişiklik yapılan bir takımda.. arda ornegi de cok iyi bir ornek.. sol acık oynayan yani cm lugatıyla aml oynayan bi oyuncuyu sırf teknik kapasitesi yuzunden 10 numarada oynatmaya basladılar. bir de kaptanlık verince arkadaslarına gereksiz bagıran ne yaptgını bilmeyen bir futbolcu oldu..
necip bana gore cok klasik bir dmc avrupadaki muadili de youtube da seyrettigim kadarıyla miguel veloso.. inş ustune baska misyonlar verilip baska bolgelerde forma giymez...

Övünç dedi ki...

Doğru bir analiz ama tam değil.Arsenal Fabregas olsa da olmasa da kupa kazanamıyor :) Bizden farklı olarak sorumluluk alacak futbolcuları var.Rosciky,ARshavin,Walcott gibi üst düzey adamlar Ramsey ve Wilshare gibi genç yeteneklerle Fabregasla elde edecekleri sonuçtan çok uzak olacaklarını düşünmüyorum.Zira Cesc 2004'ten beri takımda 2006'dan beri düzenli olarak oynuyor ve sadece 2007 de League kupası onun kaptanlığında kazanıldı başka kupa yok.Tersine Liverpool'un Gerrard bağımlılığı gibi onlara zarar verecek gibi ...

Bizde ise durum çok farklı Guti dışında 2. bir oyuncu sayamayız girer bizi kurtarır diye.O yüzden çok istemiştim Robinho'nun gelmesini.Zira 2. bir alternatifimiz yok Allah Q7'yi başımızdan eksik etmesin dinimiz amin ....

Yorum Gönder

Ara